Kuran 'a göre "İSLAM NEDİR"..?

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur'an Kavramları > Kuran 'a göre "İSLAM NEDİR"..?
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur'an Kavramları > Kuran 'a göre "İSLAM NEDİR"..?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuran 'a göre "İSLAM NEDİR"..?  (Okunma Sayısı 6526 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 603

Edep ya Huuu..


« : 04 Nisan 2015, 12:02:53 ÖÖ 00 »

İslam : Allah 'ın biz insanlık için seçmiş olduğu şer-i kuralların genel adıdır.

Adem a.s ile başlayan ve kıyamete kadar devam edecek olan tek Din 'in adıdır İslam.

Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, ondan kabul edilmeyecek ve o, âhirette kaybedenlerden olacaktır.
Ali İmran 85


Allah 'ın Din 'i tektir adı İslam, İslam kainattaki tek Din 'dir..! Yeryüzünde başkaca hiç bir din yoktur. Var olarak bahsedilenler ise, din değildir.

Hinduizm, budizm, şamanizm, ateizm, deizm, satanizm, putperestlik ve diğer bütün izm'ler din değil, din dışı farklı inanışlardır.

Buna karşın, Yahudi yani Musevi, kitapları Tevrat ve Zebur Allah 'ın Kelamı 'dır, haktır..    

Hıristiyan yani İsevi, kitapları İncil de Allah 'ın kelamı ve haktır.

Her ikisi de din değil, İslam 'dır Ehli kitaptırlar. Adem a.s ile başlayan İslam Dini 'nin devamıdır. İfade olarak sunmak gerekirse, Tevrat ilk okul, Zebur orta okul, İncil lise, Kuran-ı Kerim ise üniversite, yani insanların kemalatının doruğa, zirveye ulaşmış olmasını ifade ederler.

Hayy ve Kayyûm olan Allah'tan başka ilâh yoktur. O sana Kitabı hak ile ve önceki kitapları tasdik edici olarak tedricen indirmiş; daha önce de, insanlara doğru yolu göstermek üzere Tevrat ile İncil'i hakkı batıldan ayırt eden hükümleri göndermiştir. Bilinmeli ki, Allah'ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah, cezaları vermekte mutlak güç sahibidir.
Ali İmran 2.3.4


Biz Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Davud'a da Zebûr'u vahyettik.
Nisa 163


Sana söylenen, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Kuşkusuz Rabbin, hem bağışlama sâhibi, hem de acı azâb sâhibidir.
Fussilet 43

Senden önce hiçbir resûl göndermedik ki ona: «Benden başka İlâh yoktur; bana kulluk edin» diye vahyetmiş olmayalım.
Enbiya 25



Allah 'ın Kelamı olan Tevrat ve Zebur 'a, Allah 'ın peygamberleri olan Davud ve Musa a.s 'a tabii olanlar, bu şeriatı yaşayanlara Yahudi veya Musevi denilir.  

Yukarıda bahsedilen uzunca ifadelerin tümünü bir tek ayette toparlamak gerekirse;

“Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra doğru olanlar, onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir..
Ahkaf 13


Allah 'ın varlığını ve birliğini kabul eden kişi kurtuluşa erecektir. Allah böyle buyuruyor.

Allah 'ın varlığını kabul eden bir kişi Müslüman 'dır, İslam 'dır. Peygamberleri kabul etmek imanın bir parçasıdır ki kişinin mü-min ve müttakiy olması yolunu açar..

Savm, salat, hac, zekat ve kelime-i şehadet, İslam 'ın temel ibadetleridir, İslam 'ın şartları değil. Bu ibadetler Allah 'ın varlığını kabul eden her kişinin zorunlu yapması gereken  farz ibadetleridir.

İslam 'da şart olmuş olsa idi, ibadetleri yerine getirmeyen bir kişiye Müslüman ve İslam denilemezdi. Her bir peygamber efendilerimiz İslamiyet üzere gönderildiler, hiç birisi de Din getirmediler. Hepsi de Allah 'ın kulu, elçisi ve Resulüdür, Allah 'ın vazifelisidirler.

İşte bu sebepledir ki İslam 'dan başka din yok, tek Din İslam 'dır..!


Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 603

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #1 : 05 Nisan 2015, 12:34:22 ÖÖ 00 »

SEMAVİ DİN BİR TANEDİR, DEĞİŞMEZ..
 
 
Evvelâ yapılacak olan, dışta ve içte düşmanlıkları önlemek için, Hazret-i Kur’ân’ın mânâsını anlayarak, her sahada yetişmiş elemanların ilim ve meziyetlerinden istifâde ederek, kimsenin tesirine kapılmadan, çağın anlayacağı bir meal ve tefsir yazılmalıdır, inşallah.

Şu esası ihmal etmeyelim: Şöyle ki:

“Semâvî bir din gelince evvelki din iptal olur” Zihniyetini beşerin hafızasından nasıl sileceksek silelim! Zîrâ, bu türlü inancın hakîkate uygun bir yönü olmadığı gibi Kur’ân-ı Kerim’de de yeri yoktur!

İşte Gerçekleri tahrif ederek din düşmanlığının başlıca nedeni bu tertib-i ilâhiyi yalnız akıl yoluyla idrak edemediklerindendir ki Semavî din İslamiyet’tir.

Dolayısı ile, bir olan semavi din değişmez. Sâdece tebliğ ve şekli zamana asra uyumlu olarak elçileri ile tebliğ olunagelmiştir, manada değişiklik olmadığını HZ. ALLAH bildiriyor:

“SENDEN ÖNCE GÖNDERDİĞİMİZ PEYGAM-BERLER HAKKINDAKİ KANUN BUDUR. BİZİM KANUNLARI­MIZDA HİÇ DEĞİŞİKLİK BULAMAZSIN
(İsra Suresi, 77)

Tevhidin de esâsı budur. Şeriatlerde zamana uyumlu görünümler değişir gibi görülse de bilcümle şeriatlerde mana bakidir! Kulların tekâmülüne göre, onların ilimde, kültürde, medeniyette, teknikte, v.s. ilerlemelerine göre, ALLAH’ın bir lütfu olarak görünüm arz eder.

“Bugün size dîninizi ikmal ettim” hitâbı Peygamber Efendimize ise de hakiykat bütün şeriatları kapsar; son şeriattan sonra başka şeriat gelmiyeceğinin tasdiki anlamındadır!

Bu hitab-ı ilâhi demek değildir ki, içtihat edilmeyecek… Kesin bilinmelidirki içtihadın kıyamete kadar devam edilmesi kanun-ı ilâhîdir!

Beşer bu tanzimi ilahiyi her an hakiykatın dışına çıkmadan, günah-ı kebaireye düşmeden, emr-i ilahiye, zamana ve asra uyumlu yaşaması kulluğunda hataya düşmemek için ise de, nefs için de elzemdir! Başka düşünülemez. Düşünsen de zamana uyumlu değilse uygulaması müşküldür, görünümü ise teşvikkar olamaz!

Maddi ve manevî asra uyumlu olamayan şer’i içtihatlar, idare, sanat, ticaret, ziraat, inşaat, tıp, ilmin her dalı saymakla bitmez; her birisi yasaklar dışında içtihat görmedi ise halâ onu yaşıyorum zannedenler başkalarına örnek olamadıkları gibi nefslerine zulmederek gülünç olurlar!

Peygamber efendilerimiz emr-i ilahiyi tebliğ için cümlesi İslamiyet üzere geldiler!

Getirdikleri ahkam-ı ilahiye “ŞERİAT” denildi ve tavsiye eyledikleri yola da “TARİK” denildi.

Şeriatları ile ve gösterdikleri tarikleri ile anıldılar! İslamiyet semavi tek dindir.

Başka din ismi toplumların kendi icatlarıdır veya kabile isimlerini salikleri din ismi olarak algılamışlardır... Yanlış! HZ. ALLAH başka isim altında din kabul olunmayacaktır, buyurdu!
İslâmiyetin mana-anlamı: Bir olan ALLÂH’ın irâdesine bağlanmaktır, denildi.

Buna göre İslâmiyet doktrin olup Hazret-i Kur’ân’da da İslâmiyet’in anlamı budur.

Peygamber efendilerimizin de cümlesinde tecellî eden nûr, nûr-u Muhammedî’dir!

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 603

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #2 : 05 Nisan 2015, 10:47:36 ÖS 22 »

ÎMAN İLE İSLAM ’IN ANLAMLARI FARKLIDIR.
 

Bismillâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm

BEDEVİLER: İNANDIK,DEDİLER.. DEKİ: İMAN ETTİK DEMEYİN. İSLAMA İSLAM 'A GİRDİK DEYİN! HENÜZ İMAN KALPLERİNİZE YERLEŞMEDİ..EĞER ALLAH 'A VE ELÇİSİNE İTAAT EDERSENİZ! ALLAH İŞLEDİKLERİ­NİZDEN HİÇBİR ŞEYİ EKSİLTMEZ ÇÜNKÜ ÇOK ESİRGEYEN ÇOK BAĞIŞLAYANDIR.
(Hucurat Suresi, 14)

İslâmiyet doktorindir Adem safiyyullahtan kıyamete kadar devam edecek din islam’dır.

“Allah’tan başka ilâh yoktur illâ allah vardır" diyen kişi hz. Allah’ın bildirisine göre o kişiye beşerin müslüman demesi emr-i ilâhidir.

Hz. Muhammed Mustafa (s.t.a.v.) efendimiz buyurdular ki:

“Lâ ilahe illallah diyen kişi müslümandır, senin kardeşindir. Kaza meydanında dahi kılıç vuramazsın. Vurur isen katil olursun”.

Kelime-i tevhidin anlamını, amentüde hulasa edilen manayı yaşantısında yani nefsinde iman ile yaşıyorsa Hz. Allah’ın bildirisine göre o kul mü’mindir, müttakidir, ittika sahibidir.

Kur’ân-ı Kerim’de mü’minin bildirisi nedir?

Bakara suresi başında Hz. Allah "MÜTTAKİY" kişiyi şöyle bildiriyor:


“Kendisinde hiçbir şekilde şüphe olmayan o kitap, müttakiler için bir hidayet kaynağı ve yol göstericidir.”
Bakara 2

“O müttakiler ki gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan düşkünlere tasadduk ederler.”
Bakara 3


“Yine onlar sana indirilenlere ve senden önce indirilene iman ederler. Ahiret gününe de kesinlikle inanırlar. ”
Bakara 4

“İşte onlar rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.”
Bakara 5

Îman inanmaktır, Âmentü’nün altı şartını inanarak kabul etmektir.

Müttakiy ise Allah 'ın Kuran ayetinde belirttiği üzere temel ibadetleri yerine getiren kişidir.

Rahmet-i ilâhî ki, Nûr-u Muhammedî’yi muayyen bir zamana mahsusmuş gibi düşünmek ALLAHU TEALA Hazretlerine masum kullarına karşı zulüm isnat etmek değil mi?

“Siz asrı tan etmeyin” buyuruyor Hazret-i ALLAH (c.c.).

Zamanı seçmek, dünyaya geliş zamanını tanzim etmek, gidişi ayarlamak kulun elinde olmadığına göre Hazret-i ALLAH bazı kullarını rahmeti ile ihya eyleyip, bazılarını da gazabı ile perişan mı edecek?!

Hazret-i Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz bildirdiler: “Dünyaya gelen her çocuk İslamiyet fıtratı üzere doğar.” Terbiyecisi nasıl terbiye olmuş ise, çocuğun terbiyesi aynı olur.

İnsan terbiyeye muhtaçtır. Verilecek terbiye İslâmî kurallar içinde olduğu gibi, zamanın kurallarına uygun, tertîb-i ilahîye ters olmayan terbiye de mana îtibarı ile İslamiyettir!

Cümlesi ALLAH’ın elçileri, rahmet-i ilahînin zamana göre rahmet kaynakları..
Yaratılışın sırrı olan nûru Muhammedî kıyamete kadar devam edecektir. Aksini düşünmek Hazret-i ALLAH’a noksan sıfat isnad etmektir.

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 603

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #3 : 07 Nisan 2015, 12:10:17 ÖÖ 00 »

EHL-İ KİTÂB’I RAHMET-İ İLAHİYEDEN DIŞLAMAK EMR-İ İLÂHİYE TERS DÜŞTÜĞÜNDEN
MANA-YI KUR’ÂN’A VE CÜMLE KİTABLARA DA SUHUFLARA DA AYKIRI OLDUĞUNU HAZRET-İ ALLAH SARİH BİLDİRİYOR.
 
 
 
Bismillâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm

“SENDEN ÖNCE GÖNDERDİĞİMİZ PEYGAMBERLER HAKKINDAKİ KANUN BUDUR. BİZİM KANUNUMUZDA HİÇ DEĞİŞİKLİK BULAMAZSIN. ”
(İsra Suresi, 77)
 

Bismillâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm

“Îman edip yararlı iş yapanlara gelince onlarda cennetliktirler. Onlar orada devamlı kalacaklardır. ”
(Bakara Sûresi, 82.)
 
“Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin” diyen meal ve tefsirler Kuran’ın ruhuna ve rahmet-i ilahîyeye tamamı ile aykırıdır. Uygulaması da imkansız olup bu yanlış tefsir semavî dinler arasında düşmanlıktan başka bir şey getirmemiştir.

Hazret-i ALLAH’ın Kuran’ın çok yerlerinde veraset-i enbiya olan “Evliya”yı, Türk lisanında her mevzuda kullanılan “dost” ifadesi, gayr-i meşru hadiselerde dahi “dost” diye ifade olunurken... Arapça’da “dost” diye bir kelam yok.

Herhangi bir ecnebî kelimeyi “aynı manayı yansıtmıyor” diye lisanımızda olmadığı için onların telaffuz ettikleri gibi almak mecburiyetindeyiz de, “evliya” için aynı uygulamayı niçin yapmıyoruz?

Maide Suresi 51. ayetinde mâlumun “evliya”ya “dost” demekle o kadar mânâ değişiyor ki, Benî İsrail (Yahudiler) ve Benî Nasara (Hıristiyanlar)’ı tamamı ile dışlamak ALLAH’ın kanunlarına uymadığı gibi Hazret-i Kuran’da ehl-i kitabın îmanlılarını taltif eden ayetleri görmezlikten gelemeyiz emr-i ilahinin dışına çıkmayalım.

Başka inanç sahiplerini hakir görerek yaşamanın mümkün olmadığını tarih boyu gördük veya göremedik. Gerçeği göremeyip, nefsanî hislerinin esaretinden kurtulamayan, başkalarını hakir görerek yükseleceğini, bir yere varacağını zannedenler, bu zannın doğurduğu perişanlığı görmemezlikten gelemeyiz.

Bu türlü düşünce ve tutumlarımızı değiştirelim. Bugün buna daha mecburuz.

Zararın neresinden dönülürse kardır denir!
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 603

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #4 : 07 Nisan 2015, 11:44:12 ÖS 23 »

Semavî tek din vardır. İsmi “ İslamiyet ” tir.

İslamiyet ise mecnunluk değil, efendiliktir!

Günah-ı kebaire dışında asrı idrak eden zamanı ihsan edilen şeriatını içtihatlı yaşamaya özen gösteren insan HZ. ALLAH’IN KABUL ETTİĞİ MÜSLÜMAN korkulan insan değil, yaşantısına gıpta edilen insan. Başkalarına örnek izinde gidilecek insandır!

Zira yol olarak ne yönlü bakar isen sırat-ı müstakim üzeredirler!

Hazret-i Kuran’ı yanlış tefsir ve hem cinsimize olan gayri insani tutumumuzla ne Yazık ki, cümle ehl-i kitabı Şerîat-i Muhammedî’yeye ve Hazret-i Kuran’a düşman eylemişiz.

“Sonra gelen semavî din evvelkini iptal etti zihniyeti” ile hala zamanımızda bu yersiz ilime toplumlarda rağbet devam ediyor bil cümle kullarını HZ. ALLAH rahmeti ile kurtarsın inşaallah.!

Maalesef Bazı hakikat bilgisinden yoksun bilgeler de bu gerçek dışı hali korudukları gibi, cihat malzemesi yapıyor. Silah olarak da kullanıyorlar.

İyi bilelim ki, peygamber efendilerimiz evvelki gelenleri tasdik, sonraki gelecekleri müjdeleyici olarak gönderilmişlerdir. Külli rahmet-i ilahî, nûr-u Muhammedî’dir.

Evvelki şerîatlara geri dönüş ALLAH’ın emri olmayıp, kulun daha ileriyi göremediği içindir.
Mensup olduğumuz dînin özünü muhafaza edebiliyor isek, özü “L İLÂHE İLLALLAH” tır. Zirvesi şahadettir. Peygamber Efendimizin de tebliği budur.

Îmanın şartı olan Amentü’nün özü, dört kitabın ve suhufların da anlamının özü ve özetidir!

Savmu salat, haccu zekat, kelime-i şahadet… Bu rahmet ve emr-i ilahiler mü’min olmanın, müttaki olmanın, hatta derviş olmanın, hulasa gerçek sadık kul olmanın makamları ve basamaklarıdır ve ayrıca imanlı kullarına HZ. ALLAH’ın sadakasıdır!

Kelime-i tevhîdi sakın küçümsemeyelim. Yaratılışın sırrıdır. Peygamber Efendilerimiz; “ALLAH’ TAN BAŞKA İLAH YOKTUR, İLLA, ALLAH VARDIR” anlamını taşıyan bu tevhîdi, ALLAH’ın kullarına tebliğ için vazîfelendirildiler.

-Kelime-i tevhîd,

-Tevhîd-i ef’âl,

-Tevhîd-i sıfat,

-Tevhîd-i zat diye, tevhîdin dört mertebesi vardır
.

Beşer ölçüsü kelime-i tevhittir.

Kuran’da îtikadın medarı ikidir: İlm-i tevhid, amel-i tevhid.

Salih amel, nafi ilim diye de ifade olunur.

İlm-i nafi dünya ve ahiret için faydalı ilimdir. Salih amel ise dünya ve ahiret faideli ameldir!

Bu türlü. İlimle Hazret-i ALLAH’a eş ve ortak tanımadığımız gibi, amelde de şerik ve nazir tanımayalım. Bu esas imanın ve Kuran’ın özünü oluşturur. İlm-i tevhidin, amel-i tevhidin anlamı budur. Gayrı icraat ve gayrı düşünmek şirktir!

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
asiminnos
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 15


« Yanıtla #5 : 09 Mayıs 2015, 12:56:44 ÖÖ 00 »

Kurana göre İslam, Allah'ın tek olan dininin adıdır. Başkada bir din yoktur olmayacaktır da.

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.149 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu