Usluluk

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > Usluluk
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > Usluluk
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Usluluk  (Okunma Sayısı 1488 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
serender
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4815


Dosdoğru ol!


« : 14 Ekim 2007, 08:11:24 ÖS 20 »

Usluluk

Kısa veya uzun, tüm yaşamı boyunca insan az öğrenir ama çok etkilenir.

Az öğrenir, çünkü insan ya nadiren bir akla sahip olur veya aklına nadiren sahip olur. Aradaki fark, kabul edilmeli ki fark-ı azîmdir.

Bu yoksunluk nedeniyle insan koca bir ömür boyunca kendini bilmenin, hiç değilse kendisi için bilmenin değerini farketmez. Bu yüzden de anlamayı, bilmeyi istemez. Akıl, can sıkıcıdır. Eldeki kadarını kullanmak bile içinden gelmez kişinin. Pek haksız da değildir aslında, ne yapsın, doğası böyledir. Bilmek kendisine acı verir; tam değil, hep eksik bileceği için acı verir.

İnsan çok etkilenir, çünkü çokluk duygularıyla kavrar olup biteni; aklıyla değil.

İnsan ağlar, güler, kızar, acır, sever, nefret eder... ama nadiren düşünür. Akıllı olmanın maliyeti yüksektir, pahalıdır; üstelik sevimsizdir de. En iyisi aklı, aklı olanları, aklını kullananları kullanmaktır. (Danışmanlar nerede ve niçin işe yararlar?)

Kişinin dünyayı duygularıyla kavrayışı, gerçekte bir 'eylem' değildir, belki bir eylemin sonucudur ve fakat her hâlukârda bir başkasının eyleminin...

Buna mukabil bilmek bir eylemdir; eski tabirle 'fiil'. Dolayısıyla da aktif bir harekettir; bilenden başlayıp bilinene doğru yönelen bir hareket.

Duygulanmaksa bir eylem/bir fiil (action) değil, aksine bir infial (passion). Kişi etkide bulunan değil, bir etkiye maruz kalan. Etkilenen. Özne değil, nesne. Fail değil, meful.

Yeteneklerin eşit dağıtıldığına ilişkin sözlerin hepsi de birer palavradan ibarettir.

Niçin?

Çünkü yetenek, bu dünyada dağıtımı en eşitsiz gerçekleşen şeydir. Doğada eşitlik bulunmayınca doğal olanda nasıl eşitlik bulunsun? Bulunmaz. Bulunamaz.

Akıl yoksunluğuna şaşmamak gerek bu yüzden. İnsanlar arasında akıl nadir değil enderdir.

İmam Gazâlî "bir asırda ancak birkaç akıllı gelir yeryüzüne!" diyor. Hakikaten ne de doğru söylüyor.

Arthur Schopenhauer ise, bu nadir ve nadir olduğu ölçüde kıymetli cevhere sahip olduğunu düşünen azınlığı şöyle uyarıyor:

— Bir toplumda sevilmenin yolunun akıl ve zekâ göstermekten geçtiğini zanneden bir kimse ne kadar acemidir! Akıl ve zekâ daha çok, önceden kestirilemeyecek kadar ezici bir çoğunlukta nefret ve öfke uyandırır, bu öfke, bunu duyumsayanın, bunun nedeninden yakınmaya hakkı olmadığı, hatta kendisinden bile gizlediği ölçüde daha acımasızdır...

Birisi, konuştuğu bir kimsede büyük zihinsel üstünlük ayrımsar ve duyumsarsa, sessizce, ve açıkça bilincinde olmadan, karşısındakinin aynı ölçüde kendisinin aşağılık ve sınırlı olduğunu ayrımsadığı sonucuna varır. Bu örtük tasım, onun en keskin nefretini, öfkesini ve hiddetini uyandırır.

Bu yüzden Gracian haklı olarak şöyle söylüyor: "Sevilmenin biricik yolu, en saf hayvanın postuna bürünmektir."

Oysa aklı ve zekâyı belli etmek, tüm ötekileri yeteneksizlikle ve budalalıkla suçlamanın yalnızca dolaylı bir yoludur. Üstelik sıradan bir doğa kendi karşıtını gördüğünde isyan eder ve bu isyanın gizli kışkırtıcısı kıskançlıktır. Çünkü hergün görülebileceği gibi insanlar kibirlerini doyurmayı her şeyin önüne koyarlar, bu da ancak kendi benliklerinin başkalarınınkilerle karşılaştırılmasıyla olanaklıdır. ("Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar", s. 187-188, İstanbul, 1998)

'Akıl', malum olduğu üzere Arapça bir kelime, Türkçesi 'us'. Pek tabii ki 'akıllı'nın mukabili de 'uslu'.

Anlamıysa biraz farklı. Çünkü Türkçe'de "uslu olmak", uysal olmak, söz dinlemek, itaatkâr davranmak vb. anlamlara gelir ki doğrudur. Çünkü uslu olmak demek, sorun çıkarmamak demektir. O hâlde aklı, sorun çıkarmak için değil, sorunları çözmek için kullanmalı.

VE hepsinden önemlisi, bugünün gençleri neden bu kadar uslular, şöyle oturup bir düşünmeli!


Dücane Cündioğlu
Logged

'Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz' 5/8
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.128 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu