Nefsin uçkuruna sahip olamamak-I (Takdîm)

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GENEL (Bilgi Platformu) > Köşe Yazıları > İlyas UÇAR > Nefsin uçkuruna sahip olamamak-I (Takdîm)
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > GENEL (Bilgi Platformu) > Köşe Yazıları > İlyas UÇAR > Nefsin uçkuruna sahip olamamak-I (Takdîm)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Nefsin uçkuruna sahip olamamak-I (Takdîm)  (Okunma Sayısı 1651 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Evvâh
idp yazarı
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 211


İnne İbrahîme Le Evvâhun Halîm (Tevbe-114)


WWW
« : 18 Mart 2009, 12:14:27 ÖÖ 00 »

 
Nefsin uçkuruna sahip olamamak-I (Takdîm)


Hamd Alemlerin Rabbine, salât ve selam onun elçisi biricik Efendimiz (s.a.v.) üstüne olsun.
Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla...

Elzem bir ikâz: Bu yazının tamamı dikkatle okunmazsa, anlatılmak istenen vakıalarda kopukluk olabileceğinden, yanlış anlaşılmalar zuhur edebilir bu nedenle okuyacak kardeşim dikkatli olursa sevinirim, şimdi olmasa da belki dün belki yarın bizi yakından ilgilendiren olayları ihtiva eden bir yazı olur.

Daha önce yazmış olduğumu Allah belanı versin internet! - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi ve  Kız ile erkek arkadaş olamaz - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi yazılarının mütemmimi olarak bu yazıyı da sizlerle paylaşma gerekliliği hâsıl oldu bendenizde, haddimize değil aslında yazmak ama duygulara ve fikirlerde de gem vurulmuyor ki. Ve'l hâsıl, mevzuu derin söylenecek çok söz var acizâne. Yazının bir seri şeklinde olacağını düşünüyorum eğer aklımdakileri aktarabilme başarısına ulaşabilirsem. Bu bölümde konuyla ilgili olarak "İnternet" kavramını irdelemeyi düşünüyorum. Mevla mahcub eylemesin, hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Satırlara yazılacakların inâyet-i İlâhi ile sudurlara da yazılmasını niyâz ediyorum.

Muzdarip olduğumuz ancak bir o kadar da uzak kalamadığımız artık günlük hayatımızı bile etkileyecek boyuta ulaşan bir vakı aslında burada anlatılmak istenenler. Bir taraftan oluştururken bir taraftan yıkmaya çalıştığımız bir paradoks. Ve yine duygularımızın, fikirlerimizin, fiillerimizin mündemiç olduğu bir realite. Evet, çoğu kez sonunda ahlarımızla başbaşa kaldığımız, dövünmelere şahit olduğumuz bir olgu veya da ne diye adlandırırsanız adlandırın etkisi yadsınamayacak kadar büyük bir imtihan. İmtihanın sonunda kim kazanır kim kaybeder Allahu a'lem. Yalnız bunu bilmiyoruz diye gelişgüzel bir hayat sürmekte pek yakışık almaz diye düşünüyorum. İşte öncelikle nefsim olmak üzere küçük de olsa bir tenbih, ufak da olsa bir ikaz olarak kabul edebilirsiniz bu yazıyı ama katılırsınız ama katılmazsınız.

İnsanoğlunun Hz. Adem ile başlayan yaşam serüveni neler neler gördü, neler neler geçirdi tarihi bir seyri tutup da size anlatacak halim yok burda ama tarih de kişinin kendisine çeki düzen vermesini sağlayan bir aynadır bence müslüman için. Tarih gösteriyor ki nasihate kulak tıkayanlar, yaşanan olaylardan ibret almayanlar, vurdumduymaz yaşayanlar, heva ve hevesine kulluk edenler ya kötü bir şekilde yok olup gitmişler ya da kendilerinden sonrakilere birer mir'at-ı ibret olmuşlardır. İşte günümüz insanları da fıtratları gereği isteseler de istemeseler de bu imtihana ittiba etmişlerdir. Başta da zikrettiğim gibi bu imtihanı başarıyla geçebilmek için ise riâyet etmemiz gerek hususlar mevcuttur. Bunları da en kapsamlı şekilde ihtiva eden şüphesiz yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim ve Efendimiz'in s.a.v mübarek hadisleridir zaten kendisi de bunu Veda Haccı'nda bizler akledelim diye ifade ediyor. Ne mutlu o mübarek sözlere muttali ve müdrik olanlara...

Efendim af buyurun işgüzarlık yapıp uzatıyoruz aslında lafı ancak inanın bazen yazmaya bile haya ediyorum, yazmasam mı diyorum lakin kulluğumun gerektirdiği emr-i bil'l mâruf nehy-i ani'l münker (iyiliği tavsiye etmek, kötülükten sakındırmak) görevini ifa edebilmek adına şecaatleniyorum. Binaenaleyh buraya kadar da geldik durmak yakışık almaz. Evet, başlık dahi edep sınırlarımı aşıp oraya kondu ve bundan kaçınmak da imkansızdı çünkü içeriği en iyi  ifade eden bu cümle oldu diye düşünüyorum. Tabii bu başlığa göre umumi birşeyler yazmaya kalksak ezilip kalırız altında bundan dolayı spesifik olarak internet kavramı ile ilişkilendirdim zaten yazının oluşmasına sebep olan ana faktör de bu kavram. 6 yıllık (2003-2009) internet macerasından arta kalanları yukarda ifade ettiğimiz şeyler doğrultusunda sizlerle paylaşacağım. Bu süre zarfının büyük kısmını (5 yıl) çeşitli sitelerde ve kendi sitelerimde yöneticilik yaparak geçirdiğim için birçok bilinmeyen yönlediri de aktarma fırsatım olacak sizlere ayrıca sürenin uzun olması ile  paylaşacağım tecrübelerimiz de paralel olarak çok olacak. Bakalım internet nefsin uçkuruna ne gibi bir tesirde bulunuyor. Yoksa biz mi suçumuza bir ortak arıyoruz. Bundan sonraki yazı da görüşebilmek ümidiyle...

Devamı... (Nefsin uçkuruna sahip olamamak-II (Kız-erkek ilişkileri açısından platformlar) )
Yazının kaynağı: Nefsin uçkuruna sahip olamamak-I (Takdîm) - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi

İlyas Uçar - Evvâh - Ebu Rudeyha
03.03.2009 - 17:21
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.191 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu