"Veli" ve Evliya" Terimleri

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur'an Kavramları > "Veli" ve Evliya" Terimleri
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur'an Kavramları > "Veli" ve Evliya" Terimleri
Sayfa: 1 ... 7 8 [9]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: "Veli" ve Evliya" Terimleri  (Okunma Sayısı 83045 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #120 : 29 Eylül 2014, 11:43:25 ÖS 23 »

Elçi , Evliya , Resul , Mürşit , Uyarıcı , Müjdeleyici , ..



Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi temizleyen, size Kitab'ı ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Elçi gönderdik.
Bakara 151


‘‘Ey İman edenler Yahudi ve Hıristiyanların Evliyalarını Evliya edinmeyin. Zira onlar kendilerinin evliyasıdır. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalımlar toplumuna yol göstermez.
Maide 51


Rabbin, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir resülü memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.
Kasas 59


Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek MÜRŞİT bulamazsın.
Kefh 17

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #121 : 30 Eylül 2014, 12:30:48 ÖÖ 00 »

Elçi , Evliya , Resul , Mürşit , Uyarıcı , Müjdeleyici , ..




De ki: "Ben kendime, Allah'ın dilediğinden başka ne bir fayda, ne de bir zarar verme gücüne sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbete çok hayır elde ederdim. Bana kötülük dokunmamıştır. Ben sadece inanan bir kavim için, bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.
Araf 188


De ki: "Ben türedi bir elçi değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık bir uyarıcıdan başka bir şey değilim."
Ahkâf 9


Biz elçileri sadece müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim inanır ve uslanırsa onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Enam 48


Biz seni, şahid, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ki Allah'a ve Resulüne inanasınız, O'nu destekleyesiniz. Ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam ALLAH’ı tesbih edesiniz....
Fetih 8.9



Yukarıdaki ayetler üzerinde biraz düşünelim, biraz tefekkür edelim. Kainat bir an olsun boş bırakılmamıştır. Allah 'ın Evliya 'sı, Mürşid 'i, Veli 'si, her zaman var olmuştur, kıyamete kadar da hep var olacaktır.

Evliya yoktur demek küfürdür.

Evliya yoktur demek, Allah 'ın Rahmet sıfatını idrak edememek, dün ile bu gün arasındaki bağı koparmak demektir.

Asr-ı saadet zamanını bu gün yaşamak, Evliya ile mümkündür. O zamanı idrak edebilmek, yine Evliya ile mümkündür. Biat, hayatta olan Allah elçisine yapılır. Ahirete irtihal etmiş Elçiye, Peygambere, Resule, Evliya 'ya biat olmaz.  

Kelime-i şehadetin mana ve anlamını yaşamak, Evliya 'yı kabul ve Evliya 'ya biat ile mümkündür. "Ve Eşhedü enne Muhammeden abduhû ve Rûsûluhi" 'nin zamanımızda anlamını yaşamak budur.

Bir insan, ancak ve ancak, gördüğünün, işittiğinin, dokunabildiğinin şahidi olabilir. Başkasından duyulan bir sözün, bir kelamın telafuzu ile Allah Resulünün şahidi olabilmek, kişinin lisanından dökülen kelamdan başka bir şey değildir.

Bu yönlü kelime-i şehadetin manasını yaşamak mümkün değildir. Kişi yaşadığını zannetse de bu hali sadece zanda kalır. Hal değildir, yaşamak hiç değildir.

Yaşamak, tatbik etmek, uygulamak, hayata geçirmektir ki, İslam 'ın buyruğu olan "biat ve kelime-i şehadetin manasını yaşıyor olmak" , ancak Evliya 'ya tabii olmakla mümkündür.

Geçmişimizi biraz karıştırdığımızda her şey ortaya dökülecek, gerçekler açığa çıkacaktır. Ecdadımızın yaşantılarında bunu bariz bir şekilde görmek mümkündür.

Günümüzde Tasavvuf ve Evliya karşıtlığı, geçmişi örtmeye, dün ile bu gün arasındaki köprüleri yıkmaya, hakikatten insanları koparmaya ve uzaklaştırmaya çalışmakta. Günümüze kadar nakli gelen Din-i İslam 'ı, akli bir dine çevirmeye çalışmaktalar.

Çünkü ancak bu yönlü davrandıklarında yapmak istediklerine, amaçlarına ulaşabilirler.

Nakli bağı kurmak ise ancak Peygamberler ve Evliyaullah arasındaki bağı kurmakla mümkündür. Aradaki bir tek halkanın kopması, eksilmesi, çıkarılması, geçmişten günümüze gelen bağın kopması demektir.

Evliya bunun için vardır ve kıyamete kadar da her daim de var olacaktır.
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #122 : 05 Ocak 2015, 02:37:14 ÖÖ 02 »

"BU ZAMANDA MÜRŞİT YOKTUR" DEMEK, KÜFÜRDÜR..
 

 
  Zikrullahı icra etmemek için Hazreti ALLAH hiç bahaneyi kabul etmiyor.

 "Kulum Beni zikret, kesir zikret".

  Nasıl bir şekilde olursan ol, zikretmeye mani hiçbir hadise yaratmadım buyuruyor. Ayakta zikret, oturarak zikret, yan üzeri yatarak da zikret. En güzel edepli yatış, sağ yanına yatıştır. Duygusuz olmayalım ve tefekkürle zikredelim.

  Bariz, açık olan tecelliyatı ilahiden nasip alamıyorsak göklerin ve yerin yaratılışı hakkında bakalım ve düşünelim. O, kuvveti, kudreti ilahiyi kabiliyetimiz nispetinde tefekkür ettiğimiz ve Yüce Varlığın karşısında imanımız nispetinde aczimizi bilmek bizi zikri ilahi rahmetine nasipli kılar.

  "Men arefe nefsehu fekad arefe Rabbehu" (Nefsini bilen Rabbını bilir) hitabını, nefsin terbiyesini hayatı boyunca kendisine vazife edinen âdem insanlığa namzettir.

  O anlamıştır ki, âdem terbiyeye muhtaç yaratılmıştır. Peygamber efendilerimiz de mekarimi ahlâk-ı anlatmak ve öğretmek için ALLAH'ın rahmeti olarak gönderilmiştir.

  Peygamberimiz Efendimiz de; "Ben mekarimi ahlâk-ı tamamlamak için gönderildim" buyurdular. Hiçbir zaman dünyayı boş bırakmamış âdili mutlak olan Rabbımız. Gerek Peygamber efendilerimiz zamanında, gerekse sonrasında ALLAH'ın bu türlü rahmetini ihsan ettiğini her an müşahede etmek mümkündür.
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #123 : 05 Ocak 2015, 02:54:47 ÖÖ 02 »

Sahte şeyhlerden, sahte dindarlardan, ALLAH 'a yeteri kadar inanmayan dinsiz, mezhep ve meşrep kabul edemeyen,

 ALLAH'ın kitabı Kur'an-ı Azimüşşan'ı nefsinin hazzına göre değerlendiren,

 "ALLAH'ın kulu yalnız biziz" deyip, rahmeti ilâhiyi dar çerçevede gören ve göstermeye çalışan,

 bilge geçinen, hakikatları tahrif ederken zevk alan, dünyanı ve ahiretini karartmak için programlanmış, insan suretinde alim geçinen zalımdan da kaçmak gerek.

Her mevcudun güzel bir tarafı vardır. Onu bul. Onu bil. Onunla bir ol, denildi.

 Topluma ve inançlarına ters düşen fikrini, "yetkim var" diye, "benim gibi düşünmüyor" diye gayrıya tahakküm etmek, ne İslâm'a, ne de insana yaraşır.

 Bu tür kişinin insan haklarından bahsetmesi düzenbazlık değil de, nedir?

 O kişiler, konuşmalarından ve icraatlarından tanınırlar.

 "Habibim, sen onları yüzlerinden tanırsın, konuşmalarından daha iyi tanırsın"

 Hazreti ALLAH 'ın buyurduğunu, zamanımızda daha açık seçik tanımak mümkün. Bu türlü şahsiyetlerin, imansız ve inançsızlığını açıklamakla "aydın ve ilericiyim" hazzı ile hayatını düzene koymuş, hakikat bilgisi olmayan, iman fukaralarının da şerlerinden Rabbıma sığınırız.

 Bazı gerçekleri bilmeden dindar yaşadığını zanneden hakikat fukaraları, iman fukaralarının yaptıkları icraatların, hareketlerin, sözlerin ister hayır, isterse şer aksini yapmakla ibadet ve taat yapmış gibi zevk aldığını zannedenler bu tutumları ile kanun-u ilahinin hikmet yönlerini göremezler.

 Aldığı tedrisatın hikmeti ilahiyi yeteri kadar yansıtmadığını ehli her an müşahede eder. Gerçeği yaşamaya çalışır ve yaşar. Bu gerçek yaşantıyı umuma yansıtamamasının sıkletini taşır.

 "Hikmet mü'minin kayıp malıdır. Nerede bulursa alsın" hitabını iyi düşünelim.

 İnsan, arif olmak için irfaniyyet tedrisatına muhtaçtır. Bu ilim ise ALLAH 'ın yed-i kudretindedir ve tertibi tanzimi ilahidir.

 İrfaniyyet tedrisatı görmeyen arif olamaz.

 Arif olmayan kişi de maddenin felsefesini yapıp izah etmekte mahirdir fakat mananın, özün garibidir.

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #124 : 05 Ocak 2015, 08:55:17 ÖS 20 »

- Şu kadarını bilmemiz lazım; tasavvufsuz, tarîkatsız, şeriatsiz, mârifetsiz, din yaşanmaz.

 - Bunların birleşimleri hakikattir.

 - Hakikatin zahire yansıması şeriattır.

 - Şeriatın kolları mezheplerdir. 

 - Tasavvufun kolları ise tariklerdir. Bu gerçekler inkar edildiği zaman din akla dönüşür. Gerçek mecrasından çıktığı gibi, akıl ilahlaşır.

İbadet ve taatlar lüzumsuzmuş gibi, her an akla uymayan yönleri tahrif edilir. ALLAH elçilerine ve elçi varislerine dahi lüzum görülmediği gibi ...

 Aklı ilahlaştırdık !..  Bugün Din-i İslam'ın yaşantısında imanı doyuran, itminan-ı kalpten bahsedebilir miyiz? Edemeyiz.

 Çünkü kaptanın beceriksizliğinden gemi karaya vurdu. Kaptan pişkin ... Ne yaptın? diye sorulduğunda, sıkılmadan; ''deniz tükendi" diyor! ...

 Beş duygudan ileriye yolu olmayan materyalistin denizi o kadar!...

İmamı Malik (r.a) der ki:

"Tasavvuf bilmeyen fakih fıska, tasavvufu bilip de fıkhı bilmeyen sûfi zındıklığa dûçar olur".

Dîn-i İslâm beşer îcadı olsa idi, akla mantığa göre bir şeyler yapmak elbet mümkün olurdu. Ama değil.

Tasavvufsuz dinî yaşantının, imana yapılan en büyük zulüm olduğunu bilmenin zamanı geldi de geçiyor bile!..

Şeriatlar ademin yaşayacağı zamana göre ALLAH tarafından tanzim edilmiş, elçileri vasıtasiyle merhamet-i ilahiyeden kullarına gönderilen yaşam tarzının düsturudur.

İçtihatla değerini muhafaza eder. İçtihatsız içinden çıkılmaz hale gelir.

Aynen bu zamanda yaşanılanlar gibi..
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
asiminnos
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 15


« Yanıtla #125 : 09 Mayıs 2015, 12:49:01 ÖÖ 00 »

Tasavvufsuz din yaşanmaz. Bir ayette şöyle buyrulmakta,


"Muhâkkak ki, sana biat edenler, ancak ALLAH'a biat etmektedirler.
ALLAH'ın eli onların ellerinin üzerindedir.
Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur.
Kim de ALLAH'a verdiği ahde vefâ gösterirse ALLAH ona büyük bir mükafat verecektir."
Fetih 10


Logged
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #126 : 10 Mayıs 2015, 06:23:51 ÖS 18 »

Evet, Tasavvuf 'suz din yaşanmaz, yaşanamaz.


De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah bağışlayandır, esirgeyendir."
Ali İmran 31


Allah 'ı seven, O 'nun emrettiği gibi yaşamayı kendisine düstur edinen, hem dünya, hem de ahirette kurtuluşa ermek isteyen ..!

Allah 'ın Evliya 'sını bulup, biat etmesi, tabii olması gerekiyor.

Bu, tertip ve tanzim-i ilahinin bir parçasıdır. Ustasız sanat haramdır denilmiş. Her işin ustası, erbabı, mühendisi, profesörü, okulu, öğretmeni ve öğrencisi mevcuttur.

Mananın da öğrenim dalı Tasavvuf, öğreten, eğiten, yetiştiren hocasının, yol büyüğünün adı Evliyaullah 'tır.

Akıl ve mantık çerçevesinde düşünen, ona göre karar veren, Evliya 'ya ihtiyacı olmadan da hakikati yaşadığını iddia eden ziyandadır.

Çünkü mana alemi madde ilmi ile çözülemez, bilinemez, anlaşılamaz, kavranamaz, yaşanamaz..! İllaki ve illaki bir Mürşid-i Kamil 'in eteğinden tutmak, dergah adap ve edebini öğrenmek ve buna göre yaşamaya çalışmak gereklidir.

Taa ki Adem a.s 'dan beri Allah 'ın buyruğu bu veçhiledir. Bütün kitap ehline de Allah 'ın buyruğu, "Resullerime kulak verin, onların sözlerini dinleyin, onlara tabii olun " olmuştur.

Kıyamete kadar bu tertip ve tanzim devam edecek, biat kapısı her daim var olmuş, var olacak ve kıyamet kopmadan da bu kapı kapanmayacaktır. 



Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
Sayfa: 1 ... 7 8 [9]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.077 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu