Sahih Bir Hadisi İnkar Etmek de Rasule İftiradır!

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > PEYGAMBERLER ve Örnek Şahsiyetler (Bilgi Platformu) > Peygamber Efendimiz S.A.V > Hadisler > Sahih Bir Hadisi İnkar Etmek de Rasule İftiradır!
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > PEYGAMBERLER ve Örnek Şahsiyetler (Bilgi Platformu) > Peygamber Efendimiz S.A.V > Hadisler > Sahih Bir Hadisi İnkar Etmek de Rasule İftiradır!
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Sahih Bir Hadisi İnkar Etmek de Rasule İftiradır!  (Okunma Sayısı 5092 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kalemşör
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93



WWW
« : 11 Mayıs 2014, 02:40:17 ÖS 14 »

Sahih Bir Hadisi İnkar Etmek de Rasule İftiradır!

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, mütevatir olarak nakledilen hadisinde: "Kim benim adıma kasten yalan söylerse cehennemde oturacağı yerini hazırlasın" buyurmuştur.
 
Bu hadis, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem adına hadis uydurmanın tehlikesini ifade ettiği kadar, kendisine sahih yolla, güvenilir raviler kanalıyla ulaşan bir hadisi inkar etmenin tehlikesini de bildirmektedir. Zira böyle bir hadisi inkar eden kimse: "Bunu rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem söylemedi" diyerek, O'nun adına yalan söylemiş olmaktadır!
 
"Bir takım kimseler) "Allah'a ve Peygambere îman ve itaat ettik" derler; sonra da onlardan bir gurup, bunun ardından yüz çevirir. Bunlar mü'min değillerdir." (Nur 47)
 
"Peygamberi kendi aranızda çağırmayı, birbirinizi çağırmakla bir tutmayın. Allah, içinizden birbiri arkasına gizlice sıvışanları elbette bilmektedir. Bu itibarla, O'nun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belânın gelmesinden, yahut acı bir azaba uğramaktan sakınsınlar." (Nur 63)
Logged

maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #1 : 11 Mayıs 2014, 04:08:07 ÖS 16 »

Eğer peygamber yaşıyor olsa ve konuşsa herkes başım üstüne diyecektir. Ama peygamber vefat edeli 1400 yıl oldu.
Aradan geçen 1400 yıllık süreç ile gelen  bir hadisin sahih olduğuna kim karar verecek ?

Hadisin kesin doğru olduğuna nasıl iman edeceğiz?
Kriteriniz nedir ?
allah kurandan hesaba çekeceğini beyan ediyor
hadislere iman ve hadislerden hesaba çekilme beyanı bilgisi varmı ?
Logged
kalemşör
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93



WWW
« Yanıtla #2 : 11 Mayıs 2014, 04:42:45 ÖS 16 »

Allah subhanehu ve teala kitaba, mizana, hikmete ve bunun dışında nebinin nutku üzere akan vahye ittiba etmemizi istemektedir. Kim Kur'an'ın bu emrini Nebinin yaşamış olduğu muayyen bir asra tahsis ederse o kendisini batıla teslim etmiş ve dosdoğru yolu terk etmiş olur.

Hadisin kriterleri Kur'an ve bedihi ilkelerle tespit edilmiştir.  Kur'an bizden sika ve dabtı iyi olan bir kimsenin haberini tasdik etmemizi istemektedir. Zaten diğer hadler de bunlarla sabit olmaktadır.

Hepimiz Peygamberin getirdikleri ile hesaba çekileceğiz. Bunu Kur'an ile sınırlamak nassı tahrif etmek olur.
Logged

maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #3 : 11 Mayıs 2014, 05:07:26 ÖS 17 »

Cevaplarınız net ve ikna edici değil.
Herkese açık bir platform olduğumuz için
Farklı düşünen hiç inanmayan ya da eksik ve yanlış bilen olabilir.
Tezinizin kabul görebilmesi ve eğer doğru ise doğruluğunun ispatı için soru ve sorgulamalarimiza daha açık net delilli kaynaklı isimli belgeli halk dili ile aciklayabilirseniz sevinirim.

Amacımız konu üzerinde her yönden konuşarak en doğruyu yakalamaktir inşallah. ...
Logged
kalemşör
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93



WWW
« Yanıtla #4 : 12 Mayıs 2014, 02:31:38 ÖÖ 02 »

Konu zaten maruf. Sorularınıza verdiğim kısa cevaplar aklını müsteşriklerin pasif işgallerine kapatan kimseler için tatmin edici. Sünnetin anayasal konumuna dair cilt cilt eserler yazılmış ve münkirlerin pasif şüpheleri def edilmiş. Benim daha fazla yazmamın fazla bir anlamı yok. Ama hadis metodolojisini incelemek istersen hadis usulu dersleri yapabiliriz. Cerh ve tadil metotları üzerine etüdler yapar ve fikir teatilerinde bulunuruz.

Allah subhanehu ve teala ''fasık birisi size haber getirdiği zaman onu araştırın'' buyurmaktadır. ayetin mefhumu muhalifi ki bu nastır: ''sika birisi size haber getirirse kabul edin'' demektir. Hadis usulu ilmi ile bundan daha fazlası-naslardan hareketle- ortaya konmuş; daha dakik ve teknik cerh metotlarının ilkeleri saptanmıştır. Birileri mevcut metodolojiden daha iyisinı ortaya koyabilirse elbette onu nazarı itibara alırız. Fakat birileri sünneti bırakır bize Kur'an yeter der sonrada kendi basit ve fasit anlayışını Kur'an kisvesinde lanse etmeye kalkışırsa; biz bu rezilliğin tam olarak karşısındayız!
Logged

Müslüman
Süper Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 516


Allah c.c kelamını kul kelamı ile eşitlemeyin.


« Yanıtla #5 : 12 Mayıs 2014, 09:57:11 ÖÖ 09 »



Allah subhanehu ve teala ''fasık birisi size haber getirdiği zaman onu araştırın'' buyurmaktadır. ayetin mefhumu muhalifi ki bu nastır: ''sika birisi size haber getirirse kabul edin'' demektir.


yasak ve haram konusunda oldugu gibi maalesef bu konuda da yanlisa dusmussun.

Bir ehl'i hadis, kitabinda sayet Buhari ve Muslim haricinde bir kaynakta hadise yer verirse onu tahric ederek der ki "şu şu tarikle sahih olarak, mursel olarak vs gelmistir". Sayet hadis Buhari ve Muslim'de geciyorsa tahrici dahi yapilmaz oldugu gibi kabul edilir, Buhari ve Muslim dediyse is bitmistir yani.

Oysaki, Ahmed b. Hanbel'e gore Buhari ve Muslim'deki hadislerin bir bolumu munker (zayif bir ravinin sika ravilere muhalif rivayet etmesi) olabilmektedir. Peki nasil oluyor bu?

Bir alinti paylasayim;

Muhammed b. ishak;

Ahmed b.Hanbel de onun hakkında: “Hasenü’l Hadis’tir.” demiştir.
El İclî: “ (Muhammed b. İshak ) sikadır.”
İbn-i Adiyy: “İbn-i İshak’ın pek çok hadisini araştırdım. Ancak aralarında onun kesin olarak ‘zayıf’ diye nitelendirmesine yol açan bir şeye rastlamadım.”
İbn-i Medînî: “Onun hadis(ler)i benim indimde sahihtir.”
Şu’be: “Saduktur.”
Ebu Hâtim: “( İbn-i İshak’ın ) hadisi yazılır.
el Bedru’l Aynî: “İbn-i İshak, Cumhur indinde sika (:güvenilir) bir kimsedir.

İbn-i Humam, “Şerh’ul Hidâye” (Fethu’l-Kadîr) de (1/31)şöyle der: ‘...
İbn-i İshak’a gelince; gerek bizim indimizde ve gerekse muhakkik muhaddisler indinde onun sika olduğu konusunda herhangi bir şüphe söz konusu değildir’...”

Farkli goruste olanlar da var;

Dârekutnî gibi büyük hadisçiler, bunun rivayetlerini vâhî, son derece sakat görmüşlerdir.
Zehebî: "Sîresini, rivayet zinciri kopuk, tanınmayan, bilinmeyen şeylerle, yalan şiirlerle doldurmasından başka bir günahını bilmiyorum" diyor.
Nesâi ve başkaları, İbn İshak için "Sağlam değildir",
Dârekutnî: "Sözleri kanıt olamaz",
Süleyman et-Teymî, Hişâm ibn Urve: "Yalancıdır",
İmam Mâlik: "Deccâllerden biridir!",
Hammâd ibn Seleme: "Zarurî olmadıkça İbn İshak’tan rivayet etmedim";
Yahya el-Kattân: "Muhammed ibn Ishâk'ın yalancı olduğuna tanıklık ederim." demişlerdir.

Mâlik b. Enes kendisinden hoşnut değildi. Aynı şekilde Yahya b. Sa’id el Kattân da kendisinden rivayette bulunmazdı. Onun hakkında Yahya b. Ma’în, “O, hüccet değildir.” ve Ahmed b. Hanbel, “Ondan şu hadisler -yani megâzi vb.- yazılır. Ancak helal ve haram (konusunda bildiren hadisler) söz konusu olduğunda şöyle birilerini -ondan daha kuvvetlilerini- isteriz.” demişlerdir. (...) (Onu eleştirenler) onu, ehl-i kitaptan ve daha sonra zayıf kimselerden rivayette bulunması ve isimlerini tedlis (gizlemesi, gizleyerek aldatması) etmesi noktasından kınamışlardır.

*

Ne demistin;  sika birisi size haber getirirse onu kabul edin.

Simdi; İmam Malik'e gore " deccal" olan ve İmam Hanbel'e gore de sika; "guvenilir" olan İbn İshak'tan gelen bir rivayeti siz kime ve neye göre kabul edeceksiniz?
Logged
kalemşör
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93



WWW
« Yanıtla #6 : 12 Mayıs 2014, 11:56:38 ÖS 23 »



Allah subhanehu ve teala ''fasık birisi size haber getirdiği zaman onu araştırın'' buyurmaktadır. ayetin mefhumu muhalifi ki bu nastır: ''sika birisi size haber getirirse kabul edin'' demektir.


yasak ve haram konusunda oldugu gibi maalesef bu konuda da yanlisa dusmussun.

Bir ehl'i hadis, kitabinda sayet Buhari ve Muslim haricinde bir kaynakta hadise yer verirse onu tahric ederek der ki "şu şu tarikle sahih olarak, mursel olarak vs gelmistir". Sayet hadis Buhari ve Muslim'de geciyorsa tahrici dahi yapilmaz oldugu gibi kabul edilir, Buhari ve Muslim dediyse is bitmistir yani.

Oysaki, Ahmed b. Hanbel'e gore Buhari ve Muslim'deki hadislerin bir bolumu munker (zayif bir ravinin sika ravilere muhalif rivayet etmesi) olabilmektedir. Peki nasil oluyor bu?

Bir alinti paylasayim;

Muhammed b. ishak;

Ahmed b.Hanbel de onun hakkında: “Hasenü’l Hadis’tir.” demiştir.
El İclî: “ (Muhammed b. İshak ) sikadır.”
İbn-i Adiyy: “İbn-i İshak’ın pek çok hadisini araştırdım. Ancak aralarında onun kesin olarak ‘zayıf’ diye nitelendirmesine yol açan bir şeye rastlamadım.”
İbn-i Medînî: “Onun hadis(ler)i benim indimde sahihtir.”
Şu’be: “Saduktur.”
Ebu Hâtim: “( İbn-i İshak’ın ) hadisi yazılır.
el Bedru’l Aynî: “İbn-i İshak, Cumhur indinde sika (:güvenilir) bir kimsedir.

İbn-i Humam, “Şerh’ul Hidâye” (Fethu’l-Kadîr) de (1/31)şöyle der: ‘...
İbn-i İshak’a gelince; gerek bizim indimizde ve gerekse muhakkik muhaddisler indinde onun sika olduğu konusunda herhangi bir şüphe söz konusu değildir’...”

Farkli goruste olanlar da var;

Dârekutnî gibi büyük hadisçiler, bunun rivayetlerini vâhî, son derece sakat görmüşlerdir.
Zehebî: "Sîresini, rivayet zinciri kopuk, tanınmayan, bilinmeyen şeylerle, yalan şiirlerle doldurmasından başka bir günahını bilmiyorum" diyor.
Nesâi ve başkaları, İbn İshak için "Sağlam değildir",
Dârekutnî: "Sözleri kanıt olamaz",
Süleyman et-Teymî, Hişâm ibn Urve: "Yalancıdır",
İmam Mâlik: "Deccâllerden biridir!",
Hammâd ibn Seleme: "Zarurî olmadıkça İbn İshak’tan rivayet etmedim";
Yahya el-Kattân: "Muhammed ibn Ishâk'ın yalancı olduğuna tanıklık ederim." demişlerdir.

Mâlik b. Enes kendisinden hoşnut değildi. Aynı şekilde Yahya b. Sa’id el Kattân da kendisinden rivayette bulunmazdı. Onun hakkında Yahya b. Ma’în, “O, hüccet değildir.” ve Ahmed b. Hanbel, “Ondan şu hadisler -yani megâzi vb.- yazılır. Ancak helal ve haram (konusunda bildiren hadisler) söz konusu olduğunda şöyle birilerini -ondan daha kuvvetlilerini- isteriz.” demişlerdir. (...) (Onu eleştirenler) onu, ehl-i kitaptan ve daha sonra zayıf kimselerden rivayette bulunması ve isimlerini tedlis (gizlemesi, gizleyerek aldatması) etmesi noktasından kınamışlardır.

*

Ne demistin;  sika birisi size haber getirirse onu kabul edin.

Simdi; İmam Malik'e gore " deccal" olan ve İmam Hanbel'e gore de sika; "guvenilir" olan İbn İshak'tan gelen bir rivayeti siz kime ve neye göre kabul edeceksiniz?

''Yasak ve Haram konusun da olduğu gibi yanlışa düşmüşsünüz...'' demenizden Kur'an-ı Kerimin kelamını ya görmediğinizi ya da anlamadığınızı anlıyorum.  Çünkü ben Resulün haram kılma yetkisini kendi zannım ile ortaya koymuş değilim. Size Kur'anın Nebiye hem nehiy hem de haram kılma yetkilerini tam olarak ıtlak ettiğini belirttim.
Mezkur ayetleri tekrar aktarıyorum inanmak ya da inanmamak tarafınızın takdirine kalmış!

'' مَا حَرَّمَ اللّهُ وَرَسُولُهُ'' ''Allah ve Resulünün haram kıldığı şeyi'' bu ayeti görüyor musunuz? vav atıf edatı ile haram kılma hem Allah subhanehu ve teala'ya hem de Resulüne atfedilmiş!

''Resul haram kılamaz ancak koysa koysa yasak koyabilir'' diyen Mustafa İslamoğlu ve Mukallitleri bu sözleri ile ne demek istiyorlar?

Yasak arapça bir kelime değilken bunun mukabilinde nehiy kelimesini alalım ve haram ya da helal tayin etme yetkisinden tefrik edelim sonra da ''yasak'' kelimesine kendi uydurellezi minelbecer menhecimizden bir anlam verelim diyorlarsa bu rezillikten biz beriyiz!

   ''Allah'a ve Ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Peygamber'in haram kıldığı şeyleri haram saymayan ve gerçek dinî benimsemeyen yahudi ve hıristiyanlar ile, bunlar size boyun eğip kendi elleri ile cizye verene dek savaşınız.'' (Tevbe/29)

 يَأْمُرُهُم بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَاهُمْ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَآئِثَ

(o peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten nehyeder, tertemiz ve iyi olan şeyleri helal, kötü ve zararlı şeyleri haram kılar... A'raf-157)


Diğer meseleye gelince kim sana dedi ki kendisinin sikalığı hakkında ihtilaf olan bir ravinin haberini kabul et! Biz sadece sikalığı kesin olan kimsenin haberini kabul ederiz. Allah da bizden bunu istemektedir. Eğer kesinliğe ulaşamazsan onu askıya alır araştırırsın. Cerh edenler cerh etmiş fakat sebepleri nedir, iddiaları sabit midir bu araştırılır yoksa yeryüzünde mutlak anlamda cerhden kurtulmuş(Masum olan hariç) hiç kimse yoktur.
Buhari ve Müslim de varsa sahihtir, gibi bir iddia bizim nazarımızda geçersizdir. Zira hadisin sahih olmasının bir takım şartları vardır (bu şartlar Kur'andan ve bedihi ilkelerden alınmıştır)  bu şartlar var ise o hadis hakkında hüküm verebiliriz. Fakat Buhari ve Müslimin kriterleri oldukça iyidir bu nedenle kendileri muteberdir güvenilirdir fakat bu onları masum kılmaz!

İmam Ahmede göre Buhari ve Müslimdeki bir bölüm hadisler münker iddiasını (Hadis usulü ve bazı cerh/tadil üzerine okumalar yapmış birisi olmama rağmen) hiç görmedim. Tabi ki benim bilmemem olmadığını göstermez fakat buna kaynak gösterirsen bende öğrenmiş olurum. İmam Ahmed buhari hadislerinden sadece 3 tanesini sahih bulmamıştır bunun anlamı tam olarak sahih değil demektir. Münker iddiası ise çok büyük bir iddia çünkü hiç kimseden Buharinin bazı hadislerine böyle diyeni duymadım. (Sahihine)

Muhammed b. İshak hakkında haram ve helal konularında rivayetinin itibar alınmadığını biliyorum. Fakat aktardığınız tespitler hakkında araştırmada bulunmam gerekir. Bu nedenle yapılan cerh ve tadillerin analizini biiznillah bir sonraki yazımda yapacağım. Ki ihtilaf olması bir şeyi değiştirmez bir kaç ravi hakkında ihtilaf var diye ittifak edilenler terk edilemez!

Esselamu Aleykum ve Rahmetullah
Logged

kalemşör
Daimi Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 93



WWW
« Yanıtla #7 : 13 Mayıs 2014, 06:56:13 ÖS 18 »



Allah subhanehu ve teala ''fasık birisi size haber getirdiği zaman onu araştırın'' buyurmaktadır. ayetin mefhumu muhalifi ki bu nastır: ''sika birisi size haber getirirse kabul edin'' demektir.


yasak ve haram konusunda oldugu gibi maalesef bu konuda da yanlisa dusmussun.

Bir ehl'i hadis, kitabinda sayet Buhari ve Muslim haricinde bir kaynakta hadise yer verirse onu tahric ederek der ki "şu şu tarikle sahih olarak, mursel olarak vs gelmistir". Sayet hadis Buhari ve Muslim'de geciyorsa tahrici dahi yapilmaz oldugu gibi kabul edilir, Buhari ve Muslim dediyse is bitmistir yani.

Oysaki, Ahmed b. Hanbel'e gore Buhari ve Muslim'deki hadislerin bir bolumu munker (zayif bir ravinin sika ravilere muhalif rivayet etmesi) olabilmektedir. Peki nasil oluyor bu?

Bir alinti paylasayim;

Muhammed b. ishak;

Ahmed b.Hanbel de onun hakkında: “Hasenü’l Hadis’tir.” demiştir.
El İclî: “ (Muhammed b. İshak ) sikadır.”
İbn-i Adiyy: “İbn-i İshak’ın pek çok hadisini araştırdım. Ancak aralarında onun kesin olarak ‘zayıf’ diye nitelendirmesine yol açan bir şeye rastlamadım.”
İbn-i Medînî: “Onun hadis(ler)i benim indimde sahihtir.”
Şu’be: “Saduktur.”
Ebu Hâtim: “( İbn-i İshak’ın ) hadisi yazılır.
el Bedru’l Aynî: “İbn-i İshak, Cumhur indinde sika (:güvenilir) bir kimsedir.

İbn-i Humam, “Şerh’ul Hidâye” (Fethu’l-Kadîr) de (1/31)şöyle der: ‘...
İbn-i İshak’a gelince; gerek bizim indimizde ve gerekse muhakkik muhaddisler indinde onun sika olduğu konusunda herhangi bir şüphe söz konusu değildir’...”

Farkli goruste olanlar da var;

Dârekutnî gibi büyük hadisçiler, bunun rivayetlerini vâhî, son derece sakat görmüşlerdir.
Zehebî: "Sîresini, rivayet zinciri kopuk, tanınmayan, bilinmeyen şeylerle, yalan şiirlerle doldurmasından başka bir günahını bilmiyorum" diyor.
Nesâi ve başkaları, İbn İshak için "Sağlam değildir",
Dârekutnî: "Sözleri kanıt olamaz",
Süleyman et-Teymî, Hişâm ibn Urve: "Yalancıdır",
İmam Mâlik: "Deccâllerden biridir!",
Hammâd ibn Seleme: "Zarurî olmadıkça İbn İshak’tan rivayet etmedim";
Yahya el-Kattân: "Muhammed ibn Ishâk'ın yalancı olduğuna tanıklık ederim." demişlerdir.

Mâlik b. Enes kendisinden hoşnut değildi. Aynı şekilde Yahya b. Sa’id el Kattân da kendisinden rivayette bulunmazdı. Onun hakkında Yahya b. Ma’în, “O, hüccet değildir.” ve Ahmed b. Hanbel, “Ondan şu hadisler -yani megâzi vb.- yazılır. Ancak helal ve haram (konusunda bildiren hadisler) söz konusu olduğunda şöyle birilerini -ondan daha kuvvetlilerini- isteriz.” demişlerdir. (...) (Onu eleştirenler) onu, ehl-i kitaptan ve daha sonra zayıf kimselerden rivayette bulunması ve isimlerini tedlis (gizlemesi, gizleyerek aldatması) etmesi noktasından kınamışlardır.

*

Ne demistin;  sika birisi size haber getirirse onu kabul edin.

Simdi; İmam Malik'e gore " deccal" olan ve İmam Hanbel'e gore de sika; "guvenilir" olan İbn İshak'tan gelen bir rivayeti siz kime ve neye göre kabul edeceksiniz?

''Yasak ve Haram konusun da olduğu gibi yanlışa düşmüşsünüz...'' demenizden Kur'an-ı Kerimin kelamını ya görmediğinizi ya da anlamadığınızı anlıyorum.  Çünkü ben Resulün haram kılma yetkisini kendi zannım ile ortaya koymuş değilim. Size Kur'anın Nebiye hem nehiy hem de haram kılma yetkilerini tam olarak ıtlak ettiğini belirttim.
Mezkur ayetleri tekrar aktarıyorum inanmak ya da inanmamak tarafınızın takdirine kalmış!

'' مَا حَرَّمَ اللّهُ وَرَسُولُهُ'' ''Allah ve Resulünün haram kıldığı şeyi'' bu ayeti görüyor musunuz? vav atıf edatı ile haram kılma hem Allah subhanehu ve teala'ya hem de Resulüne atfedilmiş!

''Resul haram kılamaz ancak koysa koysa yasak koyabilir'' diyen Mustafa İslamoğlu ve Mukallitleri bu sözleri ile ne demek istiyorlar?

Yasak arapça bir kelime değilken bunun mukabilinde nehiy kelimesini alalım ve haram ya da helal tayin etme yetkisinden tefrik edelim sonra da ''yasak'' kelimesine kendi uydurellezi minelbecer menhecimizden bir anlam verelim diyorlarsa bu rezillikten biz beriyiz!

   ''Allah'a ve Ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Peygamber'in haram kıldığı şeyleri haram saymayan ve gerçek dinî benimsemeyen yahudi ve hıristiyanlar ile, bunlar size boyun eğip kendi elleri ile cizye verene dek savaşınız.'' (Tevbe/29)

 يَأْمُرُهُم بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَاهُمْ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَآئِثَ

(o peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten nehyeder, tertemiz ve iyi olan şeyleri helal, kötü ve zararlı şeyleri haram kılar... A'raf-157)


Diğer meseleye gelince kim sana dedi ki kendisinin sikalığı hakkında ihtilaf olan bir ravinin haberini kabul et! Biz sadece sikalığı kesin olan kimsenin haberini kabul ederiz. Allah da bizden bunu istemektedir. Eğer kesinliğe ulaşamazsan onu askıya alır araştırırsın. Cerh edenler cerh etmiş fakat sebepleri nedir, iddiaları sabit midir bu araştırılır yoksa yeryüzünde mutlak anlamda cerhden kurtulmuş(Masum olan hariç) hiç kimse yoktur.
Buhari ve Müslim de varsa sahihtir, gibi bir iddia bizim nazarımızda geçersizdir. Zira hadisin sahih olmasının bir takım şartları vardır (bu şartlar Kur'andan ve bedihi ilkelerden alınmıştır)  bu şartlar var ise o hadis hakkında hüküm verebiliriz. Fakat Buhari ve Müslimin kriterleri oldukça iyidir bu nedenle kendileri muteberdir güvenilirdir fakat bu onları masum kılmaz!

İmam Ahmede göre Buhari ve Müslimdeki bir bölüm hadisler münker iddiasını (Hadis usulü ve bazı cerh/tadil üzerine okumalar yapmış birisi olmama rağmen) hiç görmedim. Tabi ki benim bilmemem olmadığını göstermez fakat buna kaynak gösterirsen bende öğrenmiş olurum. İmam Ahmed buhari hadislerinden sadece 3 tanesini sahih bulmamıştır bunun anlamı tam olarak sahih değil demektir. Münker iddiası ise çok büyük bir iddia çünkü hiç kimseden Buharinin bazı hadislerine böyle diyeni duymadım. (Sahihine)

Muhammed b. İshak hakkında haram ve helal konularında rivayetinin itibar alınmadığını biliyorum. Fakat aktardığınız tespitler hakkında araştırmada bulunmam gerekir. Bu nedenle yapılan cerh ve tadillerin analizini biiznillah bir sonraki yazımda yapacağım. Ki ihtilaf olması bir şeyi değiştirmez bir kaç ravi hakkında ihtilaf var diye ittifak edilenler terk edilemez!

Esselamu Aleykum ve Rahmetullah


Muhammed b. İshak zatı itibarıyla güvenilir sayılan bir ravidir. O’nun hakkında aşırı ifadeler kullananlar, onun isminin geçtiği rivayetlerde meydana gelen problemler sebebiyle kendisine yüklenmişlerdir. İbn İshak tedlis ile nitelenmiştir. Yani kendilerinden hadis işittiği kimselerden hakikatte vasıtalı olarak işittiği diğer bazı rivayetleri, aradaki vasıtayı zikretmeksizin an’ane ile rivayet etmiştir. aradaki vasıta bazen zayıf bir ravi de olabilmektedir. Bu sebeple muhaddisler İbn İshak’ın tedlisinden sakınmışlar, lakin işitme sigalalarından birini tasrih etmişse onun rivayetini sahih kabul etmişlerdir. Müdellis bir ravinin an’ane ile rivayet etmesi esasında tek başına bir zayıflık sebebi değildir. Ancak muhaddisler hadisin isnadına ve metnine bakarlar, oturmayan bir şey gördüklerinde kusuru bu tedlise yüklerler, arada ismi zikredilmeyen ravinin zayıf ravilerden biri olması sebebiyle bir problemin oluştuğuna kanaat ederler.
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.687 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu