Bizim Hikayemizdir Bu !

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GENEL (Bilgi Platformu) > Edebiyat (Moderatör: Yonetim) > Bizim Hikayemizdir Bu !
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GENEL (Bilgi Platformu) > Edebiyat (Moderatör: Yonetim) > Bizim Hikayemizdir Bu !
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Bizim Hikayemizdir Bu !  (Okunma Sayısı 1879 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
esedullahmurat
Ziyaretçi
« : 18 Temmuz 2007, 11:06:42 ÖÖ 11 »

Hayatının İmamı, İnsanların Önderi Olmak



Bakara 124: "Hani Rabbi, İbrahim'i bir takım emirler ile denemiş, o da onları yerine getirmişti. Bunun üzerine Allah: "Seni insanlara önder yapacağım" demişti. İbrahim: "Soyumdan da" deyince, Allah: "Zalimler bu taahhüdümün kapsamına asla giremezler" buyurdu.


Herkes gibi o da bu cihana imtihan ve kulluk için gönderilmişti. Rabbisinden gelen bütün emirleri eksiksiz yerine getirmiş, O?nun hoşnutluğunu kazanarak henüz bu dünyada iken övgüye, nimete kavuşmuştu.


Hz.İbrahim'i duymayan yoktur. Hani oğlunu Allah'ın emri neticesinde kurban edecekken gökten koç indiren Rahman'ın övülmüş kullarından, hani Nemrut denilen zalimin ateşe attırdığı lakin ateşin onu yakmadığı teslimiyet ve samimiyet boyalı insan.
Hz.İbrahim, Hz.Peygamberimiz(sav)in dedesi. Beş vakitte tahiyyata, dilimizde, duamızda, hayatımızın içinde. İsmi, zikri var, peki ya önderliği, eksiksiz kulluk yapma gayreti ile ne derece düşüncelerimizde, hatıralarımızda, en azından hayallerimizde?
"Kema barakte ala İbrahim'e ve ala ali İbrahim" derken biz müslümanlar onun ruhundan ne derece feyiz, cesaret, teslimiyet, hilm soluklayabilmekte......
Boşvermişlik dünyası, umursama bunları, kapat gözlerini, kulaklarını.Nereye kadar......
Mezara kadar tabii ki.


Asıl şimdi dört açmak gerek gözleri, çalıştırmak önce aklı. İbrahim(as) gibi olabilmek için onun gibi tefekkür etmek, yukarılara, ötelere, hep ileri bakmak, hedefi en yükseğe almak gerek.
İbrahim(as), yıldızlara, ay ve güneşe bakardı.Bütün bunlar parlaktı, en tepedeydi. Tıpkı kendi gibi ışık saçıyordu yolda kalmışa, nur veriyordu karanlıklarda. Lakin o kendi nefsine kapılmadı, biliyordu, muhakemesini yapıyordu. Bir gün oda yıldız gibi, güneş gibi batıp kaybolacaktı.


Benliğini eritmiş, nefsini Rahman?ın rızası doğrultusunda hareket ettirmiş, hem hayatının hem de insanların önderi olmuştu. Ne dersiniz yy lardır müminlerin dilinde, namazlarda son oturuşlarda zikrettiğimiz Hz. İbrahim(as), karlı, emsalsiz bir hayat yaşamış değil mi?


O'nun gibi olamayız lakin, herkes kendi istidadıyla, gücüyle hayatının İbrahim'i olabilir.Rahman'da bunu istiyor bizden. Bizi ateşe atarak yada sevdiklerimizi kurban etmemizi isteyerek imtihan etmeyecek.
Belki validemize, babamıza hizmette, hürmette gizlidir hoşnutluğu...
Eşimize, çocuğumuza harcadığımız emekte, sevgide.......
Komşumuza ikram ettiğimiz sıcak bir çorbadadır rızası....
Allah yolunda tozlanan ayakta.....
Hiç aramayan, sormayan akrabanın hatırını sormakla alınacaktır sıratta mesafe....
Yada müslim kardeşimizin bir ihtiyacını gidermekle elde edeceğiz ihlası.......
Zerre miktarı iyiliği dahi küçümsemeden, kaçırmamaya çalışarak kazanılacaktır muhabbetullah....
Netice de hep aramak, uyanık ve diri kalmak, hayatımızı her türlü zulümden uzak yaşamak.
Biz kendi hayatımızın imamı olalım, Rahman dilerse önder kılar diğer insanlara, dilerse bekçi yapar.
Mühim olan Hz. İbrahim gibi "özümü ve yüzümü sırf sana teslim ettim" duasıyla, niyetiyle yaşayabilmektir.

___feride hülya gökşen___
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu