Günün Hadis-i Şerifi..

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > PEYGAMBERLER ve Örnek Şahsiyetler (Bilgi Platformu) > Peygamber Efendimiz S.A.V > Hadisler > Günün Hadis-i Şerifi..
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > PEYGAMBERLER ve Örnek Şahsiyetler (Bilgi Platformu) > Peygamber Efendimiz S.A.V > Hadisler > Günün Hadis-i Şerifi..
Sayfa: 1 ... 7 8 [9]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Günün Hadis-i Şerifi..  (Okunma Sayısı 55462 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3126



« Yanıtla #120 : 07 Haziran 2012, 02:16:58 ÖÖ 02 »

Logged
Elemîn
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 281


« Yanıtla #121 : 07 Haziran 2012, 07:14:57 ÖÖ 07 »



PAYLAŞIMINIZ İÇİN ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLER , ALLAH (CC) SİZDEN RAZI OLSUN.
 
ŞAHSIM ADINA BU HADİSİ ŞERİFİ DEĞİL GÜNÜN , SON ON YILIN HADİSİ ŞERİFİ İLAN EDİYOR/ADDEDİYORUM.

ÇÜNKÜ TAM TERSİ OLDU , MÜSLÜMAN OLMAYANLAR BİZ '' SEL ÖNÜNDE SÜRÜKLENEN ÇÖP TANELERİ KADAR DEĞERSİZ '' MÜSLÜMANLARI GÖRÜNCE ( MÜSTESNA ŞAHSİYETLERİ TENZİH EDERİM )  , DEĞİL ÖZENMEK , AKSİNE  İSLÂM'DAN SOĞUDU VE UZAKLAŞTI.

ALLAH (CC) HEPİMİZE , SON NEFESE KADAR İMANIMIZI KORUYUP, CEK EDİP , DEVAMLI TAZELEMEYİ ; İLİM , AMEL, İHLÂSLA KENDİNE KULLUK ETMEYİ VE DİĞER İNSANLARA GÜZEL BİRER ÖRNEK OLMAYI NASİB VE MÜYESSER  EYLESİN.AMİN.

ALLAH (CC)'NA EMANET OLUNUZ.
Logged

Muhammedün beşerun veleyse ke'l-beşeri, Bel hüve yâkûtetün ve'n-nâsü ke'l-haceri
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3126



« Yanıtla #122 : 15 Haziran 2012, 03:36:18 ÖS 15 »

Logged
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3126



« Yanıtla #123 : 24 Temmuz 2012, 02:50:59 ÖS 14 »

Abdullah bin Mugaffel (r.a.) rivayet ediyor:

Resûlullah (s.a.v.), "Hırsızların en yamanı, namazından çalan kişidir" buyurdu.

"İnsan namazdan nasıl çalar " dediler. - Resûlullah şöyle buyurdu:
"Rükû ve secdelerini tam yapmaz. İnsanların en cimrisi de, selâm vermede cimrilik yapan kimsedir."

Müsned, 3:70(11518)
.
Logged
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3126



« Yanıtla #124 : 07 Ağustos 2012, 05:35:39 ÖÖ 05 »



“Eğer ümmetim Ramazan ayının kıymetini, şerefini ve önemini hakkıyla bilmiş olsaydı, bütün bir yılın Ramazan olmasını temenni ederdi.”
[et-Tergib ve’t-Terhib, 2:102]
Logged
Elemîn
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 281


« Yanıtla #125 : 05 Ekim 2012, 07:03:15 ÖS 19 »




ABDULLAH BIN MESUD ( R.A.) UN RİVAYET ETTİĞİNE GÖRE ALLAH RESULU ( SALAT VE SELÂM ONA OLSUN )
ŞÖYLE BUYURMUŞTUR :

‘’ HANGİNİZ VÂRİSİNİN MALINI KENDİ MALINDAN DAHA ÇOK SEVER ? ‘’

DEDİLER Kİ :

‘’ EY ALLAH’IN RESULU , HİÇBİRİMİZE KENDİ MALINDAN DAHA SEVİMLİ  ( DEĞERLİ ) BİR MAL OLAMAZ ‘’.

ALLAH RESULU ( SALAT VE SELÂM ONA OLSUN ) ŞÖYLE BUYURDU :

‘’ KİŞİNİN ÖNDEN GÖNDERDİĞİ KENDİ MALI , GERİDE BIRAKTIĞI İSE VÂRİSİNİN MALIDIR.’’


( Buhârî , Rikâk  12 )


Logged

Muhammedün beşerun veleyse ke'l-beşeri, Bel hüve yâkûtetün ve'n-nâsü ke'l-haceri
Maveraî
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 427


Yazgıdır Rûya...


« Yanıtla #126 : 25 Ocak 2013, 08:02:12 ÖS 20 »

Muhammed Resul'den aktarımla:

“Hiçbir Müslim olan yoktur ki; Allah'a dua etsin de, Allah, duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin.
1- Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen (peşin) verir.
2- Duanın karşılığını ahirete erteler.
3- Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir.
Bu sözü işitince sahabeler sevinç içinde: öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler.
Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah'ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur..”
« Son Düzenleme: 29 Mart 2013, 11:46:21 ÖS 23 Gönderen: Maveraî » Logged

Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..
Elemîn
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 281


« Yanıtla #127 : 29 Mart 2013, 03:10:45 ÖS 15 »


Berâ b. Âzib'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Ensar'dan bir adamın cenâzesini defnetmek için çıktık, kabre geldiğimizde kabir henüz kazılmamıştı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- oturunca, biz de onun meclisine saygıdan dolayı sanki başımızda kuş duruyormuşçasına hepimiz hareketsiz bir şekilde onun etrafında oturduk. Elinde bir çubuk vardı ve düşünceli bir şekilde çubuğun bir ucuyla yeri eşeliyordu. Başını kaldırdı ve -iki veya üç defa-: 'Kabir azabından Allah'a sığının, buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: Mümin kul, dünyadan ayrılmak ve âhirete yönelmek üzere olduğunda ona gökten yüzleri sanki güneş gibi olan beyaz yüzlü melekler iner. Yanlarında cennet kefenlerinden ve kokularından vardır. Onun görebileceği yere otururlar. Sonra ölüm meleği gelir, baş tarafına oturur ve şöyle der: Ey güzel ruh, çık ve Rabbinin mağfiretine ve rızâsına gel. Bunun üzerine o ruh, tulumun ağzından damlayan bir damla gibi çıkar ve ölüm meleği onu alır. Ölüm meleği, mü'min kulun ruhunu aldığında, melekler onu göz açıp kapayacak kadar -bir an olsun bile- ölüm meleğinin elinde bırakmazlar. Onu ölüm meleğinin elinden alırlar ve bu kefene koyarlar. O ruhtan, yeryüzünde bulunan en güzel mis kokusu gibi bir koku çıkar. Onu melekler arasından geçirirken: Bu güzel ruh nedir? derler. Dünyadaki en güzel isimlerini söyleyerek: 'Falan oğlu falandır' derler. Dünya semâsına ulaşıncaya kadar çıkarırlar. Melekler onun için kapının açılmasını isterler. Onlara kapı açılır. Bunun üzerine yedinci semâya ulaşıncaya kadar her semâda bulunan Allah'a yakın melekler o ruha eşlik ederler. Nihâyet Allah -azze ve celle- şöyle buyurur: 'Kulumun amel defterini, İlliyyîn'e yazın ve ruhunu yeryüzüne geri gönderin. Çünkü ben, onları ondan (topraktan) yarattım ve yine ona döndüreceğim. Bir defa daha onları (hesaba çekmek üzere) topraktan çıkaracağım.' Bunun üzerine mü'min kulun ruhu bedenine iâde edilir. Ardından iki melek yanına gelip onu oturturlar ve:

Rabbin kimdir? derler.
Mü'min kul: Rabbim Allah'tır, der.
Onlar: Dînin nedir? derler.
Mümin kul: Dînim İslâm'dır, der.
Onlar: Size gönderilen adam hakkında ne dersin? derler.
Mümin kul: O Allah'ın elçisidir, der.
Onlar: Sana bunları bildiren nedir? derler.
Mümin kul: Allah'ın kitabını okudum, ona inandım ve onu tasdik ettim, der.

Bunun üzerine semâdan bir ses gelir:Kulum doğru söyledi.Cennet'ten bir yer döşeyin (makamını hazırlayın), onu cennet elbiselerinden giydirin ve ona cennetten bir kapı açın, der. Bunun üzerine ona cennetin esintisinden ve güzel kokusundan kokular gelir, gözünün görebileceği yere kadar kabri genişletilir. Sonra ona, güzel yüzlü, güzel elbiseli ve güzel kokular içerisinde olan birisi gelir ve seni mutlu edecek şeyle sevin. Bu gün sana va'd olunan gündür, der. Bunun üzerine o: Sen kimsin? Senin o hayırlı yüzün nedir, der. O: Ben, senin sâlih amelinim der. Bunu işitince,Yâ Rabbi! Kıyâmeti çabuk kopar ki, âileme ve malıma kavuşayım, der.

Kâfir kul, dünyadan ayrılmak ve âhirete yönelmek üzere olduğu zaman, yanlarında kaba ve sert elbise olan siyah yüzlü melekler gelir ve onun görebileceği bir yerde otururlar. Sonra ölüm meleği onun yanına gelip başucunda oturur ve ona: Ey pis ruh, haydi çık! Allah'ın öfkesine ve gazabına gel! der. Bunun üzerine ruhu bedenine dağılır ve ıslak yüne dolaşan pıtrağın[1] yünden çekilip çıkarıldığı gibi, ölüm meleği onun ruhunu bedeninden çekip alır (ruhu bedeninden güçlükle ayrılır). Ölüm meleği ruhunu alınca da, melekler onu göz açıp kapayacak kadar -bir an olsun bile- ölüm meleğinin elinde bırakmazlar. Onu ölüm meleğinin elinden alırlar ve kaba ve sert elbisenin içine koyarlar. Ondan yeryüzünde bulunan en pis leş kokusu gibi bir koku çıkar. Onu semâya yükseltirler. Her semâda bulunan meleklerin yanından geçerken onlar: "Bu pis ruh kimindir? derler. Melekler, dünyadaki en kötü ismini söyleyerek: "Falan oğlu falandır, derler. Dünya semâsına gelince, onun için semânın kapılarının açılmasını isterler, fakat ona kapılar açılmaz.

Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu âyeti okudu:"(Öldükleri zaman) onlar (ın ruhların)a gök kapıları açılmaz ve deve, iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremezler. Suçluları işte böyle cezâlandırırız."(A'râf Sûresi: 40)Allah -azze ve celle- şöyle buyurur: "Onun amel defterini Siccîn'e ( en aşağı tabakaya) yazın". Sonra onun ruhu, gökten yere fırlatılıp atılır.

Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu âyeti okudu: "Kim Allah'a ortak koşarsa, sanki o, gökten düşüp de parçalanmış da kendisini kuşlar kapmış veya rüzgâr onu uzak bir yere sürükleyip atmış kimse gibidir." (Hac Sûresi:31).
Ardından ruhu bedenine iâde olunur da (Münker ve Nekir adlı) iki melek ona gelip yanına oturur ve:

Rabbin kimdir? derler.
Kâfir kul: Hah…Hah… Bilmiyorum, der.
Onlar: Dînin nedir? derler.
Kâfir kul: Hah…Hah… Bilmiyorum, der.
Onlar: Size gönderilen adam hakkında ne dersin? derler.
Kâfir kul: Hah…Hah… Bilmiyorum, der.

Bunun üzerine semâdan bir ses: 'Yalan söyledi, ona cehennem'deki yerini hazırlayın ve ona cehennemden bir kapı açın' der. Cehennem ateşinin sıcağından ve sıcak rüzgârından gelir ve kaburgaları birbirine geçecek şekilde kabri ona daraltılır.Çirkin yüzlü, kötü elbiseli ve pis kokulu bir adam ona gelir ve şöyle der: Seni üzecek şeye sevin! Bu gün, va'd olunduğun gündür. Kâfir ruh ona: Sen kimsin? Çirkin yüz kötülük getirdi, der. O da: Ben senin çirkin amelinim, der. Bunun üzerine: Rabbim! Kıyameti koparma, der."

( İmam Ahmed, hadis no: 17803, Ebû Dâvûd, hadis no: 4753, Elbânî "Ahkâmu'l-Cenâiz", sayfa: 156'da "hadis sahihtir" demiştir.)


ALINTI  , KAYNAK :  http://islamqa.info/tr/ref/22203









Logged

Muhammedün beşerun veleyse ke'l-beşeri, Bel hüve yâkûtetün ve'n-nâsü ke'l-haceri
Hêja
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 19


« Yanıtla #128 : 08 Haziran 2013, 04:46:01 ÖÖ 04 »


Allah'ın Rasulü Muhammed: “Allah’a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hakk’ın senin aracılığınla bir tek kişiyi hidayete kavuşturması, senin, kıymetli dünya nimeti olan kırmızı develere sahip olmandan daha hayırlıdır.”
(Buhârî, Fezâilü’l-ashâb 9, Meğâzî 38; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 34)
« Son Düzenleme: 08 Haziran 2013, 05:01:37 ÖÖ 05 Gönderen: Hêja » Logged
Elemîn
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 281


« Yanıtla #129 : 13 Ağustos 2013, 05:36:07 ÖS 17 »




PEYGAMBER EFENDİMİZ  ( SALÂT VE SELÂM ONA OLSUN )  BUYURDULAR Kİ :



‘’ MÜSLÜMAN MÜSLÜMAN’IN KARDEŞİDİR. ONA ZULMETMEZ.
   ONU YARDIMSIZ BIRAKMAZ.  ONU ALÇALTMAZ. ‘’

SONRA ÜÇ DEFA KALBİNE İŞARET EDEREK DEVAM ETTİ :


‘’ TAKVA ŞURADADIR. MÜSLÜMAN’IN KARDEŞİNİ HAKİR  GÖRMESİ KİŞİYE KÖTÜLÜK OLARAK YETER.
   HER MÜSLÜMANIN NAMUSU , KANI  VE ONURU MÜSLÜMAN’A HARAMDIR. ‘’



( MÜSLİM )


Logged

Muhammedün beşerun veleyse ke'l-beşeri, Bel hüve yâkûtetün ve'n-nâsü ke'l-haceri
Elemîn
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 281


« Yanıtla #130 : 10 Eylül 2015, 06:15:43 ÖS 18 »




Ebu Hureyre (r.a.)

Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: "Gelecekte bir takım fitneler olacaktır. Fitne zamanında oturan kişi ayakta durandan; ayakta duran yürüyenden; yürüyen koşandan hayırlıdır. Her kim fitnelerin başına dikilirse fitneler onu yıkar. Her kim fitne zamanı sığınacak bir yer bulursa hemen oraya sığınsın."

Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5136


Not :
Değerli kardeşlerim , Allah (cc) bizleri insan olarak yarattı ve İslâm'la şereflendirdi Elhamdulillah. Sonrasında da bizi türk , kürt v.b. kabilelere ayırdı ki birbirimizi tanıyalım. Bu fitne zamanında ltf herkes sakin olsun , yerinde dursun , birbirini sükûnete davet etsin.Sokaklar boşaltılsın.Halkı sokağa dökecek çağrı ve söylemlere asla ve asla itibar edilmesin. Selam ve dua ile.

 
Logged

Muhammedün beşerun veleyse ke'l-beşeri, Bel hüve yâkûtetün ve'n-nâsü ke'l-haceri
Elemîn
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 281


« Yanıtla #131 : 23 Ekim 2015, 05:13:15 ÖS 17 »




İbn Mes’ûd’ dan rivayet edildiğine göre Peygamber ( s.a.v. ) şöyle demiştir :


Doğruluk iyiliğe , iyilik de cennete götürür. İnsan doğru söyleye söyleye Allah katında 

‘’ sıddîk ( dürüst  ) ‘’ olarak tescillenir.  Yalan söylemek kötülüğe , kötülük de cehenneme götürür.

İnsan yalan söyleye söyleye sonunda Allah katında ‘’ yalancı ‘’ olarak tescillenir.

 

( Buhari , Müslim )   


Logged

Muhammedün beşerun veleyse ke'l-beşeri, Bel hüve yâkûtetün ve'n-nâsü ke'l-haceri
Elemîn
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 281


« Yanıtla #132 : 03 Aralık 2015, 01:13:08 ÖS 13 »





Ebû Ya'lâ Şeddad b.Evs'ten (ra) rivayet edildiğine göre Peygamber (s.a.v. ) şöyle demiştir :


Akıllı insan kendini sorgulayan ve ölüm ötesi için çalışandır.

Âciz insan ise , nefsini çirkin arzularına uyduran ve Allah'tan olmayacak şeyler umandır.


 
( Tirmizî )




Logged

Muhammedün beşerun veleyse ke'l-beşeri, Bel hüve yâkûtetün ve'n-nâsü ke'l-haceri
Sayfa: 1 ... 7 8 [9]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.046 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu