Kuran'da ruhun tanımı: Adem, melek, cin, iblis, şeytan

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > Kuran'da ruhun tanımı: Adem, melek, cin, iblis, şeytan
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur´an-ı Kerim (Moderatör: Yonetim) > Kuran'da ruhun tanımı: Adem, melek, cin, iblis, şeytan
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuran'da ruhun tanımı: Adem, melek, cin, iblis, şeytan  (Okunma Sayısı 1477 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ozkanates
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 92


« : 07 Temmuz 2014, 10:06:59 ÖÖ 10 »

.

"Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere "Âdem'e secde edin" dedik." Araf 11
Yaratılan ve biçimlenenler tekil değil çoğul. Adem tekil bir ad değil, topluluk adı.

"Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere "Âdem'e secde edin" dedik." Araf 11
"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın." Hicr 29
Adem, bir bedene üflenecek ruhların topluluk adı.

"Şüphesiz biz emaneti1 göklere, yere ve dağlara arz ettik2 de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir." Ahzab 72
1- Arapça “emanet”: Bütünlük, kusursuzluk, mükemmellik.
2- Arapça “arz etmek”: En (uzunluğun zıttı). Fiil hali enleştirme; yayma, yaygınlaştırma.
Emaneti arz etme = Bütünlüğü/kusursuzluğu/mükemmelliği yayma/yaygınlaştırma = Tekamül

"Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik4 de onlar onu yüklenmek istemediler1, ondan çekindiler2. Onu insan yüklendi3. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir5." Ahzab 72
1- Tekamül bir seçenek, her ruh isteyip istemediğine kendisi karar verir.
2- Tekamülün zorluğundan çekinerek istemeyen ruhlar var (melek).
3- Zorluğunu göze alarak tekamülü kabul eden ruhlar var (adem).
4- Tekamülü kabul eden ruh… gök, yer, dağın olduğu madde alemde…
4- Madde bedene bağlandığında insan olur:  İnsan =  Beden + ruh
5- İnsanın tekamülü, zalim ve cahil halden, yani negativiteden başlar.

“Hani Rabbin, ademoğullarından2, bellerinden zürriyetlerini3 alıp onları öz benliklerine şahit tutarak sormuştu: "Rabbiniz değil miyim?1" Onlar: "Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz." demişlerdi4.” Araf 172
1- Rabbin (eğiten, daha iyiye daha güzele klavuzlayan, tekamül ettirenin) tekamülü ruhlara sorması.
2- Ademoğulları, 3- Bedenlenerek, 4- Tekamülü kabul edenler.

“Bir zamanlar Rabbin meleklere: "Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım7." demişti de onlar şöyle konuşmuşlardı: "Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi atayacaksın4? Oysaki bizler, seni hamt ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz1. Allah şöyle dedi: "Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim5." Bakara 30
“Ve Âdem'e isimlerin tümünü öğretti3. Sonra onları meleklere göstererek şöyle buyurdu: "Hadi, haber verin bana şunların isimlerini, eğer doğru sözlüler iseniz." Bakara 31
“Dediler ki:.. Bize öğretmiş olduğunun dışında bilgimiz yok bizim2…" Bakara 32
“Allah buyurdu: "Ey Âdem, haber ver onlara onların adlarını." Âdem onlara onların adlarını haber verince, Allah şöyle buyurdu: "… ben, sizin açığa vurduklarınızı da saklayageldiklerinizi de en iyi biçimde bilmekteyim6." Bakara 33

1- “bizler, seni hamt ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz.”
Ruh, Allah’ın kendi öz ruhundan, saf iyilik hali, pozitivite. Bu haldeyken adı melek.

2- “Bize öğretmiş olduğunun dışında bilgimiz yok bizim.”
Melek, tekamülü seçmeyen ruh olduğundan, pozitiviteden başka hal/bilgi edinmez.

3- “Âdem'e isimlerin tümünü öğretti.”
Adem, tekamül eden ruh olduğundan, pozitiviteden başka hal (negativite) ve bilgi edinir.

4- “Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi atayacaksın?”
Tekamülün başlangıcı, negativite

5- “Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim.”
Melekler, tekamülün başındaki ademin negativite halini bildiler. Bilmedikleri, tekamülden sonra olacağı haldi.

6- “ben, sizin açığa vurduklarınızı da saklayageldiklerinizi de en iyi biçimde bilmekteyim”
Melekler ve Adem’in dışarı vurdukları o anki tekamül halleri. Saklayageldikleri ise içlerindeki aynı ruh.

7- “Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım.”
Her kavram, ancak kendi zıddıyla tanımlanır/bilinir. Pozitivitedeki melek, kendi halini deneyimler ama bilemez, çünkü zıddını deneyimlemez/bilmez. Tekamüle negativiteden başlayan adem, pozitivite aşamasına geldiğinde… kendi zıddını artık bildiğinden, kendi halini de bilir. Yeryüzü halifeliği ve meleklerin ona secdesi, tekamül eden ruhun bu üstünlüğü için.

“Bir zaman, cinlerden bir topluluğu, Kuran’ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik... Dinleme bitirilince de uyarıcılar olarak kendi toplumlarına döndüler.” Ahkaf 29
Öğrenen, dolayısıyla tekamül eden bir topluluk daha var, cin.
 
“Cini de ateşin dumansızından yarattı.” Rahman 15
Cin ayetlerinde, insanın tersine madde varlıklara atıf yok. Cin, madde formunda değil, melek gibi ateş/enerji/ruh formunda.

“Hani, biz meleklere "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis, cinlerdendi1. Kendi Rabbinin emrine ters düştü2.” Kehf 50
1- İblis, hem melek hem cin. Çünkü aynı formdaki ruh, tekamül etmeyi seçmediğinde melek, seçtiğinde cin olur.  
2- Ayette İblis’in kendi iradesiyle karar vermesi, özgür iradesinden yani tekamül etmekte olmasından.

“Bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden çıkardı.” Bakara 36
Kuran, Adem’e secde olayına kadar İblis’e İblis diyor. Kulları azdırmayı iş edinmesinden itibarense şeytan. Çünkü şeytan, İblis’in bu aktivitesinin adı. Tekamülün negatif evresini İblis, pozitif evresini nebiler yönetir.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu