Kadın ve erkek eşit midir????

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > Kadın ve erkek eşit midir????
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > Kadın ve erkek eşit midir????
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Kadın ve erkek eşit midir????  (Okunma Sayısı 5211 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
berfin
Ziyaretçi
« : 29 Temmuz 2007, 11:15:56 ÖS 23 »

karşılaştırmalar fiziki boyutta... psikolojik olarak bir karşılaştırma yaparsak yine eşit olmadıkları ortaya çıkar...

kadınlar daha ince düşünceli.. erkekler daha mantıklı..

kadınlar daha merhametli... erkekler daha katı


bir hocamız erkek kadın eşitliğini savunanlara adalet kavramını         sunmuştu....ve islam kadına yapması gerekenleri erkeğe de yapması gerekenleri söylemiştir.. ve bu eşit edğildir adil değildir demişti... ki nasıl bir erkek için ince işler mesela nakış estetik falan olağan dışıysa bayana da güçle yapılan işler olağan dışıdır.. ve fıtratına aykırıdır.. yapanlar yok mu bu işleri... elbette var.. ama dikkat edin erkek işleriyle çok meşgul olan bayanlar hormonel olarak erkeklere yaklaşırlar ve bayan işleriyle çok meşgul olan erkekler de dişilik hormonunu fazla üretirler... kaynak sormayın... gösteremem.. ama gözlemlenebilen bir gerçektir bu... ve rabbimin bir düzeni vardır...         

Logged
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3020



« Yanıtla #1 : 29 Temmuz 2007, 11:48:38 ÖS 23 »

Kadın ve erkek eşitliği hep tartışılanbir konu.. Tongue

Kadınla erkek aynı bir çift ayakkabıya benzer..ikisi de ayakkabıdır ama biri sağa giyilen ayakkabı biri sola giyilen ayakkabı...yerlerini değiştirirsen asla birbirlerinin yerini tutmaz...ama dedik ya ikisi de ayakkabıdır....bu anlamda kadın erkek fıtratını ve sorumluluk ve görevlerindeki ince ayrıntıyı kavramalıyız...

vesselam...
Logged
bbetull
bbetull
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1591



« Yanıtla #2 : 30 Temmuz 2007, 12:24:30 ÖS 12 »

Farklı iki şeyin eşitliği söz konusu değildir.Erkek ve kadın yaratılış olarak çok farklılardır.Böyle bir durumda eşitlikten nasıl söz edilebilir ki?
Zevc arapçada ayakkabı yada terliğin öteki demektir.Kadın ve erkeke arasında ki benzerlikte böyledir fakat asla eşit değillerdir.
Logged
Aysegul
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3127



WWW
« Yanıtla #3 : 30 Temmuz 2007, 12:38:03 ÖS 12 »

Eşit değillerdir, evet.

Berfinin yazdıkları eskiden okuduğum bir yazıyı aklıma getirdi.
İnşAllah (C.C) bulabilirsem, aktarırım.

Alıntı
kadınlar daha ince düşünceli.. erkekler daha mantıklı..

kadınlar daha merhametli... erkekler daha katı
Logged
Aysegul
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3127



WWW
« Yanıtla #4 : 31 Temmuz 2007, 09:35:00 ÖÖ 09 »

Alıntı
kadınlar daha ince düşünceli.. erkekler daha mantıklı..

kadınlar daha merhametli... erkekler daha katı

çok iyi bildiğiniz gibi günlerden birgün,nasreddin hoca iğnesini kaybeder.iğnesini evin avlusunda aramaya başlar.fakat onca zaman aramasına rağmen iğneyi bulunamaz.komşusu iğneyi nerede düşürdüğünü sorar.hoca kendinden emin cevap verir:''ahırda''hayretler içinde kalan komşusu''ahırda kaybettiğini ahırda aramalısın '' der.nasreddin hoca cevap verir:''ama avlu daha aydınlık!!''

nasreddin hoca fıkralarının ilk bakışta sadece komik görünen,ama temelde derin bi anlama işaret eden paradoksal mesajları vardır.

kaybettiğiniz şeyi nerde arasınız?elbette bulmak için,değilmi?bulunca onu aramaktan vazgeçersiniz.böylece arayışınız biter.peki ya size arama eyleminin kendisi güzel ve anlamlı geliyorsa?yani,bizzat arama eyleminin kendisi aradığınız şeyse?işte,nasreddin hocanında fısıldadığı bu:''iğneyi aramıyorum ki onu düşürdüğüm yere bakıyım.benim için önemi olan aydınlıkta olmak,ışıkta kalmak.bu yüzden avluda arıyorum.'' onun önce ve öncelikle aradığı iğne değil,ışıktır.ve avluda yeterince ışık vardır!

Birgün mürid mürşidine sorar’’gün doğmadan önce kıldığımız namazın güneşin doğmasına bir faydası oluyormu?mürşidin cevabı hayır olur.namazın faydası güneşe değil sanadır,namaz sayesinde gün doğarken uyanık kalıyorsun ya!.

Bilgelik farklı dillerde de olsa,aynı şeyi fısıldıyor bize.nasreddin hocanın aradığı ‘’ışık’’ ile mürdin her namaz sonrası farkına varmadan tanık olduğu ‘’ışık’’ aynıdır.sonuç kadar sonuca giden yolda yaşadıklarımız da önemlidir.

Kadınların ve erkekelrin iletişim farklılıklarınıda bu misaller eşliğinde anlayabiliriz.

erkekler;
iğneyi bulmak için konuşurlar.yani onlar için önemli olan,eylemin kendisi değil,eylemin sonucudur.konuşurlar çünkü bilgi aktarmak isterler.konuşurlar çünkü bilgi toplamak isterler.konuşarak aradıkları şey bilgidir.

Kadınlar da;
iğneyi bulmak için konuştukları olur.ancak,kadınlar çoğunlukla,hemcinsleri olmayan nasreddin hoca gibi iğneyi aramayı bahane edip,avluda ve aydınlıkta kalmayı tercih ederler.

Kadınlar
konuşurlar çünkü ne söylemek istediklerini konuşarak bulurlar.yani sesli düşünürler.

erkekler ise,
söylemek istediklerini bulmak için susmayı yeğlerler.

Kadınlar
konuşurlar çünkü üzüntü ve kederlerini konuşarak hafifletirler.bu durumda bir şey iletmek istedikleri yoktur.sadece konuşmak için konuşurlar.

erkekler ise
üzülünce susarlar,ağızlarını bıçak açmaz,taş duvara dönüşürler.erkekler bu konuda mürid kadar cahildirler.onlara göre namaz güneşin doğmasına katkıda bulunmak için kılınıyor olmalıdır.

fakat kadınlar
sözcükleri uyanık kalmak için kullanırlar.sözcüklerinin anlamlarının peşinde değillerdir,sözcüklere eşlik eden ışığın peşindelerdir.yani avluda kalmak isterler…

Kadınlar
konuşurlar çünkü yakınlık kurmak isterler.kadınlar için sözcükler bir başkasının ruhuna uzattıkları küçük halatlardır.sözcüklerin içeriği değildir önemli olan,sözcüklere tutunabilmektir.

oysa erkekler
yakınlık kurmak istediklerinde sözcükleri değil,suskunlukları kullanırlar.onlar için sözcüklerin anlamlarından öte bir amacı yoktur.

kadınlar için ise
içinde hiç iğne bulunmasada avlunun aydınlık olması önemlidir.

Kadınlar konuşurlar,
çünki duygularını paylaşmak isterler.kadınlar için sözcükler iç dünyalarının kuytularına sarkıttıkları kovalar gibidir.önemli olan kovanın varlığıdır,kovada ne olduğu değildir.

erkekler ise
duygusal yakınlığa ihtiyatla bakarlar,iç dünyalarına dönmek istediklerinde susarlar,üzerlerine gelinmesin isterler.

Özetlemeye çalıştığım gibi,
erkekler ve kadınlar sadece bilgi alıp vermek için konuşma konusunda mutabıktırlar.konuşmanın diğer amaçları kadınlara özgüdür.kadınların diğer konuşma amaçlarında erkelere düşen ise sessizlik ve suskunluktur.işte bu yüzden erkekler suskun kalmayı ve suskun kalınmasını yeğledikleri özel durumlarda kadınlara dinleyici olmayı beceremiyorlar.yine bu yüzden,kendilerinin konuşmayı ve konuşulmayı yeğledikleri özel durumlarda erkeklere suskun kalmayı ve beklemeyi beceremiyorlar.sorunların çoğuda bu karşılıklı beceriksizlikten kaynaklanıyor.

Bilmem anlatabildim mi?

Kadınların en çok istediği şey sözdür.her erkeğin iki dudağı arasında olan sözü ister.konuşulsun isterler kendileriyle,konuşmaları dinlensin isterler…


Dr. Senai Demirci


Logged
LaEdri
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1004



WWW
« Yanıtla #5 : 31 Temmuz 2007, 11:06:33 ÖÖ 11 »

Harika bir yazı Ayşegülüm...Paylaşımın için Allah razı olsun...Ders çıkaracağım çok şey varmış daha Huh?
Logged
berfin
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 31 Temmuz 2007, 01:00:25 ÖS 13 »

Alıntı
Kadınların en çok istediği şey sözdür.her erkeğin iki dudağı arasında olan sözü ister.konuşulsun isterler kendileriyle,konuşmaları dinlensin isterler…


anlaşılmak güzel.... Wink
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5127



WWW
« Yanıtla #7 : 05 Eylül 2007, 07:54:35 ÖS 19 »

Alıntı
berfin
bir hocamız erkek kadın eşitliğini savunanlara adalet kavramını sunmuştu....ve islam kadına yapması gerekenleri erkeğe de yapması gerekenleri söylemiştir.. ve bu eşit edğildir adil değildir demişti..

burada önemli olan nokta eşitlik ve adalet kavramlarının arasındaki farkı kavramaktadır.
evet eşitlik olmayabilir ama adalet olmalıdır. alttaki güzel ifadeler de eşitliğin olamayacağını ama adaletin olabileceğini çok güzel vurgulamış


Alıntı
TaLiA
Kadınla erkek aynı bir çift ayakkabıya benzer..ikisi de ayakkabıdır ama biri sağa giyilen ayakkabı biri sola giyilen ayakkabı...yerlerini değiştirirsen asla birbirlerinin yerini tutmaz...ama dedik ya ikisi de ayakkabıdır....bu anlamda kadın erkek fıtratını ve sorumluluk ve görevlerindeki ince ayrıntıyı kavramalıyız...

farklı fıtratta yaratılan şeyleri birbirine eşitlemeye çalışmak fıtratı bozmaktır bu da zulümdür.
allahın kendine has özellik ile yarattığı şeyi o özelliğinde kullanmama başka özelliklere zorlama da adalet değil zulümdür.
ayakkabıyı ters giyersen eşit ve adil olmadığını görürsün. ayakkabıyı uygun giyersen yine ayakkabılar birbirine eşit değildir ama adil olursun..

kulluk alanında eşitlik vardır. ama dünya yaşamı ve fıtrat konusunda kadın erkek farklıdır.
ki bu da birbirini tamamlayan farklılıklardır yoksa zaafiyetler noksanlıklar anlamında farklılık değildir.
biri olmadan diğeri hep yarım kalan bir yaratılış...


Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.062 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu