Başörtü sorunu çözülebilecek mi?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GÜNDEMDEKİLER > Ülkemizden > GÜNDEM > Başörtü sorunu çözülebilecek mi?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GÜNDEMDEKİLER > Ülkemizden > GÜNDEM > Başörtü sorunu çözülebilecek mi?
Anket
Soru: Başörtü sorunu çözülebilecek mi?
Evet
Hayır
Kararsızım

Sayfa: 1 2 [3] 4   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Başörtü sorunu çözülebilecek mi?  (Okunma Sayısı 24742 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
movsar
movsar
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


zorlaştırmayın,,kolaylaştırın bea


WWW
« Yanıtla #30 : 04 Haziran 2011, 09:39:48 ÖÖ 09 »

kısmen de olsa artık Üniversitelerde bu Zulum bu İktidar İktidarda kaldığı müddetçe KIRILMIŞ  görülüyor...çünkü üniversitelerde artık eskinin Gavur ve Zalimlerinin Dişleri söküldüğü için SUSKUN ve PUSUDALAR.
Logged

avatar yükleme yapılamıyor ?
ebubekir
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #31 : 30 Ağustos 2012, 02:52:21 ÖS 14 »

persembenin gelisi carsamba´dan belli olur öyleyse panige gerek yok  elbette ya cözülecek ya cözülecek dolaysiyla isteselerde bundan sonra agiz tadiyla ayrimcilik yapamiyacaklar:))

".......Serra Karaçam yazınca haberim oldu.
Mehmet Tezkan, Milliyet’teki köşesinde, “Dikkat! Yeni türban dalgası geliyor” diye feryat etmiş. “Belki daha erken ama şimdiden dikkat çekmekte yarar var” demiş.

Peki neymiş şimdiden dikkatimizi çektiği “sorun?”

İktidar Partisi,
Anayasa Uzlaşma Komisyonunda, “kamu çalışanlarına türbanı serbest bırakacak düzenleme”önermiş! “Kabul edilirse..
Kadın vali,
kaymakam,
hâkim,
savcı,
polis,
asker,
öğretmen vb türban takabilecek”miş.


***

E elbette öyle olacak Sayın Tezkan.

Bu iktidar veya bir başkası, ama sonuçta biri kaldıracak bu yasağı.

Demokrasi kazanacak; insan hakları savunucularının dediği olacak.

Devletin ideolojik tarafsızlığı bütün unsurlarıyla gerçekleşecek.

Devlet, sadece kamu hizmeti alanların değil verenlerin de etnik, dini, siyasi, felsefi ve cinsel kimliklerine saygılı olacak.

Kamu görevlisini istihdam ederken, ondan sadece yapacağı işin gerektirdiği nitelikleri taşımasını bekleyecek.Çalıştırırken de onun görünüşüne değil, yaptığı işe, o işi tarafsızlık esasına uygun yapıp yapmadığına bakacak.

Ve siz de sancılana sancılana bu utanç verici ayrımcılığın sona erdiğine şahit olacaksınız.

***

“Yeni anayasa yazılırsa, iktidar partisi yeni anayasayı referanduma götürecek sayıyı bulursa, havuç maddelerden biri belli.. Türban” diyor Milliyet yazarı.

Neden “havuç madde”diyor kadınların başörtülü kamu görevlisi olma hakkının tanınmasına?

Çünkü halkın çoğunluğunun bu yasağın kalkmasını istediğini biliyor.

Bu hakkın, içinde yer aldığı paketin geçme ihtimalini yükselttiğini görüyor.

Oysa üzülmeye gerek yok.

Gelin, bugüne kadar yapmadığınızı yapın, başörtülü kadınlara yönelik ayrımcılığa karşı çıkın, onların kamuda çalışma haklarını savunun ve alın o kozu iktidarın elinden.

CHP de kendi anayasa önerisine koysun bu hakkı, o “havucu” birlikte alalım “AKP”nin elinden.

Ama bunu yapmadınız ve yapmayacaksınız.

Yapmadıkça da halk sizi yalnız bırakacak.

Çünkü iyi-kötü, hiçbir demokratik bir sistemde, halka kendi giysilerini yasaklatamazsınız.

Biri bir pakete bunu kaldırmayı eklerse elbette kazanır.

En başta ben oy veririm onu getirene.

***

“Asıl sorun yine konuşulmayacak” diye yakınıyor Tezkan devamında. Neymiş “asıl sorun?” “Hep sorarım.. Asıl soru şu… Türban genel tercihse neden iş dünyasında çok sayıda türbanlı kadın yok?”

Sorusu da buymuş!

Bunun binlerce açıklaması olabilir. “Çünkü Türkiye henüz normalleşmedi” diyebilirsiniz, “erkek egemen kültür”le açıklayabilirsiniz, sınıf analizi yapabilirsiniz… Ama bütün bunlara vereceğiniz cevabın sosyolojik veya politik bir anlamı olabilir, hukuki değil.

Hak söz konusu olduğunda, asıl sorulması gereken bu değildir ve hak söz konusu olduğunda böyle bir soru sorarsanız, alacağınız tek mantıklı/özgürlükçü/almayı hak ettiğiniz karşılık “sana ne?”dir.

İş dünyasında kaç “türbanlı” varmış; Milliyet’te kaç, bunun önemi yok. İsterse tek bir kadın kullanacak olsun, ya da hiç kimse kullanmasın, devlet bu hakkı tanımak zorundadır.

O kadar.

***

Dönelim “havuç” meselesine…

Hakikaten-sadece bu gazeteciye özgü olmayan- tuhaf bir ruh hali bu.

İçindeki ayrımcı önyargıyı sorgulamak yerine, yasakçı mevzuatı sorgulamak yerine, mağdur olmak istemeyen halkın yapacağı tercihi eleştiriyor.

Ondan yakınıyor.

E ne yapalım ki halk bu insanlardan oluşuyor. Yani başörtüsü taksın veya takmasın, onu garipsemeyen, çoğunluğu itibarıyla sizin önyargılarınızı paylaşmayan insanlardan oluşuyor.

Dolayısıyla kamuda türban yasağına şimdiye kadar karşı çıkmamışsanız, bugün de çıkmıyorsanız, referandumdan çıkacak sonuçtan da korkmalısınız elbette.

Yok eğer
hem bu haksızlığın devam etmesini istiyorum,
hem de sonuçlarından korkuyorum diyorsanız, şöyle söyleyeyim, beter olun!....." (Berat Özipek)



slm.

Logged
derail
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 81


« Yanıtla #32 : 30 Ağustos 2012, 09:25:02 ÖS 21 »

bu AKP İktidarının gözü karalığıyla gerçekleşmiştir yoksa Müslümanların milletin  DİRENİŞİYLE ASLA..
Logged

İbrahim elindeki baltayla içimdeki putları devir
ebubekir
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #33 : 31 Ağustos 2012, 12:16:13 ÖÖ 00 »

bu AKP İktidarının gözü karalığıyla gerçekleşmiştir yoksa Müslümanların milletin  DİRENİŞİYLE ASLA..


sessiz cogunlugun derin (kalp kalbe karsidir) ve sessiz direnisi akp´ye  iktidar ve güc vermistir gözü pek ve kararli durusu  bundandir..


slm.
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #34 : 31 Ağustos 2012, 10:59:26 ÖÖ 10 »


konu hakkında daha önce (2yıl olmuş) fikir beyan etmiştim tekrar etmek istemiyorum bakınız :

http://www.islamidusunce.net/forum/index.php/topic,8774.msg59817.html#msg59817


sayın ebubekir kendi yazdıklarınız ile  alıntıladığınız yazıları karıştırıyorum (belki benim ayırt etme sorunum var)
rica etsem kendi fikirlerinizi ayrı paylaştığınız makaleleri kaynak(link) vererek ayrı paylaşırmısınız sizi daha net anlayalım inşallah. misal :



Artık ağız tadıyla ayrımcılık zor!



Berat ÖZİPEK
30 Ağustos 2012, Perşembe




Kendisini okuma fırsatım olmuyor. Ama Serra Karaçam yazınca haberim oldu.

Mehmet Tezkan, Milliyet’teki köşesinde, “Dikkat! Yeni türban dalgası geliyor” diye feryat etmiş.

“Belki daha erken ama şimdiden dikkat çekmekte yarar var” demiş.

Peki neymiş şimdiden dikkatimizi çektiği “sorun?”

İktidar Partisi, Anayasa Uzlaşma Komisyonunda, “kamu çalışanlarına türbanı serbest bırakacak düzenleme” önermiş! “Kabul edilirse..  Kadın vali, kaymakam, hâkim, savcı, polis, asker, öğretmen vb türban takabilecek”miş.

***

E elbette öyle olacak Sayın Tezkan.

Bu iktidar veya bir başkası, ama sonuçta biri kaldıracak bu yasağı.

Demokrasi kazanacak; insan hakları savunucularının dediği olacak.

Devletin ideolojik tarafsızlığı bütün unsurlarıyla gerçekleşecek.

Devlet, sadece kamu hizmeti alanların değil verenlerin de etnik, dini, siyasi, felsefi ve cinsel kimliklerine saygılı olacak.

Kamu görevlisini istihdam ederken, ondan sadece yapacağı işin gerektirdiği nitelikleri taşımasını bekleyecek. Çalıştırırken de onun görünüşüne değil, yaptığı işe, o işi tarafsızlık esasına uygun yapıp yapmadığına bakacak.

Ve siz de sancılana sancılana bu utanç verici ayrımcılığın sona erdiğine şahit olacaksınız.

***

“Yeni anayasa yazılırsa, iktidar partisi yeni anayasayı referanduma götürecek sayıyı bulursa, havuç maddelerden biri belli.. Türban” diyor Milliyet yazarı. 

Neden “havuç madde”diyor kadınların başörtülü kamu görevlisi olma hakkının tanınmasına?

Çünkü halkın çoğunluğunun bu yasağın kalkmasını istediğini biliyor.

Bu hakkın, içinde yer aldığı paketin geçme ihtimalini yükselttiğini görüyor.

Oysa üzülmeye gerek yok.

Gelin, bugüne kadar yapmadığınızı yapın, başörtülü kadınlara yönelik ayrımcılığa karşı çıkın, onların kamuda çalışma haklarını savunun ve alın o kozu iktidarın elinden.

CHP de kendi anayasa önerisine koysun bu hakkı, o “havucu” birlikte alalım “AKP”nin elinden.

Ama bunu yapmadınız ve yapmayacaksınız.

Yapmadıkça da halk sizi yalnız bırakacak.

Çünkü iyi-kötü, hiçbir demokratik bir sistemde, halka kendi giysilerini yasaklatamazsınız.

Biri bir pakete bunu kaldırmayı eklerse elbette kazanır.

En başta ben oy veririm onu getirene.

***

“Asıl sorun yine konuşulmayacak” diye yakınıyor Tezkan devamında. Neymiş “asıl sorun?” “Hep sorarım.. Asıl soru şu... Türban genel tercihse neden iş dünyasında çok sayıda türbanlı kadın yok?”

Sorusu da buymuş!

Bunun binlerce açıklaması olabilir. “Çünkü Türkiye henüz normalleşmedi” diyebilirsiniz, “erkek egemen kültür”le açıklayabilirsiniz, sınıf analizi yapabilirsiniz... Ama bütün bunlara vereceğiniz cevabın sosyolojik veya politik bir anlamı olabilir, hukuki değil.

Hak söz konusu olduğunda, asıl sorulması gereken bu değildir ve hak söz konusu olduğunda böyle bir soru sorarsanız, alacağınız tek mantıklı/özgürlükçü/almayı hak ettiğiniz karşılık “sana ne?”dir.

İş dünyasında kaç “türbanlı” varmış; Milliyet’te kaç, bunun önemi yok. İsterse tek bir kadın kullanacak olsun, ya da hiç kimse kullanmasın, devlet bu hakkı tanımak zorundadır.

O kadar.

***

Dönelim “havuç” meselesine...

Hakikaten-sadece bu gazeteciye özgü olmayan- tuhaf bir ruh hali bu.

İçindeki ayrımcı önyargıyı sorgulamak yerine, yasakçı mevzuatı sorgulamak yerine, mağdur olmak istemeyen halkın yapacağı tercihi eleştiriyor.

Ondan yakınıyor.

E ne yapalım ki halk bu insanlardan oluşuyor. Yani başörtüsü taksın veya takmasın, onu garipsemeyen, çoğunluğu itibarıyla sizin önyargılarınızı paylaşmayan insanlardan oluşuyor.

Dolayısıyla kamuda türban yasağına şimdiye kadar karşı çıkmamışsanız, bugün de çıkmıyorsanız, referandumdan çıkacak sonuçtan da korkmalısınız elbette.

Yok eğer hem bu haksızlığın devam etmesini istiyorum, hem de sonuçlarından korkuyorum diyorsanız, şöyle söyleyeyim, beter olun!..

KAYNAK TIKLAYINIZ

Logged
Qani
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 496



« Yanıtla #35 : 31 Ağustos 2012, 01:58:16 ÖS 13 »

insanların bedeller ödeyerek kazandıkları hakları "demokratikleşme" gibi algılamamak lazım. tipik bir pragmatizmle herşeyi "muhteşem demokrasi iklimi" ne bağlamak halka ve çabasına haksızlık.

ayrıca türbanda elde edilen kısmi hakların bir toplumun bir miktar gazını alarak, popüler kültür ürünü haline getirilme çabası sözkonusu. benim öncelikli kaygılarım arasında yer almasa da ekranlarda, cafelerde, sokaklarda gördüğüm kadarıyla türban bizzat islami sermaye tarafından biraz fetişist, biraz popüler, biraz reklamlar aracılığıyla basitleştirilmeye çalışıylıyor. her fırsatta türbandaki kısmı kazanımları iktidara yontanlar ya bu çarpıklıktan rahatsız değil, görüşleri böyle.

ben insanların uğruna hapse girdikleri türbanın TEKBİR vitrinlerindekiyle aynı türban olduğunu düşünmüyorum.
Logged
Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #36 : 31 Ağustos 2012, 02:02:41 ÖS 14 »

insanların bedeller ödeyerek kazandıkları hakları "demokratikleşme" gibi algılamamak lazım. tipik bir pragmatizmle herşeyi "muhteşem demokrasi iklimi" ne bağlamak halka ve çabasına haksızlık.

ayrıca türbanda elde edilen kısmi hakların bir toplumun bir miktar gazını alarak, popüler kültür ürünü haline getirilme çabası sözkonusu.

ben insanların uğruna hapse girdikleri türbanın TEKBİR vitrinlerindekiyle aynı türban olduğunu düşünmüyorum.

 Grin
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #37 : 31 Ağustos 2012, 02:37:44 ÖS 14 »

Alıntı
Qani
ben insanların uğruna hapse girdikleri türbanın TEKBİR vitrinlerindekiyle aynı türban olduğunu düşünmüyorum.

haklısın qani aradaki büyük fark var;

biri ölene kadar davasını bırakmaz ömrünü adar
öteki seneye değişen moda ile değişir.
birisi kimlik beyanıdır öteki süs eşyası...
zor zamanda belli olur hangisi gerçek hangisi yalan...

 (moda ve dava hımm sevdim bu iki kelimeyi üzerine makale hatta kitap bile yazılır ama kesin birisi yazmıştır, ben nasıl din üzerinden para kazanacam yahu; kimsenin bulmadığı bir yol bulayım)  Cheesy

Logged
Qani
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 496



« Yanıtla #38 : 31 Ağustos 2012, 03:04:13 ÖS 15 »

sen önce sorgulamayı bırak.
sonra para gelir Smiley
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #39 : 31 Ağustos 2012, 03:39:16 ÖS 15 »

sen önce sorgulamayı bırak.
sonra para gelir Smiley

haklısın valla, işyerinde bile şirketin politikarını sorguluyorum ya da personellere öğretmem gerekenin dışında aykırı pratikler öğretiyorum müdürler duysa işimden olacağım Smiley
ama beynim durmuyor, 2 gram akıl var oda sorgu odasında... Huh?
Logged
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1182


« Yanıtla #40 : 31 Ağustos 2012, 05:03:53 ÖS 17 »

Konunun başlığına bakınca halen bu topluma kuranın inmediğinin doğruluğu  gittikçe artmakta,nedenini şöyle izah edeyim..

Bir müslüman için örtünmek çözülmesi gereken bi sorun değil,uyulması gereken bi Rabbani emirdir,emri uygulamak isteyen her kişi içinde çözülmüştür .

Ha halen bi sorun olarak gören varsa,kabul ettiğini idda ettiği ve islam dediğini sorgulasın.....Ve artık sorun olarak görmezde,ıuyulması gereken bi emir olarak kabul ederse çözmüş olur,bu sorununu...

Yoksa cebrail gelip,örtünmeyi sorun görenlerin sorununu çözmez vallah,her keş bu keşliğinden vaz geçsin.... Smiley
Logged
ebubekir
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #41 : 31 Ağustos 2012, 08:33:10 ÖS 20 »

ben insanların uğruna hapse girdikleri türbanın TEKBİR vitrinlerindekiyle aynı türban olduğunu düşünmüyorum.


türban hakkinda güzellemeler düzen müslüman erkek nicin salvar,takke,sakal vs. giymez ? niye bu tarz kiyafetle okula,isyerine gitmez düsündünüz mü ?

okula takke,salvar ve sakaliyla gittigi icin kovulan kac müslüman genc taniyorsunuz ?

yada

ayni kiyafetle ise gidip de kovulan adam ?

veya

takkesini,sakalini,salvarini sahip cikma adina  protesto yürüyüsleri organize eden ve katilan cemaat ?

türbanli bacilar okuldan kovulup asagilanirken,ikna odalarina cagrilirken ayni üni´de okuyan türban ci nerdeydi ? madem ki benim de kabul ettigim bir degeri (türban) asagiliyor ve bacimi atiyorsunuz öyleyse calin okulunuzu basiniza deyup cekip giden kac türbanci biliyorsunuz ?

evet

türban ci karsilasacagi  zorluklari bildiginden  pesinen pes etmis ve yasadigi bu ezikligi örtbas etmek icin kizi/kadini cepheye sürdü..

her kuran emri gibi türban da sadece bir tekliftir isteyen uygular uygularken de türban ci ya soracak,danisacak onay alacak degildir..

türban ci katki saglamak istiyorsa sadece özgürlüklerin genisletilmesi icin mücadele etsin edemiyorsa da gölge etmesin yeter..

türban ci kemalist toplum mühendisine benzer kiraldan kiral ci,allah´tan allah ci,muhammed´den muhammed ci dir..



slm.


  
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #42 : 01 Eylül 2012, 12:55:47 ÖÖ 00 »

Alıntı
ebubekir
türban hakkinda güzellemeler düzen müslüman erkek nicin salvar,takke,sakal vs. giymez ? niye bu tarz kiyafetle okula,isyerine gitmez düsündünüz mü ?
okula takke,salvar ve sakaliyla gittigi icin kovulan kac müslüman genc taniyorsunuz ?
yada  ayni kiyafetle ise gidip de kovulan adam ?
veya takkesini,sakalini,salvarini sahip cikma adina  protesto yürüyüsleri organize eden ve katilan cemaat ?

başörtüsü islamii bir kavram iken
takke şalvar sarık sakal İSLAMİİ OLMAYAN sadece arap geleneklerini yansıtan kavramlardır da o yüzden bunun mücadelesi verilmez.



Alıntı
ebubekir
türbanli bacilar okuldan kovulup asagilanirken,ikna odalarina cagrilirken ayni üni´de okuyan türban ci nerdeydi ? madem ki benim de kabul ettigim bir degeri (türban) asagiliyor ve bacimi atiyorsunuz öyleyse calin okulunuzu basiniza deyup cekip giden kac türbanci biliyorsunuz ?


işte önemli soru bu çuvaldız niyetine kendimize batıracağımız...
ben şahid olmadım bazı erkekler bayan arkadaşlara destek vermiş verdi vermiştir. ama ne kadar ?

başörtülü taviz vermeden okula resti çekseydi, başörtülünün fikirdaşı erkekler başörtülüleri almazsanız biz de girmeyiz deseydi ve hatta başörtülülerin aileleri ve akrabaları o kızları almıyorsanız diğer çocuklarımızı da okula göndermiyoruz diye toplu rest çekseydi ? nasıl olurdu ? güzel olurdu. ama o direnci gösterecek yekvücut lazım. birlik olma cemaat olma ümmet olma lazım. yoksa o iş olmaz. hele sen bu mücadeleyi verirken okyanus ötesinden füruat rüzgarı eserse mücadele ağacında yaprak koymaz yolunmuş tavuğa çevirir mücadeleyi... (yok ısrar etmeyin küfür etmeyecem)  Lips Sealed

bu küçük kalır ben çuvaldızın kralını batırayım erkeklere/kendime ;
bayanlar başörtüsü mücadelesi ile kimliklerini beyan ettiler ve arkasında durdular; duranlar.
pekiyi erkekler imanii redd ile askerliği neden reddetmedi o mücadeleyi yapmadı da tam tersi marifetmiş gibi gitti ?

Logged
ebubekir
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #43 : 01 Eylül 2012, 02:12:32 ÖS 14 »

başörtüsü islamii bir kavram iken
takke şalvar sarık sakal İSLAMİİ OLMAYAN sadece arap geleneklerini yansıtan kavramlardır da o yüzden bunun mücadelesi verilmez.




Logged
ebubekir
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 177


« Yanıtla #44 : 01 Eylül 2012, 02:15:05 ÖS 14 »

maxpayna yazmis; "....başörtüsü islamii bir kavram ikentakke şalvar sarık sakal İSLAMİİ OLMAYAN sadece arap geleneklerini yansıtan kavramlardır da o yüzden bunun mücadelesi verilmez.....


benzer bir yanit gelecegini tahmin ettigimden takke/salvar/sakal ile yetindim di:))

her ne kadar siz sakal/salvar/takke islami bir kavram degildir desenizde (ki katiliyorum) genel kabul ve algi öyle degil hatta takke/sarik/salvar/cübbe/sakal´i farzlari koruyucu/destekleyici, olmazsa olmaz  bir islami kavram/deger kabul eden cemaatlerin (carsamba cemaati vs.) varligi azinsanmayacak kadar cok..

her nasilsa..

korkak/ürkek ve ezik türban ci yi desifre eden sadece saydiklarim (devami gelcek) degil elbette mesela türban ci bes vakit namaz ve cuma namazi icin kilini kipirdattigina sahit oldunuz mu ?

eminim,"kaza" ederim kolayciligina siginarak mücadeleden kactigina/sivistigina sahit olmussunuzdur..

türban ci f.gülen´in,"okulu tercih etsinler" yada "furuattandir beyani tam bir fiyaskoydu onca yil tebligini yaptigi turban/pece söyleminin arkasinda duramamis karsiliginda kendisine tükürdügü yalatilmistir..

onca,baci/kadin´in yasadigi dram/travma isin cabasi ona bu omurgasizlik günah olarak yeter artar..

türban ci nin omugasizligi yada celiskisi bununla sinirli degil onu da bir daha ki sefere gündeme alalim..


slm.
Logged
Sayfa: 1 2 [3] 4   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.483 Saniyede 24 Sorgu ile Oluşturuldu