HaZıR CeVaPLaR

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GENEL (Bilgi Platformu) > Gönül Muhabbet ister... (Moderatör: Yonetim) > HaZıR CeVaPLaR
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GENEL (Bilgi Platformu) > Gönül Muhabbet ister... (Moderatör: Yonetim) > HaZıR CeVaPLaR
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: HaZıR CeVaPLaR  (Okunma Sayısı 17185 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3020



« : 10 Nisan 2008, 05:25:58 ÖS 17 »

SANATKÂR

Kendisi de bir hattat olan Osmanlı Sultanı II. Mustafa, sanatkârı sever ve korurdu. Hat sanatını ve bu arada ustası hattat Hafız Osman’ı da çok severdi. Hafız Osman ile bir gün çalışırlarken, Padişah onun hokkasını tutarak dedi ki:

“Bir Hafız Osman daha yetişmez..”

Hafız Osman ise bu iltifata, sanatkârane bir incelikle şöyle cevap verdi:

“Hocasının hokkasını tutan sultanlar geldikçe, nice Hafız Osmanlar yetişir hünkârım...”


İNCE ELEMEK

İmam Buhari, hadisi şerif konusunda ince eler sık dokurdu. Dinin emirlerine uymayan, edeplerini gözetmeyen ve ahlâk zaafları olan kimselerin rivayet ettiği hadisleri de almazdı. Bir keresinde, hafızası kuvvetli ve ilmi sıhhatli olan bir raviden neden hadis almadığı sorulduğunda şöyle cevap verdi:

“Onun, kaçan devesini boş yem torbasıyla aldatarak yakaladığını gördüm!..”


KRALIN CEVABI


İngiliz kralı VI. George tahta çıktığında, binbaşı Mac Leod bir İskoçya şehrinin tebriklerini ilettikten sonra dedi ki:

“Güneş yeryüzünü aydınlattığı sürece, majestelerinin tahtta olmasını dileriz.”

Bu şakşakçı lafından sonra kral gülümseyip dedi ki:

“Ya benden sonrakiler ne olacak?.. Onlar mum ışığında mı hükmedecekler.”


BAKALIM

Bir asilzade asker savaşta bir kolunu yitirir. Bir süre sonra Kral Louis ile görüştüğünde, kendisine ilgisini esirgememesini rica eder.

Kral:

“Bakalım, düşünelim!..” diye cevap verince, krala şunları söylemekten kendisini alamaz:

“Eğer ben de o günlerde, sizin düşmanlarınıza karşı ‘bakalım, düşünelim’ deseydim, bugün kolum yerinde olurdu.”
Logged
serzeniş_
zemheri
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 597


"Kurşuna sitemdir hislerim Ağlıyor Ellerim!"


WWW
« Yanıtla #1 : 10 Nisan 2008, 08:30:51 ÖS 20 »

ozamanın herşeyi kaliteli olduğu gibi cevaplarıda bir kaliteliymiş talia ablam...herşeyin kalitelisi olmak adına...
Logged
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3020



« Yanıtla #2 : 11 Nisan 2008, 03:44:00 ÖS 15 »

GÜZEL AHLÂK

Abdullah b. Mübarek'e (r.a.) sordular:
"Güzel ahlâkı, bir cümle ile anlatır mısın?"
O da, tek kelime ile cevap verdi:
"Kızmamaktır."



FAKİR-ZENGİN

Yahya bin Muaz’a "fakirlik ve zenginlik nasıl bir imtihan sebebidir?" diye sorarlar. Şöyle cevap verir:
"Kıyamet gününde fakirlik ve zenginlik tartılmayacak; fakirliğe ne kadar sabredilmiş, zenginliğe ne kadar şükredilmiş ise o hesap edilecektir. Mesele çok fakir veya çok zengin olmak değil; çok sabretmek ya da çok şükretmektir. Şükrün özü özeti de namazdır."



BİLGİ

Hz. Ali’ye sormuşlar:
"Ya Ali, bildiklerinizden neden kimseye bir şey söylemiyorsunuz?"
Şu cevabı vermiş:
"Lâyık olanı bulduğumda ona anlatıyorum."



NE TARAFA DÖNMELİ?

Bir adam İmam-ı Âzam’a gelerek sordu:
"Yıkanmak için nehre girdiğimde kıbleye mi yöneleyim, başka yöne mi?"
İmamı zam tebessüm ederek cevap verdi:
"Çıkınca elbisesiz kalmak istemiyorsan, elbiselerinin olduğu yöne dön."
Logged
pambuli
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 11 Nisan 2008, 03:51:39 ÖS 15 »

çokk güzeelll.. TaLiA yüreğine sağlık..   Wink
Logged
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3020



« Yanıtla #4 : 13 Nisan 2008, 06:36:09 ÖS 18 »

EN AKILLI OLAN


“En akıllı kimdir?” diye soruyorlar Hz. Peygamber’e (asm).
Şöyle buyurur:
“En akıllınız, Allah’tan en çok korkanınız, emir ve yasaklarına uyanınızdır.”

RUH NEREYE GİDER?

İbni Abbas’a soruyorlar:
“Ölünce ruhlar nereye gider?”
Cevap verir:
“Mum söndüğünde ışığı nereye gider?”


GÜNAHA MEYLETMEK

Mehmet Zahid Koktu mutasavvıf ve arif bir kimseydi. O yaşayışıyla ve konuşmaklarıyla insanları kendine çekerdi. Zeyrek’te otururdu. Sevenleri akın akın ziyaretine gider, sohbetini dinlerdi.
Bir gün birisi sordu:
“Hocam ben zikrimi artırdıkça günahlara meylim de artıyor.”
Şu cevabı verdiler:
“Bir cisim havada ne kadar çok hızla giderse atmosfer de ona o hızla karşı koyar. Sen zikrine, ibadetine devam ettikçe elbette şeytan seninle uğraşacak. İbadetine devam edersen bu hal senden kalkacak. Daha güzel şeylere ulaşacaksın.”


OMLET

George Orwell, bir komünizm sempatizanıyla Stalin’in baskı rejimini tartışmaktadır. Sempatizan der:
“Ama yumurtaları kırmadan omlet yapamazsınız ki.”
George Orwell cevap verir:
“Peki ama omlet nerede?”


YORGAN

Bir adam arkadaşının evine gece yarısı misafir gider. Kış mevsimi olduğundan gece yatakta titremektedir. O sırada konağın harem kısmından ney sesi duyulmaktadır. Misafir duvarına vurarak, ev sahibine:
“Ne yapıyorsunuz?” diye sorar.
Ev sahibi cevap verir:
“İsfahan peşrevini çıkarmaya çalışıyorum.”
Misafir bunu duyunca dayanamaz ve şöyle bağırır: “Aman efendim bırakın İsfahan peşrevini de bana bir yorgan çıkarınız.”
Logged
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3020



« Yanıtla #5 : 16 Nisan 2008, 07:29:14 ÖS 19 »

Elmalılı Hamdi Yazır'a:

- Allah dilediğine hidayet verebilir mi? Diye sormuşlar.
- Evet, verebilirdi demiş.
- O halde niçin vermemiş? dediklerinde ise şunları söylemiş:
- Vermediğine göre dilememiş, demektir.



Mehmet Akif Ersoy'a:


bir toplantıda bir genç m.akif'i küçük düşürmek için;
-afedersiniz siz veterinersiniz değil mi ? diye sorar.
-M.akif hiç istifini bozmadan

-hayırdır,bir yeriniz mi ağırıyor , demiş.


Serdengeçti'ye sormuşlar:

- Konuşmalarında "Allah" kelimesini neden bu kadar çok kullanıyorsun?
- Serdengeçti, kendisinden beklenen cevabı vermekte gecikmemiş:

- Allah Allah yahu, hiç haberim yoktu.

Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy'e geçerken yanına biri yaklaşıp:

- Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik.
Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:

- Ne diye vapura bindin ki, cevabını vermiş. Yüzerek geçsene karşıya.

Kadıköy Camiinde vaaz vermekte olan O. Demirci Hocaya:

- Hocam, diye sormuşlar. At nalını evimizin kapısına asarsak uğur getirir mi?
Demirci hoca:
- Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. Onlardan her atta dört tane var ama, bütün gün kamçı yiyip duruyorlar.
Logged
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3020



« Yanıtla #6 : 23 Nisan 2008, 07:25:10 ÖS 19 »

DALKAVUK

Sokrat, asla hoşlanmadığı dalkavuk türü adamlardan biriyle konuştuktan sonra:

“Söylediğim bu kadar şeyden hiç olmazsa birine itiraz et be kardeşim,” demiş. “Böylelikle iki kişi olduğumuzu anlayayım.”


ŞEYTANA KIZIYORUM



Fudayl bin İyaz, kendisine:

“Falanca senin haysiyetinle oynuyor,” denildiği zaman:

“Vallahi, ben, bunu sana emreden şeytana kızıyorum,” der ve sonra ilâve edermiş:

“Allahım, eğer o kulun doğru söylüyorsa, beni affet; yalan söylüyorsa onu affet.”


HOCA NASİHATİ


Prof. Dr. Süheyl Ünver, birgün hocası Prof. Dr. Âkil Muhtar Özden’e:

“Biz sizin yarınız kadar olsak” demiş. Hocası kızmış ve şunu demiş:

“Süheyl! Sen benim yarım, senin taleben de senin yarın olursa, sonra ortada birşey kalmaz. Sen beni geçmelisin...”
Logged
vervo
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 921



« Yanıtla #7 : 23 Nisan 2008, 07:37:34 ÖS 19 »


Mehmet Akif Ersoy'a:

bir toplantıda bir genç m.akif'i küçük düşürmek için;
-afedersiniz siz veterinersiniz değil mi ? diye sorar.
-M.akif hiç istifini bozmadan

-hayırdır,bir yeriniz mi ağırıyor , demiş.


İstiklal marşı güzel okuma yarışmasına zorunlu olarak katılmştm...
belgeseli izledik orda geçmişti ama daha farklı tabii,
Sonra bende merak edip hocama sordm
Hocam TaliA ablamın yazdığı gibi anlattı
İçim öyle bi hoş olduki ...
Cevabı alanda çoktan haketmişti tabii Smiley

Hepsi de tam yerinde cevaplar...
Teşekkürler...
Logged

Cafcaf İstanbul Temsilcisi
SuVaRi
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 23 Nisan 2008, 11:15:28 ÖS 23 »

bunları ezberlemem gerek  Cheesy
Logged
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3020



« Yanıtla #9 : 09 Mayıs 2008, 05:47:35 ÖS 17 »

SIR SAKLAMAK

Yavuz Sultan Selim de diğer padişahlar gibi, devlet sırrı olarak, sefer hazırlıklarını gizli tutarmış. Bir keresinde, vezirlerinden birisi ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi öğrenmek isteyince, Yavuz Selim ona:

“Sen sır saklamasını bilir misin?” diye sormuş.

Vezir, padişahtan sırrı öğreneceği ümidiyle hemen:

“Evet Hünkârım, bilirim!..” diye karşılık vermiş.

Yavuz Selim de bu cevap üzerine demiş ki:

“Ben de bilirim!..”


NE ALACAKMIŞ?

Çok şişman olan Yahya Kemâl, bir yokuşun sonundaki bir lokantanın önünde dinlenirken, içeriden çıkan garson:

“Buyrun efendim,” diye atılmış, “ne alırdınız?”

Yahya Kemal, tebessüm ederek:

“Evlât,” demiş, “Müsaade edersen biraz nefes alacağım.”


PATATES

Şair Lilienron, atalarıyla çok fazla övünen birisine der ki:

“Siz bana patatesi hatırlatıyorsunuz.”

Adam bu sözleri anlamayıp izah isteyince şair açıklamış:

“Çünkü onun da en iyi tarafı toprağın altındadır…”


AKLIN GEREĞİ

Ebu Hanife Hazretleri, üzerine doğru gelmekte olan bir hayvana yol vererek kenara çekildiğinde, yanındakiler şaşırarak, neden böyle yaptığını sorarlar. Ebu Hanife cevap verir:

“Onun boynuzları var; benim ise aklım…”


TAHTADAN BAŞKA


Aziz Mahmud Hüdayi, kayıkla boğazı geçerlerken, “Efendim, ölümle aramızda şu tahtadan başka bir şey yok!..” diyen öğrencisine şu cevabı vermiş:

“Evlâdım, karada o da yok!..”


ÇARE

Çok israf eden birisi, Sokrat’a gelip, hiç parası kalmadığından dert yanmış. Sokrat adama şu cevabı vermiş:

“Masraflarınızı kısarak, kendinizden borç alın…”
Logged
SuVaRi
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : 09 Mayıs 2008, 05:52:41 ÖS 17 »



NE ALACAKMIŞ?

Çok şişman olan Yahya Kemâl, bir yokuşun sonundaki bir lokantanın önünde dinlenirken, içeriden çıkan garson:

“Buyrun efendim,” diye atılmış, “ne alırdınız?”

Yahya Kemal, tebessüm ederek:

“Evlât,” demiş, “Müsaade edersen biraz nefes alacağım.”



Smiley
tşkler talia..
Logged
leylifer
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 148



« Yanıtla #11 : 09 Mayıs 2008, 05:55:44 ÖS 17 »

Ögrenci;
-Hocam,diye sormus.Insan,maymunun gelismis seklidir''diyorlar.Ne dersiniz? Seyid Ahmet Arvasi cevap vermis.
-O mantiga göre çinar agaci da maydanozun gelismis seklidir.





Din ögretmeni Hz. Ademden bahsederken modern bir aileye sahip ögrencilerden birisi "hocam babam bizim atalarimizin maymunlar oldugunu ve soyumuzun onlardan geldigini söylüyor" diyince ögretmen sakince sunu söyler ;Ailevi sorunlariniz bizi ilgilendirmez evladim




Üstad Necip Fazil Kisakürek bir gün konferans verirken salonda bulunanlardan birisi kürsüye salatalik firlatir. Salataligi eline alan Necip Fazil salondakilere dönerek:
"- Birisi kimligini göndermis, kiminse gelsin alsin" der.





Dünya nimetlerine önem vermeyen yasayis ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliginden baska hiçbir seyi olmayan kibirli bir adamla karsilasir. Ikisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek olanaksizdir. Magrur zengin, filozofa:
-Ben bir serserinin önünde kenara çekilmem.
Bunun üzerine Diyojen kenara çekilerek,gayet sakin su karsiligi verir:
-Ben çekilirim.






Kulaklarinin büyüklügü ile ünlü Galile'ye hasimlarindan biri:
-Efendim,kulaklariniz bir insan için büyük degil mi?
Galile cevaplamis:
-Dogru,benim kulaklarim bir insan için büyük ama,seninkiler bir esek için fazla küçük sayilmaz mi?






Sokrat ölüme mahkum edildiginde esi:
-Haksiz yere öldürülüyorsun diye aglamaya baslayinca,
Sokrat:
-Ne yani, bir de hakli yere mi öldürülseydim?.




Logged

Sesini değil, sözünü yükselt.. Yağmurlardır büyüten zambakları , gök gürültüsü değil.
leylifer
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 148



« Yanıtla #12 : 09 Mayıs 2008, 06:00:20 ÖS 18 »

Dostlarindan biri, Fransiz krali 15. Lui' ye:
Majesteleri, demis. Akil vergisi almayi hiç
düsündünüz mü? Hiç kimse budalaligi kabul
etmeyecegine göre,
herkes böyle bir vergiyi seve seve öder.
Kral, alayli alayli gülerek:
Hakikatten enteresan bir fikir, cevabini vermis. Bu
bulusunuza
karsilik, sizi akil vergisinden muaf tutuyorum.






Ögretmen ögrencilerine sormus:-

Allah hepimizin cennete gitmesini istedigi haldeniye cehenneme gönderiyor.

Çocugun birisi ögretmenin sorusuna soruyla cevap veriyor:

-Ögretmenim siz bizim 5 almamizi istediginiz halde niye sinav yapiyorsunuz?







SIPA
Köylü, yeni dogan bir sipayi kucagina almis evine dönerken, iki ortaokul ögrencisi kendisine takilir ve:
* Hayrola amca, derler. Oglunu nereye götürüyorsun böyle?
Adam, kendine yapilan bu terbiyesizlige aldirmamis görünerek cevap verir:
* Gittiginiz okula kaydini yaptiracagim.







YAMA
Incili Çavus, Osmanli elçisi olarak Fransa Kralina gönderildiginde, elbiselerinin bazi yerlerinde yama varmis. Kral, bunlari görünce dayanamayip:
* Bana senden baska gönderecek adam bulamadilar mi? diye sorunca,
Incili Çavus:
* Osmanlilar, adama göre adam gönderirler,cevabini vermis.
Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.






MEZAR
Amerikali isadami, Çinliyle alay ederek sormus:
* Mezarlariniza koydugunuz pirinçleri, ölüleriniz ne zaman yiyecek?
* Çinli, basini kaldirmadan cevap vermis:
* Sizin ölüleriniz, koydugunuz çiçekleri kokladigi zaman.







Logged

Sesini değil, sözünü yükselt.. Yağmurlardır büyüten zambakları , gök gürültüsü değil.
huban
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 33


« Yanıtla #13 : 20 Mayıs 2008, 04:02:16 ÖS 16 »

DÜSÜNDÜREN CEVAPLAR

LÂF
Lâfı uzatanlara ne yapmak lâzım diye Farabî'ye sormuşlar, şöyle
demiş:
Uzun konuşanı kısa dinlemeli.

EDEPSIZ
Cenap Sehabeddin'e:
* Su edepsize neden bir tokat vurmadın? dediklerinde,
su cevabi
vermiş:
* Eldivenim yoktu, iğrendim.

ELBISE
İngiltere Kralı George ile görüştüğü sırada, Gandi'nin
üzerinde
her
zamanki gibi beyaz örtüsü vardır. Davetten çıkınca bir
gazeteci
sorar:

* Kiyafetiniz, bir kralla bulusmak için yeterli miydi?
Gandi, hiç aldirmadan cevap verir:
* Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi.

SIIR
Bir semsiye tamircisi, yazmis olduğu siirlerini
incelemesi için
Sekspir'e gönderdiginde, ünlü yazarin cevabi su olur:
* Dostum, siz semsiye yapin, hep semsiye yapin, sadece
semsiye
yapin...

SIPA
Köylü, yeni dogan bir sipayi! kucagina almis evine
dönerken, iki
ortaokul ögrencisi kendisine takilir ve:
* Hayrola amca, derler. Oglunu nereye götürüyorsun
böyle?=BR>Adam, kendine yapilan bu terbiyesizlige aldirmamis
görünerek
cevap
verir:
* Gittiginiz okula kaydin= yaptiracagim.

VAPUR
Necip Fazil Kisakürek vapurla Karaköy'e geçerken,
yanina biri
yaklasip:
* Üstad, diye sormus. Peygambe=lere ne diye gerek
duyuldu, biz
kendimiz yolumuzu bulabilirdik .
Necip Faz=l, okudugu kitaptan basini kaldirmadan:
* Ne diye vapura bindin ki, cevabin= vermis. Yüzerek
geçsene
karsiya.

KULAK
Kulaklarinin büyüklügü ile ünlü olan Galile'ye
hasimlarindan
biri:
* Üstad, demis.Kulaklariniz bir insan için biraz
büyük degil mi?
Galile:
*dogru, demis. Benim kulaklarim bir insan için biraz
büyük ama,
seninkiler de bir esek için fazla küçük sayilmaz mi?

.


MEZAR

TARIF
Ekrem Hakki Ayverdi, sık sık "nasilsiniz?" diye soran
bir
arkadasina:
* Uzun boylu, mavi gözlü, cevabini verirmis.

NAPOLYON
Vaktiyle Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon
Bonapart'i bir
muharebede tenkide kalkisip parmagini harita üzerinde
gezdirerek:
* Önce surasini almaliydiniz, sonra buradan  geçerek
ötesini
zaptetmeliydiniz, gibi fikirler yürütmeye baslayinca,
Napolyon:!
* Evet demis, onlar parmakla alinabilseydi dedigin
gibi yapardim.


BAYTAR
Bir toplantida, zamane gençlerinden biri güya M.
Âkif'i küçük
düsürmeye çaLisip:
* Afedersiniz, siz baytar misiniz? demis.
M. Âkif hiç istifini bozmadan su cevabi vermis:
* Evet, bir yeriniz mi agriyordu?

YARIS
Bir iht=yar, yaslandigi için kendini yormamasini ve
istirahat
etmesini isteyenle=e su cevabi vermis:
* Eger bir yarisa katilmis olsaydiniz, hedefinize
yaklastiginizda
yavaslar miydiniz?
YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL,=YA DA GÖRÜNME !    Smiley)... )

Logged
serzeniş_
zemheri
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 597


"Kurşuna sitemdir hislerim Ağlıyor Ellerim!"


WWW
« Yanıtla #14 : 15 Temmuz 2008, 11:02:49 ÖS 23 »

1. Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen,
bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır.
İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir.
Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:
- `Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem` der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:
- `Ben çekilirim.`

2. Bir toplantıda, bir genç Mehmet Akif` i küçük düşürmek ister:
- `Afedersiniz, siz veteriner misiniz?`
Mehmet Akif hiç istifini bozmadan şöyle yanıtlamış:
- `Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?`

3. Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş.
Bir gün eşi Sokrates`e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş.
Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrat, gayet sakin:
- `Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum` demiş.

4. Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sık sık birbirlerini iğnelermiş. Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine,
Churchill`i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş:
- `Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa.` Churchill, hemen cevap göndermiş:
- `Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu seyretmeye gelemeyeceğim.
İkinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece de oynarsa.`

5. Bir gün Eflatun,
talebelerinden birini kumar oynarken yakalamış ve şiddetle azarlamış. Talebesi: - `İyi ama ben çok az bir paraya oynuyordum` diye itiraz edecek olunca Eflatun cevap vermiş:
- `Ben seni kaybettiğin para icin değil, kaybettiğin zaman için azarlıyorum.`

6. Meşhur bir filozofa:
- `Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?` diye sorulduğunda: - `Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan` demiş.

7. Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile` ye hasımlarından biri: - `Efendim` demiş, `Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük degil mi?`
Galile: - `Doğru` demiş, `Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?`

8. Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış.
Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: - `Sen sır saklamayı bilir misin?` diye sormuş. Vezir:
- `Evet hünkarım, bilirim` dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış: - `İyi, ben de bilirim.`

9..Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu türleri incelemesi için Sheaksper'a gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur:
Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın..

10 .Dostlarında biri,
Fransız kralı 15. Lui' ye:Majesteleri, demiş.
Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü?Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre,
herkes böyle bir vergiyi seve seve öder.
Kral, alaylı alaylı gülerek:Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık,sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.

 11.Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zapdetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca,
Napolyon:Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.

12.İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında: Bu bana iyi bir ders oldu!!

13.Sultan Alparslan 27 bin askeriyle Bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:
300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
Biz de onlara yaklaşıyoruz.

14.Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanır mısınız?Filozof : Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım

15.Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:
Haksız yere öldürülüyorsun,
diye ağlamaya başlayınca, Sokrat:
Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim!
Logged
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.202 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu