DUHA (KUŞLUK) NAMAZI

(1/1)

sungurcan:
Selamün Alayküm arkadaşlar. Benim sizlere bir sorum olacak. Kuşluk Namazı nasıl kılınır. Ve kişi örneğin o gün Sabah Namazın ı kazaya bıraktı ise Kuşluk Namazı na nasıl niyet edilir ve kaç rekat kılınır. Eğer bilgilendirirseniz çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler.

abdulhamit:
Değerli sungurcan kardeşim, 

Kuşluk namazı ile bilgilerimiz Tamamen hadis kaynaklıdır. Bu hadislerin içinde de ne kadar sahih olanları tartışılır.

Kuşluk (Duha) namazı nafile namazdır.
 
Kuşluk vakti, güneş doğduktan 50 dakika sonra başlayıp, öğleye 20 dakika kalana kadar olan vakittir.)

NAFİLE NAMAZ KILMAK İSTERSENİZ, İSTEDİĞİNİZ VAKİTTE İSTEDİĞİNİZ KADAR KILABİLİRSİNİZ

Tam İlmihal’de diyor ki:

Duha vakti olunca, iki rekat (İşrak namazı) kılmak sünnettir. Bu namaza (Kuşluk namazı) da denir.

İşrak vakti, bayram namazı kılınan vakitte başlar. Öğleye 20 dakika kalıncaya kadar kılınır. Kaza namazı kılan kuşluğa da niyet ederek kılar. Böylece hem kaza namazı ödenmiş olur, hem de kuşluk namazı kılınmış olur.
 
 



abdulhamit:
Alıntı

Kuşluk namazı ile bilgilerimiz Tamamen hadis kaynaklıdır. Bu hadislerin içinde de ne kadar sahih olanları tartışılır.

Kuşluk vaktinde en az iki rekat namaz kılmak çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Günde iki rekat kuşluk namazı kılanın günahları denizlerin köpüğü kadar olsa, affedilir.) [İbni Mace, Tirmizi, Ebu Davud]

(Herkesin eklem yeri kadar sadaka vermesi gerekir. Sübhanallah, Elhamdülillah, La ilahe illallah veya Allahü ekber demek birer sadakadır. İyiliği tavsiye etmek, kötülüğe mani olmaya çalışmak birer sadakadır. İki rekat kuşluk namazı kılmak ise bütün bunları karşılar.) [Müslim]

(Günde 2 rekat kuşluk namazı kılan, doğduğu günkü gibi günahsız olur.) [Ebu Ya’la]

(İki rekat kuşluk namazı kılan gafillerden olmaz. Dört rekat kılan, abidlerden olur. Altı rekat kılarsa, bu namaz o gün ona kâfi gelir. Sekiz rekat kılan, masivayı terk edip itaat eden kullardan yazılır. On iki rekat kılan da Cennette özel bir köşke kavuşur.) [Taberani]

(Cennetin bir Duha kapısı vardır. Bu kapıdan ancak kuşluk namazı kılanlar girer.) [Taberani]

(İki rekat kuşluk namazı, kabul olunmuş bir hac ve umreye bedeldir.) [Ebuşşeyh]

Peygamber efendimizin, düşman üstüne gönderdiği askerler, kısa zamanda zafer kazanıp bol ganimet ile evlerine döndüler. Bu askerlere gıpta edenleri görünce buyurdu ki:
(Size bunlardan daha kısa süren, daha çok ganimet getiren ve daha tez eve döndüren cihad yolunu göstereyim. Kuşluk namazı için camiye giden, daha az savaşmış, daha çok ganimet almış ve daha tez evine dönmüş olur.) [İ. Ahmed]

(İki rekat kuşluk namazı kılmak bana farzdır.) [İ. Ahmed]

(İki rekat kuşluk namazı kılan vücudunun zekatını ödemiş olur.) [İ. Asâkir]

Redd-ül-muhtar’da, (Kuşluk namazına devam eden şehid olarak ölür) buyuruluyor.

İmam-ı Şarani hazretleri, (Kuşluk namazına devam edenlere cin musallat olamaz) buyurdu.

BUYRUN YORUM SİZİN

sungurcan:
Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler arkadaşlar. Allah razı olsun.

FECR:
Kuşluk(Duha) Namazı hakkında söylenen hadislerle ilgili İslam Alimleri farklı görüşler bildirmişler:
1- Birinci grup: Hz. Peygamber'in (s.a.) bu namazı kıldığı rivayetini, -kılmadığını söyleyenlere gizli kalmış fazla bir bilgi içerdiği için- kılmadığı rivayetine tercih etmişlerdir. Diyorlar ki; Böyle birşey hakkında bilgi pek-çok insana gizli kalıp azınlık tarafından bilinebilir. Hz. Âişe, Enes, Câbir, Ümm-i Hânî ve Ali b. Ebî Tâlib Hz. Peygamber'in (s.a.) bu namazı kıldı­ğını haber vermişlerdir. Bu namazı tavsiye, ona devam, kılana da övgü ve medih içerikli sahih hadisler bunu kuvvetlendirir. Buharı ve Müslim'in Sahih 'lerinde rivayetlerine göre Ebu Hureyre (r.a.): "Dostum Muhammed (s.a.) bana, her ay üç gün oruç tutmamı, iki rekât kuşluk namazı kılmamı ve uyumadan önce vitir namazını kılmamı tavsiye etti" demiştir.[824]

Buna benzer bir hadis de Müslim'in Sahih'indt Ebu'd-Derdâ'dan nak­ledilmektedir.[825]

Müslim, Sahih'inde Ebu Zer'den naklen Hz. Peygamber'in (s.a.) şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Sizlerin herbirinin vücudunun herbir eklem ve organına (faydaları, sıhhat ve selâmetine karşılık) her sabah bir sadaka gereklidir. Her teşbih (Sübhanallah demek) bir sadakadır. Her tahmîd (el­hamdülillah demek) bir sadakadır. Her tehlîl (Lâ ilahe illallah demek) bir sadakadır. Her tekbîr (Allâhu ekber demek) bir sadakadır. İyiliği emret­mek bir sadakadır. Kötülükten nehyetmek bir sadakadır. Kişinin kılacağı iki rekât kuşluk namazı bunlardan (bir kısmına) bedel olur."[826]

İmam Ahmed'in, Müsned'inde Muaz b. Enes el-Cühenî'den nakletti­ğine göre Allah Rasûlü (s.a.) şöyle buyurdular:

"Kim sabah namazını kılınca, iki rekât kuşluk namazı kılıncaya kadar namazgahında oturur, hayırdan başka birşey söylemezse Allah onun gü­nahlarım affeder. İsterse denizin köpüğü kadar (çok) olsun, "[827]

Tirmizî ve İbn Mâce'nin Sünen lerinde Ebu Hureyre'den (r.a.) nakle­dildiğine göre Allah Rasulü (s.a.): "Kim nafile kuşluk namazına devam ederse günahları affolunur. İsterse denizin köpüğü kadar çok olsun.>[828]

Müsned ve Sünen'de rivayete göre Nuaym b. Hemmâr, Allah Rasulü'-nün (s.a) şöyle dediğini işittim demiştir: "Allah (c.c) buyuruyor ki: "Ey Âdemoğlu! Gündüzün evvelinde dört rekât namaz kılmaktan geri durma, sonunda sana gelecek zararlardan seni koruyayım.'[829] Bu hadisi Tirmizî Ebu'd-Derdâ ve Ebu Zer'den rivayet etmiştir.[830]

Tirmizî'nin Câmi'inde ve İbn Mâce'nin Sünenlnde Enes'ten Hz. Peygamber'in (s.a.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Kim kuşluk namazını on iki rekât kılarsa Allah, onun için cennette altından bir köşk bina eder. "[831]

Müslim'in Sahih'inde naklettiğine göre, Zeyd b. Erkam Kubâ Mesctf dinde kuşluk vakti namaz kılan bir bölük insan gördü. Bunun üzerine şöy le dedi: "Bunlar bu saatin dışında namaz kılmanın daha faziletli olduğunu elbet bilmişlerdir. Çünkü Allah Rasûlü (s.a.) "Evvâbtn namazı, deve yav­rularının ayakları kavrulduğu vakittedir." buyurdu.[832]

"Deve yavrularının ayaklarının kavrulması" sözü "Günün harareti şid; detlenir. Bu sırada deve yavruları (ayaklarının derileri ince olduğundan,) güneşten ısınan yerin yakıcı hararetini hissederler." anlamındadır.       

Sahih'âe nakledildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.) Itbân b. Mâlik'ir evinde kuşluk namazını iki rekât kıldı.[833]                                           

Hâkim'in Müstedrek'inde Halid b, Abdullah el-Vâsıtî -Muhammed b. Amr -Ebu Seleme- Ebu Hureyre senediyle nakledildiğine göre Allah Rasû­lü (s.a.) şöyle buyurdu:

"Kuşluk namazına ancak evvâb (- kendini Allah'a adayan) devam eder.'[834]

Hâkim diyor ki: Bu hadis Müslim b. el-Haccâc'ın benzeriyle istidlal ettiği bir senedle rivayet olunmuştur. Çünkü Müslim, üstadlarından, Mu­hammed b. Amr-Ebu Seleme-Ebu Hureyre (r.a) yoluyla Hz. Peygamber'in (s.a.): "Allah herhangi bir peygambere Kur'an'ı tegannî etmesine izin ver­diği kadar hiçbir şeye izin vermemiştir." buyurduğunu'[835] nakletmektedir. Biri çıkıp da: "Hammâd b. Seleme ve Abdülaziz b. Muhammed ed-Derâverdî bu hadisi Muhammed b. Amr'dan mürsel olarak rivayet etmişlerdir." di­yecek olursa, ona cevaben: "Halid b. Abdullah sikadır; sikanın ilâvesi makbuldür" denilir.

Hâkim, sonra Abdan b.  Yezid - Muhammed b.  Muğîre es-Sükkerî - Kasım b. Hakem el-Uranî - Süleyman b. Davud el-Yemâmî - Yahya b. Ebî Kesir - Ebu Seleme - Ebu Hureyre senediyle Allah Rasulü'nün (s.a.) şöyle buyurduğunu nakleder:

"Cennetin, Kuşluk Kapısı adında bir kapısı vardır. Kıyamet günü olunca bir münâdi şöyle bağırır: Nerede kuşluk namazına devam edenler? İşte kapınız! Allah'ın rahmetiyle girin o kapıdan. "[836]

Tirmizî, el-Câmi' adlı eserinde Ebu Kürayb Muhammed b. Alâ - Yu­nus b. Bükeyr - Muhammed b. İshak - Musa b. Fülân - Amcası Sümâme b. Enes b. Mâlik - Enes b. Mâlik senediyle Allah Rasulü'nün (s.a.) şöyle buyurduğunu nakleder:

"Kim kuşluk namazını on iki rekât kılarsa, Allah onun için cennette altından bir köşk bina eder."

Tirmizî diyor ki: Bu hadis garîb bir hadistir. Yalnız bu yoldan biliyo­ruz. [837] İmam Ahmed, bu konudaki en sahih hadis olarak Ümm-i Hânî hadisini görürdü. Derim ki: Senedde geçen Musa b. Fülân, Musa b. Ab­dullah b. el-Müsennâ b. Enes b. Mâlik'tir. (Enes b. Mâlik'in oğlu el-Müsennâ'nın oğlu Abdullah'ın oğlu Musa'dır.)

Yine e/-Câmi'de Atıyye el-Avfî'den Ebu Saîd el-Hudrî'nin şöyle dedi­ğini nakleder: Allah Rasulü (s.a.) kuşluk namazına o kadar devam ederdi ki; '"Arlık bırakmaz" derdik. O kadar da terkederdi ki: "Artık kılmaz" derdik.[838] lirmizî: "Bu hadis, hasen garîbtir'' diyor.

İmam Ahmed, Müsned'inde Ebu'l-Yemân - İsmail b. Ayyaş - Yahya b. el-Hâris ez-Zimârî - el-Kâsım - Ebu Ümâme yoluyla Hz. Peygamber'in (s.a.) şöyle buyurduğunu nakleder:

"Kim temizlenmiş olarak farz bir namaza giderse, ona ihramh hacı sevabı verilir. Kim de kuşluk nafilesine yürürse, umre yapmış sevabım alır. Aralarında bâtıl ve boş şey yapılmayan bir namazın ardındaki bir namaz İlliyyîn'de yazılır." Ebu Ümâme diyor ki: "Şu mescidlere sabah akşam gidip gelme Allah (c.c.) yolunda cihaddır."[839]Hâkim'in Ebu'l-Abbas -Muhammed b. İshak es-Sağânî - Ebu'l-Müverri' Muhâdır b. el-Muverri' -el-Ahvas b. Hakîm - Abdullah b. Âmir el-Elhânî - Münîb b. Uyeyne b. Abdullah es-Sülemî - Ebu Ümâme senediyle naklettiğine göre Allah Rasûlü (s.a.) şöyle buyururdu:                     

"Kim sabah namazını cemaatle bir mescidde kılar; sonra kuşluk vak­tine kadar orada bekler; sonra da ku$luk nafilesini kılarsa, o kimseye tam bir hac yahut umre yapmış kimsenin hac ve umresi kendisine aittir. "[840]

sevabı gibi sevap verilir. Yine onun İbn Ebî Şeybe, Hatim b. İsmail - Humeyd b. Sahr el-Makburî -el-A'rac- Ebu Hureyre (r.a.) senediyle i nakleder ki:

Hz. Peygamber (s.a.) bir ordu gönderdi. Bu ordu büyük ganimet elde etti ve hızlı hamle yaptı. Bir adam: "Ey Allah'ın Rasûlü (s.a.)! Bu ordu­dan daha hızlı hamle yapan daha çok ganimet elde eden bir ordu hiç gör­medik." dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.), "Size daha hızlı hamle yapan ve daha çok ganimet elde edeni haber vereyim mi? Evinde güzelce abdest alıp sonra mescide yönelen ve orada sabah namazını kılıp sonra bekleyip kuşluk namazını kılan kişi gerçekten hızlı hamle yapmış ve çok ganimet elde etmiştir." buyurdu[841]

Bu konuda bunlardan başka hadisler de vardır. Ancak bunlar en iyile­ri. Hâkim diyor ki: Güçlü hadis otoriteleri ve hafızlardan bir grupla arka­daşlık ettim. Hepsinin de bu sayıyı -yani dört rekâtı- tercih ettiklerini ve bu konudaki sahih haberlerin mütevâtirliklerinden dolayı bu namazı dört rekât kıldıklarım gördüm. Nakledilen haberlere uymak, hadis üstadlarınm yolundan gitmek için ben de bu görüşü savunuyor ve ona çağırıyorum.

İbn Cerîr et-Taberî, kuşluk namazı ve sayısının farklılığı konusunda Hz. Peygamber'e (s.a.) isnâd olunan haberleri sıraladıktan sonra diyor ki: Bu hadisler içinde karşı tarafı susturacak bir hadis yoktur. Çünkü müm­kündür ki, dört rekât kıldığını nakleden O'nu dört rekât kılarken gör­müştür; başka birisi başka bir vakitte onun iki rekât kıldığını görmüş­tür; bir başkası başka bir vakitte sekiz rekât kıldığını görmüştür; daha başka biri altı rekât kılınmasına teşvik ettiğini işitmiştir; diğer biri iki re­kât, bir başkası on rekât, daha başka biri de on iki rekât kılınmasına teş­vik ettiğini işitmiştir. Böylece herbiri gördüğünü, işittiğini haber vermiştir. Sözümüzün doğruluğuna Zeyd b. Eslem'den naklolunan şu hadisi delil gös­terebiliriz: Zeyd b. Eşlem diyor ki: Abdullah b. Ömer'in Ebu Zerr'e "Am­ca, bana tavsiyede bulun" dediğini, Ebu Zerr'in de ona: "Senin benden istediğini ben de Allah Rasulünden (s.a.) istemiştim de bana şunları söyle­di." deyip şu hadisi naklettiğini işittim: "Kim iki rekât kuşluk namazı kı­larsa, gafiller içine yazılmaz. Dört kılan âbidler içine yazılır. Altı kılana o gün hiçbir günah ilişmez- Sekiz kılan, halis kullar içine yazılır. On kılana Allah cennette onun için bir ev bina[842] Mücahid der ki: "Allah Rasûlü (s.a.) kuşluk namazını bir gün iki re­kât, bir gün dört rekât, bir gün altı rekât, bir gün sekiz rekât kıldı, sonra terketti." Bu haber de, yukarıda adı geçen herbir habercinin, kuşluk na­mazı konusunda görüp gözettiği kadarıyla haber vermiş olması ihtimalin­den sözetmemizin doğruluğunu ortaya koymuştur.

İş böyle olunca doğrusu, dileyen dilediği sayıda kılabilir. Bu görüş seleften bir grup âlimden de nakledilmiştir. İbn Humeyd bize, ona Cerîr, ona da İbrahim (en-Nehaî) haber vermiştir ki, bir adam el-Esved'e: "Kuş­luk namazını kaç rekât kılayım?" diye sordu, o da: "Ne kadar istersen" cevabını verdi.

2- İkinci grup: Bunlar kuşluk namazının kılınmamasi hadislerine bağ­lanmışlar ve bu görüşü, hadislerin senedlerinin sıhhati ve de sahabenin bu hadislerin gereğince amel etmiş olmaları yönünden tercih etmişlerdir. Bu-harî'nin İbn Ömer'den naklettiğine göre bu namazı ne İbn Ömer'in kendi­si, ne Ebu Bekir, ne de Ömer kılardı. "Hz. Peygamber (s.a.) kılar mıydı?" sorusuna İbn Ömer: "Hayır, zannettem" cevabını verdi.[843]

Vekî, Süfyân es-Sevrî - Âsim b. Küleyb - babası Küleyb yoluyla Ebu Hureyre'nin: "Allah Rasulünün (s.a.) kuşluk namazını yalnız bir gün kıl­dığını gördüm." dediğini nakleder.[844]                                       

Ali   b.  el-Medinî'nin,   Muaz   b.   Muaz - Şu'be - Fudayl   b.   Fedâle -Abdurrahman b. Ebî Bekre yoluyla nakline göre, Ebu Bekre, kuşluk na­mazını kılan bir grup insan gördü ve dedi ki: "Siz ne Allah Rasulü (s.a.), ne de ashabının umumu tarafından kılman bir namaz kılıyorsunuz!"'[845]

Muvatta'da. Mâlik - İbn Şihâb (ez-Zührî) - Urve yoluyla Hz. Âişe'nin şöyle dediği nakledilir: Allah Rasulü (s.a.) asla kuşluk nafilesi kırmamıştır. Ancak ben bu nafile namazı kılarım. Allah Rasulü (s.a.) birtakım hayırlı işleri yapmak istediği halde halk, onlarla amel ederse üzerlerine farz kılınır korkusuyla o hayır işlerini bırakırdı.[846]

Ebu'l-Hasan Ali b. Battal diyor ki: Seleften bir grup âlim Hz. Âişe hadisini kabul edip kuşluk namazını caiz görmemekteler. Bir grup ise: "Bid'attir" diyor. Şa'bî, Kays b. Ubeyd'in şöyle dediğini naklediyor: "Bü­tün sene boyunca İbn Mes'ud'a gidip gelirdim. Ama kuşluk namazı kıldı­ğını görmedim." Şu'be'nin, Sa'd b. İbrahim yoluyla Sa'd'm babası İbra­him'den naklettiğine göre, Abdurrahman b. Avf kuşluk namazını kılmaz­dı. Mücâhid anlatıyor: Ben ve Urve b. Zübeyr mescide girdik. Baktık, İbn Ömer, Hz. Âişe'nin odası yanıbaşmda oturuyor. Halk ise mescidde kuşluk namazı kılıyor. İbn Ömer'e onların namazını sorduk: "Bid'attir." dedi. Bir keresinde de "Ne güzel bid'at!" dedi.[847]

Şa'bî diyor ki: İbn Ömer'in "Müslümanların ortaya çıkardıkları bid'­at namazlar içinde kuşluk namazından daha faziletlisi yoktur." Enes b. Mâlik'e kuşluk namazını sordular "Namazlar beştir" cevabını verdi.[848]

3- Üçüncü grup: Kuşluk namazının ara sıra kılınmasının müstehab ol­duğunu, dolayısıyla bazı günlerde kılınabileceği görüşünü ileri sürmüşler­dir. Bu görüş Ahmed'den nakledilen iki görüşten biridir. Taberî, bu görüş­te olan bir grup âlimin ismini sıralamış ve demiştir ki: Delil olarak Cürey-rî'nin Abdullah b. Şakîk'ten naklettiği hadisi ileri sürmüşlerdir. Abdullah b. Şakîk diyor ki: Hz. Âişe'ye: "Allah Rasulü (s.a.) kuşluk namazı kılar Taberî sonra Ebu Sâid'in şu sözünü veriyor: Allah Rasulü (s.a.) kuş­luk namazına o kadar devam ederdi ki; "Artık bırakmaz." derdik. O ka­dar da terkederdi ki; "Artık (bir daha) kılmaz." derdik. Bu hadis yukarıda geçti. Sonra Taberî diyor ki: Seleften bu namazı kılanların bu şekil kıldık­ları nakledilmektedir. Şu'be, Habîb b. Şehid'ten naklen İkrime'nin: "İbn Abbas, kuşluk namazını bir gün kılar, on gün terkederdi." dediğini rivayet etmektedir. Yine Şu'be'nin Abdullah b. Dinar'dan naklettiğine göre İbn Ömer kuşluk namazı kılmazdı. Kubâ mescidine gelince kılardı. Kubâ mes­cidine ise her cumartesi gelirdi. Süfyân, Mansûr'un: "Kuşluk namazına farz namaz gibi devam etmeyi (sahabîler) mekruh görürlerdi. Onlar hem kılar, hem terk ederlerdi." dediğini nakleder. Saîd b. Cübeyr diyor ki: "Üzerime farz olduğunu zannedebileceğim korkusuyla çok arzu ettiğim halde kuşluk namazını terkederim," Mesrûk anlatıyor: "Biz mescidde okurduk. İbn Mes'ûd .kalkıp gittikten sonra mescidde kalır, sonra ayağa kalkar kuş­luk namazı kılardık. Bu durum İbn Mes'ûd'un kulağına gitti. Bunun üzeri­ne: Allah'ın kullarına, Allah'ın yüklemediği şeyleri neden yüklüyorsunuz?! Eğer ille de kılacaksamz evlerinizde kılın, dedi." Ebu Miclez, kuşluk na­mazını evinde kılardı.

Bunlar diyorlar ki: Böyle olması herhangi bir kimsenin, ona devam suretiyle farz yahut devamlı (müekked) sünnet olduğu kuruntusuna kapıl-maması için daha uygundur. Bu yüzden Hz. Âişe "Benim için anam ve babam kabirlerinden çıkarılsalar yine de bu namazı terketmem." demiş­tir.[849] Çünkü Hz. Âişe bu namazı halkın göremeyeceği bir yerde, evinde kılardı.

4- Dördüncü grup: Bunlar, bir sebebe bağlı olarak kılınır; Hz. Pey­gamber (s.a.) de bu namazı bir sebebe dayalı olarak kılmıştır, görüşünü ileri sürüyorlar. Diyorlar ki: Hz. Peygamber'in (s.a.) Fetih günü sekiz re­kât kuşlukta namaz kılması yalnız Fetih sebebiyledir. Fetih vaktinde sekiz rekât namaz kılmak Fethin sünnetidir. Komutanlar bu namaza "Fetih Namazı" derler. Taberî, Tarih'inde Şa'bî'nin şöyle dediğini nakleder: Ha-lid b. Velîd, Hîre'yi fethedince selâm vermeden sekiz rekât Fetih namazı kıldı. Sonra yerinden ayrıldı.

Diyorlar ki: Ümm-i Hânî: "O vakit kuşluktu" sözüyle bu namazın kılınışının kuşluk vakti olduğunu kastediyor; kuşluk bu namazın ismidir anlamını kasdetmiyor. Hz. Peygamber'in (s.a.) Itbân b. Mâlik'in evinde kıldığı namaz da yine ancak bir sebebe bağlıydı. Çünkü Itbân, ona: "Göz­lerimde hayır kalmadı. Benimle kabilemin mescidi arasına seller giriyor. Gönlüm isterdi ki, gelip evimde namaz kıldırsan da, senin namaz kıldırdı­ğın yeri mescid edineyim." demiş, Hz.Peygamber (s.a.) de: "înşaallah is­teğini yaparım." demişti. Itbân der ki; Ertesi sabah Allah Rasulü (s.a.) yanında Ebu Bekir ile gün ilerlediği bir vakitte bana geldi. Hz. Peygamber (s.a.) eve girmek için izin istedi, ben-de ona izin verdim. Oturmadan: "Evinin neresinde namaz kılmamı istersin?" diye sordu. Kılmasını istediğim yeri ona gösterdim. Bunun üzerine namaza durdu. Biz de arkasında saf olduk. Namaz kılıp selâm verdi. O selâm verince biz de selâm verdik. Hadis, Bu­harı ve Müslim tarafından rivayet edilmiştir[850]

Bu namazın aslı, hikâyesi ve Buharı' nin rivâyetindeki lafzı işte böyle. Itbân'dan nakledenlerden biri bu lafzı kısaltıp: "Allah Rasulü (s.a.) evim­de kuşluk nafilesini kıldı. Arkasına bir cemaat durdu, onlar da namaz kıldılar" şekline çevirdi.

Hz. Âişe'nin: "Allah Rasulü (s.a.) seferden dönmesi dışında kuşluk namazı kılmazdı." sözü, Hz. Peygamber'in (s.a.) bu namazı ancak bir se­bebe bağlı olarak kıldığını gösteren en açık delillerdendir. Çünkü Hz. Pey­gamber (s.a.) seferden dönünce ilk önce mescidden başlar, orada iki rekât namaz kılardı[851]

Hz. Peygamber'in (s.a.) tutumu işte böyleydi. Hz. Âişe hem onu, hem bunu haber vermiştir. Aynı zamanda: "Allah Rasulü (s.a.) asla kuşluk namazı kılmamıştır." diyen de odur.

Hz. Âişe'nin müsbet (olumlu) rivayeti, sefer ve fetihten dönüş, bir kabileyi ziyaret gibi-bir sebeple Hz. Peygamber'in (s.a.) bu namazı kıldığı­nı göstermektedir. (İbn Ömer'in) Kubâ mescidine gelmesi de, aynı şekilde orada namaz kılmak içindir. Şu rivayet de böyledir: Yusuf b. Ya'kûb'un Muhammed b. Ebu Bekir - Seleme b. Recâ yoluyla rivayetine göre eş-Şa'sâ: "Ebu CehlMn başının kesildiği müjdesi verildiği gün İbn Ebî Evfâ'nm iki rekât kuşluk namazı kıldığını gördüm" demiştir. Şayet bu olay sahih ise bu namaz fetih için kılınan şükür namazı gibi kuşluk vaktine rastlayan bir şükür namazıdır.

Hz. Âişe'nin menfî rivayeti ise halkın yaptığı şekildir ki, bir sebebe bağlı olmaksızın bu namazı kılıyorlar. O: "Bu mekruhtur. Hz. Peygam­ber'in (s.a.) sünnetine aykırıdır." dememiştir. Fakat bu namazın sebepsiz kılınması Hz. Peygamber'in (s.a.) tavrı değildir. Ama kılınmasını tavsiyeJ teşvik ve arzu etmiştir. Kendisi ise gece namazı kıldığı için bu namazdan] müstağni kalırdı. Çünkü gece kıldığı (teheccüd) namazı buna gerek bırak-f mazdı. Kuşluk namazı teheccüd namazına bedel gibidir. Allah (c.c.) buyuı ruyor ki: "Gece ile gündüzü tefekkür etmek yahut şükretmek isteyen içil (birbirine) bedel kılan O'dur."[852] İbn Abbas, el-Hasan ve Katâde bu âyeİ tin tefsirinde diyorlar ki: Birini diğerinin yerine geçecek şekilde bedel ve" halef yaptı. İkisinden birisinde yapacağı bir ameli yapmayıp kaçıran kimse diğerinde kaza eder.

Katâde der ki: Şu gece ile gündüzde hayır işlerinizden Allah için yapa­caklarınızı yapın. Çünkü gece ile gündüz, insanları ecellerine ulaştıran, her uzağı yakın eden, her yeniyi eskiten, her va'dolunam kıyamet gününe geti­ren bineklerdir.

Şakîk anlatıyor: Bir adam Ömer İbnü'l-Hattâb'a (r.a.) gelip: "Bu ge­ce namazı kaçırdım." dedi. Hz. Ömer (r.a.) ona şöyle dedi: "Gecende kaçırdığına gündüzünde ulaş. Çünkü Allah (c.c.) gece ile gündüzü tefekkür etmek yahut şükretmek isteyen için birbirine bedel kılmıştır."

Diyorlar ki: Sahabenin -Allah onlardan razı olsun- davranışı da bunu göstermektedir. Çünkü îbn Abbas bir gün kılar, on gün terkederdi. İbn Ömer kılmazdı. Kubâ mescidine gelince kılardı; oraya ise her cumartesi gelirdi. Süfyân, Mansûr'un "Kuşluk namazına farz namaz gibi devam et­meyi (sahabîler) mekruh görürlerdi. Onlar hem kılar, hem terkederlerdi." dediğini nakleder.

Diyorlar ki: Enes'ten nakledilen şu sahih hadis de bu kabildendir: En-sâr*dan bir adam şişmandı. Hz. Peygamber'e (s.a.) "Ben seninle namaz kılmaya gelemiyorum." dedi. Bu zât Hz. Peygamber (s.a.) için yemek ya­pıp evine davet etti. Hz. Peygamber'in (s.a.) namaz kılması için bir hasırın kenarına su serpip (yere yaydı). Hz. Peygamber (s.a.) o hasır üzerinde iki rekât namaz kıldı. Enes diyor ki: "O günden başka Hz. Peygamber'in (s.a.) kuşluk kıldığını görmedim." Hadisi Buharı rivayet etmiştir.[853]

Bu merfû' hadisler ve sahabe âsârı üzerinde düşünen kimse, bunların yalnızca bu görüşe delil olduklarını görür. Teşvik ve tavsiye hadislerine telince, bunların —Ebu Hureyre ve Ebu Zer hadisleri gibi— sahih olanları bu namazın herkes için müekked (devamlı) sünnet olduğuna delil olmazlar. Ebu Hureyre'ye bu namazı tavsiye etmiştir. Çünkü nakledildiğine göre Ebu Hureyre, gece hadis çalışmayı namaza tercih ederdi. Bu yüzden Hz. Pey­gamber (s.a.) ona gece namazına bedel kuşluk namazını emretmiştir. Bun­dan dolayı ona vitir namazını kılmcaya kadar uyumamasını emretmiş, ama Ebu Bekir, Ömer ve sahabîlere emretmemiştir. [854]

 KAYNAK:ZADUL MEAD-İBNİ KAYYUM EL CEVZİYYE

Navigasyon

[0] Mesajlar