Haftanın Konuğu: "M.Kürşat Atalar"

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
anasayfa anasayfa ara giris kayit
  İslami Düşünce Platformu > HOŞGELDİNİZ > İDP KONUKLARI > Haftanın Konuğu: "M.Kürşat Atalar"
Kullanıcı Adı: Beni Hatirla?
Şifre:

  İslami Düşünce Platformu > HOŞGELDİNİZ > İDP KONUKLARI > Haftanın Konuğu: "M.Kürşat Atalar"
Sayfa: 1 ... 5 6 [7]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Haftanın Konuğu: "M.Kürşat Atalar"  (Okunma Sayısı 141008 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Abd
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11


« Yanıtla #90 : 21 Haziran 2013, 12:52:13 ÖÖ 00 »

Sayın Atalar
Benim bir kaç sorum olacak
Şeriatı uygulamakta osmanlı politikasını nasıl buluyorsunuz?
Osmanlı İmparatorluğu bir dönem gayrı müslimlere kendi hukukları ile yargılanmalarını kabul etmiştir. Aynı şekilde ulus devlet anlayışında herkesin bir dini kimliği olsa ve bir de laikler olsa,laikler şu an kullanımda bulunan modern hukukla yargılansalar,gayrı müslimler de kendi hukuk sistemlerini oluşturup ona göre yargılansalar,müslüman kimliğine sahip insanlar da şeriatla yargılansalar ortaya nasıl bir manzara çıkar?


ikinci sorum ;
İlk yaratılmış olan veya ona sebep olan noktasında kader anlayışımız nasıl olmalıdır?
soruyu biraz açarsak
İnsan ruhu çocuk doğacağı için mi yaratılmıştır,insan ruhu yaratıldığı için mi çocuk doğmuştur?
şimdilik bu kadar şimdiden teşekkür ederim.
Logged
Abd
Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11


« Yanıtla #91 : 21 Haziran 2013, 01:34:45 ÖÖ 01 »

Sorularımı aklıma geldikçe soruyorum kusura bakmayın
soru almaya devam ediyorsanız
teknolojik gelişmelerin şekillendirdiği geleceğin dünyasının siyasi haritası nasıl olacaktır?
soruyu biraz açarsak;
Mevcut petrol rezervleri yakın bir zamanda bitecek,çabuk şarj olan pil icat edildi ve bu alanda çalışmalar devam ediyor yakın bir zamanda tamamen elektrikli araçlara veya petrole alternatif enerjili hibrit araçlara geçilebilir. Tekerleğe dayalı ulus devlet sınırları ABD de 2015 te  yapılması planlanan  uçan araçlarla ihlal edileceğe benziyor. Elektrikli uçan arabaların yapılması durumunda mevcut dünya düzeni nasıl bir hal alacaktır? ABD bu perspektifle bakıyorsa nasıl bir dünya düzeni planlıyor olabilir?
Yeni dünya düzeni ile ilgili mistik, fantastik,bilim kurgu tarzında bir kitap yazdım ancak basılmadı iki farklı yayın evine götürdüm olumsuz cevap aldım ilerde şayet bastırma şansı bulabilirsem bu kitabımı, sizin görüşleriniz doğrultusunda kitabıma yeni bir şekil verebilirim cevaplarsanız minnettar kalırım
saygılarımla...

 
Logged
mkatalar
idp yazarı
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199



« Yanıtla #92 : 21 Haziran 2013, 08:00:05 ÖÖ 08 »

Abd kardeşim,
Osmanlı devleti, uygulamadaki sorunlara rağmen, son tahlilde bir 'Şeriat' devletidir. Çünkü Şeriat'ın üst hukuk olduğunu kabul etmiştir. Kabulden sonra, uygulama sorunları da elbette önemlidir; ama 'kabul'ün ayrı bir önemi vardır.
Osmanlı devletinin son yüzyılında Batılı güçlerin etkisi ve içerde de Osmanlı Batıcı aydınlarının katkısı ile gayri müslimlere bazı serbestlikler tanınmıştır. Bu, devletin 'zaaf'ı ile ilgilidir. Şeriat'a göre, gayri müslimlerin görev alamayacağı makamlar vardır. Bunun da mantığı şudur: devlet, İslami ise, bu devletin 'kamusal alan'a ilişkin esaslarını uygulama görevinin Müslümanlara verilmesi adil olandır. Bir gayri Müslim'in bu görevi 'isteyerek' yapması mümkün değildir. Bu, ona zulümdür (bunun tersi de doğru tabii ki. Yani bir Müslümana gayri Müslim yahut laik hukukunun uygulanması görevi verilmesi de aynı şeydir!). Ama özel hukuk alanı ayrıdır. Burada zaten her topluluk kendi özel hukukuna göre hükmolunur. Mesela bir savaş çıktı ve İslam adına cihad edilecek. Gayri müslimlerden bu savaşa katılması istenmez. Çünkü adamın inancı zaten farklı. İslam için niye savaşsın ki?! Zaten zorla savaş meydanına götürseniz, eli kılıç tutmaz; tutsa bile sert hamle yapamaz, vs. Mesele, aslında bu kadar basittir. Modern ulus-devlette askerlik niçin bütün 'vatandaşlar'a zorunludur? Çünkü modern ulus-devlette, vatandaş tanımlanırken din, dil, ırk, sınıf vs. ayrımı yapılmaz. Dolayısıyla Müslüman da olsanız, gayri müslim de olsanız, 'vatan' için savaşmak 'vatandaşlık' borcudur! (Gerçi postmodern dönemde 'vicdani red' diye bir şey çıktı ama bu da hala yaygınlık kazanabilmiş bir şey değil).
Dolayısıyla, hiç bir devlette 'üst hukuk' alanında çok başlılık olmaz. Aynen trafikte her aracın kurallara uymasının zorunlu olması gibi. Ancak Şeriat'ın hakim olduğu bir devlette, gayri Müslimlere 'zorunlu' olan alanlar, modern ulus-devlette her vatandaşa zorunlu olanlara göre oldukça dardır. Bunun mantıksal gerekçesini de yukarıda izah etmeye çalıştım.
Kaderle ilgili sorunuz, Kelam'ın ana konularından biriyle ilgili. Yani Kur'an'da bazı ayetler var: mesela "kalu bela" ayeti gibi. Yani ayetin lafzından, bu olayın, insanların henüz doğmadan önce gerçekleşmiş olduğu söylenebilir. Dolayısıyla, klasik görüşte olduğu gibi, ruhlar yaratılmış, bedensel yaratılma ise takdir ne zaman gerçekleşirse, ondan sonra vuku buluyor denilebilir. Ama bence bizim için hangisi önce yaratılmış sorusunun çok fazla önemi yok, çünkü ben kendi varlığımın farkına vardığımda, yani büluğ çağına eriştiğimde, ruhla beden zaten bir arada:) Beni o ilgilendiriyor. Öldükten sonra canım çıkar da nereye gider, nerede kalır, nasıl kalır? çok da önemli değil. Önemli olan hesabı nasıl vereceğimiz? Bu konularda zihin jimnastiği babında bazı şeyler söylenebilir; ama bu türden konuları fazla büyütmenin de yararı yok diye düşünüyorum.
Logged
mkatalar
idp yazarı
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199



« Yanıtla #93 : 21 Haziran 2013, 08:08:25 ÖÖ 08 »

Abd kardeşim,
Teknolojik gelişmeler gelecekte ne getirir, bunu şimdiden net olarak söyleyemeyiz; ama bazı yorumlarda bulunabiliriz. Batı'da bu konuda çok kafa yoruyorlar ve bilim-kurgu türü roman, film vs. üretiyorlar. Çünkü örneğin petrol biterse ne olur? Küresel hakimiyetleri de biter mi?! Televizyonlarda şu an Revolution diye bir dizi var; ona baktığınızda, dünyanın ne şekil alacağına dair kurgusal yaklaşımı görebiliyorsunuz. Bana göre teknolojinin gelişmesi durumunda dahi, 'iktidar ilişkileri'nin özü değişmez. Yani insan yine hakim olmaya ve yönetmeye çalışacaktır. Bu, iktidar mücadelesinin devam edeceği anlamına gelir. Burada sadece 'araçlar' değişecektir. Araç, daha etkili ise, küresel hakimiyet de o oranda güçlenir. Batılılar, biraz da yeni enerji kaynaklarını vs. bunun için araştırıyorlar. Daha fazla nasıl hegemonya kurarız diye? Bakalım görelim. Belki de yeni icad olunan araçlar, tersi bir etki doğurur! Burada bence daha önemli olan, mücadele veren tarafların iç örgütlülüğüdür. Yani bir halk, yönetimi ile bütünleşmişse, bu mücadelenin sonucunu tayin eden şeydir diye düşünüyorum. İran Devrimi bunun en iyi örneğidir yakın zamanda. Şah, tanklarla, uçaklarla halkın üzerine saldırdı; ama başarılı olamadı. Çünkü halk, sonuçta onu istemiyordu. Tank, topla bir yere kadar! 
Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4741


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #94 : 21 Haziran 2013, 07:09:43 ÖS 19 »

Verdiğiniz cevaplardan dolayı teşekkür ederiz.
İnş. okuyucular/izleyiciler size fazla sormasalar da (acaba niye? ) faydalanıyorlardır.

Son yıllarda İslami camia içerisinde Haniflik akımı yayılmaya başlıyor ya da yaygınlaştırmaya çalışılıyor. Haniflerin sitelerine baktığımız zaman gelenek adına ne varsa hepsi ret ediliyor ve ibadi konulara farklı anlamlar yüklenerek yok sayılıyor. "Tek kaynak Kur'an" sloganını kendilerine şiar edinmişler ve hadis, sünnet,siyer gibi tarihi bilgileri kabul etmiyorlar. İşin garibi bu hanif dediğimiz kimseler be Arapça konusunda ne de İslami ilimler konusunda fazlaca ilimlerinin olmadığını görüyoruz.
Bu haniflere karşı bakışınız nasıldır?
Bunlar 1990'lı yıllardaki Mealci denilen kişiler mi yoksa farklı bir akım mı? Mealcilik ile Haniflik arasındaki benzerlikler ve farklılıklar nelerdir?
Ayrıca Haniflerin bir çok noktada laiklerle/ulusalcılarla aynı düşüncede olduklarını görüyoruz. Bunun sebepleri nedir?
Haniflik akımı , İslamın içinden çıkan bir akım mı yoksa birileri tarafından ortaya çıkarılan, finanse edilen bir akım mıdır?
Logged

mkatalar
idp yazarı
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199



« Yanıtla #95 : 22 Haziran 2013, 12:32:57 ÖÖ 00 »

Fecr kardeşim,
Benim hızımda pek bir değişiklik yok, ama okurlar galiba biraz yorulmuş:)
Hanifler, Kur'an'a yaklaşımları bakımından, mealcilere benziyorlar. Başka kaynak kabul etmemekle, bir iş yaptıklarını sanıyorlar; ama yanılıyorlar. Aklı olan nasıl Sünnet'i reddeder, hatta kıyası ve icmaı reddeder. Sünnet, malum Hz. Peygamber'in söz, fiil ve ikrarlarından oluşur. Bunun 'sahih' olanına ulaşan, onunla sorumlu olur. Çünkü bu dini, Peygamberden daha iyi anlayan olamaz. Bu konu bu kadar açıktır. Hadis eleştirisi, sözün doğruluğuna yönelik bir faaliyettir; yoksa söz doğru olsa da, ona uyulmaz denilemez. Kıyas'a gelince, 'uyuşturucu'nun haramlığını, kıyas olmadan nasıl söyleyeceksin. İllet benzerliği diye bir şey var. Akılcı bir yaklaşımdır. Kıyas bunu söylüyor. Aklı olan kıyası da reddetmez. İcma'ya gelince, onun da geçerli olduğu yerler olur. Çünkü bazı durumlarda 'çoğunluğun' görüşüne itibar etmek yine aklın gereğidir. Ama her zaman çoğunluk doğruyu söyler diyemeyiz. Duruma göre insan aklı bu konuda doğru kararı verir.
Haniflerin nereden beslendiklerini vs. bilmiyorum. Bence bu çok da önemli değil. Sanmıyorum bir yerden beslendiğini filan, ama tabii ki İslam düşmanları bu düşünceden yararlanmak istiyorsa, bu fikri savunanlara destek verebilirler. Benim için önemli olan bu değil, bu görüşü savunanların ne dedikleri. Yani tezlerini iptal etmek üzerine odaklaşmamız lazım. Çünkü biz 'kişilerle' uğraşmayız, 'fikirlerle' uğraşırız!
Logged
mkatalar
idp yazarı
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199



« Yanıtla #96 : 23 Haziran 2013, 11:45:47 ÖS 23 »

Değerli dostlar,
Sanıyorum misafirliğimizin sonuna geldik. Sorularla katkıda bulunan kardeşlerime çok teşekkür ediyor, sohbetimizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Measselam...
Logged
FECR
Genel Yönetici
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4741


Selam Hidayete Tabi Olana


WWW
« Yanıtla #97 : 24 Haziran 2013, 08:12:58 ÖÖ 08 »

Biz de misafirliği kabul ettiğiniz için ve sorularımıza cevapladığınız için teşekkür ederiz. Allah razı olsun.Forumu unutmazsınız inş. Yayınlayacağınız yeni yazılar olursa , size mahsus olan bölümde yayınlarsanız seviniriz.
Allah'a emanet olun
Logged

Sayfa: 1 ... 5 6 [7]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2015, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.048 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu