Kur'an Tek Kaynak mıdır?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > Kur'an Tek Kaynak mıdır?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > Kur'an Tek Kaynak mıdır?
Sayfa: 1 [2] 3   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Kur'an Tek Kaynak mıdır?  (Okunma Sayısı 26936 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1056



« Yanıtla #15 : 04 Mart 2013, 09:28:47 ÖS 21 »

1. Allah gökten kitap atarak bir toplumu sorumlu tutmaz..
2. Hadi attı varsayalım, kitabın apaçık ve anlaşılır olması lazım..

Öyleyse elimizde mevcut bulunan kitabı açıp şaakk diye anlayamıyorsak
tepeden inme gündemimize oturmuş bu kitabın -hele ki Allah tarafından gönderilmiş- anlaşılması için azami gayret gösterilmesi
en birincil görevdir.

Muhakkaktır ki Kitab en doğru bir biçimde  Hz.Peygamber ve arkadaşları tarafından anlaşılmıştır. Zaman ve zemin itibariyle bunun böyle olması gerekir.

Aradan geçen onca zaman sonra kitabın anlamında bir takım sapmalar söz konusuysa
Bu sapmaların en birincil nedeni, onu anlamak için birinci derece dikkate aldığımız rivayetlerdir. Ve sonrasında insanların Kuran'a bakış açısının objektif olamayışıdır.

Rivayetlerdeki zaaflar onların külliyyen inkarını gerektirmez. İlk dönemi anlatan en sapkın bir rivayet bile o dönemi bana anlatan önemli bir bilgi kaynağıdır. Bu bilginin ehlince değerlendirilmesi zor da olsa zaruridir.

Dil olarak arapça da diğer diller gibi anlam değişikliğine uğrayan bir dildir. İlk dönem anlamlarını bulup çıkartacak ilim ehli insanların olması (yetiştirilmesi) gerekir.

Tüm bunlara rağmen, Kuran'a bakarak, okuyup anlayarak temel konularda sağlıklı bir istikamet tutturmak mümkündür. Temel konularda sağlıklı bir istikamet tutturan mümin ve müslümanların Rabbimizin ilmini ve basiretini arttıracağından hiç kuşkum yok. Cehd cihad belki günümüzde en çok bu konuda gösterilmesi gerekir.

Geçmiş ülema herşeyi halletmiş diyenler, insanları taklide zorlayanlardır. Tahkik araştırmayı, akletmeyi, fıkhetmeyi gerektirir.

Vesselam...

Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #16 : 04 Mart 2013, 09:41:07 ÖS 21 »

Alıntı
Müslüman
maxpayna bu soruyu sorduysa mutlaka lafı bir yere getirmek istediğindendir diye düşündüm ki haklılığım bir sonraki mesajından ortaya çıktı  Cheesy

yine beyin ekzersizi yapalım diyorsun yani

yok (bu sefer) bir yere getirmek istemiyorum senin de belirttiğin gibi bu konu üzerine fıkirlerinizi alıyorum oluru olmazı nelerdir diye. kollektif akıl mı diyorlar buna  Roll Eyes



Alıntı
Müslüman
Anlamak isteyene olay çok net ve açık.  

Rabbimizin Üsve-i Hasene olarak takdim ettiği Peygamberimizin sahih sünneti bir Müslüman için bağlayıcıdır abi. İlla da bir ad konması gerekiyorsa, farz mıdır? Farzdır abi. Sizin için Peygamber örnektir diyorsa ki diyor o halde farzdır. Bunu yok bilmek ayeti de kabul etmemeyi beraberinde getirir zira örnek ise örnekliği nerede? Allah bizleri olmayan bir şeye mi havale ediyor.


tamam peygamber örnek elbette ama birlikte yaşamış olsak...!!!
inanınız o devirde yaşıyor olsak peygamberin mescidine girer herkesi görebileceğim duyabileceğim bir köşeye mevzilenir
sonra peygamber ne yapıyor neden yapıyor ne diyor neden diyor saniye saniye gözlerim öğrenirim onun izinden giderim.

ama aradan geçmiş 1500 yıl. kuran cepte zaten, ama peygamber kavramı rivayet kültüründen geliyor ki rivayet kültürü dediğinizin içinde yok yok bir ben yokum. böyle karışık bilgi kaynağı güncel/cari/geçerli olarak dinin kaynağı kabul edilebilir mi ? ya da allah eder mi ?


Alıntı
Müslüman
Bunun dışında kabile örneğindeki gibi tepelerine sadece Kuran atsak yollarını bulabilirler mi falan bunlar farazi ve işi yokuşa sürme gayretleridir. Zira Kuran elimizde Peygamberin Sünneti de aramızda. Daha ne diye fantaziler üretip sahih Sünnet etrafında şüphe tohumları oluşturmaya çalışalım.

max yine kızar gibi oldu ama inan öyle değil, Karadenizliliğime ver gitsin

faraziye değil deneydir bence. kuran elimizde ama peygamberin sünneti aramızda derken ? o nasıl oluyor ?
yeni müslüman olmuş italyan antonino* kardeşimize din bu diye eline ne vereceğiz kuran dışında ?
sünnet ise kimin sünneti ? herkesin sünnet anlayışı farklı....


*antonino (övülmeye değer kimse demekmiş italyancada)

estağfurull yok kızmıyorum fikirlerinizi alıyorum, demek lazzın...ehh sen de insansın ...  Smiley Wink Cheesy Grin



Alıntı
Ezhattım
Max yine döktürmüşsün ha..Maşallah..Maşallah.. Grin
Maşallah... Maşaşllah... .meselesini biliyormusun.
Bilmiyorsn asöyle sana link olarak vereyin....İnşallah...İnşallah..

ooo ezhattım abi hoşgeldin, estağfurullah döktürmek yok. fikir paylaşımı yapıyoruz.
bu arada bana benim şeyhimi öğretme kedi canını yerim senin  Clap
çok izliyorum diye evde tv den kanalını sildiler  blush




(tam bunu yazdım hepsi silindi sonra tekrar yazdım. yaa allahım yazmamı istemiyorsan bir sms mi atsan acaba)  Azn
zoruma gidiyor yazdığımı baştan yazmak......


şu üsluba bakın
çok çirkin be max, harbiden çok çirkin ve bayağı
Allah'tan kork da laflarına dikkat et desem bu senin pişmanlığa mı yoksa cehaletini ve küstahlığını mı artırır?

tepkinde haklısın da sanki üstteki mesajın ile bu mesajı yazan aynı insan değilsin gibi.
allahtan korktuğumdan çok seviyorum ve sevgi sınırlarını zorlayınca samimiyet ile laubalilik arasında gitgeller yaşıyorum.
sakin ol abartacak birşey yok. allah ile samimi olun bir dost gibi (ama benim gibi yaramazlık yapmayın)



Alıntı
FECR
Max nereden aklına geliyor böyle sorular? Smiley


valla abi konu konuyu açıyor soru soruyu...
artniyetimin olmadığını zaten bilirsiniz. bir sonuç çıkarmak gibi derdim de yok.
sadece sorguluyorum öyle olursa nereye gider böyle olursa nereye gider.
aklımızdaki soru işaretlerini masaya yatırıyoruz ya iyileştireceğiz ya da kesip atacağız.
ya imanımız pekişecek ya elden gidecek...





Alıntı
FECR
Faraza soruna faraza cevap verelim:
Yeter anlayıp yaşamaya çalışsınlar ve bu konuda samimi olsunlar yeter. Anladıklarını yaşasınlar , anlamadıklarını anlatan feraset sahibi kimseler çıkar elbette. Allah onların samimiyetlerini görüp ona göre karşılık verir.

mesela bu güzel bir cevaptı.  Wink

Alıntı
FECR

Madem "kaynak"tan bahsettin sana "kaynak" örneği verelim:

Köyde bir kaynak buldun diyelim. Köylü o kaynağın etrafını çevirdi, büyük bir kapalı su deposu yaptı. Bu depodaki sular köylüye rahat yetiyordu, hatta artıyordu. Diğer köylerde yaşayan başkaları da sizin köye başvurarak "bizim de suya ihtiyacımız var" dediler. Siz de o kaynaktan doğu, batı, kuzey ve güney tarafından delikler/kurnalar açarak borularla diğer köylere o kaynaktan insanlara su verdiniz. Yıllar geçti, o kaynaktan giden sulara harici maddeler karışmaya başladı, ana kaynaktan değil de tali kaynaktan beslenen köylülerin kimisi bulanık renkte, kimisi sarımtrak renkte , kimisi de yeşilimsi renkte su içmeye başladılar. Fakat bunlar suyun bulanık olduğunu fark edemiyorlar. İçlerinden bazı aklı selim olanları "yahu içtiğimizin kaynağına bir bakalım, biz doğru mu içiyoruz "diye araştırmaya çalıştılar. Öncelikle suyun ana kaynağına gittiler , baktılar ki su tertemiz şekilde duruyor. O zaman bir yerlerden bir şeyler karışmış dediler. Temel kaynaktan başlayarak aşağıya yani kendi köylerine doğru yürümeye başladılar, yürüyüşlerinde gördüler ki , kimi yerde asbest borular döşenmiş, kimi yerde lağımlar kanala karışmış, kimi yerde de kanalın boruları küflenmiş. Köylüler bunun çaresi nedir diye düşündüler ve cevabını şöyle buldular:
Temel kaynaktan başlayarak suyun dışındaki harici etkenleri bertaraf edip temizlemeye başladılar, kimi yerde boruyu değiştirdiler, kimi yerde suyun içine girmiş pislikleri çıkardılar. Daha sonra köylerine kadar geldiler ve suyu içtiler ki aynı kaynak suyu.

Çok mu karışık oldu yoksa? Huh?



evet gayet güzel bir örnek.
sünnet algısını nasıl temizleyebileceğimizi göstermesi açısından güzel.
ama
allah bize/hrekese zemzem kuyusu gibi kesin temiz ve kurumayacak kuran kaynağını vermiş.
o varken ben niye komşu köyün suyuna talip olayım ki ?



Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #17 : 04 Mart 2013, 09:46:01 ÖS 21 »



eee şey rahmetli abi;
insan itiraz edecek bir açık kapı bırakır.
itiraz edecek, "acaba" diyecek bir nokta bırakmıyorsun iyi mi... Huh?
allahın rahmeti üzerinden eksik olmasın emi...  Smiley



Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #18 : 04 Mart 2013, 09:59:43 ÖS 21 »


kendi fikrimi beyan etmek isterim müsadenizle;

islamın kaynağı kuranı kerimdir.
ama bu "KAYNAK" kelimesinin önüne TEK ya da TEMEL kelimelerini koy(a)muyorum.
dışardan bakınca TEK gibi görünse de yine o kaynaktan beslenmiş sünnet kavramını yok saymamaktayım.
rahmetli abinin fikirlerinden de  istifade ederek diyebilirim ki;
ben dinimi kurandan öğrenir hayatımı ona göre şekillendiririm.
aklıma takılan ya da çözemediğim noktalarda kuranı en iyi okuyup anlayan yaşayan insana (peygambere) sorarım
o nasıl hareket etmiş benim takıldığım noktada. ama ona sorarken de yine kurandan ona yansıyan ışıkla kuran çerçevesindeki örnekliğinden istifade ederim.  yani rivayet kültürüne girerken paçaları iyi sıvamak bastığımız yere dikkat etmek gerekir.
ya da fecr abinin güzel örneğinde olduğu gibi temiz su kaynağını pislik karıştıramdan evime taşımaya çalışırım.

doğrusunu rabbimiz bilir bizleri de o doğruya iletsin ve ayaklarımızı sabitlesin inşallah....


Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #19 : 04 Mart 2013, 11:29:34 ÖS 23 »

Iyide bu nasil bir kaynaktir ki ?
Bu kdar farkli anlam cikiyor ...
Gectim hadisler konusunda ki ihtilaflari , var olan Kuranin bu derece farkli anlamlandirilmasi " kaynak" konusunda baska sorulara gebe degil mi ?
Logged

Not font kurbaa
Ezhattım
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 343


« Yanıtla #20 : 05 Mart 2013, 08:10:21 ÖÖ 08 »

faraziye değil deneydir bence. kuran elimizde ama peygamberin sünneti aramızda derken ? o nasıl oluyor ?
yeni müslüman olmuş italyan antonino* kardeşimize din bu diye eline ne vereceğiz kuran dışında ?
sünnet ise kimin sünneti ? herkesin sünnet anlayışı farklı....
max tan alıntı

Sünnet  ihtilaflıdır,herkesin bir sünnet anlayışı vardır,kime göre hangi sünnet,oysa ki Kuran böylemidir...? Diyenler yanlış söylemişlerdir.

Günümüzde, Kuran tek kaynaktır diyenler ve başka kaynaklar da var diyenlerin ittiafak ettikleri birtek konu vardır,oda Kuran’ın  ilahi kelam olduğudur..O halde madem ki tek kaynak olarak kabul ettiğiniz Kuran korunmuş haliyle elinizde o halde neden bu kadar farklı din anlayışlarına sahipsiniz..

Fetullah gülen,Zekeriya Siyah,İskender Everestoğlu bu üç insan da tek kaynak olan Kuran’dan besleniyorlar oysa ki sonuç itibariyle fikren ve dinen en uç noktadalar...Demek ki mesele tek kaynak yada çift meselesi değildir...

Bu forumda ki arkadaşlar bile ellerin de Kuran olmasına rağmen bir görüş birliği sağlayamamaktadırlar..Max abinin dediği gibi 1500 senedir hep böyle olmuştur...Sünnette ihtilaf edenler Kuran ayetleri üzerinde de aynı şeyi yapmışlardır.

O halde mesele nedir ihtilafların sebebi nedir ona bakalım....

Geçmiş selef alimleri ne Kuran üzerinde nede sünnet üzerinde herhangi bir ihtilaf yaşammaışlardır..Sahebede de durum böyle tabi-inde de durum böyle....Peki bu müslüman topluluğu dışındakiler neden bir görüş birliği elde edemiyorlar...Bunu irdeleyelim...

Allah (c.c) biz Kuran’da bazı misaller veririz ki kalplerinde hastalık olanlar,bununla Allah acaba neyi kast etti diye sapıtsınlar...İman edenler de Rabbimiz olan Allah doğruyu söylemiştir şittik ve iman ettik diyerek imanlarını güçlendirsinler ve arttırsınlar....


“Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.”Müddesir/31


Aynı kaynaktan beslenen, İrfan hocanın da vermiş olduğu güzel örnekte gibi, köylüler tali yollardan gelen suyun bulanıklığını gidermek için hiçbir çaba içerisinde değillerdir...Suyun kaynağının temiz berrak olmasından istifade etmek varken,kirli sulardan,yada kirletilmiş sularadan içmeyi adeta bir kadermiş gibi kabullenilmiş olmak, tefrikaların,ihtilafların çoğalmasını sağlamıştır...

O halde temel sorun şudur...Niyetimiz bu temiz berrak kaynaktan su içmek mi..? yoksa bu temiz berrak suyu bulandırmak mı..?..Günümüz insanlarının niyeti de bu berrak sudan içmek yerine bu suyu nasıl kirletebilirimin  peşinde olmalarıdır....İşittik ve iman ettik emrine karşılığımız işittik ve ihtilaf ettik destürüdür....

Halbu ki Allah siz bildiklerinizle amel edin bilmedikleriniz noktasında biz size yardım edeceğiz vaadini vermiştir...Allah domuz eti haramdır,zina etmek haramdır,içki içmek,fal bakmak,kumar oynamak haramdır  ferman ettiği halde,bizlerde bunları bildiğimiz halde,bunları kendimize helal kıldık....İşittik isyan ettik...Din adamlarımız da tek kaynak Kuran’dır dedikleri kitaptan bizlere delil bulmaya çalıştılar..Allah’ın ayetlerini çarpıtarak...


Yani...Yani....Bizler Kuran’ı kendimize uydurma peşindeyiz..Biz bildiklerimizle amel etmiyor bilmediklerimiz hususunda fikirler beyan eden bir toplum olmuşuz...

“Katımızdan rahmet verdiğimiz ve ilim öğrettiğimiz kullarımızdan birisi”/ Kehf/65
 
“Allah’tan korkunuz, Allah size öğretir” /Bakara/282

“Allah’tan korkarsanız, sizin için bir furkan yaratır.”Hadid /28

“Sizin için bir nur yaratır ve onunla yürürsünüz.” /Hadis

“Bildiklerinizle amel ederseniz, Allah size bilmediklerinizi de öğretir” Bakara/269

“Kime hikmet (Basiret)verilmişse ona çok şey verilmiştir” Bakara/269

“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Zümer/9

Alimlerin fıkıh (Teferuat) hususundaki ihtilaflarını alıp,dinin aslını teşkil eden meselerde de ihtilaf varmış gibi algılayarak herşeyi birbirne karıştıran beyinler,yada beyinsizler daha küçük yaşlarda tek kaynak dediğiniz Kuran’ı hıfz etmiş belamlardır......

Mustafa İslamoğlu bir konuşmasın da şöyle diyordu...Önce mezhep alimlerinin abdest konusunda ve bazı tali meselelerde nasıl ihtilaf ettiklerini anlattıktan sonra şöyle diyordu..Bakın bu alimler birbirlerine saygısızlık yapmadıkları gibi birbirlerinide tekfir etmemişlerdir...

Bende diyorum ki ne zaman ki dinin asıllarını teşkil eden meselelerde bir zihniyet ortaya çıkmışsa selef alimleri bu zihniyete karşı fıkıh konuşmamış,bu sapmalara karşı her türlü kötü sıfatı kullanmışlardır.Bunun örneği İbn-i Teymiyye ve İbn-i Arabidir...Bunun örneği Hallacı mansurdur...

İslam dinin olmazsa olmazları vardır...Bunlar da hiçbir ihtilaf olmamıştır..Tüm müslüman alimlere ittifak halindedir...Bu olmazsa olmazlardan bir taneside Kuran ve sünnetin hüccet oluşudur...

İslam dinin olmazsa olmazlarını bir kenara bırakanların basiret gözleri kapalıdır....Onlar Kuran okusalar dahi Kuran sadece onların küfürlerini artıran bir unsur olmaktan öteye geçmez...

Kuran sünnettir,sünnette Kuran’dır...Bunları ayrı görmek ayrı değerlendirmek Allah ve rasulunun arasına ayırmak,biz şuna inanırız şuna inanmayız diyen pazarlıkçı yahudi kafirlerinin içine düştükleri bir tuzaktı....

 “Allah'ı ve peygamberlerini (tanımayıp) küfre sapan, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyen, ve "Bazısına inanırız, bazısını tanımayız" diyen ve bu ikisi arasında bir yol tutturmak isteyenler;” Nisa/150

“İşte onlar, gerçekten kâfir olanlardır.Kâfirlere aşağılatıcı bir azab hazırlamışızdır”Nisa/51
Logged
Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1056



« Yanıtla #21 : 05 Mart 2013, 10:03:20 ÖÖ 10 »

Geçmiş selef alimleri ne Kuran üzerinde nede sünnet üzerinde herhangi bir ihtilaf yaşammaışlardır..Sahebede de durum böyle tabi-inde de durum böyle....Peki bu müslüman topluluğu dışındakiler neden bir görüş birliği elde edemiyorlar...Bunu irdeleyelim...

Bu tür genel ifadeler doğruyu yansıtmaz. En azından o dönemde bunca ihtilaf söz konusu değildi. İhtilafların geneli şu şu konulardaydı demek daha doğru olur. Pratik hayatımızda eğer birileriyle ihtilafa düşmüş isek, bu bizim Kuran'ı ve sünneti anlamadaki farklılığımızdan doğmaktadır. Çünkü ihtilaflarımızın halli için başvurduğumuz kaynağın farklı çözümler sunmasıdır ihtilafın ana sebebi.

Hz.Ali ile Hz.Aişe arasındaki ihtilaf salt iktidar kavgası mıdır? Çevremizde olup bitene karşı uyanık olmak, bize gelen haberleri doğru bir biçimde araştırarak kabullenmek Kur'an'ın öngörüsü değil midir? Kimi fazla iyiniyet gösterileri artniyetli insanların seni kullanmasına neden olabilir. Bence ihtilafı asıl o dönemlerde aramak gerekir. Ümmetin kanayan yarası hele ki Tabiin dönemiydi. Peygamber torunlarını katlettiren zihniyetin beslendiği kaynak sorunlu bir kaynaktır kanaatimce.

Kur'an mübin bir kitaptır. Onun üzerinde ittifakın sağlanamayışın en temel sebebi, kaynakta TEVHİD sorunudur. Peygamber adına uydurulmuş rivayetleri siz Kur'an ile eşdeğer vahiy mesabesinde değerlendirirseniz, sapmaya başlamışsınız demektir.
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1182


« Yanıtla #22 : 05 Mart 2013, 10:09:44 ÖÖ 10 »

Evvela ben fecr hocanın şu sözüyle BODOSLAMA DALAYIM, Smiley,

KURAN TEMEL KAYNAKTIR...[fecr abiden]...şimdi bunun ne anlama geldiğini ancak FECR abinin,bu sözün içeriğini nasıl doldurup anlatmasına bağlıdır..

KURANDAN Bİ SAHNE İLE KENDİ ANLADIĞIMI İZAH EDEYİM KURAN NEDİR VE KURANDA NE ÖĞRENEBİLİRİZ..

İbrahim ve ismail rasuller kabenin duvarlarını yükseltirken bi taraftanda İBADET ŞEKİLLERİNİ BİZE ÖĞRET DİYE DUA EDERLER ALLAHA...

Allah ta rasullerine ibadet şekillerini tabiki vahiy ile öğretir...

Asıl anlaşılması gereken şu mudur veya şu mu olmalı,KURANIN ANLAŞILIR VE AÇIKLANMIŞ OLMASI ALLAHA AİTTİR VE KURAN AÇIKLANMIŞTIR DETAYIYLA...Yani bu kısım kuranın HANGİ BÖLÜMÜYLE ALAKALIDIR...Sadece HİDAYAET KISMIMI AÇIKLANMIŞ,İBADET KISMININ DETAYI PEYGAMBERLEREMİ BIRAKILMIŞTIR..bu soruyu nasıl açıklamamız lazım ki doğru bi açıklama olsun..

Evet kuranda hidayetin araçları[kademeleri,hüdaları] tamamen açıklanmış ve maxsın deyimiyle KAFAMIZA DÜŞEN KİTAP[KURAN ] ilede bu kolay anlaşılırdır..Bunu şunun için söylüyorum SON PEYGAMBERDEN SONRA BU GÜN KURAN MAXPAYNANIN deyimi şeklinde,bize KAFAMIZA DÜŞMÜŞ ŞEKİLDEDİR.BİZ KURANI PEYGAMBERDEN BİZZAT ŞAHSINDAN DİNLEMEDİK Kİ Huh?,ve bunu peygamberi devre dışı bırakmakla alakası olmayıp,aksi biz peygamberide gaybi olarak kuranın verdiği bilgiyle,gıyabında kabul ediyoruz.

Temizlenip arınmak isteyen her keste bu kurana yönelince HİDAYETİN HÜDALARINI UYGULADIKÇA,kademe kademe,hidayetin basamaklarında yürüyerek imtihanını sıradda ALLAHIN YARDIMIYLA TAMAMLAYIP MÜSLÜMAN[tertemiz,günahsız]olarak canını müslüman olarak teslim eder..Allah ın yardımıyla çünkü tamamlanan ve son bulan rasul zincirine rağmen,ALLAH DİNİNİ KORUMAKLA ,DİNİNE UZAK DEĞİL MÜDAHİL,bu müdahilliği sağlam kavradıkmı sorunda kalmıyor zaten..

Diğer taraftan İBADET KISMI KURANDADA GENİŞ Bİ PENCEREde BIRAKILMIŞTIR..Yani ibadeti kuranın açıkladığı kadarına uygunluk içerisinde,YANİ KURANIN İBADETİ AÇIKLADIĞI İSKELETİNE,bu iskelete uygun,ve isketi bozmayacak HERTÜRLÜ ELBİSE GİYDİRMENİN sakıncası yoktur..dikkat edilmesi gereken İSKELETTİR[ASLA UYGUNLUKTUR]...İŞTE BU ASLA UYULMADIMI BİDAT VE HURAFELER ÇIKAR VE BU BİDAT VE HURAFELERDE PEYGAMBERE NİSPET EDİLEREK HAYATA GİRER..Bununiçin kuran TEK KAYNAKTIR,TEK KAYNAĞIN GENİŞ BIRAKTIĞI PENCEREYE UYGUNLUK İÇERİSİNDE PEYGAMBERİN VE İSLAM ALİMLERİNİN HAYATLARI,KURAN IŞIĞINDA BAKILARAK ÖRNEK ALINMASIYLA MÜSLÜMAN KARDEŞLİĞİ OLUŞUR,Sözün özü kuranın dışında HER BİLGİ PEYGAMBERE NİSPET EDİLSEDE,KURANA ARZ OLUNMASI,kuran süzgecinden geçirilmesi ihtiyaçtır..
Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #23 : 05 Mart 2013, 10:28:56 ÖÖ 10 »


ama
allah bize/hrekese zemzem kuyusu gibi kesin temiz ve kurumayacak kuran kaynağını vermiş.
o varken ben niye komşu köyün suyuna talip olayım ki ? [/color]




Max kendi ağzınla itiraf ediyorsun. Kur'an zemzem gibi kaynak diye. Zemzem nerede çıkmış?Ankara'da , Kayseri'de ya da İstanbul'da zemzem aramanın bir anlamı var mı?
Kur'an Mekke toplumunda doğdu, Medine toplumunda kemale erdi. İster kabul et, istersen kabul etme. Şimdi sen bu zemzemin kaynağını Kayseri dağlarından çıkarabilir misin? Ya da Kayseri'ye Mekke'den borularla Kayseri'ye ya da Ankara'ya zemzem getirsen, zemzemi Ankara'da çıkardım diye iddiada bulunmak gerçekle bağdaşır mı?
Niye komşu suyuna talip olma soruna gelince; Allah seni komşu köyde yaratmış, dilin farklı, lehçen farklı, huyun farklı, tabiatın farklı. Bu demek değildir ki, sen zemzem içemezsin. İçersin  ama kaynağından temiz borularla getirmen, dahili ve harici pisliklere karşı önlemlerini alman gerekir. Dahili ve harici pislikleri karışan zemzemi de ya da içine su karıştırılmış zemzemi sana içire bilirler. O yüzden öncelikle zemzemin tadını bilmen/öğrenmen gerekir. Eğer bilmez/öğrenmezsen sana terkos suyunu zemzem diye yuttura bilirler.Aslı bilmen lazım ki usulun doğruluğunu test etmen kolay olsun.
Logged

Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1056



« Yanıtla #24 : 05 Mart 2013, 11:30:56 ÖÖ 11 »


ben teknik bir ikaz yapmak için burdayım şu an
üstteki "kuranı kıyamete kadar koruyacağını vaad eden allah" kalıp cümlesi genelde hicr 9 a dayandırılır. ancak orada "kuran" değil "zikr" dir sözkonusu olan. bu kalıplaşmış tekrarlar biz farkında olmasak da düşünüşlerimizi derinden etkilemektedir.


Yani ? Kur'an ile zikir farklı şeyler mi? Biraz açar mısınız?

İNDİRİLEN


2/23 Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'an)'den şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın.
2/99 Andolsun biz sana apaçık ayetler indirdik. Bunları fasıklardan başkası inkâr etmez.
2/159 Gerçekten, apaçık belgelerden indirdiklerimizi ve insanlar için Kitapta açıkladığımız hidayeti gizlemekte olanlar; işte onlara, hem Allah lanet eder, hem de (bütün) lanet ediciler.
4/47 Ey kendilerine kitap verilenler birtakım yüzleri silip de arkalarına çevirmeden ya da cumartesi adamlarını (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil'i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri yapılagelmiştir.
4/105 Şüphesiz, Allah'ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma.
4/174 Ey insanlar Rabbinizden size 'kesin bir kanıt (burhan)' geldi ve size apaçık bir nur (Kur'an) indirdik.
5/44 Gerçek şu ki, biz Tevratı, içinde bir hidayet ve nur olarak indirdik. Teslim olmuş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bilgin-yöneticiler (Rabbaniyun) ve yüksek bilginler de (Ahbar), Allah'ın kitabını korumakla görevli kılındıklarından ve onun üzerine şahidler olduklarından (onunla hükmederlerdi.) Öyleyse insanlardan korkmayın, benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kafir olanlardır.
5/48 Sana da (Ey Muhammed,) önündeki kitap(lar)ı doğrulayıcı ve ona 'bir şahid-gözetleyici' olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik. Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.  
6/155 Bu indirdiğimiz mübarek bir Kitap'tır. Şu halde O'na uyun ve korkup-sakının. Umulur ki esirgenirsiniz.
12/2 Gerçekten biz, akıl erdirirsiniz diye, onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.
14/1 Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitap'tır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdik.  

ZİKR
3/58 Bunları biz sana ayetlerden ve hikmetli zikr'den (Kur'an'dan) okuyoruz.
15/6 Onlar: "Ey kendisine zikr indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin," dediler.
16/43 Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.
16/44 (Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye.
25/29 "Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız" bırakandır."
36/11 Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.
38/1 Sad, Zikir dolu Kur'an'a andolsun;
38/8 "Zikir (Kur'an), içimizden ona mı indirildi?" Hayır, onlar Benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz Benim azabımı tatmamışlardır.
43/5 Siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz diye, şimdi o zikri (öğüt ve hatırlatma dolu Kur'an'ı) sizden (uzaklaştırıp) bir yana mı bırakalım?
54/25 "Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır, o çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır."
68/51 O inkâr edenler, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. "O, gerçekten bir delidir" diyorlar.

Kur'an'ın korunmuşluğu son dönemlerde çokça tartışılan bir konu.. Bu tartışmaların arka planında Allah niye diğer vahiyleri değil de Kuranı korudu sorusu yatıyor? Bu soruyu soranların niyetlerini açıkçası tam olarak bilemiyorum.
Bu denklemden yola çıkarak öyleyse Kuranda korunmamıştır sonucu çıkaranlar var. Bunların da niyetlerini net olarak bilemiyoruz..

Ama şu bir gerçek ki; Kur'an (belki anlam olarak zihinlerde karmakarışık bir yerde) bir değişime uğramadan günümüze kadar gelmiştir.

Bu konularda farklı düşüncelere sahip bir arkadaşım bana şöyle söylemişti. "Bir sepetin içinde farklı birden fazla Kuran var. Hangisinin doğru ve gerçek Kuran olduğunu iddia edebilirsin?" Ona şöyle söylemiştim. "Eğer bir sepetin içine çok değil iki tane farklı Kuran bulup getir koy... Ben her ikisini de reddederim. Kafama göre takılırım..!" Bilmem anlatabildim mi?

Selam..


Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 511


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #25 : 05 Mart 2013, 01:02:39 ÖS 13 »

Ben konu dışı bir soru sormak istiyorum, bilgisi olanlar cevaplarsa çok memnun olurum.

"Elçiye İtaat" edin ayetlerinin tamamı Medine'de devlet olunduktan sonra indirildiği doğru mudur?

Doğru ise bundan ne anlamamız gerekiyor.
Logged
Ezhattım
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 343


« Yanıtla #26 : 05 Mart 2013, 01:28:31 ÖS 13 »


(Bu tür genel ifadeler doğruyu yansıtmaz. En azından o dönemde bunca ihtilaf söz konusu değildi. İhtilafların geneli şu şu konulardaydı demek daha doğru olur. )
Rahmetli alıntı

Söyledik fakat sanırım gözden kaçmış....Dedik ki onların ihtilafları fıkhi meselelerde idi....Dinin asıllarını teşkil eden meselelerde değildi...

(Pratik hayatımızda eğer birileriyle ihtilafa düşmüş isek, bu bizim Kuran'ı ve sünneti anlamadaki farklılığımızdan doğmaktadır. Çünkü ihtilaflarımızın halli için başvurduğumuz kaynağın farklı çözümler sunmasıdır ihtilafın ana sebebi.)
Rahmetli alıntı

Tevhid  kelimesini inşa eden ve bu kelimenin anlamını bozan ne Kuran’da ne sünnette birtek cümle yoktur....Kuran bunları bize farklı sunmadığı gibi tamamı uyumlu bir aheng içerisindedir...


(Hz.Ali ile Hz.Aişe arasındaki ihtilaf salt iktidar kavgası mıdır? Çevremizde olup bitene karşı uyanık olmak, bize gelen haberleri doğru bir biçimde araştırarak kabullenmek Kur'an'ın öngörüsü değil midir? Kimi fazla iyiniyet gösterileri artniyetli insanların seni kullanmasına neden olabilir. Bence ihtilafı asıl o dönemlerde aramak gerekir. )
Rahmetli alıntı

İşte tam olarak söylediğimiz şey bu aslında...Sahebe ve tabi-in ile diğer islam ulemasının ihtilaf ettikleri meselelerin içeriği anlaşılmadan Mustafa İslamoğlunun da öne sürdüğü mantık bu...Böyle bir itirazın gelmemesi için özellikle helal haram olan meselelerde bile bu tür mantıkların kendilerine bu ihtilaflardan delil çıkarmaya çalışmakatdırlar demiştik......

Hz.Ali ile Hz.Aişe arasındaki ihtilaf siyasi bir ihtilaf olmakla beraber dinin temelini oluşturan tek bir ihtilafları yoktur....Sadece hariciler ve Hz.Ali arasın da dinle ilgili ihtilaf vardır..

(Bize gelen haberleri doğru bir biçimde araştırarak kabullenmek Kur'an'ın öngörüsü değil midir?)
Rahmetli alıntı

Bunun aksini kim hangi cümlelerinde dile getirmiştir....Bunu delillendirmek lazım...Aramızda böyle düşünenler varsa bu sözü onlara söylemek lazım...


(Ümmetin kanayan yarası hele ki Tabiin dönemiydi. Peygamber torunlarını katlettiren zihniyetin beslendiği kaynak sorunlu bir kaynaktır kanaatimce.)
Rahmetli alıntı

Birincisi insan öldürmek ne küfür nede şirktir....Bir insanı öldürmek kişiyi kafir yapmadığı gibi tevhid akidesinide bozmaz velev ki Rasulullah (sav)’in torunu bile olsa....Şimdi bu cümlelerimden iyikide yapmışlar anlamını çıkarmayalım...

Onların bu zulümü bindörtyüz yıldır  bir lanet olup boyunlarına asılmıştır...Irak ve bölgesi bin küsür yıldır esaret altından çıkamamış  sürekli bela başlarından gitmemiştir.....

Bir arkadaşımız var emevi döneminde olan olaylardan dolayı onları kafir müşrik zındık hertürlü kavramlarla tekfir etmeketdir....Zira günümüz tağutlarına böyle bakamaktadır...


Kur'an mübin bir kitaptır. Onun üzerinde ittifakın sağlanamayışın en temel sebebi, kaynakta TEVHİD sorunudur. Peygamber adına uydurulmuş rivayetleri siz Kur'an ile eşdeğer vahiy mesabesinde değerlendirirseniz, sapmaya başlamışsınız demektir.
Rahmetli alıntı

İşte asıl eleştirdiğim düşünce buydu...Bunun için üç zatın ismini vererek anlatmak istedim...Zekeriya Siyah veya Yaşar Nuri öztürk ve onlara benzer düşünceler bu düşüncenizi çürütüyorlar...Onlar bırakın rivayetleri Kuran’la eş değer tutmayı peygamberin pratiğini ve nübüvetten sonrasının tamamını kökünden silip atmaktadırlar...

O halde bunların doğru yolda olmaları gerekir...Bu düşünceye göre....

Her ne kadar tek kaynak yada çift kaynak diyen insanlar; İslam dininin müşterekleri üzerinde değil, tağuta kulluk etme noktasında bir görüş birliği sağlamışlardır...Bu hakikatın ta kendisidir...Fettullah Gülen, Yaşar Nuri öztürk yada biraz daha radikal olan Mustafa İslamoğlunun ittifak ettikleri tek şey vardır oda tağuta oy vermektir.....

Mesele Kuran yada rivayetler meselesi değil bilakis,pazarlıkçı,taasupçu,dini kendine ve toplumlarına uyarlamaya çalışan zihniyetlerin Kuran’a gereği gibi iman etmeyişleridir..Tıpkı “Samiri” gibi.....Sizin de yukarıda belirttiğiniz gibi Tevhid sorunudur....

Şunu da belirtmekte fayda görüyoruz...Biz geçmiş müslüman ulemeyı örnek verdik,yoksa özünde islam şeriati olup,aslında yani uygulamada bir takım zalim hükümdaların menfi uygulamalarını örnek göstermedik....

Sünnetle ilgili görüşlerimizi aktarmıştık...Biz Kuran ve sünnet ayırımına karşıyız..Ne Kuran peygamberin uygulamalarına çelişir,nede peygamberin uygulamaları Kuran’la çelişir...Nübüvet döneminde çelişen yerler varsada bu düzelttirilmiş ve din tamamlanmıştır...Maide/3

Peygamberden sabit olduğuna inandığımız,şeyler bizim için baş tacıdır...Ahzap/36


Tüm müslüman ulema dinin aslını teşkil eden meselelerde tam bir uyum içerindedirler...Yasama yetkisinin Allah’a ait olduğunu, Allah’ın hükümlerine üstüne hüküm koyulamayacağını,Allah’ın hükümleri ile hüküm vermek tevhidin gereği olduğunu,ister bilerek ister bilmeyerek şirk küfür düşünce ve amellerin tevbesi yapılmadığı müddetçe insanı kafir yaptığını hep söylemişler ve ittifak halindeler...

Bunlar sizlerin ısrarla red ettiğiniz sünneti kabul ettikleri halde...


Bizler bu ittifakı bu kafalarla asla sağlamayız..Bunu söyledik...Çünkü Allah’ın helal dediğine,biz haram diyoruz yada haram dediğine helal diyoruz veya Allah’ın kafir dediğine biz müslüman diyoruz veya müslüman dediğine kafir diyoruz....Şimdi bun tek kaynak çift kaynakla ne alakası var...

Tek kaynakta olsa çift kaynakta olsa bunlar işittik iman ettik diyen bir kavmin yapacağı şeyler değildir..

Hem Kuran hem sünnet hemde tüm ulema zinanın haram olduğu konusunda ittifak etmiştir....Herkim ki vergi adı altında zinayı helal kılarsa tüm alimlerin ortak görüşüyle kafir olur...


O halde teslim olmak yerine başka mazeretlerin arkasına sığınmamak lazım...Bunu söyledik...

Allah’a ement olunuz................
Logged
Ezhattım
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 343


« Yanıtla #27 : 05 Mart 2013, 01:37:01 ÖS 13 »


ama
allah bize/hrekese zemzem kuyusu gibi kesin temiz ve kurumayacak kuran kaynağını vermiş.
o varken ben niye komşu köyün suyuna talip olayım ki ? [/color]




Max kendi ağzınla itiraf ediyorsun. Kur'an zemzem gibi kaynak diye. Zemzem nerede çıkmış?Ankara'da , Kayseri'de ya da İstanbul'da zemzem aramanın bir anlamı var mı?
Kur'an Mekke toplumunda doğdu, Medine toplumunda kemale erdi. İster kabul et, istersen kabul etme. Şimdi sen bu zemzemin kaynağını Kayseri dağlarından çıkarabilir misin? Ya da Kayseri'ye Mekke'den borularla Kayseri'ye ya da Ankara'ya zemzem getirsen, zemzemi Ankara'da çıkardım diye iddiada bulunmak gerçekle bağdaşır mı?
Niye komşu suyuna talip olma soruna gelince; Allah seni komşu köyde yaratmış, dilin farklı, lehçen farklı, huyun farklı, tabiatın farklı. Bu demek değildir ki, sen zemzem içemezsin. İçersin  ama kaynağından temiz borularla getirmen, dahili ve harici pisliklere karşı önlemlerini alman gerekir. Dahili ve harici pislikleri karışan zemzemi de ya da içine su karıştırılmış zemzemi sana içire bilirler. O yüzden öncelikle zemzemin tadını bilmen/öğrenmen gerekir. Eğer bilmez/öğrenmezsen sana terkos suyunu zemzem diye yuttura bilirler.Aslı bilmen lazım ki usulun doğruluğunu test etmen kolay olsun.

 begen1 begen1 Grin
Logged
Ezhattım
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 343


« Yanıtla #28 : 05 Mart 2013, 01:48:42 ÖS 13 »

Kur'an'ın korunmuşluğu son dönemlerde çokça tartışılan bir konu.. Bu tartışmaların arka planında Allah niye diğer vahiyleri değil de Kuranı korudu sorusu yatıyor? Bu soruyu soranların niyetlerini açıkçası tam olarak bilemiyorum.
Bu denklemden yola çıkarak öyleyse Kuranda korunmamıştır sonucu çıkaranlar var. Bunların da niyetlerini net olarak bilemiyoruz..
Rahmetli -alıntı

Rahmetli abim bu denklemden yola çıkanlar Kuran’da korunmamıştır düşüncesine gitmezler...Bu denklemle din korunmuştur sonucuna gidilmiştir...Din ise peygamberin şahsın da tamamlanmıştır..

Kuran elbetteki bir zikirdir..Yahudilerin itirazı Kuran’ın neden bir kitap şeklinde indirilmediğidir....Zikir soyyut bir kavramdır Kuran da öyle daha sonraları kayıt altına alınmış somutlaştırılmıştır...Mana itibariyle yine soyyuttur...
Logged
Ezhattım
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 343


« Yanıtla #29 : 06 Mart 2013, 08:32:15 ÖÖ 08 »


Ben konu dışı bir soru sormak istiyorum, bilgisi olanlar cevaplarsa çok memnun olurum.

"Elçiye İtaat" edin ayetlerinin tamamı Medine'de devlet olunduktan sonra indirildiği doğru mudur?

Doğru ise bundan ne anlamamız gerekiyor.
Müslüman adlı üyeden alıntı

Bizim düşüncelerimizin temeli işte bu sorunun cevabında yatmaktadır....Kuran onüçyıl boyunca yani Mekke  dönemi süresince insanların öncelikle düşüncede müslüman olmasını amaçlamıştır...Düşüncede Allah’ı  “Rab” ve “İlah” olarak benimseyememiş toplumların elçiye itaat etmeyeceği gibi İslamın diğer emirlerinin bazı rükunlarlarını yerine getirmesi de kendisine bir kazanç sağlamaz...


Düşüncede iman etmemiş bir topluma elçiye itaat edin direktifi anlam ifade etmeyeceği gibi,bir yaptırımı da düşünülemez.....Günümüzde de durum aynı..Düşüncede Uluhiyet ve Rububiyet tevhidlerinin netleşmesi için insanlara namaz,oruç,zekat gibi meseleler yerine bu Kuran’i metod takip edilmelidir............
Logged
Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.22 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu