BU NE BİÇİM MEZHEP KAVGASI?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GÜNDEMDEKİLER > Dünyadan > SURİYE > BU NE BİÇİM MEZHEP KAVGASI?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GÜNDEMDEKİLER > Dünyadan > SURİYE > BU NE BİÇİM MEZHEP KAVGASI?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: BU NE BİÇİM MEZHEP KAVGASI?  (Okunma Sayısı 2398 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Hasan CAN
Yeni Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4


« : 07 Şubat 2017, 06:21:57 ÖS 18 »

Acâib bir hâlle karşı karşıyayız.
Şu günlerde, İslam dünyası hakkında konuşan herkes, "mezhep kavgalarından" şikayet ediyor.
Ortadoğu denilen bu coğrafyada mezhepler birbirine girmiş, o yüzden kan gövdeyi götürmekteymiş, emniyet-huzur diye bir şey kalmamış.. Böyle iddialar var.
Bu iddiaları duyan bir insanın gözünde ne canlanabilir? Yani mezhep kavgası denince ortalama bir insan ne anlar?
Elbette ki iki yada daha fazla mezhebin birbirine girdiği, birbirine zarar vermek, birbirinin kanını dökmek için uğraştığı bir ortam, değil mi?
Pek biz İslam âleminde bu manada bir mezhep kavgası bulunduğunu iddia edebilir miyiz?
"Ne yani, mezhep kavgaları yok mu bizde" diye cevap veriyorsak, kendimizi İslam dünyasına ilk defa gelmiş bir yabancının, ne bileyim bir uzaylının yerine koyalım. Düşünelim: İslam dünyasında "normal" bir mezhep kavgası yaşansaydı, çoğunluğu oluşturan sünniler, azınlığı oluşturan şiilere saldıran taraf olurdu. Şiilerin kahir ekseriyeti tek ülkede, İran'da yaşadığından, sünniler İran'a saldırır, orayı işgale kalkışır, en azından İran'ı savaş alanına çevirirdi. "Şii düşmanı" sünniler, İran'a ordularla giremese bile terör örgütleriyle girer, kalabalık noktalarda bombalar patlar, şiilere huzur vermezdi.
Ama tam aksi yaşandı.
Şii halk 1979'da kendi ülkelerinin başına mollaları geçirdi, Şah'ı devirdi. Laik Irak'ın Batı güdümlü lideri Saddam'ı saymazsak hiç bir sünni İran'a saldırmadı, halklar tabanında bir çoğu devrimi destekledi.
İran 2003 ABD işgalini fırsat bilip Irak'ı adım adım ele geçirdi. Sünnileri ezdi. Sünniler bu zulümlere karşı çıkınca, direnince, haklı-haksız misilleme yapınca "Irak'ta mezhep savaşı" diye haber yaptı gazeteler.
İran Suriye'de her gün 100-200 insan katleden Esed'i canla başla destekledi, Esed'in ordusu yok oldukça tüm dünyadan şii milisler gönderdi, Suriye'yi açıkça işgal etti. Bu işgale direnen Sünni halkı görünce "Suriye'de mezhep savaşı" diye başlık attı haberler.
Suriye'yi işgale giden Lübnan Hizbullah (!) milislerine karşılık "biz de Suriye'yi savunmaya gidiyoruz" diyen sünnileri görmedi bile gazeteler. "Lübnan'da Şii-Sünni gerginliği" deyip geçtiler.
İran Yemen'de ele geçirdiği Husileri kullanarak darbe yaptı. Buna haklı-haksız karşı koyan Suud koalisyonunu görünce aynı medya "Yemen'de mezhep savaşı" dedi.

Ama ortada bir gariplik vardı.
Bu mezhep savaşları nedense sadece Ehl-i Sünnet ülkelerde yaşanıyordu?
Şiiler sünnileri, sünniler şiileri öldürüyordu ama nedense öldürülen şiiler hiç kendi memleketlerinde ölmüyordu. Hep işgale teşebbüs ettikleri ülkelerde ölüyordu!
Hadi mutedil sünnileri geçtik, El-Kaide'yi bile geçtik, DAİŞ çetesi bile İran'da bomba patlatma zahmetine girmiyor!

Biz sünniler, medyaya fazla inanıyoruz. "Mezhep savaşı çok tehlikeli, aman mezhepler kavga etmesin." diye korkuyoruz.
Biz korkarken mezhep savaşları olmuyor aslında. Bid'atçi bir mezhebi kullanan İran Pers İmparatorluğu, tüm İslam coğrafyasını ele geçirmek için uğraşıyor. İran'a atom bombası yapma yetkisini bile verirken, Suriyeli sünnilere 3-5 stinger füzesi vermeyen ABD de İran'ın yayılmacılığına destek veriyor.

Yapmamız gereken:
-Pers imparatorluğunun adım adım tüm İslam alemini ele geçirmeyi istediğini iyi bileceğiz.
-Şia'nın Persler tarafından kullanılan bir bid'at mezhebi olduğunu göreceğiz.
-Herşeyden habersiz, Pers emellerini görmemiş Şiileri düşman değil, kandırılan kurbanlar olarak göreceğiz. ASLA VE KAT'A maddi yada manevi bir saldırı yapmayacağız. Hesap sormayacağız. İslam'ın temel esaslarını onlara öğretmekle, güzel öğütle iktifâ edeceğiz.
-Suriye inkılâbını, sadece Suriye'nin değil tüm Ehl-i Sünnet'in ve İslam'ın müdafaası göreceğiz. Zulme bulaşmayan, masumları öldürmeyen tüm direniş gruplarını -Şam'ın Fethi Cephesi dahil- direnişin bir parçası göreceğiz. Selefi-sufi kamplaşmasının sadece Perslere yarayacağı gerçeğini aklımızda bulunduracağız.
-Ehl-i Sünnet ulemâının eserlerini derinlemesine okuyacağız. Bu yolun temel umdelerini, ilkelerini iyi öğrenip öğreteceğiz. İlmimizi halka, anlaşılır bir dille sunma gayretinde olacağız.

Allah'ın izniyle bu Pers istilasını da, Bâtıl Batı'nın fikri ve fiilî istilalarını da geri püskürtecek, er yada geç Kurtuba'da Cuma namazında buluşacağız.

Selâm ve dua ile.
Logged
islamcıderen
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 31


« Yanıtla #1 : 17 Şubat 2017, 11:18:36 ÖÖ 11 »

Bilgiler için teşekkürler
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.051 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu