Kuran'da insanın tanımı: Beden + ruh

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > Kuran'da insanın tanımı: Beden + ruh
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > Kuran'da insanın tanımı: Beden + ruh
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuran'da insanın tanımı: Beden + ruh  (Okunma Sayısı 3883 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ozkanates
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 92


« : 14 Temmuz 2014, 09:41:42 ÖÖ 09 »

.
"Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere "Âdem'e secde edin" dedik." Araf 11
Yaratılan ve biçimlenenler tekil değil çoğul. Adem tekil bir ad değil, topluluk adı.


"Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere "Âdem'e secde edin" dedik." Araf 11
"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın." Hicr 29
Adem, bir bedene üflenecek ruhların topluluk adı.


"Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik1, sonra da meleklere "Âdem'e secde edin" dedik2." Araf 11
"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp1 ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın2." Hicr 29
1- Fizyolojik evrim ile beden, homo sapiens seviyesine ulaşınca,
2- Allah’ın kendi ruhundan ruhlar (adem), bu bedenlere bağlandı.


"O ikisi ağaçtan tadınca çirkin yerleri kendilerine açıldı1. Bahçenin yapraklarından yamalar yapıp üzerlerine örtmeye başladılar2.” Araf 22, Taha 121
1- Üreme organlarının kendilerine açılması... cinsiyetsiz ruhların, cinsiyetli bedenlere bağlanması.
2- Bedeni örtme, giyinme. Daha önce giyinmiyorlardı çünkü madde bedenleri yoktu.


“Biz de ruhumuzu ona göndermiştik de o kendisine sapasağlam bir insan şeklinde görünmüştü.” Meryem 17
"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın." Hicr 29
“Meryem'in oğlu İsa Mesih, Allah'ın resulü ve kelimesidir. Onu, kendisinden bir ruhla beraber Meryem'e atmıştır.” Nisa 171
İnsan = bedenlenmiş ruh.


“Hani Rabbin, ademoğullarından2, bellerinden zürriyetlerini3 alıp onları öz benliklerine şahit tutarak sormuştu: "Rabbiniz değil miyim?1" Onlar: "Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz4." demişlerdi.” Araf 172
1- Rabbin (eğiten, daha iyiye daha güzele klavuzlayan, tekamül ettirenin) tekamülü ruhlara sorması.
2- Ademoğulları, 3- Bedenlenerek, 4- Tekamülü kabul edenler.


“Biz insanı, gerçekten en güzel bir biçimde yarattık. Sonra da onu düşüklerin en düşüğüne1 çevirip attık.” Tin 4-5
"Nihayet onları kandırarak aşağı çekti1. O ikisi ağaçtan tadınca çirkin yerleri kendilerine açıldı2." Araf 22
"Buyurdu: "Kiminiz kiminize düşman olarak3 inin1. Yeryüzünde2 belirli bir süreye kadar mekân tutmanız ve nimetlenmeniz öngörülmüştür."" Araf 24
1- "Cennetten yeryüzüne inin” değil, "inin/aşağı/düşüğe": “İnme” halde… ruh (adem) halinden...
2- Madde alemde bedenlenerek (insan), 3- Cahil ve zalim halden tekamüle başlama.
Logged
Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1058



« Yanıtla #1 : 17 Temmuz 2014, 01:52:19 ÖS 13 »


2/35 Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

7/19 Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.

Yukarıda ki ayetlerde Adem çoğul değil tekil olarak kullanılmıştır. Evrimi ayetleri tahrif ederek sunma gayreti hoş bir gayret değil.
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
ozkanates
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 92


« Yanıtla #2 : 18 Temmuz 2014, 12:04:16 ÖS 12 »

2/35 Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

7/19 Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.

Yukarıda ki ayetlerde Adem çoğul değil tekil olarak kullanılmıştır.

Adem için grup adı demiştim, grup/topluluk adları tekil kullanılır, çoğul ekleri almazlar ve çoğul anlam taşırlar. "Ordu bir an önce intikal etsin" dendiğinde, intikal edecek olan tek kişi olmaz, çok sayıda askerler olur.

"Kuran'da bedenin tanımı: Homo Sapiens" başlıklı yazım, evren, dünya, hayat ve insanın evrimini ayetlerle tanımlıyor. "Kuran'da ruhun tanımı: Adem, melek, cin, iblis, şeytan" başlığında ise ademi, bahsi geçen varlıklarla kıyaslıyarak tanımlıyor. Bu başlıkta ise bu ikisinin birleşmesi, ademin bedenlenmesi tanımlı.

Her üç başlık için Araf 11 'deki "siz" kelimesi "siz" olarak alındığında hiç bir sorun çıkmadığı gibi, "sen" olarak alınmasının da önü kapanıyor. Bu sebeple, Adem kelimesinin grup adı olduğunu düşünüyorum. Eğer Kuran'da Adem'in bir grup adı olmamasını gerektiren bir ayet varsa paylaşmanı rica ederim.

Peki neden "adem ve eşi" ibaresi kullanılıyor dersek, çünkü adem bir bedene bağlanacak olan ruh ve ruhlarda cinsiyet olmaz (ruhlar üremez, yaratılır). Adem ve eşi ibaresi, o anda bahsedilen konuların cinsiyet (üreme) sahibi bedenlerle ilgili olduğunu, yani bedenlenmekle ilgili olduğunu ifade etmekte. Nitekim verdiğin ayetlerdeki olay nihayetinde "inmek" ile sonuçlanıyor ki o da bu başlığın konusu.

Evrimi ayetleri tahrif ederek sunma gayreti hoş bir gayret değil.

"Siz" kelimesini "siz" olarak anlamaktan başka bir durumum varsa belirtmeni rica ederim.
Logged
Rahmetli
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1058



« Yanıtla #3 : 26 Temmuz 2014, 09:37:48 ÖS 21 »

Alıntı
Eğer Kuran'da Adem'in bir grup adı olmamasını gerektiren bir ayet varsa paylaşmanı rica ederim.
bir önceki yorumumda aktardığım ayetlerde geçen Adem bir grubun değil tekil bir şahsın adıdır.
Bunu anlayabilmek için biraz arapça bilgisine ihtiyaç var. Çünkü sen ve eşin derken kullandığı sen ifadesi tekil ifadedir bu bir.. İkincisi ise sen ve eşin ifadesi iki şahıs için kullanılan (türkçede kullanılmayan) zamir ile ifade edilmektedir.

Mesela;
ذهب أحمد إلى المدرسة Ahmet okula gitti.
ذهبت إلى المدرسة مع أحمد علي Ahmet ile Ali okula gitti.
ذهبوا إلى المدرسة Onlar (iki kişiden fazla) okula gitti.
Ahmet okula gitti derken gitti kelimesi tekil şahıs için, 
Ahmet ile Ali okula gitti derken gitti ifadesi ikili şahıs için,
ikiden fazla şahıs için de onlar okula gitti derken gitti ifadesi çoğul şahıs için ayrı ayrı kullanılır.
Bu teknik ayrımı bilmiş olmanız gerekirdi evrim gibi hassas bir konuyu Kuran ile dellilendirmek niyetindeyseniz..

وَقُلْنَا يَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَاۖ وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ

Bakara 35. ayette kırmızı ile belirttiğim vurgular tekil ve iki şahıs için kullanılan zamirlerdir arapçada. Ortaokul seviyesinde bir arapçayla bu ayrıntıyı yakalayabilir bir insan.

Kuran meali ile kişisel çalışmalarınızın verimli olacağına inancım tam. Fakat bir mesele hakkında hüküm vermek, iddiada bulunmak için o kitabın indiği dilin teknik özelliklerini bilmek önemli bir ayrıntı.
Logged

İyilik su gibidir, içmeyen ölür...
ozkanates
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 92


« Yanıtla #4 : 12 Ağustos 2014, 03:48:43 ÖS 15 »

bir önceki yorumumda aktardığım ayetlerde geçen Adem bir grubun değil tekil bir şahsın adıdır.
Bunu anlayabilmek için biraz arapça bilgisine ihtiyaç var. Çünkü sen ve eşin derken kullandığı sen ifadesi tekil ifadedir bu bir.. İkincisi ise sen ve eşin ifadesi iki şahıs için kullanılan (türkçede kullanılmayan) zamir ile ifade edilmektedir.

Mesela;
ذهب أحمد إلى المدرسة Ahmet okula gitti.
ذهبت إلى المدرسة مع أحمد علي Ahmet ile Ali okula gitti.
ذهبوا إلى المدرسة Onlar (iki kişiden fazla) okula gitti.
Ahmet okula gitti derken gitti kelimesi tekil şahıs için,  
Ahmet ile Ali okula gitti derken gitti ifadesi ikili şahıs için,
ikiden fazla şahıs için de onlar okula gitti derken gitti ifadesi çoğul şahıs için ayrı ayrı kullanılır.
Bu teknik ayrımı bilmiş olmanız gerekirdi evrim gibi hassas bir konuyu Kuran ile dellilendirmek niyetindeyseniz..

وَقُلْنَا يَٓا اٰدَمُ اسْكُنْ اَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَاۖ وَلَا تَقْرَبَا هٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِم۪ينَ

Bakara 35. ayette kırmızı ile belirttiğim vurgular tekil ve iki şahıs için kullanılan zamirlerdir arapçada. Ortaokul seviyesinde bir arapçayla bu ayrıntıyı yakalayabilir bir insan.

Konuya şöyle bakalım:

"Satınalma Departmanı toplantıya katılmadı" dediğimizde özne tekil kullanılır ancak çoğuldur.
"Satınalma ve Lojistik toplantıya katılmadı" dediğimizde özne iki kullanılır ancak iki insan grubudur.

"Adem" dediğimizde özne tekil kullanılır ancak çoğuldur çünkü bedenlenecek ruhların grup adıdır.
"Adem ve eşi" ise, çoğul ruhların bedenlenirken erkek ve kadın olarak ayrılan iki grubudur.

Bu yargılarım Türkçe benzetme üzerinden, Arapça halini belirtmeni rica ederim.

Verdiğin ayetlerin devamına bakalım:

""Hepiniz oradan aşağı inin." dedik. Benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa artık böylelerine hiçbir korku yoktur. Onlar kederle de yüzyüze gelmeyeceklerdir." Bakara 38

Burada "hepiniz" ifadesi meallerin hemen hemen tamamında "hepiniz" olarak çevrilmiş ("tümünüz, topluca" diyenler ile bir tane de "hep birlikte" var). Türkçe'den bakıldığında bu ifadeler iki kişi için değil topluluk için söylenir. Ayetin devamı da zaten 2 gruba ayrılacak olan bir topluluktan bahsediyor (bunların Adem ve Havva'dan üremiş topluluk olduğunu düşünüyoruz ama aslında böyle bir ibare yok. Yani bahsi geçen "inecekler ve bölünecekler", en baştan bir topluluk).

"Bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden çıkardı. Biz de şöyle buyurduk: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak aşağıya inin. Belli bir süre kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet/bir yararlanma imkânı olacaktır."" Bakara 36

"Buyurdu: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belirli bir süreye kadan mekân tutmanız ve nimetlenmeniz öngörülmüştür."" Araf 24

Bu ayetlerde meallerin yarısı "kiminiz kiminize" demiş ki, bu da iki kişiye ait bir hitap değil, gruplara ait bir hitap. Diğer meallerde kullanılan "birbirinize" ifadesi ise, hem iki kişiye hem de kalabalık gruplara uygun.

Kuran meali ile kişisel çalışmalarınızın verimli olacağına inancım tam. Fakat bir mesele hakkında hüküm vermek, iddiada bulunmak için o kitabın indiği dilin teknik özelliklerini bilmek önemli bir ayrıntı.

Elbette kardeşim. Ancak ilim sonsuz ve biz sonluların yapabildiği, her birimizin sonsuzun bir ucundan tutarak, diğerlerine ilham olması, yol olması.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.335 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu