6- Bakara Suresi 30-34

(1/10) > >>

maxpayna:
Bakara Suresi 30-34


rahman ve rahim olan allahın adı ile;


30.     Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler, Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.

31.    Allah Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.

32.     Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.

33.     Allah şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?" dedi.

34.    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu.

maxpayna:


1- allahın yaratacağı halifenin mahiyeti nedir ? halife ne demektir ?

2- yeryüzünde halife yaratılacağından bahsedilir. yeryüzünden kasıt dünya mıdır ? o zaman insanların cennetten dünyaya gelişi adem ve havva (As) nın işledikleri suç nedeni ile değil de doğal bir süreç midir ?

3- melekler insanın bozguncu olduğunu ve kan dökeceğini nerden nasıl biliyorlar  ? sonuçta insan ilk defa yaratılan bir varlık değilmidir ?

4- melekler şeksiz şüphesiz sadece allahı tesbih ve takdis görevi ile yaratılmış varlıklar ise bu ayetteki ifadeleri allaha karşı gelme ya da onun fikrini eleştirme olarak algılanabilir mi ? öyle ise allaha mutlak itaat eden melek tasavvuru yanlış mı ?

5- allahın hz ademe ögrettiği bilgi nedir ?

6-  ademe secde emri meleklere verildi ise iblis melekler arasından bir varlıkmıdır ? iblis melek değil ise nedir  ve allah ile melek diyalogunda yeri neresidir ?

7- iblisin kafir olma sebebi insana secde etmemesi ise bu itaatsizliğinden önce allaha karşı sorunsuz bir iman sahibimidir ?
   
saygılar....

abdulhamit:
Halife"nin Sözlük Anlamı

Halife kavramının kök harfleri "ha-le-fe"dir. Masdan, hilafettir. Half, Kuddam'ın tersidir. Hilafet, başkasının yerine geçmek demektir; yerine geçilenin hazır bulunmamasında, ölümünde veya acizliğinde ya da yerine geçene şeref vermek için olur.

Halife'nin çoğulu, "Halaif" veya "hulefa"dır; birinin ardından makamına geçmek demektir. Hilafet, riyaset, reislik, başkanlık anlamlarına gelir. Taberi'ye göre, Halife bir yere yerleşen, oturan, yaşadığı yeri imar eden anlamındadır.
 
Halife, birbirinin ardından gelip ona halef olan, onun adına hükmeden kimse demektir. Bir kimse bir başkasından sonra gelip onun yerine geçerse "falan adam filan adama halef oldu" denir.
 
Halife sözcüğü hem ism-i fail, hem de ism-i meful olarak kullanılan bir kalıptır, ism-i fail olarak kullanıldığında, "yerine geçtiği kimsenin yürüttüğü işi yürüten" anlamındadır. İsm-i mefül olarak kullanıldığında ise "yerine başkası geçen" demektir.

 Kur'an'da "Halife" Kavramının Kullanıldığı Yerler

Bu kelimenin kök harfleri olan "Ha-le-fe" birçok varyantı ve birçok anlamıyla Kur'an'da kullanılmıştır. Bunlar:
a. Hakim, hükümdar, yönetmek, efendi, egemenlik kurmak.
b. Dönmek, caymak.
c. ihtilaf, çelişki, muhalefet etmek, aykırı davranmak.
d. Kaçmak, arkayı dönmek, geri kalmak.
e. Ayrılığa ve anlaşmazlığa düşmek.
f. (Gece ile gündüzün) yer değiştirmesi.
h. Ard, arka, ardından gelmek, yerine geçmek vekalet/niyabet, nesil.
i. Çapraz.
 
Araştırmamıza konu olan Bakara suresi 30. ayette geçen HALİFE kavramı etrafındaki Kur'ani anlam örgüsünü kurmadan önce, konu ile ilgili, müfessirlerin ve İslam düşünürlerinin görüşlerini aktarmamız bence çok yerinde olacaktır ki, bu görüşlerden bir tercih çıkartabiliriz: "

Bir zamanlar Rabbin meleklere: 'Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.' demişti. (Melekler): 'Orada fesat çıkaracak, kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek teşbih ve takdis ediyoruz.' dediler. (Rabbin): 'Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.'dedi." (2/30)

Konu İle İlgili Görüşler

Bakara-30, ayetteki insan için "halife" nitelemesi, bir çok klasik ve çağdaş tefsirde Allah'ın halifesi/vekili/naibi olarak yorumlanıyor. Fakat tek bir mana ve tek bir görüş üzerinde ittifak da söz konusu değil. Konu ile ilgili görüşleri beş ana başlığa ayırmak mümkündür.

i) "Yeryüzünün ilk sakinleri cinlerdi. Ancak yeryüzünde bozgunculuk çıkardılar, kan döktüler. Bunun üzerine Allah meleklerden oluşan bir orduyu üzerlerine gönderdi. Bu ordu o cinleri yenerek onları adalara, dağlara sürdü ve Allah Adem ve soyunu o cinlerin yerine yeryüzünde halef olarak yarattı." Bu görüş ibn Abbas'la ibn Ömer'den nakledilmiştir. Bu görüşte olanlar Yüce Allah'ın meleklere: "Yeryüzünde bir halife yaratacağım." sözünden sonra, meleklerin: "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın?" şeklindeki cevaplarından esinleniyorlar. Çünkü melekler gaybı bilmezler, bu bilgileri olsa olsa daha önce cinlerin bu durumlarına şahit olmalarından kaynaklanıyor olmalıdır. Nitekim Allah Teala Kur'an'da cinlerin insanlardan Önce yaratıldığını belirtmektedir. Bu mantık, cinlerle insanların kıyaslanabileceği tezine dayanıyor. Acaba böyle bir kıyas mümkün müdür? Eğer bir balina, ineğin temsilcisi olabilirse bu mümkündür. Fakat bu görüş insanların cinlerin yerine geçtiği değil de, cinlerin ardılı olduğu noktasında değerlendirilebilir.

ii) "Daha önce yeryüzünde melekler bulunuyordu. Yüce Allah bu melekleri yeryüzünden göğe çıkardı. Onların yerine yeryüzünde insanı yarattı." Yani Adem ve zürriyeti daha önce yeryüzünde bulunan "meleklerin halifesi"dir. Bu görüş Zeyd b. Eslem'den rivayet edilmektedir. Herhalde meleklerin Hz. Adem'in yeryüzünde halife olarak yaratılışına hoşnutsuzluklarını ima ettiren sözlerinden hareketle bu görüş ileri sürülmüştür.

iii) "insan yeryüzünde Allah'a halife olarak yaratılmıştır. O Allah adına Allah'ın emir ve hükümlerini uygulayacaktır." Hz. Adem'in dolayısıyla insanoğlunun Allah'ın yeryüzündeki halifesi olduğu görüşü (gerek Sünni ve gerek Şii müfessirler arasında) en yaygın görüştür. İbn Mesud ve İbn Abbas bu görüştedir. (İnsanın cinlerin halifesi olduğu görüşü de İbn Abbas'dan nakledilmişti

İnsanın, "Allah'ın halifesi" olduğu görüşü, İslam kültürü içerisinde çok meşhurdur. Mevdudi, S. Kutup, Elmalılı Hamdi Yazır, Süleyman Ateş vb. bu görüştedir. Bu konum onurlu bir STATÜ olarak nitelendirilmektedir.
 
Şii müfessirlerinden Tabatabai de meleklerin: "Yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın? şeklindeki sözlerinin Adem'in Allah'ın halifesi olduğuna işaret ettiğini söyler. Allah ile melekler arasında geçen bu konuşmalardan hareketle Hz. Adem'in daha önce yeryüzünde yaşamış bir canlı türün halifesi olduğuna değil, Allah'ın halifesi olduğuna delalet ettiğini iddia eder. Ona göre Allah'ın Adem'e isimleri öğretmesi de onun Allah'ın halifesi olduğuna delildir.
 
iv) "Ayetteki 'halife' sözcüğüyle, nesil nesil birbirini takip edecek ve nesillerden her birinin halef olacağı bir canlı türü kastedilmiştir." Bu görüşü İbn-i Kesir savunmaktadır. Taberi ve Maturidi de bu görüşe meyleder

v) "Halife'nin hakim ve yöneten" anlamında olduğu görüşü: Bu görüşü İbn Teymiyye ve Muhammed Abduh savunur. Taberi de bu anlama yatkın yorum yapar.

M. Abduh'a göre arz üzerindeki bütün güçler, bütün tabiat yasaları insana boyun eğmiş ve insan bunları kendi yararına kullanma kabiliyetinde yaratılmıştır. Yeryüzündeki güçler insana boyun eğdirilmiştir. İnsan şu dünya üzerindeki canlıların hiç birinin yapamayacağı işleri yapmaktadır.
 
İbn Teymiyye'ye göre, tanım gereği, ölen, orada hazır bulunmayan ya da işinde aciz olan biri için halife söz konusudur. Allah hakkında ise bu tür durumlar mümkün değildir. Allah'ın ne bir benzeri, ne de dengi de mümkün değildir. Alemlerden müstağni olan Allah'ın halifeye/vekile ihtiyacı yoktur. İbn Teymiyye vahdet-i vücutçuların insanı uluhiyet makamına yükseltmek istediklerini, bu yüzden İbn Arabi'nin "insanın Allah'ın halifesi" olduğunu iddia ettiğini söyler. Vahdet-i Vücutçular insanın takım mertebelerle Allah'la bütünleşebileceğini iddia ederken, "Allah'ın halifesi" gibi görünüşte Kur'ani bir dayanak ileri sürerler.
 

Son iki görüşün Kur'an'a daha yatkın olduğunu söyleyebiliriz, ilgili ayetler arasında bütünsel bir anlam kurgusunu oluşturmadan önce, halife kavramının ve genel olarak da Allah'ı temsiliyet düşüncesinin tarihi süreç içerisinde nasıl bir seyir takip ettiğini irdelemek, anlamlar arasında karşılaştırma imkanımızı artıracaktır


KAYNAK: Fevzi Zülaloğlu
Haksöz Dergisi, Aralık 1992, Sayı: 21 
 

abdulhamit:
Alıntı

1- allahın yaratacağı halifenin mahiyeti nedir ? halife ne demektir ?


Allahın yaratacağı halifenin mahiyeti bana göre yeryüzüne Hakim, yeryüzüne hükümdar, yönetmek, efendi olması, yeryüzünde diğer canlılara göre egemenlik kurmasıdır.

Bir başka görüşü de şöyle paylaşabilirim.

Yeryüzünde Allahın emri ile Allah adına karar alacak, Allahın hükümleri ile yönetecek , uygulayacak kimse olarak da algılayabilmem mümkündür.

abdulhamit:
Alıntı

2- yeryüzünde halife yaratılacağından bahsedilir. yeryüzünden kasıt dünya mıdır ? o zaman insanların cennetten dünyaya gelişi adem ve havva (As) nın işledikleri suç nedeni ile değil de doğal bir süreç midir

yERYÜZÜNDEN KASIT BANA GÖRE DÜNYADIR Kİ, BURADAKİ CENNET MECAZ ANLAMLI YANİ MÜTEŞEBBİH AYET OLARAK KULLANILMIŞTIR.

ÇÜNKÜ MELEKLERİN İTİRAZI DEMİYECEĞİM BU KARARA ŞAŞKINLIĞI BU YÖNDEDİR. CENNETTE KAN DÖKMEK , GÜNAH İŞLEMEK OLMAZ. VE BU CENNET DE BİZİM AHİRETTE GİDECEĞİMİZ CENNET DEĞİLDİR .

BU KONUDA CENNETTEN MAKSADIN BİR BAHÇE HER TÜRLÜ YEMİŞİN OLDUĞU BAHÇE , RAHATLIĞIN HÜKÜM SÜRDÜĞÜ BİR BAHÇE OLARAK DÜNYADA BİR BAHÇE ( CENNET ) OLDUĞUNU DÜŞÜNEBİLİRİM.

ADEM VE EŞİ BİR OLAYLA SINAVDAN GEÇİRİLMİŞTİR Kİ, İNSAN FITRATININ GEREĞİ, GÜNAHI İŞLEME ÖZELLİĞİ ORTAYA ÇIKARILTILMIŞTIR VE BUNUN CEZASI DA İNSANA ÖDETİLMİŞTİR.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa