Adamlık..

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GENEL (Bilgi Platformu) > Edebiyat > Nükteler (Moderatör: Yonetim) > Adamlık..
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GENEL (Bilgi Platformu) > Edebiyat > Nükteler (Moderatör: Yonetim) > Adamlık..
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Adamlık..  (Okunma Sayısı 204 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hêja
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 39



« : 02 Ağustos 2019, 03:51:46 ÖS 15 »


Kadın hamile.
Bebek erkekmiş.
Aile mutlu, çok mutlu.
Bebek doğdu, pipisi amcalara gösterildi...
Amcalarda bayram sevinci. Dünyanın en gerekli organını gördüler çünkü..
Bebek terledi, çırılçıplak soydular; evde, misafirlikte, mahallede böyle gezdirildi.
Bu hakka sahipti, çünkü pipisi vardı..

Bebek biraz büyüdü.
Sünnet olacak..
Davullar, zurnalar, hediyeler...
Çocuk düşündü:
“Sanırım bu çok önemli bir organ..”
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Üç beş güzel kız var gittikleri yerde, annesi babası dedi ki:
“Hangisini alayım oğlum sana?”...
Çocuk düşündü:
“Sanırım karşı tarafa sormaksızın seçme hakkım var”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Çocuk acıktı, sofrasını kız kardeşleri veya annesi hazırladı...
Yemek bitince topladılar...
Çocuk düşündü:
“Sanırım kızlar/kadınlar bana hizmet etmekle yükümlü”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Kalabalık bir yemek daveti, herkes masaya sığamayacak.
Erkekler ve yaşlılar masaya oturdu.
Çocuğu da masaya oturttular.
Annesi ve varsa ablaları yerde oturuyordu...
Çocuk düşündü:
“Sanırım önemli olan erkeklerin konforu”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Servis yapılacak, önce erkeklere yemek verildi...
Erkekler yardım etmedi...
Çocuk düşündü:
“Sanırım öncelikli olan erkeklerin karnının doyması”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Çocuğun kız arkadaşı oldu.
Bütün sülale duydu.
Herkesin ağzı kulaklarında...
Densiz bir amca:
“Neler yapacan bahim gızlaraa!” dedi...
Çocuğun anne ve babası:
“Oğlumdan iyisini mi bulacak?” dediler...
Çocuk düşündü:
“Sanırım en iyisini hak eden benim ve bu yüzden kızlara, rızayla ya da rızasız istediğimi yapabilirim”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Çocuk büyüdü; arkadaşlarıyla dışarı çıktı, gezdi, eğlendi.
Eve geç geldi, paşalar gibi karşılandı...
Kız kardeşi eve geç geldiği için azar işitirken, dövülürken...
Genç düşündü:
“Sanırım eve istediğim saatte girip çıkabilirim”...
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Kavga etti, ağzı burnu kan içinde.
Annesi, babası:
“Koçum benim, helal olsun!” dedi...
Genç düşündü:
“Sanırım güçlüyüm ve sorunlarımı bu şekilde halledebilirim”...
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Genç büyüdü..
Ama bir türlü adam olamadı!...
....
Ve yazdıklarını (zihnine kazınanları) uygulamaya koyuldu...!


*Derya Kır*
Logged

Ancak Hayata Katlanabilenler, Ölüme Katlanabilirler..
kutbay
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2525



WWW
« Yanıtla #1 : 03 Ağustos 2019, 07:27:20 ÖÖ 07 »

Bir çoğu örnek gerçek olmasına karşın, genel ve güncel değil.
Özellikle Çocuk büyüdü... den itibaren hiç gerçekçi değil.
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
Hêja
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 39



« Yanıtla #2 : 04 Ağustos 2019, 05:42:38 ÖS 17 »

Bir çoğu örnek gerçek olmasına karşın, genel ve güncel değil.
Özellikle Çocuk büyüdü... den itibaren hiç gerçekçi değil.
"Güncel değil" derken...ve gerçekçi gelmeyen nedir?!
Logged

Ancak Hayata Katlanabilenler, Ölüme Katlanabilirler..
kutbay
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2525



WWW
« Yanıtla #3 : 04 Ağustos 2019, 07:45:14 ÖS 19 »

Kadın hamile.
Bebek erkekmiş.
Aile mutlu, çok mutlu.
Bebek doğdu, pipisi amcalara gösterildi...
Amcalarda bayram sevinci. Dünyanın en gerekli organını gördüler çünkü..
Bebek terledi, çırılçıplak soydular; evde, misafirlikte, mahallede böyle gezdirildi.
Bu hakka sahipti, çünkü pipisi vardı..

Genel ve güncel değil

Bebek biraz büyüdü.
Sünnet olacak..
Davullar, zurnalar, hediyeler...
Çocuk düşündü:
“Sanırım bu çok önemli bir organ..”
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Çocuğun bu durum karşısında böyle bir düşüncede olabileceğini düşünmüyorum.
Artık hastanelerde ve çoğu kez bilinçlenme yaşı altında gerçekleşen bir operasyon

Üç beş güzel kız var gittikleri yerde, annesi babası dedi ki:
“Hangisini alayım oğlum sana?”...
Çocuk düşündü:
“Sanırım karşı tarafa sormaksızın seçme hakkım var”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Genel değil...

Çocuk acıktı, sofrasını kız kardeşleri veya annesi hazırladı...
Yemek bitince topladılar...
Çocuk düşündü:
“Sanırım kızlar/kadınlar bana hizmet etmekle yükümlü”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Mümkündür.

Kalabalık bir yemek daveti, herkes masaya sığamayacak.
Erkekler ve yaşlılar masaya oturdu.
Çocuğu da masaya oturttular.
Annesi ve varsa ablaları yerde oturuyordu...
Çocuk düşündü:
“Sanırım önemli olan erkeklerin konforu”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Mümkündür.

Servis yapılacak, önce erkeklere yemek verildi...
Erkekler yardım etmedi...
Çocuk düşündü:
“Sanırım öncelikli olan erkeklerin karnının doyması”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Mümkündür.

Çocuğun kız arkadaşı oldu.
Bütün sülale duydu.
Herkesin ağzı kulaklarında...
Densiz bir amca:
“Neler yapacan bahim gızlaraa!” dedi...
Çocuğun anne ve babası:
“Oğlumdan iyisini mi bulacak?” dediler...
Çocuk düşündü:
“Sanırım en iyisini hak eden benim ve bu yüzden kızlara, rızayla ya da rızasız istediğimi yapabilirim”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Ego oluşması mümkündür.
Rıza muhakemesi mümkün değil

Çocuk büyüdü; arkadaşlarıyla dışarı çıktı, gezdi, eğlendi.
Eve geç geldi, paşalar gibi karşılandı...
Kız kardeşi eve geç geldiği için azar işitirken, dövülürken...
Genç düşündü:
“Sanırım eve istediğim saatte girip çıkabilirim”...
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Gerçekçi değil

Kavga etti, ağzı burnu kan içinde.
Annesi, babası:
“Koçum benim, helal olsun!” dedi...
Genç düşündü:
“Sanırım güçlüyüm ve sorunlarımı bu şekilde halledebilirim”...
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!

Bu yazıyı okuyan bir anne ve baba çıksın desin ki; evet ben oğlumun ağzı burnu kan içinde geldiğinde yaptığı kavgadan ötürü helal olsun diyorum
Günümüzde bırakın kavgayı alkışlamayı, adalet karşısında duran evlatlara bile "sana ne ülkeyi sen mi kurtaracaksın" diye sitemler edilir.

Gerçekçi değil....

Genç büyüdü..
Ama bir türlü adam olamadı!...
....
Ve yazdıklarını (zihnine kazınanları) uygulamaya koyuldu...!


*Derya Kır*

Farkındalık yaratılma amacıyla yazılmış lakin, örnekler sonuca uydurulmak için zorlanmış bir yazı.

Toplumumuzdaki "delikanlılık" kavramı, 1980 lere kadar kılıbık erkek olmamakla eş değer iken, sonrasındaki film ve dizilerin öğretimi ile normalmiş gibi asıp kesmek, adam vurmak, kavga etmekle ilişiklendirilmiştir.

Erkeklerin şiddet uygulamasının bir çok sebebi vardır. "Sebeplerinden biri temel eğitimin eksikliği iken, bir diğeri de karşı cinse güçlü görünme sevdasıdır."

Kızlarımız evlenecekleri erkeklerin; güçlü, kendisi için savaşabilecek, haksızda olsa koparıp alabilecek yapıda olmalarını istedikçe, erkekler kendilerini gösterecekleri alanlar bulacaktır.

Üstteki iki paragrafı bağımsız okumayın. Yani ilk paragrafı yok sayıp "tek suçlusu kadınlar mı yani" gibi bir düşünceyle bana yanıt vermeyin lütfen.

Malesef ki kız ebeveynleri, oturaklı işinde gücünde olan, berduş olmayan... nitelikte damat ararken gençler daha çok aklı havada olduğu için güce, tipe vb özelliklere önem vermekte.

Her iki gencin flört dönemindeki yapılan hataları görmezden gelmesi ve anlayışla karşılaması, sonrasında ilişkinin evlilikle sonuçlandıktan sonra da anlayışların kaybolması, eleştirilerin başlaması ve dahi "sen çok değiştin" suçlamalarıyla gerginliği tırmandırmaları yukarıda bahsettiğiniz ve bahsetmeye çalıştığım etkenlerle içinden çıkılmaz hale getirebilmekte.

bir kesim misyon sahiplerince; toplumsal birliktelik, aile kavramı, inanç, özgürlük vb konularda toplum mühendisliği projelendirilmiştir.
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
Hêja
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 39



« Yanıtla #4 : 08 Ağustos 2019, 11:44:11 ÖÖ 11 »

Kadın hamile.
Bebek erkekmiş.
Aile mutlu, çok mutlu.
Bebek doğdu, pipisi amcalara gösterildi...
Amcalarda bayram sevinci. Dünyanın en gerekli organını gördüler çünkü..
Bebek terledi, çırılçıplak soydular; evde, misafirlikte, mahallede böyle gezdirildi.
Bu hakka sahipti, çünkü pipisi vardı..
Genel ve güncel değil

Bir şeyler azalmış da olsa, yapılıyorsa günceldir.

Bebek biraz büyüdü.
Sünnet olacak..
Davullar, zurnalar, hediyeler...
Çocuk düşündü:
“Sanırım bu çok önemli bir organ..”
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!
Çocuğun bu durum karşısında böyle bir düşüncede olabileceğini düşünmüyorum.
Artık hastanelerde ve çoğu kez bilinçlenme yaşı altında gerçekleşen bir operasyon

Bilinçli olarak düşünmüyor belki; fakat tüm yaşanılanlar, otomatik olarak bilinçdışına kodlanıyor.
Çünkü zihin (koruma içgüdüsü) olaylarla ilişkilendirip kaydediyor ve refleksif olarak davranış oluşturuyor. Yapmayanların varlığı, yapanları yok saymaz ve etrafımızda görmüyor, şahid olmuyor bilmiyor oluşumuz da..


Üç beş güzel kız var gittikleri yerde, annesi babası dedi ki:
“Hangisini alayım oğlum sana?”...
Çocuk düşündü:
“Sanırım karşı tarafa sormaksızın seçme hakkım var”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!
Genel değil...

Halâ var ve bugünün suçlularının büyüyüp yetiştiği dönemlerde de yaygındı, dolayısıyla geneldi.

Çocuk acıktı, sofrasını kız kardeşleri veya annesi hazırladı...
Yemek bitince topladılar...
Çocuk düşündü:
“Sanırım kızlar/kadınlar bana hizmet etmekle yükümlü”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!
Mümkündür.

Halâ bir çok bölge ve yörede vaziyet bu, böyle...!

Kalabalık bir yemek daveti, herkes masaya sığamayacak.
Erkekler ve yaşlılar masaya oturdu.
Çocuğu da masaya oturttular.
Annesi ve varsa ablaları yerde oturuyordu...
Çocuk düşündü:
“Sanırım önemli olan erkeklerin konforu”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!
Mümkündür.

Halâ bir çok bölge ve yörede vaziyet bu, böyle...!

Servis yapılacak, önce erkeklere yemek verildi...
Erkekler yardım etmedi...
Çocuk düşündü:
“Sanırım öncelikli olan erkeklerin karnının doyması”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!
Mümkündür.

Halâ bir çok bölge ve yörede vaziyet bu, böyle...!

Çocuğun kız arkadaşı oldu.
Bütün sülale duydu.
Herkesin ağzı kulaklarında...
Densiz bir amca:
“Neler yapacan bahim gızlaraa!” dedi...
Çocuğun anne ve babası:
“Oğlumdan iyisini mi bulacak?” dediler...
Çocuk düşündü:
“Sanırım en iyisini hak eden benim ve bu yüzden kızlara, rızayla ya da rızasız istediğimi yapabilirim”...
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!
Ego oluşması mümkündür.
Rıza muhakemesi mümkün değil

Bu bir süreç.. Sonrasında bu uzantılarla şekilleniyor eğilimler, yaptırım olarak..

Çocuk büyüdü; arkadaşlarıyla dışarı çıktı, gezdi, eğlendi.
Eve geç geldi, paşalar gibi karşılandı...
Kız kardeşi eve geç geldiği için azar işitirken, dövülürken...
Genç düşündü:
“Sanırım eve istediğim saatte girip çıkabilirim”...
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!
Gerçekçi değil

Ne yazık ki, gerçek! Yaşamamış olmanız veya bunlardan haberdar olmamanız, bu gerçekliği yok saymıyor..
Kat'i hüküm için, bunları yaşayan maruz bırakılan kızlardan dinlemeniz gerekir evvela..

Hepimiz kendi küçük dünyalarımızdakini genele yayıp, 'her yerde böyledir' şeklinde algılamaya müsaitiz..
Bu sebepten ötürü, toplumun her katmanına ulaşabilen psikologlar avukatlar polisler gibi çok veriye sahip olup sağlıklı şekilde değerlendirmeler yapamayabiliyoruz...
Bunu 2015 de yazan Derya hanım, bir çok vukuata şahit olmuş bir avukat.


Kavga etti, ağzı burnu kan içinde.
Annesi, babası:
“Koçum benim, helal olsun!” dedi...
Genç düşündü:
“Sanırım güçlüyüm ve sorunlarımı bu şekilde halledebilirim”...
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı!
Bu yazıyı okuyan bir anne ve baba çıksın desin ki; evet ben oğlumun ağzı burnu kan içinde geldiğinde yaptığı kavgadan ötürü helal olsun diyorum
Günümüzde bırakın kavgayı alkışlamayı, adalet karşısında duran evlatlara bile "sana ne ülkeyi sen mi kurtaracaksın" diye sitemler edilir.

Gerçekçi değil....

Anneler demiyor belki, demez de; ancak bunları diyen babalarla dolu toplumlar maalesef! Oğlu dayak yeyip eve döndüğünde, "pısırık korkak, ne biçim erkeksin sen de birkaç tane vurup pataklasaydın!" şeklinde söylemlerden tutun da, bunun için tekvando karate kick boks kursuna yazdıranlara kadar ve yazılanlara.. Boks bile; dövüş üzerine kurulu, kan sakatlık hatta ölüme kadar gidebilen fiiller içeriyorken, spor olarak adlandırılıp alkışlanıyor, yetmezmiş gibi bir de üzerine para veriliyor... Dizilerin çoğu, şiddeti çözüm gösteren teşvik edicilikte içerik barındırıyor... Bunlar hep zihinsel deformasyon yaratıyor.. Ataerkil zihniyetin karanlık kodlarının hüküm sürdüğü, ne tür bir toplumda yaşadığımızı görüp anlamak için haberlere göz ucuyla bile bakınmak kafi... Tüm bunlara rağmen, nasıl genel ve güncel değil diyebiliyor sunuz?!..

Genç büyüdü..
Ama bir türlü adam olamadı!...
....
Ve yazdıklarını (zihnine kazınanları) uygulamaya koyuldu...!


*Derya Kır*
Farkındalık yaratılma amacıyla yazılmış lakin, örnekler sonuca uydurulmak için zorlanmış bir yazı.

Toplumumuzdaki "delikanlılık" kavramı, 1980 lere kadar kılıbık erkek olmamakla eş değer iken, sonrasındaki film ve dizilerin öğretimi ile normalmiş gibi asıp kesmek, adam vurmak, kavga etmekle ilişiklendirilmiştir.

Erkeklerin şiddet uygulamasının bir çok sebebi vardır. "Sebeplerinden biri temel eğitimin eksikliği iken, bir diğeri de karşı cinse güçlü görünme sevdasıdır."

Kızlarımız evlenecekleri erkeklerin; güçlü, kendisi için savaşabilecek, haksızda olsa koparıp alabilecek yapıda olmalarını istedikçe, erkekler kendilerini gösterecekleri alanlar bulacaktır.

Üstteki iki paragrafı bağımsız okumayın. Yani ilk paragrafı yok sayıp "tek suçlusu kadınlar mı yani" gibi bir düşünceyle bana yanıt vermeyin lütfen.

Malesef ki kız ebeveynleri, oturaklı işinde gücünde olan, berduş olmayan... nitelikte damat ararken gençler daha çok aklı havada olduğu için güce, tipe vb özelliklere önem vermekte.

Her iki gencin flört dönemindeki yapılan hataları görmezden gelmesi ve anlayışla karşılaması, sonrasında ilişkinin evlilikle sonuçlandıktan sonra da anlayışların kaybolması, eleştirilerin başlaması ve dahi "sen çok değiştin" suçlamalarıyla gerginliği tırmandırmaları yukarıda bahsettiğiniz ve bahsetmeye çalıştığım etkenlerle içinden çıkılmaz hale getirebilmekte.

*bir kesim misyon sahiplerince; toplumsal birliktelik, aile kavramı, inanç, özgürlük vb konularda toplum mühendisliği projelendirilmiştir.*

Son paragrafı açar mısınız!?
Logged

Ancak Hayata Katlanabilenler, Ölüme Katlanabilirler..
kutbay
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2525



WWW
« Yanıtla #5 : 08 Ağustos 2019, 12:33:36 ÖS 12 »

son paragraf haricindekiler yaşadıklarım ve gözlemlerim olmakla birlikte farklı yaşamlarda istisnaların olması mümkün olabilir. Kaldı ki bu böyle diyen birileri var ise öyledir. Geri adım atıyorum.
Lakin toplum hızla güncelleniyor ve bu istişareye sebep olan anlatım bu toplumun geneliymiş gibi yazıldığında bunu okuyup sorgulayan; "hadi canım sende... nerede yaşıyorsun... hangi devirde yaşıyorsun... gibi düşüncelerle "hala var olan" yanlışları da silip atmış olacaktır.

Bu tip yazılarla kötüyü göstermekten ziyade güzeli yazıp, kişilik gelişimlerine fayda sağlanması taraftarıyım.

Nefs, kolaylığı veya benliğine sıcak gelebilecek bir bilgiyi aldığında onu uygulamak ister...

...

Son paragraf ile ilgili kısa açıklama

Dünya genelinde; cinsiyet, inanç ve folklorik yapıları değersizleştirme/yok etme, ilahi düzeni yıkma gibi bir mücadele içinde olan, bunun için proje üretip uygulayan, yeni dünya düzeni kurucuları mevcut.
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
Hêja
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 39



« Yanıtla #6 : 08 Ağustos 2019, 03:14:33 ÖS 15 »

Bu tip yazılarla kötüyü göstermekten ziyade güzeli yazıp, kişilik gelişimlerine fayda sağlanması taraftarıyım.
Haklısınız, buna katılıyorum. Yapılması gerekenin bu olduğunu biliyor, aynı şeyi düşünüyor ve savunuyorum..

Şöyle bir farkla; hata, ayıp gibi görülen yanlışlar başka, suçlar başka kategoride değerlendirilmelidir.

Hatalar görmezden gelinebilir, affetmeli ve örtmeli belki... Ancak hukuksal alana giren, yani haklar noktasında ihlal olan suçlar böyle değerlendirilemez, kanaatimce değerlendirilmemeli de...
Zira, örtbas edildikçe toplumda yaygınlaşır; suçlularda cesaret, cüretkârlık oluşturur..

Mağduriyetler zulümler varsa, 'ki çokça maalesef!' bunları kamufle etmek yerine, üzerine gidip irdelemeli tartışmalı ki; toplumsal bilinç ve sosyal farkındalık oluşsun, artsın.

Buna, (Tevbe; 38-41) ayetle  yol gösterici ve öğretici olan Tebük gazvesi örneğini verebilirim: Örtbas etmek yerine ibret alınsın diye afişe edilip toplumdan tecrit edilmiş, yani bir nevi rehabilite edilmiş 3 sahabiyi...

Yazar, konuya vakıf olmadığından değinmemiş olmalı..

Ancak insanlar üzerinde en etkili olan (uydurma hurafelerle bezeli) yanlış dinsel kodlamaların katkı payı, yabana atılamayacak kadar derin hazin ve fazlaca...

"Allah ile, Peygamberler ile, Din ayağı ile ambalajlayıp aldatmak.."

Buna, ayet çevirilerindeki parantez içi meallendirmelerden, tevil olan tefsirlerden tutun da hadislere kadar çokça örnek verilebilir..

En tehlikeli ataerkil yanlış kodlar:

Neslin devamı için Adem'in çocukları arasında yapıldığı iddia edilen ensest evlilikler bu tür eğilimlere meşruiyet kazandırıyor; alt metninde okunan mesaj bu, hastalıklı beyinlerce..

Kadının, erkeğin eğe kemiğinden yaratılmış olması safsatası ki; bu da kadınların erkeklerin artık parçası olduğu ve erkek için yaratıldığı düşüncesini doğurduğu gibi, erkeği de yarı tanrı ilan edici.. Peygamberlere atfedilen de, bu alt zihnin ürünüdür..

Felak suresinde geçen üfleyicilerin fitnecilerin kadınlar olduğu..
Nisa 34 de; kadına dayağın ayetle meşru kılındığı, emir buyruk olduğu yönünde çeviriyle çarpıtılmış vahim algı.. Hadislerde geçen kadının erkeğe itaat zorunluluğu,secde edecek konumda oluşunun beyanı ve isteklerinde itaat etmezse sabaha ya da geceye kadar lanet edileceği..insanlığın Havva ananın, Adem babamızın aklını çelip kandırıp cennetten kovulmalarına neden, sürülmemizin kaynağı olduğu.. Alt metni: Kadın şeytandır, şeytanın yardımcısıdır, taşlanasıdır gibi.. Bunun muadili nicesi vs. vs.

Vaazlar hutbeler ev sohbetleri tv. kanalları radyolar şiirler şarkılar resimler filmler diziler kitaplar dinsel amaçlı kullanılan tüm materyallerde, hep kadının tesettüründen, erkeğin eş sıfatıyla kadın üzerindeki haklarından, mehir hususunda aşırıya kaçıldığından, evlilik eş seçimleri noktasında ebeveynlerin rızası ve kültürel toplumsal normların gözetilmesi şeklinde hep kadınlara sorumluluk ödevler görevler yükleyici ve uyarıcı söylemler çokça sıklıkla yapılır; kadın cinsine özel başlık bile yine kadınlarca değil, erkekler tarafından yapılır dizayn edilir..

Kadınlara, kadınlar başlıklı konuşmalarda bile söz hakkı verilmez, düşünce görüş istekleri sorulmaz...
Nadiren rastlanır buna da ve ancak günümüzde az da olsa görebiliyoruz.

Bunlara işaret edip değinenler de; toplumsal bir yaraya dikkat çekip düzelmesi noktasında çaba gösteren, mazlumların sesini dile getiren bir cihad ehli gibi görülmesi yerine, (gerçeklik, nefislerin pek hoşuna gitmediğinden ve baskıcı kontrolün kaybedileceği, güç konforunun sarsılacağı korkusundan olsa gerek..) feminist damgasıyla yaftalanıp ötekileştiriliyor ve dışlanıyor ne yazık ki!

Bir çok yerde olduğu gibi, bu forumda da 'Aile ve Yaşam' başlığındaki yazılara göz atmak bile, bu ataerkil düşünce yapısı ve zihniyetin deformasyon dilinin din adı altında ne kadar kanıksanıp yerleştiğini gözler önüne sermeye ve anlamaya yeterli gelir..

Îslami düşüncenin gerçekliğiyle hemhal olup, tekamül yolunda ilerlememiz dileğimle..
Logged

Ancak Hayata Katlanabilenler, Ölüme Katlanabilirler..
kutbay
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2525



WWW
« Yanıtla #7 : 08 Ağustos 2019, 07:00:49 ÖS 19 »

Hatalar görmezden gelinebilir, affetmeli ve örtmeli belki... Ancak hukuksal alana giren, yani haklar noktasında ihlal olan suçlar böyle değerlendirilemez, kanaatimce değerlendirilmemeli de...
Zira, örtbas edildikçe toplumda yaygınlaşır; suçlularda cesaret, cüretkârlık oluşturur..

Mağduriyetler zulümler varsa, 'ki çokça maalesef!' bunları kamufle etmek yerine, üzerine gidip irdelemeli tartışmalı ki; toplumsal bilinç ve sosyal farkındalık oluşsun artsın.


Sanırım ben düşüncemi tam ifade edemedim.
Elbette; insanlığa, toplumsal değerlere ve inançlara ters düşecek hal, hareket, kabahat ve suçlar örtbas edilmemeli. Bilakis ifşa edilmeli, hükümlerin uygulanması için de mücadele edilmeli.

Bahse konu yazıda, yazı sahibi Sayın Derya KIR Hanım, kendince suçların temeline inmiş ve bunlar düzeltilmedikçe daha çoook kabahatler oluşuru vurgulamaya çalışmış. Bu da güzel bir düşünce.

Lakin, istisna ve bana göre gerçekçi sayılmayacak maddelerinde bu yazının içinde olması, negatif duyguları geliştirir.
Ardarda çocukluktan gençliğe kadar olan süreçteki erkek çocuğunun biliçaltı analizleri, okuyucuya karamsarlık oluşturduğu gibi bahsedilen hareketleri yapmayan ailelerde çözümsüzlük olgusu yaratır. Yazıyı okuyan ve kişilik gelişimini henüz tamamlamamış gençlerde negatif farkındalık oluşturmasından hiç bahsetmiyorum bile.

Kadına şiddet uygulayan, hor gören, katleden insanların tümünün, bahsedildiği gibi yetiştirilen çocuklar olduğu fikri ortaya çıkar ki, bu da karşı fikirleri ortaya çıkarır. Bu Karşı fikirler, doğru amaç güden bir düşünceyi reddetmeye, eleştirmeye sebep olur.

Bununla birlikte, ailesinden küfür kelimesi dahi duymamış, gayet düzgün yetiştirilmiş bir kişi de bu kabahatleri işleyebilmekte.
Bunların sebeplerinden bazılarını da http://www.islamidusunce.net/forum/index.php/topic,16058.msg84656.html#msg84656 bu mesajımın son paragraflarında belirtmiştim.

Ben yazsaydım şayet, istisnai durumlar ve azınlık yaklaşımlar harici, baskın bir kaç analiz ile, kabahatlerin temeline inmeye çalışır, direkt aileleri kabahatli göstermek (karşı savunmayı kırmak için) yerine eğitim, çevre, arkadaş faktörlerini de katarak insanların savunma değil, sorgu mekanizmalarını çalıştırmaya gayret ederdim. Yine bu yolla ilgili yazıyı okuyan kişilik oluşumundaki gençlerin arkadaş seçerken yapacakları muhtemel hataların bir nebze de olsa önüne geçmiş olurdum.

Velhasıl-ı kelam, yazılan her yazı bir gün sahibini bulur. Kah fayda sağlar, kah zarar.
İnsan psikolojisi tek-tip değil.

İstişare için teşekkür ederim.
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
kutbay
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2525



WWW
« Yanıtla #8 : 08 Ağustos 2019, 07:06:49 ÖS 19 »

Diğer yorumlarınız daha doğrusu haykırışlarınız ise, istişareye değer konular.
Farklı başlıklarla bu konuların üzerinde durabiliriz.
Eminim ki, iştirak edecek, bilmediklerimizi yazabilecek arkadaşlarımız olacaktır.
Logged

Allâhûmme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve Alâ Âli Seyyidinâ Muhammed
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.871 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu