Tv'de Bu Akşam?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GENEL (Bilgi Platformu) > Gönül Muhabbet ister... (Moderatör: Yonetim) > Tv'de Bu Akşam?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > GENEL (Bilgi Platformu) > Gönül Muhabbet ister... (Moderatör: Yonetim) > Tv'de Bu Akşam?
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Tv'de Bu Akşam?  (Okunma Sayısı 13972 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
dark
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #15 : 16 Kasım 2012, 02:07:54 ÖS 14 »

bu akşam 23:15'te..
Ülke Tv'de Meksika Sınırı..
A Haber'de Kaçış Planı..

maalesef iki program da aynı saattte başlıyor.. seç beğen al misali..
geçen pazar Haşmet Babaoğlu şöyle yazmış.. nispet yapar gibi.. Smiley

"Cuma gecesi biz kaçış planını, onlar meksika sınırını bitirdikten sonra Haliç'te buluştuk.. ne güzel muhabbetti."

« Son Düzenleme: 16 Kasım 2012, 02:08:28 ÖS 14 Gönderen: dark » Logged
bbetull
bbetull
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1606



« Yanıtla #16 : 16 Kasım 2012, 05:31:13 ÖS 17 »

bu akşam 23:15'te..

A Haber'de Kaçış Planı..


bu gece ki program konuğu dücane cündioğlu  Grin
daha ne olsun Wink
çoluk çocuk uyursa izleriz inş Roll Eyes
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5156



WWW
« Yanıtla #17 : 19 Kasım 2012, 12:06:55 ÖS 12 »

Alıntı
serender
Ulustan Ümmete Hamza Türkmen 15.11.2012 (Bu akşam 22.00'da Hilal tv de..

Konuklar , M. İslamoğlu, Yasin Aktay

ilk programı biraz izledim güzeldi inşallah dolu dolu geçer ama amaları vardı işte ilk ama islam ve hayat sitesinden gelmiş :

"Önemli olan gönlünüz dönmesin!"


19 Kasım 2012 / 09:54
Mustafa İslamoğlu, Anıtkabir törenleriyle ilgili tartışmada "Allah Rasulü namaz için Kudüs'e dönerken gönlü Kabe'deydi. Önemli olan gönlünüz dönmesin. Gönlünüz kıblesini biliyorsa mesele değil" dedi!


Hamza Türkmen'in Hilal Tv'de yeni başlayan "Ulustan Ümmete" programında Mustafa İslamoğlu ilginç sözlere imza attı. İlk programa konuk olan Mustafa İslamoğlu'nun, müşrik düzene ait bir tapınakta o düzenin ritüeline katılmakla, Hz. Peygamber'in "Yeryüzünde Yüce Allah'a ibâdet için yapılan ilk mescid"de, 'bu mescidin putlarla işgaline karşı çıkarak namaz kılmasını' kıyaslaması, ilgisiz bir karşılaştırma, İslami literatürdeki karşılığıyla "bâtıl bir kıyas" olarak değerlendirildi.

İslam ve Hayat'ın haberi

Hilal Tv'de yazar Hamza Türkmen'in hazırlayıp sunduğu "Ulustan Ümmete" programı, ilk bölümünde izleyenlerde büyük hayal kırıklığına neden oldu.

"Ulustan Ümmete" gibi son derece anlamlı ve kimlik aşılayan bir isim taşıyan programın ilk bölümünün konusu "Değer Temelli Siyaset - Reel Siyaset" olarak belirlenmişti. Programın konukları ise, son kongrede Ak Parti MKYK üyeliğine seçilen Prof. Dr. Yasin Aktay ile yazar Mustafa İslamoğlu idi.

"İdeal siyaset" ile verili reel siyaset üzerine Hamza Türkmen'in soruları üzerine konukların çeşitli değerlendirmelerde bulunduğu programın bir bölümünde Türkmen, Aktay'a "Bizim siyaset anlayışımız içinde, eğer vahyi ölçüleri gözetiyorsak amel-inanç ayrımı olmaması gerekiyor. Bu boyutuyla baktığımızda bizim si,yaset anlayışımnız içinde mesela türbeleri Allah'a ulaşmak için vesile kabul etmek, tüebelere tazimde bulunmak olumsuzlanır, bu olumlu bir şey değildir değil mi? Peki, ama bir de Türkiye'de reel siyaset içinde rol alan insanalr Anıtkabir'de tazimde bulunmak zorundadır. Şimdi, değer temelli siyaset anlayışı buna izin vermezken reel siyaset Anıtkabir karşısında tazim duruşuna geçirtiyor. Ben bu çelişkiyi ifade ediyorum. Yani bunu nasıl çözümleyeceğiz?" sorusunu yöneltti.

Aktay ise bu soruya cevap vermek yerine, cevap vermesi için İslamoğlu'nu işaret etti. Bunun üzerine sözü alan Mustafa İslamoğlu, "Hepsi elde edilemeyenin hepsi terk edilmez" sözüyle başladığı cevabında, tam anlamıyla skandal olarak değerlendirilecek açıklamalarda bulundu. İslamoğlu, öncelikle akide ile siyaset arasındaki tüm bağları koparan bir değerlendirmede bulundu ve akideyle siyasetin tamamen ayrı mefhumlar olduğunu, birinin siyah-beyaz, diğerinin gri alanı ifade ettiğini ileri sürdü.

Bu noktada, akide ile siyasetin ayrı mefhumlar olduğu tesbiti doğru olmakla birlikte, bu iki mefhumun tamamen birbirinden bağımsız olduğu iddiası, akideyi hayata ve dünyaya hiçbir sözü olmayan bir etkisiz/işlevsiz teori durumuna düşüren bir yaklaşımı ifade ediyor.

İslamoğlu, Türkmen'in açık ve anlamlı sorusu karşısında cevabına bu yanlış temeli kurarak başladığı gibi, devamında son derece ilgisiz ve mantıksız kıyaslarla Hz. Peygamber'in Nebevi sünnetini de açıkça tahrif ederek, Anıtkabir ritüellerine katılan politikacıların konumunu meşrulaştıran bir çerçeve oluşturmaya çalıştı. İslamoğlu, müşrik düzenin ritüellerine katılanları savunmak adına, Hz. Peygamber'in "İçi put dolu Kabe'de namaz kılmasını" misal vermekte bir beis görmedi.

İslamoğlu'nun, müşrik düzene ait bir tapınakta o düzenin ritüeline katılmakla, Hz. Peygamber'in "Yeryüzünde Yüce Allah'a ibâdet için yapılan ilk mescid"de, bu mescidin putlarla işgaline de karşı çıkarak namaz kılmasını kıyaslaması, ilgisiz bir karşılaştırma, İslami literatürdeki karşılığıyla "bâtıl bir kıyas" olarak değerlendirildi.

İslamoğlu'nun, akideyle siyasetin arasını tamamen ayıran ve Hz. Peygamber'in Nebevi örnekliğini de açıkça çarpıtarak, şirk düzenin ritüeline iştirak edilmesini meşrulaştıran ve bunun için de Hz. Peygamber'in örnekliğini çarpıtıp payandalaştıran açıklamaları karşısında soru sahibi Hamza Türkmen'in, itirazi şerh koymaktan kaçınması ve sadece İslamoğlu'nun, yine bâtıl bir kıyasla şirk ritüellerine katılmayı meşrulaşmak için dile getirdiği "Allah Rasulü namaz için Kudüs'e dönerken gönlü Kabe'deydi. Önemli olan gönlünüz dönmesin. Gönlünüz kıblesini biliyorsa mesele değil" sözleri üzerine "Hocam gönül de sağlam bir altın terazisi değil" ifadesini kullanmakla yetinmesi ve bunun karşısında İslamoğlu'nun düşüncesinde ısrarı karşısında konuya açıklık getirme ihtiyacı duymadan başka konuya geçmesi dikkat çekti.

KAYNAK
Logged
Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 536


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #18 : 19 Kasım 2012, 01:01:42 ÖS 13 »

Programı izledim amalara ben de katılıyorum. Hamza Türkmen'in bu konuda İslamoğlu ile aynı düşünmediğini umuyorum.
Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4741


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #19 : 19 Kasım 2012, 06:35:35 ÖS 18 »

MURAT KURTULDU'nun bu program hakkındaki yorumu da şöyle:

Haksözle İslam'ı anlamaya başladığını düşünen birisiyim. Hamza abiyle yaptığımız sohbetlerden ufku daha açılmış olarak dönmüş; O'ndan İslam'ın hayatın tüm alanları için kuşatıcı bir ruha sahip olduğunun bilincine varmışımdır.

Aramdaki gönül bağına ve hüsnü niyete binaen alıntıladığın kısmı izleyip yorumlamak yerine birşeyleri atlayıp / kaçırmamak için programın tamamını izleyip fikrimi ifade etmek istedim. Ancak programın sonuna dek dayanamadım!

Ulustan Ümmete gibi son derece üst ve kuşatıcı bir başlığı çerçeve olarak belirleyen bir program paldır küldür reel siyaset alanının adeta vazgeçilemez / ertelenemez bir zemin olduğu fikrinin ısrarlı tekrarıyla başlandı. Ümmet fikrinden ulus kuşatmasından söz etmeden reel siyaseti "önsöz" gibi en önce konuşmak inanılmaz rahatsız ediciydi. Niye böyle bir yol izlendiğini de anlayamadım doğrusu. Hani su-i zan etsem böyle düşünmeyen ve fakat itikadi - ameli noktada dirsek temasının sürdüğü ancak siyasi süreci farklı yorumlamaya çalışanları ikna etmek isteniyor derdim. Konuk seçimi de son derece manidar; İslamoğlu bir kenara siyasetin uzağında falan değil ortasında olan AKP'nin MYKY'sinden bir şahsiyet çağrılmıştı.

Özellikle İslamoğlunun üslubu son derece iğneleyiciydi. referandum sürecinde "oy vermeyelimde koymu verelim" diyen; bu konuda farklı hassasiyetleri dile getirmeye çalışanları mantıklı argümanlarla ve kuşatıcı bir dille cevaplamak ya da eleştirmek yerine doğrudan maslahat ve koşullar zemini üzerinden alay edercesine aşağılayan İslamoğlu'nun bu programdaki örnekleri de hayli acayip. Siyaset zeminini mücadele ekseni için değerli kabul etmemeyi "domuzlaşmak" örneği üzerinden anlatan İslamoğlu siyasetin meşru zemini, egemen algının dışına ve ötesine taşan imkanları hiç değilse istisna kabilinden bile nitelemeden tamamen yuvarlak; sınırları belirsiz bir siyaset zeminini mücadelenin olmazsa olmaz aracı kılıverdi.

Ve sonra işi daha da garipleştiren, ilginçleştiren Hamza abinin sorusu geldi. Siyaset ne demek, meşru siyasi alanın tarifi ne olmalı gibi en temel meseleler üzerine konuşmak yerine "içindeyiz fakat inancımızın izin vermediği durumlarda ne olacak" sorusunu sordu. Cevap daha acayip, daha yaralayıcı ama şaşırtıcı değil!. Koşulların sağladığı imkanlar ve reel kazanımlar söz konusu olduğunda bunun elde edilebileceği alan bir takım sıkıntılar(!) içerse de kabul edilebileceği zira tamamı elde edilemiyor / temizlenemiyorsa olanı almak gerektiği anlatıldı.

Kalbim öylesine daraldı ki devam edemedim programa...

herşey bir yana AKP üyesi kimdir yahu? Ümmet konusunu tartışmak omurgasız bir siyasi hareketin üyesine mi kaldı acep? Üstelik bir tartışma programı taraf kabul edilen fikriyatın müntesiplerince tartışılan, düşünülen bir meseleye farklı düşüncelerin temsil hakkı verilmeksizin sağlıklı sürdürülebilir mi? Söz gelimi böyle bir program madem siyaset ekseni üzerinden konuşulacaktı meseleye böyle bakmayan, bunun akidevi sapmalar potansiyeli taşıdığını iddia eden koskocaman bir kitle niye temsil edilmedi?

nerden baksan tutarsızlık...

http://www.facebook.com/murat.kurtuldu.526/posts/497003277000618
Logged

müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1200


« Yanıtla #20 : 19 Kasım 2012, 08:53:22 ÖS 20 »

İSLAM VE HAYAT SİTESİNDE HAMZA TÜRKMENİN HİLAL TV DEKİ PROGRAMINA DAİR DEĞERLENDİRME...

Ulustan Ümmete" programı, büyük hayal kırıklığı yaşattı
 
Programa konuk olan Mustafa İslamoğlu'nun, müşrik düzene ait bir tapınakta o düzenin ritüeline katılmakla, Hz. Peygamber'in "Yeryüzünde Yüce Allah'a ibâdet için yapılan ilk mescid"de, bu mescidin putlarla işgaline de karşı çıkarak namaz kılmasını kıyaslaması, ilgisiz bir karşılaştırma, İslami literatürdeki karşılığıyla "bâtıl bir kıyas" olarak değerlendirildi. 
More Sharing ServicesShare | Share on facebookShare on myspaceShare on googleShare on twitter18/11/2012 
İslam ve Hayat

Hilal Tv'de yazar Hamza Türkmen'in hazırlayıp sunduğu "Ulustan Ümmete" programı, ilk bölümünde izleyenlere büyük hayal kırıklığı yaşattı.

"Ulustan Ümmete" gibi son derece anlamlı ve kimlik aşılayan bir isim taşıyan programın ilk bölümünün konusu "Değer Temelli Siyaset - Reel Siyaset" olarak belirlenmişti. Programın konukları ise, son kongrede Ak Parti MKYK üyeliğine seçilen Prof. Dr. Yasin Aktay ile yazar Mustafa İslamoğlu idi.

"İdeal siyaset" ile verili reel siyaset üzerine Hamza Türkmen'in soruları üzerine konukların çeşitli değerlendirmelerde bulunduğu programın bir bölümünde Türkmen, Aktay'a "Bizim siyaset anlayışımız içinde, eğer vahyi ölçüleri gözetiyorsak amel-inanç ayrımı olmaması gerekiyor. Bu boyutuyla baktığımızda bizim si,yaset anlayışımnız içinde mesela türbeleri Allah'a ulaşmak için vesile kabul etmek, tüebelere tazimde bulunmak olumsuzlanır, bu olumlu bir şey değildir değil mi? Peki, ama bir de Türkiye'de reel siyaset içinde rol alan insanalr Anıtkabir'de tazimde bulunmak zorundadır. Şimdi, değer temelli siyaset anlayışı buna izin vermezken reel siyaset Anıtkabir karşısında tazim duruşuna geçirtiyor. Ben bu çelişkiyi ifade ediyorum. Yani bunu nasıl çözümleyeceğiz?" sorusunu yöneltti.

Aktay ise bu soruya cevap vermek yerine, cevap vermesi için İslamoğlu'nu işaret etti. Bunun üzerine sözü alan Mustafa İslamoğlu, "Hepsi elde edilemeyenin hepsi terk edilmez" sözüyle başladığı cevabında, tam anlamıyla skandal olarak değerlendirilecek açıklamalarda bulundu. İslamoğlu, öncelikle akide ile siyaset arasındaki tüm bağları koparan bir değerlendirmede bulundu ve akideyle siyasetin tamamen ayrı mefhumlar olduğunu, birinin siyah-beyaz, diğerinin gri alanı ifade etiğini dile getirdi.

Bu noktada, akide ile siyasetin ayrı mefhumlar olduğu tesbiti doğru olmakla birlikte, bu iki mefhumun tamamen birbirinden bağımsız olduğu iddiasının, akideyi hayata ve dünyaya hiçbir sözü olmayan bir etkisiz / işlevsiz teori durumuna düşüren bir yaklaşımı ifade ettiğini belirtmemiz gerekir.

İslamoğlu, Türkmen'in açık ve anlamlı sorusu karşısında cevabına bu yanlış temeli kurarak başladığı gibi, devamında son derece ilgisiz ve mantıksız kıyaslarla Hz. Peygamber'in Nebevi sünnetini de açıkça tahrif ederek, Anıtkabir ritüellerine katılan politikacıların konumunu meşrulaştıran bir çerçeve oluşturmaya çalıştı. İslamoğlu, müşrik düzenin ritüellerine katılanları savunmak adına, Hz. Peygamber'in "İçi put dolu Kabe'de namaz kılmasını" misal vermekte bir beis görmedi.

İslamoğlu'nun, müşrik düzene ait bir tapınakta o düzenin ritüeline katılmakla, Hz. Peygamber'in "Yeryüzünde Yüce Allah'a ibâdet için yapılan ilk mescid"de, bu mescidin putlarla işgaline de karşı çıkarak namaz kılmasını kıyaslaması, ilgisiz bir karşılaştırma, İslami literatürdeki karşılığıyla "bâtıl bir kıyas" olarak değerlendirildi.

İslamoğlu'nun, akideyle siyasetin arasını tamamen ayıran ve Hz. Peygamber'in Nebevi örnekliğini de açıkça çarpıtarak, şirk düzenin ritüeline iştirak edilmesini meşrulaştıran ve bunun için de Hz. Peygamber'in örnekliğini çarpıtıp payandalaştıran açıklamaları karşısında soru sahibi Hamza Türkmen'in, itirazi şerh koymaktan kaçınması ve sadece İslamoğlu'nun, yine bâtıl bir kıyasla şirk ritüellerine katılmayı meşrulaşmak için dile getirdiği  "Allah Rasulü namaz için Kudüs'e dönerken gönlü Kabe'deydi. Önemli olan gönlünüz dönmesin. Gönlünüz kıblesini biliyorsa mesele değil" sözleri üzerine "Hocam gönül de sağlam bir altın terazisi değil" ifadesini kullanmakla yetinmesi ve bunun karşısında İslamoğlu'nun düşüncesinde ısrarı karşısında konuya açıklık getirme ihtiyacı duymadan başka konuya geçmesi dikkat çekici bulundu.
 
 
Logged
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« Yanıtla #21 : 18 Ağustos 2017, 11:51:27 ÖS 23 »


Televizyon tarihinin seçkin yararlı kaliteli öğretici ve en seviyeli programlarından biri olan 'Gündem Özel' Deniz Bayramoğlu sunumuyla Cuma, Cumartesi ve Pazar 22:00 da farklı konu ve konuklarla CNN Türk de.
« Son Düzenleme: 09 Aralık 2017, 03:16:20 ÖS 15 Gönderen: İSRA » Logged

because the most beautiful picture of life inside of me ..
Maveraî
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 430


Yazgıdır Rûya...


« Yanıtla #22 : 06 Aralık 2017, 09:00:01 ÖS 21 »

Hilal Tv. de Konferanslar Serisinde 'Meziyetlerimizi Yönetmek' Mustafa İ. anlatımıyla değerlendiriliyor...
Logged

Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« Yanıtla #23 : 08 Aralık 2017, 11:56:45 ÖS 23 »



KRT TV de takip edilir, yararlı 3 program:

Ramazan Koyuncu’nun sunuculuğunu yaptığı Yüzleşme programı her Çarşamba saat 22:00 da.

Hakkı Yılmaz’ın; Kur’an ve İslam ile ilgili yanlış bilinenleri aydınlattığı, teolojik olarak Kur’an-ı Kerim’i tefsir ettiği Kur’an ve İslam programı her Perşembe 22:00 da.

R. İhsan Eliaçık’ın çarpıcı açıklamalarıyla; Dine ve hayata dair sorgulamanın tartışmaya açıldığı, yanlış bilinenlerin ele alınıp onarıldığı Bana Dinden Bahset programı her Cuma saat 22:00 da.
« Son Düzenleme: 09 Aralık 2017, 04:24:55 ÖS 16 Gönderen: İSRA » Logged

because the most beautiful picture of life inside of me ..
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.076 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu