FISILTI DENEYİ

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
   > PEYGAMBERLER ve Örnek Şahsiyetler (Bilgi Platformu) > Peygamber Efendimiz S.A.V > Hadisler > FISILTI DENEYİ
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

   > PEYGAMBERLER ve Örnek Şahsiyetler (Bilgi Platformu) > Peygamber Efendimiz S.A.V > Hadisler > FISILTI DENEYİ
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: FISILTI DENEYİ  (Okunma Sayısı 2882 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« : 28 Ağustos 2013, 02:58:39 ÖS 14 »


FISILTI DENEYİ
13 Mart 2012, 22:03

Uğur ERZİNCAN

Bir üniversite profesörü sözsel bilgi transferinin orijinal mesajı nasıl değiştirdiğini gösteren bir deney yaptı. İzleyenlerden 10 kişiyi yanına çağırdı ve bunların dokuzunun salonu terk etmesini istedi. Kalan kişiye bir alıntı verip seyirciye okumasını istedi.

Alıntı şuydu.

"Hz. İsa Capernaun'a annesi, izleyenleri ve öğrencileri ile birlikte gittikten sonra, orada fazla kalmadılar çünkü Musevilerin Fısıh bayramı yaklaşıyordu. Hz. İsa Kudüs 'e gitti. Orada ibadethanenin içinde sığır, koyun ve güvercin tüccarları ve masalarında oturan döviz alıp satan kişileri gördü. Hz. İsa ipten kamçı yapıp koyun, sığır ne varsa ibadethaneden çıkardı."

Bundan sonra ilk kişiden kağıt parçasını alıp cebine koydu, ikinci kişiyi içeri davet etti ve az önce kağıttan okuyan kişiye şimdi de ne okuduğunu ikinci kişiye anlatmasını istedi. Çıkan şey şöyleydi:

"Hz. İsa Capernaun'a annesi ve öğrencileri ile gittikten sonra orada uzun süre kaldılar. Ondan sonra Hz. İsa Kudüs'e gitti. İbadethanenin yakınında sığır, koyun ve güvercin satın alan insanlar ve döviz alıp satan kişileri gördü. Hz. İsa hepsini kovdu."

Daha sonra içeri üçüncü kişi çağırıldı ve ikinci kişiye birinciden ne duyduysa tekrarlamasını istendi. Sıradaki duyduğunu şöyle aktardı:

"Hz. İsa Kudüs 'e annesi ve bazı öğrencileriyle gittikten sonra birkaç gün kaldılar. Bundan sonra Hz. İsa tekrar ibadethaneye gitti. İbadethanenin yakınında sığır ve domuz satın alan insanlar ve döviz alıp satanları gördü. Hz. İsa onlara bağırdı ve yaptıklarının kötü olduğunu söyledi."

 Tekrar sıradaki kişi geldi ve şöyle aktardı:

"Bir gün Hz. İsa annesiyle birlikte uzun yıllar kaldığı Kudüs'teymiş ama bir gün Hz. İsa Kudüs'ten ayrıldı ve uzaklara gitti. İbadethanenin yakınlarında at ve domuz satın alan insanlar gördü, onlara çok paraları olduğu için bağırdı ve paranın kötü olduğunu söyledi."

Diğer kişi ise şöyle aktardı:

"Hz. İsa Kudüs'te doğmuş ve annesiyle uzun süreler orda kalmıştı. Bir gün Hz. İsa Kudüs'teki pazar yerine gitti ve ata binen ve domuz satan insanlar gördü. Onlara çok fazla hayvanları ve paraları olduğunu için bağırdı ve paralarını fakirlere vermelerini yaptıklarının kötü olduğunu söyledi."

Sıradaki şöyle aktardı:

"Hz. İsa Kudüs'te doğmuş ve hayatı boyunca annesiyle kalmıştı. Bir gün Hz. İsa Kudüs'teki pazar yerine gitti ve pazarda ata binen ve domuz satan insanlar gördü. Hayvanlara zulüm ettikleri için onlara bağırdı, tüm paralarını vermelerini ya da hayvanları iyice doyurmalarını istedi."

Bu sözler şöyle değişti:

"Hz. İsa Kudüs'te doğdu ve birçok kişinin zavallı domuzlara kötü davrandığı ve atlarını kamçıladığı bir pazarın yakınında yaşardı. Bir gün Hz. İsa pazar yerine gitti sadece domuzlarını satmakla meşgul olan kötü insanlar gördü, ona karşı çok kaba ve sert davrandılar, o yüzden bir şey demedi ama paralarına beddua edip oradan ayrıldı."
--------------

Şimdi sözün ilk şekliyle son şeklini kıyaslayınız:)Siz de cümleler hazırlayarak etrafınızdakilere böyle bir test uygulayabilirsiniz. Görün bakalım sonuç ne oluyor.



Alay Komutanı Tabur Komutanı'nı çağırmış ve tembih etmiş "Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir hadise değildir. Eratı talim elbiselerini giymiş olarak talim sahasına getirin. Ben de gelip onlara gerekli bilgiyi vereceğim. Tabi yağmur yağar ise haliyle bir şey göremeyiz. O zaman eratı üstü kapalı talim yerine götürünüz ve tutulmayı siz anlatınız"

Binbaşı Bölük Komutanını çağırıp "Albayın emri ile yarın güneş tutulacak. Bu hadise her zaman görülmez. Yağmur yağarsa hiç görülmez. O zaman tutulmayı talim elbisesi ile kapalı yerde ben yapacağım" demiş.

Yüzbaşı Teğmeni çağırmış "Teğmenim" demiş "Yarın hava güzel olursa Albayın emri ile güneş tutulması yapılacaktır. Ancak yağmur yağarsa ki bu pek rastlanan bir hadise değildir, kapalı salonda Binbaşı talim elbisesi giyip tutulmayı yapacak" demiş.

Teğmen Başçavuşu çağırıp "Yarın hava iyi ise Albay, eğer hava kötü ise Binbaşı talim elbisesi giyerek tutuklamaları yapacaklar. Bu her zaman rastlanan bir şey değildir" demiş.

Başçavuş erleri toplamış "Yarın teğmen Albayı tutuklayacak eğer o tutuklanmaz ise biz de kapalı yerde talim elbiseli Binbaşıyı tutacağız. Bunu her zaman göremezsiniz" demiş.

Akşam erler aralarında şöyle konuşmuşlar: "Ulan helal olsun bizim Başçavuş'a be! Adam gözünün yaşına bakmadan sırf talim elbisesi giydi diye bizim Binbaşı'yı tutuklayacakmış. Albay'ı da çağırmış 'Komutanım gelin! Bunu her zaman göremezsiniz' demiş'



KAYNAK

Logged
bbetull
bbetull
Emektar Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1591



« Yanıtla #1 : 28 Ağustos 2013, 04:58:07 ÖS 16 »

güzel hikayelerdi  Grin ekstra bir test yapmaya gerek yok aslında çünkü gündelik yaşamdada sıkça karşılaşıyoruz bu tür olarlarla.buna rağmen farketmiyoruz malesef.birinden bir şey dinlerken hep aklımda tutmaya çalıştığım  ' anlatılan ,''şey'' in kendi değil karşımdakinin ''şey'' den anladığı.
Logged
maxpayna
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5128



WWW
« Yanıtla #2 : 28 Ağustos 2013, 05:14:45 ÖS 17 »



  kulaktan kulağa oyunun bilirsiniz. onun teknik deneysel hali.
ama önemli olan HADİSLERİ bu deneyleri gözönünde bulundurarak değerlendirilmesidir.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines
Bu Sayfa 0.14 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu