Irkçılıkta Zirve: “Kürt’ten evliya, Koyma avluya”

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü > Muhtelif Konular (Moderatör: Yonetim) > Irkçılıkta Zirve: “Kürt’ten evliya, Koyma avluya”
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü > Muhtelif Konular (Moderatör: Yonetim) > Irkçılıkta Zirve: “Kürt’ten evliya, Koyma avluya”
Sayfa: [1] 2 3 4   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Irkçılıkta Zirve: “Kürt’ten evliya, Koyma avluya”  (Okunma Sayısı 25355 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« : 13 Mayıs 2008, 12:34:32 ÖÖ 00 »

Irkçılıkta Zirve: “Kürt’ten evliya, Koyma avluya”


—Merve, Okulu bitirmişti değil mi? Ataması oldu mu?

— Hı, hı. Diyarbakır’a atandı. Aynı okuldan bir Kürt Öğretmenle nişanlandı. Yaza düğünleri var.

— Rabbim, cennete taşınan evlilik kılsın.

— Annesi çok karşı çıktı. Ancak söz geçiremedi.

— Neden? Kötü birisimiymiş?

— Türk soyuna kıran mı girdide ilk tayin olduğu yerde alel-acele bir Kürt buldu diye.

— Estağfurullah! Gerçekten sırf bu sebepten mi evliliklerine karşı çıktı?

— Sence de haklı değil mi?

— Beni bırakta, sanırım annesini sende onaylamışsın.

— Elbette. Nişanda görseydin. Oğlan tarafının akrabası kadınlar ikide bir zılgıt çekip durdu. Ne dediklerini anlamadık. Kürtçe konuşuyorlardı aralarında.

— Ne yapsalardı yani? Cenaze evi değil ya, düğün evi. Kendi örf ve geleneklerinde nasıl seviniyorlarsa o şekilde mutluluklarını sergilemişler. Hem sonra almanca konuşacak halleri yokya, dilleri Kürtçe olduğundan Kürtçe konuşmuşlar. Bundan doğal ne olabilir ki? Sende Kürtçe bilmediğine göre telaş etme anlamaman normal. Annesi istemedi deyince bende kötü huylu birini tercih etti zannettim. Meğer tek suçu “Kürt olmakmış”

— Zevklen (alay etmek manasında) sen benimle. Biliyorsun İsmail’le Türkan birbirlerini ne çok sevmiş, evlenmek istemişlerdi. Aileleri birbirini tanıyıp bildikleri halde kızı vermemişlerdi. Hem de öyle taaa Diyarbakır’lara kadar gidilip istenmemişti. Kızın ailesi iyisiniz, hoşsunuz lâkin biz kızımızı bir türkle evlendirmeyiz. Gelin olarak alırız ancak gelin vermeyiz. Kızın kocası evinde sözü geçmez. Asimile olur demişlerdi.

— Afferimmm sana. Ne güzel bir “Kan Davası” gütme yöntemi. Su-i misal, misal teşkil etmez. Etmemelide. Türkan’ın ailesi öyle yapmakla iyimi etmişti. İsmail’e de, Türkan’a da yazık oldu. Kaç sene acı çektiler. Sonra ki yıllarda Türkan’ın başkasıyla evlenmesiyle İsmail Yasemin’le evlenip kızının ismini Türkan koymakta ısrar edince eşi;”Ananın adı değil, bacının adı değil nerden çıktı bu Türkan” diye epey direnmişti. Kızını ilk kucağına verdiklerinde “Türkan’ım hoş geldin” deyip, yüzüne kapatıp hıçkırarak ağladığını annem anlatmıştı hatırlıyor musun?

— Evet, hatırlıyorum.

— Türkan’ın ailesinin ret gerekçesini düşündüğümde onları bazen haklı buluyorum biliyor musun? Çok seven iki insanı ayırmaları içimi acıtsa da empati yaptığımda beklide bende olsam aynı davranışı sergilerdim diyorum. Düşünsene; on yıllar önce kendi istekleri dışında yurtlarından yuvalarından koparılıp zorunlu göçe tabi tutulmuşlar. Ve getirilip buralara yerleştirilmişler. Üstelik ulus devlet putlarının yeşerip kök salması için oluşturdukları sanal tehlikelerden bir ayağı olarak görüp “devlete isyan ettiniz” bin bir yalan-dolan, iftirasıyla. Siz Kürt filan değilsiniz, aslında öylede bir ırk yok siz dağ Türklerisiniz diyerek. Örfleri adetlerine sahip çıkmasalar ve yıllarca yasaklanan dillerine karşı o hassasiyeti göstermeseler söyledikleri gibi gerçektende asimile olur giderlerdi. Buna rağmen tam manasıyla koruyabildikleri de söylenemez ya.

— Sanki şimdi hırlımı duruyorlar? Her gün kaç askerimiz şehit oluyor.

— Hangi şehit, hangi asker? Son günlerin gözde kavramı Şehit’lik öyle sihirli bir sözcük ki, her kesimin kendisine kapıları sonuna kadar açacak anahtar bir kelimeyi keşfetmesi durumu söz konusu olan. Dünyada ki yaşamda inanan inanmayan tüm grupların rant sağladığı bir kavram. İnanmasalarda, Hâşâ Allah’ın uhdesine bırakamayacakları kadar önemsedikleri sarıldıkları bir durum söz konusu olan. Dağdaki de şehit, T.C.askeride şehit. Allah düşmanı olarak yaşayıp eceliyle ölen de demokrasi şehidi, Ateist olduğunu açıkça beyan edenin ölmesiyle kazandığı devrim şehidi unvanı da cabası. Hatta İngiltere’de keşfetmiş bunu. Müslümanlardan devşirdiği askerleri Irak’ta savaşırken ölürseniz şehit olacaksınız diye Müslüman Örgütlerinden fetva çıkarttırmış. Irak’taki Müslümanlar terörist olduğundan öldürülmesi caizdir. Siz ölürseniz şehit olacaksınız yalanıyla kandırıyorlarmış.

Düşünsene, Bir ananın iki oğlundan biri dağda, biri askerde birbirine kurşun sıkıp ikiside ölüyor, ikiside şehit ilan ediliyor. Sence bu işte bir garabet yok mu? Geçen Urfa’lı bir ananın oğlu askerde şehit(!) olmuş diğer oğlu dağdaymış. Hem askerde ölene hem dağda olana Kürtçe ağıt yakıyordu. Ne dersin asıl şehit edilen, zulme şahit kılınan bu ananın yüreği değilmi?

—Şimdi sen askerle, teröristi aynı kefede mi tartıyorsun?

—Teraziyi elinde tutana sorsak daha iyi olmaz mı? Şehitlik makamının ölçüsünü koyan, madalyasını takacak olan Allah’ın terazisinde tartsak diyorum.

—Sanki buralara getirilen Kürtler mağdur edilmişler gibi anlatıp durma. En verimli tarlalar onların. Nerdeyse içlerinde fakiri yok. İnkâr etme Kürtler burada türklerden daha iyi yaşam şartlarına sahipler.

—Haklısın. Varsıllık anlamında belki mağdur edilmemişler. Hatta türklerden daha zenginler. Ancak kendi istemleri dışında köklerinden sökülüp, dalları budakları olan akrabalık bağları budanıp, yok edilmiş her biri bir yere sürgün edilmiş. Mazlum edildikleri bir gerçek.

—Uzun lafın kısası ben bunu bilir bunu söylerim.”Kürt’ten evliya, Koyma avluya”

—Ne kadar zamandır A.K. Hocanın tefsirine katılıyorsun?

—İşine gelmeyince hemen lafı değiştirirsin. Konuştuklarımızla gittiğim tefsirin ne alakası var?

—Aslında mevzuyu değiştirmedim. Tam tersine mevzumuzla örtüştüğüne dikkat çekmek istedim. Rum ve Hucurat Sûrelerini kim bilir kaç kez işlediniz. Sorsam Allah bilir yalayıp-yutmuşsundur Ancak boğazınızdan aşağıya inmedi diyor ya Rabbim. Aynen öyle.”Biz ırklarınızı, renklerini, dillerinizi kaynaşıp, aranızda muhabbeti, tanışıklığı kolaylaştırsın diye ayetlerimizden kıldık” diyor Rabbil Âlemin. Okuyup-üflediğimiz ayetler bir türlü işaret levhalarımız, doğru yola koyulmamıza rehber olamıyor. Çünkü “üflememizle” birlikte havaya karışıyor, heva hevesimizle gene baş başa kalıyoruz.

—Duyan görende beni Kürt düşmanı sanacak. Arife Halam’ın yerini kim tutabilir?

—Haklısın.”Benim Kürdüm” iyidir mantığı. Öyle ya babamla kardeş olmadığından damarındaki kanda türk kanı değildi. Kim bilir beklide bizim aklımızın ermediği bir zaman diliminde kürt kanı boşaltılarak türk kanı zerk edilmiştir.

—Amannn sende biliyorsun gerçekleri söylediğimi. Seninle tartışmak istemiyorum.

-------

Mis gibi hala kokan Arife halam. Seni nasılda özledim. Tatilleri iple çekerdik sana gelebilmek için. Bir keresinde anlattığın masalda kedi mışk’ın üzerine atlamış demiştin de sorduğumda Fare demiştin. O günden sonra benim dilimde yer etmişti o sözcük. Babamla asker arkadaşı ve köyleri de birbirine yakın olan eşi Yusuf Amca’ yıda çok severdik. Gidip gelmelerimizde babamla birbirlerine sarılırlardı kardeşim nasılsın, bacım nasılsın diye. Ailede hiç kimsede yadırgamazdı. Bu gün düşündüğümde İslami açıdan onaylamasam da, insani açıdan baktığımda helede o günlerdeki idrakimle babamın kız kardeşi gibi olduğundan çok normal gelirdi. Aklımız erinceye kadar biz gerçekten halamız zannederdik O’nu.

Oğulları Ali Osman köylerinde ortaokul ve lise olmadığından bizim yanımızda okumuştu. Evin çocuğuydu sanki. Ne zaman aklıma gelse gülümseten bir anım. Kız öğrencilere kanaviçe, dantel, dikiş, örgü yaptırılan el işi dersimizde pano olarak kanaviçe işlememi istemişti öğretmenimiz. Verilen On beş günlük sürede gezip oynamaktan ertesi günü teslim edilecek ödevimi bitirememiştim. Gece oldu ağlıyorum yarın ben ne derim, zayıf alacağım diye. Annem “o nu zamanında düşünseydin. Al ki aklın başına gelsin, bir daha son saate bırakma “ dedi Hem ağlıyorum hem panoyu işlemeye çalışıyorum. Oldubitti zaten dikişe nakışa çok merakım ve el yatkınlığım yoktur. O sıra Ali Osman içeriye girdi. Neden ağladığımı sordu. Durumun vahametini anlattım iki gözüm iki çeşme. Ben sana yardım ederim dedi. Şaşırdım. Nasıl yani sen kanaviçe biliyor musun dedim? Göster belki yapabilirim dedi. Oturdu yanıma tarif ettim. Başladı işlemeye. Ama benimkinden çok daha güzel. Dilini dışına çıkardığının farkına varmaksızın garibim hırışarak o gece panoyu bitirdi. Ertesi günü okula götürdüm ve sonuç mükemmel. Tam not almıştım. Şimdi bir araya gelince oturur güleriz.

“Kürtten evliya,Koyma avluya”ymış!. Hadi ordan. Avluya değil iç içe birbirimizin evlerinde büyüdük. Bu bir tane örnek. Daha nicelerini yıllarca bazen kan bağımız olanlardan daha yakın bildik. Bakmayın son günlerde özellikle kaşınmaya çalışılan, kanatılmaya çalışılan yaralara tuz dökenlere. Bunlardan bazıları çok yakınlarımız olsada.

Bu sözlerimle yasaklanan dilleri, yok sayılan kimlikleri, ezilmeye çalışılan, aşağılanan kişilikleriyle yıllarca devlet politikası olarak uygulanan zulmü görmemezlikten gelip, yok saydığım sanılmasın. Tam tersine aklıselim tüm türk kürt Allah’ın Kullarının adaleti, vicdanı ön plana çıkarıp muhabbetle birbirine bakabilmeyi öğrenmelerini, uygulamalarını diliyorum, öneriyorum.

Kürt bir kardeşim demişti ki biz önce siz türkler gibi ulus olmayı başaralım sonra Allah’ın kulu olmayı başarırız.

Allah’ın Kulu olma şerefine tüm müminler olarak neden talip olmayız ki? Birbirimizi “Öteki” görmeden. Görenlerle de yürek yüreğe verip mücadele ederek. Saçılıp dağılmadan. Biliyoruz ki parça parça olduğumuzda yüreklerimizin burunları birbirimizin mümin kokusunu almayacak hissetmeyecektir.Bizi ileriye itecek rüzgarımız kesilecektir.

Rabbim muhabbetinde birleştir zenginliğimiz olan farklılıklarımızı.

Muhabbet ola…

(duaekseni)
Logged
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 13 Mayıs 2008, 01:05:47 ÖÖ 01 »

teşekkürler maxpayna güsel paylaşım

Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #2 : 13 Mayıs 2008, 01:40:04 ÖÖ 01 »

Irkcılıga hayır ...
Yozlaşmayada hayır ..
Toplumların kimliklerinin asimile edilmesinede hayır ...
Dillerin , Tarihlerin, örflerin , canların , namusların , malların ve hepsinden önemlisi dinlerin zorbalıkla heba edilmesine zapt edilmesine dejenere edilmesine kulliyen hayır ...
Fakatt dağdakilerin çakallıklarının sevimli gösterilmesine de hayır ...
Sapla samanı karıştırmadan daha guzel paylaşımlara ..
Selamlar ..
Logged

Not font kurbaa
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 13 Mayıs 2008, 02:48:00 ÖÖ 02 »

ozanca, dağa çıkanların hepsi kürt mü?
Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #4 : 13 Mayıs 2008, 02:54:14 ÖÖ 02 »

İsterlerse Kurtun boz tarafından olsunlar ...
Derdim daga cıkanın kanının ne renk oldugu degil ..
Dağa çıkmak kansızlıgıyla benim derdim ..
Selamlar ..
Logged

Not font kurbaa
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 13 Mayıs 2008, 03:02:20 ÖÖ 03 »

bu müslümanların sorunu dinini kulaktan dolma bilgilerlen öğrenmesi.. VE türklerinde sorunu ki sorsan türk olduğuda mechuldür.. neyse kardeş oyuna artık gelmiyelim...bu memleketi hiçbir zaman ... yönetmedi..!

Kürt ve PKK
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #6 : 13 Mayıs 2008, 03:05:40 ÖÖ 03 »

Alıntı
ozanca
..........
Fakatt dağdakilerin çakallıklarının sevimli gösterilmesine de hayır ...
Sapla samanı karıştırmadan daha guzel paylaşımlara ..
Selamlar ..

muhterem sana 30 kez dağdakini sevimli göstermiyoruz diye açıklamada bulunduk... Smiley
hala sap saman diyorsun.

sen de onların çektiğini çek o zaman görürüm dağdamısın ovadamısın..........
Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #7 : 13 Mayıs 2008, 03:17:26 ÖÖ 03 »

Onların çektiklerini sadece onlar çekmedi ...
En az onlar kadar çekenlerde var bu ülkede ...
Zaten çekilenlerin telafine onarılmasına unutulmasına bir şekilde normale dönmesine fırsat vermeyenlerle sorun yaşıyoruz ...
Bu tek taraflı degil elbette ...
Fakat kimse şunu belleklere kazımasın ...
Kalleşce pusuyla hiç bir şey hallolmaz ..
Bu can benim canımda olsa bu yol degildir ...
Cevabında bile yeteri kadar sevimlileştirmek var ...
O çileyi ben çeksem dağa çıkmazdım emin ol ..
Selamlar ...
Logged

Not font kurbaa
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 13 Mayıs 2008, 03:22:57 ÖÖ 03 »

sen ne çekti ki...

köydeki adamın kapısına dayanıp "bugün benim koynuma girecek senin karın dediler"  sayın ozanca..!

bacılarının ırzına geçtiler...aç bıraktılar ...silahlarını elinden aldılar...savunmasız kaldılar kardeşim. hiçbirşey bilmiyorsan sus lütfen...



Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #9 : 13 Mayıs 2008, 03:26:18 ÖÖ 03 »

Peki tamam bunlar oldu ...
Şu an bunun hesabını soranlar ! farklı bir şeymi yapıyor ?
Yoksa birilerine köpeklikmi yapıyor ?
Logged

Not font kurbaa
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : 13 Mayıs 2008, 03:27:27 ÖÖ 03 »

sen benim verdiğim linki okudun mu?
Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #11 : 13 Mayıs 2008, 03:31:15 ÖÖ 03 »

Okudum ...
Logged

Not font kurbaa
heska
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 351



« Yanıtla #12 : 13 Mayıs 2008, 04:00:36 ÖÖ 04 »

peki murat...şu kapıları çalıp kadınları isteyenlerin türk askeri gibi görünen ajanlar olduğu konusundaki haberlere ne diyorsun...malum o bölgede türk kadar israil ve abd ajanları da mevcut....ayrıca dağa çıkanların önemli bir kısmının müslüman olmadığını yezidi olduğunu da biliyorsundur sanırım...bir bilgi: yezidiler müslümanlardan kesinlikle kız alışverişini yasaklarlar ve yahudilerle akraba olduklarını söylerler...
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #13 : 13 Mayıs 2008, 04:02:54 ÖÖ 04 »

muhterem ozanca

ortada kürt sorunu var ise bu sorunun kaynagı ve sebebini iyi tahlil etmek lazım.

bataklığı kurutamazsak sinekleri sonlandırmayız mı derlerdi.

sinege sövecegimize bataklıgı kim koruyor ve sebep oluyor onu görelim.

terör bize uzaktır. bırak desteklemeyi masum göstermeyi, göz bile yumamayız.

ama bu iş hem devlet tarafı ile hem örgüt tarafı ile organize bir iştir.

olan masum türk kürt halklara oluyor.

devlet kürtlere zulüm yapıyor  örgüt bunu propaganda aracı olarak kullanıyor ve elini güçlendiriyor.
örgüt  türklere zulüm yapıyor devlet propaganda aracı olarak kullanıyor ve elini güçlendiriyor.

yani iki zalim var. ve halkın kanının üzerinden siyaset yapıyorlar. aslında iki zalimi de kullanan esas zalim bu işin sebebi....

devlet güdümünde yapılan propaganda medya bilgilendirmeleri nedeni ile gerçekleri öğrenemiyoruz.

sonuç itibari ile;
biz müminler olarak zaten örgüt tarafında ASLA yer almayız. kürtleri savunmamız örgüt savunması ASLA degildir.
ama sorun şu ki farkında olmadan devlet tarafında yer alıyoruz. o tarafta da olmamamız gerekiyor.

biz islamdan tarafız ve  mümin kardeşliğini tesis etmek istiyoruz. gayri resmi zulme karşı olduğumuz kadar resmii zulme de hayır diyebilmeliyiz......
Logged
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : 13 Mayıs 2008, 04:11:35 ÖÖ 04 »

ozanca, dağa çıkanların hepsi kürt mü?

ben biliyorum. bilmeyenleri bilgilendireyim dedim...

heska, kuzenim birkaç ay önce hakkari'den geldi.
o'nun askerlik görevini yaptığı yerdeki komutan (binbaşı) PKK ile işbirliği yaptığı için açığa alındı. daha yeni bir olay yani..
ve onun getirmiş olduğu resimlerde bir bayanın boynunda hac vardı!
nasıl ki filistine burdan müslümanlar gidiyorsa savaşmaya, dünyanın diğer ülkelerinden de buraya savaşmaya gelenler var..
şunu söyliyebilirim ama. bir köyü türk askeri yok etti çoluk çocuk demeden... ama çoğu kimse bunu bilmez
Logged
Sayfa: [1] 2 3 4   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.221 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu