Peygamberimizin sünneti

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > Peygamberimizin sünneti
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Serbest Kürsü (Moderatör: Yonetim) > Peygamberimizin sünneti
Sayfa: [1] 2 3 ... 7   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Peygamberimizin sünneti  (Okunma Sayısı 3134 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« : 04 Temmuz 2017, 10:13:51 ÖS 22 »


               Değerli dostlar..Burada sizlere bir soru sormak ve görüşlerinizi almak istiyorum..Peygamberimiz hayatta iken birçok şeyi yapma ortamını ve imkanını bulduğu halde yapmadığı şeyler var..Bunlarında peygamberimizin sünneti olduğunu kabul etmemiz gerekmez mi?..Dönemin islam toplumu zamanla zenginleşip, bolluğa ve birçok imkana kavuştuğunda bile, peygamberimizin hasırdan bir yatağı olduğu, kendisine hediye gönderilen yün yatağı, geri iade ettiğini düşünecek olursak..Bugün imkan bulup varlık elde eden müslüman kardeşlerimizin yaptıklarına bakıyorumda, hele birde sünni geçinenlere, sünnet bunun neresinde?..Bu durum ''acaba din yoluyla aldatılıyormuyuz?'' sorusunu akla getiriyor..Daha doğrusu ''aldatılıyoruz''...Bu ne iğrenç bir tuzak..Alahla, insanları aldatmak...Max..Bana sen yine sarhoşsun diyeceksin ama..Ayıkken düşündüklerimi şimdi yazıyorum haberin olsun..
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5141



WWW
« Yanıtla #1 : 04 Temmuz 2017, 10:41:26 ÖS 22 »


Yok yok, demeyeceğim.
Bunlar ayık sorular Smiley

Sonra yorumlarım inşallah
Logged
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #2 : 10 Temmuz 2017, 07:05:55 ÖÖ 07 »


               Max günaydın..Konuyla ilgili olarak ayrıntılı bir mesaj yazmayımı düşünüyorsun yoksa gerçekleri yazmaya cesaret edemiyormusun?..Düşündüklerini yazdığında birilerini rahatsız etmektenmi korkuyorsun?..Yoksa kendi içinde bu konuda çelişkiyemi düştün?..Bir insan bir konuda yanlış yapıyorsa, aynı konuda yanlış yapan diğer insanlara birşey söyleyemez..Böyle bir durumda susmaktan başka bir yolu yoktur..Adalet konusunda, güven konusunda olduğu gibi..Ama ben Peygamberimizin sünneti konusunda sorduğum soruya iyi bir cevap vereceğini düşünüyorum..Örneğin peygamberimizin misvak kullanmasımı sünnettir yoksa ağız temizliğine verdiği önemmi?...Adalete yönelik eylemlerimi yoksa adalete gösterdiğüi hassasiyetmi?..Peygamberimizin sünnetlerini şekilden ziyade niyette aramamız gerekmez mi?..Amacım seni sorgulamak değil..Sadece istişare..
Logged
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #3 : 10 Temmuz 2017, 07:20:07 ÖÖ 07 »


             Yoksa Borun pazarımı geçtimi?..Başka pazarda yok..
Logged
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #4 : 11 Temmuz 2017, 08:25:48 ÖS 20 »


           Sünnet konusunda tekrar düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum..Peygamberimizide iyi okumak lazım..Neyi neden yaptığı üzerine iyice düşünmek ve niyetinin ne olduğunu anlamak lazım..Farz olan namazlardan önce veya sonra namaz kılması, namaz konusuna gösterdiği ehemniyet ve önemin bir işaretidir..Her bir hareketinin, davranışının, uygulamasının arkasında  yatan düşüncesi ve niyetini iyi okumak ve anlamak gerekir..Peygamberimiz böyle yapıyordu bu yüzden bizde böyle yapalım düşüncesi, Peygamberimizin taşıdığı niyeti taşımıyorsa, taklitten ibarettir..Ve zamanla anlamsızlaşabilir..Bugün olduğu gibi..Peygamberimizin yaptıkları ve yapma imkanı ve şartları oluştuğu halde yapmadıklarının altında yatan düşünce ve niyeti iyi anlayabilirsek, çağımızın birçok problemini halletmiş oluruz..Ve din konusunda bugünlerde yaşanan ayrılıkların birçoğunun ortadan kalkacağına inanıyorum..
Logged
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #5 : 11 Temmuz 2017, 08:56:46 ÖS 20 »


             Tabi sünnetin başka boyutlarıda var diye düşünüyorum...Örneğin Kuranda İbrahim peygaberimizin, çocuklarını verimsiz bir araziye yerleştirmesi anlatılmaktadır..Bunu neden yaptığınıda İbrahim peygamberimizin duasından anlıyoruz...Bu olayın kuranda geçmesinin nedeni nedir?..Neden bizlere anlatılırki?.İşte bir peygamberimizden bir davranış...Üstelik hiçbirini diğerinden ayırmamamız gerektiği konusunda uyarıldığımız bir kitapta yazıyor bu...Ey müslümanlar, aldatılıyorsunuz..
Logged
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #6 : 13 Temmuz 2017, 09:31:25 ÖS 21 »


            beni kendi halime bıraktınız herhalde!..Olsun problem yok..Zaten hayatımda bu ilk değil..Alışığım kendi halime bırakılmaya..Aslında insanın kendisiyle başbaşa kalması lazım sık sık..Bol bol düşünmeye ve muhasebe yapmaya zaman kalıyor..Ahirette ''bunu düşünmemiştim'' yada ''düşünemedim'' gibi bir mazeret ortaya koyamam..Bu yüzden sıkıntılıyım...Allah başka sıkıntı vermesin kimseye...Akıl akıldan üstündür diye bir atasözü galiba..Birlikten kuvvet doğar buda atasözü olsa gerek...Birlikte düşünmek?...Bazen bulmaca çözerim..Tek başıma uğraşır durur eğer zorlanırsam bırakırım..bazen yanımda bir iki arkadaş katılır bana..Birlikte çözmeye başlarız..Hem eğlenceli olur hemde kolayca çözeriz...
Logged
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #7 : 13 Temmuz 2017, 10:09:47 ÖS 22 »

             Konudan sapmak olmasın..Düşünmek sünnetmidir?..Düşünmek farz olsa gerek..Yada düşünceli olmak....
« Son Düzenleme: 14 Temmuz 2017, 07:09:11 ÖÖ 07 Gönderen: Biz » Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5141



WWW
« Yanıtla #8 : 16 Temmuz 2017, 05:31:03 ÖS 17 »



               Değerli dostlar..Burada sizlere bir soru sormak ve görüşlerinizi almak istiyorum..Peygamberimiz hayatta iken birçok şeyi yapma ortamını ve imkanını bulduğu halde yapmadığı şeyler var..Bunlarında peygamberimizin sünneti olduğunu kabul etmemiz gerekmez mi?..Dönemin islam toplumu zamanla zenginleşip, bolluğa ve birçok imkana kavuştuğunda bile, peygamberimizin hasırdan bir yatağı olduğu, kendisine hediye gönderilen yün yatağı, geri iade ettiğini düşünecek olursak..Bugün imkan bulup varlık elde eden müslüman kardeşlerimizin yaptıklarına bakıyorumda, hele birde sünni geçinenlere, sünnet bunun neresinde?..Bu durum ''acaba din yoluyla aldatılıyormuyuz?'' sorusunu akla getiriyor..Daha doğrusu ''aldatılıyoruz''...Bu ne iğrenç bir tuzak..Alahla, insanları aldatmak...Max..Bana sen yine sarhoşsun diyeceksin ama..Ayıkken düşündüklerimi şimdi yazıyorum haberin olsun..


birincisi vahyin nasıl anlaşılıp yaşanılacağına dair peygamberin eylemleri düşünceleri sözleri kısaca kuranı yaşadığı hayatı bize rol model sünnetidir.

ikincisi vahyi yaşaması dışında bir insan olarak onun güzel örnekliği her daim istifade edilmesi gereken gücümüz nispetinde uygulamamız gereken güzel hasletlerde sünnet kapsamında görülebilir ama dini hükmü olan bir sünnet değil ondan sadır olmuş güzellikler diyebiliriz.
kuranda dediği gibi "onda sizin için güzel örneklik vardır..."
 mütevazi olması infak ederek elinde mal tutmaması güzel ahlakı üslubu nezaketi ...vs vs..
buna ek olarak onun hayatında görmediğimiz, coğrafyanın, devrin çağın getirdiği farklılıklar nedeni ile yapabileceğimiz tüm olumlu tavırlar da bu kapsama girebilir.

ama sünnet denilince ana eksen birinci madde olacaktır.
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5141



WWW
« Yanıtla #9 : 16 Temmuz 2017, 05:44:02 ÖS 17 »


               Max günaydın..Konuyla ilgili olarak ayrıntılı bir mesaj yazmayımı düşünüyorsun yoksa gerçekleri yazmaya cesaret edemiyormusun?..Düşündüklerini yazdığında birilerini rahatsız etmektenmi korkuyorsun?..Yoksa kendi içinde bu konuda çelişkiyemi düştün?..Bir insan bir konuda yanlış yapıyorsa, aynı konuda yanlış yapan diğer insanlara birşey söyleyemez..Böyle bir durumda susmaktan başka bir yolu yoktur..Adalet konusunda, güven konusunda olduğu gibi..Ama ben Peygamberimizin sünneti konusunda sorduğum soruya iyi bir cevap vereceğini düşünüyorum..Örneğin peygamberimizin misvak kullanmasımı sünnettir yoksa ağız temizliğine verdiği önemmi?...Adalete yönelik eylemlerimi yoksa adalete gösterdiğüi hassasiyetmi?..Peygamberimizin sünnetlerini şekilden ziyade niyette aramamız gerekmez mi?..Amacım seni sorgulamak değil..Sadece istişare..

abi zamanım olmadı geciktim kusur bakma.
cep telefonundan anlık takip ediyorum ama cevap yazmak için pc açmam lazım o da kolay kolay olmuyor...

misvak örneğini vermişsin soruna cevabı 12 den vurmuşsun, ben daha ne diyem ki Smiley

zaman değişir,
mekan değişir,
insanlar değişir,
araçlar değişir,
ama ilkeler değişmez.

amaç temizlik ise
millattan önce çamurla temizlerler,
milattan sonra ağaç dalı ile (misvak)
modern çağda diş fırçası ile,
post modern çağda lazer ışıklar ile ....

sözün özü diş sağlığına önem ver ,  temizliğe dikkat et, toplum içine ağzı kokarak çıkıp insanları rahatsız etme de
bunu ne ile yaparsan yap(tır ana mantık)

ama bu ana mantığı kaçırıp günümüzde toplum içinde koca dal parçasını çıkarıp ağızlarını karıştırır gibi misvaklayanlar çok itici görünüyor. bu en basit tabiri ile kabalıktır, mevzunun hikmetini anlayamamaktır.



toparlar isek;
sünnet dediğimiz şey kuranın yanına kurandan ayrı yeni bir kurallar manzumesi değildir.
dinin aslı kurandır (teori) dinin aslının uygulanması örnekliği de sünnettir (pratik)
peygamber kuranı yaşayarak nasıl olması gerektiğini en iyi şekilde göstermiştir. bunu öncelemeliyiz.
kuran temiz ol der. nasıl olacaksın ? aha peygamber nasıl oldu ise öyle. diş temizliği elbise temizliği taharet temizliği...vb gibi gibi

kuran şunu yap der, detayını nasılını gerektiği kadar verir teferruatını resul uygulamada aktarırı, kuşaklar boyu gider o.


ama
allah yasak koymadığı halde peygamber şunu haram kıldı denilerek peygamberin yasak koyabileceği ve hüküm koymada allaha ortak olabileceği anlayışı çok sakat ve tehlikelidir.

şu ayrıma dikkat:
peygamber içinde bulunduğu toplumun lideri (misal başbakanı) olarak toplum yönetimi ve konjonktür gereği bazı şeyleri (kanun hükmünde kararname gibi) yasaklar ya da emreder. bu dini bir hüküm değildir toplumsal bir uygulamadır. ve bu uygulama sadece o zamanda o mekanda o insanlara hitap eder. yani peygamberin emir ve nehiyleri vahiy gibi evrensel değil devlet başkanlarının uygulamaları gibi dönemseldir.

mesela koyun nesli tükenme tehlikesine giriyor ise "koyun yemek yasaktır" diye bir emir verir.
koyun yetiştiriciliğine ağırlık verip koyun nesli artınca geri serbest bırakabilir.
ama hikmetini bilmeden bunu evrensel bir hüküm gibi algılayıp peygamber demişki koyun yemek yasak o yüzden sene olmuş 2017 biz hala koyun yemeyiz demek mantık hatasıdır, zulümdür, hüküm koymada allaha ortaklıktır ki bu şirk ya da küfür olarak nitelenir...

Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5141



WWW
« Yanıtla #10 : 16 Temmuz 2017, 05:51:55 ÖS 17 »


           Sünnet konusunda tekrar düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum..Peygamberimizide iyi okumak lazım..Neyi neden yaptığı üzerine iyice düşünmek ve niyetinin ne olduğunu anlamak lazım..Farz olan namazlardan önce veya sonra namaz kılması, namaz konusuna gösterdiği ehemniyet ve önemin bir işaretidir..Her bir hareketinin, davranışının, uygulamasının arkasında  yatan düşüncesi ve niyetini iyi okumak ve anlamak gerekir..Peygamberimiz böyle yapıyordu bu yüzden bizde böyle yapalım düşüncesi, Peygamberimizin taşıdığı niyeti taşımıyorsa, taklitten ibarettir..Ve zamanla anlamsızlaşabilir..Bugün olduğu gibi..Peygamberimizin yaptıkları ve yapma imkanı ve şartları oluştuğu halde yapmadıklarının altında yatan düşünce ve niyeti iyi anlayabilirsek, çağımızın birçok problemini halletmiş oluruz..Ve din konusunda bugünlerde yaşanan ayrılıkların birçoğunun ortadan kalkacağına inanıyorum..

mesela sünnet namazı demişsin;
kavramlara bakalım:
farz = zorunlu olan (mecbur yapılacak)
nafile= gönüllü olan (isteğe bağlı yapılacak)

farz namazları adı üstünde herkes kılacak.
ama sünnet namazları denilen şey nafile ibadetlerdir.
zamanın vardır müsaitsindir içinden ne kadar geliyorsa kıl. ister 4 ister 14
ama zamanın yok uçağa yetişeceksin hemen farzı kıl koş git.
ya da patron/müdür altında çalışan memursun (emir alan kişisin)
üstlerini üzmemek ve sorumluluğun olan mesaii saatlerinden çalmamak için zaman yoksa sadece farz kıl yeter.
ama emeklisindir tatildesindir zaman bol, canın ne kadar isterse.... ucu açık.
peygamber ortalama yaparak örneklik göstermiştir.

bir de şu var;
peygamber dönemi o coğrafya çok farklı günümüzle.
iş yok mesai yok patron müdür yok yetişilecek bişe yok  peygamber ve çevresindeki sahabeleri ne yapıyor ?
mescid içinde etrafında takılıyorlar tabirimi mazur görün ama yan gelip yatıyorlar.
ee peygamber de yan gelip yatacak adam değil, nafile ibadetler ile zamanını doldurup allah ile bağını kuvvetlendiriyor.

ama ne vardır;
peygamber her namaz vaktinde mescide gidiyordur evinde yalnız kılmıyordur mümkün mertebe.
bu namazın bireysel olduğu kadar sosyal bir ibadet olduğu mesajını içerir.
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5141



WWW
« Yanıtla #11 : 16 Temmuz 2017, 05:57:36 ÖS 17 »

            Konudan sapmak olmasın..Düşünmek sünnetmidir?..Düşünmek farz olsa gerek..Yada düşünceli olmak....

evet,
kuranda çok yerde akletmezmisiniz, düşünmezmisiniz diye sorar Allah.
ben bu ifadeyi emir kipi olarak değil de düşünerek aklederek verilen bilgileri akıl süzgecinde tartarak doğruya ulaşma adına davet olarak algılıyorum. emir değil talep ya da davet diyebilirim.

ahirette, bilmiyorduk derlerse allah da ben sana akıl verdim kullansaydın, vahiy gönderdim kulak verseydin, gönderdiğim vahyi aklın ile idrak edeydin diye cevap verecektir.

yoksa ahiret sorgusuna neden düşünmedin diye hesaba çekilmeyiz (doğrusunu allah bilir)

sünnetmidir sorusuna gelince,
peygamber vahiy gelmeden öncede mağaraya çekilip derin derin düşünürmüş.
geldikten sonra da düşünmüştür.
ama düşünmek fiili (fiil mi bu yahu) insanoğlunun yaratılmış bir özellliğidir ve sünnet diyerek kategorize etmek ya da daraltmak pek sağlıklı olmaz kanaatindeyim.

zira insanoğlu hangi inanca ait olursa olsun isterse ateist olsun düşünür, düşünmelidir. hayvandan farkı budur.
Logged
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #12 : 16 Temmuz 2017, 08:49:23 ÖS 20 »


            Zaman ayırıp tek tek cevapladığın için teşekkür ederim...Nafile(gönüllülükle,isteğe bağlı)kılınan namazları sünnet olarak tanımladığımızda, sünnetin asıl anlamıyla çelişki oluşuyor ama...Çünkü diğer sünnetlerde keyfiyet yok..olamazda..Senin dediğin gibiyse, peygamberimizin farz harici kıldığı namazları sünnet olarak tanımlamak doğru mu?..Max, seni biraz uğraştıracam galiba..Kusura bakma...
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5141



WWW
« Yanıtla #13 : 17 Temmuz 2017, 10:21:35 ÖÖ 10 »



            Zaman ayırıp tek tek cevapladığın için teşekkür ederim...Nafile(gönüllülükle,isteğe bağlı)kılınan namazları sünnet olarak tanımladığımızda, sünnetin asıl anlamıyla çelişki oluşuyor ama...Çünkü diğer sünnetlerde keyfiyet yok..olamazda..Senin dediğin gibiyse, peygamberimizin farz harici kıldığı namazları sünnet olarak tanımlamak doğru mu?..Max, seni biraz uğraştıracam galiba..Kusura bakma...

birincisi, estağfurullah uğraştırmak yok abi, kafana takılan, farklı düşündüğün her hususu dile getirebilirsin.
ikincisi bu anlattığım benim yorumumdur, okumalarımdan anladığımdır. ben de yanılabilirim ama şimdilik fikrim bu yönde.

ben nafile namazı sünnet olarak tanımlamıyorum.
literatüre "sünnet namazı" olarak geçmiş namazı nafile olarak görüyorum.

sünnet neydi, peygamberin uygulamaları.
peygamberin de her farz namazından önce ya da sonra bir miktar nafile namaz kıldığı görülmüş ve bu peygamberin sünneti olarak kabul görmüştür.  nafile olduğu için değil peygamber sürekli uyguladığı için sünnet kavramı ile nitelenmiştir.

peygamber gece namazı da kılardı ama onun adı sünnet namazı değil teheccüd namazı olarak geçer.

farklı örnekle ilerlemeye çalışayım,

zekat = vergidir.  günümüzde devlete vergini vermek zorundasın değil mi. asgari tutarlar belirlenir ve o şartları sağlayan herkesten o vergi alınır. zekatta böyledir o devrin vergisidir şartları tutan kişilerden alınan asgari vergidir.

ama sadaka ve infak gönüllüdür. gönlünden ne kadar koparsa o kadar veririsin. vermek teşvik edilir yüceltilir.
kuranda ihtiyaçtan fazlasını ver... der.
adamın 1000 birim malı parası vardır.  100 birim vergi zorunlu alınır, geriye kalan 900 birimden ister 10 birim ister 8000 birim sadaka infak olarak verir.

ömer ile ebubekirin bu konuda yarış halinde olduğu ve ömerin bir türlü ebubekire yetişemediği için pes ettiği şeklinde rivayetler vardır.

farz (zorunlu) ile nafile (gönüllü) farkı budur.

nafile ile sünnet ilişkisi nedir dersek,
bence farz olmayan her husus nafileye girer.
sünnet ibadetler de bu kapsamda görülmeli ama sünnet, kavram olarak karıştırılmamalı.

karışık yazdım , anladın ise beri gel abi  Cheesy
Logged
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #14 : 17 Temmuz 2017, 12:08:59 ÖS 12 »


           Güzel açıklıyorsun..Ama şunu anladım ki bu konuda sende de kafa karışıklığı var..Nasıl olmasın ki...Sünnet diye isimlendirilen namazları, gerekli görülen hallerde terk edebiliyoruz..Peki, toplumda algı çok önemli..Bu noktada sünnetle ilgili algı bu şekilde oluştuğunda, peygamberimizin diğer sünnetlerini de(kendine göre haklı sebeplerle) terkedilebilir algısı oluşmaz mı?.Bu konunun farklı bir boyutu...Ben düşüncemi yine tekrarlamak istiyorum..Namaz farzdır...Namazı başka sebeplerle başka başka isimlendirmek akıl ve mantık dışı geliyor..Mesela Kuranda akşam namazı,sabah namazı yada teravih namazı gibi namazı zaman ve niyet ile bir kategoriye sokmak yok..Böyle yaptığımızda başlı başına bir ibadet olan namaza, kılınan zaman ve niyete göre değer biçmek olurki, buda yanlış geliyor bana..Kılınan her namazın değeri ve önemi aynıdır diye düşünüyorum..Bir namazın değer ölçüsü ancak ve ancak, kendimizi namaza ne kadar verdiğimiz ve Allaha ne kadar yakınlaştığımızla ilgili olsa gerek..Bu durum herhangi bir günün, herhangi bir zamanında olabilir..Namazı dosdoğru kılmaktan bahseder Kuran..Dosdoğru kılmak ne demektir?..Diyelim ki ben herhangi bir zamanda, herhangi bir mekanda, herhangi bir vakitte dosdoğru bir namaz kılmış olabilirim..Belkide kılmamışta olabilirim..Bunu değerlendirecek olan Allahtır..Allah namazı başka bir ölçüyle kategorize eder mi?..Durum böyleyse bizlerin namazı değişik sebeplerle değişik isimlerle kategorize etmemiz ve bir değer ölçüsü koymamız yanlış olmaz mı?..
Logged
Sayfa: [1] 2 3 ... 7   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.141 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu