Kapitalizm ve Tesettür

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü > Muhtelif Konular (Moderatör: Yonetim) > Kapitalizm ve Tesettür
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü > Muhtelif Konular (Moderatör: Yonetim) > Kapitalizm ve Tesettür
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Kapitalizm ve Tesettür  (Okunma Sayısı 15241 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
esedullahmurat
Ziyaretçi
« : 20 Temmuz 2007, 09:46:23 ÖÖ 09 »

Özellikle birkaç yıldır sürekli olarak batı medyasında, İslami hicap aleyhinde hummalı çalışmalar yapılmaktadır. Durmadan televizyonlarda; sözde modern, medeni bir şekilde açık giyinmiş, mutlu ve kültürlü bir grup kadın muhabirin, baskı altındaki, siyahlar içerisinde ve hayata dair tüm umutlarını yitirmiş gibi gösterilen Müslüman kadınlarla yaptıkları röportajlar ve haberler yayınlanmaktadır. Göstermek istedikleri; hicaplı kadınların, erkekler tarafından kısıtlandıkları, en doğal haklarından mahrum bırakıldıkları ve sorunlar içerisinde, ümitsizce yaşamlarını sürdürdükleridir.


Batı medyası İslami hicaba karşı büyük bir savaş başlatmış bulunmaktadır. Yayınladıkları haberlerde, sözde Müslüman kadınlar gerici inanışlar yüzünden her şeylerini kaybetmiş ve batıdan onları kurtarmalarını, haklarının geri verilmesini ve özgürlüklerine kavuşmaları için onlara yardım etmelerini istemektedirler. Bu tür haberlerin amacı, İslam'ın kadınlara nasıl zulüm ettiği ve Müslüman kadınların nasıl kötü bir durumda olduğunu izleyicilerine aktarmaktır.


Batı, çok ince taktiklerle İslami ülkelerdeki kadınlar ve İslami hicap karşıtı çalışmalarına devam ederken, hiç beklemediği bir şekilde, Avrupa'dan "başörtüsüne özgürlük" haykırışlarını duymaya başladı. Yeni Müslüman olan kadın ve genç kızlar özgürlüklerini istemekteydiler, bir Müslüman kadın olarak, hicaplarıyla okumak, çalışmak ve toplumda bulunmak için yürüyüşler yapmaktaydılar.


Batı devletleri yıllarca hicabın sözde ne kadar kötü ve modernlikten uzak olduğu hakkında çalışmalar yaparak, kadınları sömürmek ve aslında onları kendi kapitalist ve emperyalist amaçlarına alet etmek için çalışıyordu. Fakat hicabı yasaklamalarıyla tüm çabaları boşa çıktı, zira kendi ülkelerinde ki, öz vatandaşları tesettür için yürüyüşler düzenlemeye başladılar. Paris'te, Londra'da ve diğer büyük şehirlerde "başörtüsüne özgürlük" diye bağırdılar.


Fransa'nın önde gelen gazetecilerinden biri şöyle yazıyor: "İslam hakkında araştırmalar yapmaya başladığımdan beri, Fransalı kadınların Müslüman olmaları benim için çok ilginç ve tuhaftı. Gün geçtikçe bayanların Müslüman olması ve bunun 100 bin seviyelerine kadar çıkması beni hayretler içinde bırakıyordu. Yıllarca özgürlüğü ve kadın erkek eşitliği için mücadele eden Fransa kadını, nasıl olurda, batılıların dediğine göre bütün kadın hakları ellerinden alınan ve kadına değer vermeyen bir dine yönele bilirdi.


 Paris'in kuzeyinde oturan, Yahudi bir aileden, Alma ve Lila adında iki kız İslam dinini seçtiler, sonrasında tam bir İslami hicapla örtünerek okullarına devam etmek istediler, okul müdürü onları okuldan attı, mahkemeye de başvurdular fakat hiçbir sonuç alamadılar.


Alma'nın babası Laurent Levy şöyle diyor: "Kızlarım hiçbir baskı altında kalmadan, kendi istekleriyle böyle giyinmeyi istediler." Alma ve Lila'nın babası asaleten Yahudi'dir, ama dine inancı yoktur ve kızlarının tesettürü hakkında şöyle diyor: "Kızlarımın seçimleri beni çok üzmekte, bana göre büyük bir yanlış yapmaktadırlar. Onlar için çok kaygılanıyorum. İslam dinini kabul eden bir kadının, özgüveni olabileceğine asla inanmıyorum." Babasının bu sözlerine, Alma gülerek şöyle cevap veriyor: "Eğer İslam, bize öz güven vermeseydi, asla kabul etmezdik."


Manevi Susuzluk Ve Kimlik Kargaşası


Batıdaki İslam dinene olan büyük yönelişi ve İslami hicaba bürünmelerdeki artışı öncelikle, sosyolojik acıdan incelemek yerine psikolojik acıdan incelemek, doğru bir neticeye ulaşmamız, için çok daha etkili olacaktır.


Son din olan İslam'ı kabul eden her Avrupalının ruh haletine dikkat etmemiz gerekir. Batıda ki "İslam'a yöneliş" toplumsal bir hareket olmaktan öte, insanların yıllarca peşinde olduğu ve sürekli mahrum bırakıldığı manevi susuzluğun arayışıdır. Batı medeniyeti, maneviyatı toplumdan soyutlayıp, insanları sadece dünyaya bağlayarak aslında kendi vatandaşlarının sonunu getirmiştir. Dünyanın hiçbir dönemin de 20 yüzyıldaki kadar akıl hastaneleri dolup taşmamıştır.


Batı, maneviyattan uzaklaşarak delirmektedir.


Bunun yanında, tüm insanlığın manevi susuzluğunu giderecek olan da sadece İslam'dır. Her gün bunun farkına varan onlarca ve binlerce Avrupalı, İslam'ı seçmektedir, çünkü İslam kaybettikleri ve aradıklarını onlara sunmaktadır. Avrupalı, hayatının hiçbir aşamasında ve toplumun hiçbir bölümünde maneviyatı görmemektedir; okulda, devlet dairesinde, çarşıda, pazarda, medyada, evde velhasıl hiçbir yerde en fazla muhtaç olduğu maneviyat bulamamaktadır. Oysa İslam'ın her anı ve her aşaması maneviyat doludur. İslam ferdi bir din olmadığı, toplumsal bir din olduğu için, okulda, çarşıda, devlet dairesinde ve aklınıza gelecek her alan için manevi hükümler belirlemiştir.


Günümüz batı gençliği tam bir hüviyet ve kimlik buhranıyla yaşamaktadır. Ne yapacağını bilmeden, nereye ait olduğunu anlamadan, hedefsizce kendisini büyük bir boşluğun içinde görmektedir. Batı kültürü ve medyanın yetiştirdiği genç paranoyak olmuştur, sürekli kendisi için hazırlanan ütopya ve fıtratındaki vatan arasında gidip gelmektedir.


Dünyada ki bilgi akışının hızlanması, televizyon, internet ve diğer gelişimler bu gençlerin daha fazla boşluğa düşmelerine neden olmuştur. Dünyanın anlamsız oluşu, hayatın zorlukları, hiçbir zaman mutluluğu bulamama, karanlığa saplanıp kalmalar gençleri yeni arayışlara itmiştir. Batı kültür ve medeniyetinde mutluluğu bulamayanlar; doğu mistizmine yönelmişlerdir. Fakat Hinduizm, Budizm gibi doğu dinleri, insanın tüm boyutuna cevap veremediklerinden bu dinlerde de aranan maneviyat bulunmamıştır. Bunun üzerine kâmil din olan ve insanın her boyutuna hitap eden İslam dinine yöneliş başlamıştır. Aradıklarını İslam'da bulan Avrupalılar bu yüzden İslam'ı seçmektedirler.


İsviçre radyosunda program hazırlayan, Monica Malem Sterdam şöyle diyor: "Paris sokaklarında sırt çantasıyla dolaşan ve altı ay önce Müslüman olan bir gençle karşılaştım. Bana şunları söyledi: "Avrupa'daki sözde modern yaşam, sadece büyük bir boşluktan ibarettir; diskolar, barlar, cinselliğin sınırsız bir şekilde ön planda olmasından artık uzak duruyorum ve kendimi İslam'a adayarak yaşamıma bir anlam kazandırdım. Sabahları erkenden kalkarak hiçbir şeyle kıyaslamayacağım kadar bana huzur veren ibadetime başlıyorum."


Batı medyası, İslam aleyhine dünya halklarına ve kendi toplumlarına yapmış oldukları yayınların, etkisiz olduğunu gördükçe kendini büyük bir yalnızlığın içinde hissetmeye başlamıştır. Avrupalılar, gönül devletlerinden sürülmenin, oraya ulaşamamanın ve hatta en yakınlarının yanında bile yalnızlık hissetmenin vermiş olduğu acıyla fıtratlarına ve imana geri dönmektedir, dönmedikçe de hiçbir zaman huzur bulamayacağı anlamış durumdadır. Bulduklarında ise bunu hiçbir şeyle değiştirmezler.


Tania Poling, yeni Müslüman olmuş genç bir Almanlı,peyamizan dergsinin muhabiri şöyle soruyor? Size Müslüman olarak elinizde olanları kaybettiğiniz soruluyor; özgürlüğünüzü, rahat yaşamanızı ve hatta en yakın dostlarınızı, peki buna karşılık İslam size ne verdi? Tania ise şöyle cevap veriyor.


"Ben her şeyi kaybetmiş olabilirim, ama kendimi kazandım. Önceleri aslında benliğimden çok uzakta ve ona karşı yaşamaktaydım, büyük bir boşlukta, bunalımlar içinde, hayatı anlamsız görerek yaşıyordum. Oysa şimdi hem kendimi buldum ve hem de yıllarca görmezden geldiğim Rabbimi. Aslında ben hiçbir şey kaybetmedim, tam tersine en güzel şekilde yeniden kazandım; gerçek özgürlüğümü, manevi huzurumu, psikolojik rahatlamayı, gerçek mümin dostlarım oldu ve en güzeli de artık bir rehberim (İmam Hamanei) var. Ben her şeyime İslam'la kavuştum.


Bu bilinçle Müslüman olan batılı kadın ve genç kızlar, İslam'ı hicabı bir teklif görmekten ziyade, bir hak olarak görmektedirler. Hak insanın doğasından ve maneviyatından kaynaklanır, hicapta kadınların en doğal hakkıdır. Gerçek özgürlük insanın ruhunun özgür olmasıdır, mükemmellik nefsin, şeytanın ve şehvetin esaretin kendini kurtarmaktadır.


Özgürlük adına insanın her istediğini yapması ve canının istediği gibi hareket etmesi aslında tam bir esirliktir. Böyle bir insan özgürlükten zerre kadar nasip almamıştır, şehvetinin ve nefsinin kölesi durumundadır. Hicabıyla kendisini şehvet bataklıklarından kurtaran insan, mükemmellik ve kemal yolunda yürümeye başlamıştır.

FATIMA DEMİR
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5176



WWW
« Yanıtla #1 : 12 Mayıs 2014, 10:46:45 ÖÖ 10 »






Özgürlük adına insanın her istediğini yapması ve canının istediği gibi hareket etmesi aslında tam bir esirliktir. Böyle bir insan özgürlükten zerre kadar nasip almamıştır, şehvetinin ve nefsinin kölesi durumundadır. Hicabıyla kendisini şehvet bataklıklarından kurtaran insan, mükemmellik ve kemal yolunda yürümeye başlamıştır.

FATIMA DEMİR


Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5176



WWW
« Yanıtla #2 : 12 Mayıs 2014, 10:48:52 ÖÖ 10 »



 Düzce Üniversitesi Bahar Şenlikleri'nde konser veren Gece Yolcuları grubu şarkılarıyla gençleri coşturdu.
Üniversitede dünya görüşü olarak birbirine uzak duran öğrenciler, "karşıt görüşlü öğrenci kavgası" haberlerine konu olur. Bu kez tam tersi oldu. Dünya görüşü birbirinden farklı olan öğrenciler aynı alanda aynı şarkılar eşliğinde eğlendiler. O sırada başörtülü bir genç kızın, konseri sevgilisinin omuzlarında izlemesi de dikkat çekici bir fotoğraf olarak konserden geriye kaldı.

Düzce Üniversitesi Bahar Şenlikleri'nde konser veren Gece Yolcuları grubu şarkılarıyla gençleri coşturdu.

GECE YOLCULARINI DİNLEDİLER

Erkek arkadaşlarının omuzlarına çıkan genç kızlar şarkılara eşlik ettiler. Düzce Üniversitesi 8'inci Bahar Şenlikleri'nde dün akşam rock müziğinin sevilen gruplarından Gece Yolcuları konser verdi.

BAŞÖRTÜSÜYLE SEVGİLİSİNİN OMZUNA ÇIKTI

Etkinliklerin ikinci gününde sahne alan Gece Yolcuları, şarkılarıyla gençlere keyifli anlar yaşattı. Gece Yolcuları'nın hareketli şarkıları sırasında gençler dans ederken, aralarında başörtülü genç kızların da bulunduğu üniversiteliler erkek arkadaşlarının omuzlarına çıkarak şarkılara eşlik edip, dans etti.

Gece Yolcuları eşsiz yorumlarıyla sevenlerine unutulmayacak bir gece yaşattılar.

http://www.habervitrini.com/gundem/basortulu-kiz-sevgilisinin-omuzunda-774608/


Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5176



WWW
« Yanıtla #3 : 12 Mayıs 2014, 10:52:55 ÖÖ 10 »



















http://kelebekgaleri.hurriyet.com.tr/galeridetay/82558/2368/1/gece-yolculari-duzcede



Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5176



WWW
« Yanıtla #4 : 12 Mayıs 2014, 11:25:25 ÖÖ 11 »


Dindar nesil isteyenler bunu mu kastediyordu ?

Alın size başörtüsüne özgürlük, başörtüsü artık özgür ve "özgür kız" fenomeni gibi özgürlüğünü yaşıyor.

Kişi kendini rezil edebilir ama müslüman ve islam kavramlarını rezil etmeye hakkı yok...

Seküler zihniyeti geçtik dindar kitle dejenerasyona uğruyor. Birbirlerine ve başkalarına hakkı ve sabrı tavsiye etmeleri gereken ve güzel örneklik oluşturması gereken ben biz ve bu resimdeki gibiler dinimide yaşarım özgürce tercihlerimi de yaşarım sorumsuzluguna girmeye başladık.

Ve cok ahlaksız bir tabir üretildi:

"Günah işleme özgürlüğü"

Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4704



« Yanıtla #5 : 12 Mayıs 2014, 02:08:49 ÖS 14 »

Hay aksi ...
80 lerde olsak keşke gene ...
Elimizde bayraklaştırdığımız başörtümüz dirensek gene ...
Hiç olmazsa daha onurluydu , daha kutsaldı ...
Bezlerden bir bez olamayacak kadar anlamı vardı ....
Hatta insanı hiçe sayacak kadar da aşkımız vardı , tesettürdü o ...
Tesettürsüzlük dinden de cıkartırdı , insanlıktanda ederdi ...
Takmazsan herkese kendini sunuyormuş gibi olurdun filan ...
Uğruna ölürdük ...
Öldük işte ...
Daha ne ...
Logged

Not font kurbaa
Qani
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 499



« Yanıtla #6 : 12 Mayıs 2014, 04:25:08 ÖS 16 »

aslında bu sitede keşke bu kızlardan biri olsa. yada bu tarz tesettürü bize anlatabilecek birine ihtiyaç var gerçekten. nasıl bakıyorlar nasıl kavrıyorlar ne düşünüyorlar...

biz bize tartışırken bu konuya hep değiniyoruz ama buralarda söylemek pek kolay değil; konunun başlığı teşhisi tam koymuş aslında bize göre bu iş kapitalizmin bir sonucu. hatta şöyle formüle ediyoruz: "türkiyede dindar/muhafazakar kesimin zenginleşmesi ve bu zenginliği harcayacak mecralar bulamayışı bu kültürel yozlaşmayı getirmiştir"...
Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4704



« Yanıtla #7 : 12 Mayıs 2014, 06:30:32 ÖS 18 »

Sen bari deme şunu Qani ...
Nasıl düşünüyorlar bizim gibi düşünüyorlar sen gibi ben gibi ...
Hani geçen bir foto vardı gazetenin biri manşetten vermiş bilmem ne marka giymiş dhkpc tşörtlü 1 mayıscı ...
Başlık manidar işte bunlar bu kadar solcu vs ...
Hiç bir farkı yok ...
Detaya insek aynı falso sende de çıkar bende de ...
Kapitalizm dediğimiz şeyi modern çağın sorunu kılan faktör nedir ?
Kapitalizm tipik bir insan eğilimi değilmidir , böyle anlatmazmısın sen komünizm tarihinde ...
Toplayıcılar otlayıcılar ortaçağ burjuvası filan diye ....
Insan nesli tabiata olan egemenliği arttıkça kapitalizme yaklaşır kaçınılmazdır ...
Bırakın nostaljiyi ...
1 m2 topraktan 1 ton mahsül alıyorsun , 1 microcip yapıyorsun o 1 ton mahsülün on katnı satın alıyorsun ....
Bunun tadını almış insan türü kapitalist olmayıp ne yapacak ?
Sovyetlere soruyorsun kapitalizm bizi ezmeye çalışıyor budistler aynı şeyi diyor Çin zaten kapitalist güney amerika diyor kapitalizm bizi yok etmek istiyor Müslüman çoğrafya zaten sever bu hikayeleri ....
Kapitalizm karşısında Afrika'nın bin nufüslü kabilesi bile yenildi ?
Üstelik kapitalizmin hiç menfaati olmaksızın ...
Kısaca kapitalizm bize ihraç gelmedi , içimizde vardı kapitalist olduk ...
Başka sözler bulmamız lazım ...
Başka metodlar izlememiz lazım ....
Bu kızlara tesettürü biz anlattık , öyle bir anlattık mi anlamından çok öte ...
Kimbilir tutunamayacaklarını bile bile ....
Tutunmadılar netekim ...
Ellerinde sadece bezleri kaldı , çünkü biz bez için ölürdük ...
Bez varsa sorun yok algısını kim oluşturdu bu ülkede ?
Kemalistler mi ?
Neyse efkarlıyım bugünlerde , geçen kendime BMW baktımda ...
Logged

Not font kurbaa
serender
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4883


Dosdoğru ol!


« Yanıtla #8 : 12 Mayıs 2014, 06:51:20 ÖS 18 »

Birincisi ;
Başörtü yaygınlaştıkça değeri filan düşmüyor. Popüler olduğu için talep alıyor ve nitelik düşüyor.

İkincisi ; Yukarda ki foto dün bugün hemen heryer de karşıma çıktı.
Buda iki anlama gelir: a) Bula bula bitane örnek buldular. b)Başörtülüye yakıştırılamadığı için tepki topladı.

Sonuç: Her ne kadar bir örneğin örneklem teşkil etmeyeceği gerçeği varsa da, hala başörtülü imajını koruyan güçlü bir mekanizma sapasağlam yerinde... Bu iyi bişey...
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
Qani
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 499



« Yanıtla #9 : 13 Mayıs 2014, 04:26:46 ÖS 16 »

aynı şeyi söylüyoruz işte Ozanca.
ben öyle giyindiği için kınamıyorum aslında onu. bu doğal bir sonuç tabiiki. ama merakta ediyorum yani sonuçta en pahalı markaların tesettür ürünleri var zaten onlara alıştık. senin baktığın bmw ye Smiley sarıkla cüpeyle binmen birşeyi dğeiştirmez zaten Smiley vakko tişörtlü marksistte olabilir. ancak bunun bir kültür haline gelmesi beni ilgilendiriyor. mesela irana gitmedim ama iranlı kadınlar kendilerince bir kültür oluşturmuş gibi görünüyor. kendilerine has bir giyim kuşamları var. benim için bir sorunda şu; mesela sosyalist bir devrim olsa bu ülkede biliriz ki vakko fabrikası falan işçi önlüğü dikmeye başlayacak. ama burada islam "devrimi" olsa bmw fabrikası işini yapmaya devam eder Smiley
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5176



WWW
« Yanıtla #10 : 14 Mayıs 2014, 08:04:22 ÖÖ 08 »



İranlı kadınlar hicabı Facebook'ta protesto ediyor




"Benim gizli özgürlüğüm" adlı Facebook sayfasında, İranlı kadınlar park ve cadde gibi kamusal alanlarda başları açık şekilde çektikleri fotoğraflarını paylaşıyor.



56 bin üzerinde kişi tarafından beğenilen sayfada, İranlı kadınlar kamusal alanlarda diledikleri gibi giyinememenin verdiği rahatsızlığı dile getiriyorlar.

Facebook sayfasını açan kişiler kendilerini tanıtırken, "Hiçbir siyasi harekete bağlı değiliz. Sadece yasal ve sosyal sınırlamalarla karşı karşıya olan İranlı kadınların kaygılarını yansıtıyoruz" diyor.

Sayfanın kurucularından birisi, sürgündeki İranlı gazeteci Masih Alinejad, hergün onlarca kadının sayfaya başı açık fotoğraflarını gönderdiğini söylüyor ve "Kadınlar kısa süreli özgürlüklerini birileriyle paylaşmak istiyorlar" diyor.

Sayfada hicabsız fotoğrafını paylaşan bir kadın ayn zamanda şu mesajı bırakmış: "Benim için sorun hicab değil, bana bir seçenek sunulmaması. Ne yazık ki ülkemizde bir insanın zeka ve becerilerinin değerlendirilmesi cinsiyet ile başlıyor."

Sayfaya mesaj bırakan bir diğer İranlı kadın ise, "Bu Facebook sayfası İran'daki birçok kadının aynı acıyı yaşadığını gösterdi. Çok kısa süreyle de olsa kendi adımıza karar verebilme hissini tadıyoruz" diyor.

http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/05/140508_iran_hicab.shtml



Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4738


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #11 : 14 Mayıs 2014, 10:19:15 ÖÖ 10 »

İranlı kadınlar hicabı facebookta protesto ediyor derken sanki İranlı çoğu kadının bu hareketi desteklediği sanılmasın. 3-5 kendini bilmez, İslamı içlerine ve dışlarına sindiremeyen kadınların bireysel hareketidir. Batı medyası da bu tür haberleri yaygınlaştırmaya çalışarak saha genişletmeye çalışıyorlar.
Logged

Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 536


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #12 : 14 Mayıs 2014, 10:28:51 ÖÖ 10 »

max da istemeden bunlara alet mi oluyor ? Smiley
Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4738


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #13 : 14 Mayıs 2014, 10:56:37 ÖÖ 10 »

Max alet olmaz, alet yapar Smiley
Max bu sıralar çok hızlı  Smiley

Bu habere kimi İslami şahsiyetler de destek vermeye başladığını müşahade ediyoruz.
Ne demişti Ak Parti Milletvekili Bekir Külünk " Günah işleme özgürlüğü"   Afro

Logged

maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5176



WWW
« Yanıtla #14 : 14 Mayıs 2014, 11:20:27 ÖÖ 11 »


bizdeki (üsttek) olay(lar) da 3-5 kendini bilmez onlarda da...

 ya da

başbakanın dediği gibi 3-5 çapulcu bunlar...
ama takip etmek lazım herşey 3-5 çapulcu ile başlıyor
lokal bir olay mı oranize işler mi,
bilmek lazım...

Logged
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.291 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu