Herkese Hoşluk İçin Uğraşan...

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > GENEL (Bilgi Platformu) > Sağlık > Kişisel Gelişim (Moderatör: Yonetim) > Herkese Hoşluk İçin Uğraşan...
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > GENEL (Bilgi Platformu) > Sağlık > Kişisel Gelişim (Moderatör: Yonetim) > Herkese Hoşluk İçin Uğraşan...
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Herkese Hoşluk İçin Uğraşan...  (Okunma Sayısı 2689 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 211


Zalim zulüm eder, Kader adalet eder..


« : 24 Ocak 2017, 11:51:11 ÖS 23 »


Herkese hoşluk için uğraşan, kişilik boşluğuna düşer.

Eksik veya yanlış yönlerimiz olabilir. Kimse kusursuz değildir. Ayıplarımızdan hoşlanacak halimiz yok. Her vicdan kendisini iyileştirmek ister. Fakat ya çevreye uyum sağlayacağız diye kendimizi kaybedersek ne olacak? Rol yap kendi gerçeğini gizle, ona böyle buna böyle görün, filancanın gözüne gir falancayı incitme… Böyle bir hayat anlayışından insanın kendisini geliştirerek huzura ve başarıya ulaşması nasıl mümkün olur? Olmaz tabii ki… Şamar oğlanına döner. Ona buna uyum sağlayacağım derken kişiliksizlikte kaybeder kendisini…

Aklım vicdanım ile, değer verdiğim insanlar arasında kaldığım bir dönemdi. Abi bildiklerimi razı etmek için olmadığım gibi görünüyor, inanmadığımı savunuyor gibi davranıyordum. Bu halin ürettiği stresle bir gün Libya caddesindeki evimden çıkıp üniversitenin servis aracına doğru hızlıca adımlarla yürüyordum. Günlerdir 'aklımın almadığı basiretimle bağdaştıramadığım kimi şeyler adına konuşmak, yahut bazı büyüklerime şirin görünmek için susmak' arasında gidip geliyordum. Her doğru bildiğimi söylemek zorunda değildim, belki fitne olabilirdi... ama bile bile aklımın bana hak dediği şeye nasıl batıl gözüyle bakabilirdim...

O an beynimde volkan gibi patlayan bir cümlenin parıltısını hissettim: “Sen, Allah rızası için mi, başkasının rızası için mi yapıyorsun?” diye soruyordu bana. Ürperdim. “Ben, Allah rızası için mi, insanların rızası için mi yaşıyorum?” sorusunu tekrarladıkça tavrım değişmeye başladı. Herkesi kaybetmeyi göze alabilirdim, ama Allah’ı kaybetmeyi göze alamazdım.. Karar verdim. Allah’ın rızasını amaçlamalıydım. Cahilsem ilim dilemeli ve ilmim ölçüsünce Allah’ın rızasını aramalıydım. Her doğruyu her yerde söyleyemesem de yalana, yanlışa teşebbüs etmemeliydim.

İnsan, herkese her şeyi  doğru anlatamaz veya kendisi de yanılmış olabilir. Yeryüzü cehalet kaynıyor. Ortamdaki ilişkileri kaybetmeden idare etmek için yalana yönelmeye izin yoktur, fakat bazen susmak zorunda kalabiliriz.

Kendime şu öğüdü verdim: Ey nefsim, tamam tek başına kendi aklına ve kendi sınırsız ilmine güvenip de efelik taslama, ateşe kendini savurma, büyüklerine saygı duy! Ama unutma ki; Allah seni kıyamet günü aklınla ve ilminle yargılayacak. Hakkı bulmak için aklından başka bir aracın yok. Aklı olmayanın dini de olmaz, vebali de. Herkese hoşluk için uğraşan, kişilik boşluğuna düşer. Melek gibilere yakın isen, şeytan gibilerden uzak olmaya mecbursun. Öyleyse Hakkın tarafını seç! Bilhassa fitne zamanında yanıltılabileceğini, iyilere kötü ve kötülere iyi işlerin yaptırılabileceğini unutma!... Allah’tan, yana yakıla basiret yardımı dile ve inançlarınla kendin ol!

Kibirlenme, aklını gerçeklere kapatma, herkesi ve herşeyi anlamaya açık ol! Kendin ol, sen kendinsin diye sana kırılan bırak kırılsın! Değerlerine yaklaşman için gerekiyorsa eşinden, işinden, aşından, arkadaşından kopmana sabır göster! Herkes karşına dikilse de 'en önemli olanı' Rabbini kaybetme! O senin tek Şefkatli Sahibindir. Seni sadece O öldürüp O diriltebilir. Sana iyiliği de kötülüğü de sadece O yaratabilir. Bedenini bebeklikten bu günlere getirip seni ölümsüzlükle buluşturmak isteyen yüce Yaradan’ı kaybetme, ki karanlıkta kaybolmayasın.



Muhammed Bozdağ
Logged

İlâhi ente maksûdî ve rızâke matlûbî..
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.043 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu