ramazana hangi gün başlanır ?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Oruç > ramazana hangi gün başlanır ?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Oruç > ramazana hangi gün başlanır ?
Sayfa: 1 ... 4 5 [6] 7 8 9   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: ramazana hangi gün başlanır ?  (Okunma Sayısı 76596 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #75 : 09 Temmuz 2013, 04:32:52 ÖS 16 »



mekke de yaşayan bir abimiz de salı değil çarşamba 1. gün dedi....

bu arada fecr abi bilgi için teşekkür ederim  Grin
Logged
iktibas
Cengiz sarsmazelsoy
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 421


WWW
« Yanıtla #76 : 10 Temmuz 2013, 10:00:25 ÖS 22 »

 Tarihe Bir Not ve Şahitlik Görevim
Ramazan, Şevval ve Zilhicce Hilali Konusunda

Tarihe bir not ve şahitlik görevim…

Her Ramazan ayı yaklaşırken ve Hac vecibesinin ifa edildiği zilhicce ayının ilk günlerinde, Arafat vakfesi vesilesiyle “Hilalin görülmesi” Ru’yeti Hilal konusu müslümanların gündeminde yer alan tartışmalardan biridir.

Hilalin görülmesiyle Ramazan orucuna başlamak ve yine hilalin görülmesiyle Şevvalin ilk günü bayram yapmak Peygamberimizin (s.a.s) emri olduğu herkesçe bilinen ve kabul edilen bir gerçektir.

Konunun tartışılan tarafı, ilmi verilere dayanarak hazırlanan takvimlerde belirtilen Ramazan ve bayram günleriyle hilali gözetleyip, görüldüğünde duyurulan günün farklılık arzetmesi halinde Müslümanların kafasında oluşturulan tereddütlerdir.

Bir tarafta ilmi sonuçların kesinliği ve tartışma kabul etmeyeceğini savunanlar, diğer tarafta Peygamberimizin emrettiği usule göre hilalin görüldüğü duyurusuna uymanın doğruluğuna inananlar. Hatta daha ileri gidip, ilme ters düşen görme iddialarını yalan ve yanıltma gerekçesiyle aşağılayanların yanında, hilalin görüldüğü duyurusuna rağmen oruç tutmaya başlamayan veya bayram yapmayıp oruç tutmaya devam edenleri, sünnete itibar etmeyen modernistler olarak değerlendirenlerin varlığını biliyor ve görüyoruz.

İlahiyat mezunu ve uzun yıllardan beri Mekke’de ikamet etme durumunda olan bir araştırmacı olarak bu konuyu rahmetli Prof.Dr.Esad COŞAN ve muhterem hocamız Prof.Dr.Hayrettin KARAMAN Bey’le Mekke-i Mükerreme’de müzakere ve değerlendirme imkanım oldu. Her iki hocamız da Türkiye’deki uygulamaya sıcak, Suudi Arabistan’daki uygulamaya tereddütle yaklaşıyorlardı. Bu iki ülkeyi, iki farklı değerlendirmenin sembolik öncüsü kabul ederek hararetli ve uzun tartışmaların içinde yer almış, her iki tarafın düşünce ve gerekçelerini defalarca dinlemiş bir kişi olarak, bilgi, birikim ve müşahadelerimiz ışığında konuya ilmi ve samimi bir anlayışla yaklaşan ve Mekke Üniversitesinde doktora çalışması yapan bir grup arkadaşla hilal gözetleme gayretlerimizin 1986 – 1987 yıllarındaki sonucunu bu hocalarla paylaştık. Bizim fiili tesbit ve müşahedelerimizi dinleyen Hayrettin Karaman Hocamız: Bu tartışmada netice almak istiyorsak konunun uzmanı olan ve Diyanet İşleri Başkanlığı Vakit Hesaplama Şubesi’nin müdürü olarak uzun yıllar görev yapan Emekli Albay Arif Hikmet Çöklü Bey’le görüşüp tartışmam gerektiğini, onu ikna etmemiz halinde kendisinin de ikna olabileceğini bildirerek tartışmamızı noktalamıştık. Arif Hikmet bey bilahare İslam Ansiklopedisi’nde de hizmet vermiş birisi olup, şu anda oldukça yaşlı ve hastadır.

Aradan bir müddet geçtikten sonra İstanbul’a izine geldiğimde muhterem Hayrettin Karaman hocamızın tavassutu ile anılan emekli albayı ziyaret ettim. Zikredilen yıllarda bayram hilalini nasıl gördüğümüzü, birinde bir gün, diğerinde iki gün sonra Türkiye’de bayram yapılmış olması sebebiyle Müslümanların bayram günlerinde oruç tutma durumunda kalmalarını anlatmaya çalışırken, belgelerimi sunmama fırsat bırakmadan: “Evet bahsettiğiniz o iki yılda Türkiye’de biz hata yaptık Suudi Arabistan’dan hilalin görülmesi doğrudur. Mesele ilmin yanılması değil, hilalin kavuşma anıyla, dünyadan görülme anı konusundaki hatalı değerlendirmeden kaynaklanmaktadır. Bu yanılmayı ben zamanın Diyanet İşleri Başkanı’na bildirdim; fakat takvimlerden farklı bir bayram günü duyurmanın bazı sıkıntılara yol açabileceği endişesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı sessiz kalmayı tercih etti.” mealindeki ifadelerle bana hak verince şaşırdığımı gizleyemedim. Kendisinden bu düşüncelerini Hayrettin KARAMAN hocamıza da iletmesini talep ederek yanından ayrıldım.


Yaşadığım ve şahit olduğum bu gerçekleri, henüz diğer şahitleri hayatta iken yazıya döküp yayınlamayı bir görev ve sorumluluk kabul ettiğim için daha fazla geciktirmeyi doğru bulmadım. Bununla beraber Suudi Arabistan’daki uygulamada hata yapılmadığını veya yapılmayacağını da asla söylemek istemediğimi net bir şekilde ifade etmem gerekiyor. Nitekim iki binli yılların başında Ru’yet-i Hilal konusunda Suudi Arabistan’da da iki yıl hatalı uygulama yapılmış ve hata anlaşılınca kamuoyuna duyurularak eksik kalan günlerin kaza edilmesi gerekliliği hatırlatılmıştır. Bir defasında Ramazan hilali görülmeyince Şaban otuza tamamlanmış ve Ramazan ayına bir gün geç başlanmıştı. Daha sonra Ramazanın sonunda Şevval hilali görülmüş ve Ramazan 28 gün olarak gerçekleştiği anlaşılınca hata kesinleşti ve Ramazana bir gün erken başlayanların isabetli hareket ettiği ortaya çıktı. Bayram duyuruları yapılırken bu hata da ilan edildi ve Suudi Arabistan duyurularına uyarak Ramazana bir gün geç başlayanların, o günü kaza etmeleri istendi. Benzer durumun bir defa daha vuku bulduğuna da şahit olmuştuk. Bu durumda her iki tarafın da hata yapabileceğini kabul ediyorsak, dinini yaşamakta hassas ve duyarlı davranan Müslümanların nasıl hareket etmesi gerektiğini de ifade etmemiz lazım. Bizim kanaatimize göre:

İlim ve teknolojiden yararlanarak Peygamber (s.a.s) talimatı olan Ru’yet-i hilal, hilali gözetleme görevini bir örf olarak bütün Müslümanlar yaşayıp sürdürmelidir. Yıllık takvimlerin yapılmasına dayanak olan bilgileri dünyada sayılı olan devletlerin ürettiği ve aralarında İslâmî vecibelerle ilgili değerlendirme hassasiyeti taşıyanlar olmadığına göre sadece takvim bilgisine dayanıp güvenmek yeterli değildir. Nitekim farklı ülkelerin ürettiği takvim bilgilerine göre hicri ayın başlangıç ve bitişlerinin farklılık arz edebildiği Suudi Arabistan ve Türkiye’de kullanılan takvimlere bakıldığında da görülecektir. Hilalin kavuşma anı konusunda mutabakat sağlandığı halde, dünyadan ne kadar zaman sonra görülebileceği ülkelere göre farklılık arz edebilmektedir. Yaşanan ihtilaflar da işin bu boyutu ile ilgilidir. Suudi Arabistan’da hilali gözetleme anlayışı örf olarak yaşamakta ve yaşatılmaya çalışılmaktadır. Dolayısıyla takip edilen usul, yeteri kadar titiz davranılmasa da doğrudur. Bizde ise usul doğru olmadığı gibi uygulamada da gereken titizlik ve hassasiyet gösterilmemektedir.

Netice Olarak

1- Türkiye’de Ru’yeti hilal konusunda hata yapıldığının kesinleştiği, bu durumun kendilerine bildirildiği halde Diyanet İşleri Başkanlığının sessiz kalabildiği, dini bayramların veya Ramazan ayı başlangıç gününün değiştirilmesi konusunda bazı çekinceler sebebiyle kendini aciz hissettiği bilinen bir vakıadır.

2- Hilal gözetleme sorumluluk ve geleneği Türkiye’de çok zayıf ve yetersiz hale düşürülmüştür. Diyanet İşleri Başkanlığı bu sorumluluk ve örfün yaşatılmasında gerekli hassasiyeti göstermediği gibi, gösterenlere karşı da teşvik edici davranmamaktadır.

3- Hilalin gözetlenmesi ve dünyadan görünmesine tabi olmak esastır ve Hz. Peygamber (s.a.s)’in sünnetine uygun olan da budur. Hilalin kavuşma anına itibar edilmesi doğru ve geçerli değildir. Hilalin dünyadan gözetlenmesinde bilim ve teknolojiden istifade edilmesi faydalı ve gereklidir. Hilalin dünyadan görülebilme vakitleri konusundaki farklı tespitlerin ihtilafa yol açmaması ve birliğin sağlanması için hilali gözetlemek en doğru ve sünnete uygun olan usuldür.

4- Din şovmenlerine karşı dikkatli, uyanık ve hassasiyetimizi muhafaza etme gayretinde olmayı sürdürmeli, İslâmî usul ve esasları kararlı bir şekilde takip ederek yaşamalıyız. İlim ve teknolojiden istifade etmekten de uzak durmamalıyız. Ülkelerin farklı uygulamalarını değerlendirirken Kur’an, Sünnet ve müctehid imamların görüşü dışında duygusallıkla, hislerimizle hareket etmemeliyiz. Kınayanların kınamasına aldırmadan doğru olana tabi olmalı ve yaşamalıyız.

A.Ziya İBRAHİMOĞLU
Adres : Fevzi Paşa Cd. Eski Altay Sok. No:5/A
Yavuzselim – Fatih- İST.
Tel : 0212 5344241
Faks : 0212 5316313
e-mail : haremeyn@haremeyn.com
Logged

Ne yaparsan yap sana yakışmayanı yapma
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #77 : 11 Temmuz 2013, 06:58:49 ÖS 18 »

Diyanet İşleri devletin bir kurumu olduğu için, gözleriyle hilali görseler bile ne bayramı ne de Ramazanın başlangıcını ilan etme lüksleri olamaz.
Logged

Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1056



« Yanıtla #78 : 12 Temmuz 2013, 11:34:23 ÖÖ 11 »

Laik ve seküler yapıdaki bir devletin taa belki beş on sene önce belirlenmiş, takvimlerde yerini almış dini ve resmi tatil günlerinin hoop diye bir günde değiştirmesi düşünülemez..
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #79 : 18 Temmuz 2013, 04:58:46 ÖS 16 »


A.Ziya İBRAHİMOĞLU
Adres : Fevzi Paşa Cd. Eski Altay Sok. No:5/A
Yavuzselim – Fatih- İST.
Tel : 0212 5344241
Faks : 0212 5316313
e-mail : haremeyn@haremeyn.com




yazının kaynağı MİLLİ GAZETE imiş TIKLAYINIZ BAKINIZ

yazar hac organizasyon şirketi sahibi imiş TIKLAYINIZ BAKINIZ






Alıntı
Her bir Kameri Ay yaklaşık 29.5 Gün sürer ve bir Kameri yıl 354 gün olarak elde edilir. Bu nedenle Kameri takvimde 6 adet 29 günlük 6 adet 30 günlük ay bulunur. Hangi ayların 29 ya da 30 gün süreceği ayın fazı göz önünde bulundurularak Şeyh ül İslam tarafından belirlenir.
KAYNAK


üstteki alıntıda hangi ayın 29 ya da 30 çekeceğine şeyhül islam karar verir demiş. ordan yola çıkarak sormak istiyorum;

miladi takvimde ocak hep 31 çeker haziran 30 çeker. değişiklik yoktur sabittir. pekiyi üstteki tabloya bakarak diyebilirmiyiz şaban hep 29 çeker recep herdaim 30 çeker ?

eğer hicri takvim miladi gibi sabit ise ramazanın başlangıç gününün yıllar önce tesbit edilmesi doğru olmaz mı ? (diyanetin usulü)

eğer hicri takvim sabit değil ay geçişleri gözle ya da teknik ile takip edilerek o an eski ayın bittiği yeni ayın başladığı son anda tespit edilmesi doğru olmaz mı ? ( GÖZLEM yapanlar usulü)

hicri takvim ayları başlama ve bitiş süreleri sabit mi değişkenmidir ? değişken ise önceden bilinebilir mi gözlem ile mi tespit edilir bunu öğrenmek istiyorum....


Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #80 : 18 Temmuz 2013, 05:21:27 ÖS 17 »


DİYANET MÜZAKERELİ VAKİT SEMPOZYUMU YAPMALI

Dün Süleymaniye Vakfı'ndaydım. Defalarca Diyanet İşleri Başkanlığı'na çağrı yaptıklarını, müzakereli ilmi bir sempozyumda konuyu enine boyuna masaya yatırmayı teklif ettiklerini ancak Diyanet'ten cevap gelmediğini belirttiler.

Bayındır Hoca Kutuplarda ve Türkiye'de gözlem heyetleri oluşturduğunda Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan da en az 1 kişinin bu gözlemlere-fıkhi araştırmaya katılmasını talep etmişler. Diyanet ise binlerce kişilik kişilik kadrosundan tek bir kişinin bile müsait olmadığını, çok yoğun olduklarından katılamayacakları cevabını vermiş...

Diyanet "hikmetinden sual olunmaz devlet kurumu" tavrından vazgeçip ilmi meseleleri ilmi kriterler çerçevesinde masaya yatırmaya cesaret edebilmeli. Bugüne kadar Süleymaniye Vakfı araştırmacılarının tezlerine yönelik ciddi-delilli bir cevap vermiş değiller. O delilleri istişare etmiş te değiller. Varsa yoksa kuru bir inattır gidiyor...

İslam Dünyasının da Türkiye'yi takip ettiğine dair argüman ise daha düşündürücü. Süleymaniye Vakfındaki fıkıhçılar da zaten Osmanlı'nın son döneminde hazırlanan Ahmet Muhtar Paşa'nın "Islah’ut Takvimi"nin ve hesap sisteminin hilafet kurumunun otoritesiyle İslam dünyasının genelinde sorgulanmadan devam ettirildiğini esas sorunun da Ahmet Muhtar Paşa takviminden kaynaklandığını iddia ediyorlar.

Kur'an muhkem ve beyyine biçimde şafak sökünce yani alacakaranlık vaktinde/Fecr-i Sadık'ta oruca başlanacağını beyan ediyorken kitlelere zifiri karanlıkta oruç tutturmaya başlamayı izah etmeli Diyanet.

Bülent Şahin Erdeğer
Logged
Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1056



« Yanıtla #81 : 19 Temmuz 2013, 10:41:13 ÖÖ 10 »


Daha büyük boyutta görmek için TIKLA

Kameri ayların tesbitinde "ay takvimi" de bilimsel veri olarak kullanılabilir. Özellikle balıkçılar için önem arzeden bu takvim, ayın aydınlatma gücüyle doğru orantılı bir çizelge sunar. Bu yöntemle tesbit etmeye kalkıştığımızda şöyle bir sorun ile karşılaşmaktayız.

Örneğin, kimi zaman ayın ilk günü ayın aydınlatma gücü 10 iken kimi zaman 2 ye kadar düşebilmektedir. Dolunayın aydınlatma gücü 100 olduğuna göre ayın gözlemlenmesinde 10luk bir aydınlatma gücüne sahip ayın görülmesiyle 2lik bir aydınlatma gücüne sahip ayın görülmesi arasında fark olacaktır. Bu da ihtilafın oluşmasına sebep olur. Bölgesel olarak farklı gözlemlerin oluşması sebebiyle bir merkez seçilmeli ve o merkez baz alınarak bilimsel veriler ışığında kaçlık bir aydınlatma gücü başlangıç olarak belirlenecek tesbit edilmelidir. Ki ümmet içi vahdet sağlanabilsin.


http://www.eclipse2006.boun.edu.tr/ay_safha/index.htm
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1056



« Yanıtla #82 : 19 Temmuz 2013, 10:58:57 ÖÖ 10 »

Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #83 : 19 Temmuz 2013, 11:12:10 ÖÖ 11 »

Bu görüntüye göre bu yıl Suudi Arabistan'ın Ramazanın başlangıcı doğru gözüküyor
Logged

Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1056



« Yanıtla #84 : 19 Temmuz 2013, 11:26:55 ÖÖ 11 »

Bu görüntüye göre bu yıl Suudi Arabistan'ın Ramazanın başlangıcı doğru gözüküyor

evet çünkü ayın dokuzunda ramazanın başlaması için ayın sekizinde belli belirsizde olsa hilalin görünmesi gerekirdi. ayın aydınlatma gücünü gösteren çizelgeyi bulamadım, bulursam onu da paylaşacağım.
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1056



« Yanıtla #85 : 19 Temmuz 2013, 11:47:57 ÖÖ 11 »



Dikkat edilirse her ay evresinin altında % (yüzde) işaretiyle belirtilmiş rakamlar var. Bu rakamlar ayın görülme yüzdesini yani aydınlatma gücünü göstermekte. Bu her ay başında küçükte olsa farklılıklar arzedebiliyor. Buna göre Şevval başlangıcı Ağustos ayı takvimine göre tahmin edilebilir.



Buna göre ayın sekizi Bayramın birinci günü.. Dikkat edilirse ayın yedi ve sekizinde aydınlatma gücü %1. Görebilene aşkolsun Smiley
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #86 : 04 Ağustos 2013, 01:54:21 ÖÖ 01 »





Alıntı
Her bir Kameri Ay yaklaşık 29.5 Gün sürer ve bir Kameri yıl 354 gün olarak elde edilir. Bu nedenle Kameri takvimde 6 adet 29 günlük 6 adet 30 günlük ay bulunur. Hangi ayların 29 ya da 30 gün süreceği ayın fazı göz önünde bulundurularak Şeyh ül İslam tarafından belirlenir.
KAYNAK


üstteki alıntıda hangi ayın 29 ya da 30 çekeceğine şeyhül islam karar verir demiş. ordan yola çıkarak sormak istiyorum;

miladi takvimde ocak hep 31 çeker haziran 30 çeker. değişiklik yoktur sabittir. pekiyi üstteki tabloya bakarak diyebilirmiyiz şaban hep 29 çeker recep herdaim 30 çeker ?

eğer hicri takvim miladi gibi sabit ise ramazanın başlangıç gününün yıllar önce tesbit edilmesi doğru olmaz mı ? (diyanetin usulü)

eğer hicri takvim sabit değil ay geçişleri gözle ya da teknik ile takip edilerek o an eski ayın bittiği yeni ayın başladığı son anda tespit edilmesi doğru olmaz mı ? ( GÖZLEM yapanlar usulü)

hicri takvim ayları başlama ve bitiş süreleri sabit mi değişkenmidir ? değişken ise önceden bilinebilir mi gözlem ile mi tespit edilir bunu öğrenmek istiyorum....





üstteki soruma net cevap verdiniz mi verdiniz ise ben anlayamadım mı ?
mesela ramazanın bitimine 5 gün falan kaldı. ramazanın bitiş günü ve şevval başlangıç günleri şimdiden hesap ile bellimidir yoksa ramazanın son günleri ve şevvalin ilk günleri ay gözlemlenecek ne zaman yeni hilal görüldü ise bayram mı ilan edilecek ?

hicri aylarda gün sayısı sabitmidir değişkenmidir ?

önümüzdeki sene 2014 te ramazanın hangi gün başlayacağı hesap ile bugunden belli mi yoksa o gün geldiğinde gözlem ile mi karar verilir



Logged
Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1056



« Yanıtla #87 : 04 Ağustos 2013, 01:25:13 ÖS 13 »

üstteki soruma net cevap verdiniz mi verdiniz ise ben anlayamadım mı ?
mesela ramazanın bitimine 5 gün falan kaldı. ramazanın bitiş günü ve şevval başlangıç günleri şimdiden hesap ile bellimidir yoksa ramazanın son günleri ve şevvalin ilk günleri ay gözlemlenecek ne zaman yeni hilal görüldü ise bayram mı ilan edilecek ?

hicri aylarda gün sayısı sabitmidir değişkenmidir ?

önümüzdeki sene 2014 te ramazanın hangi gün başlayacağı hesap ile bugunden belli mi yoksa o gün geldiğinde gözlem ile mi karar verilir

Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu diye bir tabir var.. Hesap icat oldu, mertlik bozuldu.

Belki ilk dönem müslümanları bu kadar kılı kırk yaran hesaplar içerisine girmiyordu. Bir şahitle hilali gördüğünü iddia eden kişinin -ki genelde problem son gün için geçerlidir- şehadeti doğrultusunda oruca başlanması ya da bitirilmesi söz konusuydu. Havanın bulutlu olması halinde ay otuza tamamlanıyordu. Çünkü 31 ya da 28 çekmesi imkansız. Diyelim ki recep ayından sonra Şabanı tesbit etmiş ve saymaya başlamışsanız Şaban 28i akşamı hilali gözlemeye başlar, göremezseniz otuza tamamlarsınız.

Ben hesap ile bunun mümkün olduğunu düşünüyorum. Hangi tarihte ay veya güneşin ne zaman tutulacağı saniyesi saniyesine tesbit edilebiliyorsa hilalin durumunun da tesbit edilebileceğini düşünüyorum.

Fakat üstte verdiğim tabloda olduğu gibi, ayın çıplak gözle görülemeyecek durumda olduğu hallerde bile hesaplar o günü yeni ay olarak belirleyebiliyor.

Aynı gün içerisinde hilalin çıplak gözle görülebildiği yerler olduğu gibi, görülemeyen yerler de söz konusu. Bağlayıcı olan bir merkez seçimi, ihtilafları en aza indirir. Örneğin, Mekke ve çevresinde ne zaman çıplak gözle görülebileceği hesapla tesbit edilirse, bundan sonraki yıllar için aynı hesap esas alınabilir.

Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4697


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #88 : 07 Ağustos 2013, 09:03:31 ÖS 21 »

Hilal göründü. Yarın Ramazan bayramı

http://moonsighting.com/


Logged

eRkam_turabii
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50

Sizi Rahatsız Etmeye Geldim..


« Yanıtla #89 : 27 Haziran 2014, 06:01:53 ÖS 18 »

Hamd-ü senalar olsun Rabbimize. Bizi rahmetin, bereketin, mağfiretin, saadetin, selametin, nusretin kaynağı olan güzeller güzeli bir ay olan Ramazanla müşerref kıldı. Bu yıl da erinmeden ve gecikmeden ulaştı zamanlarımıza, dünyamıza... Onu bize dost ve yar kılan şanı yüce ALLAH Teala'ya sonsuz şükürler olsun.

Vahyin doğduğu, büyüdüğü, filizlendiği, boy verdiği, yüreklere sirayet ettiği bir zaman dilimi, bir nur iklimi Ramazan. Kur'anla anlam bulan, Kur'anla canlanan bir muazzam vakitler dizisidir Ramazan.

Kıymetli kardeşlerim. Son üçte birini solumaya girdiğimiz bu eşşiz günlerin daha çok değeri bilerek ve idrak sınırlarımızı zorlayarak geçirmemiz faydamıza olacaktır. Müslüman coğrafya için dua üstüne dua etmeli, gözyaşlar dökmeli. Affımız için, bağışlanmamız için, kardeşlerimizin felahı için... Ve zalimlerin darmadağın, permeperişan olması için...

Sarılalım Kur'an'a, sarılalım Sünnet'e, sarılalım Kardeşliğe...

Logged

Sizi Rahatsız Etmeye Geldim...
Sayfa: 1 ... 4 5 [6] 7 8 9   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.352 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu