İNTERNET GÜNLÜĞÜ

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Ülkemizden > GÜNDEM > İNTERNET GÜNLÜĞÜ
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > GÜNDEMDEKİLER > Ülkemizden > GÜNDEM > İNTERNET GÜNLÜĞÜ
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: İNTERNET GÜNLÜĞÜ  (Okunma Sayısı 12560 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154


No one is not indispensable.


« Yanıtla #15 : 08 Temmuz 2014, 03:00:44 ÖÖ 03 »


Bu yılın fitre miktarı ne kadar ve nereden bize ulaştı, kaynağı nedir diye bakıyorken, ''Diyanet İşleri Başkanlığının yaptığı açıklama ile 2014 yılının Ramazan ayında geçerli olan en düşük fitre miktarının 10.00 TL olarak belirlendiğini, hadisler yoluyla mezheplere konu olup dahil edildiğini öğrendim. Ayrıca, Sadaka-i Fıtır Nedir? Fitre Kimlere Vâcibdir? Fitre Ne Zaman Ödenmelidir? Kimler Fitre Verir? Fitre Nasıl Ödenir? Fitrenin Miktarı Ne Kadardır? Fitre ile Zekât Zengini Arasında Bir Fark Var mıdır?'' sorularına verilen cevapları okudum.

[sorularlaislamiyet.com, milliyet.com.tr]


28 yaşındaki Malezyalı Felixia Yeap, Müslüman olduğunu açıklayarak tesettüre girmiş. Sosyal medyada tesettürlü fotoğrafını paylaşan Malezyalı Felixia Yeap, İslamiyet’i seçerek yeniden doğduğunu söylemiş.

[milliyet.tv]


Ünlü manken ve oyuncu Tuğçe Kazaz, Birleşen Eller Yaşam ve Engelliler Derneği'nin (BEYENDER) genel başkan yardımcısı olmuş ve şunları açıklamış. ''Bu oluşumun içinde yer alınca insan olduğunu hatırlıyorsun. Kendimize dışarıdan bakabilmeliyiz. 'Olayların ne kadar parçası oldum?' diye gözlem yapmalıyız. Neden insanlar parası olmadığı ya da bir mevkiye ulaşamadığı için utansın ki? Zengin, fakir ayrımı nedir? Bunlar bizlerin uydurduğu öyküler... Bu dünyada yaşadığımız için bunlar da gerekli ama önemli olan gücünü, şöhretini, paranı hizmete dönüştürebiliyor olmak. İnsan hırslarına kapılıp kendini, kişiliğini, merhametini kaybedip değerlerini yok ediyorsa hiçbir şeyin anlamı yok...''

Bu arayış içinde kırgınlıklarınız oldu mu? sorusuna ise: 'Dervişin kalbinde burukluk, yüzünde tebessüm vardır' derler. ''Kırılarak vakit kaybedemem. Mutlaka birine yaşatmışım ki başkası da bana yaşatıyor derim...'' şeklinde cevap vermiş. {Güzel cevaplar vermiş, Allah hidayet nasip eder inşaAllah!}

[milliyet.com.tr]
« Son Düzenleme: 29 Mart 2017, 11:55:55 ÖS 23 Gönderen: İSRA » Logged

Zalim zulmeder, Kader adalet eder....
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4739


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #16 : 08 Temmuz 2014, 04:26:31 ÖS 16 »

Ramazan'ın en ilginç oruç kazası Rize'den
Akşam ezanını 8 dakika erken okumaya başlayan görevliyi camiye giren köylü durdurdu. Cami görevlisi ile köy sakinleri arasındaki ilginç diyalog mikrofon açık unutulunca hoparlöre yansıdı. Bu Ramazan'ın en ilginç ezan kazası Rize'nin Ardeşen ilçesinde yaşandı. İlçeye bağlı Hoşdere Köyü Camisi'nde cami görevlisi iftar ve akşam ezanını 8 dakika önce okumaya başladı. Görevlinin ezanı erken okuduğunu fark eden köy sakinleri camiye girerek hocayı uyardı. Ezanı yarıda kesen görevli ile köy sakinleri arasında ilginç olduğu kadar komik de bir diyalog yaşandı. Görevli ezanı erken okuduğunu fark edince "oyy anasını" şeklinde tepki verdi. Tüm bu diyaloglar mikrofon açık unutulunca hoparlörlerden yankılandı. Bu anı çevredeki bir alabalık tesisinde bulunan ve iftar açmak için bekleyen bir grup kafadar cep telefonları ile saniye saniye kaydetti.

TÜM YAŞANANLAR CEP TELEFONU KAMERASINDA
Hoşdere Köyü Camisi'nin yanında bulunan Osmanlı Alabalık Çiftliği'nde arkadaşlarıyla birlikte iftar saatini bekleyen Davut Yılmaz isimli vatandaş, ezanın erkenden okunduğunu fark eder fark etmez cep telefonu kamerasıyla o an olup biteni saniye saniye kaydetmeye başladı. İşte tam da her şey bundan sonra başladı. Ezanı okuyan kişi, ezanı bitirir bitirmez aralarında erkek ve kadınların bulunduğu bir grup köylü camiyi gitti ve ezanı erken okudun uyarısında bulundular. Ezan okuyan görevlinin ise tepkisini, Yöredeki Lazlar'ın sıklıkla kullandığı şaşırma tepkisi olan 'Oy Anasini' ifadesi ile dile getirdi. Ardından köylüler ve ezan okuyan vatandaş arasında geçen yarı Lazca, yarı Türkçe cümleler ise komik anların oluşmasına neden oldu. Çevredeki vatandaşlar cami dışından ezan okuyan vatandaşa "mikrofonu kapat" diye seslense de, dışarıdaki vatandaşları işitmedi ve köylülerle konuşmaya devam etti. Bu sırada bir kişi mikrofonu alıp köylülere, "sakın orucu bozmayın ha" diyerek anons yaptı.
Bazı köylüler ezan sesini duyar duymaz orucunu açarken, bazı köylüler ise saati dikkate alıp orucunu açmadı.
Konuyla ilgili açıklama da bulunan, olayın en yakın görgü tanığı Davut Yılmaz, "Arkadaş grubumuzla birlikte orucumuzu açmak için Alabalık Tesisi'ni tercih ettik. Ardından yemek öncesi elimizi yıkamak için tesisin bahçesine çıktık. Bir anda ezan okunmaya başlayınca şaşkınlık yaşadık ve hemen cep telefonumu çıkararak yaşananları kaydetmeye başladım. Ezandan sonra köylüler ve ezan okuyan vatandaş arasında geçen diyaloglar bizi güldürdü. Vatandaşın bilinç dışı böyle bir yanlışa düştüğünü düşünüyorum. Biz iftar vaktini bekleyerek ezana göre değil vakte göre orucumuzu açtık" şeklinde konuştu.
KAYNAK:F5HABER.COM
Logged

İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154


No one is not indispensable.


« Yanıtla #17 : 12 Temmuz 2014, 05:59:35 ÖS 17 »


15 Ramazan Dünya Yetimlerinin Günü ilan edilmiş.        
 
Yeryüzünün yetim, öksüz ve terk edilmiş çocukları için önemli bir adım atılıyor. İHH İnsani Yardım Vakfı’nın teklifiyle İslam dünyası, yetim çocuklar için el ele veriyor. 15 Ramazan (12 Temmuz) tarihi ilk defa dünyanın yetim çocukları için özel bir gün olarak ilan edildi. İslam dünyası bu seneden başlayarak Dünya Yetimler Günü’nü artık her sene Ramazanın 15’inde birlikte idrak edecek. Şimdi sıra çocukları yetim bırakan devlet politikalarının sonlandırılmasında.

[ihh.org.tr]


İngiltere'nin Malcolm'u Hamza Andreas Tzortzis'in muhtelif videolarını izleyebilirsiniz. Sokaklarda yaptığı meydan okuyucu nutku, gözlerindeki iman aşkı ve bu aşkın verdiği heyecanın yansıdığı ışığı fark etmemek, hayran olmamak elde değil..

http://www.youtube.com/watch?v=nrkymMNx_Xw#ws
« Son Düzenleme: 26 Ocak 2017, 09:35:41 ÖS 21 Gönderen: İSRA » Logged

Zalim zulmeder, Kader adalet eder....
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4739


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #18 : 13 Temmuz 2014, 09:28:07 ÖS 21 »

IŞİD İsrail'i vurmuyormuş, çünkü...
IŞİD militanları İsrail'e neden saldırmadıklarını twitter üzerinden tuhaf bir mesaj yayınlayarak açıkladı. Mesajda "İsrail fitneye karışmadığı sürece onlara dokunmayacağız" denildi.
IŞİD militanları İsrail'e neden saldırmadıklarını twitter üzerinden tuhaf bir mesaj yayınlayarak açıkladı. Mesajda "İsrail fitneye karışmadığı sürece onlara dokunmayacağız" denildi.

Örgütün açıklamasında "fitne"den kastedilenin ne olduğuna ise değinilmedi..

İSRAİL GİBİ...

Terör Devleti İsrail'in Filistin'e uyguladığı işkence ve zulmü "karşı koyma nedeni" olarak değerlendirmeyen IŞİD, İsrail benzeri katliamlarını Irak ve Suriye'de masum ve mazlum Müslümanlar üzerinde uygulamaya devam ediyor.

Tevhid Haber
Logged

İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154


No one is not indispensable.


« Yanıtla #19 : 26 Ocak 2017, 10:37:14 ÖS 22 »


Jackie Chan Müslüman olmuş...

Dünyaca ünlü oyuncu Jackie Chan'in Müslüman olduğu iddiası dünyada geniş yankı uyandırdı. Hong Kong'lu dünyaca ünlü dövüş ustasının Filipinler'de katıldığı bir toplantının ardından Müslümanlığı seçtiği ve hayatına bu şekilde devam etmek istediği ifade edildi.

http://bedirhaber.com/haber/jackie-chan-musluman-mi-oldu-20283.html


''Haber Sitelerinin Kafasına Göre Müslüman Yaptığı 20 Ünlü'' başlıklı (bu haberle ilintili olarak) yayımlanan yazı, gülümseten bir araştırma olmuş. Bilhassa Albert Einstein ve Karl Marx ile ilgili olan yorum komikti.

http://www.bugazete.com/haber/haber-sitelerinin-musluman-yaptigi-20-unlu-h126402.html
« Son Düzenleme: 15 Haziran 2017, 11:08:16 ÖÖ 11 Gönderen: İSRA » Logged

Zalim zulmeder, Kader adalet eder....
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154


No one is not indispensable.


« Yanıtla #20 : 10 Şubat 2017, 12:55:15 ÖÖ 00 »


ECO (Ekonomik İşbirliği Teşkilatı) Kültürel İşleri Başkanı Hüseyin Arif: "MUHAMMED RESULULLAH" filmi, Batının değerlerini ve zihniyetini eleştirip, Batı insanını yeni değerlerle tanıştırdığından,
Batı, bu filmin gereken yere ulaşmasını engelliyor.'' demiş.

http://www.tasnimnews.com/tr/news/2016/01/27/982225/bat
« Son Düzenleme: 15 Haziran 2017, 11:07:07 ÖÖ 11 Gönderen: İSRA » Logged

Zalim zulmeder, Kader adalet eder....
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154


No one is not indispensable.


« Yanıtla #21 : 29 Mart 2017, 10:29:08 ÖS 22 »


İranlı bilim adamları kanser aşısı geliştirmişler.

İbni Sina araştırma merkezi bilim adamları kanser aşısı deneylerini başarıyla tamamlamış. Projenin sorumlusu Dr. Huccetullah Rabbani, İSNA haber ajansına yaptığı açıklamada ''Bu aşı vasıtasıyla kanserli hücrelerin gelişmesinin önlendiğini hatta yok edildiğini, araştırmanın amacının kanserin gelişmesini engelleyici bir aşı bulup çocukların dünyaya geldiği andan itibaren bu aşı yapılarak insanlarda kanser riskini en aza indirmek olduğunu, ayrıca bu aşının protein antigenlerden ibaret olup deneme faslının da tamamlandığını'' belirtmiş.

[parstoday.com.tr]
« Son Düzenleme: 29 Mart 2017, 11:51:23 ÖS 23 Gönderen: İSRA » Logged

Zalim zulmeder, Kader adalet eder....
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154


No one is not indispensable.


« Yanıtla #22 : 08 Haziran 2017, 01:17:47 ÖÖ 01 »


Yarım Yüzyıllık Ateist, Tanrı'ya Döndü

Yarım yüzyıldan fazla süredir, ateizmin önde gelen savunucusu olan, İngiliz felsefe profesörü, fikrini değiştirdi. Yayınlanan bir söyleşide, artık büyük ölçüde bilimsel kanıtlara dayanarak Tanrı'ya inandığını söyledi. Prof. Dr. Antony Flew'in, Tanrının varlığının ve kendi yanılgılarının kanıtlarını sunduğu son eseri: "Yanılmışım, Tanrı Varmış" Türkçe'ye de çevrilmiştir.

Flew'in, Tanrının varlığının kendince kanıtlarını içeren bu son eserinin tabii ki çeşitli çevrelerde yankıları olacaktır. Özellikle ateist çevreler bu olaydan rahatsız olacaklar; dün övündükleri ve iddialarına sarıldıkları bu düşünürü, şimdi yerden yere vuracaklardır.

Francis S. Collins: "Ateist Antony Flew, gençliğinde, 'kanıtın götürdüğü yere gitmesini' söyleyen Sokratik ilkeye bağlandı. Yıllar süren felsefi sorgulamanın ardından, bu güçlü ve cesur fikir adamı, kanıtın kesin olarak Tanrı'ya götürdüğü sonucuna vardı.

Michael Behe: "Yıldız bir felsefi zihin, elde edilen son bilimsel sonuçları düşünüp tartıyor. Vardığı sonuç: Doğanın rasyonelliğinin arkasında bir Tanrı duruyor."

Huston Smith: "Bu kitap, birçok yönden okunmaya değer. Önemli bir düşünürün yanıldığını kabul ettiğini görmek her zaman ilginç olmuştur. Ancak bundan daha fazlası var. Bu kitap, başı boşluk etmeden geniş bir alanda geziniyor. Kitabın 'Yeni Ateizm' bölümü, Dawkins ve Dennett'i, hak ettikleri yere koyuyor."

Prof. Gary Habermas: "Çok az dini hikaye bu tür bir etki yaratır. Bu şaşırtıcı kitap, Tony'nin geçirdiği değişimin nedenlerini belgeliyor ve kitabın zevkle okunmasını sağlıyor."

Prof. Nicholas Wolterstorff: "Antony Flew'un, 'Yanılmışım, Tanrı Varmış' kitabı, en ünlü çağdaş ateistlerimizden birinin Tanrının var olduğuna inanmaya başlamasının ilgi çekici bir kaydıdır. Bu hikaye, Flew'un açık fikirli oluşu, dürüstlüğü ve zihinsel bütünlüğünün etkili bir şahididir. Bir zamanlar arkadaşı olan ateistler için, çok rahatsız edici bir sarsıntı olacaktır."

http://www.yaklasansaat.com/haberdosya/2008_haberleri/eylul/eylul43.asp


“Şimdi kartlarımı, yani kendi görüşlerimi ve bunları destekleyecek nedenlerimi masaya dizme sıram geldi. Artık evrenin sonsuz bir zeka tarafından var edildiğine inanıyorum. Bu evrenin karmaşık kanunlarının, bilim adamlarının 'Tanrının zihni' dedikleri şeyi ortaya koyduğuna inanıyorum. Hayatın ve çoğalmanın ilahi bir kaynaktan başladığına inanıyorum. Yarım yüzyıldan fazla bir süre boyunca ateizmi açıklayıp savunduktan sonra, neden buna inanıyorum? Buna kısaca şöyle cevap verebilirim: ''Modern bilimin ortaya çıkardığı dünya resmi, benim gördüğüm şekliyle böyle. Bilim doğanın Tanrı’ya işaret eden üç boyutuna ışık tutuyor. Bunlardan ilki, doğanın kanunlara uyduğu gerçeği. İkincisi, hayat boyutu; maddeden kaynaklanan ve zekice organize edilip amaca yönelik hareket eden varlık boyutu. Üçüncüsü ise, doğanın varlığı. Ancak bana rehberlik eden sadece bilim olmadı. Klasik felsefi iddiaların yeniden incelenmesi de bana yardımcı oldu.“ (Yanılmışım, Tanrı Varmış sf. 90)

''Tanrının varlığına dair bir kanıt için, bilim yalnız başına deliller sunamaz. Doğanın kanunları, teolojik yapısıyla yaşam ve evrenin varoluşu hem kendi varlığını hem de dünyanın varlığını açıklayan bir aklın ışığında açıklanabilir. İlahi varlığın keşfedilmesi deneyler ve denklemlerle değil, bunların ortaya koydukları yapıların anlaşılmasıyla gerçekleşir.'' [Eksisozluk]


Ateizmden vazgeçmem yeni bir fenomen ya da iddia nedeniyle olmadı. Son yirmi yıldır bütün düşünce çevrem hareket halindeydi. Bu da, doğa ile ilgili kanıtları sürekli olarak değerlendirmemin bir sonucuydu. Sonunda bir Tanrının var olduğunu kabul ettiğimde, bu bir paradigma değişimi değildi, çünkü 'Republic' adlı eserinde Platonun Socrates için yazdığı gibi 'benim paradigmam hala aynı yerde.' İddianın götürdüğü yere gitmeliyiz. (Yanılmışım Tanrı Varmış sf. 90)

Tanrıyı keşfimin, doğaüstü fenomenden hiç bahsetmeden, tamamen doğal bir düzeyde geliştiğinin altını çizmeliyim. Geleneksel olarak, doğal teoloji denen bir uygulamaydı. Bilinen dinlerin hiçbirisiyle bir bağlantı olmadı. Ayrıca Tanrı ile ilgili, kişisel bir deneyimim ya da doğaüstü veya mucizevi denecek türden bir deneyim yaşadığımı da iddia etmiyorum. Kısacası Tanrıyı keşfedişim inancın değil, muhakemenin bir yolculuğudur.(Yanılmışım Tanrı Varmış sf. 93)

Doğa kanunlarının ilahi kaynağı hakkında yazılar yazan birkaç felsefeci olmuştur. Oxford Üniversitesinden felsefeci John Foster, 'The Divine Lawmaker' adlı kitabında; doğadaki düzenleri nasıl tanımlarsanız tanımlayın, en iyi biçimde, ilahi bir akılla açıklanabileceğini ileri sürüyor. Eğer kanunların olduğu gerçeğini kabul ediyorsanız, evrende bu düzeni sağlayan bir şey olmalıdır, bu düzeni hangi etken(veya etmen) sağlamaktadır? John Barrow(Templeton ödülü alan bir felsefeci), tüm düzenin tek ciddi kaynağının Teistik seçenek olduğunu, böylece dünyadaki düzenleri sağlayarak kanunları yaratan Tanrı -Teistlerin inandıkları Tanrı- olduğu sonucuna rahatlıkla varabileceğimizi iddia ediyor ve kanunların varlığını inkar etseniz bile, düzenleri Tanrının aracılığına başvurarak açıklamak için güçlü gerekçeler vardır, diyor. (Yanılmışım Tanrı Varmış sf. 106-107)

Yaşamın kaynağının bir üçüncü felsefi boyutu ise, bütün yaşam biçimlerinin temel unsurlarından biri olan kodlama ve bilgi işlemenin kaynağı ile ilişkilidir. Hücre hakkında şu anda bildiklerimizi çevreleyen bol miktarda güzel anlatım olduğunu belirten matematikçi David Berlinski bu boyutu gayet güzel tanımlamaktadır. Dna'daki genetik mesaj, kodlanarak çoğaltılır ve ardından Rna'daki mesajın amino asitlere aktardığı dönüştürme süreci gerçekleşir ve son olarak amino asitler bir araya gelerek proteinleri oluştururlar. Hücre, aslında birbirinden farklı iki bilgi yöntemi ve kimyasal faaliyet yapısı, evrensel genetik kod tarafından koordine edilir. (Yanılmışım Tanrı Varmış sf. 120)

Paul Davies de aynı sorunun altını çizmektedir. Davies, biyojenez kuramlarının çoğunun, yaşamın kimyasına odaklandığını belirtmektedir. Fakat yaşam, yalnızca karmaşık kimyasal tepkimelerden ibaret değildir. Hücre bile kendi başına bir bilgi depolama, işleme ve kopyalama sistemidir. Öncelikle bu bilginin kaynağını ve bilgi işleme mekanizmasının nasıl var olduğunu açıklamamız gerekmektedir. (Yanılmışım Tanrı Varmış sf. 122)

''İtiraflarda bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Ben de bir itirafta bulunacağım; Big Bang modeli, bir ateist açısından oldukça sıkıntı vericidir. Çünkü bilim, dini kaynaklar tarafından savunulan bir iddiayı ispat etmiştir: 'evrenin bir başlangıcı olduğu' iddiasını. Sadece evrenin bir sonunun ve başlangıcının olmadığını kabul ettiğimiz sürece, evrenin şu anki varlığının mutlak bir açıklama olduğunu savunabiliriz. Ben hala bu açıklamaya inanıyorum, ama bunu Big Bang karşısında savunmanın pek kolay ve rahat bir durum olmadığını itiraf etmeliyim. Biyologların, Dna araştırmaları, yaşam için gerekli düzenlemelerin neredeyse inanılmaz olan kompleksliğini ortaya koyarak, yaşamın temelinde bilinç bulunmuş olması gerektiğini gösterdi. Artık, üreyebilen o ilk hücrenin natüralist evrime dayalı bir açıklamasını oluşturmayı düşünmeye başlamak bile, aşırı derecede zor bir hal almıştır. ilk canlının, cansız maddeden evrimleştiği ve olağanüstü kompleks bir canlıya dönüştüğü iddiasının hiçbir geçerliliği olmadığına, kesin bir şekilde kanaat getirdim.'"

(Kitap Okuyucusunun Yorumu): Adeta ruh ikizim diyebileceğim bir şekilde kitabını okuduğum, ex-ateist. Her ne kadar kendisi 81 yaşında, ben 20'li yaşlarda dönmüş olsam da kitabını okuduğum zaman, aynı kendimi gördüm. Aynı akıl yürütmeler, aynı sonuçlara varış. Ateizmin nasıl mantıklı gibi gözüken ama aslında sadece kendi kendini ispat eden argümanlarını, çok güzel ortaya koymuş. Örneğin evrenin bir nedeninin olmasına gerek olmadığı ve evren ile Tanrıyı neden olarak karşılaştırma mantıksızlığını, bu kitabı okumadan önce ben de fark etmiştim. Ayrıca kendisi de benim gibi evrim teorisini kabul etmekte ama bunun Tanrının bir mühendisliği olduğunu düşünmektedir.

YORUMLAR:
Richard Dawkins, kendisi hakkında ağır sözler söylemiştir. Bir sürü ateist site, kendisi hakkında aşağılayıcı karikatürler çizmiş, yazılar yazmış. Sanırım bir ateizm fanatizmi de oluşmaya başlıyor yavaş yavaş.

Özgür düşüncenin sınır tanımazlığını savunan ateistlerin, fanatik bir şekilde üstüne gittikleri zat. Ateizmin, adeta bir din gibi dogmalarının oluştuğunu, bu insana karşı tavırlarından anlayabiliriz. Post modern ateistlerin tepkisini çekmiş deist, merhum. Adam ''Tanrı varmış'' dedi, adamı bir deli yapmamışlardı, o da oldu. Ateistlerin, bugün farklı görüşlere saygılı olmamasının en büyük örneğidir bu adam. Dine dogmatik diyenler, kendilerinin içine düştüğü dogmaları göremiyorlar, çok çok ilginç.

Analitik düşünce sisteminin önemli filozof ve bilim adamlarından biridir, lakin kendileri bilim adamı kimliğini kabul etmemektedir. Bu analitik düşünce sisteminin getirileriyle Allah'ın varlığını kabul etmiş entelektüel, ateizmin kurucularından zattır. [uludagsozluk]


Antony Garrard Newton Flew, Britanyalı filozof. Analitik düşünce okuluna bağlılığıyla bilinir. Din felsefesiyle ilgili çalışmalarıyla tanınır. Doğum tarihi: 11 Şubat 1923, Ölüm tarihi: 8 Nisan 2010 [Vikipedi]

* http://blog.milliyet.com.tr/antony-flew---yanilmisim-tanri-varmis--/Blog/?BlogNo=481861
* http://www.idefix.com/Kitap/Yanilmisim-Tanri-Varmis/Antony-Flew/Arastirma-Tarih/Politika-Arastirma/Dunya-Politika-/urunno=0000000279653  http://www.kitapyurdu.com/kitap/yanilmisim-tanri-varmis/117971.html
« Son Düzenleme: 08 Haziran 2017, 09:59:52 ÖS 21 Gönderen: İSRA » Logged

Zalim zulmeder, Kader adalet eder....
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154


No one is not indispensable.


« Yanıtla #23 : 14 Haziran 2017, 01:46:50 ÖÖ 01 »


Madrid Belediyesi'nden erkeklere: “Yayılarak oturmayı kes!"

İspanya’nın başkenti Madrid’de, Belediye, erkeklerin halk otobüslerinde kadınları rahatsız edecek şekilde 'yayılarak oturmasını’ engellemek için araçlara, ikaz levhaları koyma kararı aldı.

Publico’nun haberine göre, Madrid Kent Konseyi Cinsiyet ve Çeşitlilik Politikaları'ndan Celia Mayer, erkeklerin yayılarak oturmasını ve bu şekilde yanlarında oturan kadın yolcuları rahatsız etmelerini önlemek için belediye otobüslerine ikaz levhası koyma kararının, feminist grup "Mikrorrelatos Feministas”ın konuyla ilgili düzenlediği imza kampanyasının ardından alındığını söyledi. Daha önce de benzer bir kampanya, New York metrosunda yapılmıştı.

Var olan: “Sigara içmeyiniz!”, “Koltuğunuzu önceliği olan yolculara veriniz!” gibi ikazlara ek olarak EMT, ayrıca “Ayakta yolculuk ederken, sırt çantanızı kucağınıza alınız!”, “Telefonla yüksek sesle konuşmayınız!”, “Yüksek sesle müzik dinleyerek, kimseyi rahatsız etmeyiniz!” gibi ikazlar da koyulacak.

[ntv.com.tr]
Logged

Zalim zulmeder, Kader adalet eder....
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154


No one is not indispensable.


« Yanıtla #24 : 16 Haziran 2017, 02:16:46 ÖÖ 02 »


Nobel ödüllü Aziz Sancar, yeni bir teknik geliştirmiş; öncülüğünde yürütülen çalışmayla, sigaranın DNA'ya verdiği zararın yüksek çözünürlükte haritası çıkarılmış.

Peki Bu Harita Ne Sağlayacak?

Prof. Dr. Sancar, yürüttükleri çalışmanın sigara içmenin sağlığa ne kadar zararlı olabileceği konusundaki farkındalığın artmasına yardımcı olmasını umduğunu açıkladı. Ayrıca bu haritaya sahip olmanın DNA’daki hasarın onarılması ve ilaç geliştirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

[sozcu.com.tr, diken.com.tr, habermat.com, nediyor.com, sivildusunce.com, sanalbasin.com]


Cem Yılmaz'dan Alkışlanacak Hareket!

İki gün önce basına “Beykoz’un ‘Mozart’ı” haberiyle yansıyan 19 yaşındaki otizmli, tek katlı bir gecekonduda yaşayan ve dünyaca ünlü besteci Mozart’la aynı müzik kulağına sahip olan Yunus Yazar’ın konservatuvara gitmek istediğini okuyan ünlü komedyen, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Cem Yılmaz, Twitter’ına “Bu kıymetli kardeşimize destek olmak istiyorum. Konservatuvar okuması için yetkililer de destek olursa, ben burs vermek isterim” diye yazdı.

[trabzonhabercisi.com]


Astronotlar, İlk 'Uzay Marulu'nun Tadına Bakacak

Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) mürettebatı 'Uzay istasyonunda 44'üncü Keşif Görevini yürüten astronot ve kozmonotlar' uzayda yetiştirilen ilk kozmik marulun tadına bakacak. Marullar, paketlenerek dondurulmuş halde Dünya'ya gönderilecek. Mürettebat, uzay istasyonunun sebze yetiştirme ünitesinden alacakları marulu yemeden önce, sitrik asit tabanlı temizleyicilerle dikkatle steril edecek. Yerde yapılacak analizlerde, yer çekimsiz ortamda yetiştirilen sebzelerin ne kadar besleyici olduğu incelenecek. Pazartesi günü astronot ve kozmonotların midesine inecek olan marul, UUİ'de bir yıllık görev yapan NASA astronotu Scott Kelly tarafından 8 Temmuz'da ekildi. Veg-01 adı verilen ve sebzelerin kırmızı, yeşil ve mavi LED altında tutulduğu ünitede yetiştirilen marul, 33 günde yenilebilir hale geldi. Kırmızı ve mavi ışıklar bitkinin fotosentez yapmasını sağlarken, yeşil ışık marulun doğal rengini kaybederek mora dönüşmemesi için kullanıldı. NASA, marulun astronot ve kozmonotları doyurmayacağını ancak uzayda yenilenebilir gıda sistemlerinin kurulabilmesi adına büyük önem taşıdığını belirtti. Söz konusu sistemler, bir gün Mars ve diğer gezegenlerde yiyecek üreteceği gibi oksijen kaynağı olabilecek.

[sivildusunce.com]
« Son Düzenleme: 16 Haziran 2017, 10:09:50 ÖS 22 Gönderen: İSRA » Logged

Zalim zulmeder, Kader adalet eder....
İSRA
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154


No one is not indispensable.


« Yanıtla #25 : 14 Temmuz 2017, 01:58:12 ÖS 13 »


Beyni Resetlemek Mümkün

REEM Nöropsikiyatri Merkezi'nden Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, konuyla ilgili olarak; “TMS (Transkranial Manyetik Stimülasyon) vurumları, elektro mıknatısların ürettiği manyetik darbeler neticesinde aynen bir ses ekosu misali hücreleri baştan başa resetleyerek, moleküler dengesizliği ortadan kaldırıp, hastalıkları düzeltmektedir. TMS uygulaması sadece depresyon değil, panik atak, obsesif kompulsif bozukluk, felç, alzheimer gibi hastalıklarda ve daha bir çok nöropsikiyatrik bozukluklarda başarıyla kullanılmaktadır. TMS'nin bir diğer faydası da, geçmişte yaşanmış ve yoğun olarak kayıtlandığı için sürekli bilinci rahatsız eden üzücü ve acı veren hatıraları, sürekli bilince gelmekten uzaklaştırması ve bu istenmeyen olaylar hatırlandığı halde acı vermez hale getirilmesidir. Bu nedenle TMS, birçok psikolojik rahatsızlığın tedavisinde her geçen gün daha bir önem kazanmaktadır. Özellikle ilaçlara cevap vermeyen ya da tam düzelmeyen depresyon ve panik atak hastalarına, TMS'yi önermekteyiz. Literatürde ilaçlara dirençli birçok hastanın TMS ile düzeldiğine dair sayısız örnek vardır. Amerikan ilaç ve gıda dairesi (FDA) depresyon ve benzeri durumlarda TMS'nin güvenle kullanılmasına onay vermiştir.”dedi.

Bu alanda en çok kullanılan tedavi, TMS uygulamalarıdır. Ancak EMDR terapi teknikleri ve hipnoz uygulamaları da işe yarayabilir.

[Alıntı]
Logged

Zalim zulmeder, Kader adalet eder....
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.094 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu