İSLAM FOBİA VE İRAN FOBİA...

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Dünyadan > SURİYE > İSLAM FOBİA VE İRAN FOBİA...
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Dünyadan > SURİYE > İSLAM FOBİA VE İRAN FOBİA...
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: İSLAM FOBİA VE İRAN FOBİA...  (Okunma Sayısı 131 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
canlar
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6


« : 16 Mayıs 2017, 12:53:55 ÖS 12 »

İSLAM FOBİA VE İRAN FOBİA...
Bilindiği üzere İslam düşmanları uzun bir zamandır halkların İslam’a girişlerini önlemek amacı ile islamfobia oluşturmak için milyarlarca dolar harcayarak İslam’la siyasi, kültürel bir savaş başlatmış Ve Batının kurduğu bu terör örgütleri mikrobik bir virüs gibi sürekli isim değiştirerek izini kaybetmek sureti ile,El- kaide, Osö, Nusra, Işid, Boko haram, gibi ruh hastası vahşi canavarlar aracılığı ile İslam’ın terör dini olduğunu lanse ederek, İslam’ın imajı yıkılmak istenmiş ve İslam’a karşı psikolojik bir mücadeleye girişmişlerdir.
Dünya tarihinin gidişatını değiştiren, mazlum ve mahrum bırakılmış halkların sevinci, müstekbir devletleri ise hüzne boğan 1979 da ki eşsiz halk kıyamı sonucu şah rıza pehlevi devrilerek rahmetli imam Humeyni öncülüğün de iran da bir İslam devrimi olmuştur. Amerika ve Batı bu devrimle orta doğuda unutulmaz bir tokat yemiştir.1980 de Suriye hariç bütün dünya 8 yıl boyunca İran da kurulan İslam cumhuriyetine saldırmış ve Allah’ın yardımı, halkın imanı ve azmi, kararlığı ile küfür devletleri bu İslam devrimini yıkamamıştır. Günümüze geldiğimiz de ise eskiden açıktan İran’a düşman olan kâfirler güruhu İran’a olan direk düşmanlığın, yıllar süren ambargo ve saldırganlığın işe yaramadığını fark etmiş ve islamfobianın yerini yetiştirdikleri sakallı, sakalsız yeni yetme İslami görünümlü münafık tiplerle bir İran fobia oluşturmak istemişlerdir. İster kâfirler güruhu olsun ister se İslami görünümlü münafıklar olsun İslami İran düşmanlığının temelinde 1979 da ki nur patlaması olan İslam devrimini hazmedemeyenlerin intikam almak istemeleridir. Kısaca yerli ve küresel düşmanlar İslam Fobia’ya artı olarak birde İran Fobia’yı eklediler. Nitekim batılılar ve yerli uşaklarının yürüttüğü bu İran fobia ile dünya da uydu üzerinden İslami İran aleyhin de günde 3000 yalan söylendiği tespit edilmiştir.
Bu Hoca kılıklıların Münafık olduklarına delil kendi ülkelerinde ki küfür rejimlerine hiçbir ses etmezken İran da ki İslam devletine kin kusmuşlardır. Eğer başörtüsü Kur’an da olursa sorun değildir, sorun o başörtüyü sokakta takmaktır, yani İslam’ın somutlaşmasıdır, işte İran İslam devrimi her gün okuduğumuz Kuran’ı bize somutlaştırdı, İslam’ın bir hayat kitabı olduğunu, Bir anayasa olduğunu, gösterdiğin den beri İran denince münafık kılıklı olanlar kırmızı boğaya dönüyorlar. Yoksa İsrail’i tehdit eden bir İran dan münafık ve kâfir den başkası rahatsız olmaz. İslam devrimi olduğundan beri kinlerinden her gün ölüp ölüp diriliyorlar. Çünkü İslam çağının ışıkları artık beliriyor/Ölüme giden tağutlar gittikçe deliriyor/ Bu yüzden bu İslami! Görünümlü Siyonistlerinhedefleri İsrail ve Amerika değil, İran’ı karalamakla geçiyor. Sanırsınız ki; içki, kumar, faiz, kumar, G. Evleri, gayri ahlaki diziler, faili meçhuller, kendi ülkelerinde değil de İran dadır. Bu yeni yetme münafık tipli hocaları dinlerseniz, sanırsınız ki Amerikan üsleri(incirlik ve kürecik gibi), İsrail konsoloslukları (Ankara, İstanbul gibi)kendi ülkelerin de değilde iranda dır, İslamiİran vahdet, Allah ve peygamber, Kur’an dediğin de İslami İran’a şüpheyle, kâfirlere ise güvenle bakarak yeni yetme münafık kılıklı hocalar adeta öküzün altında buzağı arar gibi, ya da bir köpeğin çöpün etrafın da kemik arar gibi İran İslam devletin de hata arıyor ve bulamayınca da iftira, yalan ve kinini zehrini kusuyor. Çünküİsrail’in onlara verdiği görev budur. Çünkü İslami bir İran’ın varlığı İsrail ve Amerika’yı, yerli uşaklarını her gün yasa boğuyor ve kahrediyor. Bu iftiralar da yetmedi iseİranİslam cumhuriyetini Amerika ve İsrail’in yanında göstermek için olmadık iftiralar atabiliyor. Böylece hakkı bulandırmak istiyorlar ama nafile, çünkü halkımız kimin Ayda bir beyaz sarayı tavaf edip, Obama’nın elini sıktığını, Akşam telefonla arayıp Obama ya rapor verdiğini hepimiz biliyoruz, canlı olarak görüyor ve izliyoruz.Eğer İran, ABD ve İsrail ile birlikte ise ABD ve Batının İran’a uyguladığı ambargolar sadece bir şaka mıydı? İran ‘nın HAMASA yaptığı mali yardımlar silah ve füzeler İsraillileri öldürmek için bayram hediyesi miydi? Sebatayist İslamcıların! Taktiklerine örnek verecek olursak, Rahmetli imam Humeyni döneminde de İslam devrimini engelleyemeyen İsrail kurnazca halkların kafasını karıştırmak için “İsrail, İran ile birliktedir” dediğin de imam Humeyni şöyle demiştir;”İsrail kendisinin necis olduğu biliyor bizi de kendisi ile birlikte göstererek necasetini bize bulaştırmak istiyor diyerek “ tarihi cevabını vermiştir. Kendileri biz laik Kemalist cumhuriyetiz diyor ve diğerleri komünistiz, Hristiyan’ız, Yahudi’yiz diyor bütün bunlar Sorun olmuyor, sorun İslam’ınİran da hukuk kuralları haline gelmesidir. Sorunİran’ın İslam’ı referans almasıdır, sorun İran da Kuran’ın anayasanın temelini teşkil etmesidir, Sorun İslamiİranda İslam’ın somutlaşmasıdır. Sorun İsrail ve Amerika’yı sözlü değil pratik olarak karşsın da olmaktır.
Bazıları da İran yayılmacı diyorlar.Evet,İranİslam cumhuriyeti nurani bir iksirdir ve mazlum halkların gönlünde taht kurmuştur, dolayısı ile İslamiİran coğrafyalara değil gönüllere hâkimdir. Gönüllere taht kurmuş bir İslam nizamının coğrafyaya ihtiyacı yoktur. Diyelim ki dediğiniz gibi yayılmacıdır. İsrail ve Amerika’nın, BOP ’un Eş başkanı Laik ve Kemalist kâfir bir rejimin yayılmasından sa bırakın da bir İslam ülkesi yayılmacı olsun. Neden rahatsızsınız şimdi daha iyi anlıyoruz. Amerika ve Işid ,Öso ,Nusra ,El kaide gibi cani örgütlerle Suriye yi, Lübnan’ı Irak’ı, Yemen’iFilistin’i işgal etmeyi, istediğinde bölgede direk ve dolaylı iran dışında bu terör örgütlerine karşı koyan bir ülke göremedik. islam ülkelerini teröristlerden temizleyip Amerikan yayılmacılığına karşı korumak yayılmacılık mıdır? Yayılmacılıksa eğer, evet biz hakkın yayılmacılarıyız. Mezhepçilik yapanlar FilistinSünni olmasına rağmen İran dışında silah yardımı yapan bu güne değin olmadı. MeselenizSünnilik ise; Hani siz Sünni idiniz? Niçin SünniFilistin’eŞii dediğinizİran dışında yardım eden olmadı. Suriye de insanlar birbirini daha iyi öldürsün diye silah yollayan münafıklar Filistin’e ise çikolata yolluyordu. Bundan daha büyük münafıklıkvar mı? Mezhepçilik yapanlar ile Müstekbir devletler Müslüman ve mazlum Yemen halkına Şiilik üzerinden saldırırken soruyoruz, Filistin Sünni idi niçin İsrail’e bugüne kadar saldırmadınız? Buda gösteriyor ki sizin ne dininiz nede mezhebiniz var, sizin tek mezhebiniz ve dininiz Amerika’ya hizmet etmektir.Lübnanlı Sünni âlim şeyh mahir Hammud’un dediği gibi; İsrail’i değil, İslami İran’ı hedef alanlar sizler Amerika ile aynı mezhepten misiniz? Aynı münafıklar yeni keşfetmiş gibi Şiiİrandiyorlar, İran yeni mi Şii oldu?Müslüman İran demiyorlar neden?Mezhepçiliği kışkırtmak için değil mi?Şimdi soruyoruz, Peygamber sav. Şii miydi yoksa Sünni mi? Hiçbiri değil mi? Mezhep İslam’ın Altıncı şartı mı yoksa imanın yedin ci şartı mı? Hiç biri değil mi? Herkes doğduğu coğrafyaya göre bir mezhep mensubu ise mezhebi farklı olanların suçlusu Allah mıdır? Şah rıza Pehlevi de Şii İdi. O zaman canciğerdiniz. İslam devriminden önce İran Amerika’nın uşağı iken İran Şii dir demiyordunuz. İran şudur, budur demiyordunuz. Sünni ve Şii zamirlerini çekmiyordunuz. O zamanlar İran la kardeştiniz. İran da İslam devrimi olunca kalleş oluverdiniz.İslam devriminden sonra ağabeyiniz Amerika’nın bütün çıkarları İran da bitti değil mi? İşte İslami İran’a kâfirlerin ve münafık tipli hocaların düşmanlıklarının nedenlerini böylece sıraladık.Sonuç olarak diyoruz ki; islam’iİran’a olan sevgimizİslam dan başka bir sebebe dayanmadığı gibi, Amerika ve İsrail’e olan nefretimizde küfür ve zulüm devleti olduklarındandır. Sevgimizin ve nefretimizin ölçüsü, ırk, coğrafya ve mezhep değil, imandır, İslam kardeşliğidir. Bizler Batılıların bize çizdiği ulus devlet sınırlarını tanımıyoruz. Bu sınırlar İslam düşmanlarına daha kolay lokma olmamız içindir. Dolayısı ile İslam’ın bir rengi, birdili, bir coğrafyası bir mezhebi yoktur.İslam evrensel bir dindir, Yeryüzü Müslümanların mescididir. Neredeİslam halkı ve İslam devleti varsa onları desteklemek İman’i bir sorumluluktur. Bu İslam devrimi ile Birleşik İslam cumhuriyetlerinin startı verilmiştir. Çünkü bu İslam devrimi İmamın ifadesi ile “İran için İslam değil, İslam için İran devrimi” yapılmıştır, çünkü bu devrim bir ulus devlet adına değil, ümmet adına yapılmış ve tarihin akışını değiştirmiştir. Bu devrim ekmek kazanmak için değil, Allah’ın dinini yeryüzüne hâkim kılmak için yapılmıştır.Bu İslam devrimi yüzyıllardır mahrum ve mazlum bırakılmış mustazafların devrimidir. Bu İslam devrimi ile İslam canlı olarak tarih sahnesine geri dönmüştür.Bu İslam devrimi mümin ile münafığı ayırt etmiştir. Tıpkı sahabenin biz mümin ile münafığı Hz Aliyi sevip sevmediğine bakarak anlardık dedikleri gibi bugün de çağın Alisi olan İmam Ali Hamenei hak ile batılın ayrışmasını ve deşifre olmasını sağlamıştır. İnkılabi olanlar ve zıddı inkılabi olanlar.Şimdi bunların niçin İslam devrimine düşman olduğu belli olmuştur, bunların kuyruk acıları, İsrail’e olan gizli sevdalarından kaynaklanıyor ama bunu söyleyemedikleri için çareyi İslami İran’a düşmanlıkta buluyorlar. Ayette belirtildiği gibi ”Deki; kin ve öfkenizle ölün” Dolayısı ile bu İslam devriminin karşısın da olanlar ister bilerek ister bilmeyerek olsun İslam’ın karşısın da ve Amerika ile İsrail’in yanın da olmuşlardır. Bu yüzden muvahhit Müslümanlar kendi İslam devrimine sahip çıkarak, peygamber sav ‘in pak neslinden olan devrimin hâlihazırda kirehberini tanımalıdırlar.Hadisi şerifte “Kendi zamanının imamına biat etmeyen cahiliye ölümü üzere ölür” denmiştir.
Hülasa; Bölgemizde oynanan oyunların farkında olarak, bütün düşünsel kuşatmalara, medyatik yalanlara, iftiralara, akıl almaz hilelere, bilgi kirliliğine karşın çağımız da doğan bu İslam devrimi, bu İslam güneşi ve bu İslam bayrağı ebede kadar dalgalanacaktır, inşallah… Bu Allah’ın bir vaadidir, “Allah nurunu tamamlayacaktır. SevgilipeygamberimizinHendek savaşın da Selman’ı Farisi’nin omuzuna vurarak, buyurduğu gibi ”Din Süreyya yıldızın dada olsa Farisilerden olan yiğitler onu yeryüzüne indirecektir”. Vesselam…
Logged
ozanca
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4691



« Yanıtla #1 : 16 Mayıs 2017, 01:22:07 ÖS 13 »

İran Suriye'de tüm kredisini tükettiği gibi ,ümmetin nefretinide toplamıştır ....
Varil bombalarını emperyalizm ile izah etmeye çalışan zavallılar ...
Sevdiklerinizle haşrolun ....
Logged

Not font kurbaa
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 114


Nobody is perfect..


« Yanıtla #2 : 16 Mayıs 2017, 03:51:08 ÖS 15 »


Varil bombalarını emperyalizm ile izah etmeye çalışmak... üzerinde çokca düşünülmesi gereken bir ifade..

İran'da gerçekleşen 1979 devrimi elbetteki bütün Müslümanları heyecanlandırdı ve sevindirdi. Dünya ülkelerinin yönetim biçimlerine bakıldığında, baz aldığı referans sistem nedeni ile İslam'a yakın duran, bu yüzden de sempati duyulan bir ülke. Ancak İran'ın dünyada bu değerler sistemini referans almış tek ülke olması, orada İslamın tam anlamıyla uygulandığı, eksiler, yanlışlar ve hatalarının olmadığı/olmayacağı, yapılmadığı/yapılmayacağı anlamına gelmediği gibi; yapılan haksızlıklar, zulümlere karşı sessiz kalıp görmezden gelip belirtmememiz gerektiği anlamına da gelmez, gelmiyor kesinlikle. Sebepsiz ve aşırı nefret kadar; sorgulayıcılığı, doğru şahitliği, adaleti tesis, hakkı teslim etmeyi içermeyen, yanlışlarıyla beraber kabullenişi doğuran aşırı, ölçüsüz sevgi de hastalıklıdır, bağlılık da bağnazlıktır. Bu duygu durumunun her türlüsünden (kişilere, kurumsal yapılar, güç-erklere vs.) sakınmalı!

Yazı size mi ait?...bilemiyorum. Alıntı yapılan -sayfa linki- ya da -alıntı- ibaresi kullanılmamış. Değilse bile, paylaşımlarınız ağırlıklı bu yönde olduğundan, mutabık düşüncede olduğunuzu varsayarak aşağıdaki soruyu size yöneltiyorum.

İran yönetimi, halkı müslüman ülkelere yardım stratejisinde politik menfaatini, ülkelerin ağırlıklı mezhebi seçimini göz önünde bulundurmayıp İslami yayılmacılığı esas alıyorsa, Mısır halk hareketine neden müdahil olmadı veya oldu mu? İhvan'a üye, sözcüsü konumundaki Muhammed Mursi'ye destek verdi mi, idamı onanırken karşıt söylem ve duruş sergiledi mi? Ülkesine sığınabileceği yönünde bir davet-teklif örneğin.. Değilse neden?...

Yazıda, İran'ın yardım ettiği ülkeler sıralanmış; Filistin hariç, Lübnan'ın da, Suriye'nin de, Irak'ın da, halkının çoğunluğunun Şii mezhebine mensup olması sadece bir rastlantı olarak açıklanabilir mi?... Browsere, ülkelerin isimlerini yazarak 'halklarının çoğunluğu hangi mezhebe mensup' tarattığınızda çıkan sonuca bakılırsa, İslamın yayılmacılığı iddiası kocaman bir ütopya..maalesef, bundan daha ziyade şii mezhebini yayma politikası güttükleri, bu yayılmacılığı esas aldıkları realite olarak göze çapmakta..hayırlı paylaşımlar!
« Son Düzenleme: 26 Mayıs 2017, 09:42:05 ÖS 21 Gönderen: İSRA » Logged

Zalim zulmeder, Kader adalet eder....
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.076 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu