Bu Devlet Daha Ne Yapsın .....?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Tarih (Moderatör: Yonetim) > Bu Devlet Daha Ne Yapsın .....?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > İSTİŞARELER (İstişare Platformu) > Tarih (Moderatör: Yonetim) > Bu Devlet Daha Ne Yapsın .....?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Bu Devlet Daha Ne Yapsın .....?  (Okunma Sayısı 3017 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« : 03 Şubat 2017, 02:08:19 ÖÖ 02 »


Genel çerçevede devlet kurumunun mevcut yapısı ve işleyişini; özel çerçevede ise, bir asra yakın olan ulus devlet modelinin hüküm sürdüğü ülkemizin yönetim biçimini irdeleyen, eleştirel bir yazı. Yazarı bir hayli dolmuş(tabii olarak), durumdan muzdarip ve dert edinmiş bir halet-i ruhiye ile acıtıcı gerçekleri yazıya dökerek dillendirmiş.

Gerçeklerle yüzleşebilme şecaatine sahip, doğruları öğrenmekten imtina etmeyen, ufku açık, putlaştırılmış taassubları olmayan, gerçeği arayıp peşinde olan, zihnini, gelenekçi çevresel öğretilerle 'kendi dünyası dışındakilere' kapamayanlar, ayrıca negatif yüklemi olduğundan yüreği kaldırabilecek olanlar okuyabilir. Sıralanan özellikleri barındırmayanlar, reflesk olarak savunma psikolojisi içerisine girip ret, tartışma, muhalif olma modundan öteye gidemeyeceği, bir şeyler öğrenip alamayacağı, kişiliğine bilgi ve farkındalık olarak bir şey katamayacağı realite olduğundan okumamalıdır..


Bu devlet daha ne yapsın .....?

*Devlet, soğukkanlı canavarların en soğukkanlısıdır. Kılı kıpırdamadan yalan söyler ve ağzından düşürmediği yalan şudur: Ben devletim, halkın kendisiyim.
(Nietzsche)

*Devletin dini olmaz dedi bu devlet. Ama hem dini hem ideolojisi oldu. Buyurdu ve dayattı. Devletin dini ve ideolojisi dışında hiçbir dine, yoruma, ideolojik yönelime geçit vermemek üzere inşa etti devamlılığını. Anayasası, süzgeçten geçirdiği muktedirlerin keyfi için biçilmiş kaftan oldu. Hem inkılapçıdır bu devlet hem milliyetçi, hem halkçıdır hem devletçi, hem bağımsızdır hem güçlünün müttefiki, her an bunlardan herhangi biri veya aynı anda hepsidir. Düşünün, gerçekten bir şizofreni nöbetinde bile birbirleriyle bağdaştırılmayacak siyasal ve sosyal kavramları bir araya getirip, resmen, hepsine ‘Temel İlkeler’ diyebilen bir devlettir bu...

*Atananlar da seçilenler de hukukun üstünlüğüne ant içti; ama ilan ettiği hukuk hiçbir zaman devletten üstün olamadı...

*Bu devletin yönetim kültürü, becerikli hainler sofrası; refleksi, dış güçlere karşı güçlünün taşeronu, kendi halkına karşı da, kükreyen ‘tunç bir el’ oldu...

*Bu devlet bedel ödemez, ödetir. Her hayat teri damlası, devletin üst düzeylerine, ortaklarına ve uzantılarına konfor olarak geri dönerken; devleti sorgulamanın görüntüsüne bile linç, cop, işkence, aşağılama, kurşun, tazyikli su ve biber gazı olarak geri döner. 11 Eylül 1980 günü tüm ülkeyi kavuran ateş, 13 Eylül sabahı ‘şıp’ diye kesiliverir. Huzur ve güven ortamı, bu devlet için, devletin halkı tam teslim almasından başka bir şey değildir...

*Küçük Adamlar piramididir devlet. Yetki ve salahiyeti sınırlanamaz. Bir alttaki, bir üsttekinin günah keçisidir. Herkes devletin borçlusudur...

*Bu devlet, sevmeyi değil ama ödüllendirmeyi iyi bilir. Aklamakta mahir ve kıvrak aydınları, düğmeye basıldığında bir düzine dış düşman sıralayabilen yarı otomatik şarlatanları sıvazlar ve sofrasını, halka yabancılaştığı ölçüde ödüllendirilen devlet sanatçıları süsler...

*Devlet düşman ister, tehdit ister, kurban ister. Haini ve olağanüstü hali bitmez...

*Devleti değiştirme potansiyeli taşıyanlar iktidar istemeli; kirletilmeli, çelişkiye zorlanmalı, haksız kılınmalı, eli kana bulandırılmalıdır. Kaygan ve yapışkandır kan. Kafalarını ezmek için küçük kalmaları şarttır...

*Aslolan hep güç, iktidar ve hiyerarşidir. Dava ortaklık değil, egemenlik davasıdır. Cemaat, dernek, vakıf, birlik veya örgütte farklı davrananlar, davanın selameti için haindir. Kalan sağlar ya vazgeçmeli ya da devletin sofrasına oturmak istemelidir. Sofraya oturma imtiyazını elde edenler, ideolojileri ne olursa olsun, imtiyazlarını Batılılar gibi yaşamak yönünde kullanır...

*Bu devlet için, bayrak da devletin kendisidir, vatan da. Sosyopat bir babadır bu devlet. Hem geçmişi inkar eder hem şanlı tarih ile övünür. “Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller” ister ve hür olduğunu sanan her taze fidanı, devlet dersinde öldürür. Sağ kalanları ise, yaşken eğdirmiştir önünde ve bu işi, her ‘10 yılda 15.000’ omurgasız yaratabilecek kadar iyi bilir...

*Bu devlet derindir. ‘Kimliği belirsiz kişiler’i çok, oyuncu sıkıntısı yoktur.
Solcuların da ülkücülerin de kahvelerini tarayan silahların aynı silahlar olduğu ortaya çıktığında, Cheshire Kedisi gibi sırıtmakla yetinir devlet.
Ant içtikleri sorumlulukları hatırlatılıp istifası istenen yetkilileri pişkin pişkin sırıtır; hunharca hurdahaş edilmiş gençlerin cesetlerine dehşetle bakakalan gözlerimizin içine baka baka. Cürümleri hep yanına kâr kalmış...kolları hayatın her alanına erişen mücrim bir ahtapot cumhuriyetidir bu devlet. İsyana teşvik eden de, asilere işkence eden de, varoşlara cephaneler gömen de, devlete tapan gençlik tarikatları kuran da, emekli generalleri meclise sokmaya çalışan da aynı ahtapotun vantuzlarıdır...

*Maskesi çoktur bu devletin. Yüzleşmez. Ya imha eder ya teslim alır. Teslim tutmak istediği milletin kendisidir, devlete her zaman lazım olan asiler değil...

*Devlet tanrı olmak ister, heykel ister, özel güvenlik alanları, girilmez bölgeler ister, saray ister. Bu devlet her şeyi istiyor...

*Egemenlik bakılamadan bakmaktır, biliyor. Görülmeden görmek, izlemek istiyor. Haksız olduğunu iyi biliyor çünkü; haktan almadığı şeyi, haksızlığını, halktan gasp ettiği gücüyle örtmek istiyor. Öfkenin haklısından korkuyor. Gözlerinin içine bakamıyor...

*Bakmaz ve görmezsek, ilelebet payidar olacak...

*Herkes devlete baksın, görerek baksın! Devletin kondisyonu kursağında kalana, devlet milletin olana dek...

Yukarıdakiler, seçtiğim paragraflar. Yazının tamamını okumak isteyenler için link: http://mehmetefe.com/devlet/
« Son Düzenleme: 03 Şubat 2017, 02:11:43 ÖÖ 02 Gönderen: İSRA » Logged

because the most beautiful picture of life inside of me ..
Maveraî
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 430


Yazgıdır Rûya...


« Yanıtla #1 : 03 Şubat 2017, 10:33:05 ÖS 22 »


Mehmet Efe halihazırda olanı yazmış, mevcut yapıyı irdelemiş...
İhsan Eliaçık ise olması gerekeni, örnek devlet/iktidar modelini 'Zülkarneyn' üzerinden işlemiş. Bu Devlet Daha Ne Yapsın?; Bir devlet ne yapsın, ne yapmalı? sorularının cevabı verilmiş. Aralarında konu itibarıyla paralellik var.

Çok verimli aydınlatıcı güzel bir yazıydı. Muhteşem kapsamlı çalışmayı paylaşmamak haksızlık olurdu, okunması tavsiyemdir. Akabinde okunursa tamamlayıcılık arz edeceğinden sonraki zamanlarda bakılıp 'peşi sıra okunabilmesi adına' sitedeki linki:

http://www.islamidusunce.net/forum/index.php/topic,6798.msg83104.html#msg83104
« Son Düzenleme: 10 Eylül 2017, 03:46:51 ÖS 15 Gönderen: Maveraî » Logged

Aynayım, bakanlar beni değil ancak kendini görür..
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« Yanıtla #2 : 30 Mayıs 2017, 07:36:59 ÖS 19 »


Günümüz devlet anlayışına dair parametrelere dikkat çeken, çarpıcı bilgilerin yer aldığı bir video... https://www.youtube.com/watch?v=Yj4QsgdcsRc
Logged

because the most beautiful picture of life inside of me ..
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.056 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu