TASAVVUF AYRI BİR DİN

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Dinler Tarihi > TASAVVUF AYRI BİR DİN
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Dinler Tarihi > TASAVVUF AYRI BİR DİN
Sayfa: 1 ... 18 19 [20] 21   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: TASAVVUF AYRI BİR DİN  (Okunma Sayısı 151408 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kutbay
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2525



WWW
« Yanıtla #285 : 05 Temmuz 2014, 12:42:07 ÖÖ 00 »

Sürekli farklı sorular sorulması hasebiyle konu bu şekli aldı. Tamamen uzaklaşılmış değil. Bu uyarı size göre farklı duruş sergilediğim için değildir umarım.

Bu uyarı bana göre farklı duruş sergilediğiniz için (bunu bilemezsiniz) yapılmış değildir.
Kaldı ki, bu forum kimsenin/düşüncenin tekelinde değildir.
2007 den beri yayında olan bu sitede hiç bir yönetici arkadaşım, kendi görüşüne ters düştüğü için konu kapatmamıştır.
Site adına "İstişare Platformu" açılımını ekleyip, aykırı duruş sergilemek doğru olmazdı sanırım.
 
Eğer ki okuyan kardeşlerimize fayda sağlayamıyor isek , bence kilitlense de farketmez, komple kapatılsa da. Fakat bir tek kişi ile muhatap olununca farklı görüş ve düşüncelerin ortaya çıkması elbette düşünülemez.

İnanın, faydalı bilgilerin gerek yöneticiler ve gerekse üyeler tarafından paylaşılmasını biz yöneticilerden fazla arzulayamazsınız. Sırf bu paylaşımlar için yöneticiler olarak bizler bu foruma sizlerden daha çok zaman ayırıyoruz.

Bir konunun kapatılması, (hele ki emek verilmiş paylaşılmış onca değerli mesaj sonrası) çok doğru olmaz. Uyarımızın sebeplerinden biri de o raddeye gelmemesi içindi.

Siz; yanıt vermek zorunda kaldığınız için, diğer mesajlar ne kadar uzun olursa olsun okuyabilirsiniz. Fakat herkesten aynı sabrı beklemek hata olur. Hal böyle iken paylaştığınız bilgilerin genele değil de şahsa yönelik olması da kaçınılmaz olur.  Şahsa yönelik (çift taraflı) mesajlarda hırs, üstünlük, ego hakimiyet kurar.  Bu durumun içinde olan kişi/kişiler bunun farkında değillerdir.

Başlangıçta böyle değildi ama her ne hikmettir buralara taşındı. Konuyu takip eden kardeşlerimiz dikkate alınırsa bence kapanmamalı.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi kapanmamasını istediğimiz için uyarı yapmak zorunda kaldık.
Bilmelisiniz ki, bu uyarı girişimi şahsımla alakalı değil. Sizlerin forumdaki istişareleri yönetimce ayrıca sizlere kapalı olan alanlarda istişare edilmektedir.

Kısa yazılarla, soru ve cevap şeklinde olursa, hem daha anlaşılır, hem de daha uygun olur.

İstişarelerinizin bu şekilde daha faydalı olacağını birkaç sayfa önce belirtmiştik. Ezhattım kardeşim bu uyarıyı dikkate almış ve sizi bu şekildi istişareye de davet etmişti.
Bakınız

Şimdi kutbay abiminde dediği gibi meseleleri tek tek ele alalım yoksa böyle peş peşe yazılar yazarsan konular karışır.


Ama iktidar sizin, siz ne derseniz o olur sanırım.  

Herşeyin olduğu gibi şüphesiz iktidarın sahibi de Allah'tır.
Bizler; istişareyi dışarıdan izleyen ve kişisel istişarenin içinde olmadığımızdan perspektif olabilenleriz.
Bu bizlere has bir özellik değildir. Farklı bir konuda biz kişiselleştirilmiş istişare içinde olduğumuzda siz veya başka bir arkadaşımız bunu görebilir ve bizlerin göremediğini gösterebilirsiniz.

Sonuç olarak; bu gibi mesajlarda "ben bilirim" egosundan ziyade "bizim için doğrusu budur" tavsiyesi olduğunu düşünmek birbirimizi sevmek ve anlamak adına doğru bir düşünce olacaktır.

Anlayışınız için teşekkür eder, hayırlı paylaşımlar dileriz.
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
Ezhattım
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 343


« Yanıtla #286 : 05 Temmuz 2014, 03:22:28 ÖÖ 03 »

Allah’ın adı ile;

İnsanlar yalnız "inandık" demekle, hiç sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?
Ankebut 2

Andolsun biz, onlardan öncekilerini sınadık. Elbette Allah doğruları bilecek, yalancıları bilecektir.
Ankebut 3


Şu an sınandığını bil. Kuran ayetlerinde geçen "EVLİYA" kelimesini evir, "dost" de..Çevir, dost de..!Sonra yine değiştir, "bütün mü-minler Allah 'ın dostudurlar" de..!Osisko-alıntı

İçine düştüğün çukurdan bir türlü çıkamıyorsun değil mi? Neden şeyhlerinden konuya ilişkin destek almıyorsun? Onları Rabıta ette sana yardım etsinler olmaz mı? Cübbeli öyle diyor yardım isteyin hemen anından gelirler;

Sana diyorum ki evliyaların vasıfları İslam termolosinde nedir? Sen o kara cehaletinle yine aynı telden çalıp devam ediyorsun.

Yahudiler de dediler ki biz Allah’ın yeryüzündeki en sevgili kullarıyız.

Bu onların iddiası bakalım Kur’an bu iddiaya nasıl bir cevap veriyor;

“(Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, “Biz Allah’ın oğulları ve sevgili kullarıyız” dediler. De ki: “Öyleyse (Allah) size neden günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Hayır, siz de O’nun yarattıklarından bir beşersiniz.” (Allah) dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunanların da hükümranlığı Allah’ındır. Dönüş de ancak O’nadır.”Maide/18

Görüldüğü üzere Yahudiler ve Hıristiyanlar Allah’ın sevgili kulları olduklarını iddia etmekteler; Ancak bu iddia Kur’an tarafından yalanlanmaktadır;Birde dediler ki Allah bizi çok seviyor ve biz birkaç gün cehennemde kalacağız sonra cennete gideceğiz ateş bize dokunmayacaktır dediler.

Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır;

“Sayılı günlerden başka katiyyen bize ateş dokunmayacak dediler. De ki; `Allah'tan bu yönde söz mü aldınız -ki Allah asla sözünden caymaz- yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz? “Bakara/80

Osisko siz Allah’ın evliyaları olduğunuza dair Allah’tan bir söz mü aldınız ki bizim bundan haberimiz yok?. O halde haydin delilinizi ortaya koyun.

Sonra Allah (c.c) şöyle buyurdu

“Hayır, öyle birşey yok. Her kimki bir günah işler de günahı tarafından kuşatılırsa onlar ebedi olarak kalmak üzere Cehennemliktirler.”Bakara/81

İşte görüldüğü gibi Allah’ın velisi olmak iddiası başka kafirler tarafından da dile getirilmiş ancak bu iddia kabul edilmemiştir.

Onun için boş konuşuyorsun boş;

(Sonrasında ise Maide 51 ayetinde geçen EVLİYA kelimesini, Yahudi ve Hıristiyanları dos edinmeyin diye tefsir et..!Bu kadar çelişkiyi kime yutturacaksın.? Bütün ayetlerde geçen "EVLİYA" kelimesini inkar ediyor, manalarını işine geldiği gibi tefsir ediyorsun. Yok dediğin, İnkarlarını bir görelim; Osisko-alıntı

Allah sana önce akıl fikir versin sonrada Müslüman olmayı nasip etsin. Osisko senin karşında Dost Veli kavramlarını inkar eden birimi var ki sen bunu ispat etmeye çalışıyorsun? Sen neden bu kadar ilimsiz ve anlamaz ve cahilsin ?

Ben sana Allah’ın dostlarının vasıflarını Kur’an’dan sünnetten ortaya koy sonra o sapık şeyhlerinle kıyasla diyorum. Senin yaptığına bak;

Şunu düşünebiliyor musun ki hem Allah dostları olduklarını iddia ediyorlar hemde haşa Allah olduklarını söylüyorlar. Bu nasıl bir çelişki böyle? Bu tenakuzun Kur’an da bir örneği var mı acaba?,

Hem siz neden kendi düşüncenize ihanet ediyor ve kendi dininizin gereğini yapmıyorsunuz? Sizin panteizm düşüncenize göre zaten Allah ve kul diye bir kavram yoktur öyle değil mi? Siz vücudun birliğinden söz etmiyor musunuz?

O halde “BİR” felsefesine göre ki bu sizin dininizin temelini oluşturmaktadır kul ile Allah aynı şeydir. Madem ki bu düşünceye göre bu böyledir o halde o verdiğin ayetler neyin nesidir.? Bir insan kendi kendisinin dostu nasıl olur?

Sana daha evvel demiştim verdiğin tüm ayetler senin şeyhlerini tekfir ediyor onların yalancı olduğunu bildiriyor.

Çünkü ehli-sünnet itikadine göre hak ve halk vardır. Yani yaradan ile yaratılan vardır. Yaradılan yani abd mabuduna yani yaradanına kulluk eder ve yaradanda onu dost edinir ve onu yüceltir ona makam mevki ve halifelik veriri işte o ayetlerin anlamı budur.

Peygamberler şöyle dediler;

Allah’ın, kendisine Kitab’ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, “Allah’ı bırakıp bana kullar olun” demesi düşünülemez. Fakat (şöyle öğüt verir:) “Öğretmekte ve derinlemesine incelemekte olduğunuz Kitap uyarınca rabbânîler (Allah’ın istediği örnek ve dindar kullar) olun.”Ali-İmran/79

Görüldüğü gibi hiçbir peygamber Allah’ı bırakın da bana kul olun dememiştir.

Ya senin şeyhlerin? Evet bu sapıklar gelin biz tevbe alıyoruz diyorlar size hidayet dağıtıyoruz diyorlar dahada ileri giderek haşa Allah’ız diyorlar. Osiko söylermisin bum u Allah’ın evliyası olmak? Yazık ki ne yazık;

Şu kara cehalete bakın ve verdiği şu ayetin muhteşemliğine bakın bakında ibret alın;

Rabbimiz! Onlara, kendi içlerinden senin ayetlerini kendilerine okuyacak, onlara kitabı ve hikmeti öğretecek, onları temizleyecek bir "ELÇİ" gönder. Her zaman üstün gelen, her şeyi yerli yerince yapan yalnız sensin. Sen.
Bakara/129


Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi temizleyen, size Kitab'ı ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir "ELÇİ" gönderdik.Bakara 151

Osiko bu verdiğin ayet seni apaçık tekfir ediyor; Demek ki peygamber bir postacı değil ayetleri açıklayan bizlere dini imanı ve ayetleri nasıl anlamamız gerektiğini bildirmekle görevlendirilmiştir. Şimdi bu ayet ve diğer ayetler seni yalanlarken sen hala nasıl oluyor da haktan sapıyorsun bunu anlamak mümkün değil;

Kur’an korunmuş sünnet korunmamıştır diyen beakıllar sonrada kalkıp kendi kendilerini yalanlayan ayetler zikre etmekteler. Sonrada kalkıp biz sünneti değil hadisleri inkar ediyoruz derler:

Onlara sünnet nedir Hadis nedir diye sorduğumuzda da debelenip dururlar ve bunu bir türlü açıklayamazlar;

Osiko bu verdiğin ayetler senin hangi sözüne delildirler gerçekten merak ediyorum bu sebeple soruyorum. Sen bu ayetleri hangi ruh haliyle okuyorsun bunu bir açıkla olur mu? Fe sübhanAllah…..

Ben, beni Yaratanı, yoktan Var edeni biliyorum. Allah 'ı biliyorum.Osisko-alıntı

Allah’ı ne kadar bildiğiniz kendi kaynaklarınızdaki sözlerinizden aktardım.

Şunu anladım ki sen sorduğum sorulara cevap veremeyeceksin. O halde konu kutbay abininde dediğin gibi bir sonuca varmaz benim içinde bitmiştir.

Kendi elleriyle kitap yazıp bu Allah katındandır bunu bana Allah yazdırdı diyenler Allah’ın dostları değil tam tersi Allah’ın düşmanlarıdırlar. Bunların tekfir edilmesi aslud-dindendir.

Vehdeti-vücut inancına sahip olanlar enel-hak (Benhakkım) diyenler Allah ile peygamberlerin arasını ayıranlar evet bunlar Allah’ın velileri değil Allah’ın düşmanlarıdırlar bunların tekfir edilmesi aslud-dindir.

Çünkü aslud-din tağutları tekfir etmek ve Allaha iman etmek Nahl/36 esasına dayanmaktadır. Tüm peygamberlerin dini budur.

Her ne kadar peygamberlerin şeriatlerinde farklıklar söz konusu olmuşsada ki sen bu konuda dahi celateini ortaya koymuştun dinin aslı ve esasları hususunda ortak bir çağrı üzerine görevlendirilmişlerdir.

Son olarak daha evvelde birşeyler söyleyip durdun. Şunu kesin olarak anladık ki sen bilindik manada tarikatçı filan değilsin. Sen Allah-u alem ya Yahudi yada Hıristiyansın.

Bugün tüm tarikatçı kesimde bile Yahudi ve Hıristiyanların kafir oldukları icmaen kabul edilir.

Cübbeli Ahmet hoca bir ulusal tvide Fettullah Gülene cevaben “Her kimki ehli-kitap cennete gider derse bu kişi Kur’anı inkar etmiştir ve kendisi cennete gidemez” demiştir. Bu sözü Sansürsüz pragrımında Yiğit Bulutla olan konuşmasında söyledi ve bir ay sonra içeri (Kodese) girdi.

O yüzden hamd olsun ki senin gibi misyonerleri bilecek kadar basiret sahibiyiz.

Son olarak gelgelelim o sapmış fikrine delil olarak vermiş olduğun ayetlere;

Şimdi Ali-İmran/Suresinin/110.ayetinden meseleye bakalım;

Ayet-110

Siz insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten sakındırır ve Allah'a inanırsınız.

Bu ayet Müslüman olanlardan söz etmektedir. Peki bu Müslümanlar daha evvel hangi dinlerden idiler sizce? Bunu az çok siyer bilgisi olan herkes bilir ki ilk Müslümanlar Kureyş’ten yani Mekke deki putperestlerden ortaya çıkmıştır daha sonra Medine deki ehli-kitaptan ortaya çıkmıştır. Bu bilgi aklımızın bir kenarında dursun biz ayetleri okumaya devam edelim,

Ayet-111

“Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşa girişirlerse arkaya dönüp kaçarlar, sonra onlara yardım eden de bulunmaz.”

Onlardan kasıt ehl-i-kitaptır. Onlar tarih boyunca hep Müslümanlardan kaçmışlardır.

Ayet-112

“Nerede olsalar, onlara aşağılık damgası vurulmuştur. Yalnız, Allah'ın ipine ve insanlar ile yaptıkları antlaşmalara bağlı kalanlar müstesna. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar, alınlarına perişanlık damgası vuruldu. Bu, onların Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri ve sebepsiz yere peygamberleri öldürmeleri yüzündendir. Çünkü onlar Allah `a başkaldırmış ve ölçüleri çiğnemişlerdir.”

Ehli-kitaba aşağılık damgası vurulmuştur,ne zamana kadar? Taki iman edip Müslüman olana kadar;

1-Onlar Allah’ın peygamberini öldürmüşlerdir. (Hz.Yahya)

2-Onlar korkaktırlar

3-İnkarcıdırlar yani ateisttirler

4-Allah’a baş kaldırmışlardır

5-Allah’ın gazabına uğramışlardır

6-Bunların hiçbir ölçüleri yoktur.

7-Bunlar kafirdirler.

Ancak her toplum içerisinde olduğu gibi ehli-kitap toplumu içerisinde de kendilerini dinlerine adamış insanlar vardır. Bugün İsrail devletinin yapmış olduğu zulümleri kınayan nice Yahudi cemaatleri vardır. Bunlardan bir heyet geçmiş yıllarda Türkiye’ye de geldiler ve İsrail devlet rejimini ulusal tvilerde eleştirdiler.

Bu tür insanlar puetperst tasavvufçular içerisindede vardır mecısiler içerisindede vardır Mekke müşrikleri içerisinde de vardır. Bunların İslam hukuku içerisinde harbi olmayan kafirler statüsündedirler. Misalen şu ayette olduğu gibi.

“Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır.”Mümtahine/9

Bizim dinimiz aleyhinde çalışmayan bize düşmanlık beslemeyen bize dil uzatmayan insanlara karşı bizim hukukumuzun sınırlarını çizen Allah’tır.

Ancak bu statüdeki insanların Müslüman olduklarını söylemek koyu bir cehaletin göstergesidir. İşte osiskonun iddia ettiği budur.

Ayet-113

“Ama onların hepsi bir değildir. Kitap ehlinin içinde geceleri ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyan ve secdeye kapanan bir kesim vardır.”


Şimdi aklımızda tutalım dediğim sözü hatırlayalım. Ayette geçen beyana göre onların hepsi aynı değildir. Amenna.

Onların yani ehli-kitabın içerisinde bazı insanların Allah’ın çağrısına kulak vermiş ve secdeye kapanmışlardır.

Ayet-114

“Bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederek kötülükten sakındırırlar, hayırlı işlere koşarlar. Onlar iyi kullardandırlar.”

Evet bu çağrıya cevap veren ehli-kitaptan olan bu insanların vasıfları verilmeye başlanmaktadır.

1-Allah’a iman etmek

2-Ahirete iman etmek

3-İyiliği emir edip kötülükten sakındırmak /Asr/Suresi/

Ayet-115


“Onların yaptıkları hiçbir iyilik karşılıksız kalmayacaktır. Hiç kuşkusuz Allah takvalıların kimler olduğunu bilir.”


Bu özellikler müminlerin özellikleridir.

Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a iman edersiniz.……… (Ali –İmran/110

Kur’an genelinde yani bir bütünlüğü içerisinde baktığımızda kimlerin yaptıkları ameller karşılıksız kalmayacaktır? Elbette ki Müslümanların;

O halde 115.ayette amelleri boşa gitmeyenler kimler olabilir dersek? Bunuda ayetlerde görelim derim;

“Rableri katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O'ndan razı (hoşnut, memnun) kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden 'içi titreyerek korku duyan kimse' içindir.”Beyyine/8

Şimdi de amelleri boşa gidenlere bakalım; Aynı surenin 22.ayeti

“Onlar, amelleri, dünyada da, ahirette de boşa gitmiş kimselerdir. Onların hiç yardımcıları da yoktur.”Ali-İmran/22

Demek ki kafir olanların amelleri hem bu dünyada hemde ahirette boşa gitmiştir. Ayetin beyanı bu;

Yahudi ve Hıristiyanlar sübut-i kat-i nasla kafir olduklarına göre bu ayetler onların içerisinde iman edip Müslüman olanlarla ilgilidir.

110.ayetin şu kısmına bakalım;

"Onlardan, iman edenler de vardır ama, çoğunluğu fasıktır."

Buradaki fısk küfür babındandır;

Tarih kaynaklarımızdan ehli-kitabın içirişinde ki bazı isimlerin iman ettiklerini haber vermekteler.

Bunlar

Abdullah b. Selâm

Esed b. Ubeyd

Sa'lebe b. Şa'be ve Ka'b b. Malik [/color
]bunlar ehl-i kitaptan bir topluluk olup iman etmiş ve bu heyetin iman etmesi Müslümanlar arasında bir hayli hoş karşılanmıştır. İşte bu ayeti kerimeler bu topluluğa değinmektedir. Bunu bilmeyecek kadar İslam dininden bi haber olanların Müslüman oldukları düşünülebilinirmi?
İslam dini büyüdükçe her bir dinden her bir taifeden insanlar felç felç İslam’a girdiler.

“İnsanların dalga dalga Allah'ın dinine girdiklerini gördüğün zaman.”Nasr/2

Yine Mümtahine 10.ayette


“Ey iman edenler! Mü’min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere geri göndermeyin. Çünkü müslüman hanımlar kâfirlere helâl değillerdir.”


Ayet onlar size geldiklerinde diye başlıyor peki onlar nereden geldiler? diye baktığımızda Mekke de geldiklerini görmekteyiz. Daha evvel müşrik idiler ancak gelip iman ettiler onun içinde Müslüman hükmünü aldılar. Bu ayetten hareketle Mekke müşrikleride Müslümandılar denile bilinir mi? Bu nasıl bie cehalet böyle?

Bunlar Tıpkı Hz.Ömer gibi Tıpkı Hz.Ebubekir gibi daha evvel müşrik idler ancak iman edip Müslüman oldular..
Bugün bile Yahudi ve Hıristiyanların içerisinden birileri gelip iman edip Müslüman olabilir. Bu birileri gelip Müslüman olduklarında hala onlara Yahudi veyahut Hıristiyan hükmü verilir mi? Bu nasıl bir cehalet böyle anlamak mümkün değil;

Sahabeyi-kiramı oluşturan bireyler ehli-kitaptan Mekke putperestlerinden ve diğer dinlere mensup insanlardan idiler. Bunu en cahil muvahhid bile bilirken aklını yitirmiş dervişler bunu dahi idrak edemeyecek kadar koyu bir cehalet içerisindeler.

Yahudi ve Hıristiyanların kafir olduklarına dair onca nas varken kalkıp böyle anlamadan bilmeden Allah’ın ayetleri üzerinde kendisini söz sahibi olarak görenler kesinlikle onların hükmünü alırlar.

De ki: "Ey insanlar! Eğer benim dinimde bir şüpheniz varsa, şunu bilin ki, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam. Lâkin sizin de canınızı alacak olan Allah'a taparım. Bana müminlerden olmam emredilmiştir".Yunus/104

Siz buna şahid olun; Söz bitmiştir;

Selam Müslüman olanların üzerine olsun..
[/size]
Logged
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #287 : 05 Temmuz 2014, 04:00:39 ÖÖ 04 »

İDRAK-I MEAL BU AKLA GEREKMEZ,
ZİRA BU SIKLETİ BU KANTAR ÇEKMEZ..!


Mehmet Akif merhum ne güzel manzum olarak ifade ediyor

Kadermiş, öyle mi? Haşa, bu söz değil doğru,
Belanı istedin, ALLAH da verdi, doğrusu bu.

Çalış dedikçe şeriat, çalışmadın durdun.
Onun hesabına bir çok hurafe uydurdun.

Sonunda bir de tevekkül sokuşturup araya,
Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya.

Bırak çalışmayı, emret oturduğun yerden.
Yorulma, öyleya, Mevlâ ecr-i hasen iken.

Yazıp sabahleyin evden çıkarken işlerini,
Birer birer oku tekmil edince defterini,

Bütün o işleri Rabbım görür, vazifesidir;
Yükün hafifledi, sen şimdi doğru kahveye gir.

Çoluk çocuk sürünürmüş, sonunda aç kalarak,
Hüda vekil-i umurun değil mi? keyfine bak!

Onun hazine-i in'amı kendi veznendir.
Havale et ne kadar masrafın olursa verir!

Silahı kullanan ALLAH, hududu bekleyen o,
Levazımın bitivermiş değil mi? ekliyen o!

Çekip kumandan altına ordu ordu melek,
Senin hesabına küffarı hak ile yeksan edecek.
 
Başın sıkıldımı kafi senin o nazlı sesin,
Yetiş! de, kendisi gelsin, ya Hızır'ı göndersin!

Evinde hastalanan var ise, borcudur bakacak:
Şifa hazinesi derhal oluk oluk akacak.

Demek ki her şeyin ALLAH, yanaşman ırgatın O:
Çoluk çocuk ona ait: Lalan, bacın, dadın O.

Vekil-harcın o, kahyan, müdir-i veznen O,
Alış seninse de mesul olan verişten O.

Denizde cenk olacakmış, gemin o, kaptanın O.
Ya ordu lazım imiş, askerin kumandanın O.

Köyün yasakcısı, şehrin de baş muhassılı O.
Tabib-i aile, eczacı, hasılı hepsi O.

Ya sen nesin? Mütevekkil! Yutulmaz artık bu!
Biraz da saygı gerektir. Ne saygısızlık bu?

Hüda'yı kendine kul yaptı, kendi oldu Hüda;
Utanmadan da tevekkül diyor, bu cürete ha?!...

(Mehmet Akif Ersoy)
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #288 : 05 Temmuz 2014, 04:22:01 ÖÖ 04 »

Tefekkürden nasip almaya kabiliyeti yetmeyen kul,

arza inen ayetlerden duygulanıp, istifade edemeyeceği gibi,

ister istemez sermayesi enaniyetten, varlık, benlik, gurur, kibir, ucuptan öte gitmeyecek ve

"ilim budur" zannı ile Tasavvuf ve tariki müstakim hakikatler elbet onu rencide edecektir..

Elbette Hazret-i Kuran 'ı çarpık zannına göre yorumlayacak!.


Her görüşün ufku vardır, hudutludur.

ALLAH 'ın görüşünün ve bilişinin hududu ve ufku yoktur.


ALLAH 'ın subuti sıfatlarından insanoğluna bahşedilen, zerreden başka nedir ki.?

Hz. Allah 'ın sıfatları aciz beşere maledilemez. Bunu yapan şirkin en büyüğünün bataklığına düşer. Özet olarak, ALLAH kul olmaz, kul ALLAH olmaz.

Aksini söyleyenler, iddia edenler, yaptıkları tahribatın, attıkları iftiranın bedelini, yanlışlarının hesabını ahirette Allah 'a vereceklerini unutmamaları gerekir.

"Leküm, diniküm, veliyedin"..

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #289 : 05 Temmuz 2014, 04:31:05 ÖÖ 04 »

Maiyyet sırrını duydunsa, fani ol, hüviyet bul.
Eğer Cibril olursa, aklı ko, er sırr-ı ednaya.


Aklı maddede kullan, manaya götürmeye kalkışma.

Edna (en aşağı derecedeki) kula verilecek sırrı dahi akıldan başka rehberin yok ise, mana sırrını zahmet etme akılla anlayamazsın.

Aklın pazarı maddede kurulur.

Manada akla pazar kurmaya tezgah bulamazsın. Fazla ileri gidersen emri ilahiye yeteri kadar uyum sağlayamadığın gibi, ibadet ve taatından da yoksun olursun.

Aklın icraat yeri mana değildir, ama zuhuru ile o da hayran olur.

Yeter ki kul aklı ilah edinmeye!..
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #290 : 05 Temmuz 2014, 04:14:53 ÖS 16 »

Ezhattım = SELEFİLİĞİN BİR DİĞER ADI OLAN "VAHHABİLİK" DİNİ MENSUBU ..!


Kitapta İdris'i de an: Çünkü o, çok doğru bir peygamberdi.
Meryem 56

Onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Meryem 57

İsmâ'il'i, İdris'i, Zu'l-Kifl'i de an; hepsi de sabredenlerdendi.
Enbiya 85

Onları rahmetimize soktuk, çünkü onlar Salihlerdendi.
Enbiya 86

Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, hemen secde ettiler: Yalnız İblis diretti, böbürlendi, nankörlerden oldu.
Bakara 34

Allah Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmrân ailesini seçip alemlere üstün kıldı.
Âli İmrân 33


"İslâmiyet"  ALLAH katında makbul olan yönü ile semavi kitaplarını, suhuflar da dahil nebîsinin getirdiklerini kabul etmek, iman etmektir.

Kur'ân âyetlerinin ihtivâ ettiği anlam:

1000 emir ayetleri,
1000 nehiy ayetleri
1000 tebşir ayetleri,
1000 inzal ayetleri,
1000 kısas ve haber ayetleri,
1000 emsal ve ibret ayetleri,
500 helal ve haram ayetleri,
100 duâ ve tesbih ayetleri,
66 nasih ve mensuh ayetlerini ihtiva eder.

Cem'an 6666 ayettir.

Suhuflar cem'an 100 sahife olup:

10 sahife Adem a.s 'a,
50 sahife Şit a.s 'a,
30 sahife İdris a.s 'a,
10 sahife İbrahim a.s 'a verilmiştir.

Kitapların ve sahîfelerin cümlesine îman îmanın şartlarındandır.

Kuran 'ın cüz-inden feragat, küllünden feragat demektir.

İnandım demek, iman etmek anlamında değildir.

Her ne kadar şeyhe, mürşide, tarikata karşı görünseler de, kendileri İbni Teymiyye, Abduh gibi

sicilli kimseleri mürşid olarak görüp, tarikatlarını kabul ediyorlar.
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #291 : 05 Temmuz 2014, 05:01:53 ÖS 17 »

Kur'ân âyetlerinin ihtivâ ettiği anlam:

1000 emir ayetleri,
1000 nehiy ayetleri
1000 tebşir ayetleri,
1000 inzal ayetleri,
1000 kısas ve haber ayetleri,
1000 emsal ve ibret ayetleri,
500 helal ve haram ayetleri,
100 duâ ve tesbih ayetleri,
66 nasih ve mensuh ayetlerini ihtiva eder.

Cem'an 6666 ayettir.

yine teknik bir düzelti vesilesiyle bize öğretilen/ezberletilen her bilginin doğru olmadığını, sorgulanması/test edilmesi gerektiğini ifade etmiş olayım.

üstteki, kuran ayetlerinin sayısının 6666 ayet olduğu iddiası, elimizdeki mushaflardaki surelerin ayet sayıları alt alta toplandığında geçerliliğini yitirmektedir. aklımda kaldığı kadarı ile 6234 olmalı sayı. sayının kaç olduğu çok önemli olmamakla birlikte bize din adına söylenen/öğretilen ve sorgulamadığımız her bilginin doğru olmadığını göstermesi açısından güzel bir örnek.


 begen1

Logged

osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #292 : 06 Temmuz 2014, 02:05:20 ÖÖ 02 »


yine teknik bir düzelti vesilesiyle bize öğretilen/ezberletilen her bilginin doğru olmadığını, sorgulanması/test edilmesi gerektiğini ifade etmiş olayım.


Kuran 'ın aslı "Lailahe illallah" ..!

Nihayeti ise, "Eşhedü enlailahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhu veResuluhi" dir..!


Hak gözü ile bakılan hiç bir şeyde şer görülmesi mümkün değildir.

Şerde bile Hakk 'ın yaptığı ve yaptırdığı idrakinde olunabilmeli..!


Şer gözü ile bakılan hiç bir şeyde, Hakk 'ı görmek mümkün değildir.

Sebeplere, vesilelere takılı kalır insan. Hakk 'tan uzak, kader ve kaza ilişkisine değil,

-Şöyle olsaydı, böyle olmazdı, böyle olmasaydı şöyle olurdu gibi fikir beyan etmekten, akıl, fikir, görüş, düşünce yürütmekten başka bir şeye yaramaz.
 
İfadenin özü ile değil, geneli ile değil, sadece bir bölümü üzerinde fikir beyan etmek gibi..


Yalnızca bu kısım ifadenin özü ve özeti için yetmiyor mu.?

-""Kitapların ve sahîfelerin cümlesine îman îmanın şartlarındandır"".

-""Kuran 'ın cüz-inden feragat, küllünden feragat demektir"".

-""İnandım demek, iman etmek anlamında değildir"".

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #293 : 06 Temmuz 2014, 03:05:06 ÖÖ 03 »


kurana uygun olmadığını görüyorum. yazdıklarınızdan anladığm kadarıyla

şöyle bir örnek üzerinden gidelim:

[ARAPÇADA DİLİN YAPISI TÜRKÇEDEN FARKLI OLDUĞU İÇİN BİR KELİME ÇOĞUL OLURKEN TÜRKÇEDEKİ GİBİ SONUNA  "-LER, -LAR" EKİ GELMEZ.]



Yukarıdaki kullanmış olduğunuz ifade benim için yeterlidir.

"Uygun olmadığını görüyorum", "anladığım kadarıyla" diye bir ifade ne kadar kabul edilir, bilmem.


İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça, İtalyanca veya her hangi bir dilde..!

Eğer ki yapılan tercümesi, kelimenin manasını tam olarak ifade etmeye yetmiyor ise, hiç dokunmadan orjinali ile ifade edilir..! Ülkemizde de sıkça kullanılan bir sürü örnekleri mevcuttur.

Arapçada bu kuralı değiştiren kim.?

Evliya 'yı , Veli 'nin çoğulu olarak ifade ettiniz diyelim.

Veli 'nin manası nedir.?

Mürşid 'in manası nedir.?

Uyarıcı 'nın manası nedir.?

Resul 'ün manası nedir.?



yani "evliya" diye ayrı bir kelime yok.


Evliya kelimesinin karşılığı olarak bazı müfessirler, yalnızca Veli kelimesini kullanmışlardır. Evliya 'nın mana karşılığı dost demek değildir. Evliya, Evliya demektir.

Dost kelimesi Kuran 'ın manasını ifade etmiyor.

Ayrıştıran, bölüştüren, parçalayan, ötekileştiren, kutuplaştıran, birlik ve beraberlik çağrısından , Tevhid 'in aslından çok, çok uzak mana taşıyor. Kuran 'ın ilkelerine ters.

Hz. Allah 'a, ayrıştırmayı, bölüştürmeyi, parçalamayı, kutuplaştırmayı yakıştırabiliyorsanız, bu  sizin Allah 'a noksan sıfat isnat ettiğinizdendir. Hz. Allah sizin isnat ettiğiniz bu noksan sıfattan münezzehtir.

Bir bütün olmayı emreden Allah c.c, sizin zannettiklerinizden beridir.

Sizin, "Evliya diye ayrı bir kelime yok" iddianıza Kuran ne buyuruyor.?

Evliya, Veli, Mürşid, Uyarıcı, Resul, Peygamber ..!

Yani sizce bu kelimelerin karşılığı "EVLLİYA" 'yı ifade etmeye yetmiyor mu.?

Kendi anladığınız, yalnızca kendinize aittir. Dolayısı ile şahsınızı ilgilendirir.

Geneli değil.
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #294 : 06 Temmuz 2014, 03:38:07 ÖÖ 03 »


ayet paylaşmak, ayet meali alıntılamak tek başına "illa ki kuran" iddiasınının tutarlılığı anlamına gelmez. iddianın tutarlılığı için alıntıladığınız kısımların gerçekten sizin anladığınız gibi olması gerekir. hatırlarsanız konuya ilk müdahelem yine bu yöndeydi. bakara 216 yazarak aslında metnin söylediği yerine anladığınız şekli yazmıştınız.

kuranın sunduğu temel bir dünya görüşü vardır. kısaca tevhid diye nitelediğimiz bu görüşe göre insanın allah dışında her şeye hayır demesi gerekiyor. o'na yaklaşma adına yaklaştıklarımız bizi o'na yaklaştırmak yerine ikiliğe yol açabiliyorlar.

"Benim söylediklerimi tekzip eden bir tek ayet paylaşın." demişsiniz.

şöyle bir örnek üzerinden gidelim:

bir çok iletinizde geçen ve üzerinde çokça durduğunuz "evliya" kelimesine yüklediğiniz anlamın kurana uygun olmadığını görüyorum.


Bu kısım sizin şahsi görüş ve düşüncelerinizin buraya yansıması. Evet, Evliya kelimesi, Veli kelimesinin çoğuludur.


‘‘Ey İman edenler Yahudi ve Hıristiyanların Evliya 'larını Evliya edinmeyin. Zira onlar kendilerinin evliyasıdır. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalımlar toplumuna yol göstermez.
Maide 51

Ayet, "Ey iman edenler" diye başlıyor. Allah 'ın iman edenler ifadesinden ne anlamamız gerekiyor.? Bizim anladığımız gibi mi, Allah 'ın buyurduğu gibi mi.?

Ey inananlar, Ey Muhammediler, "Ey Kuran ehli" diye başlamış olsaydı, belki sizin ifadelerinize yakın bir manayı çıkarmak mümkün olabilirdi. Halbuki iman etmek, iman edenler ile, inanmışlar, inananlar farklı ifadelerdir.

Neden her peygambere "tabii olmak" emredilmiştir.?

Kuran kıyamete kadar baki mi, değil mi.? Yaşanırlılık olarak, ibadet ve taatlar olarak kıyamete kadar zerre kadar da olsa, hiç bir değişiklik söz konusu değildir.

Dün, Peygamberler efendilerimize biat etmek, tabii olmak, Allah 'ın Kelamı Zebur 'da, Tevrat 'ta, İncil'de ve tabii ki Kuran 'da buyrulmakta, emredilmekte..! Peki bugün değişen ne..?

Evliya, Veli demek..
Veli, Resul demek..
Resul, Elçi demek..
Elçi, Mürşit demek..
Mürşit, Uyarıcı demek..
Uyarıcı, Yol gösteren demektir..

Geçmişi olmayanın geleceği olmaz. Dünü, bugün yaşamak istiyorsak, dünkü asl olan yaşantıya bakmak gerekir. Bütün Peygamber efendilerimizin zamanları, bizler için birer örnek, birer rehber ve yaşama biçimidir.

Kişi uyar veya uymaz, kendi sorunu. Ama işin gerçeği bu..


şu ayete bakarsanız evliya nın ayrı bir grubu ifade etmediğini, aksine mü'minleri işaret ettiğini göreceksiniz:

tevbe 71

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

ilk cümlenin arapça telaffuzu şu şekildedir:

Velmu/minûne velmu/minâtu ba’duhum evliyâu ba’d

çeviriye bakarsanız, evliya diye ayrı bir sınıf olmadığını, mü'minlerin tümünü ifade ettiğini ve devamında da bu velilerin/mü'minlerin fonksiyonunun anlatıldığını görebilirsiniz. sadece bu kelimeyi kavrasanız zihninizdeki şablonun sarsıldığını göreceksiniz. cevap yazmadan önce bu ayet üzerinde düşünün derim.
selam.[/color]

"Vel mu’minûne vel mu’minâtu ba’duhum evlîyâu ba’din",

Hz. Allah ayette "EVLİYA" buyuruyor. Siz de diyorsunuz ki, "Veli" dir.


Peki Maide 51 ayetinde geçen "EVLİYÂU" kelimesini "DOST" diye tefsir ederken...!

Birden ne oldu da "TEVBE 71" ayetinin tefsirinde "VELİLER" oluverdi.?

Bunun mantıklı bir açıklaması var mı ..?

Veliler dost mu, dost Evliya mı.? Evliya, Veli mi, Veli, Mü-min mi..?
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #295 : 06 Temmuz 2014, 04:24:38 ÖS 16 »


osisko,

ne söylediğimi gayet iyi biliyorum.

ben nerede veli kelimesi karşılığında dost kelimesini kullanmışım, gösterin lütfen. laf kalabalığı yapıp karşınızdaki insanın söylemediği şeyi üzerine atıp ardından tahkir ve tahrik ediyorsunuz.

hangi cümlem ile Allah'a noksan sıfat isnad etmişim, gösterin lütfen.


İşi en başından mı almak gerekiyor.?

Diyorsun ki,



değindiğim gibi "evliya" kelimesi çoğul bir kelimedir.

[arapçada dilin yapısı türkçeden farklı olduğu için bir kelime çoğul olurken türkçedeki gibi sonuna "-ler, -lar" eki gelmez.]

üzerinde çokça durduğunuz "evliya" kelimesine yüklediğiniz anlamın kurana uygun olmadığını görüyorum.

yazdıklarınızdan anladığm kadarıyla siz "evliya" derken özel bir grup insanı anlıyorsunuz.

"evliya" kelimesi "veli" nin çoğuludur.

kuran da "evliya" dediğinde "veli" nin çokluğunu söylemiş olur.

şu ayete bakarsanız evliya nın ayrı bir grubu ifade etmediğini, aksine mü'minleri işaret ettiğini göreceksiniz:


ilk cümlenin arapça telaffuzu şu şekildedir:

Velmu/minûne velmu/minâtu ba’duhum evliyâu ba’d(in)

çeviriye bakarsanız, evliya diye ayrı bir sınıf olmadığını, mü'minlerin tümünü ifade ettiğini ve devamında da bu velilerin/mü'minlerin fonksiyonunun anlatıldığını görebilirsiniz. sadece bu kelimeyi kavrasanız zihninizdeki şablonun sarsıldığını göreceksiniz. cevap yazmadan önce bu ayet üzerinde düşünün derim.


Diyorsun ve ayet paylaşıyorsun.


Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
tevbe 71


Yukarıdaki ayetin Arapça okunuşunda geçen "EVLİYÂU" kelimesini, Veliler diye tefsir ediyorsun. Hatta ayetin Türkçe metninde ne ifade ediliyor.?" Onlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar" .!

Buraya kadar her şey normal. (tabii sana göre)

‘‘Ey İman edenler Yahudi ve Hıristiyanların Evliyalarını Evliya edinmeyin. Zira onlar kendilerinin evliyasıdır. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalımlar toplumuna yol göstermez.
Maide 51

Yukarıdaki ayetin Arapça okunuşunda geçen ;

"Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettehızûl yehûde ven nasârâ evliyâe ba’duhum evliyâu ba’d(ba’din)"

"EVLİYÂE" ve "EVLİYÂU" kelimelerini nasıl anlamlandıracaksınız.? Bunu anlamaya çalışıyorum.

Madem ki, evliyâe ve evliâu kelimeleri, Veli kelimesinin çoğulu..!  ...?


Halbuki Kuran 'da geçen Evliya kelimesinin karşılığı yine Evliya 'dır. Başka bir kelime ile ifade edilebilmesi mümkün değildir.

Madem ki ne "söylediğimi gayet iyi biliyorum" diyorsunuz.

Buyrun ..!
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #296 : 06 Temmuz 2014, 05:51:54 ÖS 17 »

Evliya kelimesi geçen ayet-i kerimelerden bir kaçı;


Ali imran 28 Arapça okunuşu;

Lâ yettehizil mu’minûnel kâfirîne evliyâe min dûnil mu’minîn(mu’minîne),

Mü’minler, mü’minleri bırakıp da kafirleri “EVLİYA” edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık Allah ‘tan rahmet beklemesin. Ancak onlardan korunmanız başka. Allah sizi kendisinden sakındırır. Dönüş yalnız Allah'adır.
Ali İmran 28


Nisa 144 Arapça okunuşu;

Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettehızûl kâfirîne evliyâe min dûnil mu’minîn(mu’minîne).

‘‘Ey inananlar, mü'minleri bırakıp da kafirleri ‘‘EVLİY’’ edinmeyin. Allah ’a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz.’’
Nisa 144



Yunus 62 Arapça okunuşu;

E lâ inne evlîyâ allâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).


‘‘Dikkat et! "EVLİYA 'MA" korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir de.’’
Yunus 62



Araf 3 Arapça okunuşu;

Ittebiû mâ unzile ileykum min rabbikum ve lâ tettebiû min dûnihî evliyâ(evliyâe), kalîlen mâ tezekkerûn(tezekkerûne).

Rabbinizden size indirilene uyun ve O ’ndan başka EVLİYA ’ya uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
Araf 3


Araf 27 Arapça okunuşu;

innâ cealneş şeyâtîne evliyâe lillezîne lâ yu’minûn(yu’minûne).

Şüphesiz, biz şeytanları inanmayanların EVLİYASI kıldık.’’
Araf 27



Ve chamdali nin göndermiş olduğu ayet ;

Tevbe 71 Arapça okunuşu;

Vel mu’minûne vel mu’minâtu ba’duhum evlîyâu ba’din,

İnanan erkekler ve inanan kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emrederler, kötülükten men'ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Elçisine itâ'at ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Allâh dâimâ üstündür, hüküm ve hikmet sâhibidir.



Buraya kadar her şey normalmiş gibi gelebilir. Fakat .Maide suresi 51 ayette;

Maide 51 Arapça okunuşu;

Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettehızûl yehûde ven nasârâ evliyâe ba’duhum evliyâu ba’d(ba’din)

‘‘Ey İman edenler Yahudi ve Hıristiyanların Evliyalarını Evliya edinmeyin. Zira onlar kendilerinin evliyasıdır. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalımlar toplumuna yol göstermez.
Maide 51


Ne hikmetse bu ayete gelindiği zaman Evliya 'nın mana karşılığı bir anda dost oluveriyor.


Oysa, Tevbe suresi 71 ayetine gelindiğinde Evliya 'nıın manası Veli 'ye dönüşüyor..!

Veli kelimesinin çoğulu diye ifade ediliyor..! Yani iyiliği emrediyorlar, kötülükten men ediyorlar.


Bu kadar mana zengini bir kelimenin Kuran 'da yer aldığını ifade etmekten çekinmeyen bir kişi, Hz. Allah 'a noksan sıfat etmiş demektir.

Dost kelimesi işin içerisine dahil edildiği müddetçe, "ayrıştıran, bölüştüren, parçalayan" manasını taşıyacaktır ki, Kuran 'ın ruhu ile bağdaştırmak mümkün değildir.

Evliya kelimesi alındığında ise, her şey yerli yerinde kalacak, her şeriat kendi Evliya 'sını, kendi Veli 'sini, kendi Mürşid 'ini bulacak. Ne Yahudisi, ne Hıristiyanı, ne Muhammedi 'si..!

Hiç bir şeriat bir diğerine muhalif olmayacak, olamayacak ve Kuran 'ın birlik ve beraberliğe daveti, "lailahe illallah", "Allah 'tan başka ilah yoktur" diyen kişinin Müslüman olduğu anlaşılacak.

İşte o zaman "TEVHİD" in manası ortaya çıkacak.

İşte o zaman "TEK DİN İSLAM" anlayışı hakim olacak.

İşte o zaman, bütün "DÜNYA İNSANLARININ KARDEŞLİĞİNDEN" bahsedilebilecek.

İŞTE O ZAMAN ;

"Birbirinizi sevmedikçe, "MÜ-MİN olamazsınız".

"Mümin olmadan da "CENNETE GİREMEZSİNİZ".

"EY  ALLAH 'IN  KULLARI ..!  KARDEŞ  OLUNUZ" ..!

Hitabının manası anlaşılır, ve hatta yaşanılır olacaktır.

Çünkü bu çağrı bütün insanlığa.

Bu çağrı Allah 'ın yaratmış olduğu bütün kullara.

"EY  ALLAH 'IN  KULLARI" ..! 

İşte tam da burada Maide 48 ayetinin manasını bir gözden geçirelim;

Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitab’ı gönderdik. Artık aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma. "HER  BİRİNİZE , BİR  ŞERİAT VE BİR  YOL VERDİK".

Allah dileseydi "SİZLERİ  BİR  TEK  ÜMMET  YAPARDI" ; fakat size verdiğinde sizi denemek için. Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri O haber verecektir.
Maide 48


Aklı burada kullan. Anlamakta, idrakte, farkı farketmekte kullan.

Kuranı yanlış ifadelendirmek, haşa, Allah 'ı çelişkide göstermek, elbette ki Allah 'a noksan sıfat isnat etmek demektir. 



Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #297 : 07 Temmuz 2014, 02:32:20 ÖÖ 02 »

EVLİYA kelimesinin mana karşılığı DOST demek değildir.


KURAN-I KERİM 'de HZ. ALLAH, İBRAHİM a.s İÇİN "DOST" HİTABINI KULLANIYOR.


Evliya kelimesi ile, uzak, yakın hiç bir alakası olmayan bu kelimeye dikkat çekmek istedim.


Ve men ahsenu dînen mimmen esleme vechehu lillâhi ve huve muhsinun vettebea millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen). Vettehazallâhu ibrâhîme halîlâ(halîlen).


1.   ve men   : ve kim
2.   ahsenu   : ahsen, en güzel, daha güzel
3.   dînen           : dîn bakımından, dînen
4.   mimmen (min men  : o kimseden
5.   esleme   : teslim etti
6.   veche-hu   : onun vechi, kendi fizik vücudu
7.   li allâhi   : Allah'a
8.   ve huve   : ve o
9.   muhsinun   : muhsindir
10.   ve ittebea   : ve tâbî oldu
11.   millete   : topluluk, dîn
12.   ibrâhîme   : Hz. İbrâhîm
13.   hanîfen   : hanif olarak, tek Allah'a inanarak
14.   ve ittehaza   : ve edindi
15.   Allah-u   : Allah
16.   ibrâhîme   : Hz. İbrâhîm

17.   "halîlen"   : "dost"


Hangi insan, din yönünden, iyilik edici olarak yüzünü Allah'a teslim edip, dosdoğru İbrahim 'in dinine tabi olandan daha güzel olabilir? Allah, İbrahim 'i "dost" edinmişti.
Nisâ 125


Günümüzde her manada kullanılan dost kelimesi, Evliya kelimesinin mana karşılığı olarak kullanılamaz.

Kişi, evinde beslediği bir hayvanı için, yasak ilişkiler, kaçamak yapılan kişiler için, bir arkadaşı, bir yakını, hiç bilmediği birisi için dost ifadesini kullanabiliyor.

Hatta;  Yalnızlığı, içkiyi, sigarayı, parayı, bilgisayarını, telefonunu dahi kendisinin en yakın dostu olduğunu ifade edenlerin sayısı hiç de az değildir.

Dost kelimesinin birleştirici hiç bir özelliği yoktur. Tam tersine ayrıştırmakta, parçalamakta..
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
duaekseni
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 497


« Yanıtla #298 : 07 Temmuz 2014, 02:45:07 ÖÖ 02 »

Maide 51 Arapça okunuşu;

Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettehızûl yehûde ven nasârâ evliyâe ba’duhum evliyâu ba’d(ba’din)

‘‘Ey İman edenler Yahudi ve Hıristiyanların Evliyalarını Evliya edinmeyin. Zira onlar kendilerinin evliyasıdır. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalımlar toplumuna yol göstermez.
Maide 51




      
 
Arapça Metin
 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارَىٰ أَوْلِيَاءَۘ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍۚ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَإِنَّهُ مِنْهُمْۗ إِنَّ اللَّهَ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

 
Türkçe Transcript (*)
 Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ tetteḣiżû-lyehûde ve-nnasârâ evliyâe ba’duhum evliyâu ba’d(in)(c) vemen yetevellehum minkum fe-innehu minhum inna(A)llâhe lâ yehdî-lkavme-zzâlimîn(e)

 
Abdülbaki Gölpınarlı Meali
 Ey inananlar, Yahudilerle Nasranileri dost edinmeyin. Onlar, birbirlerinin dostudur ve sizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki o da, onlardandır. Şüphe yok ki Allah, zalim olan kavmi doğru yola sevk etmez.

 
Ali Bulaç Meali
 Ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dostlar (veliler) edinmeyin; onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez.

 
Abdullah Parlıyan meali
 Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar yalnızca birbirlerinin dostlarıdırlar. Ve hanginiz onları dost edinirse, kesinlikle onlardan olur. Allah yaratılış sebebine aykırı davranan toplumlara doğru yolu göstermez.

 
Ahmet Varol Meali
 Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse o onlardandır. Allah zalimler topluluğunu doğru yola eriştirmez. *

 
Ahmet Tekin Meali
 Ey iman nimetine kavuşanlar, yahudileri ve hristiyanları, kamu görevlerini icraya yetkili kılmayın. Candan dost, müttefik, veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostu, müttefikidirler, birbirlerinin tarafını tutarlar. Sizden kim onların hâkimiyetini kabul eder, dost edinirse, o onlardandır. Allah, düşmanlarını dost edinen, başlarına otorite yapan zâlim bir kavmi doğru yola sevketme lütfunda bulunmayacak.

 
Ali Fikri Yavuz Meali
 Ey imân edenler! Yahudî'lerle Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar, birbirlerinin dostlarıdır. İçinizden kim onları dost ve yardımcı edinirse, o da onlardandır. Allah, düşmana dostluk etmekle nefislerine zulmedenleri hak yoluna eriştirmez.

 
Bayraktar Bayraklı Meali
 Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyiniz. Çünkü onlar sadece birbirlerinin dostudurlar. İçinizden kim onları vekil edinirse onlardandır. Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğuna doğru yolu göstermez.[98] *

 
Cemal Külünkoğlu Meali
 Ey inananlar! Yahudileri ve Hıristiyanları dost (sırdaş) edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz ki Allah, zalimler topluluğunu (istemedikleri için) doğru yola eriştirmez.  *

 
Diyanet İşleri Meali (Eski)
 Ey İnananlar! Yahudileri ve hıristiyanları dost olarak benimsemeyin, onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onlara dost olursa o da onlardandır. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.

 
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
 Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.[152] *

 
Diyanet Vakfı Meali
 Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.

 
Edip Yüksel Meali
 İnananlar, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur. Sizden kim onlarla dost olursa onlardan sayılır. ALLAH zalim toplumu doğru yola iletmez. *

 
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
 Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez.

 
Elmalılı Meali (Orjinal)
 Ey o bütün iyman edenler! Yehud ile Nesârâyı yar tutmayın, onlar ancak birbirlerinin yaranıdırlar, içinizden her kim onlara yardaklık ederse muhakkak onlardan ma'duddur, Allah ise zulm edenleri doğru yola çıkarmaz

 
Hasan Basri Çantay Meali
 Ey îman edenler, Yahudileri de, Nasrânîleri de kendinize yâr (ve üstünüze haakim) edinmeyin. Onlar (ancak) birbirinin yaranıdırlar içinizden kim onları dost (ve haakim) edinirse o da onlardandır. Şübhesiz Allah o zaalimler güruhuna muvaffakıyyet vermez.

 
Hayrat Neşriyat Meali
 Ey îmân edenler! Yahudileri ve hristiyanları dostlar edinmeyin!(1) Onlar birbirinin yârânıdırlar. Buna rağmen içinizden kim onları dost edinirse, artık şübhesiz o, onlardandır. Muhakkak ki Allah, zâlimler topluluğunu (inkârlarındaki ısrarları sebebiyle) hidâyeteerdirmez. *

 
Kadri Çelik Meali
 Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları veliler edinmeyin; onlar birbirlerinin velisidirler. Sizden kim onları veli edinirse o da onlardandır. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.

 
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
 Ey imân edenler! Yehûd ile Nasâra'yı dost tutmayınız. Onların bazıları bazılarının dostudur. Ve sizden her kim onları dost edinirse muhakkak o da onlardandır. Şüphe yok ki Allah Teâlâ o zalimler olan kavme hidâyet etmez.

 
Muhammed Esed Meali
 SİZ EY imana ermiş olanlar! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin: Onlar yalnızca birbirlerinin dostlarıdır. 72 Ve hanginiz onları dost edinirse kesinlikle onlardan olur: Bilin ki Allah böyle zalimlere 73 doğru yolu göstermez!

 
Suat Yıldırım Meali
 Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları velî edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin velisidirler. Sizden kim onları velî edinirse o da onlardandır. Allah böylesi zalimleri doğru yola iletmez. *

 
Süleyman Ateş Meali
 Ey inananlar, yahudileri ve hıristiyanları veliler edinmeyin! Onlar, birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları kendine veli yaparsa, o onlardandır. Şüphesiz Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez.

 
Şaban Piriş Meali
 - Ey İman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları veli / dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları veli kabul ederse o da onlardandır. Allah, zalim topluma hidayet vermez.

 
Ümit Şimşek Meali
 Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirinin velisidir. Sizden onları veli edinen, onlardan olur. Allah ise zalimler güruhuna yol göstermez.(18) *

 
Yaşar Nuri Öztürk Meali
 Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları gönül dostları edinmeyin. Onlar birbirlerinin gönül dostlarıdır. Sizden kim onları gönül dostu edinirse o, onlardandır. Allah, zalimler toplumunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.

 
Not:Kur'an-Kerim'de meallendirilirken hiç bir zaman bu kadar çarpıtmayla karşılaşmamıştım.İnsanlara ne oluyor da,kendi uydurdukları din'e manivela olarak,arapçasında yapamadıkları eklemeyi,çıkarmayı meal adı altında Allah'tan korkmadan , tevil edebiliyorlar? Rabbim bizleri söylemediği sözleri,Allah'ın Kelamı'na söyletmekten korusun.Amin.

Tartışmaya dahil olmayı düşünmüyorum.Zira kişi bir dine inanmış ve bu dini Allah'ın vaz ettiği dinin yerine benimsemiş,hakkı tavsiye edenlere kulaklarını dahası kalbini kapatmışsa,öğüt  asla fayda vermez.

Tüm dostların Ramazan-ı Şerifleri sağlık,sıhhat,rahmet,bereket,şuur ,basiret,dolu olsun.Orucun tuttuklarından olmamız duasıyla...

(Dikkat edilirse yukarıda alıntıladığım hiç bir mealde yahudi ve hıristiyanların evliyalarını evleya edinmeyin diye bir ibare yoktur.)
Logged

"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"
Ezhattım
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 343


« Yanıtla #299 : 07 Temmuz 2014, 03:05:10 ÖÖ 03 »

Rahman'ın adı ile;

Kur’an ayetlerinin anlaşılması ve bu ayetlerden istidlal yapılmasın İslam dinine göre kaide ve kuralları vardı Bunları bilmeden kalkıp ayetleri alakasıs meselelere haml edip alakasız sonuçlar çıkarmak ancak aklını yitirmiş olan insanların yapacağı birşeydir. Kısacası Kur’an ayetlerinin sağlıklı bir şekilde anlaşılmasında takip edilmesi gerekn yollardan  bazıları şunlardır. Risalet öncesi ve sonrası dil kaynakları,bir kelimenin birden fazla anlamının hangisinin tercih edileceğinde ki usul,Kur’an beyanının kelimeleri tanımlaması yani kelimelere yüklediği ıstılahi anlamları,Kur’an’ı en iyi anlayan ve açıklayan nübüvvet makamının bu kavramları açıklaması,tevatürün kavramları hakkkında ki açıklamaları,arapça ile aynı dil ailesinden gelen farklı dillerin kavramları açıklaması,deyimlerin tespitinde ve türkçe’ye çevrilmesinde izlenecek usul burası çok önemli delil çatışması ortaya çıkan durumlarda delillerin mukayesesi, delillerin göreceli üstünlük / tercih usulü. Ayrıca iyi bir siyer bilgisine sahip olunması,mecaz,kinaye,mana,kat-i mana,zanni mananın bilinmesi kısacası bu alanda uzman olmak.

Eğer kişi Kur’an metodolojisi üzerinde iyi bir ilme sahip değilse ilim ehlinden destek alması. Bu kısa ön bilgiden sonra bu arkadaşın konulara ilişkin ortaya koyduğu ayetlerin birçoğunun aslında konuyla alakası olmadığını her ilim sahibi çok rahat bir şekilde görebilmektedir.

Allah ve Allah dostları kavramları Kur’an ayetlerinde vardır ancak bunların vasıf ve özellikleri de vardır. Kendi uydurduğumuz ve Allah dostları olarak tanımladığımız kişilerin vasıflara Allah’ın şer-i manada açıkladığı müminlerin vasıflarıyla örtüşmek durumundadır.

Bu arkadaş Ali-İmran suresindeki ayetleri Yahudi ve Hıristiyanların Müslüman olduklarına elil olduğunu iddia etti.

Biz bunu bi-iznillah çürüttük. Sonra bize karşı yazmış olduğu cevaba baktığımızda M.Akif Ersoy denilen bir adamın şiiri. Buna artık ne demeli onu akıl sahipleri düşünsün.

Bize verdiği cevaplara bakın? Her görüşün ufku vardır, hudutludur.ALLAH 'ın görüşünün ve bilişinin hududu ve ufku yoktur.

Şimdi ey osisko senin karşında Allah’ın bilişinin hududu vardır diyen birimi vardır ki sen bu cümleleri kullanma ihtiyacı duydun? Adamın her iddiası her kelimesi bozuk hangi birine cevap vereceksin ki?

Osisko Yahudi ve Hıristiyanları kutsayıp nerdeyse tüm ehli-sünnet alimlerine dil uzattın şimdide Muhammed bin Abduülvahhab (Rahimehullah) a dil uzatıyorsun. Sana ve senin gibilerine diyorum eğer siz söznünüzde zerreyimıskal kadar samimi iseniz haydin Muhammed bin Abduülvahhab (Rahimehullah) ın birtek inancının İslam diniyle çeliştiğini ortaya koyun. Eğer koymazsanız bir kez daha yalancı olduğunuz ortaya konmuş olacaktır.

Ben nasıl sizin şirkperest şeyhlerinizin kaynaklarından alıntılara yaparak onların bir zındık olduklarını ispat ettiysem buyrun size hodri meydan sizde yapın bekliyorum.

Şimdi şu verdiği cevaba ve cevabın başlığına bakın ve altına delil olarak sunduğu ayetlere bakın bakında ibret alın.

Ezhattım = SELEFİLİĞİN BİR DİĞER ADI OLAN "VAHHABİLİK" DİNİ MENSUBU ..!

Kitapta İdris'i de an: Çünkü o, çok doğru bir peygamberdi.
Meryem 56

Onu yüce bir yere yükseltmiştik.
Meryem 57

İsmâ'il'i, İdris'i, Zu'l-Kifl'i de an; hepsi de sabredenlerdendi.
Enbiya 85

Onları rahmetimize soktuk, çünkü onlar Salihlerdendi.
Enbiya 86

Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, hemen secde ettiler: Yalnız İblis diretti, böbürlendi,nankörlerden oldu.
Bakara 34

Allah Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmrân ailesini seçip alemlere üstün kıldı.
Âli İmrân 33
Osiko-alıntı


Allah aşkına biri bana söylesin bu ayetlerle bu başlığın ne alakası var? Bu nasıl bir çaresizlik ve cehalet böyle?

Şimdi şu cümlesine bakın;

Kuran 'ın aslı "Lailahe illallah" ..! Nihayeti ise, "Eşhedü enlailahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhu veResuluhi" dir..! Osiko-alıntı

Osisko iman iman deyip duruyorsun şimdi eğer bu sözünde samimi isen bu yukarıda zikrin etmiş olduğun
cümlelerine paralel olarak şu iki sorumu Kur’an eksenli açıklar mısın?

1-Diyorsun ki;Kuran 'ın aslı "Lailahe illallah"tır. Bende sana dinin aslı yani (Aslud-din) nedir? diye soruyorum

2-Sonrada diyorsun ki; Nihayeti ise, "Eşhedü enlailahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhu veResuluhi" diyorsun. Bende sana diyorum dinin aslının esasları yani (usulid-din)nedir diyorum.

Bu iki esası bilmeyen asla Müslüman olamaz. O halde laf kalabalığı yapmadan bu iki esası Kur’an ayetleriyle açıkla. Diğer tüm meseleleri boş ver cevaplama sadece bu iki esası açıkla.

Senden cevap bekliyorum?
Logged
Sayfa: 1 ... 18 19 [20] 21   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.243 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu