"Veli" ve Evliya" Terimleri

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur'an Kavramları > "Veli" ve Evliya" Terimleri
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur'an Kavramları > "Veli" ve Evliya" Terimleri
Sayfa: 1 ... 6 7 [8] 9   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: "Veli" ve Evliya" Terimleri  (Okunma Sayısı 83733 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #105 : 26 Temmuz 2014, 01:42:15 ÖÖ 01 »

"Müsavidir seni sevmek, güzel sultanı sevmekle,
Yüzün ayine-yi nuru Hüda 'dır, ya Resulallah
".


Dünya ve ahirette değeri olmayan, geçici şeylerle lüzumundan fazla meşgul olanlardan olmayalım!.

Dünya ve ahiret faydası olmayan ilim ve anlamsız meşguliyetle zamanı boşa geçiren gafillerden de olmayalım.

Rabbimiz, Rahmetinle, bizler hakikat fakiri, ahiret müflisi olmaktan sana sığınırız!..

Hazret-i ALLAH 'ı sever isek, onun emirlerine göre hareket edebiliyor isek, dikkat edelim!

İstisnai yaratılışın şükrünü eda edelim. Duygusuzca hakikat garibi olmayalım!..

Hamd ve şükrümüzü Yaratanımıza karşı ihmal etmeyelim.

Dünya ve ahiret güzellikleri, say-i gayretimizden zuhur edecektir. Zuhur eden güzelliklerde rahmet tecellisine dikkat edelim.. Umulur ki gerçeği görelim!..

Her gün hayatı yeni doğmuş gibi yaşayalım. Sıhhat ve selametimiz için, kapanmış maziyi, meçhul istikbali bırakıp..!

Günü yaşayalım. Hal bugündür. Dem bu demdir.
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #106 : 02 Ağustos 2014, 01:33:17 ÖÖ 01 »

"Hz. Hasan r.a Resullullah a.s 'ın torunudur.

Babası Hz. Ali, annesi Hz.Fatıma r.a'dir... Babası Hz. Ali r.a şehid edildiği zaman (hicretin 40.yılı Ramazan'ı) kendisine biat edilmişti. Biat akdi babasının ölüm anlarında tamamlanmıştır.

Biat edenlerin sayıca 40 binden fazla olduğu belirtilir."
(İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akcağ Yayınları:6/501. 1746. hadisin açıklaması)

"Sahabe ve tabiin denilen ehli sünnet topluluğuna sarılın."

Peygamber Efendimiz sav.buyuruyor ki; "Veysel Karani Kutbiyeti Kübradır (En büyük Kutuptur).

Veysel Karani Tabiinin ulusudur (Beni değil sahabeleri gören mü'minlerin ulusudur)."

Peygamber Efendimiz s.a.v 'in şöyle söylediği nakledilmiştir;

"Herkes kendi zamanlarının İmam ları ile Rablerinin kitabı, Peygamberlerinin de sünneti ile çağrılacaklardır."
(Suyuti, ed-Durru'l-Mensur, V, 317)

"Ve ene nefahatun fetearadu ve men lem narif imame zamanihi felyemutu meyteten cahiliyetten.

Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın İmamı 'na tabi olmazsa cahiliyet üzere ölür."
(Sahihi Müslim 58, hadis no. 1851)
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #107 : 02 Ağustos 2014, 01:35:13 ÖÖ 01 »

... Abdullah b.Amr r.a 'den; Rasulullah s.a.v 'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

"Bir imama biat edip de ona elinin "safkasını" ve kalbinin semeresini veren (samimi olarak biat eden) kişi, gücü yettiğince ona itaat etsin."
( Müslim, imare 46; Nesai, Biat 25; ibn Mace, Fiten 8, Ahmed b. Hanbel, 2-161,191,193.; Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14 / 346-347)

"Her kim bir eli taattan çıkarırsa kıyamet gününde Allah'a hiç bir hücceti olmadığı halde kavuşur. Ve her kim boynunda bir bey'at olmadığı halde (devrin İmam’ına biat etmeden veya bir hidayetciye tâbî olmadan) ölürse, cahiliyye ölümü gibi (bir ölümle) ölür."
(sahih-i Müslim 58-hadis no: 1851)

Amir b. Rabia'dan r.a : Resulullah s.a.v şöyle buyurdu:

"Kim (bir hidayetçiye, devrin İmam’ına tabî olmadığı cihetle) itaatsiz/biatsız ölürse cahiliye üzere ölür ve kim de bunu kabul ettikten sonra cıkarır-atarsa, yanında (kurtarıcı) bir delil olmaksızın Allah'a kavuşur.“
(Müsned-i Ahmed b. hanbel hadis no:34/76)

"Ve innemâ liküllimriin mâ nevâ, femen kânet hiçretühû ilallàhi ve rasûlihî, fe hiçretühû ilallàhi ve rasûlihî."

"Muhakkak ki her kişi niyetlendiğini bulacaktır. Kim Allah'a ve Rasûlüne hicret ederse, onun hicreti Allah ve Rasûlünedir."

"Şüphesiz alimler, sizinle Rabbiniz arasında elçilik görevi yapmaktadırlar"

‘‘Benim sünnetime ve benden sonraki raşit ve hidayete mazhar olmuş halifelerin sünnetlerine yapışınız.‘‘ (Hadis-i şerif, Sünen-i Ebu Davut)

‘‘Namazlarınızın kabul edilmesi sizi sevindirirse, alimleriniz imam olsun. Zira Onlar, sizinle Rabbiniz arasında sizi (temsil eden) heyetinizdir.‘‘
(Hadis-i şerif, Taberani, Mu’cem’ul-Kebir)
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #108 : 03 Ağustos 2014, 01:31:59 ÖÖ 01 »

Peygamber Efendimiz s.a.v buyuruyor ki; "Allah ’ın nebîlerine en yakın olanlar cihad ehliyle, ilim ehlidir."

"ALLAH'IN EVLİYASINA TABİ OLANLAR ŞAKİLERDEN OLMAZLAR."

"Başkalarını Allah ’a Davet Eden Kişiye, Tabî Olanların Sevabı Kadar Sevap Verilir. Ama Tabî Olanların Sevabından Allah Hiçbir Şeyi Eksiltmez."
(İbn Kesîr, Tefsir, IV, 258.)

"Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Takvaya erenler, ulu kişiler, alimler, fakihler, ilmi tebliğ edeceklerine dair kendilerinden katı söz alınmıştır.Yanlarında oturmak bereket, yüzlerine bakmak ise aydınlıktır.” (Ramuzel Hadis S.289. 2873 Nolu Had.Şer.)

"Allah'ın öyle sevgili kulları vardır ki, onlar, Allah'a, Allah'ın kullarını; Allah'ın kullarına da Allah'ı sevdirirler."

"Alemlerin Haliki c.c buyurur ki: "Ben insanın sırrıyım, sırrım onun sırrındadır. İşte bu sultanlar diridirler, hiç ölmezler…" (C.İslam S.61)

“Ben bir kulumu seversem onun gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı, söyleyen dili ben olurum.” (Sahih-i Buhari Tecrîd-i Sarih, Cild 12, Hadis No: 2042)

"Ulema meclisinde oturmalısınız. Hakimlerin sözünü dinlemelisiniz. Allah-ü Teala, yağmur suyu ile, yeri yeşerttiği gibi, hikmetle de ölü kalbleri ihya eder."

‘‘Muhakkak ömrünüzün günlerinde Rabbinizin nefhaları (Allah’a yaklaştırıcı tecelliyatı) vardır.

(Kalplerinizi tasfiye, nefislerinizi tezkiye suretiyle o tecelliyata) taarruz ediniz, (elde etmek için gafletten uyanık bulunarak yakalayınız).‘‘ (Hadis-i Şerif, Taberani, Mu‘cem’ul-Kebir)

"Aklı başında alim olan kişilerden doğru yolu göstermelerini isteyiniz. Onları dinleyiniz. Söz ve nasîhatlarına uyun, gösterdikleri yoldan dışarı çıkmayınız. Aksi halde pişman olursunuz."
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #109 : 03 Ağustos 2014, 01:37:22 ÖÖ 01 »

"Hikmet, müminin yitiğidir, bulduğu yerde alır."

Hadis-i kudsî’de Hakk Celle ve Ala Hazretleri şöyle buyuruyor:

“Sonra ben yüzümle onlara yönelirim. Yüzümle yöneldiğim bir kimseye neyi vermek istediğimi, herhangi bir kimsenin bileceğini mi sanırsınız?”

Allah-u Tealâ devamla şöyle buyurdu.

“Onlara ilk vereceğim şey, nûru kalplerine akıtmaktır. İşte o zaman ben onlardan haber verdiğim gibi, onlar da benden haber verirler.” (Hâkim)

"En üstününüz, görüldüklerinde Allah’ın hatırlandığı kimselerdir."

"İnsanlar arasında hayrın anahtarı ve şerrin kilidi olan kişiler vardır. Allah'ın; hayrın anahtarını ve şerrin kilidini kendisinin eline verdiği kişiye ne mutlu."

“Ben yere, göğe sığmadım. Mümin kulumun kalbine sığdım.”
(K: Aliyyu’l-Kārî, Esrâru’l-Merfûa, 301).

“Her şeyin bir kaynağı vardır.Takvanın kaynağı ariflerin (evliyaların) kalbleridir.”
(Ramuzel Hadis 4339 Nolu Had. Şer)

"Dostun hayırlısı sen Allah'ı zikrettikce yardım eden, unuttukça da hatırlatandır. Allah'ın velileri görüldüğü zaman Allah zikredilir."

"Nebiler Nebisi s.a.v Efendimiz: “Bazı insanlar Zikrullahın anahtarlarıdır. Bunlar görülünce Allah c.c Hz.leri anılır.” buyurunca;

Ashab-ı Kiram ra. sordular: “Ya Resulallah s.a.v .! Zikre anahtar mesabesinde olan kimseler kimlerdir? Bunları nasıl bilelim?”

Buyurdu ki: “Zikre anahtar olan kimseler şu kimselerdir ki, görüldükleri vakit Allah c.c Hz. leri hatırlanır, yadedilir, zikrolunur. İşte bu salih ve nurlu kimseleri görünce Allah c.c Hz. leri’ni anıyorsanız, onlar Zikrullahın anahtarıdır."
(Camiüssağir Şerhi Feyzül K. C.2. S.528 (İbn-i Mesud (RA) Hz.leri rivayet etti)

"Allah'ın birtakım kulları vardır ki; onların bedeni dünyadadır, ama kalbleri arş altında."

"Salacağınız bir ip, sizi mutlaka Allah'a ulaştırır."
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #110 : 06 Ağustos 2014, 01:25:49 ÖÖ 01 »

"Ebû Hüreyre: Resûlullah s.a.v şöyle buyurmuştur:

Zaman yaklaşınca (ve kâinat son günlerini yaşamağa başlayınca) mü'minin rü'yâsı yalan çıkmaz; çünkü mü`minin rü`yâsı nübüvvetin kırk altı cüz`ünden bir cüz`üdür. Nübüvvetten cüz`ü olan şey ise yalan olamaz."

“Benden sonra peygamberlik kalmadı, ancak bazı müjdeler olur; bunu ya müminler rüyada görür; yahut o müjdeler onlara görünür.”

"Bir kimsenin Allahü Teâlâ‘dan veya benîâdemden (insanoğlundan) bir hâceti olursa, tertemiz bir abdest alsın. Sonra iki rek'at hâcet namazı kılsın. Sonra Allahü Teâlâ‘ya senâ (hamd)da bulunsun ve Peygambere salevât getirsin... (Hadîs-i şerîf-Tirmizî)

"Men ra'ni fegad ra'ni feinneş şeytane lâ yetemesselü bî velâ bî sûretişşeyhi tâbian linnebiyyi sallallâhu teâlâ aleyhi vesellem.

“Beni gören, mutlaka beni görmüş demektir. Zira, şeytan benim suretime giremez ve benim gibi görünemez. Bana tâbi olan Şeyhlerde aynen böyledir.” (Hadis-i şerif; Müzekkin-Nüfus, s.551)

Ebu Katade'den Rasulullah şöyle buyurdu;

"Rüyalar üç çeşittir; birisi kişi kendi kendisine konuşur bunda bir şey yoktur. Kimisi şeytandandır eğer kötü ve hoşlanmadığı birşey görürse şeytanın şerrinden Allah'a sığınsın. O zaman o gördüğü rüya ona zarar vermez. Kimisi de ALLAH'TAN BİR MÜJDEDİR VE MÜ'MİNİN RÜYASI peygamberliğin kırkaltı parçasından bir parçadır.

Rüyasını tabir etmek istediğinde onu salih ve nasihat eden birisine anlatsın. O da hayır söz söylesin ve hayra yorsun."
(İshak, İbn-i Hacer el-Askalani, Metalibu Aliye, Tevhid Yayınları:3/3.Rüya tabirleri bölümü H.no:2821)
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #111 : 06 Ağustos 2014, 01:27:18 ÖÖ 01 »

Ebû Hureyre, Resûlullah s.a.v’in şöyle buyurduğu rivâyet etmiştir:

“Gecenin (üçte ikisi geçip de) son sülüsü kaldığında Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ (keyfiyyeti bizce meçhul bir halde) her gece dünyânın semâsına inerek buyurur ki: “Hani bana kim duâ eder ki, onun duâsına icâbet edeyim! Benden kim hâcet ister ki, dileğini vereyim! Benden kim mağfiret diler ki, onu mağfiret edeyim!” (Sahihi Buhari, 5. bölüm, 590)

Peygamber Efendimiz s.a.v buyurmaktadır:

“Cebrail kardeşimin bana öğrettiği iki namazdan biri İSTİHARE, diğeri HACET namazıdır.”

“Enes b. Melikten aldığı bir rivayete dayanarak, Ebu Haşim Eyli Rasulullah (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğunu anlattı:

--Bir kimsenin yüce Allah'tan önemli bir dileği olur ise, güzelce abdest alıp iki rek'at namaz kılsın; Bu namazın birinci rek'atında; fatiha sonra ayetel kürsi okunur ikinci rek'atta ise fatiha sonra amenerresulüyü okur kişi. Bundan sonra teşehhüde oturup selam verir...."

“Üstâdlarımız (hocalarımız); "Biz bu hâcet namazını kıldık ve ihtiyaçlarımız, dileklerimiz görüldü" demişlerdir.” (İbn-i Âbidîn)

“Tecnîs ve diğer kitaplarda, hâcet namazının yatsıdan sonra dört rekât olarak kılınacağı ve bir hadîs-i şerîfe göre ilk rekâtta; bir fâtiha, üç âyet-el-kürsî, kalan üç rekâtin her birinde birer Fâtiha, İhlâs ve Muavvizeteyn okunacağı, bunlar yapılırsa, kılınan namaz Kadir Gecesinde kılınmış gibi olacağı kaydedilmiştir. “ (İbn-i Âbidîn)

“Ben Hatemül Enbiya’yım, Ben’den sonra nebî gelmeyecek. Ama Ben’den sonra halifeler gelecek. Benden sonra nebî gelmeyecek ama Ben’den sonra imamlar gelecek ve o imamları arayın bulun.”.

"Ve ene nefahatun fetearadu ve men lem narif imame zamanihi felyemutu meyteten cahiliyetten. Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür." (Sahihi Müslim 58, hadis no. 1851)
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #112 : 29 Ağustos 2014, 08:39:21 ÖS 20 »

"Veren yalnız Allah-u Teâlâ’dır.“

Abdulkadir Geylani Hz. "El-Fethu'r Rabbani" Huzur sohbetleri 26.sohbet s.182,183 huzur Yayınevi tercüme Sıdkı Gülle:

"YÜCE KAPIYA VARMIŞ BİRİSİNİ BUL".!

Fasıklar ile münafiklardan uzak dur, sıddık nitelikli salih zatların peşine takıl. Kimin salih, kimin münafık olduğunu farkedemediğinde geceleyin kalk iki rekat namaz kıl ve ardından:

RABBİM! BANA SALİH KULLARINI GÖSTER, BANA BENİ SANA GETİRECEK KILAVUZU, bana senin yemeğinden yedirecek, senin meşrubatından içirecek, gözümü Sana yakınlık nuru ile sürmeleyecek beni, bana başkalarının gördüklerini anlatan değil, bizzat gördüklerini bana haber verecek BİR KILAVUZA İLET" de."


Abdulkadir Geylani Hz. "El-Fethu'r Rabbani" Huzur sohbetleri s.530,531, huzur Yayınevi tercüme Sıdkı Gülle:

"Gözlerin uykuya daldığı sırada güzelce abdest al, sonra namaz için divana dur.Namazın kapısını abdestinle Rabbinin kapısını da namazınla aç ve NAMAZIN ARDINDAN İSTEĞİNİ ARZEYLEYEREK ŞÖYLE YALVAR:

Rabbim! Kiminle arkadaşlık edeyim? KILAVUZ KİM? SENDEN HABER VEREN KİM? VEKİL KİM?

O, Al-i Cenaptır, Senin zannını boşa çıkarmaz, hiç kuşkusuz o kalbine ilhamda bulunur, sırrına vahiyle yapar., SANA YOL GÖSTERİR; kapıları açar, yolunu aydınlatır.

"ÖYLE YA CİDDİ ŞEKİLDE ARAYAN, İSTEYEN AMACINA ULAŞIR."

Abdulkadir Geylani Hz. Müridlerin kitabı;
S.1065: “Mürid, şeyhini, Aziz Celil Rabbi ile bir vasıta bilmelidir.

RABBİNE ULAŞTIRAN BİR YOL ve bir sebeb bilmelidir...

...Bir ŞEYH ola, bir de Mürid. Bir sahip ola , birde onun sahip olduğu kişi. Bir uyan ola, bir de uyulan. BU DURUM, ADEM (a.s)'den BERİ BÖYLEDİR , KIYAMETE KADAR DA BÖYLE SÜRECEKTİR.“
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #113 : 29 Ağustos 2014, 08:47:03 ÖS 20 »

Abdulkadir Geylani Hz. Müridlerin kitabı;

Sayfa-1102: “Gençler şeytanın sevgisine daha yakındır. Şeytan tarafından daha çok kabul görürler. Şerre, fitneye, hevai arzulara tabi olmaya, nefsin fesadına, töhmete daha meyillidirler.

Bütün bu anlatılan sebeplerden ötürü; onlarla arkadaşlık etmek çok tehlikelidir. Meğer ki, onunla arkadaş olan zat, kendisine mana yolunda tabi olunan bir zat, Allah ‘ı bilen bir alim, PEYGAMBERLERİN VEKİLİ, HİDAYET İMAMI, ALLAH TARAFINDAN KORUNMUŞ BİR KİMSE OLA.

 Zira, hali anlatıldığı gibi olan bir zat, hayır öğretendir. Halk-ı kötülüklerden çekindiren ve onları terbiye edendir.

"ONLAR YÜCE HAKK İLE HALKI ARASINDA BİR ELÇİ VE ONLARI GÖZETİCİDİRLER

Vekaleten Devrin İmami (Hidayet İmami) Gavsül Azam Abdulkadir Geylani Hz.lerine tâbîyet;

"Hepiniz birbirinize hizmet ediyorsunuz; peki Allah'a kim hizmet edecek? Ey ölü! Ey Toprak Yakında üzerinde gezilen bir toprağa dönüşeceksin! Topraktan geldin yine toprağa döndürüleceksin, beşikten mezara taşınacaksın.!

Ama sen bunun farkında değilsin, bunun sebebi senin sağır olmandır!... Benzin solukluğuna bakılmaz, başkalarına öğütte bulunmamın ilk şartı senin inanmış (Allah'a ulaşmayı dileyerek hakiki iman etmiş) olmandır.

"KULUN KENDİSİ HAKK 'A (ALLAH 'A) ULAŞMADIKÇA, HALKI HAKKA ÇAĞIRMASI UYGUN DEĞİLDİR"...

...Allah'ım! Herkesi islah eyle. Allah 'ım! Bizi salih kişiler eyle. Bize salah ver, ihtiyaçlarımızı sana arzettir, YÖNELİŞİMİZİ SANA ÇEVİR.

Hazret daha sonra el-imam izzeddin Medresesinin üstazına (öğretmenine) işarette bulunarak;

"KALK ELİNİ ELİME KOY, bu harap diyardan malından, evladından ayrılıp KOŞARAK RABBİMİZ 'E GİDELİM. ALLAH'A YÖNEL, AMELE YÖNEL, yakında Hakk'a götürüleceksin.

O seni amellerinden sorgulayacak. O seni, kendisini bilmen için yaratmıştır, dünya ve ahiret için yaratmamıştır..."
(el-Fethu'r Rabbani Huzur sohbetleri s.594,595,596 huzur Yayınevi tercüme Sıdkı Gülle)
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #114 : 13 Eylül 2014, 01:41:46 ÖÖ 01 »

Selamûn aleyküm ..

Allah 'ın rahmeti, bereketi, merhameti, mağfireti cümle kullarının üzerine olsun.

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #115 : 13 Eylül 2014, 02:02:56 ÖÖ 02 »

Evliya 'sız olmaz.

Evliya 'ya tabii olmadan, Evliya 'ya biat etmeden İslam 'ın özünü yaşayabilmek mümkün değildir.

Peygamberler efendilerimizin zamanı geçmiş, bitmiş, o tertip ve düzen yürürlükten kalkmış değildir. Asr-ı saadet zamanını bu gün yaşayabilmek, ancak ve ancak Evliya 'ya tabii olmakla mümkün olabilir.

İzah etmek gerekirse;

Bir kişi Allah 'ın varlığına inandıktan sonra, şeriatına tabii olduğu peygamberini kabul ediyor ise, kabul ettiği şeriatındaki Evliya 'ya biat ettiği, tabii olduğu andan itibaren,

"lailahe illallah Muhemmeden Resulullah" 'ın, (Muhammedi 'ler)

"Lailahe illallah Musa Kelimullah" 'ın, (Musevi 'ler)

"Lailahe illallah İsa Ruhullah" 'ın  (İsevi 'ler) anlamını yaşıyor demektir.


İndirilen bütün kitaplara, gönderilen bütün peygamberlere iman eden bir kişi, imanın altı şartından dört tanesini yerine getiriyor demektir.

İmanın altı şartını kabul etmek, kişiye Mü-min sıfatını kazandırır.

Bu imandan sonra, İslam 'ın temel ibadetlerini yerine getiren bir kişi ise, Müttakiy 'dir, İttika sahibidir.

Biat eden kişi, kelime-i şehadetin mana ve anlamını idrak eden kişi demektir.

Şahitliğin manası ve anlamı budur.

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #116 : 13 Eylül 2014, 02:56:22 ÖÖ 02 »

İslam, "yaşamak 'tır".

İslam, kal (kelam) değil, "hal 'dir".

İslam, "suret" değil, "siret" 'tir.

Bal, bal demekle insanın ağzı tatlanmayacağı gibi, inandım demek de, Allah 'ın kullarından beklediği, Kuran-ı Kerim 'de biz insanlara buyurduğu, bildirdiği, tebliğ ettirdiği bir inanış şekli değildir.

İnandım demek, Allah indinde karşılıksız kalır mı .? Umulur ki, inşaallah kalmaz. Fakat dünya hayatı için hep bir adım ötesi, hep biraz daha fazlası için çalışıp duran insanoğlu, nefsin heva ve hevesine kapılıp ahiret ve ebedi hayatı için az ile yetinmeye kalkışırsa...!

Sonu hiç de beklenildiği gibi olmasa gerek.

Bu yüzden İnsanoğluna, Elhamdülillah Müslümanım demek yetmez, icraat lazım. Hz. Allah Mü-min 'leri Kuran 'da şöyle bildiriyor;

Gönderilen Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de iman ettiler. Onlardan her biri “Allah'a, meleklerine kitaplarına peygamberlerine iman ettiler.” «Allah'ın peygamberlerinden hiçbirini ayırmayız. Onları “İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, mağfiretini niyaz ederiz! Dönüş yalnızca sanadır» dediler
Bakara 285


Buyuruyor ve Müttakiy 'ler için ise ;

Kendisinde hiçbir şekilde süphe olmayan o kitap, Muttakiler için bir hidayet kaynağı ve yol göstericidir.
O müttakîler ki, gaibe inanırlar, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz mallardan infak ederler...
Onlar ki, Sana indirilenlere ve senden önce indiren kitap ve peygamberlere ve ahiret gününe iman ederler
Onlar, Rablerinden bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.
Bakara 2-3-4-5

Buyuruyor..

Evliya 'sı, Veli 'si  içinse ;


Ey Âdemoğulları, size kendi içinizden elçiler gelip size âyetlerimi anlattıkları zaman korunup uslananlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Araf 35


Rabbin, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir resülü memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.
Kasas 59


Evliya 'sız bir zaman dilimi düşünmek, Allah 'a noksan sıfat isnat etmektir. Kıyamete kadar bu tertip ve düzen devam edecektir. Hz. Allah ilk yarattığı insana ne gibi bir rahmet bahşetmiş ise, son yaratacağı insanoğluna da kuşkusuz aynı rahmetini bahşedecektir.

Bunda kuşkusu, tereddütü olan kişinin imanında noksanlık var demektir. Çünkü Hz. Allah adalet sahibidir. Bir kararda kalan Hz. Allah 'tır. Allah 'ın dünü, bu günü, yarını yoktur, olamaz. Zamandan ve mekandan münezzehtir.

Zaman ve mekan biz insanoğlu için vardır.

Asr-ı saadette yaşayan insanları ihya edip, diğerlerini bundan mahrum edeceğini düşünmek, Allah 'ı bilmemek, idrak edememek, rahmetini, lütuf ve ihsanını kavrayamamak manasına gelir.

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #117 : 23 Eylül 2014, 11:52:52 ÖS 23 »

İlmin her dalı güzeldir.

Mürşide intisap, mürşidin şahsına olmayıp, şeriatı ile yükümlü olduğun ALLAH 'ın elçisinedir.

"Vârisün-Nebi"nin anlamı budur.

 Hazreti ALLAH hiç bir kulunu adaleti icabı rahmetinden mahrum koymamış. Yeryüzüne elçi göndermediği zaman veraset taşıyan varis-ün Nebi ki, ALLAH 'ın Evliya 'ları ile, kullarının Peygamberinin getirdiği şeriat üzere yaşamaları ve biat rahmetinden mahrum koymamış.

 Cümle güç kuvvet Hazreti ALLAH 'a mahsustur. Peygamber efendilerimizin, ne de Evliyaullah 'ın gazabı ilahiden kişiyi kurtaracak gücü, ne de dilediğini cennetlik yapacak yetkisi vardır...

Bu gücü kendinde varmış gibi göstererek mürşitlik iddia eden kişi sahtekar ve zındıktır...

 Güç, kuvvet, afvu mağfiret, yaşatmak, öldürmek, diriltmek, rızıklandırmak yalnız ve yalnız Hazreti ALLAH 'a mahsustur. Bu yönlü, peygamber efendilerimiz de selahiyyetli değildir:

Resulullah s.a.v kızı Fatıma'ya;

"Ya Fatıma, kalk, namaz kıl. Sakın, babam peygamber, diye ihmal etme. ALLAH 'ın rahmeti olmadan ben de bir şey yapamam." buyurmuşlardır.

ALLAH 'a sadık kul olmak, Ademlikten kurtulup insan olmak için enbiya vesile, evliya vesile, namaz vesile, oruç vesile, zekat vesile, hac vesile, "evim" buyurduğu beytullah vesile.

 Kullarının bağışlanması için tövbe, istiğfar, Arafat vesile, Müzdelife vesile. Ebraha'nın ordusunun gazabı ilâhi ile helak olduğu yer Mina hüccacın rahmetine vesile.

Kurban kesmek de rahmete vesile. Saymakla bitmez... Hem akıl ermez. Bütün madde vesile, mana vesile. Sebepsiz bir zuhurat vaki değildir.

Yaratılmış küllî rahmeti ilâhi olan peygamber efendilerimiz de, cümle Evliya, Veli, mü'min, müslim, daha nice nicelerde zuhur eden rahmeti ilâhi... Kıyamete kadar devam edecek nuru Muhammedi vesile...

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #118 : 24 Eylül 2014, 12:15:34 ÖÖ 00 »

İnsan madde ve mananın birleşimi ile insandır.

 Manasını, niçin yaratıldığını düşünemeyen beniadem daima ziyandadır.

 Maddesini ayarlamak yetkisi, her kulun yaratılışında bu güç mevcut olup, manasını da ihya etmesi için yetkili kılınmıştır. Maddesinde sebebe tevessül edildiği gibi, manası da sebeplere tevessül ederek elde edilir. Bu yönlü cüz'î irade her beni ademe verilmiştir.

"Baki ALLAH fani evsaf ile düşünülemez",  yani, fani malzeme ile ALLAH bilinmez.

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #119 : 25 Eylül 2014, 01:25:45 ÖÖ 01 »

Ustasız sanat haramdır.

Eğitimsiz öğrenci olunamayacağına göre,

Öğretmensiz eğitim alınamayacağına göre,

İlk okulsuz orta okul,

Orta okulsuz, lise,

Lise 'siz, üniversite okunamayacağına göre,


İnsan, doğumundan itibaren ölümüne kadar eğitim ve öğretime muhtaçtır. Eğitim, maddede olduğu kadar, manada da olmazsa, olmazdır.

Yeni doğmuş bir bebeği ele alacak olur isek, kainatta, hangi kabileye, hangi ırka, hangi ülkeye, hangi mezhep ve meşrebe mensup bir aileye verilirse verilsin, verilmiş olduğu bu aile, hangi inanç ve itikada mensup ise, çocuk bulunmuş olduğu şartlar altında yetişir ve almış olduğu eğitime göre de şekillenir.

Yani, terbiyecisi ne ise, çocuk o minval üzere yetişir. Fakat işin özü ve aslı şudur;

Her çocuk "İSLAM" fıtratı üzere dünyaya gelir..! Terbiyecisi onu şekillendirir.

Eğitim ve terbiye insan hayatının olmazsa, olmazıdır.

Tasavvuf ve buna bağlı olarak Evliya 'nın terbiyesi de mananın olmazsa olmazıdır.

Allah c.c, kendi zamanlarındaki şeriatlarını  yaşayabilmeleri için, insanların, gönderilen peygamberlere, elçilere, resullere, uyarıcılara, evliya 'lara tabii olunmasını, biat edilmesini emretmiştir.

Bu emir, Adem a.s 'dan başlar, Hz. Muhammed Mustafa s.a.v efendimize, ve onun irtihalinden sonra da kıyamete kadarki süreçte hiç bir değişiklik arzetmeden devam eder gider.

Hz. Allah, bir zamana bütün rahmetini bahşetmiş ve diğer bütün zamanlarda yaratmış olduğu insanları bu rahmetten mahrum etmiş olmaz, olamaz. Ayette;


Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizin de yasası. Bizim yasamızda bir değişiklik bulamazsın.
İsra 77


Sana söylenen, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Kuşkusuz Rabbin, hem bağışlama sâhibi, hem de acı azâb sâhibidir.
Fussilet 43


Allah'ın, öteden beri devam eden kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
Fetih 23


Buyrulmakta....

Evliya 'lar, Veli 'ler, Elçi 'ler, Uyarıcı 'lar da, Allah 'ın asla değişmeyen bu kanunun birer parçasıdırlar.

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
Sayfa: 1 ... 6 7 [8] 9   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.055 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu