Son Mesajlar

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > Son Mesajlar
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > Son Mesajlar
Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 GENEL (Bilgi Platformu) / Gönül Muhabbet ister... / Ynt: Seyirlik Filmler
 : 07 Aralık 2019, 04:49:57 ÖS 16 
Başlatan siyahî - Son mesaj Gönderen: chamdali
1. Günışığı - Daglicht [2013] [imdb 7,0]



114 dakikalık bir Hollanda filmi. Otizmli bir ağabey cinayet nedeniyle hapiste, otizmli bir evlat evde. Genç avukat hanım kendi çapında bir araştırmaya girişir. Şaşırtıcı bir son sizi bekliyor.

2. Five Feet Apart [2019] [imdb 7,2]



116 dakikalık bir ABD filmi. Kistik fibrozis hastası bir genç kızımız ile yine hasta bir delikanlının çoğu hastanede geçen duygu yüklü yaşamlarına bir bakış içeriyor. Dokunmanın değeri de diyebiliriz belki...

3. Elveda - The Farewell [2019] [imdb 7,9]



100 dakikalık bir ABD filmi. Çin'de yaşayan ve kanser teşhisi konan bir babaanne. ABD de yaşayan torun, bir düğün münasebetiyle ailenin diğer fertleri ile birlikte babaanneyi görmeye gidiyor.

Not: Ben çok beğenmedim ama belki bir beğenen çıkar. Puanı epey yüksek.

4. Parazit - Parasite - Gisaengchung [2019] [imdb 8,6]



132 dakikalık bir Güney Kore filmi. Altın Palmiye ödülü almış. Yoksullukta dip yapmış bir ailenin zengin bir aileye parazit gibi yapışmasının hikâyesi. İzlemeye değer bence.

5. Hayallerin Peşinde - The Peanut Butter Falcon [2019] [imdb 7,8]



97 dakikalık bir ABD filmi. Down sendromlu genç Zak, hayallerinin peşine düşmek için bakımevinden firar eder. Eğlenceli bir yol hikâyesi. Güzeldi ama keşke daha güzel olsaydı...

6. Rüzgârı Dizginleyen Çocuk - The Boy Who Harnessed the Wind [2019] [imdb 7,6]



113 dakikalık İngiltere - Malawi ortak yapımı bir film. 13 yaşındaki William Kamkwamba' nın tüm zorluklara rağmen inanç ve mücadelesinden vazgeçmemesinin hikâyesi. Ailece izlenebilecek güzel bir film.

7. The Place [2017] [imdb 7,1]



105 dakikalık bir İtalya filmi. Tek mekanda geçen ama sıkılmadan izleyebileceğiniz, bence mutlaka izlemeniz gereken bir film. Her gün aynı restoranda yemek yiyen bir adam, farklı isteklerle gelen insanlar ve yapmaları gereken görevler var...

8. Dostumun Yolculuğu - A Dog's Journey [2019] [imdb 7,4]



109 dakikalık Çin, Hindistan, Hong Kong ve ABD ortak yapımı film, 2017 yapımı Can Dostum' (A Dog's Purpose) un devamı olarak çevrilmiş. Sevimli köpek Bailey, reenkarnasyon ile (farklı bedenlerde aynı kimlikle defalarca) dünyaya döner ve emanete sahip çıkar...

9. Suçlu - Den Skyldige - The Guilty [2018] [imdb 7,5]




85 dakikalık bir Danimarka filmi. Yine tek mekânda geçen ve yine sıkılmadan izleyebileceğiniz bir film olduğunu düşünüyorum. Bir süre masa başına alınan polis memuru Asger, gelen acil telefonlara bakmaktadır. Bir kadından kaçırıldığına dair çağrı alır ve ...

10. Merhaba Dünya - Being There [1979] [imdb 8,0]




130 dakikalık bir ABD filmi. Hayatında hiç sokağa çıkmamış olan Chance, yanında kaldığı adam ölünce kendini birden sokakta bulur. Tüm hayatı çiçekler ve tv' den ibarettir o güne kadar. Üstelik bir kimliği bile yoktur...

11. Bâkir Dev - Fúsi - Virgin Mountain [2015] [imdb 7,5]



94 dakikalık bir İzlanda filmi. Fúsi' nin hikâyesi. 40 lı yaşlarda, bekâr ve annesiyle oturuyor Fúsi. Saf ve temiz, yetişkinlerin dünyasına uzak. Filmde rahatsız edici bir kaç sahne ve diyaloglar olabilir. Fúsi için paylaşıyorum filmi..

12. Yaban Çilekleri - Smultronstället - Wild Strawberries [1957] [imdb 8,2]



91 dakikalık bir İsveç filmi. Ünlü yönetmen Ingmar Bergman' ın ilk seyrettiğim filmi. Yaşlı bir profesörün geçmişini ve dolayısıyla kendini sorguladığı siyah - beyaz bir yol filmi diyebiliriz. Sıkılan da çıkabilir, çok beğenen de..

13. Sarı Köpeğin Yuvası - Die Höhle des gelben Hundes - The Cave of the Yellow Dog [2005] [imdb 7,6]



93 dakikalık Almanya ve Moğolistan ortak yapımı bir film. Doğal, sıcacık bir film. Küçük bir kız ve köpek, Moğolistan kırsalında yaşayan kendi halinde bir aile. Pişman olmazsınız.

 2 
 HOŞGELDİNİZ / Duyurular / Ynt: Siretu'l Kur'an
 : 06 Aralık 2019, 10:34:09 ÖS 22 
Başlatan İSRA - Son mesaj Gönderen: Maveraî
Siretü'l Kur'an 22. Ders
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=ieT8WDInfEQ" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://www.youtube.com/watch?v=ieT8WDInfEQ</a>

 3 
 GENEL (Bilgi Platformu) / Gönül Muhabbet ister... / Ynt: Şu An da Ne Dinliyor sunuz?...
 : 05 Aralık 2019, 02:34:58 ÖS 14 
Başlatan - Son mesaj Gönderen: Hêja
https://www.youtube.com/watch?v=rLaCHJGc_II
https://www.youtube.com/watch?v=84INJ4gVjLI
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=jUVqOuEv2ME" target="_blank" class="aeva_link bbc_link new_win">http://www.youtube.com/watch?v=jUVqOuEv2ME</a>

https://www.youtube.com/watch?v=OCad3rcC5is
https://www.youtube.com/watch?v=5uDjZIPhqUA
https://www.youtube.com/watch?v=Vo1oju5H_4s
https://www.youtube.com/watch?v=baoL_T0EQ1I
https://www.youtube.com/watch?v=L-swDIFlRmQ
https://www.youtube.com/watch?v=Xo1i8uSepkU
https://www.youtube.com/watch?v=5-89gB3RhYE
https://www.youtube.com/watch?v=9k8arZkFH5A
https://www.youtube.com/watch?v=wTrbIMD3b10
https://www.youtube.com/watch?v=Jy2ww8erOxo
https://www.youtube.com/watch?v=vGSa8IBPKHg
https://www.youtube.com/watch?v=W_miJyJ93Q8
https://www.youtube.com/watch?v=zGwB2VAxnz0
https://www.youtube.com/watch?v=koXByMXBA-A
https://www.youtube.com/watch?v=DWsRwOftJwY
https://www.youtube.com/watch?v=CMaSWzcqOFc
https://www.youtube.com/watch?v=C9SMbvJXmb4
https://www.youtube.com/watch?v=zgM7noDB9Hw

 4 
 KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) / Kur´an-ı Kerim / Ynt: KURAN PİYASADAKİ SAHTE İNCİLLERİN HATALARINI DÜZELTİR
 : 03 Aralık 2019, 05:08:19 ÖÖ 05 
Başlatan Emre_1974tr - Son mesaj Gönderen: Emre_1974tr
Sahte İncil'de ve sahte Tevrat'ta Tanrı evrenimizde yaşayan bir insan gibi, kısıtlı bir varlık  gibi gösterilir genelde. Kimi yerde melekler veya elçiler Tanrı ile karıştırılıyor  kimi yerde de başka şeyler...

Mesela;

Yaratılış 3
8 Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.
 9 RAB Tanrı Adem'e, "Nerdesin?" diye seslendi.

Evet yanlış okumadınız. Burada sözde tanrı bahçede yürürüp seslenerek Adem ve eşini arıyor. Adem ve eşi bahçede gezinen Tanrıyla saklambaç oynamaya kalkıyorlar.

Bu sahte Tevrat'ı ve sahte İncilleri yazan insanların asla anlayamadığı şey şu: gerçekte Allah zamansız ve mekansızdır, evrenimizin dışındadır varlık olarak ve herşeyi bilir. Aynı anda herşeyi görür, O'nun için geçmiş veya gelecek zaman diye birşey de yoktur ve gelecekte yapacaklarımızı da daha bizi yaratmadan önce bile bilmektedir. Ne düşündüğümüzü ve gelecekte ne düşüneceğimizi de bilir. Kusursuz ve sonsuzdur.

Kuran piyasadaki İncillerdeki  Tanrı anlayışını da işin doğrusunu anlatarak düzeltir:

Kuran 58:7 Görmez misin ki Allah, göklerde olanları da yeryüzünde olanları da bilir. Üç kişi aralarında fısıldaşmaya görsün, dördüncüleri O'dur; beş kişi fısıldaşmaya görsün altıncıları O'dur. Bundan az da olsalar çok da olsalar, O mutlaka onlarla beraberdir; nerede bulunurlarsa bulunsunlar. Sonra onlara yapıp ettiklerini kıyamet günü haber verecektir. Allah herşeyi bilmektedir.

***

Sahte Tevrat'taki Tanrı sözde, takipçilerine savaşta kadın, çocuk,  hayvan dahil her canlıyı öldürmek için katliam emri verir:

1. Samuel
15
 2 Göklerin hâkimi Yehova diyor ki, ‘Amalek’e, İsrail’e yaptıklarının hesabını soracağım. Çünkü İsrailoğulları Mısır’dan çıkıp gelirken yolda onlara karşı koydu. 3  Şimdi git Amalek’i vur, onun her şeyini tamamen yok et. Hiçbirine acıma, kadını ve erkeği, çocuğu ve emzikteki bebeği, sığırı ve koyunu, deveyi ve eşeği, hepsini öldür.’”

Kuran sahte Tevrat'ın bu iftirasını da düzeltir. Asla kimse masum birinin kılına dahi zarar veremez.

Kuran'da Allah her zaman sadece saldırganların durdurulması gerektiğini, sadece nefsi müdafaa savaşına izin olduğunu söyler ve de sabrı öğütler.

Kuran 2:190 Sizinle savaşanlarla ALLAH yolunda savaşın. Saldırgan olmayın. ALLAH saldırganları sevmez.  2:192 Onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz Allah, bağışlayandır esirgeyendir.

 5 
 İSTİŞARELER (İstişare Platformu) / Serbest Kürsü / GELİN İNANCIMIZI BİRLİKTE, KUR'AN İLE SORGULAYALIM. ACABA DOĞRU YOLDA MIYIZ?
 : 02 Aralık 2019, 12:00:46 ÖS 12 
Başlatan halukgta - Son mesaj Gönderen: halukgta
Allah bizlerin her konuda düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı emreder. Aklını kullanmayana da her türlü pisliği vereceğini açıkça söyler. Madem Allah düşünmemizi emrediyor, gelin sizlere günümüzde yaşanan İslam ın Kur’an ile bağlantılı olup olmadığını, bizlerin Allah ın yolunda olup olmadığımız konusunda birlikte düşünelim ve Kur’an ile karşılaştıralım ki, hesap günü üzülenlerin, şaşkına dönenlerin safında olmayalım.

Allah sizleri KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM diye hüküm verdikten sonra, acaba bizlerin yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz diyenlere inanmamız, doğru olur mu?

Yüce Rabbimiz ŞEFAAT TÜMDEN ALLAH A AİTTİR, HİÇBİR ŞEFAATİN FAYDA ETMEDİĞİ O GÜNDEN SAKININ dediği halde, Peygamberler, din ulemaları, şeyhler, velilerde şefaatçidir diyenlere inanmamız ne kadar mantıklı olur?

Kur’an, ALLAH IN SINIRLARINI AŞANLAR ZALİMLERİN TA KENDİSİDİR diyorsa, Kur’an ın bahsetmediği fıkıh ve rivayetlerin şekillendirdiği beşeri hükümlerde dinin asli unsurudur dersek, Kur’an ın sınırlarını aşmış olmaz mıyız?

SİZ, HADDİ AŞAN KİMSELER OLDUNUZ DİYE, SİZİ KUR'AN'LA UYARMAKTAN VAZ MI GEÇELİM diyen Rabbimiz, Kur’an dışından da bazı bilgilerden sorumlu olduğumuzu, nasıl düşüne biliriz? Hâşâ Allah a güvenimiz yok mu? Yoksa gözlerimiz perdelenmiş, gönüller taş mı kesmiş?

Cahiliye toplumu, Allah ın indirdiği ile yetinmedikleri için onlara, ALLAH DAN VE ONUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR dediği ve uyardığı halde, bizler bu benzeri onlarca ayetlerden sorumlu değil miyiz de, Kur’an ile yetinmiyoruz?

Allah Kur’an da AYETLERİ AÇIKLAMAK BİZE DÜŞER, BİZ AYETLERİ DERİNLEMESİNE AÇIKLIYORUZ Kİ, SEN DERS ALMIŞSIN DEMESİNLER. ONU KAVRAYAN TOPLUMA, NİCE ÖRNEKLERLE İZAH EDİYORUZ, BİZ KİTAPTA HİÇBİR EKSİK BIRAKMADIK dediği halde, bizler hala Kur’an özet bilgidir her bilgi açıklanmamıştır diyerek, bizlerin başka kaynaklara da ihtiyacımızın olduğuna nasıl inanırız?

Allah çok net açık bir şekilde, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR dediği halde, hala Kur’an ın dışından beşeri kaynaklar aramamızın, akılla mantıkla bir izahını nasıl yaparız?

Allah elçisine, kullarıma şunu söyle diye emreder. BU KUR’AN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM dediği halde, bu ve benzeri onlarca ayeti görmezden gelerek, ne yani Peygamberimiz postacımı deme cesaretini nasıl gösteriyoruz, bunun akılla mantıkla bir izahı var mı?

Allah cahiliye toplumunun yaptığı yanlışı, bizlerde yapmayalım diye indirdiği ayetinde, YOKSA ONLAR CAHİLİYE KANUNUNU MU İSTİYORLAR? İYİ ANLAYAN İÇİN ALLAH DAN DAHA İYİ KANUN KOYUCU OLABİLİR Mİ diye açıkça uyardığı halde, ayeti inatla duymazdan gelip, Allah ın elçisi de dinde hükümler koyar deme cesaretini, sizce nasıl gösteriyoruz? Hiç mi Allah korkumuz yok?

Allah birçok ayetinde, YEMİN EDEREK KUR’AN I DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALMANIZ KOLAYLAŞTIRDIK, YOK MU DÜŞÜNÜP ÖĞÜT ALAN dediği halde, sanki dalga geçermiş gibi, Kur’an ı herkes anlayamaz onu anlayabilmeniz için bilmem kaç ilim tahsil etmek gerekir demek, Allah ın kitabına yapılabilecek en büyük saygısızlıktır.

Allah elçisinin görev ve sorumluluğunu açıklarken, RESULE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. BİZ RESULLERİ SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ. SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR diye apaçık birçok kez bizlere bildirdiği halde, hala bizlerin bu ayetlerin tam tersine hareket ederek, Allah ın elçisinin dinde hükümler koyma yetkisi vardır diyerek, Allah ın dinde ortağı nasıl yaparız. HATTA ALLAH HÜKMÜNE, HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEZ dediği halde.

Allah elçisine şunu söylemesini istiyor. BEN BANA VAHYEDİLENDEN BAŞKASINA UYMAM VE BEN AÇIKÇA UYARAN BİR ELÇİDEN BAŞKASI DEĞİLİM dediği halde, hala bizler Allah ın elçisine iftira niteliğinde olan birçok sözü/hadisi ona nispet ederek, Kur’an a taban tabana zıt bir inanç yarattığımızın hala farkında değil miyiz?

Allah, RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENE UYUN, ONUN BERİSİNDEN SAKIN VELİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN diye uyardığı halde, HALA VELİSİ OLMAYAN CENNETE GİDEMEZ diye inandırılmışsak, bizlerin Allah ın doğru yolunda olduğumuzu nasıl söyleriz.

Allah ayetinde, helal ve haram konusuna açıklık getirmek için, bakın elçisine nasıl bir ayet indiriyor ve deki kullarıma diyerek ne söylemesini istiyor. “De ki: "BANA VAHYOLUNANLAR İÇİNDE, BU HARAM DEDİKLERİNİZİ YİYECEK BİRİNE YASAKLANMIŞ BİR ŞEY BULAMIYORUM. Yalnız şunlardan biri olursa başka: LEŞ, AKITILMIŞ KAN, DOMUZ ETİ -Kİ O BİR PİSLİKTİR- ALLAH'TAN BAŞKASI ADINA BOĞAZLANMIŞ BİR MURDAR."… Apaçık bu ve benzeri ayetlerden sonra, nasıl olurda ALLAH IN ELÇİSİ DE DİNDE HARAMLAR KOYAR deriz, hiç mi Allah ın ayetlerinden ders almıyoruz.

Allah bizleri uyarıyor ve diyor ki: HAKKINDA KESİN BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIN ŞEYİN PEŞİNE DÜŞME BUNDAN SORUMLU OLURSUN dediği halde, bizler en emin kitap Kur’an ı yetersiz görüp, doğruluğunda asla emin olamayacağımız, rivayetlerin peşine düşmekten hiç korkmuyoruz. Bu nasıl bir inanç, bu nasıl bir akıl doğrusu anlamakta zorlanıyorum.

Allah Kur’an da, EN DOĞRU, EN KESİN DELİL, KANIT ALLAH IN DIR dediği ve bizleri uyardığı halde, hala nasıl olurda Allah ın dışında, din ve inancımız adına beşeri delil ve kanıtlar ararız, yoksa aklımızı mı yitirdik?

ALLAH SAKIN DİNDE BÖLÜNENLER GİBİ OLMAYIN dediği halde, dinde mezheplere, fırkalara, cemaatlere bölünmekte zenginlik, bereket vardır diyorsak, biz Allah ın yolunda değil bir bilinmeyene doğru gidiyoruz demektir. Sanırım bu bilinmeyenin acısını da İslam toplumları olarak çekiyoruz. Bu durumda nereye doğru gittiğimizin ve bu gidişin son noktasının çok da hayırlı bir yer olmadığı çok açıktır.

Allah ayetinde çok açık bir hüküm veriyor ve diyor ki,"ALLAH, KENDİSİNE ORTAK KOŞULMASINI ASLA BAĞIŞLAMAZ; Bundan başka günahları, dilediği kimse için bağışlar. ALLAH'A ORTAK KOŞAN KİMSE BÜYÜK BİR GÜNAH İLE İFTİRA ETMİŞ OLUR." Hemen bu ayet üzerinde düşünelim. Allah a ortak koşmak, başka bir ilah edinmekle mi olur yalnız? Elbette hayır. Allah ın vermediği yetkilerini, yaratılmış bir beşere bizler veriyorsak, buda Allah a ve kitabına eş koşmaktır, şirk koşmaktır. Allah hükmüme hiç kimseyi ortak etmem, tek şefaatçi benim dediği halde, elçisi de dine hükümler koyar, elçisinin de şefaat etme yetkisi vardır dersek, buda Allah a eş/şirk koşmaktır. Allah sakın veliler edinip ardı sıra gitmeyin, güvenilecek veliniz yalnız benim diyor da, hala velisi olmayan cennete gidemez diyorsak, bu sözler Allah a şirk koşmaktır hatırlatırım.

Allah cümlemize, elde Kur’an düşünerek bu yaptığımız hataların farkında olmamızı nasip etsin. Yine dilerim bu hatalarımızdan vaz geçerek, batıldan ve hurafeden uzak, Allah ın emrettiği gibi YALNIZ KUR’AN IN İPİNE SARILAN, ALLAH IN AZINLIK, HALİS KULLARINDAN OLURUZ.


Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/


 6 
 KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) / Kur´an-ı Kerim / Ynt: KURAN PİYASADAKİ SAHTE İNCİLLERİN HATALARINI DÜZELTİR
 : 30 Kasım 2019, 02:01:40 ÖÖ 02 
Başlatan Emre_1974tr - Son mesaj Gönderen: Emre_1974tr
Piyasadaki sahte Tevrat'a göre tecavüzcü kurbanıyla evlenmeli ve bu evlilik de ömür boyu sürmek zorundaymış.

Yasanın Tekrarı 22

28.  “Eğer bir adam nişanlı olmayan erden bir kızla karşılaşır, tutup onunla yatarsa ve bu ortaya çıkarsa,  29.  kızla yatan adam kızın babasına elli gümüş verecek. Kıza tecavüz ettiği için onu karı olarak alacak ve yaşamı boyunca onu boşayamayacaktır.
 
Burada cezalandırılan kız olmakta, hem de ömür boyu tecavüzcüsüyle evli kalmak zorunda olarak...
 
Ayrıca, sahte İnciller genel olarak da boşanmayı zina gibi görür.
 
Kuran piyasadaki İncillerin bu hatasını da düzeltir.
 
Kimse kimseyle evlenmek veya evli kalmak zorunda değildir:
 
Kuran 4:19 Ey iman edenler! Kadınlara, zor ve baskı kullanarak mirasçı olmanız size helal olmaz. Kendilerine vermiş bulunduğunuz şeylerin bir kısmını çarpıp götürmek için onları sıkıştırmanız da helal değildir. Kanıta bağlanmış bir fuhuş yapmaları hali müstesna. Onlarla iyi ve güzel geçinin. Onlardan tiksindinizse olabilir ki, siz birşeyi çirkin bulursunuz da Allah, ona çok hayır koymuş olur.

***

Piyasadaki sahte İncillere göre kız çocuğu doğurmak erkek çocuğu doğurmaya göre 2 kat daha fazla kirleticiymiş:

Levililer

2 “İsrail halkına de ki: Bir kadın hamile kalıp erkek çocuk doğurursa, âdet gördüğü günlerde olduğu gibi yedi gün kirli sayılacaktır.

5 Ancak, kız çocuk doğurursa, âdet gördüğü günler gibi iki hafta kirli sayılacaktır. Kanamasından paklanmak için altmış altı gün bekleyecektir.

Kuran'a göre ise çocuklar güzel hediyelerdir, hem de kız ve erkek çocuk eşit derecede güzellikte nimetlerdir.

Ve Kuran , kız çocuğu olduğu için öfkelenen kişiyi şöyle eleştirir:

Kuran
16:58 Onlardan birine kız (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle taşarak yüzü simsiyah kesilir.
16:59 Kendisine muştulananın utancından ötürü toplumdan gizlenir. Hakaret / eziklik üzere tutsun mu onu yoksa toprağın bağrına mı gömsün onu. Bakın ne kötü hüküm veriyorlar!
 
Kız ve erkek çocuk da hediyedir:
 
42:49 Göklerin ve yerin mülkü / yönetimi Allah'ındır. Dilediğini yaratır. Dilediğine kız evlatlar bağışlar, dilediğine erkek evlatlar armağan eder.

***

Sahte İncil'e göre Musa'yla birlikte Mısır'dan kaçanlar milyonları buluyor.

Çıkış 12.
 Halk Ramses’ten Sukkot’a doğru yola çıktı. Çocukların dışında, yaya olarak altı yüz bin erkek vardı. Başka halklardan büyük bir topluluk da onlarla birlikte çıktı; ayrıca yanlarında davar, sığır, pek çok hayvan vardı

Ve yine ifadelerden anlaşıldığına göre bu topluluk Mısır'ın işgücü ihtiyacını da karşılıyordu. Eğer gerçekten böyle yüzbinler milyonlar bir gecede ülkeden ayrılsaydı o dönemin dünya nüfusunun azlığını da gözönünde bulunduracak olursak  tarih kitaplarına geçecek dehşet bir göç olurdu. Böyle bir durum yok elbette.

Kuran yine işin doğrusunu yazar, Musa ve Harun'la birlikte yola çıkanlar  küçük bir topluluktu:

Kuran
26:52 Musa'ya: "Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz" diye vahyettik.
 
26:53 Bunun üzerine Firavun, kentlere toplayıcılar gönderdi:
 
26:54 "Kuşkusuz bunlar, küçücük bir topluluktur."

 7 
 İSTİŞARELER (İstişare Platformu) / Serbest Kürsü / ALLAH IN DIŞINDA HARAMLAR KOYANLAR, RABLERİNE BAŞKA ŞEYLERİ DENK TUTANLARDIR.
 : 29 Kasım 2019, 05:01:26 ÖS 17 
Başlatan halukgta - Son mesaj Gönderen: halukgta
Bu makalemde, sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim konu, Tevbe suresi 29.  ayette geçen, bir cümle üzerinde olacak. Önce ayeti yazalım, daha sonra birlikte düşünelim.

TEVBE 29: Kendilerine kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen, ALLAH’IN VE RESULÜNÜN HARAM KILDIĞINI HARAM SAYMAYAN ve hak din İslâm’ı din edinmeyen kimselerle, küçülerek (boyun eğerek) kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın. (Diyanet meali)

Bu ayette geçen, ALLAH IN VE RESULÜNÜN HARAM KILDIĞINI HARAM SAYMAYAN cümlesinden yola çıkarak, bakın demek ki Peygamberimizde Allah ın dışında haramlar koyabiliyormuş, yoksa neden ayrıca zikretsin deniyor. Hatta Allah bu konu ile ilgili haramlarını Kur’an da saymış, bu ayet boşuna değildir, elçisi haram koyamıyor olsaydı, bu ayette neden bu şekilde yazıp, tekrar etsin diyerek kanıt gösterilmekte. Ne yazık ki Kur’an ı bir bütün olarak düşünmediğimizde, batıl inançlarımıza rahatlıkla, ayetlerde geçen kelimelerin anlamlarını değiştirerek delil yaratabiliriz, ama kendimizi kandırmış oluruz ve Kur’an da farkında olmadan çelişki yaratırız.

Kur’an ın en önemli özelliği, aynı konuyu değişik örneklerle izah ederek tekrar etmesidir. Allah ne diyordu ayetinde? “Biz her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle veriyoruz ki anlayasınız.” Lütfen bu gerçeği göz ardı etmeyelim. Allah bir ayetinde verdiği hükmün tam tersini, bir başka ayetinde vermez. Maide 13. ayette Allah, kitap ehlinden örnek vererek bakın ne diyor. “KELİMELERİN YERLERİNİ DEĞİŞTİRİYORLAR. KENDİLERİNE ÖĞRETİLEN HÜKÜMLERİN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜNÜ DE UNUTTULAR” Ne yazık ki bizler, ayetlere farklı anlamlar veriyor ve böylece Allah ın kitabından yüzlerce ayeti görmezden geliyor, üstünü örtüyoruz, ayetlere ters düşüyoruz. Eğer bahsettiğimiz ayette, Allah ın elçisine de haram koyma yetkisinin verildiğine inanırsak, Kur’an ın yüzlerce ayetini görmezden gelip, unutmuş oluruz.

Bunu her konuda yapıyoruz. Örnek vermek gerekirse Allah, Şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatin fayda etmediği O günden sakının dediği halde, ayetlerde geçen kelimelere Allah ın söylemediği, öyle anlamlar yüklüyoruz ki, Allah dan başka elçisinin ve din ulemalarının, velilerin de şefaatçi olduğuna kendilerini inandırıyorlar. Bu ayette geçen cümleyi de, ne yazık ki aynı yöntemle kendi batıl inançlarına uydurmaya çalışıyorlar. Gelin bu konuyu Kur’an bütünlüğünde anlamaya çalışalım, gerçekten Allah elçisine de böyle bir yetki vermiş mi görelim.

Enam 145: De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, HARAM KILINMIŞ BİR ŞEY BULAMIYORUM. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir. (Diyanet meali)

Yunus 59: De ki: “Ne oldu size de, Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram bir de helâl yaptınız?” De ki: “ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ, YOKSA ALLAH'A İFTİRA MI EDİYORSUNUZ?”( Bayraktar Bayraklı meali)

Nahl 116: Dilleriniz yalana alışageldiğinden dolayı, Allah’a karşı yalan uydurmak için, “Şu helâldir”, “Şu haramdır” demeyin. Şüphesiz, ALLAH’A KARŞI YALAN UYDURANLAR, KURTULUŞA EREMEZLER.( Diyanet meali)

Maide 87: Ey iman edenler! ALLAH'IN SİZE HELÂL KILDIĞI İYİ VE TEMİZ ŞEYLERİ HARAM KILMAYINIZ VE SINIRI AŞMAYINIZ. Allah sınırı aşanları sevmez. (Bayraktar Bayraklı)

Bakın bu ayetlerde çok net ve açık bir şekilde Allah elçisine, kullarıma şunları söyle diyerek ne söylemesini istiyor kitap ehline. Sizce benim koyduğum haramların yanında, sende haramlar koyabilirsin mi diyor? Elbette hayır. EĞER DÜŞÜNCEMİZ VE İNANCIMIZ, ALLAH IN BİR  AYETİNE BİLE TERS DÜŞÜYORSA, O DÜŞÜNCE VE İNANÇ YANLIŞ DEMEKTİR. Hatta Allah ın koymadığı haramlar konusunda ise, bunlar Allah a iftiradır, yalan uydurmadır diye açıklık getiriyor. Maide suresi 87. ayetinde ise Allah ın haram demediği, yani helal kıldığı temiz şeylere haram demeyin, sınırı aşmayın diyor. Demek ki Allah ın haram demediği bir şeye haram diyorsak, ALLAH IN KOYDUĞU SINIRI AŞMIŞIZ DEMEKTİR. Çok daha düşündürücü bir ayet daha hatırlatmak istiyorum. Kitap ehli, daha önce Allah ın gönderdiği kitabın koyduğu haramların dışına çıkıp, onlarda edindiği velilerin ya da rivayet inançların koyduğu haramlara inandıkları için, bakın elçisinin nasıl uyarmasını istiyor.

Enam 150: De ki: “HAYDİ, ALLAH ŞUNU HARAM KILDI” DİYE TANIKLIK YAPACAK ŞAHİTLERİNİZİ GETİRİN. ONLAR ŞAHİTLİK ETSELER DE SEN ONLARLA BERABER ŞAHİTLİK ETME. Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların arzularına uyma. ONLAR RABLERİNE, BAŞKA ŞEYLERİ DENK TUTUYORLAR. (Diyanet meali)

Önce ayetin sonuna bakar mısınız lütfen. “ONLAR RABBİNE, BAŞKA ŞEYLERİDE DENK TUTUYORLAR” diyor. Peki, Allah bu sözleri ile neyi kast ediyor? Elbette Allah ın koyduğu haramlara, sizlerde haramlar koyarsanız, ALLAH IN YETKİSİNİ BEŞERİ KİŞİLEREDE VERMİŞ OLURSUNUZ, BÖYLECE ŞİRK KOŞMUŞ OLURSUNUZ DİYOR. Bu durumda, Allah ın elçisi tıpkı Allah gibi haram koyabilir, diye inanlara sormak isterim. ALLAH IN EELÇİSİNE, SENDE HARAM KOYABİLİRSİN DİYE HÜKMETTİĞİNE DAİR, ŞAHİDİNİZ VARMI? ÇÜNKÜ ALLAH BUNA İZİN VERMİYOR.

Bakın Allah elçisini bile uyarıyor ve diyor ki, sen sakın onların yaptığı yanlışı yapma. Onlar ben emretmediğim halde, kendi nefislerinden batıl inançlarının etkisinde haramlar edindiler diyor. Bu ayetten de çok açık anlıyoruz ki, haram koyacak tek güç Allah tır. ÇÜNKÜ ALLAH ÇOK NET BİR ŞEKİLDE NE DİYORDU? HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM. Eğer Tevbe 29. ayette geçen bu cümleye, kendimizce anlam yükler, elçinin de haram koyma yetkisi vardır dersek, Kur’an ın yüzlerce ayetini görmezden gelmiş oluruz. Hatırlatmak isterim Zuhruf 44. ayetinde Allah, “SİZLERİ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM”, DEMİYOR MUYDU?  Bu hükmü veren Yaradan, daha sonra hükmünden vazgeçerde, Kur’an ın dışından elçisinin de dine hükümler koyma, helal haram yapma yetkisi var der mi? 

Tevbe 29. ayette geçen, Allah ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan sözünü Allah, birçok ayetinde aslında açıklıyor ve elçisine verdiği görev yetki ve sorumlulukları da açıkça bizlere bildirerek, açıklık getiriyor. Eğer Kur’an ı parçalı okur ve parçalı Kur’an a yaklaşırsak, istediğimiz anlamı kendi nefsimizce verir ve onunla da avunur gideriz. TAKİ HUZURA VARINCAYA KADAR. Öyle arkadaşlarımız var ki, Allah ın elçisinin kitap ehline tebliğ ettiği ve İslam a davet ettiği şu ayetler için, bu ayetler bizi ilgilendirmiyor, kitap ehline söylenmiştir diyebiliyorlar. “KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BİR KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU?” (Ankebut 51) ALLAH'TAN VE O'NUN AYETLERİNDEN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR? (casiye 6) Ne yazık ki ayetler işte böyle birer birer devre dışı kalıyor, sırf atalarının batıl inançlarını yaşayabilmek adına. Unuttukları ise, Kur’an ın tamamı zaten o günkü topluma indirilmişti.

Allah elçisinin, Kur’an ı rahatlıkla tebliğ edip, görevini rahatlıkla yerine getirebilmesi için, onun yetki ve sorumluluklarını da açıkça belirledikten sonra, Nisa 80. ayette, KİM RESULE İTAAT EDERSE, ALLAH A İTAAT ETMİŞ OLUR diyerek, onu onurlandırmış, İSLAM I TEBLİĞİNDE ELÇİSİNE KOLAYLIK SAĞLAMIŞTIR, YARDIMCI OLMUŞTUR. Allah ın elçisi de aldığı yetkinin bilincinde, yalnız Kur’an ı tebliğ etmiş ve yalnız Kur’an ile ümmetini uyarmıştır. Konuyla ilgili bazı ayetleri hatırlayalım ki konuyu daha açık anlayabilelim.

Ben, yalnızca bana vah yedilmekte olana uyuyorum ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim. (Ahkaf 9)
Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.”(Enam 50)
Resulün görevi ise açık bir tebliğden ibarettir. (Ankebut 18)
Ben yalnızca uyarıcılardanım. (Neml 92)
Senin görevin sadece tebliğ etmektir. Hesap görmek ise bize aittir. (Rad 40)
Peygamber'e düşen, sadece açık-seçik duyurmaktır.(Nur 54)
Biz, Resulleri ancak, müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. (Enam 48)
Sen, yalnızca bir öğüt verici-bir hatırlatıcısın. (Gaşiye 21)

Ne dersiniz, Allah elçisinin çok açık bir şekilde yetki ve sorumluluklarını açıkladıktan sonra, Tevbe suresinde geçen, Allah ve Resulünün haram dediği cümlesinden, sizce hala Allah ın haram dedikleri başka, elçisinin haram dedikleri de başka haramlardır diye anlamak mümkün mü? Mümkün diyenlere elbette sözümüz olmaz. Herkes kendi imtihanını yaşar. Gönül gözlerini Kur’an ile açmayıp, batıl ve sanı inançlarını, ayetlerdeki kelimelerin anlamlarını değiştirerek, Kur’an a yerleştirmeye çalışanlara, asla Kur’an gerçeklerini anlatamayız. Allah ın elçisi de, kitap ehlinin çoğuna, kabul ettirememişti zaten. Çünkü inançlarını, Allah ın gönderdiği kitaptan saptırmış ve hakka batıl karıştırmışlardı. Hak ile batıl yan yana yaşamaz. Batıldan kendisini kurtarmayan, yalnız Allah a ve kitabına teslim etmeyen, hakkın güneşinden, ışığından da faydalanamaz, Kur’an ı doğru anlayamaz.

Dilerim Allah ın kitabına sımsıkı sarılan, onun nuruyla aydınlanan. Hakka batıl karıştırmadan Kur’an ın yolundan giden, Allah ın azınlık, halis kulları arasında oluruz.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/


 8 
 KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) / Kur´an-ı Kerim / KURAN PİYASADAKİ SAHTE İNCİLLERİN HATALARINI DÜZELTİR
 : 27 Kasım 2019, 03:49:48 ÖÖ 03 
Başlatan Emre_1974tr - Son mesaj Gönderen: Emre_1974tr
Evet piyasadaki sahte İnciller ve sahte Tevrat insan yazımı birer hadis kitaplarıdır.

Buhari ne ise Markos, Lukka veya Yuhanna da odur. İnsan gözlemi hadis kitaplarılar.

Elimizdeki tek gerçek kutsal kitap bugün için Kuran'dır.

Şimdi elimizdeki tek gerçek kutsal Kitap olan Kuran'ın piyasadaki sahte İncillerin hatalarını nasıl düzelttiğine örnekler verelim.

Değiştirilmiş sahte İncil yani insan yazımı hadis kitabı şöyle der:

"Yine size derim: Devenin iğne deliğinden geçmesi zengin adamın Allah'ın melekûtüna girmesinden daha kolaydır".

Tabii Kuran helal yoldan elde edilmiş zenginliği ve zenginleri överek değiştirilmiş İncil(ler)in bu sinsi propogandasını suratlarına çarpar. Ayrıca yukarıdaki değiştirilmiş incil sözünün de gerçeğini yazarak yine değiştirilmiş kitapların ipliğini pazara çıkarır:

A'raf Suresi 40 Ayetlerimizi yalanlayan ve onlar karşısında büyüklük taslayanlar var ya, gök kapıları açılmayacaktır onlar için ve deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete giremeyeceklerdir onlar. Suçluları böyle cezalandırırız biz.

Yani zenginler değil, büyüklük taslayanlar inkarcılar deve iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremeyeceklerdir.

Kuran, zenginliğin ve nimetlerin yanı sıra bilimi ve bu yolda çalışmayı da destekler. Ve gerçekleri sunar. Zaten bu sayede İslam'ın ilk dönemlerinde Müslümanlar birdenbire olağanüstü bir medeniyete ulaştılar.

***
Yine Hıristiyanlıktaki cennet inancı da ruhçuluk doğrultusunda şekillenmiştir.

Belki ilk bakışta bedensel ve maddi ahiret dünyasını kabul etmektedir değiştirilmiş İncil, ama gerçekte pagan mistisizmdeki gibi, oradaki yaşam derviş-aziz yaşantısı gibi kabul edilir.

Yeme içme ve cinsellik-evlilik gibi nimetler olmayacaktır değiştirilmiş İncil`e göre:

Matta 22: 30 "Dirilişten sonra insanlar ne evlenir, ne de evlendirilir, gökteki
melekler gibidirler.

Luka
20: 34 İsa onlara şöyle dedi: "Bu çağın insanları evlenip evlendirilirler.

20: 35 Ama gelecek çağa ve ölülerin dirilişine erişmeye layık görülenler ne
evlenir, ne evlendirilir.


20: 36 Bir daha ölmeleri de söz konusu değildir. Çünkü meleklere benzerler ve

dirilişin çocukları olarak Tanrı`nın çocuklarıdırlar.

Çünkü bilindiği üzere, ruhçuluğa göre maddi nimetler kötüdür ve insanoğlu dünya-ahirette bu nimetlerden uzak kalmalıdır.

Bu kabuller yine tasavvuf gibi öğretilerle daha sonraları İslam dünyasına da aşılanmaya çalışılmış, insanın ahiret yaşantısında tanrısallaşacağı, birleneceği ve maddi nimetlerden ebediyen uzak kalacağı inancı ustaca işlenilmiştir.

Ama gerçekte ise Kuran`a göre tam tersine, nimetler insanlar için yaratılmış olağanüstü hediyelerdir ve ahirette sonsuza dek insanlar bu hediyeleri deneyimleyecektir. İnsanoğlu sonsuza dek insan olarak kalacaktır:

"Orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet aldığı her şey var. ve siz orada süresiz kalacaksınız. "(Zuhruf Suresi 71. )

Cinsellikten satranca kadar aklınıza gelebilecek tüm nimetler vardır cennette:

-De ki "Allah`ın kulları için verdiği süslenecek şeylerle rızık olarak verdiklerinin temiz olanlarını kim yasak edebilir?"yine de ki "bunlar dünyadaki inançlı kişilerindir. ahirette ise yalnız onlarındır". ayetlerimizi anlayanlara bu şekilde açıklamaktayız. (Araf süresi 32. ayet)

***
http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/ruhculugun-hristiyanlktaki-tezahurleri.html

***
PİYASADAKİ SAHTE TEVRAT'A GÖRE BİR BABA KIZINI KÖLE OLARAK SATABİLİRMİŞ

Evet yanlış okumadınız, sahte Tevrat'a (hadis kitabı) göre bir baba borcuna karşılık kızını köle olarak satabiliyor ve işin daha da kötüsü, Köleliğe satılan bir kız, sıradan bir erkek kölede olduğu gibi altı yılın sonunda serbest de bırakılmaz.

MISIRDAN ÇIKIŞ 21
7 “Eğer bir adam kızını cariye olarak satarsa, kız erkek köleler gibi özgür bırakılmayacak. 8 Efendisi kızla nişanlanır, sonra kızdan hoşlanmazsa, kızın geri alınmasına izin vermelidir. Kızı aldattığı için onu yabancılara satamaz. 9 Eğer cariyeyi oğluna nişanlarsa, ona kendi kızı gibi davranmalıdır. 10 Eğer ikinci bir kadınla evlenirse, ilk karısını nafakadan, giysiden, karılık haklarından yoksun bırakmamalıdır.

Neyse ki elimizdeki tek kutsal kitap olan Kuran piyasadaki sahte Tevrat'ın (hadis kitabının) bu hatasını da düzeltir.

Ne kız ne de erkek kimse köle olarak veya başka birşey olarak satılamaz.

Bırakın kendisini, bir kimsenin kalemini bile izinsiz alamazsınız.

https://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/kuran-koleligi-kaldrmstr.html?fbclid=IwAR3OswM88Bi5URhRLG1636OGpJ2hNQsJhEjpzlerjHIw8vPP8MBUvV6d1JI

***
Gerçekte bir hadis kitabı olan sahte Tevrat'ta Yusuf'un gelecekle ilgili gördüğü rüya gerçekleşemiyor. Çünkü annesi kavuşamadan hayatını kaybediyor bu hadis kitaplarında:

Yaratılış 37:9 Yusuf bir düş daha görüp kardeşlerine anlattı. “Dinleyin, bir düş daha gördüm” dedi, “Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğildiler.”

Yaratılış 37:10 Yusuf babasıyla kardeşlerine bu düşü anlatınca, babası onu azarladı: “Ne biçim düş bu?” dedi, “Ben, annen, kardeşlerin gelip önünde yere mi eğileceğiz yani?”

Yaratılış 35:19 Rahel öldü ve Efrat –Beytlehem– yolunda gömüldü.

Yaratılış 43:26 Yusuf eve gelince, getirdikleri armağanları kendisine sunup önünde yere kapandılar.

Yusuf'un rüyasında anne ve babası ve kardeşlerinin kendisinin önünde eğilmeleri sembollerle gösteriliyor. Ama görüldüğü üzere sahte Tevrat'a göre annesi bu olayı yaşayamadan bu dünyadan ayrılmış durumda. Ve böylece gelecekle ilgili kendisine gösterilen bu bilgi tam gerçekleşememiş oluyor.

Ama Kutsal Kitap Kuran bu olayın gerçek halini anlatır.

Rabbin, peygambere gelecekle ilgili gösterdiği rüya elbette bir bilgi idi ve aynen gerçekleşecekti.

Yusuf Suresi
12:4 Yusuf, bir zamanlar babasına: "Babacığım, on bir gezegeni, güneşi ve ay'ı gördüm, onların bana secde ettiklerini gördüm" dedi.

12:100 Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yusuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yusuf dedi: "Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu. Şeytan, benimle kardeşlerim arasına yamukluk soktuktan sonra, O beni zındandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor. Alim olan O'dur, Hakim olan O'dur."

Evet Kuran Yusuf'un annesinin yaşadığını, ona kavuştuğunu ve ailenin diğer fertleriyle birlikte onun önünde eğildiğini anlatarak rüyanın gerçek hayatta karşılığını bulduğunu belirtir.

Ve yine hadis kitapları olan piyasadaki sahte İncillerin/Tevrat'ın bir hatasını daha düzeltmiş olur..

***
Nuh Tufanı bölgeseldi ve sadece Nuh Halkını yok etti.

Allah sadece suçluları cezalandırır.

Ve bugün bilimsel kanıtlar da hep bölgesel su baskınlarına işaret eder.

http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/nuh-tufan-bolgesel-ve-tek-topluma.html

Ve Nuh sadece bölgesindeki hayvanlardan örnekler topladı gemisine.

***

Canlıların ruhları/hayaletleri yoktur.

Ruh vahiydir:

http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/islamda-canllarn-ruhu-hayaleti-yoktur.html

***
Hıristiyanlık yine Hinduizm ve diğer dinlerde olduğu gibi sonradan ruhçu paganizmin egemenliği altına girip değişime uğramış, kaynağı bile değiştirilmiş, bugünkü halini almıştır. Hatta adı bile sonradan değişmiştir.

Bu ruhçulukta zenginlik ve nimetler olumsuz şeyler olarak gösterilir.Ve durum böyle olunca da, olağanüstü zenginliklere sahip Davut ve Süleyman peygamberler birer günahkar gibi gösterilmeye çalışılmıştır Hıristiyanlıkta.

Cinlerin öğretisi olan ruhçu öğretiye göre dünya güzellikleri ve madde kötüdür ve bir leştir. Bu yüzden dünya nimetleri ve zenginlik içerisinde yüzen kişiler bir şekilde "kirli" ve "günahkar" olarak gösterilmeye çalışılır. Değişmiş İncil'de de bu olmuş, çok zengin olan Davut ve Süleyman peygamberlere çeşitli iftiralar atılarak aslında zenginlik kötülenmek istenmiştir. Hatta bu peygamberler tam bir peygamber bile sayılmamış, birer günahkar kral gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Yabancı filmlerde de görmüşsündür belki, Davut ve Süleyman peygamberler sözde günahkar ve isyankar birer kral olarak gösteriliyor. Etraflarında ise yarı çıplak, ellerinde asaları olan fakir ruhbanlar-kahinler dolaşıyorlar. Sözde asıl peygamberler bu sefil ruhbanlarmış gibi gösteriliyor ve sanki bu kahinler Tanrı'dan aldıkları ayetleri onlara iletiyor gibi bir hava yaratılıyor. Çünkü ruhçu öğretiye göre erdemli ve iyi olmanın yolu sefillikten ve dünya nimetlerinden el etek çekmekten geçiyor. Böyle olunca da Hıristiyanlıkta, çok zengin ve nimetler içerisinde yaşayan Davut ve Süleyman tam peygamberlerden bile sayılamıyor. Bu yüzden onlara büyük iftiralar atılıyor ve sanki gerçek elçiler onlar değilmiş de çevrelerindeki kahinler gerçek peygamberlermiş gibi sunuluyor.

Kuran ise bu iftiraları yalanlar ve gerçekleri yazar. Bu elçiler hem çok zengin hem de en erdemli insanlardandır.Allah'ın en sevgili ve cennetlik kulları arasındadırlar. Hatta Kuran'da Süleyman peygamber, belki de en çok övülen ve cennetle müjdelenen insandır. Kuran'a göre elçilerin daha bu dünyada cennetimsi bir yaşama kavuşmaları,onların Allah'ın sevgili kulları olduklarını göstermektedir. İslam'a göre iyiler bu dünyada da güzellikleri yaşamaya başlarlar. Ruhçu öğreti de ise bu durum tam tersinedir.

-Süleyman'ın mülk ve saltanatı konusunda onlar, şeytanların okuyup durduklarını uydurdular. Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı(Bakara 102'den alınmıştır)

Sad Suresi 30 Davûd'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel kul! Hep Allah'a sığınır, yakarırdı.

***
İsa Peygamber Musa ve Harun Peygamberlerin Yeğeniydi
 
Ve Sahte Tevrat'taki Yuşa aslında İsa'nın ta kendisi.
 
http://emre1974tr.blogspot.com/2018/03/isa-peygamber-musa-ve-harun.html

***
EVRENİN YAŞI DÜNYAMIZIN YAŞININ ÜÇ KATI


Yemin olsun, biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri altı günde/evrede yarattık. Ve bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.(Kaf Suresi 38. ayet)

De ki: "Siz, yerküreyi iki günde/evrede yaratana gerçekten nankörlük edip O'na ortaklar mı koşuyorsunuz? Âlemlerin Rabbi'dir O."(Fussilet Suresi 9. ayet)

Ayetler evrenlerin ve evrenimizin 6 günde/evrede, dünyamızın ise 2 günde/evrede yaratıldığını söylüyor.

Yani evrenin yaşı veya yaratılış evresi, dünyamızın yaşından veya yaratılış evresinden 3 kat fazla demektir.

Günümüzde bilim de benzer bir bilgi veriyor: evrenimiz 13,5 milyar yaşında iken dünyamız 4,5 milyar yaşında diyor....

Diğer bir deyişle bilim de evrenimizin yaşının dünyamızın yaşının 3 katı olduğunu belirtiyor (4,5 X 3 = 13,5 eder).

Bana "ama bu oran sadece günümüzde geçerli" diyerek itiraz edenlere cevabım: Evrenimiz/evrenler 6 günlük evredeyken, dünya 2 günlük evredeymiş, Kuran'ın indiği dönemde evrenin yaşı dünyanınkinin 3 katı.

Ve bilimin de aynı şeyi söylemesi yeni bir mucizeyle tanıştırıyor bizi.

***

Sahte Tevrat'a göre erkek çocuk varsa kızlar miras alamaz

Piyasadaki sahte Tevrat'a (hadis kitabı) göre eğer ölen adamın erkek çocuğu varsa kız kardeşleri miras alamıyor.

Çölde Sayım:

8 “İsrailliler’e de ki, ‘Bir adam erkek çocuğu olmadan ölürse, mirasını kızına vereceksiniz. 9. Kızı yoksa mirasını kardeşlerine, 10. kardeşleri yoksa amcalarına vereceksiniz.

Evet yanlış okumadınız. Erkek çocuk varsa kız kardeşleri, yani kız çocuklar miras alamıyorlar.

Ama kutsal kitap Kuran piyasadaki sahte Tevrat'ın bu hatasını da düzeltir erkek çocukların yanı sıra kızkardeşlerinin de miras alacağını söyler.

Bu arada sahte Tevrat'a göre çocuklar yoksa ölenin erkek kardeşleri, onlar da yoksa amcaları miras alabiliyor. yani yine kadınlara (teyzeler vs) birşey yok.

Ve elbette ki Kuran bu hatayı da düzeltir ve yine kadınların da miras alacağını gösterir.

http://emre1974tr.blogspot.com/2014/08/miras-ayetlerinin-cozumu.html

***
Sahte Tevrat'a göre zinanın cezası recmdir yani idamdır.

Kuran bu hatayı da düzeltir. Hiçbir zaman zinanın cezası idam olmadı Allah'ın dininde .

Zinanın cezası gerçekte sadece  cilde 100 sopadır:

Zina eden kadın ve zina eden erkeğin ciltlerine yüz vuruş vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini konusunda bunlara acıma duygusu sizi yakalamasın. Müminlerden bir grup da bunların cezalarına tanık olsun.

24-Nur Suresi 2

http://www.kurandakidin.com/2011/10/26-bir-buyuk-uydurma-recm-taslayarak-oldurme/

***

Sahte Bible şöyle der:
 
Sonsuza dek benimle İsrailliler arasında bir işaret olacak, çünkü altı gün içinde Rab gökleri ve yeri yarattı, yedinci günde dinlendi ve yenilendi. [Çıkış 31: 17]

“Yenilenmiş” için kullanılan orijinal İbranice kelime, “nefesini kesmek, kendini yenilemek” anlamına gelen “‘naphash’” tır.

Kuran'a göre, Tanrı bu insanı zayıflık ve halsizlik özniteliklerini göstermez. Bu nedenle, Dinlenmeye veya Kendini yenilemeye ihtiyacı yoktur. Bu yanlış iddia Kuran tarafından düzeltildi ve işin doğrusu yazıldı:

Kuran 50:38 Andolsun, biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri altı günde yarattık. Ve bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.

***
Sahte İncil, Musa'nın, Yusuf ve İbrahim'in hikayelerinde Mısır'ın yöneticisine gönderme yapmak için hep “Firavun” terimini kullanır:

 Aynı gece firavun Musa'yla Harun'u çağırttı ve, “Kalkın!” dedi, “Siz ve İsrailliler halkımın arasından çıkıp gidin, istediğiniz gibi RAB'be tapın. (Çıkış 12:31)
 Firavun Yusuf'u çağırttı. Hemen onu zindandan çıkardılar. Yusuf tıraş olup giysilerini değiştirdikten sonra firavunun huzuruna çıktı. (Yaratılış 41:14)

Firavun Avram'ı çağırtarak, “Nedir bana bu yaptığın?” dedi, “Neden Saray'ın karın olduğunu söylemedin? (Yaratılış  12:18)

Eski Mısır hiyeroglifleri hakkındaki bilgimizdeki ilerlemeler, 'Firavun' kelimesinin Mısır'ın 'per-aa' teriminin, kelimenin tam anlamıyla “büyük ev” anlamına geldiğini ve kraliyet sarayını betimleyen bir başlık olduğunu ortaya koydu. Ancak tarihsel olarak, “Firavun”, Yeni Krallık döneminde, Mısır tarihinde çok daha sonra kralın unvanı olarak kullanılmaya başlandı.

Bu, sahte İncil'in tarihsel olarak yanlış yaptığı anlamına gelir, “Firavun” kelimesini Yusuf ve İbrahim'in hikayelerinde yer alan Mısır hükümdarına atıfta bulunmak için  kullanmak hatadır.

Kuran ise yine olayın doğrusunu anlatır ve gösterir.

Musa dedi ki: “Ey Firavun!
Gerçekten de ben Alemlerin Efendisinden bir elçiyim”
Kuran (7:104)

Dediler ki: “Melikin (hükümdarın) su tasını kaybettik…”
Kuran (12:72)

- Yusuf'un çağındaki Mısır hükümdarı ile ilgili olarak, Kuran hep “Kral/Melik” unvanını kullanır;  asla Firavun demez

- Ve Musa'nın zamanını anlatırken Kuran, Mısırlı yöneticiye hep “Firavun” der ve asla  Melik olarak adlandırmaz.

Dolayısıyla, Kur'an'ın “Firavun” ifadesini kullanması, kelimenin değişmesiyle ilgili tarihsel olarak bildiklerimizle uyum içinde. Şaşırtıcı bir şekilde, bu tarihi gerçekler, Mısır hiyeroglifleri bilgimizin uzun zamandır kaybolduğu gibi, 7. yüzyıldaki Kuran Vahiyleri zamanında bilinmiyordu. Eski Mısır hiyeroglifleri hakkındaki bilgiler, 19. yüzyılda Kuran'ın açığa çıkarılmasından 1000 yıl sonra Rosetta Taşı'nın keşfi ile sonunda çözülene kadar tamamen unutulmuştu.

Evet Kuran yine piyasadaki sahte İncillerin bir hatasını daha düzeltti.

Yusuf Peygamberin zamanında hükümdara asla Firavun denmezdi.

Musa peygamber zamanında ise Firavun denirdi.

Tıpkı Kuran'da anlatıldığı gibi.

***

Bilindiği üzere sahte İncillere göre dünya düzdür.

Kuran ise sahte İncil'in bu hatasını da düzeltir ve dünyanın yuvarlak , top/küre olduğunu belirtir:

Kuran Naziat Suresi     30     Bundan sonra da yeri yayıp deve kuşu yumurtası biçiminde yuvarlattı.
 
Buradaki devekuşu yumurtası anlamına gelen kelime "dahaha".

Bu arada kelime hakkında Arapların yaptığı tartışmalardan örnek verelim(Arapların kendileri kelimenin bu anlamda nasıl kullanıldığından bahsediyorlar):

http://www.answering-christianity.com/blog/index.php?topic=2380.0

ve

Kuran 39:5 Gökleri ve yeri gerçek ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine yuvarlar ve gündüzü de gecenin üzerine yuvarlar. Güneşi ve ayı da emri altına sokmuş ve onların her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. Kesinlikle, O Üstündür, Bağışlayandır.
 
 Buradaki ilgili kelime ise "Yukawer "; "top haline gelmek" anlamındadır.
 
https://alquran-science.tumblr.com/post/183444192488/quran-claims-the-earth-to-be-sphere-geoid
 
Ve böylece Kuran yine işin gerçeğini bize gösterir.

***

Piyasadaki sahte İncil'e göre yasak meyvayı yemenin asıl sorumlusu Havva'dır yani kadındır. Ve bu ifade Hıristiyanlık ve yahudilikte kadınlara yönelik olumsuz klişeleşmenin kökenini ortaya koymaktadır;
 
Yaratılış 12-13   Adem, “Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim” diye yanıtladı.
 RAB Tanrı kadına, “Nedir bu yaptığın?” diye sordu.
Kadın, “Yılan beni aldattı, o yüzden yedim” diye karşılık verdi.
 
Yaratılış16 RAB Tanrı kadına,
“Çocuk doğururken sana
Çok acı çektireceğim” dedi,
“Ağrı çekerek doğum yapacaksın.
Kocana istek duyacaksın,
Seni o yönetecek.”
 
Ve pavlus da mektubunda erkek/Adem aldanmadı ama kadın aldandı der.
 
Kuran ise piyasadaki  İncil'in bu hatasını da düzeltir ve cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırır:
 
Kuran 7:22 Nihayet onları kandırarak aşağı çekti. O ikisi ağaçtan tadınca çirkin yerleri kendilerine açıldı. Bahçenin yapraklarından yamalar yapıp üzerlerine örtmeye başladılar. Rableri onlara seslendi: "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı, ben size, şeytan sizin için açık bir düşmandır demedim mi?"
7:23 "Ey Rabbimiz, dediler, öz benliklerimize zulmettik. Eğer bizi affetmez, bize acımazsan elbette ki hüsrana uğrayanlardan olacağız."
 
Piyasadaki İncil öncelikli olarak kadını suçlarken, Kuran ise her ikisini de eşit derecede sorumlu tutar ve asla önce kadının yasağı çiğnediğini veya olayın onun suçu olduğunu falan söylemez.

Selam ve sevgiler

 9 
 GENEL (Bilgi Platformu) / Videolar / Ynt: Video - Klip
 : 22 Kasım 2019, 11:09:20 ÖÖ 11 
Başlatan Rahmetli - Son mesaj Gönderen: İSRA
İzle, Hisset, Harekete geç!

 10 
 KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) / Kur´an-ı Kerim / Ynt: Deizm Bataklığına Yuvarlananlar İçin
 : 20 Kasım 2019, 12:09:11 ÖÖ 00 
Başlatan Rojawelad - Son mesaj Gönderen: Rojawelad

Ve ilk iletideki metnin İbranicesi aşağıda sunulmuştur :



אבן המפתח
"איך אתה בהחליט יודע שהנביא מוחמד ת חי? ", "כשאני לוקח את הקוראן הקדוש בידיים שלי, אני חייב להבין שהקוראן הוא נס", "אני לא מאמין בכל נס שלא ראיתי באופן אישי זאת אומרת במו עיני".
 גם אני לא מאמין בשום נס שמעולם לא ראיתי בעצמי " כל זה נחשב כקולות של ספק שכולנו שומעים. אנחנו, כנוער ארמני מוסלמי, הכנו והצגנו את המאמר הזה בפניכם כדי להגיב לקולות האלה.
חברי היקר, כשאתה קורא את המאמר הזה, כל מה שאנחנו מבקשים ממך הוא לחשוב קצת. במאמר זה, הוכחנו שהקוראן הקדוש הוא האמת המוחלטת היחידה על ידי הצגת ראיות באמצעות הקוראן עצמו.  יש דרך אחת להבין שהקוראן הקדוש הוא האמת המוחלטת היחידה והיא הקוראן הקדוש עצמו. זה אומר:
קח את הקוראן ביד שלך. בפסוקים 37 ו-38 בסורת יונוס, אתה תקרא את הדברים הבאים:: "שאי אפשר לייצר את הקוראן הקדוש הזה אלא על  ידי אללה. להיפך, זהו אישור של ההתגלות (revelations) שנמשכה לפניו, והסבר מלא יותר של הספר - שבו אין ספק - מאדון העולמות.
 או אם הם אומרים,"הוא זייף את זה"? אז תגיד להם : "הביאו סורה אחת כמותה, וקראו לעזרכם לכל מי שתוכלו מלבד אללה, אם אתם אומרים את האמת!" כפי שאתה קורא, כל המכחישים לקוראן הוזמנו בהתמדה בדו-וויכוח (ובמיוחד היהודים, שלא אוהבים את כל שאר האויבים של האיסלם, החזיקו באמונה של שבט עליון, ולכן היו להם יותר עוינות לקוראן מאשר לקהילות אחרות, ולמתפללים ובקרב כל המכחישים. אלו הטוענים שאין חופש מחשבה ודיונים בשריעה האסלאמית שיכולים לראות בבירור ובאופן מפורש את סביבת הדיון המוצעת על ידי פסוקי הקוראן הקדוש לאנשים בצורת דו-וויכוח.
אם נבחן במקרה של יהודים, אנו יכולים לומר אי התגובה לדו-וויכוח הזה, תהווה איום לדורות היהודים הבאים. הדורות היהודיים העתידיים; על ידי הסתכלות על חוסר האונים של אבותיהם הקדומים ימצאו שבמצב הבלתי נמנע של קבלת האסלאם, שהוא מהין סוף וסכנה לדת היהודית. לכן, "עוינות לגויים"; הוא מועבר לדורות היהודים העתידיים כ "עוינות לקוראן" ונשארה בחיים כדי להסתיר את חוסר האונים שלהם מול הדו-וויכוח של הקוראן. כי יהודים יכולים לנשום / לחיות בנוחות על ידי ביטול הקוראן הקדוש, היוזם של הדו וויכוח הזה. אחרת, במצב שבו הקוראן חי, זה אומר ש"הדת של העם היהודי" עומד להסתיים. לכן, העוינות של יהודים לקוראן הקדוש עדיין פעילה, לא פסיבית. לכן, עניין הזיוף של הקוראן הקדוש הוא עניין של חיים ליהודים.
בקוראן הקדוש, הכופרים נקראו לקבל את סמכותו של הקוראן הקדוש, או לכתוב ספר דומה לזה. שיחה כזו נעשית בדרך שהרסה את כבודם. ההנחה הבאה יכולה להיות כטענה, נאמר: במהלך הכיבוש של מכה, כל האלילים והספרים שנכתבו בצורה דומה לקוראן נשרפו על ידי מוסלמים!” אם ניתן היה לכתוב משפט דומה לפסוקים בקוראן הקדוש, מימי לידת האסלאם ובמהלך תקופת מכה, מדינה, והמאה השביעית, הטקסט הזה יישמר, יהיה מוגן ומופץ עד היום הזה על ידי היהודים במטרה להשתמש בו נגד האסלאם.
אם הטקסט של הקוראן הקדוש יהיה מורכב עם משפטים המיוצרים על ידי בני אדם, זה יכול להיות ניסיון (בידי בני אדם) לכתוב משפטים דומים לפסוקים של הקוראן הקדוש. מובן שהקוראן הקדוש אינו מעשה ידי אדם.
בהתחשב בכך, בוא נקרא את הקוראן הקדוש, בסורת אלחיג'ר  - 9.: "אנו הורדנו את הקוראן ; ואנחנו ללא ספק שומרים אותו (משחיתות).” הקוראן מוגן על ידי אללה. אם היה כל שינוי בקוראן מהמאה השביעית ואילך, או היהודים היו משתמשים בו  כטענה נגד האיסלם ; וגם כן הם היו מודיעים לכולם ומנסים למנוע את התפשטות הקוראן בהתבסס על סיבה זו.
כהתנגדות, הם יכולים לטעון כי.: "אתה לא יכול לכתוב שירים כמו פאריר סבאק; בגלל שיגנונו של פאריר סבאק בחיבור השירם הוא מיחוד וייחודי. באותו אופן, הקוראן הוא טקסט ייחודי; טבעי שלא ניתן לכתוב טקסט שדומה לו ". אפשר להגיב לטיעון זה: ספר הפורקן האמיתי, אשר הוצג במאה ה -21 כספר דומה לקוראן הקדוש (!), פורסם ; והמחקר הזה מצא בו חסר חשיבות שאף אחד לא היה מוכן להתעכב עליו. אבל מה שמעניין אותנו הוא העובדה הבאה: "קיומו האמיתי של הפורקן האמיתי הראה כי הסביבה אינה מתאימה כדי לאפשר ניסיון לכתוב משפטים דומים לקוראן הקדוש ; כיום יש יוזמה /סביבה חופשית.
מה שאנחנו מנסים להסביר כאן הוא שהקוראן הקדוש הוא לא עבודה אנושית; זה לא טקסט אנושי והוא לא השתנה או הושחת על ידי אנשים. כל משפט הוא נכון שורה אחר שורה. אנו מקווים כי המטריאליזם יוכל להבין כי הקוראן הוא האמת המוחלטת היחידה, שהקוראן הקדוש הוא מילתו של בורא עולם, וניתן להבין אותו רק על ידי התבוננות בקוראן הקדוש עצמו.
האם הקוראן יכול להיות המילה (הטקסט) של חוצנים?
"הקוראן הזה לא מפוברק כשקר על ידי מישהו אחר מאשר אללה (הבורא). עם זאת, זה המאשר את מה שעומד לפנינו ומתאר את הספר בפירוט  : האל ( אללה) אומר . אין בזה שום ספק מאצל ריבון העולמות. או: האם הם אומרים שהוא המציא את זה כשקר?: (סורת יונוס, פסוקים 37 ו 38).
חיוני להפריך את כל היבטי הקוראן על ידי אויבי הקוראן הקדוש על מנת להשמיד את הקוראן באופן שלא יוכל להתקומם שוב. כי אם נקודה כלשהי במלחמה זו תוזנח, האיסלאם יכול לצמוח שוב מנקודה זו. לפיכך, שיטת ההפרכה של כל היבטי הקוראן הקדוש תשמש באופן חובה על ידי אויבי הקוראן. אויבי הקוראן יכלו (הייתה אפשרות) לעבוד יום ולילה, ליצור קשר עם כל הישויות המטאפיזיות, להעריך את כל המידע והמסמכים אודות הקוראן ולכתוב קוראן דומה. עם זאת, האתגר של "כתיבת ספר שדומה לקוראן" שנזרק כפצצה על סדר היום של העולם, טרם מומש במהלך תקופה זו של 1400 שנה. כי הקוראן הקדוש אינו דומה לסגנון של משהו שנוצר. במילים אחרות, הקוראן הקדוש הוא מילת הבורא בכללותו. בוא נקרא שוב את הקוראן הקדוש, סורת אלחיג' ר (הסלע) - הפסוק 9: "אנו, ללא כל ספק, שהורדנו את הקוראן; ואנחנו ללא ספק שומרים אותו (משחיתות).” וזה יישאר זהה בעתיד.
אם הקוראן היה מילים של מבנה כלשהו או ממד מטאפיזי כלשהו, היהודים היו מתנגדים לקוראן וכותבים משפטים דומים לקוראן. העובדה שהיהודים לא יכלו לנסות לעשות זאת, מה שמסביר את העובדה שהם לא יכלו לכתוב משפטים הדומים לקוראן הקדוש, זה מראה כי הקוראן הקדוש איננו דבר שנוצר, אלא מילתו של הבורא. עצמו.
לסיכום, הקוראן הקדוש נברא כטקסט שנסגר להתערבות האדם ויצורים מטאפיזיים והוא שרד עד היום באותה דרך - כל כך סגור להתערבותם של יצורים אנושיים ומטאפיזיים .אנו יכולים להבין את זה רק על ידי הבנת המשמעות של הקוראן. לכן הקוראן שרד עד היום בדרך מקורית ובלתי משתנה, כיום הראשון של ההתגלות, הקוראן; הוא הנס החי, הוא ההתגלות החיה, הוא מילת אללה (הבורא) מההתחלה ועד הסוף.

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 1.539 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu