Kur'an'daki Yasaklar

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > Kur'an'daki Yasaklar
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > Kur'an'daki Yasaklar
Sayfa: [1] 2 3 ... 16   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Kur'an'daki Yasaklar  (Okunma Sayısı 169966 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« : 27 Şubat 2013, 05:03:45 ÖS 17 »

KUR’AN’DAKİ YASAKLAR

1-Fesad çıkarmayın (2/11)

2-Allah’tan başkasına kulluk etmeyin (2/83) (11/26)

3-Birbirinizin kanını dökmeyin ( 2/84)

4-Birbirinizi yurdunuzdan sürmeyin (2/84)

5-Sadakalarınızı başa kalkmayın (2/264)

6-Kafirleri dost edinmeyin (3/28) (4/144)

7-Sizden olmayanı sırdaş edinmeyin (3/118)

8-Faizi kat kat yemeyin (3/130)

9-Kafirler gibi olmayın (3/156)

10-Kadınlara zorla mirasçı olmayın (4/19)

11-Malları haksızlıkla yemeyin (2/188) (4/29) (5/77)

12-Sarhoşken namaza yaklaşmayın (4/43)

13-Dininizde aşırı gitmeyin (4/171)

14-Allah’ın şiarlarına hürmetsizlık etmeyin (5/2)

15-Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin(5/51)

16-Dininizi alay konusu edinenleri dost edinmeyin(5/57)

17-Allah’ın helal kıldığı şeyleri haram kılmayın (5/87)

18-İhramlı iken avı öldürmeyin (5/95)

19-Açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın (5/101)

20-Fitneden sakının (8/25)


-------------------devam edecek--------------
Logged

mollakasım
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 27 Şubat 2013, 05:21:37 ÖS 17 »

Fecr kardeş,
lütfen yazdıklarını sorumluluk bilinçi ile bir kez daha okuyun ve,
yönetiçilik yaptığınız forumda yazdıklarınız her gün hoyratca ihlal edilirken,
bunlar hakkında yazdıklarınızla gerçeklik karşısındaki tutarsızlığı nasıl izah edersiniz merak ediyorum.

1-Fesad çıkarmayın (2/11)

13-Dininizde aşırı gitmeyin (4/171)

14-Allah’ın şiarlarına hürmetsizlık etmeyin (5/2)

17-Allah’ın helal kıldığı şeyleri haram kılmayın (5/87)

20-Fitneden sakının (8/25)

Şayet zorlansa diğer başlıklar yorumla eklenir ama ben açıkça en ufak yoruma başvurmadan ,
kendi yazdığınız ve eklediğim başlıklarda , sessiz kalmanız ,müdahale etmediğiniz dolayısıyla bu Kur'ani emirleri dolaylı olarak İslami Düşünce forumu yönetiçileri olarak açıkça ihlal ediyorsunuz ve tüm sorumluluk sizin üzerinizdedir.

Bu konuda , hem gerçeği yazıp hemde tanık olduğunuz bu yanlışlara sessizliğinizi nasıl açıklama getireçeksiniz merak ediyorum.






 
Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #2 : 27 Şubat 2013, 05:54:44 ÖS 17 »

Mollakasım kardeşim

Forumların işleyişi hakkında bilgi sahibi olmanız gerektiğini düşünüyorum. Forumda her görüş, her fikir konuşulup tartışılabilir.Tartışılması da normaldir. Gerek yöneticiler gerekse üyeler illa yazılan yazıya cevap verecek diye bir şey yoktur. Forumda katılmadığım bir çok yazıya bazen cevap vermeyiz  ya da önceden cevap verdiğimiz için tekrar ısıtılıp konuların ortaya konmasını istemeyebiliriz. Gerek yöneticiler gerekse üyeler arasında fikir birlikteliği olacak diye bir durum da yoktur. Forum, kişisel bir blog ya da site değildir. Küfür,hakaret ya da müstehcen olmadığı sürece yöneticiler müdahale etmezler/ etmeleri de formun işleyişine uygun düşmez.
Bizleri fesat çıkarmak, dinde aşırı gitmek, Allahın şiarlarına hürmetsizlik etmek, helalleri haram kılmak ve fitnecilikle itham etmeniz bizleri maalesef hiç tanımadığınızı ya da yanlış tanıdığınızı gösteriyor maalesef.

Tutarlı olmak, forumda despot olmak mıdır?
Tutarlı olmak, fikirlere aşırı tepki koymak mıdır?
Tutarlı olmak, beğenmediğin yazıları silmek midir?
Tutarlı olmak, istemediğin üyeleri banlamak mıdır?
Tutarlı olmak, başkalarının düşüncelerine tahammül etmemek midir?
Tutarlı olmak, kendi düşüncemizi başkalarına kabule zorlamak mı?
Tutarlı olmak,her yazıya müdahil olmayı mı gerektirir?
Tutarlı olmak, zanna göre hareket etmek midir?
Tutarlı olmak, insanların başında jandarmalık mı yapmaktır

İslami düşünce forumun yöneticileri aynı üyelerin olduğu gibi farklı fikri altyapıları ve görüşleri olabilir / olmalıdır da. İslam tarihinin gerçekliğini bu forumda da müşahade etmek de değil miyiz? Sanki İslam dünyasındaki franksiyonların çeşnisini forumlarda bulmak mümkündür. İslam Düşüncesi derken kim iddia edebilir ki tek bir düşünce etrafında oluşmuştur. İslami düşüncenin tarihsel seyri içerisinde İbni Teymiye'nin de , İbni Rüşd'ün de, İmamı Gazali'nin, İmamı Ebu Hanife'nin de, İmamı Şafii'nde , Buhari'nin de, Müslim'in de, Seyyid Kutup'un da, Mevdudi'nin de ,İmam Humeyni'nin de, Ali Şeriati'den tutun da Mustafa İslamoğlu'nun da, daha adını saymadığım bir çok farklı fikirde olan kendini İslama adamış alimlerin de yeri vardır.
Bunları kendi ortamı ve fikirleri ileri değerlendirerek İslami düşünceye kattıkları inkar edilemez.
Bizler uyarılara açığız ama biraz da insaf ile bağdaşması gerekir

Logged

FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #3 : 27 Şubat 2013, 06:03:30 ÖS 18 »

21-Allah’a ve Peygambere karşı hainlik yapmayın (8/27)

22-Babalarınızı, kardeşlerinizi küfrü imana tercih ediyorlarsa dost edinmeyin.(9/23)

23-Küfrünüze özür bulmaya çalışmayın (9/66) (66/07)

24-Allah’ı ve Peygamberi inkar edenler için bağışlanma dilemeyin (9/80)

25- Mescidi Dırar’da namaz kılmayın (9/108)

26- İki ilah edinmeyin (16/51)

27-Allah ile başka ilah edinmeyin (17/22)

28-Allah’a karşı yalan uydurmayın (20/61)

29-Şeytanın adımlarını takip etmeyin (2/168) (2/208) (24/21)

30-Başkalarının evlerine izin almadan ve selam vermeden girmeyin (24/27)

31-Peygamberin davetini, bazınızın daveti gibi zannetmeyin (24/63)

32-Cahillerle arkadaşlık etmeyin (28/55)

33-Allah’a şirk koşmayın  (4/36) (31/13)

34-Peygamberin evine vakitli vakitsiz çağrılmaksızın girmeyin (33/55)

35-Şeytana tapmayın (36/60)

36-Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin (39/53)

37-Allah’ın ve Peygamberin önüne geçmeyin ( 49/1)

38-Seslerinizi Peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin (49/02)

39-Birbirinizi alaya almayın (49/11)

40-Düşmanlarınızı dost edinmeyin (60/01)


-----------devam edecek----------
Logged

mollakasım
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 27 Şubat 2013, 07:13:07 ÖS 19 »

http://www.islamidusunce.net/forum/index.php/topic,11759.msg72388.html#msg72388
Mollakasım mesajı bu adrese taşınmıştır.

Kur'an'daki Yasaklar konusu yine bu sayfadan devam etmektedir.
Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #5 : 27 Şubat 2013, 08:21:00 ÖS 20 »

41-Allah’ın gazabına uğramış milleti dost edinmeyin (60/13)

42-Kur’an’ı inkar edenlerden olmayın (2/41)

43-Ayetleri az bir paha karşılığı satmayın (2/41) (5/44)

44-Hakkı batıla karıştırmayın ve Hakkı gizlemeyin (2/42)

45-Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın (2/60)

46-Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin (2/154) (3/169)

47-Aşırı gitmeyin (2/190)

48-Mescidi Haram’da savaşmayın (2/191)

49-Kendinizi kendi elinizle tehlikeye atmayın (2/195)

50-Hacda; kavga etmek, kadınlara yaklaşmak ve günaha işlemek yoktur (2/197)

51-Müşrik kadınlarla evlenmeyin (2/221)

52-Aybaşı halindeki kadınlara yaklaşmayın(2/222)

53-Boşadığınız kadınlardan  verdiğiniz mehirleri geri almayın (2/229)

54-Allah’ın ayetlerini alaya almayın (2/231)

55-Aranızda iyilik ve ihsanı unutmayın (2/237)

56-Adi ve kalitesi bozuk şeyleri vermeye (infak etmeye) kalkışmayın.(2/267)

57-Şahitler çağrıldıklarında çekinmesinler (2/282)

58-Borçlarınızı yazmaktan üşenmeyin (2/282)

59-Şahidliği gizlemeyin (2/283)

60-Allah’ı bırakıp birbirinizi rab edinmeyin (3/64)


------------devam edecek------------
Logged

FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #6 : 01 Mart 2013, 07:28:02 ÖS 19 »

61-Allah’ın ipinden ayrılmayın (3/103)

62-Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın (3/105)

63-Gevşemeyin ve üzülmeyin (3/139)

64-Allah’ın kitabını gizlemeyin (3/187)

65-Yetimin mallarını yemeyin (4/2) (6/152) (17/34)

66-Allah'ın sizi başına diktiği mallarınızı beyinsizlere vermeyin (4/5)

67-Babalarınızın evlendikleri kadınlarla evlenmeyin (4/22)

68-Allah'ın bazınıza diğerinden fazla verdiği şeyleri istemeyin (4/32)

69-Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin (4/89)

70-Mümine “sen mümin değilsin” diyerek tekfir etmeyin (4/94)

71-Düşmanınız olan topluluğu takip etmekte gevşeklik göstermeyin (4/104)

72-Hainlerin tarafını tutmayın (4/105)

73-Hainleri savunmayın (4/107)

74-Günah işlemekte ve aşırılıkta yardımlaşmayın (5/2)

75-Bir topluluğuna olan öfkeniz sizi adaletsiz yapmasın (5/8)

76-İnsanların hevalarına uymayın (5/48)

77-Kur’an’ın bir kısmından bile vazgeçmeyin (5/49)

78-Sapan,saptıran ve doğru yoldan ayrılanların heveslerine uymayın(5/77)

79-Allah’ın sınırları aşmayın (5/87)

80-Müşriklerden olmayın (6/14) (10/105)


----------devam edecek--------------
Logged

FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #7 : 02 Mart 2013, 03:57:26 ÖS 15 »

81-Sabah akşam, Rabblerinin rızasını isteyerek O'na yalvaranları kovmayın (6/52)

82-Müşriklerden korkmayın (6/80)

83-Müşriklerin putlarına sövmeyin(6/108)

84-Üzerine Allah'ın adının anılmadığı kesilmiş hayvanları yemeyin (6/121)

85-İsraf etmeyin (6/141) (7/31)

86-Ayetleri yalanlayanların ve Ahirete inanmayanların hevesine uymayın (6/150)

87-Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin (6/151) (17/31)

88-Gizli ve açık kötülüklere yaklaşmayın (6/151)

89-Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın (6/151) (17/33) (25/68)

90-Sizi Allah yolundan ayrı düşürecek yollara uymayın (6/153)

91-Allah’tan başka dostlar edinerek onlara uymayın (7/3)

92-İnsanların eşyalarını eksik vermeyin (7/85) (11/85)

93-Bozguncuların yoluna gitmeyin (7/142)

94-Gafillerden olmayın (7/25)

95-Peygamberden yüz çevirmeyin (8/20)

96-İşitmedikleri halde işittik diyenler gibi olmayın (8/21)

97-Birbirinizle çekişmeyin (8/46)

98-Yurtlarından böbürlenerek, insanlara gösteriş yaparak çıkan ve Allah yolundan men
edenler gibi olmayın (8/47)

99-Münafıkların cenaze namazını kılmayın (9/84)

100-Kafirlerin sözlerine üzülmeyin (10/65) (36/76)



-----------------------devam edecek-------------------
Logged

FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #8 : 02 Mart 2013, 05:23:34 ÖS 17 »

101-Bilmeyenlerin yoluna uymayın (10/89)

102-Allah’ı bırakıp da size fayda veya zarar vermeyecek şeylere tapmayın (10/106)

103-Mücrimlerden (suçlulardan) yüz çevirin (11/52)

104-Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın (11/84)

105-Zulmedenlere meyletmeyin (11/113)

106-Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin (12/87)

107-Kafirler içinde bazı kimselere verilen kat kat servete gözünü dikmeyin (15/88)

108-Allah'ı kendinize kefil kılarak sağlama bağladığınız yeminleri bozmayın (16/91)

109-Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin (16/94)

110-Allah'ın ahdini hiçbir değere değişmeyin (16/95)

111-Kafirlerin kurduğu tuzaklara endişe etmeyin (16/127)

112-Gereksiz yere de saçıp savurganlık yapmayın (17/26)

113-Cimrilik yapmayın (17/29)

114-Zinaya yaklaşmayın (17/32)

115-Bilmediğiniz şeylerin ardına düşmeyin (17/36)

116-Yeryüzünde böbürlenerek yürümeyin (17/37)

117-Namaz kılarken sesinizi yükseltmeyin de gizli de okumayın (17/110)

118-Ashabı Kehf’in sayıları hakkında tartışmayın (18/22)

119-Hiçbir şey hakkında da: «Ben bunu yarın muhakkak yaparım demeyin( 18/23)

120-Allah’ın zikrinden uzak yaşayanların ve aşırılık yapanların heveslerine uymayın (18/28)



-------------------devam edecek------------
Logged

FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #9 : 02 Mart 2013, 07:46:29 ÖS 19 »

121-İbadette Allah’a ortak koşmayın (18/110)

122-Allah’ı anmakta gevşek davranmayın (20/42)

123-Allah’ın rızıklarını yeme hususunda aşırıya gitmeyin (20/81)

124-Dünya hayatının süsü olarak bol bol geçimlik verilen kimselere sakın göz dikmeyin (20/131)

125-İffetli kadınlara zina iftirası yapan kimselerin şahitliğini kabul etmeyin (20/4)

126-Müslüman kadınlar gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar(24/31)

127-Cariyeleri fuhşa zorlamayın (24/33)

128-Müşriklere itaat etmeyin (26/151)

129-Ölçü ve tartıyı eksik yapmayın (26/181) (55/09)

130-İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın (26/183)

131-Kafirlerin hilelerine karşı üzülmeyin (27/70)

132-Yeryüzünde bozgunculuğu arzulamayın (28/77)

133-İnsanları küçümseyip yüz çevirmeyin (31/18)

134-Yeryüzünde böbürlenerek yürümeyin (31/18)

135-Kafirlere ve Münafıklara itaat etmeyin (33/1) (33/48)

136-Cahiliyye kadınları gibi açılıp saçılmayın (33/33)

137-Yeminizi bozmayın (38/44)

138-Dinde ayrılığa düşmeyin (42/13)

139-Bilmeyenlerin heveslerine uymayın (45/18)

140-Amellerinizi ( Allaha ve Peygambere isyan ederek ) boşa çıkarmayın (47/33)


----------------devam edecek----------
Logged

FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #10 : 03 Mart 2013, 10:24:29 ÖÖ 10 »

Allah razı olsun, bazı klavye hataları olabiliyor maalesef.

81.bölümdeki "Rabbin "değil de "Rableri" olacak. Çünkü "hum-onlar" zamiriyle kullanılıyor, ve bütün meallerde "Rableri" diye geçer.

Dikkatli okumanızdan dolayı teşekkür ederim
Logged

FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #11 : 03 Mart 2013, 01:22:45 ÖS 13 »

141-Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın (49/11)

142-Birbirinizin suçunu araştırmayın (49/12)

143-Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin (49/12)

144-Allah'ı unutup da, Allah'ın da kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın (59/19)

145-Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğmeyin (68/10)

146-Yaptığınız iyiliği çok görerek başa kakmayın(74/6)

147-Günahkar ve kafirlere itaat etmeyin (76/24)

148-Bile bile Allah’a eş koşmayın (2/22)

149-Şüphe edenlerden olmayın (2/147) (3/60) (6/114) (10/94) (32/23)

150-Kafirlerden korkmayın (2/150)

151-Mescidlerde itikafa çekildiğinizde kadınlarınıza yaklaşmayın (2/187)

152-Kadınları boşadığınızda, müddetleri sona ermişse, kocaları ile birbirleriyle güzellikle anlaşmışlarsa evlenmelerine engel olmayın (2/232)

153-Bir eşin yerine başka bir eşi almak isterseniz, birincisine bir yük altın vermiş olsanız bile ondan bir şey almayın (4/20)

154-Kadınlar sze itaat ediyorlarsa aleyhlerine yol aramayın (4/34)

155-Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin (4/129)

156-Hislerinize uyup adaletten sapmayın (4/135)

157-Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve alaya alındığını işittiğinizde, başka bir söze geçmedikçe, onlarla bir arada oturmayın (4/140)

158-Fasık topluma acımayın (5/26)

159-İnsanlardan korkmayın (5/44)

160-Kâfirler topluluğuna üzülmeyin (5/68) (31/23)


--------------------devam edecek------------------
Logged

FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #12 : 03 Mart 2013, 07:43:06 ÖS 19 »

Evet, Türkçe kısır bir dil olduğundan Kur'an ayetlerinin çevirilerinde bir takım hatalar olabiliyor. Ama bu ayetin meallerde hata olduğunu ( Türkçe ifadeyle) bir hata olmadığını sanıyorum yinede. Şöyle ki;

Bir Kral düşünelim,onun halkı arasında beyaz renkli insanları, siyah renkli insanları  ve sarı benizli insanlar olsun. Bu 3 farklı insan, Krala tabi olarak olduğunu düşünelim.
Bu kimselerin tek bir Kralı var. Ayetteki gibi bir cümle kuracak olursak;
"Sabah akşam, Krallarının  rızasını isteyerek O'na yalvaranları kovmayın" diye bir emir gelse buradan ne anlaşılır?
Öncelikle gerek siyahi gerek beyaz tenli gerekse sarı benizli kimseler Krallarını çok seviyorlar ve onun her dediğini yapmak için çalışıp çabalıyorlar.
Elçiye/peygambere de deniliyor ki, krallarına sıkı sıkıya bağlı kimselerine sakın huzurundan kovma.

Ayette geçen çoğul ifadeyi en güzel "Rableri" diye tercüme etmek daha anlamlı oluyor. Sizin dediğiniz gibi tercüme edersek;
"Sabah akşam, Rabbın rızasını isteyerek O'na yalvaranları kovmayın " dediğimiz zaman "hum " zamirini ortadan kaldırmış, "ke" (senin) zamirini koymuş oluruz ki bu da arapça metine müdahale anlamı taşıyabilir. Türkçe'nin zaafiyeti için Arapça'nın kurallarını yok saymamızın da bir takım olumsuz sonuçları çıkabilir.
Bilmem meramımı anlatabildim mi?
Logged

MaxiMilyan
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 30


« Yanıtla #13 : 04 Mart 2013, 03:24:35 ÖÖ 03 »

Çok güzel bir çalışma.
Logged
Maveraî
Haymatlos..
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 477


ﺃَﺳْﻠَﻤْﺖُ ﻟِﺮَﺏِّ اﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ


« Yanıtla #14 : 04 Mart 2013, 06:20:48 ÖÖ 06 »

Allah razı olsun, bazı klavye hataları olabiliyor maalesef.
Amin, bilmukabele!

81.bölümdeki "Rabbin "değil de "Rableri" olacak. Çünkü "hum-onlar" zamiriyle kullanılıyor, ve bütün meallerde "Rableri" diye geçer.
Biliyorum.. Yazmadan evvel tüm meallere bakınmış ve bilinçli olarak yazmıştım.
Nedeni ise: 'Rabbleri' dendiğinde; birden çok Rab olduğu vurgusu yapılmış oluyor.
Her ne kadar birçoğu hayatında Allah'tan başka Rabler (terbiye ediciler) edinerek yaşamlarında çoğul kılsalar da, bu çarpık nakıs yaklaşım ve durum tek Rab olan Allah'ı çoğul kılmaz.

Orada kastedilen 'onlar 'hum' zamiri; (Rabbe değil) o fiili işleyen faillere, yani kullara atfendir.

Örneğin: İngilizce de tek kişiye 'siz nasılsınız?' şeklinde sorulmaz.
Bizler ise; bazen ve bazı kimseleri sorarken 'saygı, resmiyet veya mesafeyi koruma gereği' 2. çoğul şahıs zamirini kullanabiliyoruz.
Birçok dilde 'siz nasılsınız?' diye sorulurken yüklemi de çoğul yapılıyor: 'onlar nasıl-lar? siz nasılsınız-lar? gibi.
Direk çeviri yapınca Türkçe dil yapısına göre komik olup sırıttığından biz-ler bu şekilde kurmuyoruz cümleyi. Yukarıdaki cümlemde altını çizdiğim 2 farklı kullanım gibi.

Hülasa: 'Türkçe dil yapısının farklılığından kaynaklı bir yanlışlık olduğunu düşünüp çeviriyi hatalı bulduğumdan o şekilde yazdım.

Dikkatli okumanızdan dolayı teşekkür ederim
Estağfirullah! Kulluk sorumluluğum... Ben de paylaşımınız için. Kolaylıklar!

Bilmem meramımı anlatabildim mi?
Tabii ki anlattınız.
Sizin anlatımınızdan evvel 'gerek bu şekilde çeviren meal sahiplerini ve gerekse bunda terslik görmeyip olduğu gibi aktarmakta beis görmeyen sizi yani meramınızı anlamış ve çoğul anlamda kullanırken 'Rabbin değil, yönelenlerin çokluğunu' kastettiğinizi biliyordum/biliyorum.

Fakat siz beni anlayamamışsınız sanırım... Zira, sizin yazdığınızla benim söylediğim farklı.

Ayette geçen çoğul ifadeyi en güzel "Rableri" diye tercüme etmek daha anlamlı oluyor. Sizin dediğiniz gibi tercüme edersek; "Sabah akşam, Rabbın rızasını isteyerek O'na yalvaranları kovmayın " dediğimiz zaman "hum " zamirini ortadan kaldırmış, "ke" (senin) zamirini koymuş oluruz...
yazmışsınız.
Orijinal metindeki Rabbe'hum'u Rabbe'ke' ya da Rabbe'ki' okuyalım veya yazılsın demedim ki, demiyorum da. Böyle yaparsak 'onlar' yerine 'sen' olur bunu bilmekteyim. 'Rabbin' rızasını isteyerek yazmıştım; 'Rabbinin' değil. Şayet 'Rabbinin' yazsaydım zamiri 'sen' kılardım; oysa ben 'özneyi olduğu üzere; yani tek kılma' uğraşısındayım ve yanlış bulduğum Türkçe metindeki/meallerdeki yazılış, bu hatalıdır diyorum.

Hum'u ortadan kaldırma da söz konusu değil: 'hum' yani onlar zamirinin Rabbe değil yalvaranlara atıf olduğunu söylüyorum. 'Hum=Onlar; yalvaranlara gidiyor ve yalvaranlar kelimesinde çoğulluk yani 'hum' kullanılmış oluyor. Rab de kullanmanın gerekmediğini ve doğru olmadığını, gramer üzeri cümle kurulumu içinde hatalı olduğunu yazdım ve hala böyle düşünmekteyim.

Bir Kral düşünelim,onun halkı arasında beyaz renkli insanları, siyah renkli insanları  ve sarı benizli insanlar olsun. Bu 3 farklı insan, Krala tabi olarak olduğunu düşünelim.
Bu kimselerin tek bir Kralı var. Ayetteki gibi bir cümle kuracak olursak;
"Sabah akşam, Krallarının  rızasını isteyerek O'na yalvaranları kovmayın" diye bir emir gelse buradan ne anlaşılır?

Öncelikle gerek siyahi gerek beyaz tenli gerekse sarı benizli kimseler Krallarını çok seviyorlar ve onun her dediğini yapmak için çalışıp çabalıyorlar. Elçiye/peygambere de deniliyor ki, krallarına sıkı sıkıya bağlı kimselerine sakın huzurundan kovma.
Kral tek, tebası 3 kişi. Örnek açık, fakat cümle kurulumu kapalı, daha doğrusu yanlış.
Cümledeki kullanıma bakar ve dil bilgisi yapısı/gramer üzeri okursak şayet: 'Krallar'ının denilerek buradan; birden fazla kişinin olduğu ve bu çoğunluğun her birine ait bir Kralı olduğu anlaşılıyor ayrıca; onu razı etmeye çalıştıkları bundan ötürü de ihtiram gösterilmesi gerektiği salık veriliyor.

Evet, Türkçe kısır bir dil olduğundan
Ben yazmadım, siz yazdınız ))
Aklımdan geçdiyse de, ırk bağlamında yaklaştığım düşünülmesin 'bu yanlış olacak vehm/zanna sebebiyet vermiyim' diye yazmadım. Araştırma ve gözlemlerim sonucu Osmanlıcanın tasfiyesi 'eskilerin deyişiyle Frenk Dilini yerleştirme adına ordan burdan derleme toplama, alelacele üzerinde düşünülmeden çatma derme bir dili piyasaya süren kendince sürümü güncelleştirme maksatlı olduğunu öne süren zihniyetin' bugün kullandığımız ve basın yayın aracılığıyla oluşturulan git gide yeni jenerasyonca ve itiraf edelim ki çoğumuzun da burada veya reel hayatında ara ara yahut sıklıkla kullandığı (naber, oha, çüş, çokta tınn vari) insana değerin değersizleştirildiği, yaşlılara (moruk) gibi edebe mugayir, 'mantıksal bir örgüden uzak' onlarca nesneyi tek kelime ile ifade eden (100: sayı; Yüz: sima; Yüz: astar; Yüz: yüzmek gibi) evet oldukça kısır bir dil zuhur edildi maalesef! Ama hiç değilse yazılışı ve okunuşu aynı diye seviyorum.

ki, bu da arapça metine müdahale anlamı taşıyabilir. Türkçe'nin zaafiyeti için Arapça'nın kurallarını yok saymamızın da bir takım olumsuz sonuçları çıkabilir.
Babanlar/annenler veya babangiller nasıl? sorusu yaygındır. Oysaki herkesin 1 anne ve babası vardır. Doğrusu 'baban/annen nasıl?, kastedilen aile ise 'ailen nasıl?' sorulmalı ya da babanlar diye çoğul kullanılıyorsa yüklemi de çoğul yapıp babanlar nasıllar? denmeli. Tabi bu şekliyle de yanlış da neyse bu ve buna benzer.

Anlam olarak bunun kastedilmediği, dile hakim olanlarca anlaşılsa da dilin inceliğine vakıf olmayan bir yabancı turist bu şekilde algılar. Örneğin sırıtmak kelimesini kullanmıştım; kelime karşılığına bakıldığında ki; baktım ve yazıyorum (gergin bir ağızla sessizce gülmek. hoşa giden bir haber duyulduğunda otuz iki dişin keman çalması hali.) olmasına karşın 'dil kültürü bazında' yakışıksız durma anlamını da içeriyor ve bu Türkçe dil bilgisi sözlüğünde yer almıyor. Oysaki; ben bu anlamda kullanmıştım. Ama bunu bu ülkede yaşayan lehçe ve avami ağızlardan haberdar ben/biz biliyoruz. Diğer dil mensupları değil.

Zaten bu yazılım da Türkçe meal kaynaklarında geçiyor başka dil kaynaklarında değil. O halde şu sonuca varmamız mümkün: bir dilin tercümesi motamot mümkün olmadığından (en basitinden mesela: duygusu, iması taşınamıyor) kendi dilimize uyarladığımızda bizim anlayacağımız şekilde kurulması diğer dilin yapısına müdahale ve bozma değildir. Aksine böyle olmazsa dilin orijinalitesi bozulur.

Bir örnek daha: Salat kavramının namaz olarak çevrilmesi. Oysa doğru olanı bizim kullandığımız dile çeviride tüm anlamları yazmaktır ki doğru anlaşılsın. Veya olduğu gibi aktarmaktır ki; bu da çeviri olmaz: 'Sidret-ül Münteha' kavramına yapıldığı gibi. 'Uzaktaki (sondaki) Ağaç' ı cennetteki ağaç yapanlar, İsra hadisesini de Mirac yapıp Muhammed Resulü cennete sokup çıkartıyorlar bu algıyla. Oysa cennet ebedi ise girenin çıkışı da söz konusu olmamalı. Tıpkı Adem Resulünde cennetten sürüldüğü yanlış algısı gibi. Şeytanın cennette işi ne?... diye düşünmüyor mu kimse?

Bu tarz yanlışlar dili kullanım hatasından sadır oluyor. Toplumun çoğunluğu gibi eskiden lisanın bu kadar ehemmiyetli olduğunu bilmiyor, üzerinde de düşünmüyordum. Kullan geç mantığı... Ama şimdi neden kelimelerin çalınıp içinin farklı doldurulma çabası içinde olunduğunu bir gecede.. dil inkılabı(!) adı altında dede ve ninenin dilini torunlara yabancılaştırdıklarını, bunun nedeninin iletişim aracı olan dil yoluyla bu aradaki bağın kopartılmasının kendisine ve geçmişine değerlerine yabancılaştırılmasının amaçlandığını anlayabiliyorum. Nuri Pakdil'in yazıları üzerinde duruşunu ve sürekli tashih yapmasını takıntı olarak değerlendirenlerin yaklaşımlarının cehaletlerinin göstergesi olduğunu bilip kinayeden olma tebessüm ile seyredebiliyorum. Konudan uzaklaşıp saptığım düşünülmesin. Bizatihi konuyla alakalı olarak 'Lisan üzerine yazdıklarım.

2. bir mevzu: Bu münazara üzeri sizi figüran olarak kullanıp ) ama sizden bağımsız olarak şunları da yazmak istiyorum. Oluşan farklılık 2 tarafı da suçlu veya cümleden yola çıkıp art niyetli yaklaşımlar, yol gösterici buyrukları mızrak ucuna takıp gösterdiği anlamı idrak yerine, yanlış çıkarımla kişiye dönük kullanırsak bundan bana dair: Arapçanın kurallarını yok sayma kastı ve gafletinde bulunup metnin aslını bozma yani fitneci.. Siz ve çeviri yapanlar içinde 'Rabbi teklikten(haşa) çıkarma kastı, şirke bulaşma/müşrik olma gibi ithamlar çıkartabilecek zihinlere rastlıyoruz.
Oysaki; kalpleri bilen, niyetleri dosdoğru tartan ancak Allah olduğundan bize düşen hüsnü-zan etmek ve bozguncu yıkıcı değil, onarıcı imar edici, yapıcı olmak. Ben metne düşman, ifsad etmek isteyen biri olmadığım gibi; siz ve çeviri yapanlarda Rabbi (haşa) teklikten çıkarma kastı güdüyor değil elbetteki.

Bu bağlamda şu hakikati sahih buluyor iman ediyorum. Dinini dert edinip kafa yoran doğruyu bulmaya ve göstermeye çalışan kişilerde 'İsabet edene 2, hata edene 1 ecir olduğu'na inanıyorum. Çünkü Allah, şekillerimize değil; kalbimize bakıyor ve değerlendirmesini yaparken niyetimizi 'özellikle niyetimizi' dikkate alıp yapıyor.
Size duacıyım araştırmama ve tefekkürüme vesile oldunuz. Ben anladığımı aktardım size ve öyle de kullanıcam, siz de anladığınız yönde kullanıcak veya değiştireceksiniz belki de...

Amacım; ikna edilmek için veya ikna edip dayatma adına değildi, paylaşmaktı.
'Sizin dininiz size, benim dinimde bana' da demiyicem elbette

İnatlaşma olmadığı, nefsani davranmadığımız, niyet halis olduğu sürece ne siz düşüncenizden yargılanacaksınız, ne de ben. Bilakis ecir alıcaz inşaAllah! Çünkü kendi adıma ve sizin adınıza da 'tanıdığım kadarıyla' diyebiliyorum ki maksat cedel değil, doğruya ulaşmaktı. Ve maksadı Xayr olanın, akıbeti de Xayr olur biiznillah!

Kur'anın bereketi... bundan yola çıkarak daha başka konuları da ele almak arzusu doğduysa da çok dallanıp budaklanmasın adına sadece dil hususuna ve tenkit veya münazara usulüne kısmen değinmekle yetinip kesiyorum. Esenlikler!
Logged

Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..
Sayfa: [1] 2 3 ... 16   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.298 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu