SEVGİLİ MUHAMMED, A.S

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > SEVGİLİ MUHAMMED, A.S
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > SEVGİLİ MUHAMMED, A.S
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: SEVGİLİ MUHAMMED, A.S  (Okunma Sayısı 95 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
hanif_bir_kul
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 165


« : 25 Mayıs 2018, 05:42:09 ÖÖ 05 »


SEVGİLİ MUHAMMED, A.S

AHZAP:21 GERÇEK ŞU Kİ, Allah'ı ve Ahiret Günü'nü (korku ve umutla bekleyen) ve O'nu her daim anan (hatırlayan) kimseler için Allah'ın Elçisi güzel bir örnektir. (Ahzap 33/21)

Allah (cc) insanlar için insan elçiler göndermiştir ki örnek edinilebilsin, arkasından gidilebilsin, izi sürülebilsin. Kur'an müşriklerin insan üstü vasıflarda peygamber anlayışından bahseder ve Allah'ın resulü hz. Muhammed'e (sav) "Ben de ancak sizin gibi bir insanım.(kehf 18/110) demesini emreder. Aslında müşriklerin insanüstü peygamber anlayışı vazifeden kaçmak içindi.
Eğer resul insanüstü güçlere sahip olursa onun örnek edilmesi mümkün olmaz dolayısıyla kendileri için peygambere methiye düzmekten başka bir vazife gerekmezdi.

Nitekim müşrikler sağlığında isyan ettikleri resulleri öldükten sonra benimsemiş onları yücelterek en kutsal makama oturtmuş ancak onun izinden gitmedikleri için şirke düşmüşlerdir.

Hz. Muhammed'in (sav) resul olarak geldiği müşrik toplumun hz. İbrahim'i peygamber kabul ettiğini ve onu sahiplendiklerini unutmayalım.
Allah hz. Muhammed'i (sav) örnek edinen ve onun izinden giden müminleri de bütün insanlara örnek gösteriyor. Yani bizler hz. Muhammed'i (sav) gereğince örnek ve önder edinmediğimiz için insanlara örnek bir ümmet olma özelliğini kazanamıyoruz. Bunun vebali çok ağırdır.
Bu yazıda kurana göre hz. Muhammed'in (sav) iki konudaki örnekliğinden bahsedeceğiz.

HZ. MUHAMMED'İN (sav) TEBLİĞ METODU

Bu (Kur'an), insanlara bir tebliğdir. Bununla uyarılsınlar...(İbrahim 14/52)
De ki: Ben, sizi vahiy ile uyarıyorum.(Enbiya 21/45.)
Bu Kur'an bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu.. (En-am 6/19)
Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin gelip geçtiği bir millete gönderdik ki, sana vahyettiğimizi onlara okuyasın. (Rad13/30)
Sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman, inananlara öğüt hususunda kalbinde bir sıkıntı olmasın. (Araf 7/2)
Biz onların dediklerini çok iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur'an'la öğüt ver. (Kaf 50/45)
Yukarda naklettiğimiz ayetler Hz. Muhammed'in (sav) izlediği metodunu bize göstermektedir. O kendisine vahiy olunanana uyuyor insanları vahiy ile uyarıyordu. Biz de hz. Muhammed'in (sav) yolundan gidecek, onun sünnetine uyacak isek onun yaptığını yapmalı ve insanları vahy ile uyarmalıyız.
O bir peygamberdi öyle yapıyordu . Biz onun yaptığı gibi yapamayız deme hakkımız da yok. Bu onun yolunu inkar olur. En azından onun metodunu takip için gayret göstermeliyiz. Tabi bunun için vahiy yani kur'anı iyi öğrenmemiz gerekir.

Sana bu Kitab'ı her şeyi açıklayan ve Müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak indirdik. (Nahl 16/89)
Dikkat edelim kuran sadece Allah resulüne değil tüm Müslümanlara yol gösterici bir rehberdir.
Asra yemin ederim ki, İnsanlar hüsrandadır. Ancak iman edip Salih ameller işleyenler hak ile ve sabır ile tavsiye edenler müstesnadır. 103/1,2,3.
Hak, Rabbinden gelendir. O halde kuşkulananlardan olma! (Bakara2/147.)
Hz. Muhammed'in (sav) yolundan gitmez isek hak ile yani vahy ile yani kuran ile tavsiyeleşmezsek , bu hususta sabretmezsek hüsranda olduğumuzu Allah bize bildiriyor.
İnsanları Kuran ile uyarmak, öğüt vermek Hz. Muhammed'in (sav) sünnetidir. Müminler de insanları Kuran ile uyarmak, öğüt vermek bunun içinde kuranı iyi bilmek zorundadırlar.
Yine hz. Muhammed (sav) Allah'ın indirdiği ile hükmetmiş ve Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenleri kafir ilan etmiştir.(Maide 5/44 ) Bu da hz. Muhammed'in (sav) en önemli sünnetlerinden biridir.

HZ MUHAMMED'İN (sav) HÜKMETMESİ:

Sen, sana vahy olunana uy ve Allah hükmedinceye kadar sabret. O hakimlerin en hayırlısıdır. (Yunus 10/109.)
Bir konuda Allah hükmünü açıklamamışsa o konuda hz. Muhammed'in (sav) kendi başına hükmetmesi söz konusu değil. Nitekim kur'an'da sana den soruyorlar de ki şeklinde bir çok ayet var.Allah resulü hükmü açıklanmamış konularda kendisine soru sorulduğunda eğer inmiş olan ayetlerde bir açıklama yok ise ya da vahiy bütünlüğünde verecek bir cevabı yoksa ayetler inene kadar bekliyordu.
Bize vahiy gelecek değil ama bir konuda kuran bilgimiz yeterli değil ise o konuyu iyice öğrenene kadar hüküm bildirmememiz gerekir.
De ki: Ben Resullerden bir bidatçi(Yenilikçi) değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahy edilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. (Ahkaf 46/99)
Allah'ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab'ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma! (Nisa 4/105)
Allah resulünün hainlerden taraf olması beklenemez ancak burada resul hz. Muhammed (sav) (a) şahsında hepimize bir uyarı söz konusu.
İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak peygamberleri gönderdi. Anlaşmazlığa düştükleri konularda İnsanlar arasında , hükmetsin diye, onlarla beraber hak yolu gösteren kitapları da gönderdi.

Ancak kendilerine kitap verilenler, apaçık deliller geldikten sonra, aralarındaki kıskançlıktan ötürü dinde anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenlere, üzerinde ihtilafa düştükleri gerçeği izniyle gösterdi. Allah dilediğini doğru yola iletir. (Bakara 2/213)
Dikkat! Resullere ve resullerle birlikte indirilen kitaba tabi olması gerekenlerin bu kitaplarla hükmetmeleri bekleniyor.
Yoksa onlar cahiliye idaresini mi arıyorlar? İyi anlayan bir topluma göre, hükümranlığı Allah'tan daha güzel kim vardır? (Maide5/50)
Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek, Allah'a mahsustur. İşte, bu Allah, benim Rabbimdir. O'na dayandım ve O'na yönelirim. (Şura42/10)
Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür. (Nisa 4/58)
Dikkat edersek yukarıdaki ayetlerde hükmün yalnızca Allah'a ait olduğu söyleniyor ancak resullerin ve insanların da hükmetmesinden bahsediliyor. Bu durumda Hükmetmenin iki manasından söz etmek mümkündür.
1. Kanun koymak, yasalar yapmak manasına. Örnek:T.B.M.M. kanun yaparak hüküm vaaz eder.
2. Kanun hükümlerini uygulamak manasına. Örnek: Mahkemeler T.B.B.M. nin koyduğu hükümleri uygular yani hükmeder.
Din adına hüküm koymak yalnız Allah'a mahsustur. Kim Allah'ın hükmüyle hükmetmezse kafirdir,zalimdir, fasıktır/ yoldan çıkmıştır. (5/44-45-46) Fakat bu hükümleri uygulayan insanlardır.
Allah Kuran'da, genel hükümleri, toplumun yapısını sağlamlaştıracak, insanları kula kul olmaktan çıkaracak hükümleri koymuştur. Mal emniyetini,can emniyetini, nesil emniyetini, din emniyetini sağlamayla da insanları/ Müslümanları vazifelendirmiştir.
Toplumun düzenini sağlamak için yönetim emanetini ehliyetli insanlara verdiğimiz taktirde (4/58- emaneti ehline veriniz.) Allah'ın genel kanunlarına uygun bazı düzenlemeler yapmaları, insanların da Kuran'a ters düşmeyen bu düzenlemelere 4/9 . ayetteki Sizden olan emir sahibine uyun emri gereği uymaları gerekmektedir.

Bu durumda ulülemrin/ kamu yetkililerinin 42/32 ayeti gereği kararı danışma ile alması gerekir.
Allah'ın resulü hayatta iken hem elçilik vazifesini yerine getirmekte hem de müminlerin emirliğini/ yöneticiliğini üslenmekte idi. Toplumun yapısına, insanların ihtiyaçlarına, çevre şartlarına, ekonomik yapıya dair bazı düzenlemeler yapması, şartlar değiştiğinde bu düzenlemeleri de değiştirmesi kaçınılmazdı. Kuran zaten bu bakış açısını resule ve müminlere vermektedir.
Kısaca toparlarsak makro planda yani helal haram koymak , din vaaz etmek ,genel hükümler koymak açısından Allah'ın hükmünde ortağı yoktur. Allah'ın koyduğu hükmü yürürlükten kaldırmak, değiştirmek, yeni hükümler koymak ilahlığa soyunmak demektir.
Mikro planda hükmetmek ise Allah'ın hükümlerini uygulamak ve o hükümlere uygun düzenlemeler getirmekle olur.
Allah Kuranda can emniyeti üzerinde duruyor ve gelişen teknoloji ile trafik devamlı can alıyor ise trafik kuralları (kanunları / hükümleri) koymak Allah'ın hüküm sahasına girmek değildir. Aksine Allah'ın mal ve can emniyetini koruma ile ilgili emirlerini yaşama geçirmektir.
Allah zinayı yasaklarken bu devirde tecavüz olmadıkça zina yasaklanamaz demek ise Allah'ın hükmüne muhalefet etmek dolayısıyla küfürdür.
Hz. Muhammed'in (sav) sünneti Allah'ın indirdiği hükümleri hayata geçirmesi, insanlar arasında adaletle hükmetmesi ve zaman mekan ve imkanlar çerçevesinde hukuki düzenlemeler yaparak adaleti tesis etmesiydi. İnşallah bizlerde bu sünnete uyanlardan oluruz.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.049 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu