Emekli olmak istemeyenlere müjde

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) >  Emekli olmak istemeyenlere müjde
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) >  Emekli olmak istemeyenlere müjde
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Emekli olmak istemeyenlere müjde  (Okunma Sayısı 1195 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ayilesefer
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 13


« : 17 Ekim 2008, 08:14:15 ÖS 20 »

                                                                                                                               16 / Ekim / 2008
                                                         Emekli olmak istemeyenlere müjde

   İnsan belli bir çaba ve yorgunluğun sonunda dinlenme ihtiyacı duyar ve bu dinlenme o insanın en doğal hakkıdır da. Bir işyerinde mevcut kanunlar doğrultusunda gerekli süreyi doldurduktan sonra da emeklilik talebinde bulunulabilinir. Ancak , kimse siz haketmeden size dinlenme hakkı yada emeklilik vermez. Yükümlülüklerini yerine getirmediği halde sanki yapacak işi kalmamışcasına uyku! moduna geçen bir insanın toplum içinde ne bir değeri olur ne de sözü dinlenesidir. Toplum içindeki yeriniz o topluma faydanız kadardır.
   Bu toplum, Dini atalarından miras olarak kabullendi. Ya da insanlar, içine doğduğu bu toplumu ne üzerine bulmuşsa olduğu gibi , sorgulamadan kabullendi de diyebiliriz. İçimizden bazılarına Allah lutfetti de işin aslı astarının ne olduğu ile ilgili ,topluma göre Din adına bilgisel manada iyi duruma geldiler/geldik. Geldiğimiz / edindiğimiz bu noktadan hareketle kendimizi geliştirme adına cidden çabada sarf edip, kitaplar okuyup , sohbet-seminer koşturup , ders halkalarının sadık müdavimleri olduk. Topluma göre , Din adına ağzımız laf yapar oldu. İşi anlamıştık. Bize Din adına kimse bir şey yutturamazdı artık. Şimdi topluma göre daha temelli bir inanç ve daha doğru amel etmeyi öğrendik diye menzile varmış mı olduk . Buraya kadar mı olmalı farkımız. tamam sokaktaki insanlar gibi kocakarı hikayelerine inanmıyoruz , hurafelere karnımız tok ve Kurân dan sünnetten haberimiz var daha ne olsun mu ? bitti mi '' İnsanlar biz iman ettik demek le kurtulacaklarını mı sanıyorlar ''(Ankebut-2)  şimdi bu noktada iyi düşünmemiz duruşumuzu gözden geçirip sorgulamamız lazım. Toplum içindeki yerimizi , doldurduğumuz boşluğu , ilişkilerimizi yaptıklarımızı ve yapmadıklarımızı bir gözden geçirelim. Bu gözden geçirme işlemini yaparkende şeytanın bize sağdan yaklaşmasına amellerimizi bize güzel gösteriyor oluşuna dikkat edelim. Gözden geçirme eylemi esnasında nefsimizin tuzaklarına karşı da uyanık olmalıyız. Çünkü nefis kendinden aşağıdakilere bakarak kendi seviyesini yüksek göstermeye meyyaldir. Hani Kur'an dan sünnetten haberdarız ya ölçü ortada yani. O haberdar olduğumuz ölçeğe göre ölçünce kendi durumumuz gün gibi ortaya çıkacaktır. Sahi dini öğrenip-yaşama konusunda bir sınır , bir yeterlilik seviyesi mevcut mu? Duydunuzmu bir kimseye, sen şu kadar namaz kıldın , bilmem ne kadar oruç tuttun bi okadar salih amellerin var yada takvametre(!) ölçeğine göre sen limiti doldurmuşsun artık yeter , koşturmana gerek kalmadı dendiğini. Duydunuz mu hiç, ssk prim gün sayısı gibi bir prim günü doldurulduğunu. İçinizden dinde böyle bir şey mi olurmuş dediğinizi duyar gibi oluyorum. Evet katılıyorum böyle bir şey olmaz. Dinde emeklilik diye bir mertebe(!) yoktur. Öyle ise bu emeklilik hallerimiz neden . Neden görevini tamamlamış , işini bitirmiş emaktarlar edasında bir hayata razı oluyoruz.Bu hayata razı iseniz o zaman gidin huzurevlerine yerleşin. çaresiz ve kimsesiz her emeklilin yapmak isteyeceği gibi. Gidin ve orada kendi kendinize ölümü bekleyin.  Olmadı mı huzurevlerine razı olmadınız mı ,  o halde huzurlu evler , huzurlu sokaklar , huzurlu insanlar için ne yapabileceğimizi düşünelim.
   Tekrar düşünelim ne yapabilriz diye. Çünkü yapacağımız her şey kendi kurtuluşumz için olacaktır.  Elbet hepimizin çeşitli seviyelerde acı tecrübeleri vardır. Bazılarımıza göre  bu İnsanlar iyilik etmeye değmez gibi de gelebilir. Atalım üstümüzden şu ölü toprağını , yeniden Bismillah diyelim. Kurtulalım önyargılarımızdan. Bizim duruşumuz  , bakışımız değiştikçe bakın nasıl her şey daha bir güzel daha bi anlamlı gelecek. Tamam yaptıklarımızın, emeğimizin karşılığını alamıyor gibi bir durumla karşılaşabiliriz. Bu durum umudumuzu kırmamalı , çabamızı zayıflatmamalı. Bazen çabamızın karşılığını göremeyebiliriz de . Ama  Allah katında mutlaka bir karşılığı olacaktır. Allah katında hiç bir şey zayi olmaz. Mutlak suretle hesap günü kâr hanemizde bizi karşılar. Etrafımızda , belli bir zaman topluma , çevresine emek vermiş bu konuda dirsek çürütmüş ama şimdilerde soğumuş uzak kalmış kişiler olabilir. Onlarıda harekete geçirebilmek için Din adına , toplumsal sorumluluklarımız adına yapabileceklerimizi yaparak hem kendimizi hemde o kişileri de tetiklemiş olalım. Olmadı açıktan uyaralım , teşvik edelim.   
   Bir toplumda   '' günahlar açıktan işlenmeye başlanınca , iyi kötü herkes genel bir azaba maruz kalır '' Genel bir azaba maruz kalmamanın yolu toplumun ıslahı ile alakalı. Toplum içinde iyiliğin ve hayrın yaygınlaşması için üzerimize düşen göreve sarılmalıyız. İmtihan son nefesimize kadar devam edecek bu muhakkak. Bu işte ( kulluk ta ) emeklilik olamayacağına göre kesintisiz göreve ( kulluğa ) devam etme durumundayız.Kulluğumuzun ferdi ve toplumsal boyutunu çok iyi kavramalıyız.  Hesapgünü kişisel hesabımızın içinde toplumsal hesabımızda olacaktır. Toplum olarak batacağız yada kurtulacağız .Sözü Rabbimizin Kur'an da bu konu ile ilgili ilahi kanunu ile bitirelim . Bir toplumun halinin iyiden kötüye yada kötüden iyiye çevrilmesi hakkındaki kural kişisel değişime değil toplumsal değişime bağlanmıştır . Rad suresi-11 de '' Bir toplum kendi nefislerindeki olanı , değiştiririnceye kadar Allah o toplum hakkındaki hükmü değiştirmez '' şeklindedir toplumsal sorumluluklarımızın bilincinde olup ,gereğini yapabilme duası ile.

Not :Emekli olmak istemeyenlere müjde demiştik . Müjde nerede diyenlere , diğer müjdelerin olduğu yer yani Kur'an da. Müjdeler olsun.
Bismillah.....
                                                                                                                                          Aykut AKÇA
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu