Kafir - iman - hak

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > Kafir - iman - hak
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > Kafir - iman - hak
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Kafir - iman - hak  (Okunma Sayısı 2542 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ozkanates
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 92


« : 24 Mart 2015, 05:53:16 ÖS 17 »


Kafir:


"Güzel düşünüp güzel davranarak yüzünü Allah'a teslim eden, en sağlam kulpa yapışmıştır." Lukman 22
Güzel düşünüp güzel davranmak = Allah'a teslim olmak = iman.

"İnkâr edenin küfrü1 seni tasalandırmasın!" Lukman 23
1- Kafir = gerçeği örten… küfür = gerçeği örtme... inkar edenin örttüğü gerçek =…

"Eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorarsan yemin olsun, "Allah" derler2. De ki: "Hamt Allah'adır!3" Ama onların çokları bilmiyorlar4." Lukman 25
2- Allah’ın kendisi değil çünkü o Allah’a inanıyor. O bir inanan olduğu halde…
    Güzel düşünüp güzel davranmaya = Allah’a teslim olmaya mani hırs, güç, kin vb. negativitelerin de,
    Kendisine yön vermesine izin vererek = onları Allah'ın altında ikincil rehberler = rabler edinerek,
    Allah’ın tek rehber/rab olduğu gerçeğini örter.
3- Gerçeği örtene verilen cevap “hamt Allah’a” = hamt sadece Allah'a = sadece Allah'a teslim olun =,
    Güzel düşünüp güzel davranmaya mani olan duygu ve düşünceleri de rehber/rabler edinmeyin.
4- Gerçeği örttüğünü/inkarını bilmeyen inananı…

"Allah'ın vaadi haktır; iğrelti hayat5 sizi sakın aldatmasın. O yaman aldatıcı, sakın sizi Allah ile aldatmasın!6" Lukman 33
5- Dünya hayatının hırs, güç, kin vb. negativiteleri = ikincil rehber/rableri,
6- Allah ile aldatırlar = o rehber/rabliklerini Allah inancının altına gizlerler.


İman:

“Küfre sapanlar1 dediler: “Rabbimiz2, bizi saptıran cin ve insanları bize göster,  onları ayaklarımızın altına alalım3 da en aşağılardan olsunlar4." Şu bir gerçek ki, "Rabbimiz Allah'tır!"5 deyip sonra istikamet üzere olanlara melekler iner: "Korkmayın, üzülmeyin! Size vaat edilen cennetle sevinin6."” Fussilet 29-30
1- Gerçeği örtenler =, 2- Allah’a inanan ama, 3- güzel davranmayan, 4- güzel düşünmeyenler.
5- Gerçeği örtmeyenler = “Rabbimiz Allah’tır” = “Rabbimiz sadece Allah’tır” diyenler =,
    Güzel düşünüp güzel davranmaya mani negativiteleri rehber/rab edinmeyenler =,
6- Güzel düşünüp güzel davranarak cennet istikameti üzerine olanlar.

“Allah'a çağıran, hayra ve barışa yönelik iş yapan2 ve "Ben müslümanlardanım/Allah'a teslim olanlardanım1" diyenden daha güzel sözlü3 kim vardır? Güzellikle3 çirkinlik/iyilikle3 kötülük bir olmaz! Kötülüğü, en güzel tavırla3 sav!” Fussilet 33-34
1- Allah’a teslim olmak = iman =, 2- hayra ve barışa yönelik iş yapmak =, 3- güzel düşünüp güzel davranmak.


Örnekler:

“Güzellikle çirkinlik/iyilikle kötülük bir olmaz! Kötülüğü, en güzel tavırla sav!1… Böyle bir tavra, sabredenlerden2 başkası ulaştırılmaz. Böyle bir tavra, büyük nasip sahibinden başkası ulaştırılmaz3.” Fussilet 34

“Ey resuller!3 Güzel ve temiz şeylerden yiyin ve barışa, hayra yönelik iş yapın!1” Muminun 51

“Sabredip2 bağışlayan1 bilsin ki bu, işlerin en zorlularındandır4.” Şura 43

“İnsan, gerçekten tam bir hüsran içindedir!5 İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar1, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı2 önerenler müstesnadır.” Asr 2-3

“İnsana bizden bir rahmet tattırıp sonra onu ondan çekip alsak, insan elbette çok ümitsiz, çok nankör bir hale düşer6. Ve eğer ona, kendisine gelip çatan bir zorluk ve kederden sonra bolluk ve nimet tattırırsak, hiç kuşkusuz şöyle diyecektir: "Tüm sıkıntı ve kötülükler benden uzaklaşmıştır." Bu durumda o, bir sevinç şımarığı, bir kendini beğenmiş olur6. Sabredip2 hayra ve barışa yönelik amel1 sergileyenler böyle yapmazlar. Bunlar kendileri için bir yarlıgama ve büyük bir ödül öngörülen kişilerdir7.” Hud 9-11

“İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlara1; bundan böyle korunup iman ederek iyi işler yaptıkları1, sonra takvaya sarılıp imanda kemale erdikleri, sonra bir mertebe daha korunup güzellikler sergiledikleri1 takdirde, daha önce tatmış olduklarından ötürü hiçbir günah yoktur6. Allah, güzel düşünüp güzel davrananları1 sever.” Maide 93

1- Güzel düşünüp güzel davranmak = hayra ve barışa yönelik iş yapmak,
2- Sabrederek, 3- tekamülde ileriye ulaşanların tavrı, resullerin tavrı.
4- Bu tavır işlerin en zorlularından, 5- ama tersi de hüsran getirir,
6- Çünkü negativiteden, 7- pozitiviteye tekamül bu tavırla olur.
Logged
ozkanates
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 92


« Yanıtla #1 : 20 Mayıs 2015, 10:43:13 ÖÖ 10 »

Yukarıdaki yazımdan devam:


İmtihan:

Geleneksel görüşe göre imtihan, insanın dünyada işlediği günah ve sevap miktarı. Mahşer günü günah ve sevap toplanır, artıda olanlar imtihanı geçip cennete gider. Ekside kalanlar imtihanı geçemeyip cehenneme gider. Oysa…

“Her yıl bir veya iki kez imtihan edildiklerini görmüyorlar mı?” Tevbe 126
İmtihan, kişinin topladığı puan değil… kişiye düzenli aralıklarla uygulanan bir işlem.

“Her yıl bir veya iki kez imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Yine de tövbe etmiyor, öğüt/ibret almıyorlar.” Tevbe 126
“Onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik; umulur ki dönsünler.” Araf 168
Amaç, kişiye öğüt/ibret vermek. İçinde olduğu hali kavrayan kişi, o halden vazgeçer, yeni bir hal edinir.
Amaç, tutum ve davranışlarını daha iyiye değiştirmesi için kişiyi eğitmek, ona rehberlik = rablik etmek.

“Onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik; umulur ki dönsünler.” Araf 168
“Sizi şer ve hayırla deneyerek imtihan ediyoruz.” Enbiya 35
İmtihan... olumlu ve olumsuz olaylarla…

“Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir imtihandır ve büyük ödül Allah'ın katındadır.” Enfal 28
“Yeryüzündeki şeyleri ona süs yaptık ki, insanları hangisinin daha güzel amel yaptığıyla imtihan edelim.” Kehf 7
Kişiye nimetler verme ve...

“İşte orada müminler imtihan edilmiş, şiddetli bir sarsıntıyla sarsılmışlardı.” Ahzab 11
“Mutlaka ki sizi korku, açlık ve mallardan, nefslerden, ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz.” Bakara 155
Verilmiş nimetleri eksiltme olarak iki çeşit.

“İnsan böyledir; Rabbi kendisini deneyip de ona cömert davranır, nimet yağdırırsa: “Rabbim bana ikramda bulundu!” der1. Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: “Rabbim bana ihanet etti!” der2.” Fecr 16-17

“İnsanlardan bazısı da Allah'a kıyıdan kıyıya ibadet eder. Kendisine bir hayır isabet ettiğinde, onunla tatmin bulup yatışır1; kendisine bir fitne, bir deneme gelip çattığında yüzüstü geri dönüverir2. Dünyada da kayba uğramıştır böylesi, âhirette de. Apaçık hüsranın ta kendisi işte budur3.” Hac 11

“İnsana bizden bir rahmet tattırıp sonra onu ondan çekip alsak, insan elbette çok ümitsiz, çok nankör bir hale düşer2. Ve eğer ona, kendisine gelip çatan bir zorluk ve kederden sonra bolluk ve nimet tattırırsak, hiç kuşkusuz şöyle diyecektir: "Tüm sıkıntı ve kötülükler benden uzaklaşmıştır." Bu durumda o, bir sevinç şımarığı, bir kendini beğenmiş olur1. Sabredip hayra ve barışa yönelik amel sergileyenler böyle yapmazlar. Bunlar kendileri için bir yarlıgama ve büyük bir ödül öngörülen kişilerdir4.” Hud 9-11

1- Nimet arttığında sevinçte, 2- eksildiğinde üzüntüde, 3- aşırıya giden o sınavdan kalır,
4- Her iki durumda sabrederek hayır ve barış üzerine kalanlar o sınavdan geçer.

İmtihanlar deneyimleyerek öğrenmemiz = tekamül için tasarımlı. Kişi imtihanını verdiğinde, o tekamül kademesini tamamlar ve sonrakine başlar. Vermediğinde, verene kadar o imtihana girer.


Örnekler:

“Onlardan bazı çiftlere, kendilerini imtihan etmek için iğreti hayatın süsü1 olarak verdiğimiz nimetlere gözlerini dikme! Rabbinin rızkı2 hem daha hayırlı hem daha süreklidir.” Taha 131

“Yemin olsun ki, mallarınızda da canlarınızda3 da imtihan edileceksiniz. Ve yemin olsun ki, sizden önce kendilerine kitap verilenlerden de şirke batanlardan da incitici çok şey3 dinleyeceksiniz. Sabreder4, sakınıp korunursanız5 işte bu, iş ve oluşların en zorlularındandır.” Ali İmran 186

“Yemin olsun, içinizden gayret gösterip didinenlerle5 sabredenleri4 bilinceye kadar, sizi belalarla3 imtihan edeceğiz. Haberlerinizi de eleyip tarayacağız.” Muhammed 31

“Hanginizin daha güzel iş yapacağını5 belirlemek için sizi imtihana çekmek üzere ölümü ve hayatı yaratan O'dur. Azîz'dir O, Gafûr'dur.” Mülk 2

“Sizden her biri için bir yol/şerîat ve bir yöntem belirledik. Allah dileseydi sizi elbette bir tek ümmet yapardı. Ama size vermiş olduklarıyla3 sizi imtihana çeksin diye öyle yapmamıştır. O halde hayırlarda yarışın5.” Maide 48

“Herkesin bir yönü vardır, ona döner. O halde hayırlarda yarışın5.” Bakara 148

1- Maddi değil, 2- manevi nimetlere odaklanıp, 3- artma ve eksilmelere, 4- sabrederek,
5- Güzel düşünüp güzel davrananlar, hayırda yarışanlar... o anki imtihanını geçenler.
Logged
ozkanates
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 92


« Yanıtla #2 : 25 Ağustos 2015, 04:40:47 ÖS 16 »

Yukarıdaki yazımdan devam:


Kafir ve iman için örnek, Kehf 32-44:

32-34. Onlara örnek olarak şu iki adamı ver: Bunlardan birine, üzümlerden oluşan iki bağlık vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, aralarına da ekinler serpiştirmiştik. İki bağ da yemişlerini vermiş o adamdan hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. İkisinin ortasından bir de nehir fışkırtmışız. Adamın başka bir geliri de vardı. Bu yüzden, arkadaşlarıyla konuştuğu bir sırada ona şöyle demişti: "Ben, malca senden zengin, insan unsuru bakımından da güçlü ve onurluyum."
Güzel düşünüp güzel davranmaya mani kibir, hırs, güç, kin vb. negativiteler ile…

35. Ve böylece, öz benliğine zulüm ede ede bağlığına girdi. Şöyle konuştu: "Bunun sonsuza değin yok olacağını sanmıyorum.”
Kendine zulüm etmekte olan…

36. “Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Ama eğer Rabbime döndürülüp götürülürsem, bundan daha iyisini bulacağımdan eminim".
İnananın…

37. Kendisiyle konuşan arkadaşı ona dedi ki: "Sen, seni topraktan, sonra meniden yaratıp sonra da bir adam olarak biçimlendiren kudrete nankörlük mü ettin
Örttüğü gerçek = küfür = …

38. Lâkin, o Allah benim Rabbimdir. Ve ben, Rabbime hiç kimseyi ortak koşmam."
Allah’ın tek rehber/rab olduğu.

39. "Bağına girdiğinde, 'Mâşallah, kuvvet yalnız Allah'tandır!' desen olmaz mıydı?”
Gerçeği örtene verilen cevap “kuvvet yalnız Allah’tandır” = yalnız Allah'a teslim olun =,
Güzel düşünüp güzel davranmaya mani olan duygu ve düşünceleri rehber/rab edinmeyin.

39. Gerçi sen beni, malca ve evlatça  senden basit  görüyorsun ama,
Dünya hayatının kibir, hırs, güç, kin vb. negativitelerinin kendine yön vermesine izin vermek =…

40-43. Olabilir ki, Rabbim bana senin bağından daha değerlisini verir; seninkinin üzerine de gökten bir âfet gönderir de bağlığın yalçın bir toprak kesilir.   Yahut suyu dibe çekilir de bir daha onu isteyemezsin bile”. Derken bütün ürününe el kondu. Bağ sahibi, çardakları üzerine çökmüş bulunan bağ için harcadıklarına vahlanarak avuçlarını ovuşturuyor ve şöyle diyordu: "Ne olurdu, Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım!" Allah dışında kendisine yardım edecek bir topluluğu da çıkmadı. Kendi kendini de kurtaramadı.
Onları Allah'ın altında ikincil rehber/rabler edinmek = küfür.

44. İşte böyle bir durumda, dostluk ve koruma, hak olan Allah'tandır. O, karşılık verme bakımından da hayırlıdır2, iş sonuçlandırma bakımından da hayırlıdır3.
1- Allah’a teslim olmak = iman =, 2- güzel düşünüp güzel davranmak =, 3- hayra ve barışa yönelik iş yapmak.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.214 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu