Beyninize Bir Köpekbalığı Atın...

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GENEL (Bilgi Platformu) > Gönül Muhabbet ister... (Moderatör: Yonetim) > Beyninize Bir Köpekbalığı Atın...
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GENEL (Bilgi Platformu) > Gönül Muhabbet ister... (Moderatör: Yonetim) > Beyninize Bir Köpekbalığı Atın...
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Beyninize Bir Köpekbalığı Atın...  (Okunma Sayısı 1673 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
vervo
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 921



« : 18 Mart 2008, 07:37:05 ÖS 19 »


Japonlar taze balığı hep çok sevmişlerdir.



Fakat Japonya sahillerinde bol balık bulmak mümkün olmamaktadır.



Balıkçılar, Japon nüfusu doyurabilmek için daha büyük tekneler  yaptırıp daha uzaklara açılabilmişlerdir.




Balık için uzaklara gidildikçe, geri dönmesi de daha çok vakit alır olmuştur.
Dönüş bir-iki günden daha uzarsa, tutulan balıkların da tazeliği kaybolmaktadır.





Japonlar tazeliği kaybolmuş balığın lezzetini sevmemişlerdir.



Bu problemi çözebilmek için balıkçılar  teknelerine soğuk hava depoları kurdurmuşlardır.
Böylece istedikleri kadar uzağa gidip, tuttuklarını da soğuk hava deposunda dondurulmuş olarak saklayabileceklerdi.




Ancak Japon halkı taze ile donmuş balık lezzet farkını hissedebiliyordu.
Ve donmuş olanlara fazla para ödemek istemiyorlardı.


Balıkçılar bu defa teknelerine balık akvaryumları yaptırdılar.





Balıklar içeride biraz fazla sıkışacaklardı, hatta, birbirlerine çarpa çarpa birazda aptallaşacaklardı, ama yine de canlı kalabileceklerdi.

Japon halkı canlı olmasına rağmen bu balıkların da lezzet farkını anlayabiliyorlardı.





Hareketsiz, uyuşmuş vaziyette günlerce yol gelen balığın, canlı, diri hareketli taze balığa göre lezzeti yine de etkilenmişti.



Balıkçılar nasıl olacakta  Japonya'ya taze lezzetli balığı getirebileceklerdi?



Siz olsaydınız ne yapardınız ?

Hedeflerinize ulaşır ulaşmaz, mesela mükemmel bir eş buldunuz veya çok başarılı bir firmaya girdiniz, borçları ödediniz v.s.
Heyecanınız kaybolmaya başlamaz mı? Aşırı çalışmanız gerekmiyorsa rahatlamaz mısınız?
Lotoda büyük ikramiyeyi kazananlar parayı savurmaya başlamaz mı?





Japonların taze balık probleminde olduğu gibi çözüm aslında basittir.
1950’lerde L.Ron Hubbart’ın gözlemlediği üzere: İnsanoğlu ancak hırs iddiası içinde bulunursa anormal çabalar sarfeder.
Ne kadar akıllı, uzman, inatçı iseniz iyi bir problemle uğraşmaktan o kadar zevk alırsınız.




Problem sizi ne kadar zorluyorsa ve siz onu adım adım
çözebiliyorsanız bundan da o derece mutluluk duyarsınız, heyecan duyarsınız ve enerji dolu, canlı, ayakta kalırsınız.


Japonlarda balıkları yine teknelerindeki akvaryumlarda tuttular,
ancak içine küçük bir de  köpekbalığı attılar.






Bir miktar balık köpekbalığı tarafından yutulmuştu, ama geride kalanlar son derece hareketli ve taze kalabilmişlerdi.

Buradan da görüleceği üzere problemlerden, uzaklaşmaktansa içine atlamak, boğuşmak ve onları yenmek gerekir.
Problemimiz çok ve çeşitli olabilir.




Ümitsiz olmayın.

Onları tanıyın, organize edin, kararlı olun, daha çok bilgi ve yardım desteği ile onlarla savaşın.

Beyninize bir  köpekbalığı atın ve nelere ulaşabileceğinizi o zaman görün...






alıntı_

Logged

Cafcaf İstanbul Temsilcisi
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.155 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu