ALİ ŞERİATİ

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > PEYGAMBERLER ve Örnek Şahsiyetler (Bilgi Platformu) > Peygamber Efendimiz S.A.V > Şehidler > ALİ ŞERİATİ
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > PEYGAMBERLER ve Örnek Şahsiyetler (Bilgi Platformu) > Peygamber Efendimiz S.A.V > Şehidler > ALİ ŞERİATİ
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: ALİ ŞERİATİ  (Okunma Sayısı 1770 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 165


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« : 19 Haziran 2017, 10:25:10 ÖS 22 »


İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaρtığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adaρte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında, gerekse İran'daki devrimciler tarafından İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur.

Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş", "Öz'e dönüş'' başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yaρması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yaρıcı bir şekilde kullanması(ki Sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin; bazı Marksist fikirlerin İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır, nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaρtığı da söylenmiştir.

Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati, Cemaleddin Efgani ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir.

Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaρarak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp haρsedilmiştir. Yönetim onu 'Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla' suçlamıştır. [sozkimin.com]

Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucunda yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek 'Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır.

Yine büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin, Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden, gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da, çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yaρmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK, onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı.

Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini 'İngiltere'ye gitmek üzere' terk etmeye(hicrete) karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü...

Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hâlâ İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünkü 'İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışı'na karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir.

Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çaρında İslami topluluklar ve düşünceleri başta olmak üzere birçok kişi ve grubu da etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfını eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir.

Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda katolik paρaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.

Doğum Tarihi: 23 Kasım 1933, Kahak, Razavi Khorasan, İran
Eşi ve Evlilik Tarihleri: Pouran Shariati; 1958-1977...
Çocukları: İhsan Şeriati, Susan Şeriati, Sara Şeriati, Mona Şeriati
Ölüm Tarihi ve Yeri: 19 Haziran 1977, Southampton, Birleşik Krallık
Defin Tarihi ve Yeri: Sayyidah Zaynab Mosque, Sayyidah Zaynab, Suriye
[Vikipedi]


Ali Şeriati Sözleri:

(Ali Şeriati'nin aşağıdaki kısa ve anlamlı sözlerini okuyup yorum yaparak konuya katkıda bulunabilirsiniz.)

*İbadetinden kul kendi sorumludur ama adaletsizlikten tüm insanlık.

*İnsan bazen hiç kimsenin olmamasına ne kadar da muhtaçtır...

*Veyl(yazık), fırkasına dininden çok önem veren ümmetin, milletin ve dinin haline!

*Çağdaş dünyamızda artık toprağa, kana, devlete, ırka, bayrağa ve şahıslara tapılıyor...

*Bazı kimseler o kadar kutsallaştırılıyor ki, zaafları ve eksikleri hiç kimse tarafından görülmüyor...

*İnsan kendisini alıkoyan şeylere 'Hayır!' dediğinde var olur...

*Senin orucun, yemek vakitlerini değiştirmekten ibarettir...

*Demirsiz kitap ölüdür. Tıpkı kitapsız demirin cinayet olması gibi..

*Son, olması gerekenin ve olmayanın yakın sınırından ibarettir.

*En büyük facia, zor ve zorbalığın takva ve kutsallık elbisesini giydiği zamandır...


Yorumlar:

*Şeriati, müthiş bir devrimci ve müthiş bir insan. Kerbela'yı günümüze taşımış çağdaş Müslüman.

*'Çöl ortasında bir vaha'dır Şeriati.

*Kitaplarının kesinlikle okunması gerekir.

*Gerçek İslam dininin, gerçek savunucusu...

*Adam gibi adamdır Şeriati.

*'İslamı, zahiri merasim ve teşrifatın gerçekleşmesini takvanın ve kutsallığın tezahürü olarak görenlerin' panzehiridir. [sozkimin.com]


Ali Şeriati, hayatında hiçbir mezhep ve meşrebe tabi olmamış ve söylemleriyle tüm mezhepleri reddetmiş; İran'da iken Sunni olmakla, Suudi Arabistan'da vereceği konferansının engellenmesinde Şii olmakla itham edilmiş; Kur'an'ın tabiriyle sadece ve sadece Hanif bir Müslüman olarak yaşayıp,
Allah'ın davasını savunduğu için de Şehid edilmiş, tüm zalimlerin korkulu rüyası olmuş yiğit bir Mü'mindir.
« Son Düzenleme: 14 Temmuz 2017, 12:37:54 ÖÖ 00 Gönderen: İSRA » Logged

because the most beautiful picture of your life is in you ..
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 165


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« Yanıtla #1 : 19 Haziran 2017, 11:06:30 ÖS 23 »


İran'ın Aydın İsimlerinden Biri Olan Ali Şeriati Kimdir?

Ali Şeriati 23 Kasım 1933 tarihinde İran'ın Sabzevar şehrinde doğdu. Milliyetçi öğretmen bir babanın oğlu olan Şeriati, öğrencilik yıllarında ülkesinde bulunan fakir insanların kötü halini görmüştür. Bu dönemde Müslüman insanların sorunlarına çözümler bulmaya uğraşmıştır. Bunun yanında Şeriati, Cemaleddin Efgani ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir.

Üniversite öğrenimini İran'da tamamladıktan Paris Üniversitesi'nde doktorasını yaptı. Eğitimini tamamladıktan sonra ülkesine dönmüş, fakat şah yönetimi tarafından yakalanarak Fransa'da bulunduğu dönemde devleti yıkmaya çalışmakla suçlanmıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamıştır. Dersleri kısa bir zaman sonra öğrenciler tarafından büyük bir ilgi görmüştür. Bunun üzerine hükumet üniversiteye baskı yaparak ders vermesini engellemiştir.

Daha sonra Tahran'a giden Ali Şeriati, Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başladı. Burada da anlattığı derslere büyük ilgi olması sebebiyle şah rejimi bazı öğrencileri tutuklatmıştır. Öte yandan devletin güvenlik örgütlerinden biri olan SAVAK kendisini yakın takibe almıştır.

Yapılan baskılar sonucu Şeriati, İngiltere'ye giderek buraya yerleşti ve burada 19 Haziran 1977 tarihinde yaşamını yitirdi. Ölümü hakkında cinayet şüphesi olsa da otopsi sonuçlarında kalp yetmezliğinden öldüğü(!) belirtilmiştir. Ali Şeriati'nin etkisi bu gün dahi İran topraklarında hissedilmektedir...


Kitapları:

- Dua - Hacc - İnsan - Sanat - Ebu Zer - Öze Dönüş - Kuran'a Bakış - Aşk ve Tevhid - Dine Karşı Din  
- İslambilim /I-II - İslam'ı Anlamak - Medeniyet Tarihi - Fatıma Fatımadır - İdeallerin Yenilgisi
- Yalnızlık Sözleri I-II - Muhammed Kimdir? - Toplumbilim Üzerine - İnsanın Dört Zindanı
- Bir Kez Daha Ebu Zer  - İslam ve Sınıfsal Yapısı - Anne Baba Biz Suçluyuz - Medeniyet ve Modernizm
- Kapitalizm Uyanıyor mu? - Kendini Devrimci Yetiştirmek - İktisat Sosyolojisi I /Kapitalizm
- İktisat Sosyolojisi III /Marksizm - İktisat Sosyolojisi II /İslam ekonomisi
  [yeniakit.com.tr]


23 Kasım 1933'te Horasan eyaletine bağlı Sabzivar'ın Mezinan köyünde dünyaya gelir. 1950'de Meşhed'deki Öğreten Koleji'ne girer. 1952'de Meşhed'in yakınlarında Ahmedabad köyünde öğretmenliğe başlar. 1955 yılında Mekteb-i Vasıta'yı yazar. Ulusal Direniş Hareketine üye olduğundan, babası ve diğer üyelerle birlikte tutuklanır. Hapishanelerde üzün süre kalır. 16 Mayıs 1977'de Avrupa'ya hicret eder. 30 gün sonra İngiliz istihbaratının da yardımıyla Savak tarafından şehit edilir.
[ http://www.kitapyurdu.com/index.php?route=product/manufacturer_products&list_id=0&manufacturer_id=8633&filter_in_stock=1&limit=50 ]
« Son Düzenleme: 14 Temmuz 2017, 12:40:12 ÖÖ 00 Gönderen: İSRA » Logged

because the most beautiful picture of your life is in you ..
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 165


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« Yanıtla #2 : 19 Haziran 2017, 11:58:59 ÖS 23 »


İslam Dünyasının 'Fikirleriyle Rahatsızlık Veren' Önemli Düşünce Adamı

1. ''Sizi rahatsız etmeye geldim..''
Bir toplulukta biraz sert konuşunca, topluluktan biri üstada: 'Hep böyle konuşuyorsunuz, biraz da bizi rahatlatacak şeyler söyleseniz' diyor. Ali Şeriati şöyle cevaplıyor: 'Sizi rahatlatmaya değil, rahatsız etmeye geldim. Ben afyonmuyum ki, sizi rahatlatayım?'

2. ''Zenci Bilal'in kalbinin fethi; Endülüs kıyılarının fethiyle yan yana düşünülemeyecek kadar büyüktür.''

3. ''Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın!''

4. ''Bir yerde yangın varken biri seni ibadet etmeye çağırıyorsa bil ki, bu bir hainin davetidir.''

5. ''Aşk ferman ettiğinde, imkansız teslimiyet başını öne eğer..''

6. ''Kuran'ın ilk emri Oku'dur, 'İşit' değil.''

7. ''Müslüman olamıyorsanız Marksist olunuz...''
'İçimde Muhammed ve Marx bir savaş halinde' diyen bir öğrencisine; 'Müslüman olamıyorsanız Marksist olunuz' diyebilecek kadar açık görüşlü bir sosyologdur Ali Şeriati.

8. ''Esas fakirlik...
Her yerde olan fakirlik açlık ya da açıklık değildir. Fakirlik, para ve altına sahip olamama da değildir. Fakirlik, sahafta satılmamış bir kitabın üzerindeki tozdur. Fakirlik, kağıt imha makinesinde, gazete parçalayan bir bıçaktır. Fakirlik, arabanın camından dışarıya atılmış muz kabuğudur. Fakirlik yemeksiz geçirilen bir gece değildir, fakirlik “düşünmeden” geçirilen bir gecedir
...''

9. ''Düşünme, itaat et diyenlere değil; düşün, sor, sorgula diyenlere kulak ver!''

10. ''Camide olup ayakkabılarımı düşünmektense, yolda yürüyüp Allah'ı düşünmeyi tercih ederim..''

11. ''Şimdiki köleler; taksitle yaşayıp, borçlu ölüyor..''

12. ''Allahım! İnancımı kompleksimden koru.''

13. ''Sonradan 'ilahi adalet diye' adaleti göklere çıkardılar ki, yeryüzünde ondan söz edilmesin...''

14. ''Müslüman'ın tevhidi, Filozof'un tevhidi, Sufi'nin tevhidi ve Kelamcı'nın tevhidi diye bir şey yoktur. İbrahim'in tevhidi vardır ve bir de onu gerçekleştirmeyenlerin yolu.''

15. ''Senin İsmail'in kim?''


16. ''Bir Müslüman görürüz; sesini çıkarmaz, olup biteni dinlemez, hiçbir şey umurunda değildir. Ama kendi düzeni ve tezgahı en küçük bir darbeye uğrasa feryadı arşa yükselir. Her gün yaşanmakta olan facialar, onda, bir gazete haberi kadar bile merak uyandırmaz. ‘Allahım kereminle bizi…’ diye dua etmesinin ne etkisi olur? Bizi ne demektir?...''

17. ''Tribünden gelen sesler, süren savaşlardaki mazlumun sesini kısıyorsa futbol afyondur.''

18. ''Dindar bir toplumu ancak din adına ve din adamları kandırabilirdi, öyle de oldu...''

19. ''Okuyun, zira mürekkebin akmadığı yerde kan akıyor!..''
Belki de günümüzde en çok üzerine konuşulması gereken Ali Şeriati sözü...

20. ''Ve kendi sesinden Ali Şeriati'nin Duası...''
https://www.youtube.com/watch?v=8RXohLFXcz4

[onedio.com]
Logged

because the most beautiful picture of your life is in you ..
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 165


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« Yanıtla #3 : 20 Haziran 2017, 12:46:03 ÖÖ 00 »


*Farklı yerlerde karşımıza çıkan fikir ve aksiyon adamı ibaresinin tam karşılığı olabilecek merhum alim. Aslen İranlıdır ve Horasan'da doğmuştur. İran devriminin sosyal aktörlerinden biri olarak kabul edilir. Sosyolog kişiliği ve halife dönemine dair yaklaşımları, benzeri olmayan gerçekçi bir sadelik ve doğrulukta olduğundan her zaman tehlikeli addedilmiştir. Bugün bile hala bir çok insan, Ali Şeriati okumaktan korkar. Cezayir ve Mısırda verdiği konferanslar, onu ölümsüzleştirecek fikir yapısını Ortadoğu'ya yaymıştır. 44 yaşında zehirlenerek öldürülmesine rağmen -bıraktıkları/yaşadığı hayatı- oranı oldukça yüksektir. Saadet devri ve İslami fetihlerin sorgulanması, halife seçimlerindeki yanlışlıkları ve bu süreçteki ilk başkaldırı örneği veren Ebu Zerr el-Gıfari'yi anlattığı eser okunmaya değerdir. Fikirlerinin olgunlaşması çektiği acılara ve yattığı hapis cezalarına bile bağdaştırılabilir ki, İran'da 1962 yılında yakalanmasından sonra 17 ay hücrede yatmıştır. Tasavvuftan uzak net ve gerçekçi bir yaklaşım içerisinde olmuştur. Eserlerindeki edebi dil oldukça kuvvetli olmakla birlikte Necip Fazil Kısakürek'e benzerlik göstermektedir.


*"i have no religion, but if i were to choose one, it would be that of shariati's" jean paul sartre


*"Düşünebilen kimse, kendi toplumsal ve kültürel gerçeklerine uygun bir dünya görüşüne sahip olabilen insandır." diyen İranlı düşünür.

Bilimden ve felsefeden uzakta yaşayan doğu halklarının da bir Rönesansa ihtiyacı olduğunu belirtecek kadar cesur, İran devrimini eleştirecek kadar bilgili bir insandı. Ne var ki karanlık yüzünü göremediği fundamentalist İran devrimini hazırlayacak olan yöneticiler tarafından öldürülmüştür.

Bir de alıntı yapalım:

"Siyah derili, kendisini daima batıda garson veya mağazanın vitrininde manken olarak görmüştür. Hala bunu hissetmemesi için batı, o aldatıcı ve siyah sembolü 'Louis Armstrong' gibi büyük bir şahsiyet şeklinde ortaya koymuştur(konserleri için üç ay öncesinden bütün biletlerin bittiği ve siyah cazının bütün Avrupa’yı sardığı zenci). Beyaz derili kadın, kendisini siyah derili kadın gibi süslüyor. Bunlar batının yaptığı çeşitli hilelerdir. Avrupalı olmayanın kendisine yapılan hakareti görmemesi, şahsiyetine dönme ihtiyacını yalancı bir şekilde saptırmak içindir. Kendisine dönmemesi ve batıya daha çok ilgi duyması içindir. Tüm bu jestler, üçüncü dünyanın sömürülen bütün petrolünü, kauçuğunu, elmasını, şeker kamışını hiçbir biçimde karşılamaz." (1997, Uygarlıklar Tarihi kitabından alınmıştır.)


*Zekası, felsefi yönü ile yüreklere kazınsa da, yeni nesil tarafından pek tanınmayan entelektüel.

İranlı toplumbilimci ve İslam düşünürüdür. Paris'te doktora yaptıktan sonra İran'a döndü. Tutuklandı ve "serbest" bırakıldıktan sonra da düşünmeyi ve konuşmayı sürdüren birisi idi. İran gençliği üzerindeki etkilerinden rahatsız olan yönetim, daha önce de denenmiş bir düzene başvurdu: Ali Şeriati'ye yurt dışına çıkış izni verdi.. Bu çıkışından bir ay sonra Londra'da, "eceli ile ölmesi" sağlanarak..gizli ellerle şehit edildi.


*''Zenci Bilal'in kalbinin fethi; Endülüs kıyılarının fethiyle yan yana düşünülemeyecek kadar büyüktür'' demiştir.


*Kevir'den yine:

Gözleri bulut rengindeydi, yok, melekût rengindeydi, atmosfer, kurşuni ilksizlik sabahı rengindeydi, ruh..rengindeydi. Haaa! Anladım; gözleri tümüyle ruh rengindeydi, ruh ne renktedir? Ruh mu? bilmeyecek ne var? Ruh tümden ne renktedir, ne renktedir?... Onun gözleri rengindedir. Buğu ne renktedir? Onun gözleri renginde değil midir? Gözleriyle düş kuruyor, gözleriyle düşünüyor gibiydi, gözlerinin bir yerler gördüğünü sanmıyorum.

Ben şimdi düşlerimde bir odağa dalmışım, gözlerim durgun bir delinin gözleri gibi gizemli bir korku içinde göremez olmuş, kıpırdamaz olmuş, açılıp kapanmayı unutmuştur. Yanılmayasınız, bunlar birilerine ilişkin söyleyerek duymasını istemediğimiz sözlerden değildir, yok, bunlar bir şey değil, buna benzer söz çoktur, çok da değersizdir, herkesin böyle sözleri olur, birilerine, bir seslenilene söylenecek sözlerden söz ediyoruz biz, O'ndan başkasına söylenemeyecek, O'ndan başkasına söylenememesi gereken, bununla birlikte O'nunda duymaması gereken sözler.. yüce, güzel tatlı sözler bunlardır, seslenilenin bile namahrem olduğu sözler...

Bu nasıl söz? Bu nasıl seslenilen?... Bulunmadıklarında, bulunduklarından daha çok "Var Olan" kimseler! Yer yer duymamaları gereken sözlerin seslenileni olan kimseler bunlardır işte, kendileriyle hep konuşur durumda olduğunuz kimseler bunlardır, güzel sözlerimizi de bunlara söyleriz hep, duymalarını istemediğimiz sözleri, hep yazıp ta göndermediğimiz mektupları da bunlara yazarız... Özgün sözler, "duyulmak" için söylenen sözler değildir, "söylenmek" için söylenen sözlerdir. Özgün yazılar "okunmak" için yazılan yazılar değildir, "yazılmak" için yazılan yazılardır.

Kuşlara benzer duygular. Nereden gelir bilinmez... Kâh çığlık çığlıktır, kâh sesleri işitilmez... Bağrında güneşler tutuşmuyorsa selamlayıp geçerler seni.. Kuşlar soğuk iklimi sevmez.. Aşk, sevenin içinde var olan bir güçtür. Kendisini sevgiliye çeker. Oysa sevgi, sevilende var olan bir albenidir. Seveni sevilene götürür. Aşk, sevgiliye egemenliktir. Oysa sevgi, sevilende yok olma susuzluğudur. Birden içime şu korkunç soru düşüvermişti: "Ben hangisiyim?" Ruhunun bu kaygıyı duyumsayabilecek oranda büyük, geniş olduğunu düşünüyorum. Kişinin, kendini kendi içinde yitirmesinden daha korkunç ne olabilir? Kişinin kendi içinde...ne desem?.. Kendisiyle iç içe olmuş, kendilerini kendisi gibi göstermiş...yabancılar olmasından daha büyük bir yıpranış olabilir mi? Şimdi ben kim olduğumu bilmiyorum...ne korkunç!


*Kendine ait bir üslubu vardır, coşturucu bir dil, sürükleyici bir anlatım, çözumleyici bir mantık, geniş bir bilgi dağarcıgı, hitabet, samimiyet...ve hatta Ali Şeriati, Ali Şeriati'dir..


*En çok ses getiren eseri 'İslam Ekonomisi' adlı eseridir.

O zamana kadar Liberalci ve Marksist tartışmalar arasında saf tutmaya çalışan, saf tutmak zorunda kalan üçüncü dünya İslam aydınları, üçüncü bir alternatif olabileceğini düşünmeye başlamışlardır. Yine de ilk ikisi kadar temellendirilmiş bir üçüncü görüş olduğu söylenemez. Hatta Marksizme biraz daha yakın olduğu düşünülebilir. Ama zaten asıl açtığı çığır, bu yolda gidilerek üçüncü bir alternatifin oluşturulabileceğine olan inançtır.


*'Dinler Tarihi' adıyla Türkçe'ye çevirilen kitabında şöyle demiş:

"Düşmanlık ile tarafsızlık dışında üçüncü bir yol var. O da fikri sorumluluktur. Bu, muhtaç olduğumuz bir şeydir.'' [ekşisözlük]


Dipnot: Şeriati'nin yazılarını, hakkında yazılmış makaleleri ve daha birçok envanteri 'okuyucularının kurduğu ve adını verdikleri, aliseriati.com' adlı siteden okuyup takip ve temin edebilirsiniz.

{Selam, rahmet ve bereket üzerine olsun!.. Yolu, yaşamı, düşünceleri, şahitliği yolumuza ve zihnimize ışık tutsun ve aydınlatsın..}
« Son Düzenleme: 23 Ekim 2017, 07:55:55 ÖS 19 Gönderen: İSRA » Logged

because the most beautiful picture of your life is in you ..
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #4 : 20 Haziran 2017, 02:20:39 ÖS 14 »


              Bir insanın doğru yolu bulabilmesi için düşünmeye çok ihtiyacı olması, bulunduğu noktanın ne kadar yanlış olduğunu gösterir..toplumla birlikte, toplumun yanlışları içinde biryerlerden yola çıkarak, toplumdan ayrışarak  doğru istikamete dönmek yada bu yolda ilerlemek için bu kadar düşünmeye ve çabaya ihtiyaç duymak.. vah ki ne vah..Yanlışlıkların,cahilliğin bu boyutta  olması çok ürkütücü ve korkunç...Sanki gerçek anlamda iman etmenin, doru istikamette ilerlemenin yolu, din ile kesilmiş gibi..
Logged
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 165


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« Yanıtla #5 : 21 Haziran 2017, 12:27:53 ÖÖ 00 »


Duygu ve düşüncelerinizi dile getirdiğiniz bu satırları neye ya da kime binaen yazdınız; size bunları düşündüren, yazmaya sevk eden 'hayatından kesitler sunulan Ali Şeriati mi, yoksa ona dair yorumlarda ki ifadeler/paragraflar mı?' bilemiyorum. Müphem kısmını bir kenara bırakıp, cümlelerdeki zahir ifadelerden yola çıkarak şunları yazabilirim.


Bir insanın doğru yolu bulabilmesi için düşünmeye çok ihtiyacı olması, bulunduğu noktanın ne kadar yanlış olduğunu gösterir..

İnsanın düşünmeye çok ihtiyacı olması bulunduğu noktanın 'yanlış' olmasından ziyade, 'eksik' olması sebebiyledir. Zaten düşünce ve bilgiye ihtiyaç duyması ve arayışı da, bu eksikliği giderme ve tekamüle ulaşma adınadır. Diğer canlılardan ayıran başlıca özelliği de bu dur; sürekli gelişim halinde olması, ilerleyip yol katetmesi, gelişkin ve değişken bir varlık olması ve dahası..


Yanlışlıkların, cahilliğin bu boyutta olması çok ürkütücü ve korkunç...

Maalesef!...
Evet, katılıyorum. Havsalamızın alamayacağı boyutta zulümlerin yapılabilmesi, kötülüğün olması da bu yüzden değil midir? Bu tarz olayların alt metnini okuyabilen herkes, bu kimseleri bu davranışlara iten etmenin, yani amil faktörün 'cehalet/ilkel benlik/ego olduğunu' apaçık duyumsar ve kavrar.


Sanki gerçek anlamda iman etmenin, doğru istikamette ilerlemenin yolu, din ile kesilmiş gibi..

Din'den kastınız kurgular ve ezber müfredattan müteşekkil beşeri yönelimler ise; böylesi dinler cahiliyeyi, dolayısıyla da vahşeti körükler. Kastınız İslam ise; bilakis, şaşırmış ve yolunu kaybetmişlere yol bulduran, yola iletip istikamette yürüten, imanı da-insanlığa dair tüm güzel hasletleri de hassaten pekiştiren, kılavuz sistemin adıdır İslam.
« Son Düzenleme: 16 Ağustos 2017, 12:34:33 ÖÖ 00 Gönderen: İSRA » Logged

because the most beautiful picture of your life is in you ..
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #6 : 21 Haziran 2017, 05:40:05 ÖS 17 »

          Ali Şeriati ile ilgili paylaşımlarınızı okuduktan sonra ben biraz daha onunla ilgili araştırma yapmıştım...Ali Şeriatinin ortaya koyduğu  gerçeklere katılmamak mümkün değil..Sadece düşüncelerimi ifade etmekte yetersiz kalmış mesajım...Aslında ben bilgi yönünden baya eksiğim galiba..
« Son Düzenleme: 21 Haziran 2017, 05:57:06 ÖS 17 Gönderen: Biz » Logged
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 165


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« Yanıtla #7 : 23 Haziran 2017, 07:51:05 ÖS 19 »

Ali Şeriati  علی شريعتی
https://www.youtube.com/watch?v=KuJ9_Drqr-M

İhsan Eliaçık - Ali Şeriati
https://www.youtube.com/watch?v=NcWz0tw_pWg

Şehid Ali Şeriati - Kabe Duası
https://www.youtube.com/watch?v=US2J-uBWlVw

Ali Şeriati'den(İhlas Üzerine)Akıcı Bir Konuşma
https://www.youtube.com/watch?v=lBGKDQrpQ1c

Ali Şeriati - Sizi Rahatsız Etmeye Geldim
https://www.youtube.com/watch?v=TvPzwjp8_Ww

Ali ŞERİATİ - Tarihe Damga Vuran 10 Sözü
https://www.youtube.com/watch?v=_D0K0NsJD-Q
Ali ŞERİATİ - Tarihe Damga Vuran 15 Sözü
https://www.youtube.com/watch?v=4N0xlHY3nJs

Mustafa İslamoğlu'ndan Ali Şeriati Yorumu
https://www.youtube.com/watch?v=R2dy_VhhX2o

Ali Şeriati - İnsan Yalnız Bir Varlıktır
https://www.youtube.com/watch?v=DUh3xisS8Ew

Ali Şeriati'nin Eşi Puran Şeriati, Hilal Anahaber'e Konuştu
https://www.youtube.com/watch?v=hBu52EpQ6ww

Ali Şeriati - Fikirleriyle Rahatsızlık Veren Düşünür 20 Sözü
https://www.youtube.com/watch?v=qcrLQgQF88M

İhsan Eli Açık ile şehadetinin yıl dönümünde Ali Şeriati üzerine
https://www.youtube.com/watch?v=PCgoLYbQYRY
Logged

because the most beautiful picture of your life is in you ..
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 165


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« Yanıtla #8 : 26 Haziran 2017, 04:39:04 ÖS 16 »

Ali Şeriati'nin ortaya koyduğu gerçeklere katılmamak mümkün değil..

Mesela?


Aslında ben bilgi yönünden baya eksiğim galiba..

'İnanarak ve samimi olarak bu sözü söyleyebilen biri' bu düşüncede olanlar, farkındalık/bilinç nimetinden nasiplenmiştir. İnsanın kendisine dair farkındalığı da bilgidir; üstelik güçlü, etkili, en azametli ve anlamlı bilgilerdendir. Zira kendini tanımayan, Rabbini de Dinini de hakkıyla takdir edemez; türü ve dışındaki diğer canlıları da tanıyamaz, anlayamaz.
Hayırlı Bayramlar..
« Son Düzenleme: 23 Ekim 2017, 07:54:17 ÖS 19 Gönderen: İSRA » Logged

because the most beautiful picture of your life is in you ..
Biz
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 164

Birlikte balık tutacaksak eğer oltada yem olurum..


« Yanıtla #9 : 26 Haziran 2017, 09:30:27 ÖS 21 »

Ali Şeriati'nin ortaya koyduğu gerçeklere katılmamak mümkün değil..
Mesela?

Aslında ben bilgi yönünden baya eksiğim galiba..
'İnanarak ve samimi olarak bu sözü söyleyebilen biri' bu düşüncede olanlar, farkındalık/bilinç nimetinden nasiplenmiştir. İnsanın kendisine dair farkındalığı da bilgidir; üstelik güçlü, etkili, en azametli ve anlamlı bilgilerdendir. Zira kendini tanımayan, Rabbini de Dinini de hakkıyla takdir edemez; türü ve dışındaki diğer canlıları da tanıyamaz, anlayamaz.
Hayırlı Bayramlar!
              mesela günümüzde insanlar o kadar benciller ki, hiçbir şeylerini kurban etmiyorlar..Ama bazı insanlar var ki, hayatlarını kurban etmişlerde farkında değiller..Ölen şehitlerden bahsetmiyorum, yaşayan şehitlerden...Onların işi daha zor..Onlar hergün ölüyor..
               Aslında ben bilgi yönünden eksiğim galiba derken, kendime haksızlık etmemek için böyle söyledim...Aslında ben hiçbirşey bilmiyorum..bazı insanlar vardır, okuyarak ilim sahibi olurlar..bazıları vardır ki, ilimi hayat onlara öğretmiştir ama farkında değillerdir..Tabi çok okuyup ilim sahibi  olamayan olduğu gibi, yaşayıpta ilim sahibi olamayanlarda var...ben sonradan yanılmıyorsam 37-38 yaşlarında inanmaya başladım..Daha doğrusu zaman zaman  inandığım zamanlar olmuştu ama kısa sürmüştü..sebebi?..Neyse.. okudukça, araştırdıkça, düşündükçe kendimi yolculukta olan bir kervanın içlerinde bir yerlerde hissetmeye başlamıştım..Ve bu nasıl anlatsam, öyle güzel geliyorki bana....Yani kervanın içinde olduğumu farkedince bende akılda yokmuş diye düşünüyordum...Bazen keşke küçük yaşlardan itibaren okusaymışım diye düşünüyorum...Ama okumadanda oluyormuş..Zaten bu konuda şüphelerim var..İşin doğasında okumak yok yaşamak var aslında....Daha doğrusu okumak ve yaşamaktan öte birşey var...Doğru yolda olan ve olmayan arasındaki ince ama kesin çizgi nedir?..Allah kimi doğru yola iletir?..İnsan ne yaparda bunu hak eder?..Amelden önce, ibadetten önce birşey var..Ben bu ince çizgiyi anladığımı zannediyorum..Yani tahminde bulunuyorum...Öyle olduğunu düşünüyorum...Bu çizgi'' ben''cilliktir diye düşünüyorum...O yüzden insanlar hiçbirşeylerini feda edemezler..Edemedikleri içinde bu yol onlar için kapalıdır...Amelleride ibadetleride menfaat içindir onların...kendilerince hesapları, karşılıkları vardır..Zaten Allah bile kuranda 'ben' demiyor, 'biz' diyorsa, uyansın artık insanlar..Samimiyetle içtenlikle herşeye rağmen, biz diyebilmeliyiz...İnsan biz diyebildiği ölçüde Allaha yakındır..Ben diyenler ise kendine yakındır..İleri derecede bencillik insanı tanrılaştırır..Ya aslında ben düşündüğümü yazıyorum..herhangi bir kaynaktan alıntı yapmıyorum...Sizede iyi bayramlar..Bayram dedinde..onuda benciller yaşıyor doya doya..  
« Son Düzenleme: 26 Haziran 2017, 10:18:26 ÖS 22 Gönderen: Biz » Logged
Ağyar
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 14


« Yanıtla #10 : 31 Ağustos 2017, 08:36:30 ÖÖ 08 »

Şeriati toplumu isabetli analiz eden
Bu uğurda canını feda eden biri
Kavramlara varlık ekseni etrafında tanım yapıyor
Bizler okumayı sevmiyoruz ki düşünelim.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.075 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu