BaYRaM GüNaHLaRıNDaN uZaK KaLDıNıZ Mı?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > BaYRaM GüNaHLaRıNDaN uZaK KaLDıNıZ Mı?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > BaYRaM GüNaHLaRıNDaN uZaK KaLDıNıZ Mı?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: BaYRaM GüNaHLaRıNDaN uZaK KaLDıNıZ Mı?  (Okunma Sayısı 1719 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TaLiA
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3020



« : 16 Ekim 2007, 04:06:32 ÖS 16 »

Maneviyat büyüklerinden biri yatsı namazından sonra caminin avlusuna çıkıp herkese elini uzatarak:
- Bayramım mübarek olsun! diyerek tokalaşıyormuş. Kendisini ikaz etmişler:

- Efendi demişler, bugün bayram değil, neyin tebrikini yapıyorsunuz? Cevap manidar:

- Hayır, demiş büyük zat. Bugün benim bayramım. Çünkü demiş, bugün ben günah işlemedim. Günah işlemediğim gün benim bayram günümdür!..

İşte size bir bayram tarifi. Daha doğrusu bizim de gönül verdiğimiz bayram anlayışı... Demek asıl bayram, günah işlemeden tamamladığımız günün bayramı.

Bundan dolayıdır ki, bilhassa bayram günlerinde günaha maruz kalmamaya çok dikkat edilir. Çünkü günah işlenen gün, bayram olmaktan çıkar, matem gününe bile dönüşebilir. Öyle ise bayram günlerini günah işleyerek matem gününe dönüştürmemeye dikkat etmek gerekir.

-Bayram günleri de günah işlenir mi? demeyesiniz. Asıl günahlar maalesef bayram günleri işlenir. Hatta öyle günahlar vardır ki, sadece bayram günlerinde işlenir. Onlara "bayram günahları" adı verilir.

Nasıl mı olur bayram günahları? Arz edeyim.

- Çocukları ve aile fertlerini bayram günü sevindirmezseniz, akraba ve komşuları ziyaret ederek hal hatır sorup bayramlaşmazsanız, sahip olduğunuz imkândan ihtiyaç sahibi yoksul yakınlarınıza, komşularınıza ulaştırmaz, sizi bekleyenlere ilgi göstermez, telefonla olsun gönüllerini alma gereği duymazsanız... başka günah aramaya hiç gerek yoktur bayramlarda. Bu ihmal ve ilgisizlikler yeter de artar bile bayram günahları olarak.

Halbuki, bayramı ortak olarak yaşayacaktık. Bilhassa yakınlarımızla, akraba ve dostlarımızla, komşularımızla yeniden bir daha kucaklaşacak, gönül alacak, kalp kazanacaktık bayram günlerinde...

Bundan dolayı bayramdan önce verdiğimiz zekatımızla, fitremizle, diğer yardımlarımızla ihtiyaç sahipleriyle yeniden kucaklaşıyor, konu komşumuzla bir daha sevgi ve muhabbet tazelemesine gidiyoruz. Yani bayramı ortak bir neşe içinde yaşamaya zemin hazırlıyoruz...

Çevremizde birileri sıkıntı içinde kıvranırken bizim tek başımıza bayramın mutluluğunu yaşamamız elbette bayram günahına maruz kalmaktan başka manaya gelmiyor... Efendimiz (sas)'den çevremize karşı gösterilmesi gereken ilgi konusunda unutulmaz örnekler görmüşüz. Nitekim bir gün mescidin avlusunda bir sepet turfanda hurma ikram edilir kendisine:

- Buyur Ya Resulallah turfanda hurma! derler. Uzatılan sepete tereddütle bakar ve sonra şöyle sorar: "Komşularımız da şu anda böyle taze hurma yemeye başladılar mı?" -Hayır, derler, henüz kimsenin bahçesinde hurma olgunlaşmadı. Mevsimin ilk turfanda hurması bizim bahçede olgunlaşır. Biz de herkesten önce zatınıza getirdik. En önce siz tadasınız turfanda hurmadan diye düşündük... Çevresine bakar, yolda oynayan çocukları görür, parmağıyla işaret ederek der ki:

- Götürün bu hurma dolu sepeti, şu çocuklara verin. Ben yiyemem. Derler ki:

- Ya Resulallah haram şüphesi yoktur. Tamamen kendi bahçemizin mahsulüdür. Buyurur ki:

- Hurmanızı almayışım haram olma ihtimalinden dolayı değildir. Ben komşularının yemediklerini yiyerek, giymediklerini giyerek onlardan ayrı yaşayan biri olmak istemem de ondan. Ne zaman çevremde konu komşu herkes turfanda hurma yemeye başlarsa, işte o zaman ben de konu komşularımızla birlikte taze hurmadan yiyebilirim... Demek ki; İslam bizi komşu ve çevre ile böylesine kucaklaştırır, dert ve sevinçte, varlık ve yoklukta böylesine ortaklaştırır. Yani çevremizle birlikte ağlar, birlikte güleriz, bayram sevincini birlikte yaşarız. Böylesine sevinç ve üzüntü ortaklığında olmamayı ise bayram günahı olarak görürüz... Yazımızı, konuyu özetleyen şu hadisle bağlayalım:

-Müslümanlar bir vücudun farklı organları gibidirler. Hangi organda bir ağrı olsa diğer organlar o ağrıyı aynen duyar, iyi oluncaya kadar da o acıyı paylaşırlar.

Tüm günlerimizi bu paylaşım içinde yaşama dileğimle...


Ahmed ŞAHİN/ZAMAN
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.066 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu