Şüphesiz Biz Ona, Doğru Yolu Gösterdik. ( İnsan Suresi 3.)

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > Şüphesiz Biz Ona, Doğru Yolu Gösterdik. ( İnsan Suresi 3.)
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > Şüphesiz Biz Ona, Doğru Yolu Gösterdik. ( İnsan Suresi 3.)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Şüphesiz Biz Ona, Doğru Yolu Gösterdik. ( İnsan Suresi 3.)  (Okunma Sayısı 297 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
halukgta
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 945


« : 04 Temmuz 2018, 10:54:37 ÖS 22 »


Bizler Kur’an ın açık ve anlaşılır olduğunu, Kur’an ın birçok ayetinden okuduğumuz ve tebliğ alıp iman ettik dediğimiz halde, ne yazık ki bu iman kalplerimize yerleşmediği için okuyup, iman ettik dediğimiz ayetlerin, tam tersini hayatımıza geçiriyoruz. Halbuki Allah İnsan suresi 3. ayetinde: “ŞÜPHESİZ BİZ ONA DOĞRU YOLU GÖSTERDİK, İSTER İNANIR İSTER İNKAR EDER”, diyerek bizlerin izleyecek tek yolun, Kur’an olduğunu bildirmiştir.

Bu konu çok önemli, onun içindir ki neredeyse yazdığım makalelerimin bir çoğunun ana konusunu, yaptığımız bu yanlışlara ayırıyorum. Peki sonuç alıyor musunuz diye sorarsanız, azınlık bir kısım kardeşlerim hariç, genel çoğunluğumuz, ne yazık ki İslam ı Kur‘an merkezli yaşamadığı için, anlamamakta ısrar ediyorlar. Tabi bu durumda çok açık ve basit, belki de birkaç cümleyle bahsedeceğimiz, hatırlatacağımız ayetleri, daha detaylı, Kur’an dan bir çok örnekler vererek, yaptığımız yanlışı anlatma gereği duyuyorum. Bu konu, bir kardeşimizin dikkatini çekmiş olmalı ki, bakın bana kısaca nasıl bir cevap yazma gereği duymuş. Önemsediğim için, sizlerle paylaşmak istedim.

“Haluk Hoca, ALLAH'IN BİR İKİ SATIRDA ANLATTIĞI MESELEYİ, SİZ BİR KAÇ SAYFADA ANLATTINIZ. Kur'an bu kadar anlaşılmaz bir Kitap mı?”

Çok doğru, Allah anlayasınız ve ibret alasınız diye gönderdiğim ayetleri, kolay, açık ve nice örneklerle izah ettik ve öyle gönderdik der bizlere. Bizler bunca ayetleri tebliğ aldığımız halde hala, açıkta ne kadar açık, her ayeti herkes anlayamaz, veli insanlar anlar deyip, işin içinden çıkıyoruz. Çok daha ilginci, Allah dinin anası, temeli, bizlerin sorumlu olduğumuz ayetleri MUHKEM, yani şüphe duyulmayacak kadar açık gönderdim dediği halde, bizler Allah ın ayetlerini izlememiz gerekirken, inatla beşerin rivayetlerinin ardı sıra gidiyor, Allah ın ayetlerini, anlaşılması zor ilan edip,  görmezden geliyoruz.

Bu gerçekleri görmezden gelen kardeşlerime, sabırla Kur’an dan birçok örnekler vermeye devam ediyorum. Tabi böyle olunca, bir cümleyle anlatabileceğimiz bir konuyu, sayfalarca örnekler vererek anlatılma gereği duyuyorum. Belki yanlışlarını fark ederler diye. Şöyle düşünebilirsiniz. İsteyen anlar, istemeyen anlamaz dersek, kolayı seçmiş oluruz. Yüzlerce yıldır, toplumu Allah ile aldatan din tacirleri, toplumun kanına öyle girmiş ki, Müslümanlar HAKKI BATIL, BATILI HAK OLARAK KABUL EDER OLMUŞ.

Böyle bir topluma, bir konuyu anlatırken, kısaca bir cümleyle kestirip atamazsınız. Çünkü minareyi çalan din tacirleri, yalanlarının ortaya çıkmaması için öyle sözleri, Allah ın elçisinin adıyla topluma anlatmışlar ki, toplum yanlış yapmaktan korkarken, farkında olmadan Kur’an ı inkar ettiğinin farkına bile varamaz olmuşlar. Günümüz mezhep ve fıkıh inancının şekillendirdiği İslam, farkında olmadan Kur’an da çelişki yaratıyor ama bunun bile farkına varamıyoruz. Allah ile aldatılmış bu toplum, ne yazık ki kolay ikna olmuyor.

Allah çok basit ve birkaç cümleyle ŞEFAAT, yani bağışlanma affetme konusunu apaçık bir şekilde açıklamış ve demiş ki: “ Şefaat tümden bana aittir. Hiç bir şefaatin fayda etmediği o günden sakının” Sizlere sorsam ve desem ki, Allah bu hükümlerinde, kendisinden başka affedici, şefaat eden olabilir diyor mu? Yada daha sonra bu hükmünden vazgeçer mi? Eğer Kur’an ın diğer ayetlerinde, kelimelere farklı anlamlar yükleyip, evet Allah ın yanında peygamberler, veli, evliya kişilerde şefaatçidir dediğimiz andan itibaren, Kur’an da çelişki yaratacağımız gibi, Allah a da saygısızlığın en büyüğünü yapmış oluruz.

İşte makalelerimin daha detaylı olmasının ve birçok ayetlerle konuyu izah etmeye, hatırlatmaya, düşünmeye vesile olmamın, çaba göstermemin nedeni, bu yanlışlarımıza ışık tutabilmek ve azda olsa bazı kardeşlerimizin, farkında lığını sağlamaktır amacım. Zaten böyle aldatıcıların çıkarak, toplumun kafasını karıştırmak isteyenlerin önüne geçebilmek için Allah, şöyle diyor Kur’an da. ” BİZ HER ŞEYDEN NİCE ÖRNEKLERİ, DEĞİŞİK İFADELERLE VERDİK Kİ ANLAYASINIZ”

Benimde yaptığım bundan ibarettir. Hurafe inançların, dine ilavelerinin yanlışlığını kardeşlerime anlatabilmek, bir konunun doğru anlaşılabilmesi için, bir çok ayet örneği vermek zorunda kalıyorum. Hatırlatmak isterim, ben ayetleri açıklamıyorum, çünkü ayetleri açıklayan, tefsir eden yalnız Allah dır. Haşa Allah ın açıklayamadığını anlayan ve açıklayanlar mı var aramızda.

Benim yaptığım, HAK İLE BATILI KARŞILAŞTIRMAK VE DİN KARDEŞLERİMİN DÜŞÜNMESİNE VESİLE OLMAKTIR.  Bunun dışında hiç kimsenin, ben ayeti açıkladım, açığa çıkardım, anlaşılır hale getrdim deme hakkı yoktur. Açıklayan, uyaran imtihan eden yalnız Allah dır. AÇIK OLMAYAN BİR KİTAPTAN, NASIL İMTİHAN OLABİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜRÜZ. Bizler, apaçık olan muhkem ayetlerden yola çıkarak, ayetler üzerinde düşünerek hayatımıza geçirmeliyiz.

Yaşadığımız FIKIH  İslam ı, öyle kemikleşmiş ve rivayetlerle şekillendirilmiş yaşanıyor ki, mezheplerin yaptığı ilaveleri Kur’an da göremediğimizde, neredeyse Kur’an ın tamamı unutulup, bakın işte namazın kaç rekat olduğu bile Kur’an da yazmıyor deyip, işin içinden çıkıyoruz. Allah ın sınırlamadığını, kimin haddine sınırlamak. Bu sözleri söyleyen ve inanan bir insana, ne yazık ki bir ayetle yanlışını anlatmak o kadar zor ki, bunu anlatamam.

Beni sünnet inkarcısı olarak suçlayan kardeşlerim, farkında olmadan Kur’an inkarcısı olduğunu onlara anlatabilmek için, sabırla yazmaya Allah ın izniyle devam edeceğim. Lütfen unutmayalım, Allah ın elçisi yalnız Allah ın sünnetine uymuştur. Bizlerde Allah ın elçisini örnek almak istiyorsak, yalnız Allah ın sünneti Kur’an a uymalıyız.

Hepimiz hata yapabiliriz. En az hata yapmak istiyorsak batıldan, hurafeden uzak, Allah ın bizleri imtihan edeceğine hükmettiği, Kur’an ın ipine sarılalım.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1
Logged
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 603

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #1 : 07 Temmuz 2018, 03:13:49 ÖS 15 »

İnsanların gözleri içerisine baka, baka yalan söylemeye devam ediyorsun.

Madem ki Allah Kelamı ile insanları uyaracak, ikaz edeceksin..!

Madem ki Allah 'a giden yolda, din tacirlerinden olmamak, Allah elçisi adı ile toplumu aldatmamak, fıkıh ve mezhep inancına dalmadan Kuran ile çelişmeden insanlara bir şeyler vermeye çaba, gayret sarf ediyorsun..!

Bırak gtabak, bırak..

İnsanlara sadece ve yalnızca Allah Kelamı ile cevap ver, insanlar kendi anladığını yaşasın.

Musa a.s kıssasındaki gibi, çoban ile Allah arasına girme. Allah 'ı bilmiyorsun, fakat Allah adına kendi kelamlarınla "ayetleri" evirip, çeviriyorsun.

Kıssada Hz. Allah Musa a.s 'ı ikaz ediyor ve, "Ya Musa..! Biz seni aşık ile maşukun arasını açasın diye göndermedik" buyuruyor. Peki bu bağlamda senin yaptığın haddi aşmak değil mi.?

Şayet samimi isen, şayet sadece ve yalnızca Allah Kelamı ile uyarma gayreti ve çabası içerisinde isen..!

Sadece ve yalnızca Kuran ayetleri ile becerebildiğin kadarı ile paylaş ve bırak. Yorum getirdiğin müddetçe, sözde açıklama yaptığın müddetçe paylaşımların Hak Kelamı değil, senin lüzumsuzluğundan başka bir şey ifade etmez.

Kendi anlayışının, inancının doğru olduğunun fetvasını sana kim verdi.? Bak diyorsun ki;

Benimde yaptığım bundan ibarettir. Hurafe inançların, dine ilavelerinin yanlışlığını kardeşlerime anlatabilmek, bir konunun doğru anlaşılabilmesi için, bir çok ayet örneği vermek zorunda kalıyorum. Hatırlatmak isterim, ben ayetleri açıklamıyorum, çünkü ayetleri açıklayan, tefsir eden yalnız Allah dır. Haşa Allah ın açıklayamadığını anlayan ve açıklayanlar mı var aramızda[/b].

Sen ayetleri açıklamıyor, açıklamanın da ötesinde insanların imanı ile oynuyorsun. Dini istismar ediyorsun. Allah 'ın emrettiği gibi değil, kendi anladığını insanlara anlatıyorsun.

Madem ki Kuran her bir şeyi açıkça ifade etmiş..! Hiç bir yoruma ihtiyaç yok.. Neden ayetlerin altına, üstüne, arasına kendi kelamını katıyorsun.? Madem ki açıklamaya gerek yok.!

Allah 'ın ayetlerine karşılık, sayfalar dolusu bu yaptığın terbiyesizlik nedir.? gtabak

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 603

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #2 : 07 Temmuz 2018, 04:36:54 ÖS 16 »

Allah çok basit ve birkaç cümleyle ŞEFAAT, yani bağışlanma affetme konusunu apaçık bir şekilde açıklamış ve demiş ki: “ Şefaat tümden bana aittir. Hiç bir şefaatin fayda etmediği o günden sakının” Sizlere sorsam ve desem ki, Allah bu hükümlerinde, kendisinden başka affedici, şefaat eden olabilir diyor mu? Yada daha sonra bu hükmünden vazgeçer mi? Eğer Kur’an ın diğer ayetlerinde, kelimelere farklı anlamlar yükleyip, evet Allah ın yanında peygamberler, veli, evliya kişilerde şefaatçidir dediğimiz andan itibaren, Kur’an da çelişki yaratacağımız gibi, Allah a da saygısızlığın en büyüğünü yapmış oluruz.


Hz. Allah şefaat ile ilgili şu ayetlerde (haşa) yalan mı söylemiş.?


Rabbiniz o Allah'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istiva etti, işi tedbir eyliyor. O'nun izni olmaksızın hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na ibadet ediniz! Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?
Yunus 3

Rahmân 'ın katında bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaat etme hakkına sahip olamayacaklardır.
Meryem 87

O gün, Rahmân'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimselerden başkasının şefaatı fayda vermez.
Taha 109

Allah, onların önlerindekini de, arkalarındakini de bilir. Onlar, Allah'ın hoşnut olduğu kimseden başkasına şefaat etmezler. Hepsi de O'nun korkusundan titrerler.
Enbiya 28

Allah'ın huzurunda şefaat da fayda vermez. Ancak izin verdiği kimseninki müstesna. Nihayet kalblerinden dehşet giderildiği zaman "Rabbiniz ne buyurdu?" derler. (Şefaat sahipleri de): "Hakkı söyledi" derler. O, her şeyden yüksek ve büyüktür.
Sebe 23

gtabak..!

İnsanları kandırıyor, yalan ifadeler kullanıyorsun.

Allah 'ın müsaade ettiği kişiler, Resul, Elçi, Peygamber, Veli, Evliya..!

Her kime şefaat etme yetkisi verilmiş ise, yine Allah 'ın seçmiş olduğu kullara şefaat edilecektir, şefaat edeceklerdir.

Evirip çevirme. Ayetlere kendi zannınca teviller getirip, insanların imanları ile oynama.

Yalnızca ve yalın olarak Allah 'ın ayetlerini paylaş ki, kul nasıl anladı ise anladığını, nasıl iman etmiş ise imanını yaşasın.

Hiç bir şey senin anladığınla sınırlı değil, senin anlattığın gibi hiç değil. Çünkü kendi kelamına Hak Kelamı süsü vererek ifade ediyorsun, orada sadece sen varsın. Allah 'ın Kelamı değil..!

Allah 'ın emirlerini Kuran 'dan anladığın kadarla nasıl yaşıyorsun cevap vermeni istiyorum;

Ayetler ile değil, kendi yaşadığın şekli ile..!

Aldığın abdestten, gusülden,
Kıldığın namazdan, rekat ve vakit olarak, kılınış şekli olarak,
Tuttuğun oruçtan, adet ve yıl içerisi zamanını belirleme, ömründe ne kadar,
Hac ibadetinden ve yapılışından,

İfade etmek istediğimi anladın sen. Sünnetlere hayatında yer var mı.?

İmanın altı şartına da acabasız inanıyor musun.?

Kısacası İslamın temel ibadet ve taatlarını Kuran 'dan nasıl anladın ve nasıl yaşıyorsun.?

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.413 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu