KİMLERE ŞEFAAT ? SEBE 23 !

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > KİMLERE ŞEFAAT ? SEBE 23 !
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > KİMLERE ŞEFAAT ? SEBE 23 !
Sayfa: 1 2 [3]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: KİMLERE ŞEFAAT ? SEBE 23 !  (Okunma Sayısı 22093 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
duaekseni
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 497


« Yanıtla #30 : 11 Ağustos 2008, 11:11:28 ÖS 23 »

Bismillah

017.053 İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar. Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan şüphesiz insanın apaçık düşmanıdır

abdulhamit hocam ;yazımda alındığımdan,kırıldığımdan vs hiç bahsetmemiştim ancak forumda yeni olduğumdan uslubum yabancı gelmiş anlaşılan:)
Alınganlık varsa hepimiz için söz konusu; zira sizi,beni ve tüm forum üyesi kardeşlerim dahil hepimizin hareket noktasının aynı olduğunu düşünüyorum demiştim.Hatta emin olduğumu vurgulayarak.

Ama bu kez tedbirimi aldım.Besmeleyle ve Rabbimizin uyarısı olan ayeti hıfz ederek başladım:)

Elbette birbibirimizden farklı düşüneceğiz ki yaqptığımız fikir teatileri berekete dönüşsün.Hiç birimiz Allah'ın murat ettiği budur diyemeyiz.Bilgimiz,görgümüz,eğitimimiz,birikimimiz,aklımız .... ölçüsünde anladıklarımızı hayırda yarışmak adına paylaşacağız.Lütfen bundan sonraki yazacaklarım/paylaşımlarımda böyle anlaşıla inşallah.

Şefaat konusuna nokta koydum demiştim ancak sizin ekledikleriniz bana bu yazıyı yazmam gerekliliğini hatırlattı.Hem bir yanlış anlaşılma varsa düzeltilmesi adına,hemde onca yazdıklarınıza muhatap almıyormuş olmasın için.

Aslında forumda şefaat kavramı işlenmiş.Onun için  bu yazacaklarımın yeterli olduğunu düşünüyorum kendi açımdan. Rabbime emanet kalasınız.Dua ile..


(Kusura bakmayın daha önce açıklama yapamadım.Sitedeki "Teknik arızanın zorunlu bandı" ağzımıza yapıştığından dolayı:) Siz yönetici olduğunuzdan arka arkaya cevabi ve tepkinizi dile getiren yazılarınızı asmanıza rağmen bizler kenardan okuduk ve seyrettik:) Latife yapıyorum aman bu sözümde yanlış anlaşılmasın lütfen! Elbet hayır olan bu olmalı ki bir kaç gün araya zorunlu süre girdi.)

___________________


Şefaat /aracılıkta öncülük edildiğinde yapılan iyilik ve kötülüğün sonucuna da ortak olunacağı:

004.085 Her kim güzel bir şefaatte bulunursa, o iyilikten kendisine de bir nasip vardır. Kim de kötü bir hususta şefaat ederse, ondan da kendisine bir pay düşer. Allah her şey üzerinde kadirdir.

Şefaatın olumsuzlandiği ayetler:

002.048 Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden korunun.

002.123 Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin yarar sağlamayacağı ve onların yardım görmeyeceği günden korunun.

002.254 Ey inananlar! Alışverişin, dostluğun, şefaatin olmayacağı günün gelmesinden önce sizi rızıklandırdığımızdan hayra sarfedin. İnkar edenler ancak yazık edenlerdir.

002.255 Allah, O'ndan başka tanrı olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip durandır. Göklerde olan ve yerde olan ancak O'nundur. O'nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir, dilediğinden başka ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Hükümranlığı gökleri ve yeri kaplamıştır, onların gözetilmesi O'na ağır gelmez. O yücedir, büyüktür.

006.051 Rablerine toplanacaklarından korkanları Kuran ile uyar. O'ndan başka bir dost ve aracıları/şefaatçıları yoktur. Umulur ki Allah'tan sakınalar.

006.070 Dinlerini oyun ve eğlenceye alanları, dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak. Kuran ile öğüt ver ki, bir kimse kazandığıyla helake düşmeye görsün, o takdirde Allah'dan başka ona ne bir yardımcı/şefaatcı, ne de bir kurtarıcı bulunur; her türlü fidyeyi de verse kabul olunmaz. Kazandıklarından ötürü yok olanlar işte bunlardır. İnkar etmelerinden dolayı kızgın içecek ve can yakıcı azab onlaradır.

006.094 Onlara: «And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi size verdiklerimizi ardınızda bırakarak bize birer birer geldiniz; içinizde Allah'ın ortakları olduğunu sandığınız şefaatçılarınızı beraber görmüyoruz. And olsun ki aranızdaki bağlar kopmuş, ortak sandıklarınız sizden ayrılmışlardır» denecek.

007.053 Kitap'ın haber verdiği sonuçtan başka bir şey mi bekliyorlar? Sonuç gelip çattığı gün, önceleri onu unutmuş olanlar, «Rabbimizin peygamberleri şüphesiz bize gerçeği getirmişti, şimdi bize şefaat etsin, yahut geriye çevrilsek de işlediklerimizin başka türlüsünü işlesek» derler. Doğrusu kendilerini mahvetmişlerdir, uydurdukları şeyler onları koyup kaçmışlardır.

010.003 Doğrusu sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratıp sonra arşa hükmeden, işi düzenleyen Allah'tır, izni olmadan kimse şefaat edemez. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na kulluk edin. Nasihat dinlemez misiniz?

010.018 Onlar, Allah'ı bırakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen putlara taparlar: «Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır» derler. De ki: «Göklerde ve yerde, Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz?» Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir.



034.023Allah’ın huzurunda, O’nun izin verdiğinden başkasının şefaatleri fayda vermez. Nihayet o kıyamet saati dehşetinden duydukları korku gelince: O dirilenler birbirlerine «Rabbimiz neye hükmetti?» diye sorarlar. Ötekiler: «Hak ve adalet neyi gerektiriyorsa o hükmü verdi» derler. «O, yüceler Yücesi, büyükler Büyüğüdür.»

021.028 Allah, onların yaptıklarını ve yapmakta olduklarını bilir. Onlar Allah'ın hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler; O'nun korkusundan titrerler.

026.100-101 Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var, ne de yakın bir dostumuz.

030.013 Koştukları ortakları artık şefaatçileri değildir; ortaklarını inkar ederler.

032.004 Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden Allah'tır. O'ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. Düşünmüyor musunuz?

034.022 De ki: «Allah'ı bırakıp de göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip olmadığı, her ikisinde de bir ortaklığı bulunmadığı ve hiçbiri Allah'a yardımcı olmadığı halde tanrı olduklarını ileri sürdüklerinizi yardıma çağırsanıza!» 034.023 Allah'ın katında, kendisine izin verilenden başka kimse şefaat edemez. Sonunda, gönüllerindeki korku giderilince birbirlerine «Rabbiniz ne söyledi?» diye sorarlar; «Hak söyledi» derler. O, yücedir, büyüktür

036.023 «O'nu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer Rahman olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefaati bana fayda vermez, beni kurtaramazlar.»


039.043 Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: «Onlar bir şeye sahip olmadıkları, akıl da edemedikleri halde mi şefaat edecekler?» 039.044 De ki: «Bütün şefaat Allah'ın iznine bağlıdır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Sonra O'na döneceksiniz.»


040.018 Onları, yüreklerin ağıza geleceği, tasadan yutkunacakları, yaklaşan kıyamet günü ile uyar. Zalimlerin ne dostu ne de sözü dinlenecek şefaatçisi olur.


074.048 Artık onlara, şefaatçilerin şefaati fayda vermez 074.049-51 Ne oluyor onlara ki bu öğütten, bu irşaddan arslandan ürküp kaçan yaban eşeği gibi kaçıyorlar?

Müşriklerin ağzından şefaat:

010.018 Onlar, Allah'ı bırakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen putlara taparlar: «Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır» derler. De ki: «Göklerde ve yerde, Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz?» Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir.

Şefaatın tamamının Allah’a ait olduğunu bildiren ayet:

039.044 De ki: «Şefaatin tamamı Allah’a aittir. Çünkü göklerin ve yerin mülk ve hâkimiyeti de O’nundur. Sonunda da O’nun huzuruna götürülecek, O’na hesap vereceksiniz.»

İzin verilebileceği geçen ayetler:

019.087 Rahman'ın katında bir ahd almış olandan başkası asla şefaatte bulunamayacaktır

053.025 Hayatın ilki de sonu da Allah'ındır. 053.026 Allah, dilediğine ve hoşnut olduğuna izin vermedikçe, göklerde bulunan nice meleklerin şefaati bir şeye yaramaz.

043.086 Allah'ı bırakıp yalvardıkları şeyler, şefaat edemezler. Ancak hakkı bilip ona şahidlik edenler bunun dışındadır.


Yukardaki tüm ayetleri “Şefaatın tamamı Allah’a aittir” ayetinin ışığında anlamaya çalışmak şarttır.

Mutlak anlamda şefaatin tamamı Allah’a aittir. Zatına ait olan bu yetkisini Allah hiçbir kişi ya da yarattığı ile paylaşmaz.

İzin olarak alıntıladığım ayetlerdeki şefaatlardan Rabbimiz, nasıl ki en büyük şefaati vahyini Nebiler aracılığıyla/şefatıyla ulaştırmışsa, şimdide bu yolun/davanın kıyamete kadar yolcuları taşıyıcıları mü’minler aracılığıyla/şefaatıyla tüm insanlığa ulaştırmaktadır.

Şefaat bir ödüldür. Ödül’ün sahibi bizatihi Allah’tır. Ödülü taşıyan kişide şefaatle ödül alan kişi gibi Allah tarafından ödüllendirilen/onurlandırılan birisidir. Yani Ödül alanda, o ödülü taşıyanda her ikiside Allah tarafından şefaata muhtaçtır.

Bu bir onurdur izin verdiği kişilere. “Siz sevdiklerinize hidayet edemezsiniz, Allah dilemedikçe” ayeti gibi.

Son olarak:

İşte kişinin tercihinin nereye ve nasıl götürdüğünü ap- açık anlatan ayetler:

074.037 İleri veya geri gitmek durumunda olanlar için en büyük uyarıdır. 074.038-39
Her insanın (akibeti) kendi kazandıklarına bağlıdır. Ancak iyiler müstesna. 074.040-41-42 Onlar cennetler içindedir. Günahkârlara: Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir? diye uzaktan uzağa sorarlar.

(allahualem)



Logged

"Hasbunallah ve ni'me'l-vekil"
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2510



« Yanıtla #31 : 12 Ağustos 2008, 07:44:19 ÖS 19 »

Alıntı
Bismillah

017.053 İnanan kullarıma söyle, en güzel şekilde konuşsunlar. Doğrusu şeytan aralarını bozmak ister. Şeytan şüphesiz insanın apaçık düşmanıdır

Ama bu kez tedbirimi aldım.Besmeleyle ve Rabbimizin uyarısı olan ayeti hıfz ederek başladım


O halde ben de tedbirimi alayım ne olur ne olmaz ve ben de Allahın adıyla ve rabbimizin uyarısı Araf 201 ayeti ile başlayayım

Bismillah
Araf-201- "Allah'tan korkanlar şeytandan gelen bir vesveseye bir kışkırtmaya uğradıklarında, Allah'ın uyarılarını hatırlar ve hemen gerçeği görürler
. "


Alıntı
Elbette birbibirimizden farklı düşüneceğiz ki yaqptığımız fikir teatileri berekete dönüşsün.Hiç birimiz Allah'ın murat ettiği budur diyemeyiz.Bilgimiz,görgümüz,eğitimimiz,birikimimiz,aklımız .... ölçüsünde anladıklarımızı hayırda yarışmak adına paylaşacağız.Lütfen bundan sonraki yazacaklarım/paylaşımlarımda böyle anlaşıla inşallah

Tabii, inşallah farklı düşünüp hem hakka ve hem de halka hizmet edeceğiz. Herkesin ilmi ,bilgi birikimleri bir değildir. Kendine has özeldir. Allahın murat ettiği budur, diyebilmemiz için kuran-i ilim sahibi olmak şart olmakla beraber aynı zamanda hikmet sahibi de  olmak ŞART gerekiyor.

HER BİLENİN ÜZERİNDE DAHA İYİ BİR BİLEN VARDIR

SÖZÜ BİR AYETTİR.


yUSUF-76:....Her bilenden daha üstün bir bilgin vardır.
Logged
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2510



« Yanıtla #32 : 12 Ağustos 2008, 08:28:56 ÖS 20 »

Alıntı
Yukardaki tüm ayetleri “Şefaatın tamamı Allah’a aittir” ayetinin ışığında anlamaya çalışmak şarttır.

Mutlak anlamda şefaatin tamamı Allah’a aittir. Zatına ait olan bu yetkisini Allah hiçbir kişi ya da yarattığı ile paylaşmaz.

Demişsiniz. Fikrinize aynen iştirak ederim. Allah ahiret gününde kendisine ait olan şefaat yetkisini ( AF YETKİSİNİ ) kimselerle paylaşmaz. Eğer böyle olursa İLAHLIK YETKİSİNİ PAYLAŞMIŞ OLUR Kİ, haşa bu mümkün değildir. Ne ilahlık yetkisini ne şefaat yetkisini kimseye devretmez ve paylaşmaz .


ŞEFAAT EDECEK VE ŞEFAAT ETTİRECEK OLAN ANCAK ŞEFAAT SAHİBİ ALLAHTIR.

Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur’an’la uyar. Onlar için ALLAH’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır. ..”  [En’am 51 )

O, kimsenin kimseye yardım edemeyeceği bir gündür. O gün hüküm yalnız ALLAH’ındır.” [İnfitar19)


Ancak onun bir vasfı da mucibtir. Yani ALLAH duaları kabul edendir. Afüvdür. Böyle olunca ahirette değil, daha bu dünyada iken , sözünden ve özünden razı olduklarının kullarının, meleklerinin şefaat dualarını kabul eder.

DİKKAT! ŞEFAAT DUALARINI KABUL ETMEK İLE ŞEFAAT YETKİSİNİ PAYLAŞMAK AYNI ŞEYLER DEĞİLDİR
.
Logged
abdulhamit
ALLAH RAHMET EYLESİN
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2510



« Yanıtla #33 : 08 Eylül 2008, 01:49:31 ÖÖ 01 »

SEBE 23 AYETTİNDE  GEÇEN “Rabbiniz şefaat hakkında ne buyurdu?” SORUSUNU SORANLAR BU SORUYU KİME SORMAKTADIRLAR ? PEKİ KİMDİR BUNLAR !

BUNLARIN RABBİMİN SÖZÜNDEN VE ÖZÜNDEN HOŞLANDIĞI DAHA ÖNCEDEN DE ( DAHA DÜNYADA İKEN ) MÜMİNLERE ŞEFAAT DUALARI OLANLARDIR.ALLAH ONLARIN ŞEFAAT DUALARINI AFFA VE BAĞIŞLANMAYA VESİLE KILMAKTADIR Kİ,  MUHTEMELEN BAŞTA PEYGAMBERİMİZ HZ MUHAMMED MUSTAFA AS OLMAK ÜZERE ALLAHIN SEÇKİN KULLARI, VEYA YAKINLAŞTIRILMIŞ MELEKLERDİR


DEMİŞTİK,

YUSUF- 98- Hz. Yakub, oğullarına; "Sizin için daha sonra af dileyeceğim. Hiç kuşkusuz ALLAH affedicidir, merhametlidir" dedi

ENBİYA-28 : O, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Onlar, O'nun hoşnutluk (İzin )  verdiklerinden başkasına da şefaat etmezler. Ve onlar O'nun korkusundan titrerler

NECM-26 Göklerde nice melekler var ki, şefaatler hiçbir işe yaramaz. ALLAH'ın, dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin vermesinden sonraki durum müstesna


Rasûlüllah Efendimizin  de (selamun aleyküm.v.) daha hayatta iken mü’minlerin bağışlanmaları için tıpkı melekler gibi ALLAHın emri ve izni ile dua ediyordu Allâh katında onlara şefaatçi oluyordu. ve ALLAH tarafından müminlere şefaat ettiriliyordu.

Bakın ayete ve bakın PEYGAMBERİMİZİN DUASININ ETKİLİ GÜCÜNE, DUASININ KESİN KABUL OLUNACAĞINA DAİR MÜJDEYE BAKIN !

(Onlar nefslerine kötülük ettikten sonra, eğer sana gelerek, ALLAHü teâlâdan af dilerlerse, ALLAHın RESULU DE ONLAR İÇİN AF DİLERSE, ALLAHI TÖVBELERİ ELBETTE (KESİN ) KABUL EDİCİ VE MERHAMET EDİCİ BULURLAR[Nisa 64]

PEYGAMBERİMİZİN MÜMİNLERE OLAN DUASI Peygamberimiz (sav)'in müminler için bağışlanma dilemesi ve dua etmesi

Peygamberimiz (sav)'in müminlere olan sevgisinin ve düşkünlüğünün bir sonucu olarak, onların hataları için ALLAH'tan bağışlanma dilemiştir. ALLAH'ın Peygamberimize bu konudaki emirleri ise şu şekildedir:

.Mümtehine -12 :  ..... onlar için ALLAH'tan mağfiret iste. Şüphesiz ALLAH, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

 Muhammed - 19 : Şu halde bil; gerçekten, ALLAH'tan başka ilah yoktur. Hem kendi günahın, hem mü'min erkekler ve mü'min kadınlar için mağfiret dile.

Nur Suresi, 62":… Böylelikle, senden kendi bazı işleri için izin istedikleri zaman, dilediklerine izin ver ve onlar için ALLAH'tan bağışlanma dile. Şüphesiz ALLAH, bağışlayandır, esirgeyendir."


ALLAH Tevbe Suresi'nde ise, Peygamberimiz (sav)'e müminler için dua etmesini şöyle bildirmektedir:

Tevbe-103 :… Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükûnet ve huzurdur.' ALLAH işitendir, bilendir.
 
Ayette bildirildiği gibi Peygamberimiz (sav)'in duası müminler için bir sukunete ve huzura vesile olmaktadır. Şunu hiç unutmamak gerekir ki, kalbe huzur ve sukunet veren sadece ALLAH'tır. ALLAH, müminlerin velisi, koruyucusu olarak vekil kıldığı peygamberinin duasını müminlerin rahatlığı, huzuru için her iki dünya saadeti için vesile etmektedir. Rabbimizin şefkati, merhameti, müminleri esirgeyen ve koruyan olması Peygamberimiz (sav)'in duasıyla, duasına icabet edecek olmasıyla gösterir.

İŞTE SEBE 23 AYETİNİN YORUMUNDA SORDUĞUMUZ SORU KİMDİR BUNLAR DEDİĞİMİZDE ,
MUHTEMELEN BAŞTA PEYGAMBERİMİZ HZ MUHAMMED MUSTAFA AS OLMAK ÜZERE ALLAHIN SEÇKİN KULLARI, VE YAKINLAŞTIRILMIŞ MELEKLERDİR.

Rabbimiz Allahta ( Allahüalem ) Sizin Benim emrim ve iznimle mumin kullarıma af ve bağışlanma diliyordunuz , Şefaata dair dualarınız vardı. Ben de bu ŞEFAAT DUANIZI kabul ettim. Diye buyuracaktır. (Ayetlerin genelinden bunu anlıyoruz )
Logged
Sayfa: 1 2 [3]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.222 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu