TC'nin nakşibendilik politikası

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Tarih (Moderatör: Yonetim) > TC'nin nakşibendilik politikası
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Tarih (Moderatör: Yonetim) > TC'nin nakşibendilik politikası
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: TC'nin nakşibendilik politikası  (Okunma Sayısı 16356 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
erhan koyuncu
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6


DİRENİŞLERLE GELİR ÖZGÜRLÜĞÜM


WWW
« : 29 Haziran 2008, 10:56:09 ÖS 22 »

TC'de din devlet ilişkilerini, dinin devlet gözetiminde ve devlet çıkarları için kullanılması politikasını, gözler önüne seren bir okuma parçası. İyi okumalar...

Bölge halkımızın dinsel inanışlarını şekillendiren kaynakların başında hiç kuşkusuz Nakşibendî Tarikatı gelmektedir. Çocukluk yıllarımda yeni yetişen Nakşibendî şeyhlerinin hepsi de popüler idiler. Her birinin etrafında kalabalık cemaatler oluşmuştu. Bu durum o günkü Demokrat Parti’nin güttüğü politikaların sonuçlarından biriydi. Bu parti, o zamanlar özellikle Nakşibendî Tarikatını kullanarak hem İslâm’ı dejenere etmeyi, hem de onlar sayesinde elde ettiği iktidarı güçlendirmeyi başardı.

Menderes döneminde bu tarikat büyük bir yaygınlık kazandı. Tabiatıyla Başbakan, olaya daha çok siyasi açıdan bakıyordu. Onun amacı, rejimin başına belâ olabilecek odakları hem kullanmak, hem de onların rejim aleyhindeki etkilerini mümkün olduğunca azaltmak, özellikle Nakşibendî cemaatlerini, resmi ideolojinin ordusu haline getirmekti.

Nakşibendiliğe karşı Türkiye’de mücadele etmek kolay değildir. Esasen siyasal yapı da bunu istememektedir. Çünkü bugün Türkiye’de Nakşibendilik uğruna İslâm’dan vazgeçmeyi bile göze alabilmiş milyonlarca insan yaşamaktadır! Dolayısıyla Nakşibendiliğin, bırakın kökünü kazımak, onun etkilerini azaltmak, muhitini daraltmak bile son derece zordur. Bu nedenle iktidarlar, laikçi düzeni ayakta tutabilmek için bir denge unsuru olarak bu topluluğa gerektiğinde özel aşılar yapmak suretiyle, aşırı uçlarını yontarak onu kullanabilecekleri kıvama getirmeye çalışmış ve bunu her defasında başarabilmişlerdir. Günümüzde istihbarat örgütü bünyesinde «bu görevi» yerine getiren uzmanlar ve ekipler mevcuttur. Örneğin Sakarya’da ünlenmiş bir Nakşibendi şeyhi bunların başında gelmektedir. Ayrıca elli yıla yakın bir süredir Doğu’lu bir aile olan Arvasiler’in ünü rejim tarafından kullanılmaktadır.

Tekrar edelim ki Menderes, tarikatçılıkla ve bilhassa Nakşibendilikle savaşmak yerine onu değerlendirmek ve Nakşibendi şeyhlerinden yararlanmak istiyordu. Aynı zamanda Nurcular da Onun döneminde organize olma imkânına kavuşmuş ve bu sayede günümüzde adetâ devlet içinde devlet olmuşlardır. Bu sırf bir iddia değil, kesin bir gerçektir. Çünkü zaten Menderes’in kendisi büyük ölçüde tarikatçıların oylarıyla güçlü bir iktidar kurabilmişti. Bu nedenle bindiği dalı kesemezdi. Nitekim bu cemaatler, eskiden beri Türkiye’de büyük bir oy potansiyeline sahiptirler. Onun içindir ki bu geniş ve güçlü kamp iktidar taliplerinin her zaman ağzını sulandırmıştır. Ve yine bunun içindir ki her dönemde «irtica ile mücadele» edilirken Nakşibendiler bu konuda belirlenen hedeflerin daima dışında bırakılmışlar, bundan sonra da bırakılacaklardır!

Adnan Menderes, bu cemaati sadece kontrol altına almak istiyor, bunun için bir çare düşünüyordu. Nitekim çok geçmeden o çareyi buldu. Bu sistem sayesinde Nakşibendiler bugün rejimin güçlü sigortası haline gelmişlerdir. Bunun en büyük nedeni ise Türkiye’de İslâm’ın altını oyan çeşitli akımların başında bu tarikatın geliyor olmasıdır.!

Nakşilik, Ortadoğu’da çok eski olmayan mistik bir akımdır. 1811 yılından sonra Osmanlı toplumu arasında hızla yayılmış ve etkisini yalnızca Kürtler ve Türkler arasında günümüze kadar sürdürmüştür. Hiç kuşku yok ki Nakşibendi Tarikatı, kaynağını Hinduizm’den alan, İslâm’dan bağımsız bir dindir. İlginç ve hileli bir yol izleyen yüzyıllar önceki Nakşibendi şeyhleri, İslâm’a ait argümanları kullanarak insanların gözünü kulağını alıştıra alıştıra bu tarikatı, İslâm’ın bir terbiye okulu şeklinde lanse etmeyi, onu eğitimsiz kalabalıklar arasında yaymayı başarabilmişlerdir. Dolayısıyla hiç çekinmeden diyebiliriz ki Nakşibendi Tarikatı, İslâm’ın karşısındaki tehlikelerin hemen hemen en büyüğüdür!

1940’lardan sonra, bir Albayın çok iyi organize ettiği Işıkçılar Örgütü tarafından bu tarikat, Türk milliyetçiliğini güçlendirmede önemli bir dinsel araç haline getirilince siyasi çevreler hemen uyandılar ve tarikat odaklarına karşı o güne kadar izledikleri politikaları yeniden gözden geçirdiler. Menderes bu yolda daha ileri bir adım atarak bu tarikatın üzerindeki baskıyı tamamen kaldırdığı gibi onu Bitlis Civarında yaşayan bir mollanın etrafında teşkilatlandırdı. Son yıllarda Kürt Gerilla Hareketi’nin bu tarikata karşı girişebileceği herhangi bir saldırıdan onu uzak tutmak için siyasi iktidarlar, cemaatin merkez üssünü Adıyaman civarındaki Menzil köyüne naklettirdiler. İstihbaratın denetimi altında bir albay emeklisinin örgütlediği astsubaylardan oluşturulmuş özel bir ekip de bu üssü gece gündüz titizlikle korumaktadır!

Kürtlerin büyük çoğunluğu, yakın geçmişe kadar eğitimden yoksun idiler. Onun için hem seküler, hem de mistik yaşam konusunda kendilerine yarar ya da zarar verebilecek düşünce akımlarını pek fark edemezlerdi. Bu nedenledir ki onları İslâm’dan koparan Nakşibendi Tarikatı’nın tehlikeli pençesine 150 yıl kadar önce düşmüş ve günümüze kadar böyle kalmışlardır. Kuşku yok ki eğer Kürtler Nakşibendi Tarikatı’nın, sırf Türklere özgü bir din olarak 1350’lerde Orta Asya’da yapılandırıldığını bilselerdi bu tarikattan uzak dururlardı. Ama bunu sezebilecek kadar hiçbir zaman aydınlanamamışlardır!

Ferit Aydin, Kaderin Sahnesinde Kendimi Oynadim,37-38
alıntı: http://miger.homegoo.com/yakyn-tarih-f20/tc-nin-nakibendilik-politikasy-t4.htm
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #1 : 03 Temmuz 2008, 01:02:46 ÖÖ 01 »

Alıntı
....Örneğin Sakarya’da ünlenmiş bir Nakşibendi şeyhi bunların başında gelmektedir. Ayrıca elli yıla yakın bir süredir Doğu’lu bir aile olan Arvasiler’in ünü rejim tarafından kullanılmaktadır.....


ömer öngütten bahsediyor sanırım........

önüne geleni tekfir eden ve özellikle fetullah güleni tekfir etmekten büyük bir zevk alan şahıs.

http://www.hakikat.com/

yazar ferid aydın da bizim ferid aydın ( babamın malı sanki) Cheesy

http://www.feriduddin.com/index.html

tarikatta rabıta ve nakşibendilik kitabının yazarı.
( yoksa hala okumadınızmı. sakın; sakın.
 çabuk www.suleymaniyevakfi.org sitesinden ister e-kitap ister sipariş olarak temin ediniz.)

kendisi de eski bir nakşi şeyhidir. forumumuzda onu daha iyi tanıyan arkadaşlar olabilir. detaylı bilgiyi onlardan bekleriz...

farid aydının sitesini gezerken şunu gördüm :

Tasavvuf için, Mehmet Akif Ersoy şöyle diyor:

 «Sürdüler Türke tasavvuf diye olgun şırayı,

Muttasıl şimdi hakikat kusuyor sıtkı dayı.»
Logged
arvasibey2
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #2 : 21 Ağustos 2008, 07:15:48 ÖS 19 »

        ARVASILERIN ŞECERELERİ
1.  ADEM Aleyhisselam,  (safiyullah)
2.  ŞİS (ŞİT) Aleyhisselam,
3.  Enuş,
4.  Kiban,
5.  Muhlail,
6.  Yerd,
7.  Ahnuh,
8.  Metuşleh,
9.  Lemk,
10 NUH Aleyhisselam, (Neciyullah)
11. Sam,
12. Erfehşad,
13. Şalih,
14. Ayber,
15. Falih,
16. Rağu,
17. Şaruh,
18. Nahur,
19.Taruh,
  (İbrahim aleyhisselamın babası budur.
 Azer isimli nasipsiz amcası idi ve kâfir idi)
20. İBRAHİM Aleyhisselam,  (Halilullah)
21. İSMAİL Aleyhisselam,
22. Sabit,
23. Kahtan,
24. Ya'rib,
25. Yeşceb,
26. Yerh,
27. Nahur,
28. Makum,
29. Add,
30. Aded,
31. Adnan,
32. Me'ad,
33. Nizar,
34. Mudar,
35. İlyas,
36. Mudrike,
37. Huzeyme,
38. Kinane,
39. Nadr,
40. Malik,
41. Fihr,
42. Galip,
43. Lüvey,
44. Ka'b,
45. Mürre,
46. Kilab,
47. Kusay,
48. Abdimenaf,
49. Haşim,
50. Abdulmuttalib,
51. Abdullah
       ve (alemlerin efendisi, gelmişlerin ve
        geleceklerin en üstünü, rahmeten lil alemin)
52. MUHAMMED ALEYHİSSELAM,
1.  Hazreti Fatıma (dolayısı ile Hazreti Ali)
2.  Hazreti Hüseyin  (radıyallahü anhüm)
3.  İmam-ı Zeynelabidin
4.  Muhammed Bakır
5.  Cafer-i Sadık
(Annesi Ümmi Ferve binti   Muhammed bin Ebubekr-i Sıddık olduğundan, Arvasiler, anne tarafından Ebubekr-i Sıddık Radıyallahu teala anh efendimizin torunu olma şerefi ile de zinetlenmişler. Her şey Allahtan. Allah-u tealaya sayısız nimetleri için sonsuz hamd-ü senalar ve şükürler olsun)
6.  İmam-i Musa Kâzım
7.  İmam-ı Ali Rıza
8.  Musa
9.  Ali Cevad
10. Muhammed
11. Ali
12. Hasan
13. Muhammed
14. Hasan
15. Abdullah
16. Mehdi
17. Murad
18. İsmail
19. Ahmed
20. Ma'ad
21. Nizar
22. Abdulaziz
23. Mansur
24. Ebu Abdullah
25. Hasan Tahir
26. Hacı Kasım
27.Abdullah
28. Haydar
29. Cemalüddin (Alimüddin, Abdulkadir-i Geylani
Hazretlerinin rahmetullahi aleyh dayısı)
30. Abdulcebbar
31. Hacı Kasım-i Bağdadî
32. Abdulvehhab
33. Abdulaziz
34. İzeddin Abdullah
35. Hacı Kasım-i Bağdadî (Şirvanî)
36. Kutb-i Arvas Muhammed-i Veli  (ARVAS Köyünün kurucusu)
37. Kemaleddin
38.  Cemaleddin (Alim-i Rabbanî)
39.  İbrahim
40.  Muhammed Şehabeddin
41.  Muhammed Veli
42.  Abdullah
 (Diğer oğlu Seyyid Abdurrahim Arvasi, Büyük Mütefekkir Rahmetli Seyyid Ahmed ARVASI’ nin dedesidir
43.  Seyyid Abdurrahman-i Kutb-i Arvasî
(9 oğlu vardı. Üçünün nesli yok. Diğer evlatları uzun uzun ayrıca anlatılacaktır. Seyyid Fehim Arvasi  kutb-i faik, Seyyid Sibğatullah gavs-i Hizani ve Seyyid Abdulhakim Arvasi Hazretleri -kaddesellahu esrarehumül aziz- kolları ve muhterem evlatları ile şerefli torunları ayrıca sitemizde anlatılacaktır.)
 44. Abdullah (Arvas’ta müderris idi. Orada medfundur)
 45. Abdulcelil-i veli
(Gavsi Hizanî Seyyid Sıbğatullah-i Arvasi hazretlerinin kayın pederi)
46. Abdullah
47. Halid
48. Abdulcelil
49.  Zeynelabidin
         (kardeşleri Hikmetullah ve Abdulmenaf)
          ***Rahmetullahi aleyhim ecmain) **********
50.   Mehmet Salih Arvas
          - Bu sitenin sahibi- www.mehmetsaliharvas.tr.gg
         (Abisi Muhsin, kardeşi Mehmed Şerif)
51. Ömer ile Muhammed Arif. (Kızkardeşleri Rabia ile Nefise hanımlar)
**************************
Kaynaklar:
1. Ehl-i Beyt ve Bazı Secereler. S. Koku.1988.
2. Evliyalar Ansiklopedisi cild bir  sayfa 198-199
3. İslam Alimleri Ansiklopedisi
4. Eshab-i Kiram. H. Hilmi Işık.
5. Devlet arşivlerinden alınan 32 sayfalık secere. Bu belge Osmanlıca orijinali ile sitede yayınlanacaktır.
6. Arvasın Kurucusu (banisi) Muhammed Kutup ve Mubarek Nesli. Prof Dr. Seyyid Battal Arvasi. Ank. Üniv. Dil Tarih C. Fak. Öğretim üyesi. 2008.
7. O ve Ben. N. Fazıl Kısakürek
Logged
arvasibey2
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #3 : 21 Ağustos 2008, 07:23:36 ÖS 19 »

  Erhan bey Diyorki:
Ayrıca elli yıla yakın bir süredir Doğu’lu bir aile olan Arvasiler’in ünü rejim tarafından kullanılmaktadır.

CEVAP:Arvasiler Muhammed aleyhisselamin mubarek neslindendirler. Insanlari Allahu tealaya ve Onun Resulunun (aleyhissalatu vesselam) yoluna davet ederler. Arvasiler Allahu tealanin riza-i şerifi için bu şerefli işi hep yaptilar, yapacaklarda, inşaallah. Bu işi yapanlar, cunub rejimler, komunist rejimler, hayvani şehvani rejimlerle ugraşmazlar. Onlar beyin ile ugrasirlar ve Allahu tealanin izni ile komunist imansiz zilli necibi, Mubarek mutefekkir bie NECIB FAZIL YAPARLAR.

Geniş bilgi için lutfen sitemizi ziyaret ediniz:

www.mehmetsaliharvas.tr.gg

tesekkurler.

NOT: Son zamanlarda bu mubarek ve cok şerefli aileye sataşmalar başladı. Kaybeden ARVASILER olmaz. Hak teala hepinizi (hepimizi) islah etsin. amin!
Logged
m.ufukalp
Mehmet Ufukalp
ÜYELİĞİ SİLİNDİ
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 423



« Yanıtla #4 : 12 Mart 2009, 04:25:05 ÖS 16 »

Alıntı
13. ŞUA :289-Dördüncü Nokta: Risale-i Nur beraet etmezse ve benim müdafaatım nazara alınmazsa, faydasız, zâhirî inkârınız sizi kurtarmayacak. Vahdet-i mesele haysiyetiyle biz birbirimizle bağlanmışız; yalnız münasebetleri pek az bulunan bir kısım arkadaşlar kurtulabilirler. Eskişehir Mahkemesi, bunu bilfiil gösterdi. Bir seneden beri, gayet dikkatle içimize casusları sokan ve safdil ve cür'etkâr talebelerin ifşaatını zapteden ve bil'iltizam bizi perişan ve mesleğimizden pişman etmek için her vesileyi istimal eden, hattâ aleyhimize Şeyh Abdülhakîm'i sevk ettikleri halde, onu ve Şeyh Abdülbâki'yi ve bana ara sıra itiraz eden Şeyh Süleyman'ı bizim gibi perişan eden adamlara karşı inkârlarınız ve kaçmanız, onların kanaat-i vicdaniye dedikleri düşüncelerinde beş para etmez ve Eskişehir'de dahi etmedi.


Arvasibey2, savunmanız hiçte makul bir savunma olamamış maalesef. Arvasiler hayvani rejimlerle uğraşmazmışta, beyinle uğraşırlarmış. Siz rejimleri hayvan mı sandınız. Rejimlerle uğraşmamaları rejimlerle anlaştıklarını gösteriyor, bunun başka izahı var mı? Üstad Bediüzzamanın yukarıda şualardaki alıntısında da rejimin Abdülhakim Arvasiyi Üstad Bediüzzamana karşı kullandığı anlaşılıyor. Madem rejimlerle uğraşmıyordunuz neden rejimin emriyle Üstad Bediüzzamanla uğraşmaya kalktınız?
Logged
arvasibey2
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #5 : 16 Eylül 2010, 12:58:47 ÖS 12 »



Dördüncü Nokta: Risale-i Nur beraet etmezse ve benim müdafaatım nazara alınmazsa, faydasız, zâhirî inkârınız sizi kurtarmayacak. Vahdet-i mesele haysiyetiyle biz birbirimizle bağlanmışız; yalnız münasebetleri pek az bulunan bir kısım arkadaşlar kurtulabilirler. Eskişehir Mahkemesi, bunu bilfiil gösterdi. Bir seneden beri, gayet dikkatle içimize casusları sokan ve safdil ve cür'etkâr talebelerin ifşaatını zapteden ve bil'iltizam bizi perişan ve mesleğimizden pişman etmek için her vesileyi istimal eden, hattâ aleyhimize Şeyh Abdülhakîm'i sevk ettikleri halde, onu ve Şeyh Abdülbâki'yi ve bana ara sıra itiraz eden Şeyh Süleyman'ı bizim gibi perişan eden adamlara karşı inkârlarınız ve kaçmanız, onların kanaat-i vicdaniye dedikleri düşüncelerinde beş para etmez ve Eskişehir'de dahi etmedi.


Arvasibey2, savunmanız hiçte makul bir savunma olamamış maalesef. Arvasiler hayvani rejimlerle uğraşmazmışta, beyinle uğraşırlarmış. Siz rejimleri hayvan mı sandınız. Rejimlerle uğraşmamaları rejimlerle anlaştıklarını gösteriyor, bunun başka izahı var mı? Üstad Bediüzzamanın yukarıda şualardaki alıntısında da rejimin Abdülhakim Arvasiyi Üstad Bediüzzamana karşı kullandığı anlaşılıyor. Madem rejimlerle uğraşmıyordunuz neden rejimin emriyle Üstad Bediüzzamanla uğraşmaya kalktınız?

YUKARIDAKI YAZI CAHILCE VE YALANDIR. EGER SAID NURSI OYLE DEMISSE COK AYIP ETMIS VE BI-EDEB DAVRANMISTIR. SEYYID ABDULHAKIM ARVASI HAZRETLERI BIR MURŞİD-İ KAMİL. BAHSETTİĞİN ADAMCAĞIZ ŞAN ŞÖHRET PEŞİNDE KOŞAN TASAVVUF TARIKAT VE HAKIKATTEN NASIBI OLMAYAN BİRİ. KASTAMONU RAHİKASINDA KAFIRLERIN CEHENNEME GIMIYECEĞİNİ SOYLEYEN BİR KİMSE.
MISRA:nerde sivrisinek nerde süleymen aleyhisselamsivrisinek
Logged
arvasibey2
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #6 : 16 Eylül 2010, 01:25:09 ÖS 13 »

Alıntı
Bir seneden beri, gayet dikkatle içimize casusları sokan ve safdil ve cür'etkâr talebelerin ifşaatını zapteden ve bil'iltizam bizi perişan ve mesleğimizden pişman etmek için her vesileyi istimal eden, hattâ aleyhimize Şeyh Abdülhakîm'i sevk ettikleri halde,

İŞTE BU İFADELER ALÇAKÇA YALANLARDIR.



Alıntı


onu ve Şeyh Abdülbâki'yi ve bana ara sıra itiraz eden Şeyh Süleyman'ı bizim gibi perişan eden adamlara karşı inkârlarınız ve kaçmanız, onların kanaat-i vicdaniye dedikleri düşüncelerinde beş para etmez ve Eskişehir'de dahi etmedi.

 

BU İFADELERIN SAHIBI DEĞİL ALİM İNSAN BİLE OLAMAZ.KINIYORUM. TAMAMI YALAN.

Alıntı
mufukalp

Arvasibey2, savunmanız hiçte makul bir savunma olamamış maalesef. Arvasiler hayvani rejimlerle uğraşmazmışta, beyinle uğraşırlarmış.

 

*editlenmiştir* YALAN MI? ARVASILERIN KAHIR EKSERIYYETİ BÜYÜK ALİM VE EVLİYA. KUTUP VE GAVS.

Alıntı
mufukalp

Siz rejimleri hayvan mı sandınız.


REJIMLERI DEĞİL SENIN GIBI OLAN *editlenmiştir* İZAH İÇİN BİR BENZETME IDI. NİTEKİM ŞEHVET İÇİN HAYVANİ HİSLER DENİR. AMA SEN NERDEN BİLECEKSIN KI. KASTAMONU LAHİKALARI BUNLARI YAZMAZ. KAFİRLERİN CEHENNEME GİTMEYECEĞİNİ YAZAR...Rejimlerle uğraşmamaları rejimlerle anlaştıklarını gösteriyor, EEE SENIN ANLAYIŞIN O KADAR. ALLAHU TEALA BU AİLEYİ MUHAMMED ALEYHİSSELAMIN MUBAREK NESLİNDEN PEK TEMİZ YARATMIŞ. NİÇİN DÜŞMANLIK ETMEK VE DİL UZATMAK BEDBAHTLIĞINA DÜŞÜYORSUN. YOKSA O MU DEDİ? bunun başka izahı var mı?
İZAHINI YAPTIM *editlenmiştir*


Alıntı
mufukalp
Üstad Bediüzzamanın yukarıda şualardaki alıntısında da rejimin Abdülhakim Arvasiyi Üstad Bediüzzamana karşı kullandığı ..
 

ÇOK ALÇAKÇA VE HAİNCE BİR İFTİRADIR. HER KIM DEMİŞSE O YALANCI VE MÜFTERİDİR.

Alıntı
mufukalp
anlaşılıyor. Madem rejimlerle uğraşmıyordunuz neden rejimin emriyle Üstad Bediüzzamanla uğraşmaya kalktınız?

 

YALANCIYI ALLAHU TEALA HABIBI EKREMI HURMETINE KAHR ETSIN. KAFIRIN YAPMAYACAĞINI YAPMAK SAYGISIZLIĞINI SANA HANGİ TALİHSİZ SÖYLEDİ.




maxpayna

NOT : arkadaşım anlaşılıyor ki cep telefonundan mesaj yazıyorsun ama farklı kişilerin yazıları birbirine girmiş ve bu yüzden kim ne diyor anlaşılmıyor. bu nedenle mesajını düzenledim ama hakaret içeren ifadelerin yönetimce silinecektir bilginize...

Ozanca: Kişisel hakaretleri devam ettirdiğiniz sürece mesajlarınız editlenecektir
Logged
imam hüseyin
ALLAH RAHMET EYLESİN
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 601


MALAZGİRT


WWW
« Yanıtla #7 : 16 Eylül 2010, 08:36:56 ÖS 20 »

Arvasi Üstad saide Kurdiye karşı edebini koruman gerekirdi siz nasıl kavminiz vb ile iftihar ediyorsanız aynı saygıyı Ömrünü zindanlarda geçirmiş Dini İslamiye için çalışmış bir Alimede göstermeniz gerekirdi. Soy ile hiç bir yere varılmaz herkesin yaşamı kendisinedir Benim babamın dedemin bilmem kimin alim veya Peygamber soyundan gelmesi bana bir şey kazandırmaz kaybettirmez.Allah akıl muhakeme yetisi ile beni sorumlu kılmıştır ve hesaba çekeceği Kaynak kuran ile yolları belirtmiştir gerisi teferruattır.

Münazarada esas olan adil davranmak ve edebi korumaktır.Söylemler ile savunma ve yerme yerine Buyrun delilerinizi görelim Arvasileri vandan bilirim siz anlatın bakalım bizimde söyleyecek bir kaç sözümüz olacak ama tek şart ile Edeb ve saygı ile konuşmak...
Logged

Heyhat Minez-Zilleh! (Zillete boyun eğmeyiz)
(İmam Hüseyin)
m.ufukalp
Mehmet Ufukalp
ÜYELİĞİ SİLİNDİ
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 423



« Yanıtla #8 : 21 Eylül 2010, 01:00:17 ÖS 13 »

Arvasibek Abdülhakim Arvasiden aldığı terbiyeyi burada bi güzel sergileyivermiş. Bize de söyleyecek bir şey bırakmamış anlaşılan. İşte busun arkadaşım. İşte bu. Rejime hizmet etmeye devam edin.

Bir de Rasulullahın evlatları imiş, Ehlibeytin yolundan gitmedikten sonra Rasulullahın neslinden olmanın ne anlamı var ki?

Kenan da Nuh a.s. neslinden değil mi?
Logged
müslümanlardan
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1182


« Yanıtla #9 : 22 Eylül 2010, 07:46:16 ÖS 19 »

kardeşler TASAVVUF denen bu din sömürme ve insanları rainalaştırma usulu her dönemde var olmuştur kendi kabul ettikleri ve islam dedikleri dini bilmeyenleri,tabiki bunlar kendilerini bazen Allaha ,bazende Peygamberlere isnat etmişlerdir soy olarak,

hz isa döneminde ve hz musa döneminde bu yanlış inanış kendini soy olarak Allaha isnat ederken ,hz muhammed ve daha sonraki günümüze kadar gelen dönemlerdede Peygambere isnat edilmiş bu DİN SÖMÜRÜCÜLERİ,böyle yapmışlar ki DİNİNİ BİLMEYENLERİ İYİCE GÜTSÜNLER VE GÜTMÜŞLERDE....

Geniş bilgi olarak[VAHİYDEN KÜLTÜRE adlı Celaleddin vatandaşın KİTABINDAN BAKILABİLİNİR MERAK EDENLER İÇİN ]
Logged
movsar
movsar
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50


zorlaştırmayın,,kolaylaştırın bea


WWW
« Yanıtla #10 : 27 Mart 2011, 04:17:19 ÖS 16 »

TC Devleti,Statüko hiç bir şekilde  ve hiç bir Tarikate yakın olmamıştır ve olmaz da ...TC Devleti ve Statüko  İslama Ortaçağ karanlığı Müslümanlara da Yobaz, Gerici, ve İrticacı diye gelmiştir ve onları TSK,YARGI ve Memur olarak asla DEVLET İçinde barındırmamıştır  ...TSK da her sene YAŞ Kararlarıyla ORDU içindeki Müslümanlar İrtica gerekçesiyle yargısız İNFAZ ediliyorlardı..
Logged

avatar yükleme yapılamıyor ?
LaEdri
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1004



WWW
« Yanıtla #11 : 26 Eylül 2011, 06:22:22 ÖS 18 »

Bütün Nakşibendiler şeyhlerinin soylarının Peygamber efendimize dayandığını söylüyor.
şimdi türkiyede ve dünyada 100 civarı nakşibendi koluvardır. ne hikmetse hepsinin de şeyhinin soyu Peygamber efendimize dayanmaktadır.  yalan söylüyotlar demiyorum diyemem de. ancak bu durumun açıklığa kavuşması lazım gerçekten....
Logged
arvasibey2
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #12 : 06 Nisan 2012, 03:21:40 ÖS 15 »

Arvasilerin soyları nesepleri kat'i olarak belli. Allah dostları indsanların dunya ve ahiret saadetleri ile ilgilenirler. rejimle, silahla ilgilenmezler
www.mehmetsaliharvas.tr.gg ye muracaat lutfen
Logged
arvasibey2
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 8


« Yanıtla #13 : 06 Nisan 2012, 03:23:52 ÖS 15 »

yazı yanlış ve saygısızca. Seyyid Abdulhakim arvasi hazretleri oyle luzunsuz cocukça işlerle meşgul olmaz. Ha said nursi oyle diyorsa kusura bakmayın YALAN soyluyor
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.505 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu