ALLAHIN RUHUNDAN ÜFLEMESİ

(1/5) > >>

abdulhamit:
Cenabı Allah yalnız insanlara değil, bütün yarattığı canlılara kendi hayatından hayat, kendi canından canlılık vermiştir.Ruhundan üflemesi  hayat vermesi anlamındadır.Üflemeyi nefes alma ve nefes vermedeki özelliğe benzetebiliriz.Solunumu duran bir kimseyi Allahın izni ile tekrar soluk almaya hayat belirtisi olan nefes alma duruma getirmek için yapılan suni teneffüs de üflemedir. Hayattan hayat verme, candan can verme anlamındadır.hayatta iken İnsan son nefesini verdiğinde artık canlılığı sona ermiş ve ölümle buluşmuştur. Artık onun son nefes verişi ile ruhu bedeninden çıkar.Artık onun  bu son nefes verişi onun  bir canlı değil, cansız ve ölü durumudur. Sura üfleme de aynı durum değil midir.Ben bu duruma benzetiyorum ki, Mahlukatın son nefes verişidir bu.
Tüm Mahlukatın sura üfürülmesi topyekün bir son nefes veriş, hayattan son bir üfleme ve tüm canlılığın ölümü.
İkinci bir sura üfleyiş ise tüm mahlukatın yeniden nefes alışı, yeniden dirilmesi anlamındadır.

Gökleri ve yeri hak olarak yaratan da O'dur. "Ol!" dediği gün, hemen oluverir. Sözü haktır O'nun. sûra üfleneceği gün de mülk ve yönetim O'nundur. Âlim'dir, görünmeyeni de görüneni de bilen O'dur. O'dur Hakîm, O'dur Habîr. (En am 73)


O gün onları bırakmışızdır, birbirleri içinde dalgalanırlar. sûra da üflenmiştir; hepsini bir araya toplamışızdır. (Kehf 99)


O gün sûra üfrülür ve günahkârları o gün gözleri gömgök bir halde haşrederiz. (Taha 102)


Sûra üfürüldüğünde, aralarında artık soy-sop/şuna-buna mensup olmalar söz konusu edilemez. Birbirlerini soruşturamazlar da. (Muminun 101)
Sûra üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği dışında herkes, göklerdekiler, yerdekiler dehşet içinde kalacaktır. Hepsi boynunu bükmüş bir halde O'nun huzuruna gelir. (Neml 87)


Sûra üfürülmüştür! Bak, işte kabirlerden, Rablerine doğru akın akın gidiyorlar. (Yasin 51)

Ve sûra üflendi. İşte bu, geleceği vaat edilen gündür. (Kaf 20)

Sûra bir üfleyişle üflendiğinde. (Hakka 13)

Sûra üfürüldüğü gün, bölükler halinde geleceksiniz. (Nebe 18)

Burada üflemek tabiri HAYAT sistemini, harekete geçirmek veya işler hale getirmek demektir. 

Görüldüğü üzere Üflemek tabiri tamamen mecazi bir kavramdır.

 Dikkat edilirse, Hayat verirken üflemek kavramı var ve hayat alırken de üflemek kavramı var.

 İnsan yaratılırken Allah Ruhundan üflüyor, insanın ve evrenimizin canını alırken de üflüyor.

 ama her ikisinde de Allah’tan kopup ayrılan ve başka birisine nakledilen bir parça sözkonusu değil. Her iki durumda da Hayat sistemini harekete geçirme veya sona erdirme  gerçeği var.


Şimdi de “üflemek” teriminin geçtiği başka iki ayete bakalım. Bu iki ayette Hz. İsa çamurdan kuş benzeri bir şey yapıyor. Ve ona üflüyor. O çamurdan yapılmış nesne birden canlanıyor ve kuş oluveriyor.

Onu, Beniisrail’e şöyle konuşan bir resul yapacak: “Şu bir gerçek ki, ben size Rabbinizden bir mucize getirdim: Ben, çamurdan, kuş görünümünde birşey yapar, ona üflerim de Allah’ın izniyle kuş oluverir... (Ali İmran 49)

Hani, Allah şöyle demişti: "Ey Meryem'in oğlu İsa! Senin ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Seni Ruhulkudüs'le desteklemiştim, beşikte iken ve erginlik çağında insanlarla konuşuyordun. Sana Kitap'ı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş görünümünde bir şey yaratıyor, içine üflüyordun da o benim iznimle kuş oluyordu…. (Maide 110)

Bu iki ayette de aynı gerçeği görüyoruz. Hz. İsa çamurdan yapmış olduğu o kuş görünümlü birşeye  kendisinden bir parça ilave edip, nakltmiyor. Sadece Allah’ın izniyle onun canlanması için hayat düğmesine basıyor. Böylece çamur kuş olarak hayat buluyor.

O halde nasıl ki,Sur mekanizmasını işler hale getirmede nasıl üflemek terimi kullanılmışsa burada da üflemek terimi kullanılmış. Demek ki üflemek ile kastedilen şey bir birimin Canlanması, Hayat Bulması,  Hayat vermek ve Almak. Canlandırılması ve Öldürülmesi demektir öyle değil mi ?

Şimdi konumuzla ilgili olan asıl ayetlere bakalım. Rabbimiz biz insanlara RUHUNU ÜFLEMEMİŞ,  veya ruhundan bir parça üfleyerek nakletmemiş, RUHUNDAN ÜFLEMİŞTİR Bu ikisi arasında çok fark var. Eğer, KENDİ RUHUNU ÜFLESE İDİ, YARATILANLAR DA BİRER İLAH OLURDU DEĞİL Mİ ?İlki iddia edilirse, Allah’ın kendi Ruhunu her birim için parçalara ayırıp birimlere tahsis ettiği söylenmiş olur.

Ama ikinci durum göz önünde bulundurulursa Rabbimizin biz insanlara Hayatından hayat bağışladığı, Canlılığından Can verdiği gerçeği ortaya çıkar. Şimdi ayetlere bakalım:


"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın." (Hicr 29)


Sonra ona bir biçim verdi ve onun içine kendi ruhundan üfledi. Sizin için, işitme gücü, gözler ve gönüller vücuda getirdi. Ne kadar da az şükredersiniz. (Secde 9)

"Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!” (Sad 72)

Ve Allah, ırzını bir kale gibi koruyan İmran kızı Meryem'i de örnek verdi. Biz onun içine ruhumuzdan üfledik. Ve o, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdikledi de içten bağlananlardan oldu. (Tahrim 12)

Ve o, cinsiyet organını/ırzını titizlikle koruyan kadın. Onun bağrına ruhumuzdan üfledik de kendisini ve oğlunu âlemler için bir mucize yaptık. (Enbiya 91)
Bu ayetlerde geçen “üfürme”, “üfleme” terimleri de diğer ayetlerde geçtiği gibi tamamen mecazi.( Hz isa ayetini hariç tutarsak ) Ne üfleyen var ne de üflenen. Mecazi bir anlatım tercih edilmiş. Simge Dili kullanılmış. Çünkü bizim terimlerimiz bizim dünyamızdaki hadiselerle alakalı. Algı sınırlarımızı aşan bu tip konularda mecazi anlatıma başvurulması anlaşılmaz bir şey değil.

Bu son ayetlerde de Rabbimiz kendi Ruhunu DEĞİL, ruhundan üflediğini her bir yaratılana kendi hayatından kendi canlılığından hayat verdiğini Bu ayetlerden de görmekteyiz ki Rabbimiz bizim CANlanmamız ve HAYat bulmamız, ŞUURlanmamız ve BİLİNÇlenmemiz adına düğmeye basıyor.
 
Bu canlanmada kaynak Allah. Allah’ın HAY sıfatı. Bu Allah’ın HAY sıfatının birimler üzerinde tesir icra etmesini temin ederken kullanılan terim “üflemek”, “üflenmek”.

Sonuçta, Ruh bir vahiy, bir ilahi emirdir görüşü var. Ruh Allah’ın zatıyla direkt alakalı olmayan ama O’ndan kaynaklanan ve Canlılık veren ilahi Bir akımdır şeklindeki kanaat var. Hakkında “az bir bilgi” verilen bu konuda başka farklı görüşler de mevcut. Tabiki en doğrusunu Allah bilir. Ama Hiçbir ayette Ruhun Allah’a ulaştırılması gereken bir şey olduğu konusu asla yok. Ayetlerin hiçbirisinde Nirvanacılık anlayışına delil yok.

17:85 Sana ruhtan soruyorlar. De ki: "Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir[/color]

serender:
bişey sorabilirmiyim, hamit abi devam etmeyecekseniz?

abdulhamit:
devam edeceğim ama şimdi değil, buyrun sorabilirsiniz

abdulhamit:
Buyrun sorabilirsiniz. Yazima bügün ara verdim Yarın devam edeceğim

serender:
afedersiniz şimdi gördüm

soruyorum

- Hz. Ademin yaratılışından sonra meleklere ona secde edilmesi emri verilmişti ya (kuranda var..bakara suresinde mesela) secde edilmesi istenilen şey Adem miydi yoksa Allahtan üfürülen Ruhmuydu?
yada O ruh üflenmemiş olsaydı secde emri verilirmiydi?
secde etme emrinde ki ana etken üflenen ruh mu?

ve
- halifelik emanetini alemlerden sadece insana verilmiş olmasının sebebi bu ruhmudur?(biliyorsunuz haşr suresinde dağlara verilmiş olsaydı gibi bir tabir var)

-bu ruhun bizdeki yansımaları ve teşekkürü nedir-ne olmalıdır?

teşekkür ederim..

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa