Bir sembol olarak kurban /Rasim Özdenören

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Kurban > Bir sembol olarak kurban /Rasim Özdenören
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSLAMİ BİLGİLER (Bilgi Platformu) > İslami Bilgiler ve Konular > Kurban > Bir sembol olarak kurban /Rasim Özdenören
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir sembol olarak kurban /Rasim Özdenören  (Okunma Sayısı 3353 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
serender
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4815


Dosdoğru ol!


« : 23 Aralık 2007, 04:56:35 ÖS 16 »

  Bir sembol olarak kurban


Müslümanın bıçağı böyledir işte. Yılda bir kez olsun merhameti hatırlatır insana. Ama soyut bir merhamet duygusundan ibaret değildir bu hatırlayış. Somut neticeleri vardır. Dağ başına çıkmış keşişin merhamet vaazlarına benzemez. Bu vaazlardaki fantezilere benzemez: Verimli, yemişli bir merhamettir.

Yalnız bu duyguyu somutlaştırıyor bile olsa, bir bununla bile kalmış olsa, kurban hadisesi, tek başına muhteşem bir tabloyu sergiler önümüze.

Kim, o anda, ayrıca bir var oluş meselesi üzerinde kafa yormamıştır? Çocuklar bile, farkına varırlar bu meselenin. Kimi zaman, günlerce önce alınan hayvan, evin çocuklarının arkadaşı olur. Çocukla hayvan, içli dışlı hale gelir neredeyse. Ama o an gelince, kaç çocuğun gözlerinin yaşardığını, isyan ettiğini bilirim. Çocuktaki bu duygu, kendisi farkında olmasa da, gerçekte var oluş bilincinin doğal olarak teşekkülüne amil olmuştur. Çocuk, ölüm ve hayat üzerinde düşünmeye başlamıştır. Çocuk, biraz da, kendi varlığıyla arkadaşı olan hayvanınkini birbirine karıştırdığı için bir isyan havasına bürünür. Varlığın, var oluş hikmetinin ortadan kaldırıldığını sandığı için baş kaldırır. Ama günü gelince onun zihni de durulacak, berraklaşacak, başka hikmetleri de sezinlemeye başlayacaktır.

Çocuk, aslında sanıyor ki, kesilen hayvana acı verilmektedir. Veya ne bileyim, sanki hayvan bir işkenceye tâbi tutulmaktadır. Böyle sandığı için itiraz etmektedir. Durum, gerçekte kimi yetişkinler için de böyledir. Yetişkin insan bile, çoğu kez, kendi bakışını kendi bilincini hayvana yerleştirir ve hadiseye öyle bakar. Oysa, ölüm fikri, yalnız insanda vardır. İnsandan başka hiçbir yaratıkta, önceden (a priori) böyle bir fikir yoktur.

Durumu, en güzel biçimde Bediüzzaman ifade etmiştir: hayvanda ölüm fikri yoktur; hayvan kesildiği ana kadar kesileceğini bilmez, kesildikten sonra da kesilmiş olduğunu bilmez. Bu yüzden, kendi bilincimizi hayvana ikame ederek hadiseye bakmamız yanlıştır. Çok kimse, düştüğü bu yanlışın farkında olmadığından kendinde doğan merhamet hissini yanlış istikamete yönlendirir. Bütün bu söylediklerimiz yeni değil, daha önce dermeyan edildi (Bkz. Yeniden İnanmak adlı kitabımız).

Bu fikirleri burada tekrarlamamızın nedeni, aynı şiddet, zulüm, işkence, gaddarlık, merhametsizlik edebiyatının bazı mahfiller tarafından bilinçsizce vurgulanmaya devam edilmesine gösterilen tepkinin dile getirilmesi amacına yöneliktir.

Kurban, gerçekte, bir simgedir. Biz, Kur'an'ın beyanıyla biliyoruz ki, kurbanın eti de, kanı da Allah'a ulaşmayacaktır.

Aynen öteki ibadetlerin tümünde olduğu gibi… Bütün öteki ibadetlerde yerine getirilen ritüellerin, nasıl ki Allah'a faydası yoktur; o ibadetlerin faydası onu eda eden kişiye racidir; kurban ibadetinin faydası da, bu ibadeti yerine getiren kişiye döner. Ve son tahlilde, öteki bütün ibadetlerde olduğu gibi, kurbanda da, bu ibadetin yerine getirilmesinin nimetlerini, son tahlilde, tüm toplum paylaşır. Kurban kesimiyle hem bütün bireyler tek tek, hem tümüyle toplum, onun getirdiği huzuru, refahı, nimeti paylaşırlar.

Onun, sembol olarak taşıdığı değer yaşantımızda bir gerçekliğe ve anlama tekabül etmeyeydi, binlerce yıllık bir geçmişin böyle bir ritüeli beslemeye devam etmesinin izahını bulabilmemiz mümkün olmazdı. İnsanoğlu, hiçbir abesi, bunca yıl, bir sahte gerçekliğin arkasına gizlemeyi başaramazdı.

Bu sembol, insan indinde en yüce değer olan ve hayatın pahasına tekabül eden ve ona özdeş tutulan kan üzerinde tecelli eder.

Kurban Bayramı'nın mehabeti ile Ramazan Bayramı'nın munisliği arasındaki hikmet farkını dikkate almak, bizi anlamlı sonuçlara vardırır kanısındayım. Bu konu üzerinde düşünmeye değer.



Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
serender
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4815


Dosdoğru ol!


« Yanıtla #1 : 23 Aralık 2007, 04:57:37 ÖS 16 »

  Kan


Bugün Kurban Bayramı'nın dördüncü ve son günü. Ancak kurban üzerine düşünmenin son günü değil. Kurban kavramı, Kurban Bayramı'ndan bağımsız olarak üzerinde tefekkür etmeye değer ciddi ve önemli bir fenomendir. Bu itibarla Kurban Bayramı'nın mehabeti ile Ramazan Bayramı'nın munisliği arasındaki hikmet farkına dikkat etmenin, bizi anlamlı sonuçlara vardıracağını söyleyerek konu üzerinde düşünmeye devam edeceğimizi belirtmiştim.

Söz konusu farkı, Kurban Bayramı'nın mehabeti ile Ramazan Bayramı'nın munisliği arasındaki hikmet farkını vurgulayabilmek için kanın ırası üzerinde durmak gerekiyor.

Kan, yemesi, içmesi haram veya mekruh olmakla birlikte, zatı itibariyle mukaddes ve mübarek, dirimsel bir sıvı, bir dokudur. Kanı, içinde yer aldığı bünyenin ırasını da belirleyen temel faktörlerdendir, diye kabul ediyorum. Kişinin nesebi onun kanının özelliği ile belirlenir. Kan ile ilgili sözler arasında kanı temiz veya kanı bozuk olma deyimleri, onun soyunun temizliği ile ilişkilidir.

İmdi.

Kimileri, kurban kesmenin, kurban bedelini sadaka olarak ödemek suretiyle yerine getirilebileceğinden bahsediyor. Gerekçe olarak da, tutulamayan oruçların yerine bu suretle bir kefaret ödemeyi misal gösteriyor. Aslında, burada iki husus karıştırılıyor. Oruç tutamamanın gerekçesi ile kurban kesememenin gerekçesi mahiyet itibariyle birbirinden farklıdır.

Oruç, bedensel bir ibadettir, tutulamaması bedenin zafiyetiyle ilgili bir özellikten ileri gelir. Kurban ise, son tahlilde malî bir ibadettir ve yerine getirilememesi ancak malî yetersizlikle ilgili olabilir. Ve onu yerine getiremeyene bu bakımdan bir kefaret yüklenmesi de söz konusu olmaz.

Kan akıtmanın anlamını isabetli biçimde kavramayı başaramazsak, bu konuda sağlıklı bir kanaate sahip olmamız mümkün görünmüyor. Türkçe'de kan akıtma deyimi kurban kesmenin müteradifi (eşanlamlısı) olarak kullanılır.

Kurban ibadeti de öteki ibadetlerde olduğu gibi ancak belli bir zaman diliminde ve ancak belli bir disipline riayet edilmek suretiyle eda edilebilir. Ona, gelişigüzel bir sadakanın ifası olarak bakıldığında anlamından saptırılmış olur. Nitekim kurban, yalnızca Allah rızası için kurbanın kanının akıtılmasından ibarettir. Onun etinin tasarruf edilmesiyle ilgili işlem bir başka bahistir.

Ve bu işlemin (kurban etinin bir biçimde değerlendirilmesinin) gereği gibi yerine getirilememiş olması, kurban ibadetinin sıhhatini etkilemez. O kadar ki, kurban kesme yerine, o kurbanın etinden daha fazlasını sadaka olarak dağıtmak, kurban kesme ibadetinin yerine geçmez. Onlar, iki farklı işlem (ve elbette ibadet) türüdür.

Oruç, belli bir bağlamda mide ile ilgili bir ibadetken Ramazan Bayramı sadaka ile ilişkilendirilmiştir. Kurban Bayramı ise, görünüşte hayvan kesimi bağlamında ele alınabilecekken gerçekte mide ile ilişkilendirilmemiştir. Bazılarının sandığı gibi insanın (fakir fukaranın) protein ihtiyacının karşılanması esas alınmamıştır. Kurban hayvanının ancak belli hayvanlarla mukayyet olması gerçeği bu hususta aydınlatıcıdır.

Kurban olarak kesilmesi gereken hayvanların protein değerinden daha fazlasını vaat eden başka hayvanların kurban edilmesinin caiz görülmemiş olması anlamlıdır. Nitekim domuz etinin protein değeri itibariyle küçükbaştan veya sığırdan daha zengin olduğu söyleniyor, ama onun kurban edilmesi caiz görülmüyor. Demek ki, mesele etin kendisinde veya onun protein değerinde değil, başka bir noktada temerküz ediyor. Binaenaleyh kesilecek kurbanın proteinine denk bir gıdanın sadaka edilmesi, kurban yerine geçmeyeceği sarahat kazanıyor. Kurban, kendi anlamını kan akıtma olayında bulur.



Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
erbaiin
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 845



« Yanıtla #2 : 16 Kasım 2009, 11:32:03 ÖS 23 »

Vuslat ve Kurani Hayat dergileri bu ay ki sayılarında kurban konusunu çok detaylı olarak ele almışlar.ilgili arkadaşlar inceleyebilir.
Logged
erbaiin
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 845



« Yanıtla #3 : 25 Kasım 2009, 01:28:18 ÖÖ 01 »

güncel..
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.06 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu