Şişman değilim! Sadece biraz topluyum yok yok kemiklerim iri benim :)

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GENEL (Bilgi Platformu) > Sağlık > Kişisel Gelişim (Moderatör: Yonetim) > Şişman değilim! Sadece biraz topluyum yok yok kemiklerim iri benim :)
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GENEL (Bilgi Platformu) > Sağlık > Kişisel Gelişim (Moderatör: Yonetim) > Şişman değilim! Sadece biraz topluyum yok yok kemiklerim iri benim :)
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Şişman değilim! Sadece biraz topluyum yok yok kemiklerim iri benim :)  (Okunma Sayısı 13270 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Aysegul
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3128



WWW
« Yanıtla #15 : 21 Ocak 2008, 02:28:21 ÖÖ 02 »

Katılımlarınız için teşekkür ederim.

Sağolsun medyamız da hiç boş bırakmıyor.. beslediği bir kol da burası olsa gerek.

Şişmanlık; ilk oluşmaya başladığında insan için henüz tam sorun olmamışken,
nedense bir psikolojik etki(y)le(rle)/ gidişat hızlandırılmakta..

böylece şişmanlık oldu bir nev'i depresyon...

oluşan olumsuz düşünce, kişinin yeme ataklarını dizginleyen iradeyi uyuşturmakta..
kişi içinde olduğu kara bulutlarda kendini görmekten kaçar,
bir yerken önce iki sonra üç yemeye başlar.. ve böyle artarak gider...

tıpkı sigara ve bağımlılık veren madde kullanımlarında olduğu gibi..

uyuşturulan duygular...
tokluk duygusuyla oluşan mutluluk anı,
sigara dumanının içine çekildiği ilk birkaç saniyelik an gibi..
Logged
Aysegul
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3128



WWW
« Yanıtla #16 : 28 Ocak 2010, 12:59:37 ÖS 12 »

ve bu konu ile ilgili beklediğim yazı karşıma geldi Smiley eee çok bekledim ama Smiley



Yedirerek Zayıflama Diyeti
 
Sağlık sorunları dışında, istisnai hormonal bozukluklar yoksa bir Müslüman'ın kemik ve derisinin arasında et veya yağ gibi şeylerin bulunması hoş olmaz.

Göbeğimizdeki yağlar bizi cennete götürecek yakıttır, onlar eridikçe Allah'a yakınlaşırız. Kurban “Yakınlaşmaktır” biliyorsunuz. Göbek yağlarımızı, basenlerimizi eriterek yakınlaşmayı sağlayalım inşallah.

Günümüzde genellikle kadınlarda görülen “Anoraksia Nevroza” hastalığı aslında Ortaçağ'da rahibe hastalığıdır. Rahibeler zayıf kalarak çilelerinin ecirlerini Tanrı'dan dilerlerdi. Şimdi öyle değil. Kadınlar aynaya bakıp vücutlarından tiksinerek yemeden içmeden kesilip ölüme sürükleniyorlar, yani “Sıfır Beden” manyaklığı… Benim bahsettiğim yakınlaşma bu değil. Bedensel güzellik, erkekler tarafından arzulanma isteğiyle yapılan diyetler cehennemden başka bir yere götürmez bizleri.

Müslüman'a şu dünyada dört arkadaş gerekir. Biz ölünce tabutumuzu taşıyacak olan dört kişi… Her lokma yiyişimizde bu dört arkadaşımızın sırtında yük olacağımızı unutmamalıyız… Müslüman'ın ölü bedeni bile narin, nazik, hafif olmalı. Yok eğer, “Dört arkadaşıma yük olup solucana, fareye, böceklere ziyafet çektirmek için şişmanlıyorum ben abi, cömertliğimden vallahi…” diyorsanız bu söze bir şey demem. Ölüm, bedenin infakı, ruhun kurtuluşudur, eyvallah!

Piyasa diyet kitapları, diyet merkezleriyle dolup taştı. Dünyada kendilerinden başka insan yaşamıyormuş gibi düşünmeden yiyip içenler şimdi iki yüz kilo bedenlerini zayıflatmak için garip garip yerlere para harcıyorlar, oh olsun, ama bu haksızlık. Zenginlerin basen ve göbeklerindeki yağlar diyetisyenlerin, diyet merkezlerinin, diyet kitabı yazan şarkıcıların değil bizim hakkımız, çünkü onlar o yağları, etleri bizden, bizim çocuklarımızdan çaldılar, bu fukara halkın iliklerindeki kanı kapitalizmle semirip kendilerine ense, göbek, basen yaptılar. Hakkımızı istiyoruz ve ben hakkımızı onlardan nasıl alacağımızın yolunu buldum.

Bismillah… Başlıyoruz öyleyse….

Saygıdeğer hanımefendiler, soylu beyler… İğneyle, jimnastikle, doktorla, akapunkturla verdiğiniz kiloların bizlere faydası yok. Gelin, zayıflarken ibadet etmeyi, zekat dağıtmayı öğreteyim size de dünya yeniden sizinle ödeşsin…

Niçin şöyle yapmıyorsunuz? Öğlen oldu, her zamanki gibi beş çeşit yemek, üstüne meyve ve tatlı yiyeceksiniz değil mi? O elmayı siz yiyin, gerisinin parasıyla sokaktaki aç insanların karnını doyurun. Siz on kilo verdikçe bir fukara on kilo alsın! Yoksa bize ne sizin kendi kendinize zayıflamanızdan? Bizden çaldığınız yağları diyetisyenlere, doktorlara, yazarlara dağıtmayın, bırakın artık kendi aranızda paslaşmayı, şu dünyada bir kez olsun vicdani bir iş yapın… Vicdanınızı sadece askerlik yaklaşınca hatırlamayın! Vicdani redçi değil vicdani mertçi olun…

Sizler, aç kalırken başka bir fukarayı doyurmanın rahatlığını huzurunu bilmiyorsunuz. Bu diyet sayesinde bunu tadın, bir de bunun tadına varın, inanın ki bu kadar güzel bir duyguyu niçin daha önce tatmadım diye kendinize hayıflanacaksınız. Düşünün bir: Sokaktaki gariban iki ay içinde göbekleniyor. Ona “Hayırdır abi? Bu göbek neyin nesi?” diye soruyorlar. Gariban; dişlerinin arasındaki kürdanı çıkarıp konuşuyor: “Seda Sayan göbeği abi, ablam zayıflarken üç ay yemeyip bana baktı, bendeki göbek Seda Sayan göbeği anlayacağınız…”

Senin de ense genişlemiş birader?

Süleyman Demirel rejimde sağ olsun, ondandır!

Hadi siz, insanlara yedirmeye alışkın değilsiniz diyelim. Haklısınız, huy çıkmıyor. Öyleyse şöyle yapın her öğünde kaç lira harcıyorsanız onun parasıyla güvercinlere yem atın, sokak köpeklerini besleyin, bizden çaldığınız yağlar, sokaktaki itlere kan olsun bari…

Biz Müslümanlara gelince: Gördüğümüz her şeyi “Allah'ın nimetidir, faidelenmek lâzımdır” diyerek tıkıştıracağımıza, camide geğirerek namaz kılacağımıza, az yiyip paylaşsak daha güzel olmaz mı? Allah'ın karşısına Dünyada yüz milyonlarca aç Müslüman varken o göbekle nasıl çıkacağız, utanıp sıkılmayacak mıyız?

Müslüman beş deliği tıkayan insandır: İki gözüyle harama bakmayacak, iki kulağıyla faydasız şeyleri dinlemeyip dedikodudan fitneden kaçacak ve ağzını tıkayacak. Günlük ibadetlerimiz beş delikten sızıp gidiyor, sevap havuzu dolmuyor bir türlü, önce delikleri tıkamak gerekiyor!

Bülent Akyürek
http://www.islamidusunce.net/forum/index.php?topic=7989.msg53968#msg53968
Logged
siyahî
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 299



WWW
« Yanıtla #17 : 28 Ocak 2010, 03:52:29 ÖS 15 »

bülent bey sizi çok bekletmiş Ayşegül Smiley tm iki sene az değil valla Smiley

bu yazıyı ben de okumuş ve beğenmiştim ama sayın "ökkeş uçan depik" benden hızlı davranmış paylaşmakta Smiley sağolsun.

bülent Akyürek'in bu yazıdan sonraki yazısı da "kilo" ile ilgili. yazının tamamını okumanızı tavsiye ediyorum ama şu kısmı özellikle hoşuma gitti:

Seksen beş yaşında sabah sporları yaparak sağlıklı hayat peşinde koşan eşofmanlı insanlar beni ne çok güldürüyorlar bir bilseler! Şimdi onlara müthiş bir fikir sunuyorum. Fikrimi araba teknolojisinden yarattım. Malumunuz: Arabalar geri geri giderken daha çok benzin yakar. Eşofmanlı deliler sabah sporlarını geri geri koşarak yaparlarsa daha çok zayıflayabilirler! Hatta belli mi olur trafik kazası geçirdikleri için bir kaçından kurtulmuş da olabiliriz.

Smiley

bu paragraftan sonra da şöyle diyor:

Kolestrolün bu karanlık kahpe çağla yakın ilişkisi vardır. İnsanların dini görüşleri nedir diye sormaya gerek yok. Yağı olanın dini imanı olmaz! Yağ kibirdir, bencilliktir, şehvettir, dünya aşkıdır. Bu kadar basit…

tabi bu tartışılır ama ben eminim ki Bülent Akyürek bunu söylerken kimleri kastettiğini ve kimler de kendilerinin kastedildiğini çok iyi biliyorlardır...

bu arada benim de kemiklerim iri ama kilo sorunum yok çok şükür Smiley

yzının tamamı için buyrun: http://www.habertaraf.com/yazarlar/463.html
Logged

Yeryüzüne ezilenler varis olacak(Kasas;28/5)
Aysegul
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3128



WWW
« Yanıtla #18 : 28 Ocak 2010, 09:03:48 ÖS 21 »

Smiley zaman ne çabuk ta geçiyor..

yazıyı buraya alsak pek güzel olacak diye düşündüğümden verdiğiniz link aracılığıyla buraya taşıyorum inşallah Smiley
Allah razı olsun.
selam ile..


Batı'nın Obesite ve Yağlanma Sorunu...
Bülent AKYÜREK

bulent@bulentakyurek.org
 
 
 
Sömürünün sonu şişmanlıktır. Dengeli beslenmemiş milletler, aşırı derecede büyüyerek hantallaşırlar. Yağlanma arttıkça eklemler tutulur, hareket kabiliyeti zayıflar ve önündeki bir bardak suya uzanamaz duruma gelirsin.

Osmanlı'da da, Roma İmparatorluğu'nda da düzen merkezden kenara doğru bozuldu. Merkez; beyin, kalp, karaciğer, böbrektir. Vücudun kenarları ise eklemler, ekstremiteler, sinir uçları, damarlardır. Aşırı yağlanmalar öncelikle karaciğeri, böbreği, kalbi yorar sonrada damar duvarlarını tıkar.

Batmak üzere olan imparatorluklar ıslahatlara yine merkezden başlarlar, oysa merkezden başlayıp kenarlara giden bozuklukları ilk aşamada kenardan başlayıp merkeze doğru tamir etmek gerekir. Bizim Güneydoğu'muzda da, Amerika'nın Ortadoğu ve Afgan, Irak Savaşları'da aynı tarzın kurbanı oldular.

Üçüncü dünya ülkeleri olarak başından beri İngilizleri, Portekizlileri, İspanyol, Alman, Fransız ve Amerikalıları doyurmaya çalıştık. Onların vücutları yağ bağlasın diye kömürümüzü, petrolümüzü hep verdik. Bize düşen çoluk çocuğumuzun kursağından arttırıp Amerika'ya yedirmektir. Canavarı şişmanlayıp yerinden kalkamaz duruma gelinceye kadar besleyeceğiz.

Bildiğiniz üzere Amerika'da 452 kilo olan adamlar var. Bunlar eve kapanıp yiyorlar hatta bir iki tanesi evde ölünce cesetlerini dışarı çıkarabilmek için itfaiye duvarları yıkmak zorunda kaldı. Dişimizden, tırnağımızdan arttırdıklarımızla onları besleyip kurtulacağız inşallah!

Seksen beş yaşında sabah sporları yaparak sağlıklı hayat peşinde koşan eşofmanlı insanlar beni ne çok güldürüyorlar bir bilseler! Şimdi onlara müthiş bir fikir sunuyorum. Fikrimi araba teknolojisinden yarattım. Malumunuz: Arabalar geri geri giderken daha çok benzin yakar. Eşofmanlı deliler sabah sporlarını geri geri koşarak yaparlarsa daha çok zayıflayabilirler! Hatta belli mi olur trafik kazası geçirdikleri için bir kaçından kurtulmuş da olabiliriz.

Kolestrolün bu karanlık kahpe çağla yakın ilişkisi vardır. İnsanların dini görüşleri nedir diye sormaya gerek yok. Yağı olanın dini imanı olmaz! Yağ kibirdir, bencilliktir, şehvettir, dünya aşkıdır. Bu kadar basit…

“Anoraksia” Nevroza eskiden rahibe hastalığıydı. Dünya nimetlerinden arınıp yüklerinden kurtularak tanrıya uçacaklarını sanan bu melekler doğru bir yoldaydı. Oysa şimdi Anoraksiya'nın sadece vücut ölçüleri, cinsellik, batının ideal beden ölçüleriyle bağlantısı var. Her kutsallığın, her soylu girişimin içine edildi şükürler olsun!

Biz, dünyanın üçüncü dünyası, biz sömürülenler etimizden parçalar koparıp sizleri doyurmaya devam edeceğiz. Yeter ki yiyin. Böylece kendi başınızı yemiş olacaksınız. Bizler de sizlerden kurtulmuş olacağız ! Rabbim hepimizi on gram yağdan korusun ve makamına bir damla yağla çıkartmasın! Amin…


Logged
vesâir
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 680


I'm muslim don't panic


WWW
« Yanıtla #19 : 10 Nisan 2010, 01:28:50 ÖS 13 »

ben bu konuyu neden görmemişim  Grin
görmüşümde görmezdenmi gelmişim acaba

meseleye estetik kaygılarla bakmıyorum ama bedeni sağlık için kilo kontrolü önemli
kilodaki dengesizlik mutlaka bir hastalığın habercisi
troid rahatsızlığı olan kişiler ya çok kilolu yada çok zayıf olur örneğin
ortayı bulmak lazım
beden kitle endeksi şeklinde bi şema vardı bende ara ara bakarım oraya
galiba dinimizin en büyük öğretisi denge
yemekte denge
içmekte denge
ibadette denge
dostlukta denge
sevgide denge

Bülent akyürek 'e de selam olsun
Logged

"HAK İLE MEŞGUL OLMAZSAN ,BATIL SENİ İŞGAL EDER"
Waşta erva!!
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 521


« Yanıtla #20 : 26 Haziran 2010, 06:44:52 ÖS 18 »

  Her bayanın gündemin de  kilo
büyük ölçüde yer alıyor.Yani kıyısından da olsa dokunmayan
içine düşmeyen yoktur bayanlarda.

  bir zamanlar (daha iki yıla kadar öncede) itiraf ediyorum
bende kilo takıntısı vardı.Yani boyuma göre kilom fazla derdim.,
birde şöyle birşey var kadınlar genelde kendilerine zayıflama adına
bir ölçü koyar ama zayıfladıkça ''bir kaç kilo daha versem fena olmaz''
der durur bunun temelinde kanımca açgözlülük yatıyor:)Smiley

   kendimden bilirim de ondan diyorum:)
eskiden habire zayıflayayım diye ne uğraşlar verirdim
şimdi de çok zayıflayınca aman dur kilo alayımda
sakın bana ''çok zayıflamışsın'' demesinler diye gayret ederim:)Smiley
yani akıl sağlığına aykırı bir konu bence bu zayıflama_kilo alma durumu!!
 
   Sorunun çözümü aslında uygulandığında çok basit;
sağlıklı ve dengeli beslenmek yani zmanında ve doğru
yiyeceklerle beslenme her problemi çözer.
ben şuan doğru beslenmeye çalışıyorum ve galiba
faydasını da görüyorum.
yinede hanımlar kilo, aşamadığımız bir handikap bence??SmileySmiley
Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4677



« Yanıtla #21 : 28 Temmuz 2010, 08:56:57 ÖÖ 08 »

Artık benim için "kilo" diye bir sorun  kalmadı ...
Çok şükür aştım o "kilo" günlerini ...
Artık ben sınıf atladım ...
Ben artık "ton" birimine geçiş yaptım ...
Şİmdilik "bir bölü on ton " civarında seyrediyorum ...
Hem söylemeside kafiyeli ...
Hemde herkesler bir çırpıda anlamadıgı için "ohaaa" baglamında bakmıyorlar adama ...
Siz aşağı sınıf insanları size "kilo" larınız ile iyi günler dilerim ...
Ben tontonumla mutluyum ....
Logged

Not font kurbaa
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3023



« Yanıtla #22 : 10 Ekim 2012, 03:47:18 ÖS 15 »

 Smiley


Logged
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.294 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu