KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ
Sayfa: 1 2 [3]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ  (Okunma Sayısı 12948 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2510



« Yanıtla #30 : 19 Mart 2009, 02:07:32 ÖS 14 »

DEĞERLİ RAHMETLİ KARDEŞİM BELKİ SİZİ YANLIŞ ANLADIM VE ÖZÜR DİLERİM. FAKAT SİZİN DE YAZDIĞINIZ AYET SÖZLERİ BU GERÇEĞİ İFADE EDİYOR Kİ

Öfkesinin-şiddetinden neredeyse patlayıp parçalanacak. Her bir grup içine atıldığında, bekçileri onlara sorar: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?" Onlar: "Evet" derler. "Bize gerçekten bir uyarıcı geldi. Fakat biz yalanladık ve: "Allah hiç bir şey indirmedi, siz yalnızca büyük bir sapmışlık içindesiniz, dedik." (Mülk/8-9)

KONUYA KATKILARINZDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDER. ALLAH SİZDEN GANİ GANİ RAZI OLSUN DERİM

SAYGILARIMLA
Logged
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2510



« Yanıtla #31 : 19 Mart 2009, 02:46:47 ÖS 14 »

Alıntı
İSRA 15:...Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.

AYETİ GENELDİR. VE ZATEN KONUMUZUN BAŞLIĞI İLE İLGİLİDİR

KULA TEBLİĞ OLMAYINCA CEHENNEM AZABI HAK OLMAZ

HEM DÜNYADA VE HEM DE AHİRETTE HAK OLMAZ.

YAZDIĞIM TÜM AYETLER BUNA DELİLDİR

Elmalı hamdi nazırının tefsirinden alıntıdır

İsra 15- Kim doğru yolu izlerse kendisi için izler. Kim doğru yoldan saparsa kendi zararına sapıtmış olur. Hiç kimse bir başkasının günah yükünü taşımaz. Bir peygamber göndermedikçe hiç kimseyi azaba çarptırmayız

15-Böyle her insanın amelinin kendi boynuna takılmasının mânâsının özü daha fazla açıklanarak buyuruluyor ki: "Kim doğru yola gelirse, sırf kendi iyiliği için gelir. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapar..." İyi amma herkes hidayet ve sapıklığı nasıl belirlesin, denecek olursa, bu varsayılan soruya cevap olarak buyuruluyor ki: Biz bir peygamber göndermedikçe kimseye azab etmeyiz. Peygamber gönderilince de hidayet ve sapıklık tebliğ edilmiş olur. Fakat onu kabul edip etmemek herkesin kendi boynuna, kendi iradesine bağlıdır
Logged
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2510



« Yanıtla #32 : 19 Mart 2009, 06:02:13 ÖS 18 »

 Musa'ya) Seslendiğimiz zaman da, sen Tur'un yanında değildin. Ancak Rabbinden bir rahmet olmak üzere senden önce kendilerine bir uyarıcı( Bir uyarıcı peygamber ) gelmemiş olan bir kavmi uyarman için (gönderildin). Umulur ki, öğüt alıp düşünürler diye. (Kasas/46)

Yoksa onlar: "Bunu uydurdu" mu diyorlar? Hayır; o, Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı ( Bir uyarıcı peygamber ) gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik).  Umulur ki hidayet bulurlar. (Secde/3)

Sebe 44- Ey Muhammed, oysa biz o müşriklere daha önce okuyacakları bir Kitap vermemiş, kendilerine senden önce bir uyarıcı ( Peygamber düzeyinde bir uyarıcı ) göndermemiştik.

 Olayı değerlendirdiğimizde, içlerinden bir kulunu seçerek Resul olarak gönderdiği kavimleri, kendilerine Resul gelene kadar ki durumunu uyarılmamış kavim olarak nitelendirmemiz gerekir  mi ? Yoksa hak ve hakikati bilen bir topluma ne diye peygamber göndersin. Diye sorulmakta.

Bu uyarma ve uyarılma  peygamber düzeyinde olan bir uyarma ve uyarılma ki, Hz. İsmail'in soyundan gelen, onun arkasından babaları ( ataları ) hiçbir peygamber görmeyen bir topluluğa peygamber olarak gönderilip onları ikaz edip uyarmasıdır. Hz ibrahim ve oğulları ismail ve ishaktan yeni ümmetler nesiller ve milletler türmiştir. İshaktan israil ve israil oğulları, ismailden de arap kavmi.

İşte peygamberlerin çoğu uyarıcı olarak, yani peygamber düzeyinde olan uyarıcılar israil oğullarına pek çok kez gönderilmişken, arap toplumuna hiç  gönderilmemişti. Bu ne demektir ve ne anlama gelir.

 Bu arap toplumuna hiç mi uyarıcılar gelmemiş, onlara allahın vahyini ileten allahın birliğine ,allahın dinine davet edenler allahın dinini duyurmamış olabilir mi ?

FATIR-24- .... Her millete ( HER TOPLULUĞA ) mutlaka Bir uyarıcı gönderilmiştir

Bu uyarıcıların Kimisi resul- nebi olurken kimileri de vahyi duyan ve ileten her kişidir. Aynen günümüzde tebliğin yapıldığı gibidir

İşte ayet Babaları uyarılmamış derken buna işaret etmektedir. Yani kendileri ve ataları peygamber nebi-resul düzeyinde uyarılamış ve bundan habersiz olan topluma Kuran ayetiyle uyarılması için bu kuran indirlmiştir. Onlar ve babaları Allahın birliğinden ve onun temel hükümlerinden gaflet halinde değilerdi. Ve olamazlardı. Ancak  Peygamberimiz de dahil Kitap hükümlerinden Allahın sözlerinden  gaflet halinde olabilirlerdi.

Hak ve hakikati bilen toplum neyi bilecek ? Allahın emrini vahyini bilmeyecek mi ? Evet insan nesillerinin hem ataları ve hem de kendileri bilecek ve bu yüzden uyarılacak. Onlar ayetleri unuttuklarında veya yalandıklarında bir uyarıcı tarafından hatırlatılacak ve uyarılacak.

İNSANLARIN VAHİYLE SORUMLU TUTULMALARI KADEME KADEME OLMUŞTUR.

Örneğin nuh kavmine kitap verilmemişti. Nuh nebinin onları uyarması sadece Allahın birliğine davet ve onun temel hükümlerine (Ahiret hesabı - zina- hırsızlık vs gibi )  uyması ve uyarılması ile olmuştur. Son kitap ve son nebi ile de vahiy tamamlanmıştır. Artık kulların uyarma ve uyarılaması son kitap olan kuran hükümlerini kapsayacaktır. ( örneğin öncekilerden sorumlu tutulmayan miras hukuku- faiz vs )


Soru: Yasin 6, kasas 46, secde 3 ve sebe 44  ayetlerdeki  hitap hangi topluluğa hitaptır. Hangi topluluğa hitap etmektedir ? Sadece o Arap kavmi toplulağa mı hitap vardır Yoksa... ?

Uyarıcı bir peygamber olarak yalnız mekkede yaşayan bir topluluğa gönderilmiş değil, veya o coğrafyada yaşayan sadece arap kavimine değil tüm insanlığa ve yeryüzündeki tüm topluluklara gönderilmiş bir uyarıcı  bir peygamber midir ?.

Ey resulüm! Seni bütün insanlara elçi gönderdik. Allah’ın buna şahit olması yeter de artar! [2,124; 7,113; 8,27; 42,30]
 
Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir. (Nisa Suresi, 165)

De ki: Ey insanlar, ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi Allah’ın elçisiyim." (A’ raf:158.)

"Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik." (Sebe: 28.)

Dolayısıyla ayetin muhatabı sadece bu topluluk değil tüm insanlık ve yeryüzündeki tüm topluluklara bir hitaptır ki, Babaları son kitap olan kuran hükümleri ile  uyarılmamış ve bu yüzden tüm topluluklar gaflet halinde kalmış, Kurandan ve onun hükümlerinden  habersiz yaşayan gerek bu toplumu ve gerek yeryüzündeki tüm toplulukları uyarman için bu kitap sana indirilmiştir.

Şeklindeki tefsir bence kuran ayetlerine uygun en güzel tefsir olacaktır.

Allah kulları üzerindeki nimetini tamamlamıştır. Son peygamberini tüm insanlığa, tüm topluluklara göndererek dinini tamamlamış ve kemale erdirmiştir
Logged
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2510



« Yanıtla #33 : 23 Mart 2009, 05:05:29 ÖS 17 »

Hem Yasin 6 ayetini ve hem de  kasas 46, secde 3 ve sebe 44  ayetleri tefsir etmede yardımcı olacak ayet de şöyledir.

NUH KAVMİN İLERİ GELENLERİ

Kavminin ileri gelen inkarcıları dedi ki: "Bu, başka değil, tıpkı sizin gibi bir insandır. Size üstünlük kurmak istiyor. Allah böyle bir şey isteseydi tabii ki melekler indirirdi. İlk atalarımızdan böyle birini işitmedik." (Müminun 23/24)
DEMİŞLERDİ.

Peki DORUYU SÖYLÜYOR OLABİLİR Mİ ? Böyle bir ihtimal olabilir mi ?

Aynen yasin 6 ayeti gibi onlar ve babaları Allahın varlığından  ve onun temel hükümlerinden ( şirk- ahiret hesabı- zina –hırsızlık vs gibi ) habersiz olabiler mi ?

Babalarımızdan böyle bir şey duymadık. Yani babalarımızdan böyle bir uyarma, uyarılma işitilmedi. Şayet işitilseydi bundan bizim haberimiz olurdu. Babalarımız bize naklederdi. Demektedirler

Ayete dikkat ! ki, onlar Allahtan söz etmektedir ve meleklerin varlığından söz etmektedir   ki, Eğer Allah isteseydi tabirini kullanmışlardır.

Şimdi siz madem ki duymadınız. Ve atalarınızda böyle bir uyarma ile uyarılmadı. O halde  İşte sizin şimdi haberiniz oldu ve uyarılmaktasınız mı denilmesi lazım. Yoksa atalarınız da uyarılmıştı ve siz de uyarılmaktasınız denilecek

Yoksa böyle bir şey işitmedik demekle onlar yalan mı söylüyorlar. Veya atalarının yalanına mı kulak veriyorlar ki bakınız ataları ne demişti. İnsanlar mı bize hidayete eriştirecek

TEGABUN-6 Şu sebeptendir ki; resûller, onlara açık belgeler getirmişlerdi. Onlar ise : "İnsanlar mı bizi hidayete erdirecek?" dediler de kâfir oldular. Hakk'tan yüz çevirdiler. Allah (onlara), müstağni olduğunu (onlara ihtiyacı olmadığını) gösterdi

Kuran onları haksız ve yalancı çıkarıyor. Çünkü Kendileri de ataları da sınavdan geçirilmişti ve onlara da uyarıcılar gelmişti

6- ANKEBUT-2- "...... Hiçbir sınavdan geçirilmeksizin bırakılıvereceklerini mi sanıyorlar?"

ANKEBUT-3- Biz onlardan önceki kuşakları sınavdan geçirdik. Bu sınav sonucunda Allah, doğru sözlüler ile yalancıları kesinlikle belirleyecektir

Evet hem kendileri ve hem de ataları da uyarılmıştı. Fakat ataları yalandılar ve sonraki nesillere de yalan miras bırakarak  yalan söyleyerek biz birşeyle uyarılmadık söylenenler gerçek değildi demişlerdi. Ve onlar Babalarının bu yalanına kulak vermişlerdi. Aynen babalarının yaptığı gibi söylemişlerdi

- (Mümin 40/4-6)Onlardan önce, Nuh kavmi yalanlamıştı; ardından da bir kısım topluluklar. Her ümmet, elçilerini yakalamaya azmetmişti. Hakkı yerinden sökmek için mücadeleyi boş şeyle sürdürmüşlerdi. Ben de onları yakaladım. Cezam nasıl oldu.

Ve şüphesiz demek zorundayım. Gerek Nuh kavminden önceki topluluklar ve gerekse peygamber efendimizden önceki  Arap kavmi Allahın varlığı ve temel hükümlerle uyarılmışlardı. Nuh nebiye kitap verilmemişti. Onun uyarması sadece Allahın varlığı onun şirksiz kabulu ve iyi ahlak üzerine temel hükümleri ile olmuştur..

ŞU AYETLER DE DİKKAT ÇEKİCİDİR NEDEN ŞÜPHESİZ DEMEK ZORUNDAYIM DEDİĞİMİ AÇAR.

Bakara 38 :Dedik ki: Hepiniz de cennetten inin. Fakat benden size bir doğru yol gösterici geldi mi o doğru yolu gösterenin izinden gidenlere ne korku vardır, ne hüzün

Bakara 38,39. -Dedik ki: “İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedî kalacaklardır.” [20,123; 7,24-35]

TAHA- 123- Allah dedi ki; Her ikiniz de cennetten yere ininiz. Sizler birbirinizin düşmanısınız. Benden size bir hidayet geldiğinde kim benim doğru yola çağıran mesajıma uyarsa o, ne sapıtır ve ne de sıkıntıya düşer.

Araf- 35- "Ey insanoğulları, size sizden olan peygamberler gelerek, ayetlerimi açıkladıkları zaman kimler kötülüklerden sakınıp kendilerini düzeltirlerse, onlar için artık korku sözkonusu değildir ve onlar üzülmezler de.

İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakılacağını mı sanıyor?” (Kıyamet/36)

Allahın hem onları ve hem de onların babalarını bir imtihandan geçirmeden ve onlara elçilerini göndermeden sorumsuz bırakılacağı söylenebilir mi

BELED-10-Biz ona eğri ve doğru iki yol göstermedik mi?

Bu ayet ifadelerinden sonra bir insan veya bir zümre bana doğru yol  ve eğri yol gösterilmedi. Bana tebliğ yapılmadı ve ben bundan habersizdim diyebilir mi ?

İnsanın yaratılış gayesi olan Allah’a kulluk tüm bir hayatın ifadesi olmaktadır. Allah’a kulluk; tüm bir hayatın ifadesi olmaktadır

ZARİYAT-56- Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk ( Beni tanıyıp, emirlerime itaat ) etsinler diye yarattım

İNSAN-3- Biz ona yolu gösterdik. Artık ister şükreder isterse nankör olur
Logged
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2510



« Yanıtla #34 : 23 Mart 2009, 05:21:49 ÖS 17 »

NİSA-165- Bu elçileri müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik ki, bu elçilerden sonra insanların Allah'a karşı ileri .sürebilecekleri hiçbir bahaneleri kalmasın. Hiç kuşkusuz Allah güçlüdür ve hikmet sahibidir

FATIR-37- Onlar orada "Ey Rabbimiz, bizi buradan çıkar da daha önce yaptıklarımızdan farklı, iyi işler yapalım " diye feryad ederler. Düşünmek isteyenlerin düşünmelerine yetecek kadar uzun bir süre sizi yaşatmadık mı? Ayrıca size uyarıcı da gelmişti, Şimdi azabı tadınız bakalım. Zalimlere yardım eden bulunmaz.

Logged
Sayfa: 1 2 [3]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.16 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu