"Veli" ve Evliya" Terimleri

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur'an Kavramları > "Veli" ve Evliya" Terimleri
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > KUR´AN-I KERİM (Bilgi Platformu) > Kur'an Kavramları > "Veli" ve Evliya" Terimleri
Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8 9   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: "Veli" ve Evliya" Terimleri  (Okunma Sayısı 83699 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #90 : 17 Temmuz 2014, 03:14:49 ÖÖ 03 »


“Kafir(in küfrü) hakkında şüphe edenin kafir olacağı hakkında bütün kıble ehli arasında bir ihtilaf yoktur.  Çünkü küfür hakkında şüphe eden kişinin imanı yoktur, zira bu kimse imanı küfürden ayırd edemiyor, imanla küfrün farkını bilmiyor demektir.”

Bu konuda ihtilaf vardır diyen varsa buyursun delil getirsin.



Ayırt etmemek başka, "EDEMEMEK" başka.

Fakat her iki durumda da hesap edemediğin, kendi hesabının dışında, bilerek veya bilmeyerek  hesabına katmadığın, "MERHAMETLİLERİN EN MERHAMETLİSİ OLAN" Yüce ALLAH 'ın hesabı buna dahil değil.


De ki: "Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah 'ın rahmetinden umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir."
Zümer 53


Ancak tevbe edip inanan ve faydalı bir iş yapanlar, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere değiştirecektir. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Furkan 70



Başka bir delil ister miydiniz.? Kul kelamlarını bırak, Allah 'ın ne buyurduğuna bak..

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #91 : 19 Temmuz 2014, 06:38:04 ÖS 18 »

Derler ki na'ehil rahmetin kadrini bilemez. Rahmet-i ilahi zuhur etse de zararına kullanırmış.

Şarlatan bir kul varmış. Ne istediğini, ne yapacağını bilemeyen bir kul. Daima müracaat edermiş ki, bilincinde olmadan.

Ve diyormuş ki:

-Ya Rabbi.! Hızırını bana gönder, bir dileğim var.

Bu istek ve müracaatı hayatı boyu vird edinmiş. Bir gün su getirmek için elindeki bel ile ark yani suyun istenilen yere akıtılması için toprağa kanal açıyormuş. Anında yanında bir zat belirmiş:

-Ben Hızırım, demiş. "Bir dileğin varmış, Hz. ALLAH kabul etti. Söyle, icra edilecek."

Hayatı itimatsızlıkla geçmiş, safdirik kul:

-Hızır olduğuna inanmam. Evvela beni inandır..! demez mi?

-Söyle, ben seni nasıl inandırabilirim.? Unutma ki, bir dileğin var.! Anlamsız, lüzumsuz icraata beni zorlama.

İçerisine su geçirmeyen granite benzer manadan yoksun, itirazında ısrarla:

-Hızır olduğunu ispat et, diyormuş.

-Nasıl ikna edeyim, söyle.? Unutma ki, bir dileğin var.!

Hızır a.s 'ın uyarılarına rağmen salaklıkla, bilgisizce, hayrı şerden ayırt edemeyen akıl fukarası:

-Elimdeki beli kürek yap ki, inanayım, demiş.

Hızır a.s üzülerek, verilen vazifeyi yerine getirmiş. İşe yarayan bel, işe yaramayan kürek olmuş. Vazifesi biten Hızır a.s artık görünmez olmuş.. Kaybını gören, sonunun hüsranla bittiğini iyi anlayan akıl fukarası:

-Hızır olduğunu iyi anladım. İtimatsızlık ve beceriksizliğimden, işime yarayan beli işe yaramayan kürek yaptırdım, diye hatasını anlamış. Fakat iş işten geçmiş. İmanındaki mana yoksunluğundan, dileğini zararına çevirmiş.
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #92 : 22 Temmuz 2014, 03:27:39 ÖÖ 03 »

"Bana yönelenlerin yoluna uy."
Lokman 15


"Her insan topluluğunu önderleri ile birlikte çağıracağımız günde kimlerin amel defterleri sağından verilirse onlar en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okurlar."
İsra 71


Ey iman edenler! ALLAH 'ın kendilerine gazaplandığı topluluğa tabi olmayın.
Mümtehine 13


"Ey iman edenler! Mü-minleri bırakıp da kafirleri Evliya edinmeyin. ALLAH 'a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
Nisa 144


"Ey iman edenler! ALLAH 'a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman ediniz. Kim ALLAH 'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkar ederse tam manası ile sapıtmıştır."
Nisa 136
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #93 : 22 Temmuz 2014, 03:36:12 ÖS 15 »

bilen biliyor.

Amenna ve saddakna ..
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #94 : 23 Temmuz 2014, 03:11:02 ÖÖ 03 »

Birkaç hadis-i şerif..

"El ulamau verasetul enbiya, hukemau ulamau kedau en enbiyaye min fekhihim.

Alimler, Resulullah'ın varisleridir, hikmet sahibi alimler, fıkıh açısından nebiler seviyesindedirler."

“4291...Rasulullah (SAV)'in şöyle buyurduğunu rivayet etti dedi.

Allah (c.c) bu ümmete her yüz yıl başında dinini yenileyecek birisini (bir müceddid) gönderecektir."
(Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14/412. Melahim hadis no: 4291)


Şu bir gerçektir ki benden sonra peygamber yoktur. Ama halifeler gelecek hem de çok olacaklar."

Ashab: O halde bize ne emredersin? dediler.

"Birinciye ve Ondan sonra gelene (sıra ile) yaptığınız bey'ati tutun! “
(Müslim, imare 44 H.No.1842, 3/147 Buhari, Enbiya 5, Fethu'l, Bari 6/495, ibni Mace, Ci-had 42k, H.No. 2871, 2/958, Ahmed 2/97)

"Sahabem yıldızlar gibidir, hangisine tabî olursanız, hidayete erersiniz."

Muhacirlerden ve Ensardan ilk öne geçenler ile bunlara güzelce tabi olanlar... Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O 'ndan razı olmuşlardır. (Allah) onlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş budur.
Tevbe 100
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #95 : 23 Temmuz 2014, 03:18:08 ÖÖ 03 »

Birkaç Hadis-i şerif..

Hz.Muhammed (sav)'den sonra Vekaleten Devrin İmam‘ı Hz.Ebu Bekir'e (r.a) tâbîyet;

"Ömer bu sözleri söylerken öne doğru çıkıyor ve biat etmek üzere ellerini Ebu Bekir'e doğru uzatıyordu...Nihayet ensar da sanki gökten büyük bir haber almışçasına koşuşarak Ebu Bekir'e biat etti...!

Müslümanlar başlarında işlerini düzene sokacak bir halife olmaksızın bir gün bile geçirmeyi hoş görmemişler ve bu duruma bir çözüm bulmaya calışmışlardı...

Resulullah henüz defnedilmemişti...Fakat Allah İslam‘ı ve müslümanları o gün Ebu Bekir'le onurlandırdı.  (Beş Raşid Halife (Hulefaü'r Resul) Halid Muhammed Halid S.73)

(1737) Hz:Ömer atılarak; "Bilakis biz sana biat ediyoruz.Sen bizim Efendimizsin, en hayırlımızsın, üstelik Resulullah (a.s)'a da en sevgili olanımızsın!... dedi ve Hz.Ebu Bekir (r.a)'in elinden tutup ona biat etti.

Hz.Ömer (r.a)'i müteakip halk da ona biat etti."
 
(Buhari, Fedailu'l-Ashab 5, Cenaiz 3, Megazi 83; Nesai, Cenaiz 11, (4,11) Ibrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akcag Yayınları:6/465-469)

(1738) Hz.Ömer derki; Ebu Bekir'e "Ey Ebu Bekir uzat elini" dedim. Elini uzattı ben ona biat ettim. Muhacirler de biat ettiler. Sonra de Ensar biat etti."

(Buhari, Muharibin 30,31, i'tisam 16 Mezalim 19, Menakibu'l-Ensar 46, Megazi 11; Müslim, Hudud 15, (1691) Ibrahim Canan, Kuzub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akcağ Yayınları:6/465-469)

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #96 : 23 Temmuz 2014, 03:23:54 ÖÖ 03 »

Birkaç Hadis-i şerif..

Hz.Ebu Bekir'e (r.a)'dan sonra Vekaleten Devrin İmam‘ı Hz.Ömer (r.a)'a tâbîyet;

Umeyr b. Atiyye anlatıyor: Ömer b. Hattab'a geldim ve "Ey mü'minlerin emiri!....UZAT ELİNİ SANA BİAT EDEYİM." dedim.

(Hz.Ömer r.a.) Elini uzattı ve güldü: "BU BİZİM SİZE, SİZİN BİZE KARŞI HEPİMİZİN VAZİFESİDİR." dedi.

(Kenz'ul-Ummal: 1/81) (Hadislerle Hz.Peygamber ve ashabinin yaşadığı müslümanlık Timaş yayın M.Yusuf Kandehlevi sayfa 252)

Eshab'ın Hz.Ömer'e (r.a) biatı: "Enes (r.a) anlatıyor; Medine'ye geldim. Ebu Bekir vefat etmiş ve Ömer halife seçilmişti.

Ömer'e: Uzat elini senden önceki arkadaşlarıma biat ettiğim gibi gücümün yettiğince dinlemek ve itaat etmek üzere SANA BİAT EDEYİM dedim.“

(İbn-i Sa'd;İbn-i Ebi Şeybe; Tayalisi; Kenz'ul-Ummal:1/8)(Hadislerle Hz.Peygamber ve ashabı‘nın yaşadığı müslümanlık Timaş yayın M.Yusuf Kandehlevi sayfa 252)

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #97 : 23 Temmuz 2014, 05:11:23 ÖS 17 »

Hz.Ömer r.a 'dan sonra Vekaleten Devrin İmam ’ı Hz. Osman r.a 'a tabîyet;

"Bunun üzerine Abdurrahman onlara;....dedi. Sonra diğerine yönelerek, ona da buna benzer sözler söyledi. Her ikisinden de misak (yani söz) aldıktan sonra,

"Ey Osman kaldir elini!" dedi ve ona biat etti. Ali r.a.'de biat etti.

Sonra (kapılar açıldı) Medine halkı da gelip Hz.Osman'a biat etti."

(Buhari, Fedailu'l-Ashab 8, Cenaiz 96, Cihad 174, Tefsir, Haşr 5, Ahkam 43.)(İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akcağ Yayınları:6/490-493. H.no: 1744)


"Bunun üzerine insanlar koşup Osman'a biat etmeye başladılar. Osman r.a 'a biat etmek için O 'nun elini tutan ilk Ali oldu... ardından diğer müslümanlar gelerek Osman'a biat ettiler...."
 
(Beş Raşid Halife (Hulefaü'r Resul), Halid Muhammed Halid S. 280,281)

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #98 : 23 Temmuz 2014, 05:17:02 ÖS 17 »

Hz. Osman r.a' dan sonra Vekaleten Devrin İmam’ı Hz.Ali r.a 'a tabîyet;

"İyiyle kötüyü birbirinden ayırabilen, akıl ve izan sahibi Medineli insanlar ileri atılıp isyancılardan önce imam Ali'ye halife olarak biat etmeye başladılar..."
 
(Beş Raşid Halife (Hulefaü'r Resul), Halid Muhammed Halid S. 438)

"İbni Kesir şöyle diyor; Seyf b. Ömer bir grup hocasından nakletti:...

Neticede yine Hz. Ali 'ye müracaat ettiler, onun üzerinde ısrar ettiler. El-Esturu'n -Nehai elini tuttu ve O'na bey'at etti." (El-Eidaye ve'n-Neihaye 7/227, Taberi 4/434)

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #99 : 23 Temmuz 2014, 05:21:50 ÖS 17 »

Hz.Ali r.a 'dan sonra Vekaleten Devrin İmam’ı Hz. Hasan r.a 'a tabîyet;

"Hasan Basri demiştir ki; Ben Ebu Bekir r.a 'ı işittim. Şöyle demişti;

"Resulullah a.s' ı minberde gördüm, yanında Hz.Hasan ibnu Ali vardı. Bazen halka yöneliyor, bazen Hasan'a yöneliyor ve "Şu oğlum seyyiddir. Umulur ki Allah bununla iki muazzam müslüman orduyu sulha kavuşturacak" diyordu."

(Buhari, Sulh 9, Menakib 25, Fedailu'l-Ashab 22, Fiten 20) (İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akcağ Yayınları:6/500-5001. H. no:1746)


"Hz.Hasan r.a Resullullah a.s 'in torunudur. Babası Hz. Ali, annesi Hz. Fatıma r.a' dir... Babası Hz. Ali r.a şehid edildiği zaman (hiçreti 40.yılı Ramazan'ı) kendisine biat edilmişti.

Biat akdi babasının ölüm anlarında tamamlanmıştır. Biat edenlerin sayıca 40 binden fazla olduğu belirtilir."

(İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akcağ Yayınları:6/501. 1746. hadisin açıklaması)
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
Ezhattım
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 343


« Yanıtla #100 : 24 Temmuz 2014, 02:39:35 ÖÖ 02 »

Yine İmam Şafi-i (rh.) ın sözü aklıma geldi

Şöyle ki;

“Ben zaman bir alim ile karşılaştıysam onu hep yendim ne zamanki bir cahil ile karşılaştıysam oma hep yenildim”

İmam Şafi-nin dediği gibi en cahil ne asıl bilir ne usül bilir nede kaide bilir. Rast gele konuşur ezbere konuşur Aklını din edinir.

Şimdi şu cümlelerime karşılık verilen cevaba bakın;

“Kafir(in küfrü) hakkında şüphe edenin kafir olacağı hakkında bütün kıble ehli arasında bir ihtilaf yoktur.  Çünkü küfür hakkında şüphe eden kişinin imanı yoktur, zira bu kimse imanı küfürden ayırd edemiyor, imanla küfrün farkını bilmiyor demektir.”

Biz bunu söylerken şimdi cevaba bakın.

“Ayırt etmemek başka, "EDEMEMEK" başka.

Fakat her iki durumda da hesap edemediğin, kendi hesabının dışında, bilerek veya bilmeyerek  hesabına katmadığın, "MERHAMETLİLERİN EN MERHAMETLİSİ OLAN" Yüce ALLAH 'ın hesabı buna dahil değil.


De ki: "Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah 'ın rahmetinden umut kesmeyin. Allahbütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir."
Zümer 53Ancak tevbe edip inanan ve faydalı bir iş yapanlar, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere değiştirecektir. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Furkan 70-osiko-alınıtı”


Benim o cümlelerimde hesaba katmadığını söylediği şeyi nasıl çıkarabildin gerçekten hayret. Aslında bu bile bir ustalık olsa gerek.

Ben diyorum ki kafirin küfrü hakkında şüphe eden kafir olur çünkü  küfre sapan kişi demektir. O halde küfür olan şey hakkında şüphe etmek küfürdür. Bu bu kadar açık iken vatandaş kalkmış şu ayetleri bu sözü çürütmek için delil getirmektedir.

De ki: "Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah 'ın rahmetinden umut kesmeyin. Allahbütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir."
Zümer 53

Şimdi benim söylediğim söz ile Allah’tan umut kesmenin ne alakası vardır? Bu nasıl koyu bir cehalet böyle yaw. Zümer 53.ayette Allah bütün günahları bağışlar demektedir. Ayeti Kur’an bütünlüğünde değerlendirmediğimiz takdirde dünyadaki gelmiş geçmiş tüm kafirlerin cennete girebileceği ve günahlarının bağışlanabileceği sonucu çıkmaktadır.

Yani ateistler,Yahudiler,Hıristiyanlar,sabiler,Mecusiler,dehriler vs vs evet bunların hepsi günah işlemekteler fakat bazı aklını yitirmiş ve Allah’ın ayetlerini hoyratça alakasız meselelere haml eden bazı dervişlerin iddiasına göre bunlar bağışlanacaklardır.
Peki işin aslı bumudur?

Şimdi şu ayetlere bakalım.

Andolsun, "Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler küfre düşmüştür. Oysa Mesih'in dediği (şudur:) "Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Çünkü O, kendisine ortak koşana şüphesiz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir. Zulmedenlere yardımcı yoktur."Maide/72

“Hiç şüphesiz, Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır”Nisa/116

“Doğrusu Allah, kendine eş koşulmasını (eş koşanın günahını) bağışlamaz. …”Nisa/48


İşte cehillerin cehaletinin belgesi. Allah şirk işleyenlerin günahlarının bağışlanmayacağını ifade etmektedir. Kur’an ayetleri hususunda bir metodoloji takip edilmediği takdirde sanki Kur’an da çelişki varmış sonucu ortaya çıkar ki bunu iddia edenler aslı itibarıyla kafirdirler.

Vermiş olduğu Furkan/70.ayete bakkalım;

Ancak tevbe edip inanan ve faydalı bir iş yapanlar, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere değiştirecektir. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.Furkan /70

Biz ne demiştik sözümüzü tekrar hatırlatalım.

Küfür hakkında şüphe eden henüz iman ile küfür çizgisini ayırt edemediği için Müslüman olamaz. Buna İslam hükmü verilmez. Amcam bizim bu sözümüzü çürütmek için bu ayeti delil getirdi. Ayet ne diyor.

Küfre sapıp ancak bu küfürden rücu edenler yani tevbe edenler yani küfürlerini terk edenler evet bunlar bağışlanacaktır. Bu zaten İslamın belkide binlerce ayetinde geçmektedir. Hatta Kur’an da Tevbe adında birde sure mevcuttur. Tevbe etmek Müslüman olmak demektir. Müslüman olan insanların geçmiş tüm günahları bağışlanır Müslüman olduktan sonra şirk ve küfür hariç diğer günahları da dünyada çekmiş olduğu günahlarına karşılık af edilir.

Daha evvelde dedim ya bu yaşıma geldim ben hayatımda böyle bir cahil akılla hiç karşılaşmadım. Bazı inswanların birçok yönü düzgündür bazı düşüncelrinde arızi durumlar mevcuttur anck bunun her bir tarafı tam bir bataklıktır.

Deveye sormuşalra neden boynun eğri devede benim nerem düz ki demiş” Aynen bunun misalı. Biri lazım ki bilgisayarın başına otursun ve bu adamın batıl fikirlerine cevap versin. :Ben şahsen yoruldum. Bundan sonra şeyhül İslam İbn-i Teymiyye “Rahimehulla”ona cevap versin.

İbn-i Tevmiyye diyor ki;

Onlardan kimi, Alîm, Kadir, Semî', Basîr gibi sıfatları eş anlamlı özel isimler olarak değerlendirirken, kimi de ilim olmaksızın, Alîm, kudret olmaksızın Kadîr, duyma ve görme olmaksızın Semî' ve Basîr'dir derler. Böylece ismi kabul eder, ama sıfatların ihtiva ettiğini reddederler.

Bunların görüşlerinin geçersizliği ve apaçık aklî kurallarla ve sahih rivayetlerle çelişkisi başka yerlerde açıklanmıştır.

Bunlar, bir şeyden kaçayım derken başkasına ve daha kötüsüne yakalanıyor ve sonuçta tahrif ve ta'tile sapıyorlar.

Eğer daha iyi düşünebilseler aklî kuralların gerektirdiğine uyarak benzer şeyleri bir tutar ve benzemeyenlerin arasını ayırırlardı. İşte o zaman Resûlüllah'a Rabbimiz tarafından indirilenin hak olduğunu görenlerden ve kendilerine ilim verilenlerden olurlardı. O zaman Azîz ve Hamîd olan Allah'ın yoluna hidâyet ettiren şeyin Resulüne indirilmiş olan şey olduğunu görürlerdi.

Ancak onlar ne dediklerini bilmez cahillerdendir.

- Akıl edilebilir şeylerde Müşebbihe,
- aklî değerlendirmelerde Sofist,
- nakli şeylerde ise Karamita'dandırlar.

Çünkü aklî bir zorunluluk olarak bilinmektedir ki, başkasına ihtiyacı olmayan kadîm bir varlığın bulunması kaçınılmazdır. Zira hayvan, maden ve bitki gibi sonradan meydana gelenlerin meydana gelişlerini bizzat müşahade ediyoruz. Sonradan meydana gelenin bir var edicisinin ve mümkünü yaratan birinin varlığı kaçınılmazdır.

Yüce Allah'ın buyurduğu gibi:

"Yoksa kendileri, hiçbir şey olmadan  mı yaratıldılar? Yoksa yaratanlar kendileri midir?". (52 Tûr 35)

Yaratıcısız yaratılmadıklarına ve kendi kendilerini yaratmadıklarına göre kaçınılmaz olarak onları yaratan bir yaratıcının bulunması ortaya çıkmaktadır.

"Allah'ın sıfatları hakkında söylenenler, zâtı hakkında söylenenlerin aynı olmalıdır", kuralıdır.

Çünkü nasıl ki O'nun zâtı konusunda eşi ve benzeri yoksa, sıfatları ve fiilleri konusunda da bir benzeri yoktur. Zâtlara benzemeyen gerçek bir zâtı olunca, zâtı da diğer sıfatlara benzemeyen gerçek sıfatlarla muttasıftır.

Nakil sona ermiştir.

Yaw insan bu kadar mı cahil olur yaw?;

Kalkmış alimlerin peygamber varisi olduklarına dair bana hadis getiriyor. Ya be ey insan önce benim alimler hususundadaki fikrimi bir sor ondan sonra o delilleri getir. Benim bu forumda alimlerin peygamber varisleri olduklarını ve Allah'ın kitabının korunma görevinin bu alimlere verildiğini Maide/44 belkide onlarca sayfadan oluşan yazılarım var maklallerim var.

Evet bu forumda Mülsüman ve Rahmetli nickleriyle yazan bazı kişiler vardır bunlar alim filan takmıyorlar kendilerini alim statüsünde görüyorlar sen o kişilerle konuştuğun vakit git o delilleri onlara göster.

Benim alimlerle ilgili bir sıkıntım yoktur ki;

Ben sana diyorum Kur'an ve sünnette hem alimlerin hemde alim kisvesindeki sapıkların zalimlerin sıfatları var senin alim dediklerin hangi sınıfa giriyor ona bak diyorum? Be hey insan göbeğimi çatlattın yaw.
Logged
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #101 : 24 Temmuz 2014, 03:22:30 ÖÖ 03 »

İmam Şafi-nin dediği gibi en cahil ne asıl bilir ne usül bilir nede kaide bilir. Rast gele konuşur ezbere konuşur Aklını din edinir.

Bütün cehalet şu cümleyi kuranın kendisindedir;

Diyor ki;

(Yani ateistler,Yahudiler,Hıristiyanlar,sabiler,Mecusiler,dehriler vs vs evet bunların hepsi günah işlemekteler fakat bazı aklını yitirmiş ve Allah’ın ayetlerini hoyratça alakasız meselelere haml eden bazı dervişlerin iddiasına göre bunlar bağışlanacaklardır.
Peki işin aslı bumudur
?)

Evet budur..

Ben demiyorum, ayetler bunu ifade ediyor. Genelleme yaparak kullandığın her bir kelimeden sorumlusun. Sen kimsin ki, Allah 'ın adına hüküm veriyorsun. Sen kimsin ki, insanları kendince cehennemlik diye sınıflandırıyorsun.

(Haşa) Ya Allah bu iş için seni görevlendirdi.? Ya da Allah 'ın işine burnunu sokuyorsun.?

Andolsun, "Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesih'tir"
diyenler küfre düşmüştür. Oysa Mesih'in dediği (şudur:) "Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Çünkü O, kendisine ortak koşana şüphesiz cenneti haram kılmıştır, onun barınma yeri ateştir. Zulmedenlere yardımcı yoktur."Maide/72

“Hiç şüphesiz, Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır”Nisa/116

“Doğrusu Allah, kendine eş koşulmasını bağışlamaz. …”Nisa/48


Ayetlerdeki ifadeyi algılamanda sorun var. Aslında bende gördüğünü zannettiğin, hasar, kusur, özür kendinde..!


Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #102 : 24 Temmuz 2014, 03:38:50 ÖÖ 03 »

Adam İsa a.s 'ın şeriatına tabii olmuş ve, Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesih'tir demediyse..!

Allah 'a ortak koşanlardan değilse..!

Allah 'a şirk koşanlardan değilse..!

Allah 'a eş koşanlardan değilse..!

Yapmış olduğun bu tahribatın, tahrifatın vebalini kime ve nasıl vereceksin.?

Senin bildiğin İslam Dini, Senin anladığını, idrak ettiğini ifade edip durduğun Kuran bilgin bu ise, bırak sen kendine bak. Hiç bir ayetin, ayetteki sunulan ifadesini anlamıyorsun.

Yarım doktor insanı candan,
Yarım hoca, insanı dinden edermiş.

Başkalarına bakma, kendini gör yeter. Allah seni bunun için yarattı. Başkalarının inancını ölçmek, başkalarının imanını tartmak için var edilmedin. Kendine bak, kendine..

Hangi Yahudinin, hangi Hıristiyanın inanç ve imanını sorguladın.?

Sen iman ölçermisin..? Kendi burnunun ucunu göremeyen şu adamın yaptığına bakın..!

Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #103 : 25 Temmuz 2014, 03:24:04 ÖÖ 03 »

“Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tabi olun, onların sözlerine kulak verin. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir. ”
Yasin 21

 
“ALLAH ile kul arasına girilmez” diye ahkam kesenler...

Evliya 'nın, dost diye manasını değiştirenler...

Bilsinler ki, bu alem beni Adem Hazret-i insan için yaratıldı. Çünkü Hazret-i insan ayineyi Rahman ’dır.

Hazret-i insanda Allah-u Teala , hazretlerinin fiili ve subuti sıfatlarının beni Adem’de zuhur ve tecelli eylediği gibi hiçbir eşyada zuhuru görülemez!

Hazret-i insan alemin küçültülmüş nüvesidir. Manası ile “yeryüzünde halifemi yaratacağım” hitabının tecellisi ve sırrı ilahidir!

Nuru Muhammedinin zuhur mercii hazret-i insan, nazargahı ilahi olan insan-ı kamil!

İnsan-ı kamilin en büyük rütbe ve makamı ise ne kadar rahmet-i ilahi ile yücelirse yücelsin Hz. Allah ’ın zatına karşı yokluktur, abd 'iyettir.

“La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü vehüve alâ kulli şey’in kadir.”

Allah’dan başka ilah yoktur. Şeriki, benzeri de yoktur. Mülk onundur. Ancak hamd ona mahsustur. Zira her şeylere kadir olan Hz. Allah ’ın zatıdır.
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
osisko
Derviş
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593

Edep ya Huuu..


« Yanıtla #104 : 26 Temmuz 2014, 01:40:49 ÖÖ 01 »

Din-i İslam 'ın manasını Asr-ı Saadet gibi yaşamaksa muradımız,

İçtihatsız şeriat, ehlini doyurmadığı gibi, cehennemden başka görgüsü olamayan, mecrasından saptırılmış Din-i İslam 'ı anlatan na-ehlin izahı..!

Gerçeği yaşayanları tatmin etmediği gibi, geçici hayatın garnitürü imiş gibi göstermekten ileriye yol bulamadığı zamanımızda çarpık yaşanılan bir vakıadır.

"Ben sizin Rabbınız değil miyim".? Hitabına "Evet" demeyen, dünyada cesetlenmiş ruhlar, sonsuz rahmet-i ilahiyenin zuhuru ile aralanan mağfiret kapısından geçmeye yeltenirler.

Her halinde samimi olanların da rahmet kapısından geçtikleri görülebilir. Bu yönlü rahmet-i ilahiyeden istifade edenler çoğunluktadır.!

Adem a.s: "Rabbenâ, zalemnâ" dedi: "Ey Rabbımız, biz nefsimize zulmettik" diye tövbe, istiğfar etti. Derecesi yüceldi.

Kıyamete kadar ALLAH 'ı bilen evlatlarına aczini bilmekte örnek oldu.

Şeytan da: "Beni azgın kılışın hakkı için diye, hakikati idrak edemedi.

ALLAH 'ı suçladı. Huzurdan kovuldu ve lanetlendi. Çünkü gerçek ilim bu değildi.

ALLAH 'ı yeteri kadar bilmeyenlerin nefis duygusundan başka bir ilme sahip olamamanın yenemeyecek kadar acı ürünü idi ..!

"Yedullâhi fevka eydîhim" (Allah'ın eli onların ellerinin üzerindedir.)
Fetih 10
Logged

"Kul 'a bela gelmez Hak yazmayınca,
Hakk bela yazmaz, kul azmayınca"..
Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8 9   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.26 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu