Gerçek hayat dini ve kandil geceleri‏

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > Gerçek hayat dini ve kandil geceleri‏
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > Gerçek hayat dini ve kandil geceleri‏
Sayfa: 1 2 [3]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Gerçek hayat dini ve kandil geceleri‏  (Okunma Sayısı 26072 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
büteyra
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 55



« Yanıtla #30 : 16 Temmuz 2008, 12:19:50 ÖÖ 00 »

yıldız

Bu konuyla ilgili kendi fikrimi açıklamak istedim. Peygamber efendimiz peygamber olmayı kendisi seçmemiştir. Allah onu muhteşem ahlakı sebebiyle bizlere güzel bir örnek olarak göndermiştir. Bu örneklik ancak Kur'anı Kerimin hayatına uygulamasıyla mümkün olabilmiştir. Bu cümlelerde sanki şükredilmesi gereken kişi onu bize gönderen değil de peygamber efendimizmiş gibi algıladım. Aşırı yüceltme bir peygambere yapılabilecek en kötü davranışlardan biridir. Çünkü o kul ve resuldur ve ancak Allah'tan aldığını bize eksiksiz olarak aktarır. Eğer yanlış algıladıysam hakkınızı helal edin.


Alıntı
İşte bütün mü’minler bugün gönüllerinden, Fahr-i Kainat Efendimiz’e selavât-ı şerifeler okuyarak, Kur’an okuyarak ve gönülden niyaz ederek O’nu tanımanın mutluluğunu, O’nun teşrif etmesiyle yüceldiğimizin, dolayısıyla nasıl hayat bulduğumuzun, can bulduğumuzun şükrünü yapmalıyız ve mutlaka bir şükür namazı kılmalıyız.

ben konunun tamamen yanlış anlaşıldığı düşüncesindeyim. Efendimiz'i aşırı yüceltmeden sözedilmiş.

 iki cihan güneşi, alemlerin yaratılış sebebi gibi pek çok tanımla beraber anılan Peygamberimiz'in ruhunun dünyaya intikal gecesinin bir şükran havasında geçmesinin O'nu kötü bir davranış olacak kadar yüceltmek ile yakından veya uzaktan bir bağlantısı yok benim için. söylenenin zıddına yazık ki gereken değeri göstermemiş oluyoruz. zaten anlatılmak istenen Efendimiz'e karşı yapılması gereken bir şükür değil. O'nu göndererek dünya hayatını, yapmamız gerekenleri, ahireti ve en önemlisi de Kendi'ni bize anlatan bir Yaratıcı'ya şükrediyoruz. bu anın başlangıcının her yıl güzel ibadetlerle tekrarlanması Son Peygamberi fazla yüceltmek gibi bir mana ifade etmiyor.

ayrıca eğer sadece bu geceyi ihya etmekle O'nu haddinden fazla yüceltmiş oluyorsak asr-ı saadete bir göz atmalıyız belki de...

Mübarek sakalları dahi saklanan bir Peygamber O... abdest suyu dökülmeyen bir Peygamber O... nice misaller vardır hatıra gelen. kıyaslama yapacak olursak asıl yüceltme budur, ki yüceltme kelimesi değil buraya yakışan. Gereken değerin verilmesi ve bu konuda gerekli hassasiyetin gösterilmesidir benim için yapılanlar. Ve Efendimiz'in kim olduğuna, hayatımızdaki önemine , değerine ve Allah katındaki yerine geri dönmek elzemdir.


De ki: ‘Eğer siz (gerçekten) Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin.” (Ali İmran; 31)



konuya tekrar dönecek olursak ;
zamanımızda en güvenilir hadis kitabı olarak kütüb-ü sitte onaylanmıştır. ve oradan iki hadis;

Hadis No : 3015
Ravi: Ebu Hüreyre
Tanım: Bir rivayette şöyle gelmiştir: "Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir." (Buhari, Ramazan kıyamı ile, Kadir gecesi kıyamı üzerine ondan merfu rivayet kaydeder) 

Kaynak: Buhari, Teravih 1; Müslim, Müsafirin 174, (769); Ebu Davud, Salat 318, (1371); Tirmizi, Savm 83, (80


 Hadis No : 3016
Ravi: Aişe
Tanım: Resulullah (sav) Ramazan ayında, diğer aylarda görülmeyen bir gayrete girerdi. Ramazanın son on gününde ise çok daha şiddetli bir gayrete geçerdi. Son on günde geceyi ihya eder, ailesini de (gecenin ihyası için) uyandırırdı, izarını da bağlardı. 

Kaynak: Buhari, Fadlu Leyleti'l-Kadir 5; Müslim, İ'tikaf 8, (1175); Ebu Davud, Salat 318, (1376); Tirmizi, S
 


Logged

Güzel gören güzel düşünür...
Güzel düşünen hayattan lezzet alır...
yıldız
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 89



« Yanıtla #31 : 16 Temmuz 2008, 01:48:53 ÖS 13 »


Alıntı
Peygamberimiz'in ruhunun dünyaya intikal gecesinin bir şükran havasında geçmesinin O'nu kötü bir davranış olacak kadar yüceltmek ile yakından veya uzaktan bir bağlantısı yok benim için. söylenenin zıddına yazık ki gereken değeri göstermemiş oluyoruz. zaten anlatılmak istenen Efendimiz'e karşı yapılması gereken bir şükür değil. O'nu göndererek dünya hayatını, yapmamız gerekenleri, ahireti ve en önemlisi de Kendi'ni bize anlatan bir Yaratıcı'ya şükrediyoruz. bu anın başlangıcının her yıl güzel ibadetlerle tekrarlanması Son Peygamberi fazla yüceltmek gibi bir mana ifade etmiyor.


Müslümanların anıları arasına girmesin diye Peygamber efendimizi (sav)   Allah, “örnek” göstermiştir. Bir insanı örnek göstermek, onun yeniden üretilebilir, yaşatılabilir ve yaşanabilir olduğunu söylemektir. Bunun anlamı onu çağa taşımak, onunla çağdaş olmaktır. Bunun anlamı, her müminin, Hz. Peygamber'i kendi şimdi ve buradasına mümkün olduğunca taşıması ve yaşamasıdır.

Bu da onu “anmaktan” daha çok “anlamakla” mümkündür. Anma çabaları onu anlamaya vesile olduğu kadar makbuldür. Yok eğer buna vesile olmuyorsa, aksine bir tür değer tüketim panayırlarına ve tatmin seanslarına dönecekse, ziyan ve hüsrandır.
Logged

Dinle ey İsrail!Ey gökler dinleyin, ey yeryüzü kulak ver! RAB’in öfkesi dinmedi, eli kalkmış durumda
kardelen
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 368



« Yanıtla #32 : 16 Temmuz 2008, 02:23:16 ÖS 14 »


BERAAT KANDİLİ VE Kutsanan diğer kandiller

Mehmet ALPTEKİN

 

Geçtiğimiz Şaban ayının 15'inde olduğu gibi, her sene aynı gece(beraat kandili olarak anılan gece) ve daha başka regaip, miraç, isra, mevlid kandilleri olarak anılan gecelerde namaz kılmak veya gündüzlerinde oruç tutmakla ilgili hiçbir sahih rivayetin olmadığı hadis otoriterleri tarafından ifade edilmiştir. Şaban ayının 15. gecesi hakkında rivayet edilen bazı hadislerde: " Allah o gece kullarına tecelli eder, bazı asiler müstesna onların duasını kabul eder." şeklinde ifade edilmektedir.

Fakih, Kadı Ebu-Bekr El-Arabi diyor ki, Şabanın 15. gecesi hakkında tek bir hadis sabit değildir.

Yusuf Kardavi de bu konuda şunları söylüyor: "Ne peygamber ne sahabeden bu geceyi kutlamak için mescitlerde toplanıp, bugün olduğu gibi, özel dualar, özel namazlar kılındığına dair hiçbir rivayet varit değildir. Mesela bazı İslam ülkelerinde akşam namazından sonra camilerde bir araya gelip yasin suresini okuyorlar, uzun ömürlü olmak için veya kimseye muhtaç olmamak için iki rekat namaz kılıyorlar. Lafız ve mana itibarıyla naslara ters düşen uzunca bir dua okuyorlar, diyerek onları tenkit ediyor. Fetava muasıra C.1, sh.382

Bizde de aynı düşünce ve inancın benzeri geceler için yaşandığı görülmektedir. Bana bazıları telefon ediyor: "Hocam bu gece için kılınacak namazın niyeti nasıl olmalıdır. Yarın oruca nasıl niyet edilir?" gibi, sanki aslı var imiş de keyfiyetini öğrenmeye çalışıyorlar. Bazı hatiplerin hutbe veya va'zlarında: "Ha mim. Apaçık kitaba andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz uyarıcıyız. (Bir gece ki) her hikmetli emir, onda ayırt edilir." Duhan/1-4 mealindeki ayetin "Beraat kandili denilen Şabanın 15. gecesi hakkında olduğunu söylemeleri doğru değildir. Katade'den gelen bir rivayetle bu ayette geçen "mübarek gece" nin bu gece olduğu görüşü zayıftır. Çünkü Katade' den gelen başka bir rivayette bu gece Kadir gecesi olduğu ifade edilir. Diğer tarafta ayette zikredilen "mübarek gece" Kadir gecesi olduğu konusunda icma vardır.

Şaban ayından şaban ayına kadar ecellerin bu gecede belirlendiğine dair rivayet zayıftır. İbn-i Kesir'in dediği gibi, bu rivayet İslami naslara aykırıdır. Bkz. Fetava C.1 sh.383

İslam alimlerince kabul görmüş bir kaide vardır. "Bir şeyin sünnet veya bid'at olduğu konusunda tereddüt varsa bid'at olabileceği tarafı tercih edilerek terk edilmesi gerekir." Çünkü ibadetlerde aslolan sarih ve sahih emre uymaktır. Eşya ve adetlerde ise nehye uymaktır. Dolayısıyla ibadetler konusunda emirlerin sınırında durmak gerekir. Bir konuda sarih ve sahih emir yoksa zayıf rivayetlerle veya kıyasla "belirli ve sınırlı ibadetler" in hükmü sabit olmaz. Aksi halde bid'at olur. Her bid'at sapıklıktır. Ve her sapıklık ateştedir.

Ayrıca bu konuda merhum Abdul Aziz bin Baz ve Muhammed bin Salih el Useymin gibi büyük hadis ve fakihler de "Fetava muhimme" isimli eserlerinde bu konuda verdikleri detaylı ve ayrıntılı bilgiler arasında şu satırlara rastlıyoruz.

"Bazı insanların uydurdukları bid'atlar arasında Şaban ayı yarısının gecesini kutlamak, günü ibadete tahsis etmek bid'attır. Buna dair güvenilecek ve cevazına medar olacak hiçbir delil yoktur. Bu konuda bir takım hadisler rivayet edilmişse de onlar zayıftır. Onlara dayanmak caiz değildir. O gecede kılınacak namazların faziletine dair hadisler ise, bir çok ehli ilmin belirttiği gibi hepsi mevzudur. Şam ehli ve başkalarından olan bazı selef yolu ile mezkur gece ile alakalı bazı rivayetler söz konusu ise de bu gecede ihtifal (ibadet ve tebriklerle kutlamak) etmenin bid'at olduğu hususunda cumhuru ulema icma etmiştir. Gecenin fazileti ile ilgili hadislerin bir kısmı zayıf, bir kısmı mevzudur. Konu ile ilişkin Hafız ibn-i Recep de "Letaiful mearif" adlı eserinde dikkat çekerek şöyle diyor: "Zayıf hadislerle ibadet konusunda amel edilebilmesi için yapılan o ibadetin aslı hakkında sahih haberlerin olması lazımdır. (Mesela Cuma namazının son sünnetinin dört veya iki olduğuna dair sahih haber, altı olduğuna da zayıf bir haber olsa bu zayıf haberle amel etmek caizdir. Çünkü bu ibadetin aslı hakkında sahih bir haber vardır) Şabanın 15. gecesine ait ibadet hakkında hiçbir sahih haber yoktur.

İbn-i Hibban'ın Hz. Ali'den nakli konusundaki: "Şaban ayı yarısının gecesi olunca gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçirin" rivayeti zayıftır, yüz rekat veya 12 rekat namaz rivayeti mevzudur(uydurmadır).

Hafız el-Iraki de der ki: "Şabanın 15. gecesi hadisi mevzudur, peygamber adına yalandır." İmam Nevevi el-Mecmu da Regaip namazı olarak bilinen akşamla yatsı arasındaki 12 rekat namaz, yani Recep ayının ilk Cuma gecesinde Regaip kandili olarak anılan gece hakkındaki Regaip namazı rivayeti, Şabanın 15. gecesi ile ilgili yüz rekat namazı rivayetine dayanan namazlar bid'attır, münkerdir.

Sahih müslimde Allah Resulü (sav): "Cuma gecesini diğer geceler arasında namaza, gündüzünü diğer günler arasında oruca tahsis etmeyin meğer ki o gün (Cuma günü) tuttuğu oruç günlerine denk gelmiş ola." Fetava: 65

Bu sahih hadisten şunu anlıyoruz: Eğer herhangi bir geceyi özel bir takım dua ve ibadetlere tahsis etmek caiz olsaydı Cuma günü ve gecesi buna daha layık, daha öncelikli olması gerekirdi. Sahih hadislerin ifadesiyle güneşin üzerine doğduğu günlerin en hayırlısı Cuma günüdür. Bununla beraber Kur'an ve Sünnetle sabit olan ibadetlerin dışında  bugüne veya gecesine ait herhangi bir ibadetin tahsis edilmemesini Allah Resulü (sav) emretmemiştir. Bu durumun diğer geceler için de söz konusu olduğu evleviyetle anlaşılmaktadır.

Ramazan ayının bütün geceleri için özellikle Kadir gecesi için Allah Resulü belirli bazı ibadet ve duaları tavsiye edip,bilfiil onları yaptığı için günümüze kadar yaşanan bir sünnet olarak devam etmektedir. Eğer Şabanın 15. gecesi, Recep ayının İlk Cuma gecesi, isra ve miraç gecesi için de sünnetle sabit bir ibadet meşru olsaydı sahabe Kurban, teravih, Bayram vs. ibadetler gibi devam ettirilirdi. Bu gecelerin ihtifal ve ibadetinden sahabenin haberi olmamıştır. Böyle bir şey olsaydı insanların en hayırlısı, peygamberden sonra insanlara en çok nasihat eden sahabe oldukları halde bu ihtifalı, bu ibadetleri yapmazlar mıydı? Olsa olsa sonradan ibadet adına uydurulan mezar başında verilen telkin, muharrem ayında yapılan Aşura çorbası gibi bir şeydir.

Merhum Abdul aziz bin Baz sonuç olarak şunları söylüyor: "Netice olarak, bu konuda alimlerin açıklamalarından anlaşılıyor ki, ne Allah Resulünden ne de ashabından, Recep ayının ilk Cumasının gecesi(Regaip kandili), Şaban ayının yarısının gecesinin (Beraat kandili) bir ibadete tahsis edilip kullanıldığına dair hiçbir rivayet sabit değildir. Bunların ihtifali uydurulmuş bir bid'at ve münkerdir.

İsra ve Miraç gecesi diye kutlanan Recebin 27.gecesi de böyledir. Ne onda ibadet ne de kutlanması caiz değildir. Fetava:67

İbn-ul Kayyum (Rh.) diyor ki, Miraç gecesinin bizzat değil kendisi, hangi hafta, hangi 10 gün, hangi ayda yapıldığı bile bilinmemektedir. Zadul-Mead C.1, sh.57

Allah teala daha iyi bilir.




 
 
 
[/color]
Logged
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #33 : 20 Eylül 2008, 09:13:33 ÖS 21 »

"KUTSAL AN"  TIKLAYIN

faydalanacağınızı ümid ediyorum
Logged
ilahisevda
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 72



« Yanıtla #34 : 19 Ağustos 2009, 11:07:55 ÖÖ 11 »

kandil üzerinden rantçılık yapan sömürgeci grupları unutmamak lazım çünkü yüzyıllardır kandil geceleri üzerinde rant sağlıyorlar islam da olmayan şeyleri bidati hasene adıyla dine sokmanın yarışına giren zevatları uzun yılardan beri bu ümmeti sömürdüğüne şahit olmaktayız ve oluyoruz.
Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #35 : 30 Mart 2014, 10:52:09 ÖS 22 »

Sistem dışına çıktın yani
Eh ne diyelim sistem içinden selamlar Grin
Logged

Not font kurbaa
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #36 : 30 Mart 2014, 10:53:27 ÖS 22 »

Bu mesajın burda işi ne yahu bu mesaj Maxa cevaptı
Logged

Not font kurbaa
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #37 : 30 Mart 2014, 10:56:54 ÖS 22 »


Aklını alırım böyle işte  Cheesy
Logged
Sayfa: 1 2 [3]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.273 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu