Ch@t kadınları

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) >  Ch@t kadınları
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) >  Ch@t kadınları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Ch@t kadınları  (Okunma Sayısı 6244 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
esedullahmurat
Ziyaretçi
« : 26 Ekim 2007, 06:00:28 ÖS 18 »

Ne zaman bir kadının yüzüne baksam kendimi bir uçurumun kenarından bakıyormuş gibi hissederim.

Kıpırdayan, değişen, çeşitli duyguların ifadeleriyle gölgelenip aydınlanan o çizgilerin arkasında, derinlerde, kımıltısız bir göl gibi duran bir karanlık olduğu fikri beni içine doğru çeker.Orada ne olduğunu merak ederim.

Bu merakın insanın bütün hayatını yitirmesine yol açabileceğini, o karanlık göle bir kere dalanın bir daha geri dönemeyeceğini bilmeme rağmen garip bir baş dönmesiyle o derinliğe doğru eğilirim.


Tek bir kadının bile içini en saklı köşelerine kadar görebilme ayrıcalığının bir hayata değeceğine inanırım ama bütün hayatınızı verseniz de bunun mümkün olamayacağını bilirim.

Orayı göremezsiniz.Hep saklı bir şeyler kalır.
Bir insanın, bu bir kadın bile olsa, içinde o kadar büyük bir gizi taşıması zor olduğundan bazen küçük işaretler çıkar yüzeye, sahibinin de fark edemediği işaretler, işte onları görmeyi, onların peşine düşmeyi, onları yakalamayı, büyük bir gömü bulmuş bir arkeolog gibi ele geçirdiğim her parçayı ışığa tutup incelemeyi, sonuçlar çıkarmayı ve neler bulduğumu hiç söylemeden bulduklarımı kendime saklamayı çok severim.

Kötü kalpli bir koleksiyoncu gibi biriktiririm onları.

Ve hep yeni işaretler ararım.

Cıvayla karışmış katran damlası gibi üstünde parlak renkli kaygan bir gökkuşağı taşıyan siyah damlacıklar...

Geçenlerde bir hazine keşfettim.

Bir arkadaşım "chat" bağımlısı kadınların itiraflarda bulunduğu bir siteden parçalar gönderdi bana.

Bir afyonkeş gibi "chat-keş" haline gelmiş, tanımadıkları, yüzlerini görmedikleri erkeklerle bulanık ve belirsiz bir ortamda konuşmadan duramayan kadınların itirafları.

Siteyi yöneten doktorun anlattıklarından anlaşıldığı kadarıyla o kadınların tamamına yakını ekranda .......

Şu tenha yaz sokağında keten etekliği ve kolsuz bluzuyla, alçak topuklu şık ayakkabılarıyla gülibrişimlerin yanından yürüyen hanımefendi geceleri tanımadığı erkeklerle mi ....?

Ya şu, bol elbiseli, biraz bakımsız, yaşı geçkince tombul hanım?

O da mı?

İçinde milyonlarca insanın dolaştığı bir sonsuzluğun içinde her gece milyonlarca kadın, gündüzleri içlerinde sakladıkları o karanlıklarının kapılarını açıp bütün sırlarını ortaya döküyorlar.

Ertesi sabah hayata sanki bir gece önce öyle bir şey yaşamamışlar gibi yeniden karışıyorlar.

Sadece duyguları ve düşünceleri gizli değil artık, bir de kimseye söylemedikleri gizli bir hayatları var.

Niye yapıyorlar bunu?

Neden geceleri tanımadıkları, değişik değişik erkeklerle konuşup ......?

Büyük bir ihtimalle gündüz hayatlarında iffetsizlik olarak nitelendirecekleri nice şeyi geceleyin yapıyorlar.

Gündüzleri kimselere göstermedikleri ruhlarındaki o durgun göl, geceleri, bir belirsizliğin yüzlerine örttüğü kalın peçenin verdiği özgürlükle çağıltılı bir ırmak gibi "hayalden" oluşmuş bir dünyaya akıyor.

Her şey olabiliyorlar orada.

İsimleri değişiyor.

Boyları, kiloları, saç renkleri, vücutlarının biçimi, işleri, aileleri değişiyor.

İstedikleri kimliği seçip kendilerini yeniden yaratabiliyorlar.

Kendi bilinen kimliklerinin içinde bir mahkum gibi kendi hücresinde yaşamak zorunda olan "karanlıkları", bir başka kimliğin içinde kendini rahatça ortaya çıkartabiliyor.

Aslında benim ilgimi çeken onların yaşadığı fanteziler değil.

Beni ilgimi çeken onların ikilemleri.

Bir yanları, derinlerde yatan ve söylenemeyen arzuları ayıplıyor, onları reddediyor, varlığını inkar ediyor, sanki onlar yokmuş gibi davranıyor, şakalara kibarca gülümsüyor, ağırbaşlı duruyor, abartılı davranışlardan kaçınıyor, nasıl olması gerektiği söyleniyorsa öyle oluyor ve bunu benimsiyor.

O kadar benimsiyor ki bir başkasında bunun aksine bir davranış gördüğünde bunu kınıyor.

Ama öbür yanları...

O, ayıpladığı her şeyi yapıyor.

Hem ayıplamaktan vazgeçmiyorlar, hem ayıpladıklarını yapıyorlar.

Kadınları o kadar esrarengiz yapan da belki bu; ruhlarındaki ürpertici çelişki.

Hep bir yanlarını saklamak zorunda olmaları.

Ve sakladıkları yanlarından vazgeçememeleri.

O belirsiz ve bulanık "sanal" alem belki de onların ruhlarındaki bu parçalanmayı ortadan kaldırıyor, ayıplayan yanlarıyla ayıplanan yanları orada barışıyor.

Gene de onlara asıl zevk verenin sadece bu olduğunu söyleyemem.

Onlar, güneşten korunmaya çalışan çöl savaşçıları gibi, kendilerini yakan "ayıplardan" sakınmak için üst üste çok fazla kimlik giyinirler.

Her kimliklerinin altından bir başka kimlik, her duygularının altından bir başka duygu çıkabilir.

Herkesin maskeli olduğu o tuhaf dünya onların ruhlarını birleştirerek onlara bütünsel bir haz verse de kadınlar yalnız bu hazla yetinmezler.

Bence bu dünya da "aldatmanın" da o inanılmaz hazzı yaşanıyor.

Bu, sadece bir sevgiliyi, bir kocayı aldatmak değil.

Çok daha zengin, çok daha bereketli bir aldatma bu.

Mücevherlerden yapılmış bir "matruşka" gibi her aldatmanın içi açıldığında oradan zümrütlerle, yakutlarla, elmaslarla işlenmiş başka bir aldatma çıkıyor.

Tanımadıkları bir erkekle ..... kocalarını ve sevgililerini aldatıyorlar.

Ama kocalarını birlikte aldattıkları adamı da, sahte bir kimlik ve yanlış bilgilerle aldatıyorlar.

Aldatma ortağı da aldatılıyor.

Sadece uydurulmuş bilgilerle değil, onunla ....... sonra seçilecek başka bir erkekle de aldatılacaklar.

Ama bu parlak aldatma zincirinin en parlak parçası, elbette kendilerini tanıyan herkesi aldatmaları.

Kendilerini tanıyan hiç kimsenin tahmin edemeyeceği başka biri haline gelmeleri.

Ertesi sabah karşılaştıkları herkesi aldattıklarını düşünmeleri.

Onları yasaklarla kıstıran bütün hayatı aldatmaları.

Bunu yaparken, gündüzleri duyduklarında yüzlerini kızartan ya da duymazlıktan gelmek zorunda oldukları sözleri bütün pervasızlıklarıyla söyleyebilmeleri, bunları söylerken söyledikleri her sözcüğün karşılarındaki erkeği kıvrandırdığını hissetmeleri de onları ürpertiyor.

Bir "ruh" teşhirciliğiyle kabuklarından ve kimliklerinden soyunup içlerindekini gösterivermeleri onların da içlerini kamaştırıyor.

Ruhlarının karanlık yanlarındaki bütün arzularını parmaklarının uçlarındaki harflere basarak tatmin edebiliyorlar.

Kadınlar uzay gibidir, hiçbir duygu "son" değildir onlarda, daima bir başka duygu çıkar.

Bütün bunları hayal aleminin o olağanüstü özgürlüğünde yaşarken birden "gerçek" yanları, içlerindeki "gündüz kadını" uyanıyor.

Ve, .... ve konuşmaktan hoşlandıkları bir erkeği seçip onunla "dışarıda" tanışmak istiyorlar.

Benim okuduğum sitedeki "itiraf" mektuplarından çoğu, yazışarak ....... buluştuklarını anlatmışlar.

Genellikle sonuçtan pek memnun kalmasalar da, hayali gerçekle bütünleştirmek istiyorlar.

Birdenbire, "chat"e başlamadan önceki kimliklerine, ona yeni bir macera ekleyerek, dönüyorlar.

Kendileri oluyorlar, kimlikleri, bilgileri açığa çıkıyor.

Yaşadıkları hayalden, bir simyacı gibi, hayallerin çekiciliğine sahip bir gerçek oluşturma isteğine kapılıyorlar.

Büyük ve parlak aldatma zinciri sıradan bir aldatma haline geliyor.

Oradaki dünyaya alışmış bir kadın için bu yeterli olmuyor tabii.

Gerçek bir aldatma, gerçek dünyanın bütün sıkıntılarını da beraberinde getiriyor.

Yazışarak tanıştığı bir erkekle buluşmasını o sitede bir kadın şöyle anlatıyor:

"Ben ilk bilgisayarımı iki yıl önce aldım. Kocamla birlikte çok eğlendik, bana o makineyle neler yapılabileceğini öğretti, birlikte oyunlar oynadık. Sonra ’chat’i keşfettim. Bağımlısı oldum. Bir erkekle ilişki yaşamaya başladım chat’te. Kısa bir süre sonra onunla buluştum. Planlar yapmak, gizlenmek, yalanlar söylemek sonunda bana ’ben ne yapıyorum’ sorusunu sordurdu. O adamdan hoşlanmamaya başladım. Ben kocamı seviyordum ama daha fazla bir şeyler arıyordum. Bunun kötü bir şey olmadığını düşünüyordum. Ama yanılmışım."

Gerçek olmayan bir alemin sonsuz aldatmalarla dolu özgürlüğünden gerçek hayatın sıkıntılarla dolu "tek" aldatmasına geçmek kadını bunaltıyordu.

Aradığı o değildi çünkü.

Bir erkek "arayan" kadın bunu "dışarıda", gerçek hayatta her zaman bulabilir.

Ama "chat-kadınları" için asıl amaç bir erkekle aldatmak değil.

O, orada ruhundaki bütün bölünmüşlükleri bir araya getirmenin, ömür boyu gizlediği ruhunu "teşhir" etmenin, sonsuz sayıda erkeği heyecanlandırıp sonsuz sayıda erkekten heyecanlanmanın, binlerce kolu olan bir ahtapot gibi kolları her yana uzanan bir aldatmalar orjisini yaşamanın, bir başkasının kimliğiyle kendi gerçeğini ortaya çıkarmanın, sadece başkalarının baskısından değil kendi kendine de yaptığı baskıdan kurtulmanın hazzını arıyor.

Tek başına bir erkeğin verebileceği hazdan çok daha değişik bir haz bu.

Üstelik orada tanıştığı her erkeğe kendi hayalinden kimlikler de giydirebiliyor, onu kendi zihninde istediği gibi süslüyor.

Ama sonunda bütün bunlardan da sıkılıyor.

Gene aynı sitede bir başka kadın bu "bağımlıklıktan" nasıl kurtulduğunu anlatıyor.

"Başlarda konuştuğum bütün insanlar çok heyecan vericiydi. Sayısız insan vardı orada. Gerçek hayattaki arkadaşlarımla konuşmaktansa onlarla konuşmayı tercih ediyordum. Sanırım, bu sanal alemde konuştuğum insanların da gerçek hayattaki insanlar olduğunu fark edince sıkıldım. Gerçek hayatta çok fazla sıkıcı, aptal, kaba insan var ve onlar aynı zamanda bu sanal alemde. Bunu anlayınca sıkılıverdim."

Bunu anlamak bütün büyüyü bozuyor.

Çünkü onların gerçek olduğunu anladığında sen de gerçeğine dönüyorsun, o sıkıcı, yasaklarla, ayıplarla dolu gerçeğe.

Sığındığın yerde, kaçtığın insanları bulmak bütün hayalleri solduruyor.

Ama sıkılanların yerine yenileri geliyor.

Çünkü kadınların içindeki o karanlık ve durgun göl, çağlayıp akabilmek için belirsiz ve gölgeli bir loşluğa muhtaç.


Net'ten Alıntı
Logged
bbetull
bbetull
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1591



« Yanıtla #1 : 26 Ekim 2007, 06:24:01 ÖS 18 »

Alıntı
Büyük bir ihtimalle gündüz hayatlarında iffetsizlik olarak nitelendirecekleri nice şeyi geceleyin yapıyorlar.

Böyle sanal gerçek ayırımı bence baştan hatalı.Bİr kişinin iffeti zihnindedir.Ya iffetlidir yada değildir.İffetsiz bir kişinin gerçek hayatta yapmadığı bir şeyi sanalda yapmış olması onu iffetli kılmaz.

Sınır çok açıktır.Sanal ya da gerçek bir kişilik farklılığımız varsa kendimizi gözden geçirmeliyiz.


Alıntı
O, ayıpladığı her şeyi yapıyor.

Hem ayıplamaktan vazgeçmiyorlar, hem ayıpladıklarını yapıyorlar.

Sınırlarını ayıp çerçevesinde çizmiş insanın böyle davranması mümkündür.Zİra ayıp kavramında dış etkenlerden bir çekince günah ile sınırlarını çizmiş insanlar içinse Allah ın sınırları önemlidir.Ve O her yerde gözetici olduğu için böyle bir çelişki ahlakı ayıpla sınırlandırılmış insanlarda normaldir.
Alıntı
Kadınları o kadar esrarengiz yapan da belki bu; ruhlarındaki ürpertici çelişki.

Hep bir yanlarını saklamak zorunda olmaları.

Ve sakladıkları yanlarından vazgeçememeleri.

Onlar, güneşten korunmaya çalışan çöl savaşçıları gibi, kendilerini yakan "ayıplardan" sakınmak için üst üste çok fazla kimlik giyinirler.

Böyle bir korunma ve gizlenme sadece kadına mahsus bir hal değildir ki.Neden sadece kadınlar üzerinden değerlendirilmiş diye düşündüm galiba yazıyı yazan da konuyu inanç ve yaşayış ekseninde değil.Ayıp kavramı, kişisel görüş ve tecrubeleri üzerinden değerlendirmiş

Alıntı
Bence bu dünya da "aldatmanın" da o inanılmaz hazzı yaşanıyor.

İğrenç bir cümle.Aldatmanın hazzıymış. Angry Böyle şartlandırılmış,genel kabulle söylenmiş bir cümlenin kabullenilecek tarafı yoktur.

Alıntı
. Çünkü kadınların içindeki o karanlık ve durgun göl, çağlayıp akabilmek için belirsiz ve gölgeli bir loşluğa muhtaç.

Bu tanımlamayıda hiç beğenemdim.Daha bir sürü şeyi beğenemdiğim gibi.Ahlaki değerlendirmeler yapılırken çok fazla cüretkâr olmamış mı?
Logged
kdogan
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6



« Yanıtla #2 : 26 Ekim 2007, 06:31:20 ÖS 18 »

bu chat alıskanlıgı sadece kadınlarda mı goruluyor acaba 
nıye sadece kadınlar uzerınden anlatılmıs
chat yapan kadının karsısındakı erkek sutten cıkmıs ak kaşık mı

ayrıca sanal ortamda olsun gercek hayatta olsun mumıne bır bayanın ıffetını herzaman koruması gerekır aynı sey mumın erkekler ıcınde gecerlıdır
Logged

"Bana salavat getiren hiçbir Müslüman yoktur ki, salavat getirdiği müddetçe, melekler de ona dua ve istiğfar etmesin.Artık kul ister az salavat getirsin, ister çok..."(Hadis-i Şerif)
serender
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4815


Dosdoğru ol!


« Yanıtla #3 : 26 Ekim 2007, 07:18:45 ÖS 19 »

bişey çok konuşuluyorsa sorun var demektir.
bir çok portalda bu konu gündemde
zaman zaman eskilerin "ahir zaman fitnesi" dedikleri şeyin bu konu olduğunu düşünmüyor değilim
neden kadınlar?
elbette erkeklerde sorumludur fakat toplumu bozmanın en pratik yolu kadını bozmaktan; toplumu kurtarmanın en kestirme yolu da kadını kurtarmaktan geçiyor!
yara acıyı hissettiriyorsa iyileşmenin sinyalidir.
ne demişti:
beşiğini sallarken dünyayı sallayan kadın!
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
esedullahmurat
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 26 Ekim 2007, 08:33:12 ÖS 20 »

teşekkürler serender, çok güsel yorum...

Alıntı
elbette erkeklerde sorumludur fakat toplumu bozmanın en pratik yolu kadını bozmaktan; toplumu kurtarmanın en kestirme yolu da kadını kurtarmaktan geçiyor!

"Bir erkeği eğitirseniz, tek bir kişiyi eğitmiş olursunuz, bir kadını eğitirseniz bütün bir aileyi eğitmiş olursunuz"
Logged
esen
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 926


"lalüebkem"


« Yanıtla #5 : 26 Ekim 2007, 10:03:59 ÖS 22 »

"Bir erkeği eğitirseniz, tek bir kişiyi eğitmiş olursunuz, bir kadını eğitirseniz bütün bir aileyi eğitmiş olursunuz" 
 
 
harika bi cümle... Wink
Logged

cici sözlerine karşılık çıkarıp masalarına koyacağımız bir din taşımıyoruz yüreğimizde
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 16 Eylül 2008, 11:47:06 ÖS 23 »

"Bir erkeği eğitirseniz, tek bir kişiyi eğitmiş olursunuz, bir kadını eğitirseniz bütün bir aileyi eğitmiş olursunuz" 
 
 
harika bi cümle...

cümle güzel olmasına güzel ama bilinç o yöndemi!?
Logged
esen
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 926


"lalüebkem"


« Yanıtla #7 : 17 Eylül 2008, 05:31:48 ÖS 17 »

sizi anlamıyorum sayın murat blush
açarsanız sevinirim  Wink
ayrıca bugün baya bi sanal ortam ve chat e takılmış durumdasınız hayırdır?Huh?Huh?Huh?Huh?? Smiley
Logged

cici sözlerine karşılık çıkarıp masalarına koyacağımız bir din taşımıyoruz yüreğimizde
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 17 Eylül 2008, 08:36:56 ÖS 20 »

neyi açmamı istiyorsunuz?

konu bayanlar... açılacak bir tarafı yok zannedersem

hayır. alttarafı iki konuyu güncelledim!



Logged
Kararsız
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 480



« Yanıtla #9 : 17 Eylül 2008, 08:53:45 ÖS 20 »

Konu "bayan" larsa, "bayan"ın erkeği kadını olmaz...
Logged
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : 17 Eylül 2008, 08:56:31 ÖS 20 »

sayın kararsız, başlık "Ch@t kadınları "

lütfen ...
Logged
Kararsız
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 480



« Yanıtla #11 : 17 Eylül 2008, 08:59:17 ÖS 20 »

"Chat kadınları" diye bir tanımlamayı kabul etmiyorum. Cinsiyete özgülenemez.   
Logged
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : 17 Eylül 2008, 09:08:23 ÖS 21 »

tamam. siz kabul etmeyin...
Logged
vesâir
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 680


I'm muslim don't panic


WWW
« Yanıtla #13 : 19 Eylül 2008, 07:15:56 ÖS 19 »

     makaleyi okuyunca konunun bayan ekseninde ele alınmış olması benimde dikkatimi çekti ..
  1-tamam toplumun temelinde kadın aktif rol oynayabilir ama benim aklıma yine farklı ihtimallerde geldi ..mesela makaleyi yazan kişi erkek olup sorunun kaynağında kendi  hemcinslerini görmemiş olabilir Smiley
bencede  chat kadınları başlığının yanına bi tanede chat erkekleri başlığı adil olur Smiley
   2-konuya pskolojik yada sosyal yaklaşılmış ...Oysa bizim için ilk bağlayıcı husus dindir .yani ayıplanma korkusu değil Bizzat ALLAH korkusu.
 3-yakinen biliyorum sesli sohbet odalarında islamii sohbet oluşumları var .beyhude bi aldatmacadan ibaret ...günahı meşrulaştırma çabasıdır nihayetinde bence..çünkü ayetteki ince ifadeyle"kalbinde hastalık bulunanlar"ın olmama garantisi yoktur..
Logged

"HAK İLE MEŞGUL OLMAZSAN ,BATIL SENİ İŞGAL EDER"
murat
Ziyaretçi
« Yanıtla #14 : 19 Eylül 2008, 07:55:12 ÖS 19 »

     makaleyi okuyunca konunun bayan ekseninde ele alınmış olması benimde dikkatimi çekti ..
  1-tamam toplumun temelinde kadın aktif rol oynayabilir ama benim aklıma yine farklı ihtimallerde geldi ..mesela makaleyi yazan kişi erkek olup sorunun kaynağında kendi  hemcinslerini görmemiş olabilir Smiley
bencede  chat kadınları başlığının yanına bi tanede chat erkekleri başlığı adil olur Smiley
   2-konuya pskolojik yada sosyal yaklaşılmış ...Oysa bizim için ilk bağlayıcı husus dindir .yani ayıplanma korkusu değil Bizzat ALLAH korkusu.
 3-yakinen biliyorum sesli sohbet odalarında islamii sohbet oluşumları var .beyhude bi aldatmacadan ibaret ...günahı meşrulaştırma çabasıdır nihayetinde bence..çünkü ayetteki ince ifadeyle"kalbinde hastalık bulunanlar"ın olmama garantisi yoktur..

yorum için teşekkürler havzen


Allah korkusu olan bir kişi için sınırlar bellidir!
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.194 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu