ENAM 38. DE "BİZ, KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK" DERKEN KASTEDiLEN NEDiR?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > ENAM 38. DE "BİZ, KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK" DERKEN KASTEDiLEN NEDiR?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > ENAM 38. DE "BİZ, KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK" DERKEN KASTEDiLEN NEDiR?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: ENAM 38. DE "BİZ, KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK" DERKEN KASTEDiLEN NEDiR?  (Okunma Sayısı 234 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
halukgta
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 966


« : 21 Mart 2019, 12:39:22 ÖS 12 »

Bizler batıl inançlarımızı yaşayabilmek adına, Allah'ın ayetlerini görmezden gelerek çarpıtmaktan, anlamlarını değiştirmekten ne yazık ki korkmuyoruz. Kur’anı tarafsız okumayıp, inandığımız batıl ve rivayet inançlarla anlamaya çalıştığımız için de, Allah bizleri NURUYLA buluşturmuyor, gerçekleri görmemiz engelleniyor.. Bunun nedeni, Allah'ın kitabına şirk koştuğumuz içindir.  

Allah'ın kitabını din ve iman adına yeterli görmeyenleri, O, zalim din tacirlerine elbette muhtaç edecektir. Böyle olanların sonunu hep birlikte görüyoruz. Bu makalemde, Allah'ın kitabını yeterli görmeyen, her bilginin detayın olmadığını iddia edenlerin yanlış inançlarını savunabilmek adına, Allah'ın ayetinin anlamını nasıl çarpıtmaya çalıştıklarına güzel bir örnek vermek istiyorum.

Bir arkadaşımız, kendisi gibi düşünmeyen topluma hitap ederek mealcilerin en çok örnek verdiği ayet, Enam suresi 38. ayette geçen, “BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK”. sözleridir diye başlıyor ve bu ayette geçen kitabın Kur’an olmadığını, Allah'ın katındaki ana kitap Levh-i Mahfuzda ki kitaptan bahsediyor diyerek ayeti saptırmakta, adeta Kur’anda sorumlu olduğumuz her şeyin olmadığını, yani detaysız olduğunu, DİNİ YAŞAYABİLMEMİZ ADINA, BAŞKA BEŞERİ KAYNAKLARA MUHTAÇ OLDUĞUMUZU KANITLAMAYA ÇALIŞMAKTADIRLAR. Hâlbuki Allah Kur’anın nereden geldiğini, Buruç suresi 21–22. ayetlerinde açıklarken bakın ne diyor.

Buruç 21–22: Hakikatte o, korunmuş levhada/Levh-ı Mahfûz'da bulunan şerefli Kur'ân'dır. (Bayraktar Bayraklı)

Kur’an, Allah katındaki korunmuş kitaptan bizlere gelen bilgiler, tebliğ ve uyarılar olduğunu açıkça bildiriyor. Ama batıl savunucuları, hurafe ve rivayet inançlarını kabul ettirebilmek adına, elimizdeki Kur’anın değil, Allah katındaki kitabın eksiksiz olduğunu savunabilmektedirler. İLGİNÇ VE DİKKAT ÇEKİCİ OLAN İSE, ALLAH TARAFINDAN KUR’ANIN, KORUMA ALTINA ALINDIĞI AÇIKÇA BİZLERE BİLDİRİLMİŞTİR. Bu düşünceyi savunanlara sormak isterim, birilerinin gücümü yetiyor da, Allah'ın nurunun HÂŞÂ eksiği var da tamamlamaya kalkıyor? Bu ne hadsizlik ve cahilliktir böyle! ALLAH, GÖRMEDİĞİMİZ ŞAHİT OLMADIĞIMIZ KATINDAKİ KİTABIN EKSİK OLMADIĞINI NEDEN SÖYLESİN, BİZLERİ İLGİLENDİREN BİZLERE TEBLİĞ EDİLEN VE SORUMLU OLDUĞUMUZ KUR’AN DEĞİL Mİ? ALLAH IN KATINDAKİ KİTAPTA EKSİK YOK DA, GÖNDERDİĞİ KUR’AN MI EKSİK, HER BİLGİ YOK? Bu nasıl bir mantık ve akıl tutulması ki, batılı aklayabilmek adına Allah'ın kitabına saygısızlık yaparak onu yetersiz görüyoruz. Konu üzerinde daha iyi düşünebilmemiz için, Enam suresini önce yazalım.

Enam 38: Yerde yürüyen ne kadar hayvan, kanatlarıyla uçan ne kadar kuş varsa, bütün bunlar sizin gibi birer topluluktur. BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK.. Onlar sonunda RABLERİ ÖNÜNDE TOPLANIRLAR. (Bayraktar Bayraklı meali)

Bakın, Allah, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık dediği ayetinde, Buruç suresinde açıklama yaptığı gibi, Kur’an benim katımdaki kitaptandır demeden, direk BİZ KİTAPTA EKSİK BIRAKMADIK diyor. Sizce bu kitabın hangi kitap olduğu, çok ama çok açık belli değil mi? Sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, sizin bütün şan ve şerefiniz ondadır diyecek Allah, ama hiçbir eksiği olmayan kitap Kur’an olmayıp, Allah katındaki kitap olacak öylemi? Ne dediğimizin farkında mıyız? Hiç sanmıyorum. Toplumun kafasında şüphe uyandırmaya çalışıp, kendi batıl inançlarına kanıt arayanlar, işte bu ayet bilmem şu zaman inmişti, bundan sonra da birçok ayet indi, demek ki Kur’andan bahsedilmiyor diyerek, toplumun kafası karıştırılıyor.

Hâlbuki, Allah, birçok ayetinde Kur’anın ipine bizlerin sarılmasını, emin olmadığımız bilgilerin ardına düşmememizi isterken, HİTAP EDİLEN TOPLUM YALNIZ O GÜNKÜ TOPLUM DEĞİL, DÜNYA DURDUKÇA TÜM TOPLUMLARA DA HİTAP ETTİĞİNİ NE YAZIK Kİ ANLAMAK İSTEMİYORLAR. Biz vahyimizi tamamladık dedikten sonra, din ve imanımız adına Kur’anda hiçbir eksiğin olmadığını, ayetten anlamamız gerektiği çok açık anlaşılıyor. Lütfen şöyle düşünün,  Zuhruf 44. ayette Allah, SİZLERİ KUR’ANDAN SORUMLU TUTUYORUM demiştir. Ama bu ayet Kur’anın son ayeti değildir ve bu ayetten sonrada birçok ayet inmiştir. Hatırlatmak isterim, Nahl 89. ayette Allah, bakın Kur’an hakkında ne diyor. “Ayrıca bu kitabı da sana, HER ŞEY İÇİN BİR AÇIKLAMA, BİR HİDAYET ve rahmet kaynağı ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.”

Allah'ın kitabına gözlerini kapatmış rivayet yolcuları Ehli kitap, Allah'ın daha önce göndermiş olduğu kitaplarını yetersiz görüp, atalarının inançlarını da Allah'ın emri gibi yaşıyorlardı. Allah onları uyarıyor ve geleceği bilen yüce Rabbimiz de bu uyarılarla bizlere aynı hataları yapmayın diyor ve BİZ KİTAPTA HİÇ BİR EKSİK BIRAKMADIK, HER SORUNUZA CEVAP VERİYORUZ, VERMEYE DE DEVAM EDECEĞİZ. ONUN İÇİN ALLAH'IN YANINDA SAKIN VELİLER, EFENDİLER EDİNMEYİN, GÜVENİLECEK VELİNİZ YALNIZ BENİM UYARISINI YAPIYOR. Yoksa Allah Zuhruf 44. ayetinde, SİZLERİ KUR’ANDAN SORUMLU TUTUYORUM DER MİYDİ?

Allah, her bilginin olmadığı açıklanmamış detaysız bir kitap gönderip, ondan sonra da kullarını nasıl sorumlu tutar? Bizlerin yaptığı yanlış, beşeri fıkıh inancının her konuda Allah'ın emirlerine yaptığı ilavelerini Kur’anda göremediğimizde takındığımız yanlış tavırdan kaynaklanıyor ve diyoruz ki, bakın namazın kaç rekât olduğu bile yazmıyor. Namazda hangi duaların okunacağı da yok diye yüzlercesini sıralıyoruz. Hâlbuki bu saydıklarımız konusunda Allah, bizleri bağlayıcı bir hüküm vermemiştir. Üzücü olan, Allah'ın yemin ederek kolaylaştırdığı kitabı bizler, bu kadar da kolay olur mu deyip ellerimizle yaptığımız ilavelerle zorlaştırarak, Allah'ın kitabını yetersiz görebilme cehaletini gösterebiliyoruz. Enam 38. ayetinin devamındaki ayetler üzerinde düşünelim şimdi de. Biz kitapta eksik bırakmadık derken, aslında Allah neleri kast ediyor ona bakalım.

Enam 39: Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklara gömülmüş sağır ve dilsizlerdir. Allah, SAPMAYI DİLEYENİ SAPTIRIR; doğru yola girmeyi dileyeni de doğru yola yöneltir. (Bayraktar Bayraklı)

Enam 40: De ki: “Ne dersiniz, SİZE ALLAH'IN AZABI GELSE VEYA O KIYAMET GELİP ÇATIVERSE SİZ, ALLAH'TAN BAŞKASINA MI YALVARIRSINIZ? Doğru sözlü iseniz söyleyin bakalım!” (Bayraktar Bayraklı)

Bakın Allah bir ayet öncesi ne demişti kullarına. “Biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık.” Bakın devamındaki ayetlerde, bu uyarıyı neden yaptığı aslında anlaşılıyor. Batılı hurafeyi aklayabilmek adına, Allah'ın ayetlerine yanlış anlamlar vermeyelim! Bizim ayetlerimizi yalanlayanlar var diyor. Lütfen bu uyarıyla Allah, Kur’anı tamamıyla kabul etmeyenleri kast ediyor diye anlamayınız. Bakın bu insanların sağır ve dilsiz olduklarını söylüyor. Kur’anın birçok ayetinde de buna benzer uyarılar var. Hatta gözleri var görmezler diye de uyarıyor, atalarının inançlarından vazgeçmeyenlerden bahsediyordu. Dikkat ettiyseniz önce iman etmiş olmalı ki, bu kişilere, sapmayı dileyen sapıtır diyor. Doğru yola girmek isteyen de doğru yola yönelir diyerek, böyle ikilemde kalmış kullarına Allah, BİZ KİTAPTA HİÇ BİR EKSİK BIRAKMADIK, YALAN YANLIŞ HURAFE RİVAYET SÖZLERİN ARDINA DÜŞMEYİN, SİZLERİN SORUMLU OLDUĞU BÜTÜN BİLGİLERİ KİTAPTA YANİ KUR’ANDA BULACAKSINIZ DİYOR. Ehli kitap, Allah'ın kitabını yeterli görmeyip atalarından intikal eden batıl rivayet inançlar da ediniyorlardı.

Enam 40. ayette ise, o gün cahiliye toplumunun ve günümüzde bizlerin yaptığı çok büyük yanlışa dikkat çekiyor. Verdiği örneğe bakar mısınız lütfen. Size Allah'ın azabı gelse veya kıyamet gelip çatsa, siz Allah'dan başkasına mı yalvarır dınız? diyor. Sanırım bu sözler sizlere, bugün bizlerin yaptığı çok büyük yanlışlarımızı hatırlatmıştır. Ne yazık ki, bizler namazlarımızda her gün YALNIZ SENDEN YARDIM İSTERİZ dediğimiz halde edindiğimiz veliler şeyhler ve efendilerin de bizlere yardım ve şefaat edeceğine inanmıyor muyuz?

Yaradan, o günkü toplumu uyardığı gibi bugünde Kur’anda her bilgi detay yoktur diyenleri de uyarıyor ve şefaatçiler, yardımcılar sakın edinmeyin, bu uyarıyı da kitapta yaptık diyor. Sizlere indirdiğimiz ve indireceğimiz Kur’anda hiçbir eksik bırakmadık, sorunlarınız ile ilgili her konuda nice örnekleri değişik ifadelerle verdik açıkladık ki, kimseye muhtaç olmayasınız diye belirtiyor. Allah, Enbiya 10. ayetinde: “ANDOLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR.“ dedikten sonra, hala hangi kitapta eksik bırakmadık tartışması yapabilir miyiz? Ne yazık ki, bizler cahiliye toplumunun yaptığı yanlışların aynısını yapıyoruz. Sırf atalarının batıl rivayet inançlarını yaşayabilmek adına, ayetlerin anlamları ile oynamaktan korkmuyorlar. Allah, böyle insanları bakın nasıl uyarıyor.

Ali İmran 78: Onlardan bir zümre vardır, aslında Kitap'tan olmayan bir şeyi  SİZ KİTAPTAN SANASINIZ DİYE DİLLERİNİ KİTAP'LA EĞİP BÜKERLER. O, ALLAH KATINDA OLMADIĞI HALDE, "BU, ALLAH KATINDANDIR." DERLER. Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler. (Yaşar Nuri meali)

Allah, boşuna dinde zorlama yoktur demiyor. Aklını kullanan, zerre kadar zorlanmadan Allah'ın Kur’anda verdiği örneklerini anlayacaktır. Yazdığım gibi bazı arkadaşlarımız Enam suresi 38. ayette geçen; “BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK.” sözünden kast edilen hangi kitap olduğu konusunda şüphe uyandırmaya çalışanlara, ilkokul öğrencisinin anlayabileceği bir örnek vermek istiyorum.
 
Okulda öğretmen öğrencilerine şöyle sesleniyor. “ÇOCUKLAR, YARIN Kİ AYNI DERSİMİZDE SİZLERİ KİTAPTAN İMTİHAN EDECEĞİM, DERSİNİZİ İYİ ÇALIŞIN.” demiş olsa. Sizce öğrenciler öğretmenine, Öğretmenim hangi kitaptan imtihan edeceksiniz diye sorar mı? Cevabını herkes kendi nefsine vermelidir. Bu sorunun cevabı çok açıktır. Allah'da kullarına aynı uyarıyı yapıyor ve diyor ki;

Zuhruf 44: Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ. (Diyanet meali)

Ne dersiniz, Allah ondan hesaba çekeceğim dedikten sonra, hala hangisinden diye bir soru sormaya gerek var mı? Var diyenler, varsın kendi yollarına gitsinler. Ama lütfen unutmasınlar, Allah her bilginin olmadığı izah edilmeyen açıklanmayan bir kitaptan asla kullarını sorumlu tutmaz, hesaba çekmez. Şöyle düşünün lütfen, Allah hayatımıza geçirmemizi istediği emirleri verip nasıl yaşayacağımızı izah etmeden, detayını rivayet yolla öğrenmemizi ister mi? Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum. Lütfen Allah'ın adaletini küçümsemeyelim, kendi nefislerimize uydurmaya çalışmayalım, pişman oluruz. Mahşer günü tüm gerçeklerle elbette yüzleşeceğiz. Allah cümlemize, hesabını verebilenlerin safında olmamızı nasip etsin inşa(A)llah.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
Logged
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 590

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #1 : 23 Mart 2019, 10:46:41 ÖS 22 »

İslam Dini 'nde "BİAT VARDIR". Evliya, Veli, Mürşid-i Kamil olan şahıslar bu kapının bekçileridirler. Dolayısı ile bunlar Peygamber varisleridir.


De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah bağışlayandır, esirgeyendir."
Al-i İmran 31


De ki: "Allah'a ve Elçiye ita'at edin!" Eğer dönerlerse muhakkak ki Allah, kafirleri sevmez.
Al-i İmran 32

gtabak, Hiç usanmadan ve Allah 'tan korkmadan zehrini kusup kaçıyorsun.

Hz. Allah, hangi kitabını bir dağ başına indirmiş de, bir elçi, uyarıcı, resul, bir peygamberini dolayısı ile bir vesilesini, bir sebebini işaret etmeden, insanları inanca ve imana sevk etmiştir.?

İşin en başına git ve sırası ile bu zamana doğru bir düşün.! Hz. Allah ;

Adem a.s ı,
Nuh a.s ı göndermiş,
İbrahim a.s ı,
Davud, Musa, İsa a.s 'ı göndermiş ve aradaki diğer peygamberlerini..!
Son olarak da Muhammed Mustafa s.t.a.v efendimizi göndermiş. Ve bu peygamberler vasıtası ile vahyini bildirmiş, izah ve ikaz etmiş.

Fazlaca teferruata gerek yok. Şimdi bütün bu Uyarıcı, Elçi, Resul, Peygamberleri aradan kaldır ve Allah 'ın Kelamı olan, indirmiş olduğu bütün kitaplarını farklı bölgelerde, farklı yerlerde muhafaza ettiğini düşün.

Farz edelim ki bu kitapların tamamını da sen bir şekilde elde ettin. Nasıl okuyacaktın.? Hadi okudun diyelim, ne anlayacaktın.? Hadi anladın diyelim, nasıl icra edecektin.?

Elçisini vesile kılıp, indirmiş olduğu Hak Kelamına bunca yorumlar katan, hiç bir sebep, vesile
ihtiyacı hissetmeden Kuran 'ın anlaşılabilir olduğunu iddia eden sen..! "NEDEN YALNIZCA ALLAH KELAMI AYET PAYLAŞMIYORSUN".?

Hadi AYET paylaştığını varsayalım. "NEDEN ALLAH KELAMI İÇERİSİNE KENDİ KELAMINI KARIŞTIRIYORSUN".?

Hadi düşünemedin ve Allah Kelamına kul kelamı kattın diyelim. "NEDEN HALA KURAN 'IN TEK BAŞINA, ELÇİ, RESUL, UYARICI, PEYGAMBER, EVLİYA OLMADAN ANLAŞILABİLİR, YAŞANILABİLİR OLDUĞUNU İDDİA EDİYORSUN".?

Madem ki iddia ediyorsun, "NEDEN HALA YALNIZCA AYET PAYLAŞMAKLA YETİNEMİYORSUN".? Ve sayfalar, satırlar dolusu açıklamalar yaparsın.?

Hiç mi düşünmez, hiç mi akletmezsin.?

Allah 'ın tek satır olan ayetini, buyruğunu, sayfalar dolusu yorumlarını katarak, kendi zan, düşünce ve inancın doğrultusunda insanlara anlatma, açıklama, yorumlama ihtiyacı duyan sen..!

Hiç mi hiç utanmadan ve sıkılmadan, tabiri caiz ise, insanların gözleri içerisine bakarak yalan, yanlış bilgilerle kandırmaya çabalamaktan edep ve haya duymuyorsun. Kendin iman etmediğin gibi, başkalarını da kendi çizgine çekmekten asla vazgeçecek gibi değilsin.

Hangi yanını parçalarsan parçala, "BİAT VARDIR"..!

Biat kapısı kıyamete kadar kapanmayacaktır. Bu kapının vazifelileri, Peygamber varisleridirler. Evliya 'ya biat vecibesini yerine getiren kişi, onun vesilesi ile Peygamber efendimize, dolayısı ile Hz. Allah 'a biat vecibesini yerine getirmiş sayılır.

Evliya 'ya yapılan biatın açıklaması, "İmanın zirvesi olan şahitliktir"..! Şahitlik ederim ki, Allah 'tan başka ilah yoktur ille Allah vardır ve Muhammed (s.a.v) Allah 'ın kulu ve elçisidir...

Sen Peygamberi kabullenmeyen, hadisleri inkar eden, sünnetleri reddeden, yalnızca Kuran ile yolunu bulabileceğini zanneden, iman fukarası bir zavallısın gtabak..!

Biat ile alakalı bu ayetleri ne yapacaksın.?

Muhakkak ki, Sana Bi'at edenler, gerçekte Allah'a bi'at etmektedirler. Allâh'ın eli, onların ellerinin üzerindedir Kim ahdini bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur. Ve kim Allah'a verdiği sözü tutarsa Allâh ona büyük bir mükâfât verecektir.
Fetih 10

Allâh şu mü'minlerden râzı olmuştur ki onlar, ağacın altında sana bi'at ediyorlardı, Allâh onların gönüllerinden geçeni bildiği için onların üzerine huzûr ve güven indirdi ve onlara yakın bir fetih verdi.
Fetih 18

Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. 
Mümtehine 12

Dinimizde "BİAT VARDIR"..! Allah 'ın emridir. İster uy, uygula, istersen, uyma, inkar et..!  gtabak

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.343 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu