Barzanilerin siyonist yahudi olduğunun belgeleri…

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Ülkemizden > GÜNDEM > Barzanilerin siyonist yahudi olduğunun belgeleri…
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Ülkemizden > GÜNDEM > Barzanilerin siyonist yahudi olduğunun belgeleri…
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Barzanilerin siyonist yahudi olduğunun belgeleri…  (Okunma Sayısı 608 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« : 26 Eylül 2017, 12:06:27 ÖS 12 »

siyonist samuel barzaninin torunu mesut barzaniyi pkk ve güneydoğu hizbulvahşeti olarak biline pkk ve Hüdapardan başka kimse türkiyede desteklemiyor
Hüdaparlılıların en akıllısı !!!başkan hüseyin yılmaz diyor ki efendim ırak hükümeti bir evlilikti ,boşanmak ise biliyorsunuz islamda kolaydır ,barzani de boşanıyor muş!!! ne güzel açıklama değil mi? o halde barzani boşanınca yeni hükümetini ırak topraklarında değil israilde kurulsun sende bu siyonist nikahı kıyarsın hüseyin yılmaz olmaz mı?
« Son Düzenleme: 26 Eylül 2017, 12:21:47 ÖS 12 Gönderen: canlar » Logged
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #1 : 26 Eylül 2017, 12:30:56 ÖS 12 »

akit önceleri  barzani için mahşere kadar kerdeşiz diyordu
bugünse ,barzani israilin kucağında diye haber yapmış
 döneklik böyle bir şey işte
barzaninin siyonist olduğunu bütün dünya bilir ken bir tek akit bilmiyor muş!!!
aynı akit ırak hükümeti ışid ile savaşırken ışide direnişçi diyordu
ışide sünni diyordu .amacı ise müslümanlar arasında mezhepçilik yapmaktı 
aynı akit feto ile ilgili geçmiş  arşivini de hemen siliverdi..
sahiden şevki yalmazın fetoyuı öven szölerini ne ara sildin?
nereye kadar kamuflaj???
« Son Düzenleme: 26 Eylül 2017, 12:35:15 ÖS 12 Gönderen: canlar » Logged
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #2 : 27 Eylül 2017, 10:32:26 ÖÖ 10 »

İsrail'in, MOSSAD'ın bir kişiyi kullanması, "elemanı" yapması için o kişinin Yahudi olması gerekmez. Ama bir de Yahudi olursa, hizmetinde sınır tanımaz, köle kıvamında olur.

Barzani ailesinin Yahudi kökenlerini ve MOSSAD-İsrail ile ilişkilerini belgeleriyle yazdığım yazımdan kesitler hâlinde bir özet sunacağım. Yazının tamamını ise, en sondaki linkten okuyabilirsiniz.

Tevfik BİR: YAHUDİ BARZANİ ve ONUN KÜÇÜK İSRAİL’İ (özet)

Mesut Barzani’nin babası Mustafa Barzani’dir. Biraz geriye gittiğimizde 03.04.1991 tarihli Milliyet Gazetesi’nde, Amerikan U.S. News gazetesinden bir alıntıyla karşılaşıyoruz, “Gazete, ‘1960-1970 döneminde, Irak’ın kuzeyindeki ayaklanma sırasında, İsrail’in, Mesut Barzani’nin babası Mustafa Barzani’ye silah verip, “danışman” yolladığını yazıyor.’” diyor. “Danışman”, “uzman” demek, kendisine danışan kişiyi yöneten “ajan” demektir.

Bölünme sürecinde, sıra akil adamlarda. Hasan Cemal de “akil adamlardan” biri olarak atanmış. Peki Hasan Cemal 27.02.2003 tarihli köşe yazısında ne diyordu, “Kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürt devletini Amerika ister mi? Evet ister. İsrail ister mi? Evet. Peki ya İngiltere, Fransa, Almanya. Hepsi ister. Hepsinin de bin yıldır el altında bunun için senaryoları var.”

21.03.1993 tarihli Milliyet Gazetesi manşeti, “Oyunun Adı Özerklik”. Manşet altında dört oyuncunun görüşüne yer vermiş. (...) ve dördüncü sırada da Bekaa alt başlığıyla Abdullah Öcalan’ın gazeteci Rafet Ballı ile yaptığı röportajdan kısımlar var. Şu yazıyor, “Yaptığı basın toplantısından sonra Bekaa’da baş başa görüştüğümüz PKK lideri Abdullah Öcalan, Türkiye’yi köşeye sıkıştırdığına inanıyor. ABD ile temaslarına başladıklarını söyleyen Apo, ‘Amerika, Türkiye’nin her şeyidir. Oraya gittik mi diğer bütün kapılar açılır’ diyor. Apo’ya göre, Talabani ve Barzani’yi destekleyen ABD, kitle tabanı için PKK ile ilişkiye geçecek.”

MOSSAD ajanı (sonra işadamı) Yakup (Yaakov) Nimrodi, İran’da ateşe olarak görev yaptığı sırada sık sık Kuzey Irak’a geçerek Barzani ailesiyle ilişkiye geçiyor ve İsrail-Barzani ilişkilerinde köprü rolünü üstleniyor. Pek çok İsrailli devlet yetkilisi Kuzey Irak’a, Barzani’nin yanına gitmeye başlıyor. Aynı şekilde Barzani de temaslarda bulunmak amacıyla sık sık İsrail’e gidiyor. Geçen sene (2012) Türkiye’ye önemli bir isim geldi ve bazı gazetecilerin sorularını yanıtladı, bu isim emekli MOSSAD ajanı ve Irak Kürdistanı İstasyon Şefi Eilezer Tsafrir'di, “haftada iki kez Barzani’yle görüşürdüm” açıklamasında bulundu.

Bu gibi köprüler sayesinde Barzaniler bir de Zvi Zamir ile tanışıyorlar ve yakın bir ilişki geliştiriyorlar. Zvi Zamir dediğimiz kişi, 1968-1974 yıllarında MOSSAD Başkanı olmuş bir generaldir. Zvi Zamir’in Barzani üstünde etkisi büyüktür. Zvi Zamir ile aynı politik-devlet görüşüne sahip iki önemli İsrail devlet büyüğü var, Moşe (Moshe) Dayan ve Yitzhak (İshak) Rabin. Moşe Dayan, Dışişleri Bakanı ve Savunma Bakanı olmuş bir generaldir, İsrail’de pek çok kez Barzani’yi ağırlamıştır. İshak Rabin de, eski İsrail Başbakanlarındandır, suikast sonucu öldürülmüştür.

Yakup Nimrodi, Barzani’yi başkaca isimlerle de tanıştırdı, bunlar Menahem (Nachik) Navot ve Nahum Admoni’dir. Menahem Navot denen adam, Lübnan Savaşı’nın mimarlarındandır, şeytandır. Nahum Admoni ise 1982-1989 yılları arasında MOSSAD’ın başında oturan isim. Baba Mustafa Barzani, İsrail ziyaretlerinde otelde yada İsrail Devlet Konukevinde değil, bilin bakalım nerede kalıyordu? Haham David Gabay’ın evinde kalıyordu.

Barzanilere giden bir isim daha var. Bu kez İsrail’den değil ABD’den, William Eagleton. Önceleri “Kürt halı ve kilim desenleri üstüne inceleme yapıyorum” açıklamasıyla Kerkül, Musul ve Süleymaniye’de temaslarda bulunan ve Barzani’yle görüşen ajan Eagleton, daha sonra ABD’nin Şam Büyükelçisi oldu. Sonrasında BM’ye bağlı UNRWA’da (Filistin Mültecilerine Yardım Teşkilatı) Başkan yardımcısı oldu, o dönem başkan ise büyükelçi İlter Türkmen’di. Filistin mültecilerine yardım edecekseniz, İsrail ile de ilişki içinde olmanız gerekir. Kürtlerle ilgisi olan yabancıların, istihbaratçıların, elçilik görevlilerinin bir şekilde İsrail ile de ilişkisi oluyor, bölücü Kürtlerin yolu hep İsrail’e çıkıyor.

eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger (soyadına dikkat Kis-Singer, Yahudi’dir) bile Barzani’lerden nasibini alıyor(!) ABD Temsilciler Meclisi’ne bağlı İstihbarat Komitesi’nin hazırladığı Pikes Raporu’nda yer alan bir ifade dikkat çekici, “Barzani, Dr. Kissinger’a duyduğu hayranlığı, bir keresinde kendisine hediye olarak gönderdiği üç halı ve daha sonra da evlenmesi vesilesiyle gönderdiği altın ve inci kolye ile dile getirdi.”

Aynı raporda, Mustafa Barzani’nin şu ifadesini hafızalarımıza çıkmayacak şekilde kazınmalıyız, “Şayet davamızda başarıya ulaşırsak, ABD’nin 51. Eyaleti olmaya hazırım.”

Sefa Kaplan’ın Hürriyet’teki o yazısı şu cümleyle başlıyordu, “Muhtemel bir savaşta Türk askerinin Kuzey Irak’ta yer almasını istemeyen Barzani Ailesi’nin, Kürt Yahudisi olduğu ve ailenin pek çok haham yetiştirdiği ortaya çıktı”. Yazısında Osmanlı arşivlerinden bu bilgiyi tarihçi Ahmet Uçar’ın teyit ettiğini de belirtiyordu, “Sallum Barzani adlı bir hahamın önce Selanik’e, arkasından da Kudüs’e sürgün edildiğine dair bir belge yayımladı. Bilindiği gibi Molla Mustafa Barzani ile oğlu Mesut Barzani, İsrail’le kurduğu iyi ilişkilerle tanınıyor ve İsrail öteden beri Irak Kürtlerinin bağımsızlığını destekliyor”.

22.08.1990 tarihli haberinde gazeteci Çetin Yetkin o dönem yayınlanmış çeşitli kitaplardan bahsederek “Yahudi Kürtler” başlıklı yazısında şunları yazmıştı, “İran, Suriye ve Irak’ta Yahudi Kürtler’den 280 bine yakını İsrail’e göç etti.”, “Çoğunlukla İsrailli turistleri Türkiye’de gezdiren bir turist rehberinin anlattığına göre, İsrail’den gelen turist grupları içinde zaman zaman kendi aralarında Kürtçe konuşanlar da bulunuyor. Bunlar, genellikle Kürtçe kasetler satın alıyorlar ve Anadolu turlarında genellikle Kürtçe konuşan kimselerle görüşmek istiyorlar” diyor ve yazısını şu yorumuyla sonlandırıyor “Kürt Yahudilerinin varlığı, Kürt terör hareketine İslami bir maske takmak isteyenlerin bu maskelerinin düşmesini sağlaması bakamından önemlidir.”

Logged
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #3 : 02 Ekim 2017, 09:34:40 ÖÖ 09 »

Mesut Barzani'nin Yeğeni Olan Şirvan Barzani: “Varlığımızı İsrail’e borçluyuz”
Bölücü Peşmerge komutanı Şirvan Barzani, IKBY’nin İsrail’den askeri destek almadığını, sadece siyasi destek sağlandığını söyledi.
Sputnik Türkiye’nin aktardığına göre Barzani, “Bugün çok zor bir durumdayız. Bu, Kürtlerin tarihinde bir geçiş dönemi. Gelecekte bizi ciddi anlamda destekleyenleri unutmayacağız, İsrail de bunların arasında. İsrail’le sınırımız yok, ortak hava sahamız yok, bu yüzden askeri bir destek yok. Ama siyasi bir destek var ve İsrail Başbakanı’na minnettarız” diye konuştu
Logged
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #4 : 02 Ekim 2017, 09:45:02 ÖÖ 09 »

israilli General Sagi Chori, 1960’lı yıllardan itibaren MOSSAD’ın Kuzey Irak’a verdiği desteğin canlı tanığı. Gençliğinde MOSSAD ajanı olarak Kuzey Irak’ta Kürt ayaklanmasına komutanlık eden, savaş planlarını bizzat kendi eliyle yapan Chori, “Barzani’nin savaşçılarını eğitmek için uçakla İsrail’e bizzat ben götürdüm. Kürtlere savaşmayı ben öğrettim” diyor. İsrail-Kürt dergisinin 2010 Nisan sayısındaki röportajında Chori’ye yöneltilen sorular ve verdiği cevaplar şöyle:

 Sizi tanıyabilir miyiz, Sagi Chori kimdir?

Ben İsrail’de doğdum. Babam Letonya asıllı, annem ise Polonyalı. İsrail’in ortalarındaki Natanyaye kenti yakınlarında büyüdüm. 1952 yılında Paraşüt Birliği’nin eğitimlerine katılarak Savunma Bakanlığında komando olarak hizmet vermeye başladım. Daha sonra değişik birimlerde görev yaptım. Kürtlere yardım etmek yerine getirdiğim en önemli görevdi.

KÜRTÇE VE ARAPÇA BİLMİYORDUM AMA KOLAY ANLAŞTIK

 Kuzey Irak’a ayak bastığınızda temel hedefiniz neydi?

1966, Kürtlere İsrail yardımının başladığı yıldır. O sıralar, beni oraya gönderdiklerinde MOSSAD için çalışıyordum.

 Oraya tek mi gittiniz, bir ekibin parçası olarak mı?

Oraya tek gittim. Barzani’nin Hacı Umran bölgesindeki ofisine vardığımda MOSSAD ajanı David Cron ve şu an adını hatırlayamadığım başka bir İsrailli daha oradaydı.

 Oraya ulaştığınızda sizi kim karşıladı?

Ben Molla Mustafa Barzani ile oğulları İdris ve Mesut’un, Kürt hareketinin misafiri olarak oradaydım. Ancak ben oraya vardığımda Molla Mustafa yerinde değildi. Nerede olduğunu sorduğumda bana Pençven bölgesindeki çatışma mahalline gittiği söylendi. Ben de “zaman kaybetmeyelim, o gelene kadar işimize başlayalım” önerisini sundum ve kabul gördü. Ne Kürtçe ne de Arapça biliyordum. Diğer MOSSAD ajanı Cron benim konuşmalarımı Arapça'ya tercüme ediyordu. Ancak muhataplarım zeki insanlardı. Birbirimizle anlaşma konusunda bir zorluk yaşamadık.

KÜRT KOMANDOLARI İSRAİL'DE EĞİTTİM

 Sanırım bir Tahran seyahatiniz var. Niçin oraya gitmiştiniz?

Tahran’dan bir teklif gelmişti. İranlı askerlere savaş eğitimi vermem isteniyordu. Ben de eğitim verdiğim İranlı askerlerin daha sonra Kürtleri eğitmesini önerdim. Şah bu öneriyi kabul etmedi. “O zaman Kürtleri Tahran’a getirelim onları burada siz değil ben eğiteyim” deyince kabul ettiler. Barzani’nin seçkin Komando birliğine Tahran’da savaş talimi vermeye başladım ancak istediğim randımanı bir türlü alamadım. Şah, Kürtler konusunda pek istekli görünmüyordu. İşleri zorlaştırmaya başladılar. Ben de Tahran’daki İsrail elçisine giderek Kürt komandoları İsrail’de eğitmenin daha doğru olacağını söyledim. Elçi gerekeni yaptı, ben de komandoları bir uçağa bindirip İsrail’in yolunu tuttum. Kürt savaşçıları Hayfa yakınlarında bir otele yerleştirdim ve günlük olarak bizim askeri eğitimlere dâhil ettim. Bu eğitim yaklaşık bir ay sürdü. Doğrusu iyi şeyler öğrendiler, sıkı bir eğitim aldılar. Daha sonra Tahran aktarmalı olarak Kuzey Irak’taki bölgelerine geri döndüler.

 Siz de onlarla birlikte Tahran’a geri mi döndünüz?

Evet, onlarla ben de döndüm. Irak ordusuna karşı savaşmak üzere 20 kişilik gruplar oluşturdum. Kürtlerin elinde o sıralar sadece Bruno tüfekleri vardı. Irak ordusu ise modern ve ağır silahlarla teçhiz edilmişti.

SAVAŞ PLANINI BEN YAPTIM

 Barzani’nin komandolarına verdiğiniz eğitim sona erince ne yaptınız?

Benim görevim sadece eğitim vermek değildi. Yoğun karlı kış mevsimi sona ermiş, ilkbahar gelmişti. Kendimizi korumak için saldırıya geçmeliydik. Bu da Hacı Umran bölgesinin tamamen ele geçirilmesini gerektiriyordu. Ben iyi bir plan hazırlamıştım. Öğrencilerim olan komando birliğine talimatlar veriyor, onlara savaşmayı öğretiyordum. Bu süreçte ben de onlardan bir şeyler öğrenmişimdir.

BİZZAT KOMUTA ETTİM

 Bizzat savaştınız mı?

Ana planımız Revandüz, Zozk ve Handrin dağlarını tutmayı amaçlıyordu. Evet, buralardaki tüm savaşlara katıldım. Kürtler çok sayıda düşman askeri tam tekmil hücuma geçtiği vakit duruma hâkim olma becerisinden mahrumdu. Defans hattını tutma becerisi gösteren ilk birlik benim komuta ettiğim birlik oldu. Benim birliğim hem zeki adamlardan oluşuyordu, hem de çok iyi eğitim görmüşlerdi. Sayıları pek fazla değildi ancak düşman saldırılarına en iyi karşılık veren onlar olmuştu.


MOSSAD ajanı General Sagi Chori, Mustafa Barzani ve oğlu İdris.
 Irak ordusunun sayısı ve konumu ne şekildeydi?

Ali Beg ve Halifan bölgesinde altı kısma ayrılmış 10 bini aşkın Irak askeri mevcuttu. İyi eğitilmiş oldukları belli oluyordu. Ayrıca tank ve uçak desteğine sahiptiler. Ben bir paraşütçü olarak Irak ordusunun ilkbahar geldiğinde hangi mevkilerden saldırıya geçeceğini biliyordum. Buna göre elimizdeki kuvvetleri mevzilendirip bir savunma stratejisi oluşturmuştum. İsrail ordusunda anti terör operasyonlarından edindiğim tecrübeler Kürtlere büyük faydalar sağlamıştı.

Savaşmayı öğrettim

 Barzani ile karşılaştığınız vakit ne konuştunuz, sizden bir talebi oldu mu?

Barzani ile her gün bir araya geliyordum. Zaten onlara yardım için ben oradaydım. MOSSAD, beni Kürtlere yardım için, düşmanlarına karşı daha iyi savaşabilmeleri için oraya göndermişti. Bu görevimdi.

 Barzani sizin yaptığınız askeri plana nasıl bir tepki verdi?

Barzani döner dönmez beni ve diğer ajan Miki’yi çağırdı. Planı tartışmaya başladık. Keşke yanındaki herkes onun gibi bir kafa yapısına sahip olabilseydi! Barzani gerçek bir liderdi. Dünya onun gibisini görmüş değil. Maalesef artık aramızda bulunmuyor.

 Plan neydi, nasıl bir saldırı başlattınız?

Plana göre Irak ordusu saldırıya geçince biz savunma hatlarını tutacaktık. Coğrafya lehimizeydi, dağlar uçaklara rahat manevra imkânı vermeyecekti. Kimi mıntıkalar da Irak ordusunun karadan intikal kabiliyetini zorlayacak bir tehlike arzediyordu. Kürtler nişancılıklarıyla biliniyordu ve şimdi savunma yapacaklardı. Irak askeri atış menziline girene dek sabırla beklemelerini emrettim. Handrin ve Zozk dağlarının tepesinde konuşlanmıştık. Yerimiz açığa çıkmasın diye kesinlikle tanklara ateş etmemelerini söyledim. Kürtler araziyi iyi biliyorlardı, şans faktörü onlardan yanaydı. Yaklaşan Irak askeri 3 bin kişiydi. Komutayı Molla Yusuf’a vermiştim ama o bu savaşta öldü.


İsrailli General Sagi Chori'nin röportajı İsrail-Kürt dergisinin 2010 Nisan sayısında yayınlandı.
 Barzani sizden memnun kaldı mı?

Evet, Barzani benden fazlasıyla memnundu. Fakat öldürülen düşman askerlerinin çokluğu onu biraz tedirgin etmiş gibiydi. Bizim başarımızdan sonra Irak devleti askeri harekâtı sonlandırmak zorunda kaldı. Bu bize sürpriz olmuştu. Daha sonra duyduk ki Irak Cumhurbaşkanı Abdusselam Arif bir helikopter kazası geçirmiş ve yerine kardeşi Abdurrahman geçmiş. Yeni cumhurbaşkanı, Barzani’ye haber gönderip çatışmaların bitmesini, müzakere ortamına geçilmesini talep etti. Barzani’ye elimizi güçlü tutmak için bir yandan müzakere ederken bir yandan savaşmaya devam edilmesini önerdim. Bana ikisini bir arada yürütmenin mümkün olamayacağını söyledi.

 İran Barzani’ye destek sağlıyor muydu?

Kürtlerin savaşmak için fazla ekipmanları yoktu. İranlılardan destek istemişlerdi. Onlar da Pençven taraflarına malzeme gönderdiklerini söylediler. Ancak böyle bir destek henüz gelmiş değildi. İran Kürtlere yardım etme noktasında gönülsüz davranıyordu. Bana da “Bir an önce işini tamamla ve ülkene geri dön” diyorlardı.

Cephede muhaberatı İsrail sağladı
 Cephedeyken iletişimi nasıl sağlıyordunuz?
Motorola şirketinde çalışan bir arkadaşım vardı. Ona durumu izah ettim ve ne tür iletişim cihazının faydalı olacağını sordum. Bana 40 km. menzili olan bir cihazı tavsiye etti. MOSSAD’a bir rapor yazarak bu cihazlardan alınmasını talep ettim. MOSSAD satın alarak cihazları gönderdi. Ben de İdris Barzani’ye teslim ettim. Cephedeki bütün komutanlar bu cihazı kullanmaya başladılar. Mücadeleye büyük fayda sağladı. Irak hükümetinin uzun zaman bu cihazlardan haberi olmadı. Daha sonra bana İsrail’den “geri dön” emri geldi. Ancak benim planım henüz tam olarak yerine gelmemişti. Başka mıntıkaların da kontrol altına alınması gerekiyordu.
 Mesut Barzani ile iletişiminiz nasıldı? Diğer ajan Miki’nin rolü neydi?

Miki, Mesud Barzani ile Parastan Güvenlik Departmanı’nı kuran kişidir. Irak ordusuna gelince, bölgede çok hareketliydi. Ben de Handrin dağındaki bölüğe saldırılmasını önerdim. Saldırı yapıldı ve bölüğün neredeyse tamamı öldürüldü. Bu sırada İran’dan beklenen ekipmanlar da gelmişti. Barzani “Çok fazla ölü var. Bu hiç hoşuma gitmedi. Bunlar zorla buraya gönderilen insanlar. Ben Araplarla savaşmak istemiyorum. Ben Irak devletiyle savaşıyorum” demişti.

Müzakereyi biz yapalım savaşı sen
 Savaş bitti ve İsrail’e geri döndünüz. Bölgeye tekrar gittiniz mi?
1966 Mayıs ayının sonlarında İsrail’e döndüm. Sonra bir yıllık eğitim için ABD’ye gittim. 1967 harbinden önce Kuzey Irak tekrar ısınmaya başladı. Golan Tepeleri’nde görevliyken bana Barzani’den bir mektup gelmişti. Büyük bir Kürt liderin bana kendi el yazısıyla mektup yazmasından onur duymuştum. Barzani ile tekrar buluştuğumda Korek dağlarına gitmeden Irak ordusuna saldırmayı önerdim. Fakat Barzani müzakereleri sürdürme taraftarıydı. “O zaman savaşı sen yap, müzakerelerin başına biz geçelim (Mesut, İdris ve ben) dedim. Bunu da reddetti.
 Barzani’nin davetiyle mi gitmiş oldunuz yani?

MOSSAD şefi beni arayıp, “Barzani bizden seni istiyor” dediğinde ben Golan Tepelerinde idim. 1974 yılında yeni bir savaş hali belirince yine Kuzey Irak yollarına düştüm. O zaman Barzani bana “Düşman bize saldırıyor. Bir şeyler yapmalısın” demişti. Düşmanı püskürtecek bir plan hazırlamıştık. Ancak o sıralar İran saf değiştirmiş ve Arap ülkeleriyle Kürt hareketine karşı işbirliğine girmişti. Barzani gerçekten meşhur bir adamdı. Nadir görülen bir liderdi.

 İsrail-Kürt dergisi okuyucuları için söyleyeceğiniz başka neler var?

Dergi çalışanlarına saygılarımı ve iyi dileklerimi ifade etmek isterim. Son arzum, Mesut Barzani ile tekrar görüşmek, bir araya gelmek. Kürtler için iyi bir lider, şu anki Irak için de… Kendisiyle zamanında çok kez bir araya geldiğim dostum Dr. Mahmud Osman’a da sağlıklı bir ömür dilerim.
« Son Düzenleme: 03 Ekim 2017, 11:31:17 ÖÖ 11 Gönderen: canlar » Logged
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #5 : 02 Ekim 2017, 09:49:16 ÖÖ 09 »

Barzanilerin Osmanlı kayıtlarında özellikle 12.yy’dan sonra bugünkü Irak coğrafyasının değişik yerlerinde Siyonist dini merkezler kurarak yakın yerlerden gelen Yahudileri eğitmek şeklinde olduğuna rastlıyoruz.
Mesela Haham Nathanel Barzani bölgede çıkarlarına hizmet edecek insanlar yetiştirme Siyonist kültürü aktarma babında pek çok el yazması eserin de bulunduğu çok zengin bir kütüphane oluşturmuş bu kütüphane daha sonra oğlu Samuel Barzani’ye kalmıştır. Amerikan Reformcu Yahudiler tarafından Hahamlığı onaylanan ilk Yahudi kadın Haham Asenath Barzani de Samuel Barzani’nin kızıdır. Yine Osmanlı arşivlerinde 1856 yılında Sellum Barzani isimli bir haham Hahambaşılığın özel ricası ile Musul’dan Selanik’e oradan da Kudüs’e gönderilmiştir...

Read more: http://www.islamaktuel.com/barzaninin-de-yahudiligi-kesinlesti-musluman-gorunen-daha-niceleri-var-acaba.html#ixzz4uKaECiY7
Logged
Maveraî
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 465


Yazgıdır Rûya...


« Yanıtla #6 : 02 Ekim 2017, 02:29:43 ÖS 14 »


İçimizdeki Yahudiler(!) Her yerdeler, hep karşımıza çıkıyorlar.. Hatta kim öne çıksa, icraatlarıyla sivrilse kesin Yahudi, zaten herkes Yahudi(!)
Erdoğanın da yahudi olduğu yönünde Youtube de videolar dolaşmakta, buna da inanalım mı? Sık sık erişim yasağı getirilmesi de bundan mıdır acaba? mı diyelim..


"Soru 1. Osmanlı kayıtları nerede? İddia sahibince, kayıtlardan bir tane bile olsa haber sayfasında yayımlanması gerekmez miydi?"

İnsan karalamak ve etiketlemek çok kolay ama bu kadar kolay olmamalı!


"Soru 2. Sadece soyadı benzerliği olamaz mı?"

Ülkemizde her 'Yılmaz' soy adını taşıyan Mesut Yılmaz'ın akrabası/soydaşı mı? Örneğin, Sezai Karakoç Bahattin Karakoç ile akraba değil. Ve daha nice örnekler verilebilir.


"Soru 3. Yahudi soy/sülaleye mensup biri, çevresindeki kültürel öğretilerden rücu edip başka bir din/yol seçemez mi, ideoloji benimseyemez mi?"

Abdullah b. Selâm vb. nicelerine selam olsun.


"Soru 4. Yahudi olan biri iyi bir insan olamaz mı, iyilik yapamaz mı?"

Her dinden veya soydan birileri, başka ırklar/halklar/mazlumlar için, dünyanın güzel bir yer olarak kalabilmesi insanların barış ve huzur içerisinde eşit şartlarda, hakkaniyet içerisinde bir yaşam sürmelerini isteyip bunu bir ülkü/ideal edinip ve bu cenahta kararlar alıp icraatlarda bulunarak tarihi seyri şekillendirebilir pekala.

Dünya, yalnız Türklerin ya da İran'ın değil; Amerika'nın İsraillilerin de değil. Her halkın kendi kültürünü, inancını yaşayabildiği özgürlüğü ve özerk alanı olmalı. Eğer başka halklara azınlıklara tepeden bakmayıp, tahakküm kurma hakkını kendinde görmeden, adil ve insaflı yönetici ev sahibi olmayı becerebiliyorsanız, farklı etnik yapıları çatınız altında ve bir arada tutmanız mümkün olur. Şayet beceremiyorsanız, aksi durumda hiç kimse ne misafiriniz ne de kiracınız olarak kalmak istemeyecektir. Zaten hiçbir insan kiracı olmayı tercih etmez, hele ki despot diktatör zalim bir ev sahibine asla.

Dünya kimsenin tapulu malı değil, dolayısıyla hiç kimse bu dünyada ev sahibi değil. Allah'ın arzında, misafirlik süresince barış ve sevgi içerisinde yaşamak mecburiyetindeyiz. Bunu unutup Allah'ın arzını parselleyip tekelleştirmek, başkalarına hak tanımayıp tahakkümde bulunmak ve tasallut etmek, cahillik ve haddi aşmaktan başka bir şey değildir.

Hem bir ülkede olan politik gelişmeler, bir başka ülkeyi ve halkını neden ilgilendirir?... Eğer bir zulüm varsa bu bizi ilgilendirmeli; insan yanımıza dokunmalı ve harekete geçirebilir geçirmelidir de, lakin bir ulusun özgürleşmesi başka bir ulusu ve halkını neden rahatsız eder, neden ürkütür ki?... Bu sadece şovenist bir asabiyetle açıklanabilir, bunun dışında kalan başka bir izah bulamıyorum.

Her şey fanidir; ülkeler ve siyasi otoritelerin de ömrü, dolayısıyla ölümü vardır. Eğer zulümle yönetim söz konusu ise, bu daha da çabuklaşır ve mazlumlar muhakkak(yine geçici olarak..) varisler olur. Bu kaçınılmazdır ve er ya da geç tahakkuk edecektir, İlahi Yasa(Sünnetullah) böyle işler; bu sebeple hiç kimse ne korksun, ne üzülsün, ne de yorulsun, zira olacak olanın önüne geçilemeyecek ve hepsi boş çabalar olarak kalacaktır. Müminlere düşen ise ancak ve ancak insanca yaşamak, insan kalabilmek ve empatik insaflı adil şahitler olabilmektir.
« Son Düzenleme: 05 Ekim 2017, 01:07:04 ÖS 13 Gönderen: Maveraî » Logged

Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #7 : 03 Ekim 2017, 11:47:24 ÖÖ 11 »

1-samuel Barzaninin torunu olduğu için mi yahudi ve siyonist değil!
2-Barzaninin eşini mossad koruduğu için mi yahudi değil!
3-İngilizlerin işgali sırasında müslüman kürtler öldürülürken mesut barzani aşiretine sahip çıkıp güçlendirdikleri için mi yahudi değil!
4-israilli subaylar barzani aşiretine silahlı eğitim verdikleri için mi yahudi değil!
5- israil hükümeti Barzaniye sahip çıktığı için mi yahudi değil!
6- osmanlı belgeleri Barzaninin yahudi olduğunu kesin söyler ken ,israil belgeleri mi barzaninin müslüman! olduğunu söylediği için mi yahudi değil!
7-Her ırktan yahudi çıkarda kürt görünümlü olunca mı Barzani yahudi olmaz!
8- Barzani erbilde tevhid bayrağı yerine israil bayrağını dalgalandırdığı için mi yahudi değil!
9-Barzani islam devleti yerine ulus devletinden söz ettiği için mi yahudi değil!
10-israilin BOP ayağı yada 2. israil ideali için kürtlerden başka malzeme kalmadığı için mi yahudi değil!
11-HDP,  Hizbulvahşet yada Hüdapar, pkk ve pyd Barzaniye destek verdiği için mi yahudi değil!
12-israilin arzu mevud realitesi  yeryüzünde değilde gökyüzünde kurulucağına inandığın için mi yahudi değil!
13-- ve sen siyonist Barzaninin ücretsiz bir neferi ve avukatı olduğun için mi barzani yahudi değil !


« Son Düzenleme: 03 Ekim 2017, 11:53:29 ÖÖ 11 Gönderen: canlar » Logged
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #8 : 03 Ekim 2017, 11:50:37 ÖÖ 11 »




İngilizlerin işgali sırasında da diğer Kürt aşiretler İngiliz uçaklarıyla vurularak Barzaniler kuvvetlendirilmişti. Yahudi Barzani, kendi aşireti dışındaki mazlum Kürtleri Peşmerge-IŞİD savaşı bahanesiyle öldürtüp meydanı kendi yahudi aşiretine bırakmak istiyor.

Logged
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #9 : 03 Ekim 2017, 11:54:49 ÖÖ 11 »

 Barzani’nin Kürtlerin işçi, yahudilerin yönetici olacağı Kürdistan hayali, bölge kürtlerinin uyanıklığı, Irak ve Suriye’nin zaferleri neticesinde suya düşüyor. Siyonist yahudi Barzani sıranın kendine de geleceğini görünce paniklemeye başladı.

Logged
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #10 : 03 Ekim 2017, 11:57:47 ÖÖ 11 »



Irak parlamentosunda grubu bulunan Kanun Devleti Koalisyonu, ‘Musul’un IŞİD terör çetelerine teslim edilmesinde rolü olduğu’ gerekçesiyle görev süresi dolan Başur bölge başkanı Mesut Barzani’nin yargılanması için imza toplamaya başladı.

Irak eski başbakanı Nuri El-Maliki’nin liderliğini yaptığı Kanun Devleti Koalisyonu Milletvekili Heyder Sitar El-Mewlî tarafından yapılan basın açıklamasında; ‘Musul’un IŞİD çetelerine teslim edilmesinde Mesut Barzani’nin de rolü olduğunu’ ileri sürerek Barzani’nin yargılanması için parlamentoda bir grup parlamenterle birlikte imza toplamaya başladıklarını duyurdu.

Toplanacak imzaların önümüzdeki hafta resmi bir rapora dönüştürülerek Parlamento başkanlığına sunulacağını söyleyen Heyder Sitar El-Mewlî, “bu imzalar, Şengal’in DAIŞ çetelerinin eline geçmesinde ve Êzîdî kardeşlerimizin yüz yüze bırakıldıkları trajik durumlarda suçu olan Mesûd Barzanî ve birtakım peşmerge komutanının yargılanması, hesabının sorulması içindir” dedi.

Kanun Devleti Koalisyonu milletvekili Heyder Sitar El-Mewlî, açıklamasının sonunda ise, Barzani’nin Şengal’in düşmesinde kusuru bulunduğuna dair belgeleri şimdiden toplamaya başladıklarını kaydetti.

Irak Parlamentosu 1 Aralık 2014’te Başbakan Haydar El-İbadi’nin talimatıyla Musul’un düşmesini araştırmak üzere 26 kişilik bir komisyon kurmuştu. Komisyon başkanlığına Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkanı Hakim Zamili, başkan yardımcılığına da Kürt parlamenter Şaxewan Abdullah atanmıştı.

Komisyon, araştırma kapsamında Mesud Barzani’ye de cevaplanmak üzere bazı sorular yöneltmişti.

Ancak Bölge Başkanlığı, Musul’un düşmesiyle hiçbir ilgilerinin olmadığı gerekçesiyle soruları cevaplamak yerine, 1 Temmuz 2015 tarihinde bir açıklama notu yazmakla yetinmişti.
Logged
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #11 : 03 Ekim 2017, 12:01:48 ÖS 12 »

Barzaninin yahudi olmadığını iddia edenlere bir kaç satır
1-samuel Barzaninin torunu olduğu için mi yahudi ve siyonist değil!
2-Barzaninin eşini mossad koruduğu için mi yahudi değil!
3-İngilizlerin işgali sırasında müslüman kürtler öldürülürken mesut barzani aşiretine sahip çıkıp güçlendirdikleri için mi yahudi değil!
4-israilli subaylar barzani aşiretine silahlı eğitim verdikleri için mi yahudi değil!
5- israil hükümeti Barzaniye sahip çıktığı için mi yahudi değil!
6- osmanlı belgeleri Barzaninin yahudi olduğunu kesin söyler ken ,israil belgeleri mi barzaninin müslüman! olduğunu söylediği için mi yahudi değil!
7-Her ırktan yahudi çıkarda kürt görünümlü olunca mı Barzani yahudi olmaz!
8- Barzani erbilde tevhid bayrağı yerine israil bayrağını dalgalandırdığı için mi yahudi değil!
9-Barzani islam devleti yerine ulus devletinden söz ettiği için mi yahudi değil!
10-israilin BOP ayağı yada 2. israil ideali için kürtlerden başka malzeme kalmadığı için mi yahudi değil!
11-HDP,  Hizbulvahşet yada Hüdapar, pkk ve pyd Barzaniye destek verdiği için mi yahudi değil!
12-israilin arzu mevud realitesi  yeryüzünde değilde gökyüzünde kurulucağına inandığın için mi yahudi değil!
13-- ve sizler siyonist Barzaninin ücretsiz neferleri ve avukatları olduğunuz için mi yahudi değil!
« Son Düzenleme: 03 Ekim 2017, 12:03:07 ÖS 12 Gönderen: canlar » Logged
canlar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 21


« Yanıtla #12 : 03 Ekim 2017, 12:05:34 ÖS 12 »



Kendisi de bir Kürt(!) Yahudisi olan ve Los Angeles California Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan Prof. Yona Sabar’ın, 1982 yılında Yale Üniversitesi tarafından yayımlanan ‘The Folk Literature of the Kurdistani Jews: An Anthology’ (Kürdistan Yahudilerinin Halk Edebiyatı: Antoloji) isimli kitabı Barzanilerin soyu ile ilgili çarpıcı bilgiler içeriyor. Prof. Sabar’ın verdiği bilgiye göre, Kuzey Irak’ta 16 ve 17. yüzyılda Barzani ailesine mensup hahamlar Yahudi eğitim kurumları oluşturmuşlardı. Bu aileden Haham Nathanel Barzani, bölgede seçkin bir kütüphaneye de sahipti. Bu kitaplar, yine haham olan oğlu Samuel Barzani’ye miras kalmıştı. Amerikan Yahudileri tarafından tam bir yüzyıl sonra kabul edilecek olan ilk kadın haham da Samuel Barzani’nin kızı Asenath Barzani’dir.

Tarihçi Ahmet Uçar, Osmanlı arşivlerinde bölgede bir tek Barzani ailesi bulunduğuna dair kayıtların yer aldığını hatırlatarak, günümüz Barzanilerinin atalarının Yahudi olduğundan şüphe duyulamayacağını ifade etti. Ahmet Uçar’ın Osmanlı arşivinde bulduğu bir başka belge ise 1856 yılında Sallum Barzani isimli bir hahamın, Musul’dan Selanik’e, oradan da Hahambaşılığın özel ricası ile Kudüs’e sürgün edildiğini gösteriyor.

Mustafa Barzani’nin İsrail ile sıkı ilişki kurması, bu Yahudilik iddiasını daha da kuvvetlendirmektedir.


Logged
Maveraî
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 465


Yazgıdır Rûya...


« Yanıtla #13 : 03 Ekim 2017, 02:16:29 ÖS 14 »


Yazılanlar doğru yanıtlar değil, hatta hiçbiri yanıt değil. Ve soruları yanıtlayasınız daha doğrusu yanıtlarını bana yazasınız diye sormamıştım; üzerinde tefekkür edip vicdanınızla hem hal olarak, cevapları içinizde duyumsayıp kendinize vermeniz kafi gelirdi.. Soruların üst akılla düşünerek yanıtlanması ve vicdanımızın empatik etkisinin karşılığı aynı düşünce ve tavır içerisinde olanlardan bir kişinin(12 Angry Men 1957 Yapımı Film) yüreğinde yankılanmıştır inşaAllah, umuyorum.

Hakkımdaki yargınızda yanılmış ve yanlış yorumlamışsınız, tanımadığınız için tabii bir durum.. Kızmadım ve şaşırmadım, sadece insani yanımla birazcık üzüldüm; bir ideoloji, devlet kurumu(İran) yönetim biçimi ve işleyişindeki etken amillere duyduğunuz muhabbet ile bu kadar körü körüne bir bağlılık içerisinde olup zihninizi ve gözünüzü her şeye ve karşınıza çıkacak olsa hakikate dahi kapadığınız için. Böylesi sorgusuz bir teslimiyet sadece Allah'a olmalıdır.

Aşağıdakiler sizin için ne ifade eder, kıymet-i harbiyesi olur mu? bilmiyorum, tahminim olsa da yine de yazmış bulunayım: Barzaniyi tanımam, muhabbetim de yok, diyaloğum da. Neferi olduğum bir olgu var evet; ama sizde olduğu şekilde ve algınızdaki gibi ismi geçen şahsın ve genel anlamda şahıslar veya kurumların değil, hakkın teslimiyetinin ve değerler manzumesinindir. Yapılan mesnetsiz ve salt nefreti körükleyici anlamsız saldırı Hristiyan, Yahudi, Ateist, Türk, Kürt, Arap, İngiliz, Alman vd. her kim için olursa olsun tavrım değişmez ve aynı olurdu.

Hiç kimsenin değil, sadece Allah'ın kulları olmalıyız ve hakkın hatırını hiçbir yakınlık ve menfaate değişmemeliyiz.
____________________________________________________________________
Bu bir yanıt işte, teşekkürler..
Kitabı bulup bakınmalı; ne sayfa resmi ne sayfa numarası, ne de arşiv belgesinin çıktısı resmi vs. olmadığından iddia için yeterliliği yok.

Unutmamalı ki, sadece 1. sorunun ve tek bir sorunun yanıtı verilmiş. Bu da nefret ve saldırı için hâlâ yeterli neden değil.

Son olarak: Yüzünüzü öz değerlere dönüp yaşayın, sevgide ve barışta kalın!
« Son Düzenleme: 09 Ekim 2017, 06:14:00 ÖS 18 Gönderen: Maveraî » Logged

Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..
Maveraî
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 465


Yazgıdır Rûya...


« Yanıtla #14 : 03 Ekim 2017, 03:02:51 ÖS 15 »


Sadece iddia iddia...

Irak ve Suriye’nin zaferleri neticesinde suya düşüyor.

Binlerce insanın katledilmesi, çocukların sakat ve yetim bırakılması veya başka ülkelerde hırsızlık gibi muhtelif kötü işlerde kullanılması ya da organ mafyasına satılmaları, kadınların tecavüze uğramaları yahut dul kalmaları, anaların gözü yaşlı kalması, evlerin okulların hastanelerin arzın harap edilmesi, malların talan, hayvanların telef edilmesi, su yerine kan akması zafer mi?! Yazık, çok yazık!...

İnsan değerlidir. Her şey insan için, insan Allah içindir; ne toprak, ne bayrak, ne de sınırlar için değildir ve bu metalara da kurban edilmemelidir.
____________________________________________________________________
Sabah uyanır uyanmaz gece yatana kadar tüm gün haber okumak, yönetimlerin iktidar sevdası ve koltuk bekası adına politik manevralar ve çekişmelerini takip etmek insanda psikoloji bırakmaz sinirleri yıpratır, nasıl bir yönelim ve arzudur bu ve direnç...

Çevremizde var böyleleri, hayrete düşürücüler. Hepsi agresif, patlayacak barut fıçısı ve mayın gibiler, yanlarına yaklaşılmıyor ve paranoyak olmuşlar haliyle. Az çıkıp dolaşın, ciğerlerinize hava çekin, damarlarınıza politika enjekte etmeyin öldürücüdür dikkat! diyesim var.
« Son Düzenleme: 09 Ekim 2017, 06:32:49 ÖS 18 Gönderen: Maveraî » Logged

Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.078 Saniyede 23 Sorgu ile Oluşturuldu